Tüm hatalarına rağmen evlenmeli miyim?

Sevgilimle birbirimizi severken bir anda beni başkalarıyla aldattı. Barıştık ve sözlendik ama hâlâ güvenimi kazanamadı. Yaptığı tüm hatalarına rağmen onunla evlenmeli miyim?

Ben 19 yaşında bir kızım, şu anda nişanlıyım ama nişanlımı bir türlü affedemiyorum...

Biz sevgiliyken bana çok kötü şeyler yaptı. Gitti başkalarıyla oldu, güvenimi kırdı. Ona olan inancım da bitti. Artık ne söylese, ne yapsa bir türlü olmuyor. Yaptığı hataları bütün ailem öğrendi.

Annem ve babamdan çok tepki gördüm. Babam şimdiye kadar bana hiç söylemediği sözleri söyledi. Sevgilim de ailesinden çok tepki gördü, hata üstüne hata yaptı...

O hata yapınca, ben daha çok üstüne gittim. “Peşimi bırak” dedim, tüm hesaplarını engelledim, bu sefer iyice delirdi.

3 sene boyunca her günümüz kavgayla geçti. Yan yana her geldiğimizde birbirimizi yedik. Bana her defasında yalan söyledi ve güvenimi iyice kaybetti.

Daha sonra da kalkıp beni zorla kaçırdı...

Ortalık karıştı, babam beni buldu, mahkemelik olduk. Şikayetimi çekmeseydim 12 sene hapis cezası alacaktı. Bu nedenle nişanlandık.

Ama ben bir türlü bağlanamıyorum, sevemiyorum, yaptıklarını unutamıyorum.

Üstelik ona kötü davranıyorum, o da çok üzülüyor. Üzülmesine de dayanamıyorum.

Beni canından çok seviyor ve ne yapacağını bilmiyor.

Ben ona kötü davrandıkça o çok ama çok üzülüyor...

Aslında ben de çok üzülüyorum.

Ama biri kalkıp onun yaptıklarını benim yüzüme vurunca ve hatırladıkça, sinir oluyorum.

Onu affedemiyorum, o da bunu biliyor. Ne yapsa olmuyor... Bana bir çözüm önerir misin abla?

Lütfen, buna çok ihtiyacım var. Ben, her şeye rağmen onunla evlenmeli miyim?

Rumuz: Unutamıyorum

YANIT

Sevgili kızım, ya ona büyük bir aşkla bağlısın ya da ondan nefret ediyorsun. Ama bana kalırsa her şeye rağmen onu çok seviyorsun. Ancak seni aldatmasına, senin dışında başka kızlarla oynaşmasına katlanamamışsın ve unutamıyorsun. Bu konuda da elbette haklısın.
Ancak şunu da söylemeliyim, ilişkiniz başladığında ikiniz de çok gençmişsiniz...
Zaten bu yüzden seni kaçırdığında, eğer sen ya da ailen şikayetçi olsaymışsınız, hapis cezası alabilirdi.
Ancak artık nişanlanmışsınız, evlenmeye hazırlanıyorsunuz, o da sanırım yaptığı hatayı anlamış. Zaten sen adamın anasından emdiği sütü burnundan getirmişe benziyorsun. Ona sürekli kötü davranarak hayatını karartmışsın. Yeteri kadar ceza görmüş, gerek senden, gerekse ailesinden fazlasıyla ders almış. Eminim aklı başına gelmiştir.
Ayrıca onu da çok fazla suçlayamıyorum, sen onun çocukluk aşkı sayılırsın, senden başkasını sevmemiş olmalı. Ama sanki işte bir erkeksi içgüdüyle biraz uçarılık yapmak istemiş, başka kızlarla gezerek hevesini almış aklı sıra...
Ama o kadar da gençsiniz ki ikinize de insan bu açıdan düşününce kızamıyor...
Yazdıklarına bakacak olursak, güzel kızım sen de bal gibi ona sevdalısın, ancak öfkelisin ve öfken bu yüzden senin sevgini perdeliyor.
Bence artık yeni bir sayfa aç, tüm söylentilere de kulaklarını tıka...
Bunca yıldır beraber olduğun ve artık evlenmeye hazırlandığın bu genç adama de tüm içtenliğinle sarıl. Öfkeni de arkana at gitsin.
Evlendiğiniz andan itibaren tüm geçmişi sil hafızandan. Önünüzde uzun ve güzel bir hayat var.
Umarım çok mutlu olursunuz, bütün bu çocukça olayları da unutup hayata dört elle sarılırsınız birlikte...

