Yaşlılara kulak verin çünkü onlar bunu başardılar

Yeni yılda, 32 yıllık evli bir erkek okurumun mutlu evlilik formülünü sizlerle paylaşıyorum. Kendi yaşamından örnek vererek nasıl uzun ve sevgi dolu bir evlilik sürdürebileceğinizin formülünü anlatıyor.

Burada, biliyorum yazılarıma yorum yapan bazı okurlarım yine hayal gördüğümüzü söyleyeceklerdir. Ama benim için önemli olan, bu orta yaşlı okurumun, erkek gözüyle bu tavsiyelerde bulunması.
Kim ne derse desin, gençler arasında boşanmaların bu kadar çok arttığı bu dönemde, eskilerin sözlerine kulak vermekte yarar var, diye düşünüyorum. Çünkü onlar bunu başardılar...

Mutlu evlilik formülü

Sayın Güzin Abla, bilmem belki yaşıt olabiliriz ama size ben de herkes gibi abla diye hitap ederek saygımı belirtmek istedim. Köşenizi eşimle birlikte takip ediyor, okurların dertlerine bazen gözlerimiz dolarak bazen de gülümseyerek ortak oluyoruz.
Bundan bir süre önce köşenizde çok mutlu bir evliliği olduğunu yazan, bir buçuk yıllık evli bir genç hanımın yazısını okudum. Arada bu tür yazılar yayınlayarak, giderek artan boşanmaları önleyebilmek için gençlere örnek olduğunuzu düşünüyorum.
Buna karşılık medyada rastladığım bazı kadın köşe yazarlarının (ki bunların büyük kısmı sanırım bekar) 10 yılı aşan evliliklerde, artık sevginin bittiğini, beraberliğin miadını doldurmuş olduğunu ifade etmeleri beni ve eşimi ziyadesiyle üzüyor.
İşte bu yüzden ben de size kendi evliliğimi yazmak istedim. Böylece karamsar genç okurlarınıza mutlu evliliklerin de olabileceğini anlatıp umut vermek istedim.
Ben 60 yaşındayım ve 32 yıllık evliyim, eşimse 58 yaşında. Kendisi çalışan bir hanımdı. Şimdi emekli oldu.
Evliliğimizin ilk 5 yılında annem, iki kız kardeşim ve trafik kazasında felç olmuş ağabeyimle birlikte aynı evde oturmak zorunda kaldık. İkimizin kazancı ancak kıt kanaat geçinmemize yetiyordu. Ama bütün bu şartlara rağmen bizim mutluluğumuz bozulmadı.
Kardeşlerimin evlenmesi, annemin ve daha sonra da ağabeyimin vefatı sonunda tüm ev işleri ve iki çocuğumuzun bakımı tamamen eşimin üzerine kaldı. Benim elimden geldiğince ona yardımcı olmam işini hafifletmedi.
İkimiz de özel sektörde çalıştığımız için çalışma saatlerimiz de düzenli olmuyordu. Çocukları yuvaya vermiştik, ama kazancımız ancak bize yettiği için eve bakıcı, yardımcı almamıza da imkan yoktu. Hafta sonları da genellikle ev temizliği, çamaşır ütü vs. ile geçiyordu. Gezme, eğlence, sinema vs. bizim hayatımızda yoktu.
Bütün bu hayat şartlarına rağmen birbirimizi asla kırmadık, eşim sızlanmadan bütün bunlara katlanıyordu, bana surat bile astığını hatırlamıyorum. Çünkü ben onu sevgiyle sarıyor, yükünü hafifletmeye çalışıyordum. Bazen birbirimize sitem ederdik ama bu da asla uzun sürmezdi.
Genellikle kendimiz için değil, birbirimiz için yaşamayı öğrendik. Asla senin kazancın, benim kazancım ayrımı yapmadık. Başkalarının hayatına özenip huzurumuzu bozmadık. Mutlu olduğumuzda sevincimizi birlikte yaşadık, sıkıntılı zamanlarımızda da birlikte üzüldük. Ama sıkıntımızı strese döndürmedik, bu yüzden birbirimizi suçlamadık.
Evlilik hayatımızda cinselliği ön plana alıp sevgiden daha fazla önemsemedik. Her meselede, darda kaldığımız zamanlarda sevgimize sığındık. Çocuklarımız için kavga etmedik, onlara hep aynı açıdan ve fikirbirliği içinde yaklaştık. Sevgiyle sarıp sarmaladık ama zor günler de oldu elbette, yılmadık.
İşte biz evliliğimizi böyle sürdürdük, mutluluğu böyle yakaladık.
Biz değil 32 yıl mümkün olsa 132 yıl dahi beraber yaşasak evliliğimizin miadı dolmaz. Eğer ileride yaşlılık dolayısıyla akıl noksanlığı yaşamazsak, bizim sevgimiz bitmez, mutluğumuz tükenmez.
Gençlere şunu anlatmak isterim; evliliklerde asla birbirinize tahakküm etmeyi değil, birlikte düşünüp birlikte karar vermeyi öğrenin. Birbirinizin kusurunu değil, iyi yönlerini görerek ön plana çıkarın. Bunu sevgi gözüyle görerek çok kolay yapabilirsiniz. Hatta birbirinizin kusurlarınızı zamanla kırmadan, incitmeden törpüleyebilirsiniz.
Evliliğiniz sırasında mal ve aile ayrımı yapmayın. Benim ailem, senin ailen değil de, bizim ailelerimiz şeklinde düşünmeye alışın. Anne ya da babalarınızın zaman zaman olabilecek sitem ya da şikayet tarzı sözlerini sakın eşinize aktarmayın. Bu büyük hata olur, geri dönüşü olmayan husumet yaratabilir.
İşte benim mutlu evlilik tavsiyelerim. Umarım genç okurlarınıza yararı dokunur.
Rumuz: 32 yıl

