Yaş farkı nedeniyle ailesi beni istemedi

Sevgilimden 8 yaş büyük olduğum için ilişkimizi ailesi onaylamadı. Sonunda ayrılmak zorunda kaldık. Her şeye rağmen onu hâlâ çok seviyorum ve ne yapacağımı bilmiyorum...

Ben 30 yaşında, başarılı bir işkadınım. Şu zamana kadar kimseye kalbimi açmadım. Ama bir sene evvel bir kurs eğitiminde 22 yaşında dünyalar iyisi bir insanla tanıştım. O henüz üniversite 4. sınıf öğrencisiydi.
Zamanla hayat görüşlerimizin aynı olduğunu fark ettik ve birbirimizi çok sevdik. İlk ben açıldım ona ama herhangi bir karşılık beklemeden.
Öğrendim ki o da beni çok seviyormuş fakat bunu söylemeye çekiniyormuş. Nedeni ise bunu öğrenince yaş farkı yüzünden ondan uzaklaşacağımı sanmasıymış.
Sonra adamakıllı konuştuk onunla eğer bir ilişkiye başlayacaksak bunun çok zor olacağını anlattım. Ancak o kadar seviyorduk ki birbirimiz için bu koşullara göğüs germeye karar verdik.
Sonra aileme söyledim, olumlu karşıladılar. Ancak onun ailesinin büyük şaşkınlığı zamanla olumsuz tavırlara dönüştü.
Sonrasında sürekli kavga etmeye başladılar. Maddi olarak ailesine bağlı olduğundan onu, maddiyatla tehdit etme yolunu seçtiler.
Bir sene boyunca mücadele etti, bütün o olumsuzluklara rağmen sonunda okulundan mezun olabildi.
Ancak mezun olduğunda bu sefer ailesi onu evden atmakla tehdit etti ve çok büyük bir kavga oldu.
Kavganın içeriğini anlatmadı ancak bana zarar vermekle ilgili onu tehdit ettiklerini biliyorum. O da benden ayrılma kararı aldı. Bu yüzden büyük üzüntü duyuyorum, onu da hâlâ çok seviyorum. Ancak bundan sonraki süreçte nasıl davranmam gerektiğini bilemiyorum. Tavsiyelerinize gerçekten ihtiyacım var.
◊ Rumuz: Ne yapmalıyım

YANIT

Sevgili kızım, belki senin işinde gücünde olman, onun ise halen talebe ya da üniversiteden yeni mezun bir genç olması aranızda önemli bir farklılık yaratıyor... Ama bugün için bu yaş farkı pek de önemsenecek gibi gözükmüyor.
Çünkü günümüzde kadınlar, estetik operasyonlar, makyaj malzemeleri, mucize kremler sayesinde asla yaşlarını göstermiyor.
Bugün 50 yaşında bir kadına baktığınızda onun yaşını tahmin bile edemiyorsunuz... Benim bu konuda endişem yok ama bu gencin ailesine bağımlı olması, henüz kendi ayakları üzerinde durmaya hazır olmaması, bir problem yaratabilir.
Belki senin için önemli değildi, sen ikinize bir dünya yaratırken onu da maddi olarak desteklerdin, ona hayata atılırken yardımcı olmaktan rahatsızlık duymazdın.
Ama o bir erkek olarak bundan huzursuz olabilirdi. Bu aranızda gerginliğe yol açardı, evliliğiniz yürümezdi.
Belli ki bu genç adam seninle güzel bir uyum yakalayabilmişse, yaşından olgun ve aklı başında biriymiş.
Ancak ailesinin bu kadar ciddi bir şekilde karşı çıkması, beraber olmanızı mümkün kılmayacaktı.
Baksana, nasıl insanlarsa bunlar, onu seninle tehdit edecek kadar ileri gidebilmişler. İşi sana zarar vermeye kadar götürebilmişler.
Erkekler her zaman kendilerinden onlarca yaş küçük kadınlarla evlendiklerinde kimse ses çıkarmıyor. Herkes bu durumu onaylıyor.
Bu aile düşünmeli ki evlatları belki de hayat boyu mutlu olamayacak, belki seni hiç unutamayacak, çünkü onun yaşında böyle bir sevgiyi unutmak pek de kolay değildir...
Sonuçta sen bu hayal kırıklığını çok daha çabuk atlatabilirsin. Ama seni tehdit eden bu aileye rağmen ilişkini sürdürmeni tavsiye etmem...
Ne olur, ne olmaz...

 

 

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Ailemiz çocuk için baskı yapıyor

Biz 2 senedir evliyiz. İlk sene çocuk düşünmedik fakat 2’nci senemizde olmayınca doktora gittim. Doktor, vajinal akıntı, kuruluk ve mantar olduğunu söyledi.

Bir fitil ve pomat önerdi. Fakat fitili kullanmadım, hâlâ akıntım var. İlişki sırasında da ağrı oluyor.
Üstelik kızlık zarımın da bozulup bozulmadığından emin değilim.
Çünkü bozulduğuna dair tek bir belirti oluştu, o da 3 gün süren kanamam. Onun dışında hiçbir belirti hissetmedim.
Şu an yine doktora gitmek istiyorum ama ne diyeceğimi, durumu nasıl açıklayacağımı bilemiyorum.
Aileler de çocuk için aşırı bir baskı yaratıyor üzerimizde, bu yüzden de çok stresliyiz.
◊ Rumuz: Hamilelik

YANIT

Önce doktorun önerilerini uygulamadığın için hatalısın. Mantar, vajinal kuruluğa da yol açabilen tahriş nedeniyle de ilişki sırasında acı veren ciddi bir rahatsızlıktır. Doktorun eşine de tedavi uygulaması gerekirdi.

Yazının Devamını Oku

Kendimi tükenmiş hissediyorum

İkiz bebeklerim 21 aylık. Onları çok seviyorum ama artık tek başıma yetemiyorum. Psikolojik olarak kendimi tükenmiş hissediyorum.

Nereden başlayacağımı, kendimi nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Bildiğim tek şey artık kendimi iyi hissetmediğim. İkiz bebek annesi genç bir kadınım.
İkizlerim 21 aylıklar ama ben zaman zaman dayanamayıp onlara bağırıyorum maalesef.
Bana yardım edecek hiç kimse yok, zaten bu zamana kadar da kendim büyüttüm çocuklarımı.
Eşim işten eve, evden işe pek bir faydası olmaz bebek bakımında. Maddi durumumuz da çok iyi değil. Yardımcı tutamıyorum. Tek başıma artık yetemiyorum sanırım ve bunu bilmek beni çok üzüyor.
Psikolojik olarak tükenmiş hissediyorum... Çocuklarımı çok seviyorum ama tahammülüm kalmadı.
İnanın iki çocukla birden ilgilenmek gerçekten çok zor, asla isyan etmiyorum çünkü çocuk sahibi olmak isteyip olamayan pek çok insan var.
Aslında onlara bağırmak istemiyorum, sinirlenmek istemiyorum, ağlamak istemiyorum, sakin kalmak istiyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum...

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin baskısından kurtulamıyorum

Sevgilim her şeyime karışıyor ve her şeye o karar veriyor. Aksi halde beni terk etmekle tehdit ediyor. Ailem çok büyük baskı ve kısıtlama altında olduğumu söylüyor. Ne yapmalıyım?

Sevgili Güzin Abla, 23 yaşındayım. Kız arkadaşımla 2 senedir güzel giden bir beraberliğimiz var.
Onu sonsuz seviyorum fakat tanıştığımızdan bu yana sürekli bana baskı yapıyor, bir şeylerden vazgeçmemi istiyor.
Hobim olan fotoğrafçılıktan ailem ile görüşmemden, film izlememden, erkek arkadaşlarımla buluşmamdan 40 yılda bir izlediğim maça kadar.
Giydiklerime, yiyeceğim yemeğe her şeye, her zaman kendisi karar veriyor. Eğer karşı çıkarsam beni terk etmekle tehdit ediyor. İster istemez ben de onun istediği gibi bir hayat yaşamaya başladım.
Ne arkadaşım, ne de izlediğim kendi zevkime uygun bir film veya hobim kaldı.
Öyle ki yalnızca onun izin verdiği kadar yaşayabiliyorum ama kendisi her istediğini izliyor, her istediğini yapıyor veya arkadaşları ile buluşuyor.
Instagram hesabım vardı, şifresini o da biliyordu.