 

 

X

Benim sınavımın adı kanser

Herkesin olduğu gibi benim de bu hayatta bir sınavım var. Şu an için adı kanser. Adı batasıca...

Merhabalar Güzin Abla, size yazdığım bu elektronik mektubun belki de mantıksız ve amaçsız olacağını söylemeliyim.
Sadece beni tanımayan birilerine içimi dökmek istedim...
Herkesin olduğu gibi benim de bu hayatta bir sınavım var. Şu an için adı kanser. Adı batasıca... Ben dışarıdan güçlü görünmeye, “Sorun yok, her şey yolunda” demeye çalışan biriyim ama size bir şey söyleyeyim mi, hiçbir şey yolunda değil aslında.
Ne hastalığım iyileşme yolunda, ne de iş hayatım düzgün gidiyor. Açıkçası bu sorunlarla boğuşan insanlar iyi olmayı nasıl başarıyor anlamıyorum, hatta onları kıskanıyorum.
Hayatımızda bir şeyler ters gidince bizler “Her işte bir hayır var” deriz, “Allah yeni bir kapı açar” deriz, öyle de olur. Ama açılan o kapıdan adım atıp tam içeri gireceğim sırada, kapı pat suratıma kapanıyor! Çok acıyor.
Mecazi anlamda değil gerçekten o kapının suratıma çarptığını hissediyorum.
Ben sıkıldım artık bu durumdan.

Yazının Devamını Oku

Eşimle evlendiğim için çok pişmanım

Eşimle ailemin karşı çıkmasına rağmen dini nikâhla evlendim. Fakat ailem bu evliliği istememekte çok haklıymış. Onun için göze aldıklarıma değmezmiş.

Merhaba Güzin Abla, ailemin istemediği biriyle dini nikâhla evlendim. Birbirimizi seviyorduk. O karısından boşandı, evliliğinden iki çocuğu vardı. Benden 17 yaş büyük. O ortaokul mezunu, ben üniversite. Ben de 30 yaşındayım.
8 sene oldu. Şimdi bizim de iki çocuğumuz var, 2 ve 5 yaşında.
Annemle kaçak görüşüyorum, ablamlar ise annemle görüşmemi istemiyor. Evime benim tarafımdan hiç akrabamız gelmiyor.
Eşim çok huzursuz, yalancı ve kavgacı biri. Kavgalarımız sırasında ağza alınmayacak şeyler söylüyor.
Ben de oldum olası hiç sevmem böyle şeyleri. Hiç değmezmiş onun için göze aldıklarıma... Ve artık bende sevgi kalmadı.
Dayanamıyorum, ayrılmak istiyorum ama paramı onun ailesinden kalan ev için verdim ve hiç param yok.
Arkadaşlarım uzakta ve ben burada yalnızlaştım. Annemde kalamam. Çocuklar küçük. Bir de eşim daha çok hiddetlenecek çünkü ayrılmak istemiyor.

Yazının Devamını Oku

Eşim internette başka kadınlarla konuşuyor

Eşimi internetten başka kadınlarla konuşurken yakaladım. Tüm bunlara rağmen de beni sevdiğini söylüyor. Ayrılmayı düşünüyorum ama çocuklara ayrılıktan bahsedince ağlamaya başlıyor...

30 yaşındayım, 12 yıldır evliyim ve 3 çocuk annesiyim. Eşim de 37 yaşında... Eşimle aramızda ailevi, cinsellik, her anlamda sorunlar ve soğukluk oldu. Bir süre sonra da birbirimizden koptuk...

