"Hande Can" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hande Can" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hande Can

Mekanın sahibi geri geldi!

Uzun süredir dünya yardım çığlıkları atıyordu, dinlemedik. Birçok mesaj verdi, almadık. Geçen sene sonunda akciğerleri yandı, oralı olmadık.

Dünyanın sahibi biziz sandık, sonuna kadar hem kendimizi, hem onu tükettik. Sonunda “Durun” dedi. Durduk!
Bu sefer zorla anlattı derdini, şu an biz duruyoruz, o yaralarını sarıyor. Biz durdukça mekanın sahibi geri geliyor.
Senelerdir çalışma tempomuzdan şikayet ettik.
Etrafımızı görmeden, doğayı dinlemeden zamanı su gibi akıttık. “Günlerce evden çıkmadan aylak aylak vakit geçirmek istiyorum”, “Hiçbir şey yapmadan kitaplarıma gömülmek istiyorum”, “Asla işe gitmek istemiyorum”, “Çok yorgunum, artık durmak istiyorum” diyen biz değil miydik?
Peki neden şimdi bu karamsarlık? Neden şimdiki olağanüstü durumu kabul edip, söylenmeyi bırakamıyoruz?
Doğa bize bağıra çağıra bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Bizim ona yaptıklarımızla ayna tutuyor tüm insanlara.
Hepimizi küresel ısınma yüzünden kutuplarda çaresiz bırakıp, ölümle burun buruna getirdiğimiz kutup ayıları gibi çaresizce evlerimizde kapalı bıraktı.
Avustralya’da cayır cayır yanışını izlediğimiz ciğerleri gibi o da bir virüsle bizim ciğerlerimizi yakıyor.
“Artık sana dur diyorum! Bu bir rica değil, insan olarak zorunluluğun” diyor.
“Aslında sana yardım ediyorum, kafanı teknolojiden, tüketimden, işlerden kaldır, doğaya dön, insanlığa dön, dur ve beni görmeyi öğren” diyor. “Beni hasta ettin, şimdi sıra bende, artık hepimizin durup iyileşme zamanı” diyor.

Bu süreci keyifli hale getirmek bizim elimizde

Ben şu an kuşların sesiyle uyanmanın keyfine varıyorum. Baharı karşılayan doğanın uyanışını izliyorum. Her şeyden önemlisi şükrediyorum. Bugün ne giyineceğim, o toplantıya nasıl yetişeceğim gibi (ne kadar gereksizmiş değil mi?) ufak tefek şeyleri kafama takmıyorum.
Sevdiklerine sarılmanın ne kadar büyük bir zenginlik olduğunu, istediğim anda sokağa çıkmanın ne kadar büyük bir özgürlük olduğunu yeniden öğreniyorum. Sadece duruyorum ve anlamaya çalışıyorum.
Dururken de ne kadar fazla yapmam gereken şeyler varmış onları görüyorum. Sosyal izolasyonu travma ortamından çıkarıp çok keyifli ve verimli verimli hale getirmek bizim elimizde. Bunun için size her gün 5 farklı yapılacaklar listesi vermek istiyorum.
Ama önce bilgi kirliliğinden kafamızı kaldıramadığımız ve boşa zaman geçirmemize sebep olan WhatsApp gruplarınızdan çıkmanızı ve hatta mümkünse silmenizi de şiddetle tavsiye ediyorum.
◊ Şu an dünyanın en iyi guruları online olarak meditasyon dersleri veriyor. Dünyanın her yerinden binlerce kişi aynı anda meditasyon yapıyor. Son zamanlarda severek takip ettiğim yaşam koçlarından @jayshetty ile online meditasyon yapabilirsiniz.
◊ Evde kendinizi yemeğe verip hareketsizlikten kilo almaya başlamadan önce egzersiz yapmak için takip edebileceğiniz çok güzel hesaplar var. YouTube’da Pamela Reif’in çok güzel antrenmanları var, her gün sadece 20 dakikanızı ayırmanız yeterli.
◊ Michelin yıldızlı şefler, Instagram üzerinden takipçilerine yemek dersleri vermeye başladı. İtalyan şef Massimo Bottura her gün aynı saatte canlı yayında çok güzel tarifler veriyor. Evde restoran havası yaşamamanız için hiçbir sebep yok bence.
@massimobottura
◊ Online TV’lerde sınırsız seçenekte film ve dizi listesi yapabilirsiniz. Bu kasvetli günlerde komedi filmleri ve dizileri güzel moral oluyor. Mümkün olduğunca dram ve hastalık konulu filmlerden kaçmanızı tavsiye ediyorum.
◊ Spotify’da şahane podcast’ler var.
Dünyanın her yerinden en popüler DJ’ler, kulüpler ve restoranlar podcast’ler paylaşmaya başladı.
DJ Yakuza’nın “Stay Home Stay Kind Tunes” ile Luccastyle’ın “Stay at Home” podcast’lerini dinleyerek kahvenizi yudumlamak çok iyi hissettiriyor.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI