Ekonominin aktörleri ne diyor?

Hem sorunların, taleplerin artması ve çeşitlenmesi hem de demokrasinin doğal yapısı gereği yönetimler, politikaları artık tek başlarına oluşturmamalı. Dünya genelindeki yaygın kanı da yönetimlerin tek başına alacakları kararlar yerine çok aktörlü bir ortaklığın daha gerçekçi olduğunu ortaya koyuyor.

Haberin Devamı

Odalar, sivil toplum örgütleri, toplumun ihtiyaçlarını belirleyerek siyasal sisteme iletmek, siyasal sistem politika oluştururken bir anlamda yardım etmek için de vardır. Ekonomik açıdan içinden geçmekte olduğumuz zor günlerde siyasal iktidar da “ortak politika oluşturma” anlayışını yaygınlaştırmalıdır. Eskiden daha doğrusu benim gençlik yıllarımda gazeteciler iktidarların aldıkları kararları mutlaka ilgili odalara, sivil toplum örgütlerine sorarlar; eleştirilerini de haber yaparlardı. İçinden geçtiğimiz süreçte bu köşede ekonominin farklı aktörlerinin önerilerine elimden geldiğince yer vereceğim. Bu çerçevede ATO Başkanı Gürsel Baran ile buluştum.

“TÜRKİYE EKONOMİK VE SİYASİ AÇIDAN GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDA”

ATO Başkanı önce iş dünyasının ana beklentilerini sıraladı:

Haberin Devamı

Türkiye ekonomik ve siyasi açıdan güçlü olmak zorunda.

Stabil, önümüzü görebildiğimiz, geleceğe yönelik hesaplar yapabildiğimiz bir sürece kavuşmak istiyoruz.

Süreçte birlik ve beraberlik içinde olmamız, ülkemizin geleceğini tek hedef olarak belirleyerek, buna göre çalışmamız gerekiyor.

“ASGARİ ÜCRETE DESTEK ARTMALI”

Gelelim, çözüme kavuşturulmasını bekledikleri konulara ve önerilerine... Bunları da sizlerle madde madde paylaşacağım. Gündemin en sıcak konusu asgari ücretle ilgili sözleri şöyle:

Mevcut şartlar altında belirlenecek asgari ücret, milyonlarca çalışan kadar işverenler açısından da çok önemli bir konu. İşverenler de zor günler geçiriyor. Bu açıdan hem işverenleri hem de çalışanların refah seviyesini koruyacak bir tutarın belirlenmesi faydalı olacaktır.

Asgari ücrete yönelik destekler en üst düzeye çıkartılarak devam ettirilmelidir.

“KAMUDA YABANCI MARKALARI GÖRMEK BİZİ ÜZÜYOR”

Gürsel Baran’ın en dikkat çeken açıklamalarından biri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sık sık altını çizdiği “Yerli ve milli ürün” hassasiyeti üzerine oldu. Gürsel Baran açık açık “Kamu kurumlarında yabancı marka ürünler görmek bizi ziyadesiyle üzüyor. Kamu alımlarında yerli ürünler tercih edilsin” dedi. Örnek sordum ama söylemek istemedi. Ancak kamu binalarına girenler, dikkatle bakınca göreceklerdir.

Haberin Devamı

“TÜRKİYE’NİN SORUNU İŞSİZLİKTEN ÇOK MESLEKSİZLİK”

ATO Başkanı’nın diğer altı çizilmesi gereken açıklaması ise mesleki eğitim ile ilgili. İşsizlik oranına dikkat çeken ATO Başkanı, “Türkiye’de işverenler, inşaattan sağlığa, tekstilden mobilyaya kadar pek çok sektörde istihdam edilecek nitelikli eleman bulmakta zorlanıyor. Türkiye’nin sorunu işsizlikten ziyade mesleksizlik” dedi. Bu sözlerden yola çıkarak, son dönemde işverenlerden bu sorunu hep dinliyorum. Üniversite mezunu öğrenciler kendi alanlarında iş bulamıyor, öğretmenler atanamıyor, iletişim fakültesi bitirip gençler çalışacak gazete bulamıyor. Öte yandan ise işverenler faaliyet gösterdiği sektörde nitelikli elemanı bulamıyor. Kısacası burada bir planlama sorunu var. Gürsel Baran’ın ifadesiyle “Bu sorunun çözümü için üniversitelerimizde bölümlerin ihtiyaca göre planlanması, gençlerimizin mesleki eğitime yönlendirilmesi gerekiyor.”

Haberin Devamı

“KDV TEK ORANLI UYGULANMALI”

ATO Başkanı’nın diğer önerileri ise şöyle:

Yatırımcının vergi yükünün hafifletilmesi gerekiyor. Vergi oranları, makul düzeylere düşürülmeli.

Katma Değer Vergisi (KDV) oranlarındaki farklılık, vergi işlemlerini zorlaştırıyor. KDV tek oranlı olarak uygulanmalı.

Kamu alacaklarının yapılandırılması, vergisini ve sosyal sigorta primlerini düzenli ödeyen mükellefleri ve vergi uyumunu olumsuz etkiliyor.

Ticari işletmeler için ruhsat planlanması yapılmalı. İşletme sayısının ihtiyaçtan fazla olması, haksız rekabete, haksız rekabet de hizmet kalitesinde düşüşe yol açarken, kısa süre içinde iflas ve kapatmaları gündeme getiriyor.

Kamuya mal ve hizmet satan, taahhüt işleri yapan firmaların kesinleşmiş kamu alacaklarının geç ödenmesi işletmeleri zor durumda bırakıyor.

Haberin Devamı

Reel sektörün birikmiş KDV alacakları da henüz ödenmemiş durumda. Bu da işletmeleri finansman sıkıntısına sokuyor.

Yazarın Tüm Yazıları