Tartışmalar büyüdü ayrılığın eşiğine geldik. Ama çocuklarımızı düşünerek yeniden bir araya geldik.

Daha sonra kendimizi toparladık, düzelmeye başladık. Tam da o sırada eşimin internet üzerinden, beni aldattığını öğrendim.

Çok üzüldüm, ağladım...

Ona öğrendiğimi söyleyince özür diledi ve “Seninle kötü olduğumuz günlerde bir anlık boşluğa kapıldım. Kesinlikle kimseyle cinsel ilişkim olmadı. Sadece yazışmalardan ibaret” dedi. Ben de yine çocuklarım için affettim.

Aradan bir süre geçti... Yine eşimin internet üzerinden bir kadınla mesajlaşmalarını gördüm. Bu defa kendisine söylemedim. Şifresini bulup takip altına aldım ve şimdi de yeni yazışmalarını görüyorum.

Ne yapacağımı bilmiyorum. Kendisine belli etmemeye de çalışıyorum çünkü şu anda bana karşı çok ilgili, çok sevecen...

Geçenlerde eskileri hatırlatıp “Artık yazışma yok değil mi?” diye sordum. O da “Kesinlikle yok, ben seni seviyorum” dedi.

Yazının Devamını Oku

Eşim kanser tedavisi görürken onu aldattım

Eşimi, kanser tedavisi gördüğü dönem benden 5 yaş küçük biriyle aldattım. 3 yıl önce eşimi kaybettim, fakat sevgilimle beraberliğimi devam ettirdim...

40 yaşındayım ve 2 çocuk annesiyim. 3 yıl önce eşimi kanserden kaybettim.

Eşimin hastalığı sürecinde özel bir şirkette personel müdürü olarak çalıştım. Gerek konum olarak, gerekse fizik olarak çok fazla özgüvenim vardı. Bu sırada benden 5 yaş küçük birini sevdim; o da beni çok sevdi...

Beraberlik de yaşadık ama vicdanım hiç rahat olmadı. Hasta adama ihanet ettim.

Eşim vefat ettikten sonra da beraberliğimiz sürdü.

Ailesi de beni istedi ama çocuklarım onu istemedi. Çocuklarım onunla evlenmeme karşı çıktı. Aslında maddi olarak da eğitim olarak da benden çok gerideydi. Daha sonra ben de şunu fark ettim; benim mal varlığıma gözünü dikmiş...

Ondan ayrılalı 6 ay oldu. Hatta yaşadığım şehri bile değiştirdim ama beni bir türlü bırakmadı.

Hâlâ beni sevdiğini söylüyor. Ama artık ona inanmıyorum.

Şimdi Güzin Abla, yeni birisiyle tanıştım.

Yazının Devamını Oku

Babam sürekli “Benim evlendirecek kızım yok” diyor

Size daha önce de yazmış, babamın beni evlendirmek istemediğini söylemiştim. Babamın fikri değişmedi ve hâlâ “evlilikte mutlu olan var mı” diyor...

Merhaba Güzin Abla, daha önceki mektubuma cevap verdin. Çok teşekkür ediyorum. 6 ay geçti ama hâlâ bir çözüm bulamadım. Babam hâlâ konu evlilikten açıldığında “Mutlu bir evlilik mi var? Benim evlendirecek kızım da oğlum da yok!” diyor.
Babamla barıştım, şimdi aramız iyi... Fakat ona çok kırgınım.
Babama iki kez emrivaki bir olay yaşattım.
İlk önce erkek arkadaşım geldi ve babamın karşısına çıkıp benimle görüştüğünü söyledi. Babam onu kovdu. İkincisi ise karşı tarafın şehir dışından gelmesini istedim.
Ailece onları, babamın işyerine gönderdim.
Babam aynı katı tutumu sergiledi, “10 kere de gelseniz benim verecek kızım yok. Artık idrak edin” diyerek onları gönderdi. Araya büyüklerim de girdi. Babam onların da kalbini kırdı. Kendi anne ve babasını ağlattı.
Ya bu diyardan vazgeçeceğim, bir ömür içimde besleyeceğim kinle, babamın yanı başında bekar bir hayat yaşamayı kabulleneceğim ya da kendi hayatımı kendim inşa edip, evlenip yuvamı kuracağım.

Yazının Devamını Oku

Erkeklerin önceliği cinsellik olmuş

Ben 35 yaşında bir kadınım. Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında erkek arkadaşlarım oldu. Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

Sevgili Güzin Abla, ben 35 yaşında, iyi eğitim almış, aile terbiyesi olan, modern ve eğitimli bir çevrede büyümüş bir kadınım.

Bu yaşa kadar annem dahil hiç kimseden ne bir cinsel eğitim, ne de buna yönelik benzeri bilgiler aldım.

Bunun nedeni de toplum tarafından hâlâ ayıp ya da utanılacak konular kategorisine giren cinsellikle ilgili konuşmanın ailemizde yasak olmasıydı.

Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında tabii ki erkek arkadaşlarım oldu.

Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

En azından benim muhatap olduğum kişiler böyleydi.

Bu isteklerine cevap “Hayır” olduğunda da ya kendileri gidiyor ya da ben onlardan uzaklaşıyordum.

35 yaşında olmama rağmen hâlâ bakireyim.

Yazının Devamını Oku

Doğan Cüceloğlu benim de hayatıma dokunmuştu

Yıllar önce bir televizyon programında bir araya geldiğim Doğan Cüceloğlu, gerek kitapları gerekse bakış açısıyla benim de hayatıma dokunmuştu...

“Gerçek özgürlük”, “Evlenmeden Önce”, “İçimizdeki Çocuk”, “Mış Gibi Yaşamlar”, “İnsan ve Davranışı”, “Bir Kadın Bir Ses”... İşte beni ben yapan kitaplarıydı onun.

Eğer bugün kendimi ve insanları daha iyi tanıyabiliyorsam, eğer çevreme faydalı olabiliyorsam, onun öğretileri sayesindedir.

Gençliğimden beri psikolojiye meraklıydım ve bu alanda da okul yıllarımdan itibaren çok kitap okudum...

Ama bana en çok yön veren, hayatıma dokunan sevgili Doğan Cüceloğlu’ nun kitaplarıdır.

“Kişisel başarılarımdan en önemlilerinden biri, içimdeki çocuğun farkına vararak onunla zaman zaman konuşup oynaşabilmek oldu” diyor örneğin “İçimizdeki Çocuk” kitabında.

Onun için bir çocuğun eğitimi, her şeyden önce gelir.

Bu nedenle ailelere çok büyük görevler düştüğünü sürekli hatırlatır. “Çocuğunuzu dinleyin” der hep.

Ve belki de hayatımın en unutulmaz anlarından biri ise yıllar önce, gazeteci, yazar Haluk Şahin’in tartışma programı “İşte Biz Böyleyiz”de Doğan Cüceloğlu ve Selçuk Erez’le birlikte benim de yer almam...

Yazının Devamını Oku

İşitme engelliyim önyargılardan kurtulamıyorum

İşitme engelli bir gencim, önyargılar yüzünden mutlu olma hakkım elimden alınıyor. Tek başıma çabalamaktan artık yoruldum. Ben artık sevip, sevilmek istiyorum...

Ben 24 yaşında, işitme engelli bir bireyim. Fakat hayatı boyunca standartlarının hep üzerini zorlayan ve çabalayan bir insan oldum.
Çok iyi bir işe sahibim.
Yaşıtlarım iş bulamazken ben şimdiden aramızdaki farkı en azından bu şekilde açtım.
Ama artık yoruldum.
Küçüklükten gelen dışlanmışlıklar, insanlar tarafından yanlış anlaşılmalar, küçük görmeler, önyargılarla mücadele ediyorum.
Daha önce sevgilisi olup aldatılan ancak bu konuda yüzü hiç gülmeyen biriyim.
Aşırı şanssızım ve açıkçası beceriksizliğimi de kabullendim. Ben artık çok yoruldum.

