"Hande Fırat" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hande Fırat" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hande Fırat

Dünya diken üstünde

İKİ dünya savaşı, bölgesel savaşlar, vekâlet savaşları ders almak için yetmedi mi?

Dünya diken üstünde çünkü en büyük korku üçüncü dünya savaşı olasılığı.

ABD ve İran arasındaki “Şeytan kim?” saçmalığı, dünyanın önüne bir olasılık cetveli koydu. Olasılık cetvelinde olası karşı saldırılar, olası ölümler ve olası sonuçları bulunuyor. Cetvelin bir ucunda düşük oranlı karşılık ile az sayıda ölüm, diğer ucunda ise üçüncü dünya savaşı var. Şimdi dünya büyük bir tedirginlikle nereye sürükleneceğini bekliyor. Çünkü ABD’nin öldürdüğü Kasım Süleymani, İran için herhangi bir komutan değildi.

İRAN ORTADOĞU’DAKİ

KILICINI KAYBETTİ

Kasım Süleymani, Mayıs 2011’de Kum’da Hakkani Medresesi’nde konuşmaktadır. O konuşma ilkokul mezunu bir istihbaratçının vizyonunu da ortaya koyar:

“Bugün, İran’ın zafer ya da yenilgisi artık Mihran veya Hürremşehr’de belirlenmiyor. Sınırlarımız genişledi. Mısır, Irak, Lübnan ve Suriye’de zafere şahitlik etmek zorundayız. Bütün bu gelişmeler İslam Devrimi’nin meyveleridir.”

İran’ın Ortadoğu’daki kılıcıydı. ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği’nin belgelerine göre Süleymani, İran’ın Irak’taki her türlü politikasını formüle eden ve hayata geçiren kişiydi. Yıllarca “Ortadoğu’yu parmağında çeviren adam” denildi. Öldürülmesinin önemli sonuçları olacak. Şimdi tespitlerimizi ve sorularımızı sıralayalım:

- Suikast, 40 yıllık İran-Amerikan kavgasını bitirecek olası diyalog kanallarını havaya uçurdu.

- Krizin nasıl şekilleneceği İran’ın vereceği yanıta bağlı. Doğrudan misilleme tarafları savaşa sürükleyebilir.

- Şiddet artabilir, kaos çıkabilir.

- Saldırının Suriye ve Irak başta olmak üzere diğer bölgeleri yansımaları olabilir.

- İran, Irak siyaseti üzerindeki nüfuzunu daha da arttırabilir.

- Suriye’de de Amerikan askeri varlığına karşı İran, Suriye ve Rusya arasında koordinasyon artabilir.

- ABD “Ne işim var, gidiyorum” derken, bir kere daha yerleşti Ortadoğu’ya. Belli ki hedefi daha da karıştırmak.

-İsrail’in ve diğer ABD başkanlarının bu kadar yıl olası sonuçlarını hesaplayıp cesaret edemediği ölüme Trump’ın aşağıdaki gerekçelerle onay verdiği düşünülüyor:

- Azil süreci ve 2020 seçimleri.

- Bağdat büyükelçiliği işgal girişimi ve bu girişimin arkasında Süleymani’nin olduğu iddiası.

- Süleymani’nin, ABD hedeflerine saldırı hazırlığında olduğu iddiası.

- Süleymani’nin, ABD ve İsrail çıkarları için en büyük tehdit olması.

Sonuçta neden ne olursa olsun, Trump’ın dünya ülkelerini hayrete düşürecek “cesareti”(!) Ortadoğu’da yeni bir dönemi başlatmıştır. Şimdi tek umudumuz aklıselimin galip gelmesi ve bu “zor ve sancılı” dönemin olasılık cetvelindeki görece en az hasar veren seçeneklerle atlatılması.

SOĞUKKANLI VE BARIŞ EKSENLİ POLİTİKA

Bize gelince... Gerilimin azaltılması, itidal sağlanması yönünde yapılan açıklamalar son derece yerindedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal D-CNN Türk ortak yayınında, “Ortadoğu adeta kaynıyor. Herkes şu soruyu soruyor: Bu nereye gider?” diyerek herkesin aklındaki endişeyi net biçimde ortaya koymuştur. Ardından da “ABD-İran gerginliğinin kontrol altında tutulması, azaltılması, diplomasi usulüyle geride bırakılması için bugüne kadar biz Türkiye olarak ciddi gayretler gösterdik” demiştir. Türkiye bu gayretini sürdürmelidir. Dünyayı yakmak isteyen yanlış politikalara alet olmamalı, soğukkanlı ve “barış eksenli” bir politika izlemelidir.

 

X