Yazının Devamını Oku

6 yıllık ilişkimizi hemen unuttu

6 yıllık ilişkimiz bir anda son buldu. Hayatında kimse olmasını istemeyen erkek arkadaşım iki buçuk ay sonra başka bir kızla beraber olmuştu bile. Çok canım yanıyor, ne yapmalıyım?

Yaklaşık 6 yıldır çok güzel giden bir ilişkim vardı. İlişkimizde tartışmadan öteye geçmezdik. Birbirimizi asla kırmamaya çalışırdık.
O kadar severdik ki birbirimizi bakışımızdan, gülüşümüzden anlaşılırdı. Aramızda cinsellik söz konusu değildi.
Uzak mesafeli, çok uzun süren ve güzel giden bir ilişkiydi. Geçen haziran ayında evlilik teklifi de aldım. Her şey gerçekten çok iyiydi.
Ancak aklımı karıştıran beni içimde rahatsız eden bazı şüphelendiğim şeyler vardı.
Ağustos ayında nişan yapacaktık. Ama bahaneler üreterek tarihi ileri attı. Sonra beni ilgisiz bıraktı.
Aramalar, mesajlaşmalar azaldı. Beni tahrik edici konuşmalar bile bitmişti.
İlgisizliği canıma tak etmişti ve ben de ayrılmak istediğimi söyledim. O da “tamam” dedi ve güzel bir ayrılma konuşmasıyla bitirdik.

Yazının Devamını Oku

Peki, Güzin Abla sen nasılsın?

Yıllardır bizim dertlerimizi dinleyip çözümler arıyorsun. Peki, Güzin Abla sen nasılsın? Bu dertleri okurken nasıl dayanıyorsun?

Merhaba Güzin Abla, tüm dünyanın dert ortağısın. Hep biz konuştuk sen dinledin. Hiç yüzünü görmediğin insanlara yol gösterdin.
Milyonlarca insan dünyanın her köşesinden yazılarını takip ediyor. Hep biz dertlerimizi anlattık. Hiç soramadık, “Halin, durumun, keyfin nasıl?” diye.
Peki, arada da biz senin derdini dinlemek isteriz ablacım... İsteriz ki hiçbir derdin, çözülmeyecek hiçbir sıkıntın olmasın.
Sağlıklı ve mutlu yaşa, tüm okurlarının sana ihtiyacı var. Daha önce de sana yazmıştım, derdimi anlatmıştım. Sen de o mükemmel, o güzel düşüncelerinle cevap vermiştin.
Ama bugünkü yazından sonra “Ablam çok güçlü. Bu dertleri biz okurken bile günlerce aklımızdan çıkmadığı, etkilendiğimiz zamanlar oluyor. Ablam nasıl dayanıyor?” diye düşünmeye başladım.
Keşke kötülük, zalimlik olmasa, dünyada kötü insanlar da olmasa... Okurlarından artık dert dinleme, onlardan artık mutluluk mektupları iste.
Biz de “Dünyada ne güzel ve mutlu insanlar varmış” diyelim. Ama herkes dertli, herkesin yükü kendine ağır, kimsenin derdi de sıkıntısı da bitmiyor. Herkesin imtihanı farklı, herkesin yükü ayrı. Herkesin kaldıracağı gücü ayrı... Bizler şanslıyız ki senin gibi bir büyüğümüz, fikir danışacağımız yol göstericimiz var. Allah seni başımızdan eksik etmesin...

Yazının Devamını Oku

Erkeklerin gözleri neden dışarıda?

Merhaba, 10 aylık evli genç bir kadınım. Eşimin isteği üzerine kapandım. Ama eşim birkaç aydır devamlı olarak dışarıdaki açık kadınlara bakıyor, onları süzüyor.