Yazının Devamını Oku

Sevgilim evlenmeden birlikte yaşamak istiyor

Sevgilim, onunla yaşamamı istiyor. Ben ise evlenmeden bunun mümkün olmayacağını söylüyorum. Ama bir yandan da artık cinselliği yaşamak istiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 27 yaşında çalışan genç bir kızım. Kendimi henüz evliliğe hazır hissetmiyorum.

Ama bir yandan da artık cinsellik yaşamak istiyorum.

Ailemle küçük bir yerde yaşıyoruz. Çevremin ve ailemin namus kavramına katı bir bakış açısı var.

Buna rağmen ben sürekli birileriyle telefonda görüşüyorum.

Arada seks yazışmaları yapıyoruz.

Bu kişilerin bazıları evli, bazıları şehir dışında oluyor...

Ama işler buluşmaya gelince ben bir yolunu bulup ayrılıyorum. Şimdi ise yeni bir erkek arkadaşım var.

Benimle birlikte tatile gitmek istiyor, hatta bana evlenmeden birlikte yaşamayı da teklif etti...

Yazının Devamını Oku

14 Şubat Sevgililer Günü araştırması

NG bilgi ve araştırma şirketi, Sevgililer Günü ile ilgili çok dikkat çekici bir araştırma yapmış. Pek fazla Sevgililer Günü meraklısı olduğum söylenemez. Ancak karşı da değilim. Türk toplumunda Sevgililer Günü’nün nasıl kabullenildiğini, nasıl karşılandığını ve benimsendiğini göstermek amacıyla sizlerle paylaşmak istedim...

Sevgililer Günü ne kadar popüler?
14 Şubat bazılarımız için çok anlamsız gelse de, bazılarımız için ise hediyeleşmek ve hatırlanmak için büyük bir fırsat. Ülkemizde ise 14 Şubat’ı kutlayanların sayısı bir hayli fazla.

Kutlama nedenlerimiz neler?
Araştırmaya katılanların yüzde 39’u bu günü sevgisini hissettirmek için bir fırsat olarak görüyor. Yüzde 19’u ise hediye alıp vermeye güzel bir sebep oluşturduğu için bu günü kutluyor.

Kutlar mısınız?

Yazının Devamını Oku

Ailesi sahip çıkmayan ve öldürülen kadınları anlıyorum

Ailem, kız çocuğu olduğum için bana sahip çıkmıyor. Eşimin psikolojik problemleri var ve çok şiddetli tartışmalarımız oluyor. Şimdi ailesi sahip çıkmayıp da öldürülen kadınları çok iyi anlıyorum.

30 yaşında, iki çocuk annesi bir kadınım. İki abim, bir de kız kardeşim var. Annem ve babam, kız kardeşimle bana karşı hep soğuktu. Sürekli aşağılayarak, “Alt tarafı kız çocuğusunuz” diyerek büyüttüler bizi. 

9 yıldır evliyim. Maddi durumumuz ne iyi ne kötü. Geçen sene zar zor bir ev aldık. Babamdan borç istedim, 70 bin lira kadar.

Hayatımda ilk defa babamdan bir şey istedim. “Ben o kadar veremem” diyerek eşimin yanında beni tersledi.

Daha sonra 50 bin lira verdi.

O gün anladım ki onun nezdinde hiçbir kıymetim yokmuş.

Babam zengindir ama biz varlık içinde yokluk çekerek büyüdük.

Harçlığımızı bile zorla verirdi. Sonrasında aldığı malları abilerimin üzerine yapmaya başladı. Para istediğim günden 6 ay sonra da yüksek fiyata bir yer aldı ve büyük abimin üzerine yaptı. Öğrendiğimde anneme “Hiç söylemiyorsun, orayı abime almışsınız” dedim.