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Erkek arkadaşım evlenmek istemiyor

Çok güzel giden bir ilişkim var. Tek sorun erkek arkadaşımın evliliğe karşı olması. Bu durum beni çok rahatsız ediyor. Bir çıkış yolu bulamıyorum.

Güzin Abla merhaba, ben 27 yaşında, ilişkisinde mutlu olan bir kadınım. Sevdiğim adamla bir aile olma isteğim var fakat erkek arkadaşım evlenmek istemiyor.
Daha önceki uzun ilişkisini de bu sebeple bitirmiş. Biz ilişkiye başlamadan önce evlenme konusundaki düşüncesinin böyle olduğunu biliyordum.
Benim de o zamanlar aklımda evlenme düşüncesi yoktu fakat ilişkimiz öyle güzel gidiyor ve birbirimizi öyle güzel seviyoruz ki zaman içerisinde bu fikri değişir diye düşünmeye başlamıştım.
Açıkça ona evlenmek istiyorum demesem de, ileride böyle bir şey istersem ilişkimiz bundan etkilenir mi diye sordum.
Bunun aramızdaki belki de en büyük sorun olabileceğini, evliliği saçma bulduğunu ve en başından beri bu düşüncesini benden hiçbir zaman saklamadığını söyledi.
Hâlâ içimden bir umut “belki” diyor ama bir diğer iç sesim de “asla olmayacak” diyor.
Onu çok seviyorum. Sineye çekip gittiği yere kadar mı demeliyim, onu ikna mı etmeye çalışmalıyım, inanın bilmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Kayınvalidem bana sürekli eski gelinini anlatıyor

Kayınvalidem beni hiçbir zaman istemedi. Oğluna uygun olmadığımı düşünüyor çünkü. Şimdilerde bulduğu her fırsatta bana eski gelinini anlatıyor.

Merhaba Güzin Abla, benim sorunum kayınvalidem...
Eşimle birbirimizi severek evlendik. Ben onun ikinci eşiyim.
Evleneli 1 yıl oldu, ondan önce de 7-8 ay nişanlı kaldık.
Şu an hamileyim.
Kayınvalidem beni hiçbir zaman istemedi. Oğluna uygun olmadığımı düşünüyor çünkü.
Eşim yokken veya bulduğu her fırsatta bana eski gelinini anlatıyor.
İyi yanlarını değil, hep kötü şeylerini dile getiriyor ama yine de bunları dinlemek istemiyorum.

Yazının Devamını Oku

Kendimden nefret ediyorum

Aynada kendime bakınca neredeyse midem bulanıyor. Sürekli kendime kızıyorum. Artık ne yapacağımı bilemiyorum...

Merhaba Güzin Abla, ben 21 yaşındayım. Bir devlet üniversitesine, iyi bir puanla iyi bir bölüme yerleştim.
4 kardeşin en küçüğüyüm. Oradan bakınca, “Oh ne güzel işte. Ne sorunun var?” diyor olabilirsiniz.
Ama önce bu yazıyı okuyun.
Kendimden nefret ediyorum.
Aynada kendime bakınca neredeyse midem bulanıyor.
Sürekli kendime hakaret ediyorum.
Başkalarına bile öfkelensem kendime zarar veriyorum.

Yazının Devamını Oku

Bir Anadolu kadınının dünya çapındaki başarısı

Ümmiye Koçak, Anadolu kadınının gücünü tüm dünyaya gösterdi... İlkokul mezunu olan Koçak, çektiği filmle New York’tan ödül aldı ve tiyatro oyunlarını sergiledi.


Güzin Hanım, adından pek fazla söz edilmeyen ama Türkiye’de kadının nelere muktedir olduğunu gösteren, müthiş bir kadın hikayesini sizinle paylaşmak istedim. Özellikle de Anadolu kadınının gücünü herkes görsün, tanısın istedim. İlkokul mezunu bir kadın düşünün, ilk okuduğu kitap Maksim Gorki’nin “Ana” adlı eseri olsun, çektiği ilk uzun metraj film ile de New York’ta ödül alsın...
Hatta “Bu ödülü Amerika’da festival salonunda almak isterdik. Ancak maddi olanaksızlıklar nedeniyle oraya gidemedik” desin.
Evlendikten sonra Mersin’in Arslanköy adlı köyüne taşınan Ümmiye Koçak, köy kadınlarının yaşadıklarını tüm dünyaya göstermek için 2001 yılında “Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu”nu kurmuş.
Burada halen eğitmen olarak canla başla çalışıyor...

Ümmiye Koçak, “Hasret Çiçekleri” adlı oyunuyla 2006’da Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali’nde sahne almış. Koçak, bu kadarla da kalmamış, “kadının kadına olan şiddeti”ni anlatan uzun metraj bir filmle inanılmaz başarılara imza atmış. Kadının kadına olan şiddetini konu alan “Yün Bebek” adlı uzun metraj filmi hem yazmış hem yönetmiş.

Yazının Devamını Oku

Eski sevgili sorunları

Birçok okuyucum erkek arkadaşlarının onları terk edip eski sevgilisine dönmelerinden muzdarip...

Bir öncekini unutamıyor

Erkek arkadaşım, eski kız arkadaşını unutamıyor. Onun ilk büyük aşkıymış. Ara sıra ona mesaj yazıyor ve erkek arkadaşımın kafasını karıştırıyor. Halbuki o kadın evli ve çocukluymuş. Bu durum ilişkimize zarar veriyor.
Erkek arkadaşıma yardım etmek istedim ama “Onu kafamdan çıkarmayı kendim halletmeliyim” dedi.
Bir erkek 10 küsur yıl sonra hâlâ geçmişi unutamıyorsa buna psikolojik bozukluk denmez mi?
◊ Rumuz: İlk aşk

Yanıt

Sevgili kızım, 10 yıl aradan sonra bir adam hâlâ eski sevgilisini, unutamamışsa bu ciddi bir sorun demektir.

Yazının Devamını Oku

Duygularımı ertelemek istemedim

Merhaba, kariyer yapmaya kendini adamış, hedefleri peşinde koşan bir kızım. Evlilik amacıyla tanıştığım birileri oldu.

Ama bir türlü kafama yatan, içime sinen biri karşıma çıkmadı. 2 yıl öncesine kadar kalbimi bu konulara kapatmıştım. Bir kurs ortamında bu beyefendiyi görene kadar... Bakışmalar, konuşmaya çalışmalar derken kurs bitti.
Bir konu vesilesiyle onu görmek için çalıştığı yerde görüşme ayarladım. Bu arada karşıdan bir adım gelmediği için kendimi hep törpülüyordum. Kendimi üzmek istemiyordum. Giderken de bir hediye götürdüm. Çok mutlu oldu. Gözlerinden anladım.
İkinci görüşmemiz çok güzeldi. Bana içini döktü. Özel şeylerini anlattı. İlişkilerinin olduğunu fakat aşka inancının kalmadığını söyledi. Bu görüşmeden bir süre sonra zamanın hızla geçmesinden dolayı hislerimi açıklamak istedim. Güzin Abla, deprem, savaş, hastalık derken hayatın kısa olduğunu ve hiçbir şeyin ertelenmemesi gerektiğini düşünerek hayatımda ilk defa birine hislerimi söyledim. Sanki evren açılmam konusunda işaretler gönderiyordu.
Kendimi toparlayıp yanına gittim. O güne kadar birbirimize “bey, hanım” diye hitap ederken, o gün sadece ismimizi söylemeye başladık. Halimden anlamış zaten... Belli de ediyormuşum, “Benden hoşlanıyor musun” dedi.
Tabii ben de “evet” deyip içimi döktüm ve rahatladım.
Kendinin de aynı dertten mustarip olduğunu söyledi.
Bu bana biraz geçiştirme gibi geldi. Çok onurlandığını ve mutlu olduğunu belirtti.

Yazının Devamını Oku

Baba sevgisi görmedim

Hayatım boyunca baba sevgisi görmedim. “Baba” denen kişinin eve getirdiği sevgilileri yüzünden hayatımınız mahvoldu. Hayat, bize çok acımasız davrandı.

19 yaşındayım... Annesi babası olan ama bir ailesi olmayanlardanım. Çocukluğumuz babanın eve getirdiği sevgilileriyle geçti. Bu kadınlar, aylarca hatta yıllarca bizimle kaldı. Her seferinde başka bir sevgili buldu.
Karısını, çocuklarını, bir parça ekmeğe muhtaç edip çantalar dolusu parasını pavyonlarda harcadı. Annemi, bizi öyle çaresiz bırakıyordu ki... Şimdi diyeceksiniz ki, “annen bunu nasıl kabul ediyordu?”
Annemin başka çaresi ve gidecek bir yeri yoktu. Bizi bırakamazdı.
Mecburen kaderine boyun eğdi ve babamın vicdansızlığına razı oldu.
Bir de babaannemin yanında yaşarken çektiklerini bir bilseniz. Baba, sevgili olaylarını şimdi bıraktı ama annem dışında imam nikâhlı bir eşi daha var.
Ondan da iki çocuğu var.
Diğer eşi, o kadar çok kötülük etti ki bize... Abim onun yüzünden delirdi. Kardeşlerimin psikolojileri bozuldu.

Yazının Devamını Oku

Ailem beni zorla evlendirmek istiyor

Ailem onlarla yaşamamı artık istemiyor. Bu yüzden de beni sevmediğim biriyle hemen evlendirmek istiyorlar. Çok yalnızım ve ne yapacağımı bilemiyorum.

22 yaşındayım ve ailem beni zorla evlendirmek istiyor. Geçenlerde 30 yaşında olan bir görücü geldi. İstemediğim halde, üzerime baskı yaptılar. Dua ettim ve çok şükür ki adam vazgeçti.
Ailem normalde maneviyatına düşkündür fakat bu adam alkol kullanıyordu ve manevi açıdan pek bize uygun değildi. Bu adamın sırf parası olduğundan istemediğim halde beni evlendireceklerdi.
Adam, yaşlı annesiyle yaşamamızı istiyordu. Bizimkiler, böyle şeylere hiç olumlu bakmazlar ama “İlk görüşte âşık olmak istiyorsan, sen bilirsin. Ama bu adamla evlenirsen, paran olur. Bu evden evlenir gidersin” diyorlar.
Fiziksel olmasa da, psikolojik baskı yapıyorlar... Ailem şimdi de “Adam senin yüzünden vazgeçti” diyor. Babam, beni düğünlere götürmeye başladı ve “Birileri görsün ve evlensin artık” diyormuş. Ne yapacağımı şaşırdım, dayanamıyorum, gidecek kimsem de yok.
Sevdiğim insanla evlenmek istiyorum. Hem daha 22 yaşındayım, kendimi hazır hissetmiyorum. Şiddetin, aldatmanın olduğu bir ailede büyüdüm. Nasıl evlenmek isteyebilirim ki... Aileme “İstemiyorum” deyince de “Yoksa senin namusunda bir sıkıntı mı var?” diyorlar.
2 yıllık üniversite bitirdim, şimdi bir işyerinde çalışıyorum.
Devlet kurumunda çalışmadığım için ailem, “Adam akıllı işin bile yok” diyor. Ne yapacağım, ne olur yardım edin! Mutlu olmak istiyorum. Her gün ağlıyorum ve eve gitmek istemiyorum.

Yazının Devamını Oku

Annem yüzünden kendimi kukla gibi hissediyorum

Annem hayatıma o kadar çok müdahale ediyor ki artık kontrolü eline aldı. Bu durum özgüvenimi ciddi şekilde zedeliyor çünkü kendi kararlarımı alamıyorum. Kendimi değersiz ve kukla gibi hissetmeye başladım.

Güzin Abla, ben 22 yaşındayım ve yeni mezun bir lisans öğrencisiyim. Kardeşimle ben daha ilkokuldayken annemle babam boşandılar. Babamla pek sık görüşmüyoruz.
Dolayısıyla annem bizi hem maddi hem manevi olarak tek başına büyüttü. Bu yüzden üzerimize çok fazla titriyor.
Fakat artık hayatımızı kontrol etmeye başladı. Yaşım dolayısıyla ve üniversiteyi uzakta okuduğum için sanırım, artık buna tahammülüm kalmadı.
Küçük yaştan beri hep baskıyla büyüdük. Kardeşim agresif bir yapıya sahip, o yüzden evde sürekli kavga çıkıyor. Annem iş hayatıma bile karışıyor. Bu baskı bana gelecek kaygısı ve karamsarlık getirdi. Özgüvenimi ciddi şekilde zedeliyor çünkü kendi kararlarımı alamıyorum. Kendimi değersiz ve kukla gibi hissetmeye başladım.
Annemle oturup düzgün bir şekilde konuşmaya çalıştım. Ama hiçbir şey değişmiyor. Psikoloğa gitmemiz gerektiğini ve bu davranışlarının sağlıklı olmadığını söylediğimde ise asla kabul etmiyor. Dahası evimize, arkadaş veya ailemizden biri bile olsa, kimseyi çağıramıyoruz. Çünkü annem etrafında insan istemiyor.
Herkesin hayatımıza karışacağını sanıyor ve biraz da aşırı titizlik hastalığından mustarip. Evden kaçmak biliyorum ki bir çözüm değil, fakat böyle de gidemez. Huzur bulmak için arada anneannemize gittiğimizde bile, bir süre sonra eve gelmemiz için baskılar başlıyor.
Kardeşime nazaran, ben biraz daha sakin ve sabırlıyım fakat bu da işe yaramıyor. Lütfen yardım edin bize. Rumuz: Kontrolcü anne baskısı

YANIT

Yazının Devamını Oku

Oyun oynuyor sanıyordum meğer kızlarla yazışıyormuş

Güzin Abla merhaba, ben 1.5 yıldır evli bir kadınım. Eşim 34 yaşında, ben de 29.

Evlendiğimizden bu yana eşim sürekli bilgisayarda oyun oynuyor.
Her akşam bu böyle.
İletişimimiz sıfır noktasına kadar düştü.
Ailesiyle de konuştum bu konuyu. En azından yanımda olduğunu, evde oynadığını söyleyerek beni avuttular.
Fakat ben eşimin oyun oynadığını zannederken, o kendisinden 10-15 yaş küçük kızlarla internette bel altı konuşmalar yapıyormuş.
Girdiği oyun sitesinde eşimin yazdığı çeşitli mesajları okudum.
Benden esirgediği sözleri hep o kızlara söylemiş.

Yazının Devamını Oku

Ailesi beni istemiyor

Sevgilime karşı dürüst oldum ve eski ilişkilerimi anlattım. Sevmediği ve uzaktan bir akrabasıyla bir ara görüştüğüm ortaya çıktı. Bunu duyan ailesi ise beni istemiyor. İlişkimiz böyle nasıl gidecek, bilemiyorum.

24 yaşında genç bir kızım... Daha önce ciddi ve uzun bir ilişkim oldu. Ayrıldıktan sonra bir süre çok bocaladım. Üniversite mezunuyum. Şu anki sevgilim de benimle aynı yaşta ve üniversite mezunu ancak ikimiz de işsiziz. Erkek arkadaşımla yaklaşık 5 aydır birlikteyim, kısa zaman da olsa birbirimize alıştık.

Ben ilişkimde dürüst olmayı tercih ettim, önceki ilişkilerimi anlattım. Küçük bir şehirde yaşadığımız için kısa süreli olarak konuştuğum, görüştüğüm bir kişinin onun uzaktan ve sevmediği bir akrabası olduğunu öğrendim. Az da olsa bir yaşanmışlığımız vardı onunla.

Bu konu hakkında tartışmamızı telefonda yaptık.

Erkek arkadaşım ise telefonu bozuk olduğu için hoparlörden konuşuyordu. Fakat annesi bizi dinlemiş ve her şeyi duymuş.

Ailesiyle görüştüm ve beni seviyorlardı. En azından bunu hissettirmişlerdi.

Erkek arkadaşım evin tek oğlu ve evli bir kız kardeşi var. Bu konuşmadan sonra ilişkimizde her şey altüst oldu.

Erkek arkadaşım bana anlattığı kadarıyla, konuyu yalanladığını, beni savunduğunu belirtti. Ama annesi hiç ikna olmayıp beni istemediğini, benimle görüşmemesi gerektiğini söylemiş. Yarın öbür gün evlendiğimizde o akrabalarına davetiyenin nasıl gideceğini sormuş. Erkek arkadaşıma hakaretler yağdırmış.

Şimdi ailevi sorunlar yaşıyor ve bu süreçte benden ayrılmak istediğini belirtti. Ben de bunu mesajla değil yüz yüze konuşmak istediğimi söyledim ve haber vermeden onlara gittim. Tabii ailesinin tepkisi kötü oldu. Buna rağmen barıştık.

Yazının Devamını Oku

Ailem beni halamın oğluyla evlendirdi

Ailem istememe rağmen zorla halamın oğluyla beni evlendirdi hatta 20 bin TL başlık parası karşılığında. Eşim ise bana her türlü şiddeti uyguluyor. Ne yapacağımı bilemiyorum...

19 yaşındayım ve 16 yaşında ailem beni 20 bin TL karşılığında halamın oğluyla evlendirdi. Onunla evlenmek istemiyordum... Onu istemediğimi söylediğimde beni dövüyorlar ayrıca psikolojik şiddet uyguluyorlardı.
Dayanamadım ve çaresizce evlendim. Ailem evlendikten sonra evime bir gün olsun gelmedi ve beni arayıp sormadı. Eşim de sürekli hem psikolojik hem de fiziksel şiddet uyguluyor. Üstelik her tartıştığımızda bana bıçakla saldırıyor ve “Seni öldürürüm” diyor.
Bu yüzden eşimden çok korkuyorum. Aslında resmi nikâhımızı yapmadılar ve beni imam nikâhıyla evlendirdiler. Her tartıştığımızda eşim “Boş ol, boş ol, boş ol” diyerek benden ayrılıyor. Bunu araştırdım ve erkek böyle söyleyince nikâh düşüyormuş.
Eşime, bunu söylediğim zaman, “Boş ver. Kim böyle söylüyor, yalan bu” diyor. Ve ben artık çok yoruldum...
Ayrıca bu evliliği ben istemedim, bu yüzden ondan ayrılmak istiyorum ama ayrılamıyorum.
Çünkü çok zor durumdayım.
Ayrılırsam, gidecek yerim de yok. Artık dayanacak gücüm de yok. Sığınma evine gitsem acaba orada zorla eşim ya da ailesiyle beni görüştürebilirler mi? Ayrıca polise gitsem ve şikayetçi olmasam yine de beni sığınma evine yerleştirirler mi?

Yazının Devamını Oku

“Askıda tablet” projesi

Ankara Next Level Alışveriş Merkezi olarak “Askıda tablet” kampanyası başlattık. Bu projeyle Ankara’da eğitim gören ihtiyaç sahibi çocuklara ulaşacağız ve onlara tablet dağıtarak eğitimden geri kalmamalarına yardımcı olacağız.

Feyza Hanım bizim için desteğiniz çok değerli, bunun için size ulaşıyoruz. Proje, ne kadar çok kişiye ulaşırsa o kadar çok çocuğumuza fayda sağlayabiliriz.
Pandemi süreci ile birlikte yardımlaşma, dayanışma gibi kavramlar daha da önem kazandı.
Bu dönemde atılacak küçücük bir adım, yapılacak küçük bir atılım bile fayda üreten çok büyük bir toplumsal harekete de dönüşebilir...
Ankara’nın sosyal konulara da duyarlı alışveriş merkezlerinden Next Level Alışveriş Merkezi örnek olacak bir projeye imza atıyor.
AVM, Covid-19 süreciyle sekteye uğrayan eğitime katkı sağlamak, ihtiyaç sahibi çocukların eğitime erişimine yardımcı olmak için “Askıda Tablet” projesini hayata geçirmiş.
“Bir bilgisayar ile eğitime sen de bir öğrenci kazandır” sloganı ile yola çıkan AVM yönetimi 10 tablet bilgisayar bağışı ile başlattığı projeye AVM’de yer alan mağazalar, ziyaretçiler, kentin önemli sivil toplum kuruluşları, iş insanları dernekleri ve destek olmak isteyen vatandaşların katılımı da bekleniyor.
İhtiyaç sahibi çocukların eğitime erişimine yardımcı olmak için geçen ay başlayan bu kampanyanın yıl sonuna dek bağış sayısının artırılması ve yılbaşı itibarıyla da çocuklara ulaştırılması hedefleniyor.

Yazının Devamını Oku

Aileme ihanet ettim

Ailemin istemediği kişiyle imam nikahı kıyıp gizlice evlilik hayatı yaşamaya başladım. Ama şu an çok mutsuzum. Kendimi kullanılmış hissediyorum.

Rerhaba Güzin Abla, ben 23 yaşında, 7 aydır görev yapan bir hemşireyim. Sevgilim de 21 yaşında, otobüslerde muavinlik yapıyor.

5 yıldır birlikteyiz. Bu zamana kadar hep kavga ederek, ayrılıp barışarak geldik ama her seferinde birbirimizden kopamayıp barıştık. Evlenmek istiyoruz fakat benim ailem karşı.

Memur kızlarını bir muavine layık görmüyorlar.

Bundan yaklaşık 3 yıl önce sevgilim bana cinsel yönden bazı problemleri olduğunu, benimle birlikte bunları aşmak istediğini söyledi.

Çok tartıştık, kavga ettik.

Bana çok baskı yaptı.

Sonunda ailemden habersiz kendi aramızda imam nikahı kıydık.

Şu an gizli saklı bir evlilik hayatı yaşıyoruz. Ben atanmadan önce 3-4 ayda bir zar zor yan yana gelirdik.

Yazının Devamını Oku

Ailem fazlalıkmışım gibi davranıyor

Kardeşim de annem de hep ben fazlalıkmışım gibi davranıyor. Oysa üzülmesinler diye kanser olduğumu bile onlara söylemedim...

30 yaşında bir genç kadınım... Çok zor bir çocukluk ve gençlik dönemi geçirdim.
Ailemin maddi durumu nedeniyle belli bir süre hem okudum hem çalıştım ama asla gocunmadım.
Bir kız kardeşim var, üniversiteyi yeni bitirdi. 4 kişilik çekirdek aileyiz.
Ailemin maddi manevi her anlamda her şeyine ben koşturdum, koşturmaya da devam ediyorum ve asla “Niye hep ben?” demedim.
Bir süre kanser tedavisi gördüm bu durumu bile ailemden, sırf üzülmesinler diye yalan söyleyerek sakladım.
İyileştiğim an her şeyi anlattım. Ama buna rağmen pes etmedim... Hepimiz insanız evin içinde illaki tartışmalar olur, bazen benim de sinirlerim gerilmiş olsa da hep alttan alan taraf ben oldum. Özür diledim çünkü aile olmak bunu gerektirir. Fakat ne yaparsam yapayım annemin sürekli laf sokmalarına, iğnelemelerine maruz kalan tek benim...
Aslında o kadar enerjik güler yüzlü pozitif biriyim ki çevremi asla kırmamaya özen gösteren hassas bir insanım...

Yazının Devamını Oku

Doktoruma âşık oldum

Burun ameliyatımı yapacak doktoruma âşık oldum. 1 yıl sonra çalıştığı hastaneden ayrılacağını öğrendim. Bu yüzden ona duygularımı açmalı mıyım?