Gözlerini onlardan ayıramıyor. Ben söylenince de sürekli inkâr ediyordu, şu zamana kadar...
Dün kendisiyle konuşurken, “Bak ben senin için kapandım ama sen halen dışarıdaki kızlara bakıyorsun, hem de açık kızlara... Oysa bakmamalısın” dedim. “Peki ya kapalı kızlara bakabilir miyim?” diye sordu! Benimle alay etti. Ama bir yandan da kadınlara baktığını kabul etmiş oldu. 22 yaşındayım, evliliğim süresince her konuda üzerime düşen görevleri yapmaya çalıştım. Her konuda bir dediğini iki etmemeye çalıştım. Peki, kocam neden halen dışarıdaki kadınlarla bu kadar ilgili?
◊ Rumuz: Mutsuzum

YANIT

Önce sen kendin istediğin, kendi özgür iraden ve inancın gereği kapanmadığın, bir erkeğin seni zorlaması nedeniyle kapandığın için hatalı olduğunu söylemeliyim. İşte bak, bazı erkeklerin klasik davranışına bir örnek bu... Eşinin giyinip süslenmesini, makyaj yapmasını istemez, ona türlü yasaklar koyar.
Ama buna karşılık açık giyinen, makyaj yapan, ona daha çekici görünen kadınlara kayar gözleri...
Eşin hem sokaktaki yabancı kadınları süzüyor, hem de sen sorunca, alaylı alaylı cevap vermekten kaçınmıyor.

Yazının Devamını Oku

Babam hiç kimseyle evlenmemi istemiyor

Babam evliliğe inanmıyor ve bizim de evlenmemize karşı çıkıyor. 3 yıldır beraber olduğum sevgilim, beni istemeye gelmek istiyor ama babam asla kabul etmiyor. Ne yapacağımı bilemiyorum...

Merhaba Güzin Abla, 24 yaşındayım... Yakın zamanda şehir dışında çalışmaktan yoruldum ve memleketime, ailemin yanına döndüm. Şimdi kardeşimin dükkanında çalışıyorum.  Erkek arkadaşımı da 3 yıldır tanıyorum çok merhametli ve anlayışlı biri. Benim için her şeyi yapıyor. Onunla, şehir dışında çalışırken aynı şehirdeydik, ilişkimiz harikaydı hâlâ da öyle.

2 yıl önce evlilik telifi etti. Annem, “Askerliğini yapsın” dedi. Sevgilim askerliğini yaptı ardından babama söyledik ve büyük bir tepkiyle, “Asla olmaz, benim evlenecek kızım yok. Evlenip mutlu olan mı var? ‘Evlilik’ diye bir şey yok... Ne kızım ne de oğlum, evlenebilir” dedi.

Aslında erkek arkadaşımı değil, kimseyle evlenmemi istemiyor. Herkes araya girdi. Ama herkese aynı cevabı verip tanışmayı dahi kabul etmedi. Herkes “Böyle yaparsan kızının kaçmasına sebep olursun” dedi ama ya umurunda değil ya da böyle bir şey yapmayacağıma inanıyor.

Tam iki kez tüm cesaretimi toplayıp babamla konuştum. Bağırıp çağırıp yanımdan gitti. O günden beri konuşmuyoruz. Parçalanmış durumdayım. Bir de üstüne Covid-19 oldum ve hastaneye kaldırıldım. Bana bir “Nasılsın?” bile demedi ama halamı arayıp üzüldüğünü söylemiş.

Öyle kinlendim ki... Mesleğimi ailem seçti. İş buldum, çalıştım ve babam, “Dön, uzakta olmuyor” deyince döndüm. Oyun hamuru misali, ne isterlerse o şekle girdim.

Babamla aynı masada oturup bir kelime bile etmiyoruz. Sevgilimin ailesi, 2 yıldır beklemekten bıktı. Yuvamızı kurmak ve düğünümüzü yapmak istiyorlar.

En çok anneme üzülüyorum. Annemin evde hiçbir hükmü yok. Babam annem ne derse tersini yapmayı huy edinmiş.

Sanırım artık sevdiğim erkeğe kaçmaktan başka çarem yok. Bana akıl ver. Onu çok seviyorum, çok güveniyorum, onlar gerçekten çok iyi insanlar.

Yazının Devamını Oku

Evden ayrılmak için evlenmeliyim

Üvey babam yüzünden kendi evimde misafir gibi hissediyorum. O evden ayrılmam için de evlenmem gerek. İki kişi arasında kaldım, ne yapacağımı bilemiyorum...

Güzin Abla, 23 yaşında genç bir kızım. En belirgin huyum ise çok kararsız ve değişken olmak. Bu huylarımdan hoşlanmıyorum. Değiştiremiyorum da kendimi. Annem babam ayrı. Annem ikinci evliliğini yaptı. Aslında annemin eşi çok iyi biri. Artık genç bir kız olduğumdan annem ve etrafımdakiler artık evlenmem gerektiğini hissettiriyor. Bu en çok da üvey babamdan kaynaklanıyor. Kendi evimde bazen misafir gibi hissediyorum.
Sürekli vücudumu kapatacak bir şeyler giyiyor ve dikkat etmek zorunda kalıyorum. Örneğin banyo yapacaksam evde yalnızken yapmak daha rahat hissettiriyor. Bu yüzden kendi yuvamı kurmak istiyorum.
Biliyorum evlenmek için sebebim bu olmamalı ama maalesef en büyük sebebim bu. Asıl önemlisi evleneceğim insan konusunda karar verebilmek. Evlenmek herkes için zor ve önemli bir karar ama benim için çok daha zor olduğunu düşünüyorum.
Çünkü evlenir de anlaşamaz boşanırsam, bu durumda gideceğim bir baba ocağım yok. Çocuklarım da varsa, ayrıldığımda benim için yaşam daha zor olur. Buna bizzat annemin yaşadıklarından yola çıkarak söylüyorum.
Arkadaş vasıtası ile biriyle tanıştım. Çok iyi bir insan, namazında, niyazında, işi gücü yerinde, bana da çok düşkün. Fakat görünüm olarak, pek içime sinmiyor. Bu durumu göz ardı etmeye, mantığıma ayak uydurmaya çalıştım.
Bu arada akrabalarımızdan biri bana talip oldu. Görünüş olarak çok hoş biri. Yengemin kardeşi... Bana ulaşmaya çalışsa da konuşmadım çünkü hayatımda biri vardı. Yine de o aklıma girdiğinden beri sevgilimden ayrılmayı düşünüyorum çünkü hislerim bir anda yok oldu.
Bu yüzden vicdanımla birlikte, aklım da kalbim de hiç rahat değil. Sevgilim evlenmeyi düşünüyor. Fakat bu akrabamız olan kişi pek fazla görüşmediğimiz insanlar, yine de kendi kültürümden, kendi memleketimden biri. Ama hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Onu reddedersem pişman olur muyum?

Yazının Devamını Oku

Köpekler ormanda ölüme terk edilmiş

İnsanlar İstanbul’daki ormanlık alanlara bakamadıkları köpekleri bırakıp gidiyor. Ölüme terk edilmiş hayvanlara bir çare bulmamız lazım. Sesimizi duyurur muyuz?

Sevgili Güzin Abla, ben bir hayvanseverim. Ormanlarda düzenli olarak hayvan beslemeleri yapıyorum. Lokantalardan yemekler alıyorum.
Hayvanları ilgisizlikten koruma derneği HAÇİKO, bize mama yardımı yapıyor. İstanbul’un çeşitli ormanlarında beslemeler yapıyorum.
Ölüme terk edilmiş binlerce köpek var. Çoğu da sahipleri tarafından bırakılmış.
Anlayacağınız, şehir merkezlerinden ormana çöp gibi atılmış dostlarımız. Sesimizi nasıl duyururuz bilmiyorum? Bu yüzden bir de size yazmak istedim.
Yaşam sadece insanlara özgü değil. Hayvanları satın almayıp sahiplensinler... Barınakların hali facia. Genelleme yapmıyorum ama gerçek bu. Ceyhun Güven


Yazının Devamını Oku