“Neyini söyleyeyim? Bizimle alakası yok, abinin orası. Çalıştı aldı” diyerek beni yine susturdu.

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin beni bırakmasından korkuyorum

Sevgilim mesajını geciktirince hemen beni bırakacağından bahsediyorum. O kızacak diye hiçbir istediğimi yapamıyorum ve hemen telefonlarına dönüyorum. Sürekli “bir gün beni bırakacak” diye korkuyorum...

Ben, 19 yaşında üniversite sınavına hazırlanan bir kızım. 1 senedir devam eden bir ilişkim var. O, 26 yaşında ve hukuk fakültesini bitirdi. Biz internet üzerinden tanıştık. Uzak mesafe ilişkisi yaşıyoruz. Sadece yüz yüze sadece 2 kere görüştük.

Birbirimizi çok seviyoruz. 2 sene sonra ve ben okula devam ederken evlenmeyi düşünüyoruz. Ama birkaç kere ona mesaj atmadığım için “Ayrılacağım. Senin yaşındaki kızlar bunaltır. Sen yazmıyorsun, beni sevmiyorsun” dedi. Ben durumu anlatınca da “Şaka yaptım, sana kıyabilir miyim” dedi.

Hatta bir kere ona kırıldım ve mesaj atmadım. Sonrasında “Biri var hayatımda” sözlerinden sonra şaka yaptığını söyledi. 

Birkaç kere de kavga esnasında “Artık yazma bana, seni istemiyorum” dedi. Sonra mesaj atınca özür diledi.

Cidden bir gün gitmesinden korkar oldum. Kavga etmekten uzak duruyorum. Sürekli meşgul olduğum zamanlarda bile mesaj atıyorum. O kızacak diye istediklerimi yapamıyorum. Hatta bana uygunsuz filmler izlediğini söylediğinde bile, gider diye bir şey diyemedim.

Ellerimi yıkarken bile mesaj atınca onu bekletmeden cevap veriyorum kızmasın diye.

Aslında sorunun bende olduğunu düşünüyorum. Ama bu hastalıklı durumdan nasıl kurtulurum bilmiyorum. Ne yapabilirim?  Rumuz: Nasıl davranmalıyım

YANIT

Yazının Devamını Oku

Eşim gizlice komşumuzun fotoğraflarını biriktiriyor

Eşimin pornografik filmler izlediğini öğrendim. Bir daha izleyemeyeceğini söyledi fakat şimdi de komşumuzun fotoğraflarını biriktirdiği ortaya çıktı. Ne yapacağımı bilemiyorum...

Eşimle 4 yıl önce görücü usulü evlendik ve onu sevdim. Onun da beni sevdiğini sandım. Ta ki açık saçık filmler izlediğini öğrenene kadar.
O zaman kendimi eksik hissettim... Hep “Ben de olmayıp onlarda olan ne var” diye sorguladım.
Eşime sorduğumda “Senin bir şeyin yok, sorun bende” açıklamasını yaptı.
Ardından sözler verdi, yeminler etti ve tekrar yapmayacağını söyledi. Ama gizli saklı hep devam etmiş izlemeye.
Bana da yalan söylemiş.
İşin en acı tarafı eşim aynı apartmanda oturduğumuz komşumuzdan hoşlanmış ve onun fotoğraflarını biriktirmiş.
Benim bulmamam için de telefonuna gizli bir ekran açmış ve şifre koymuş. Allah büyük ya, ben de tesadüfen fotoğrafları buldum. Elim telefonunun ekranına çarptı ve yeni bir ekran açıldı. Şifre istedi.

Yazının Devamını Oku

Ablam çok güzel ben ise çirkinim

Burnum çirkin ve yüzümde benler var. Ablam ise benim tam tersim. Ablam çok güzel ben ise çok çirkin...