16 yaşındayım ve doktoruma âşık oldum. O da en fazla 30 yaşındadır. Doktora burnumdan ameliyat olmak için gittim. Tam her şey halloldu derken, bir nedenden dolayı ameliyatın ertelenmesi söz konusu oldu.
Sürekli ertelemek zorunda kalınca da sinirimden ameliyat olmak istemediğimi söyledim. Ama ben aslında ameliyat olamayacağımdan dolayı değil, onu bir daha göremeyeceğim için korkuyorum.
Doktorun hastaneden 1 sene sonra ayrılacağını öğrendim. Ama o ayrılmadan önce onu çok sevdiğimi söylemek istiyorum. Bunu nasıl, nerede söyleyeceğimi bilmiyorum.
Onunla WhatsApp’tan da konuştum. Doktorlara soru sorulan bir adres vardı, oradan soruları cevaplıyordu. “Ameliyat olmak istemiyorum” deyince cevap vermedi.
Biraz ters davrandım çünkü ameliyatımı sürekli erteleyince, sinirlenmiştim.Ama ameliyattan vazgeçtiğimi söyleyince o da bozuldu...
Sonra özür diledim ama yine cevap vermedi.
Sevgili Güzin Abla, benim bu sorunuma bir çare bulun. Çünkü ne yapacağımı bilmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Eski hatalarımı yüzüme vuruyorlar

Ailem en ufak tatsızlıkta eski hatalarımı yüzüme vuruyor. Bu durumla nasıl başa çıkacağımı bilemiyorum...

Merhaba, yorumlarınızı okudum ve tüm yaklaşımlarınızı, içtenlikle söylüyorum, mantık çerçevesinde buldum. Bir psikolog danışman gibi adeta. O sebeple ben de bir sorunumu sizinle paylaşmak istedim.
Konuya gelecek olursak; şahsen benim değil de bir yakınım veya sıradan bir insanın başına gelmiş olsa söylenilecek söz belli aslında ama terzi kendi söküğünü dikemiyor maalesef.
Zamanında bana göre hiçbir sakıncası olmayan ama ailemin yanlış bulduğu birkaç davranış sergiledim. Ama her fırsatta da “El âlem ne der” uyarısıyla kendimi karşı karşıya buldum. Hayatımı kimsenin düşüncelerine göre yönlendirmeyi düşünmediğim için de ailemle bu konuda sürekli gelgitler yaşadım.
Fakat artık öyle bir noktaya geldi ki en ufak bir tatsızlıkta, onlara göre yanlış olan bu durum yüzüme vurulmaya başladı. Her ne kadar niyetimi ifade etmeye çalışsam da anlayanım olmadı. Ben de haliyle usanmaya başladım artık.
Herhangi bir konuda münakaşaya girdiğimizde hiç alakasız yerden konunun yine o mevzuya dönmesi ve eminim ki bundan sonrasında da dönecek olduğunu bilmek beni bıkkınlığa sürükledi.
Bu durumla nasıl başa çıkacağımı inanın bilmiyorum. Ama ne susmak yaradı işe ne de karşıma alıp konuşmak. Sizden yardım istiyorum.
◊ Rumuz: Yardım

YANIT

Yazının Devamını Oku

Kız kardeşim evliliğimi mahvetti

Kız kardeşimi üniversiteyi okuması için yanıma aldım. Meğer eşime âşıkmış... Eşim ve kız kardeşim beni sırtımdan vurdu. Şimdi ne yapmalıyım?

Merhaba Güzin Abla, keşke karşımda olsan da içimde birikenleri anlatsam. Abla, benim yüzüm hiç gülmedi.
16 yıllık evli bir kadınım. Baba evinde hep şiddet gördüm.
Bir gün karşıma biri çıktı “Tamam, kurtulacağım bu hayattan” dedim. Çok iyi biriydi... Tanıştıktan bir süre sonra evlendik.
Aslında çok iyi giden bir evliliğimiz vardı. Ta ki canımdan bir parça, kız kardeşim, hayatımı mahvedinceye kadar...
Kız kardeşimi yanıma aldım. Uzun bir süre bizimle kaldı. Onu üniversite okuması için yanıma çağırmıştım.
Aklımın ucuna bile gelmezdi ama eşime âşık olmuş... Onlar beni sırtımdan vurdu. Öğrendiğimde deliye döndüm.
Çocuklarım var, ne yapabilirim? Çocuklarım çok düşkün babalarına, kalbimde çok büyük yararlar açıldı. Ben tam da mutluluğu yakaladım sanmışken. Eşime hep “Sen benim sırtımda bir dağdın” dedim. Ama maalesef hepsi yalanmış...

Yazının Devamını Oku