Güzin Abla, evet ben biraz küçüğüm sana diğer yazanlara göre; 11 yaşındayım. Bu sene ergenliğe girdim. Sorunum 3-4 aydır evden hatta odamdan bile çıkmamam. Nedeni yüzümde 9 tane ben olması, hepsi minik minik ama o kadar sinirim bozuluyor ki...
Bütün günüm onlara bakmakla geçiyor, uzun zamandır içimde tutuyorum.
Anneme dedim ki, “Anne ben araştırdım, yüzümde bir sürü ben var. Dermatoloğa başvurup, benlerimi aldırabilir miyiz?” Etrafımdaki herkes “Sen çok güzelsin” diyor ama asla inanmıyorum.
Benim burnum büyük ablamınki küçük, ablamın yüzünde bir tane ben var, benim 9...
Bu arada ablam 16 yaşında. Ablam kendini beğenmiş, ben ise o kadar özgüvensiz, içine kapanık bir çocuğum ki...
Dermatologlar her yaşa göre alabiliyorlar bu benleri. Ama annem o kadar inatçıdır ki... Bir kere “hayır” dedi mi...
Çevremdeki kızların da erkeklerin yüzü bile pürüzsüz ve lekesiz... Neden ben böyleyim?

Yazının Devamını Oku

Aralarına giriyormuşum gibi bana kapıyı gösterdi

Eşimin eskiden sevdiği kızla konuştuğunu öğrendim. Kıza mesaj atarak, bunu sonlandırmasını söyledim. Bunu öğrenen eşim bana kapıyı gösterdi... Sanki onlar evliymiş de ben aralarına girmişim gibi davrandı.

Eşimle 5 yıldır evliyim. Görücü usulü evlendik, benimle evlendiğinde başkasını seviyormuş. Kız yurtdışında yaşayan biri, eşimin ailesi onu istememiş. Eşim hep “Bizim hikaye olamazdı” diyordu.
Biz evlendikten 1 yıl sonra onunla halen konuştuğunu öğrendim.
Kıza, eşimi rahat bırakması için mesaj attım. Ayrıca eşimin ailesine de söyledim.
Eşim akşam işten eve geldiğinde çok öfkeliydi. Kız ona tüm olanları söylemiş. Eşim, bana çok kızdı ve “Sen nasıl böyle bir şey yaparsın” dedi. Tartıştık. Bana kapıyı gösterdi, sanki onlar evliymiş de ben aralarına girmişim gibi davrandı.
Bir müddet ayrı kaldık, sonra mecburen devam ettik. Bir çocuğum vardı ve onun için dönmek zorundaydım.
Ancak bu olaydan sonra hep aramız gergindi. Bir türlü de düzgün bir şekilde devam edemedik.
Eşim çok değişti, sürekli oyunlarla vakit geçiriyor...

Yazının Devamını Oku

Kaygı bozukluğumu ciddiye almıyorlar

Ailem kaygı bozukluğumu ciddiye almayarak beni başkalarıyla kıyaslıyor. Kaygım geleceğim değil, genel olarak gelecek. Kaygım, insanlık...

Ben, 17 yaşındayım. Aslında sorunum basit algılanabilir hatta yetişkinler, bunu ergen problemi olarak görebilir...
Panik atak hastasıyım. Babama ve anneme kaygılarımın olduğunu, kendimi kötü hissettiğimi anlattım. Anlamadılar, dinlemediler bile...
Annemle babam 6 seneyi aşkın süredir ayrı. Her zaman yaşadıklarımı daha dinlemeden başkalarıyla kıyaslıyorlar. Babam bana sürekli insanların kaygıyla büyüdüğünü anlatıyor.
Kaygımın sevdiğim insanların ölecekleriyle alakalı olduğunu bile düşündü. Ki ona hissettiklerimi anlatmamıştım bile... Sadece anksiyete bozukluğu yaşadığımı söylemiştim. Bana bunun saçmalık olduğunu söyledi ve inanmadı...
Aslında ben ölmek istiyorum... Beni kimse dinlemiyor.
Çevremdeki herkes o kadar koşuşturup duruyor ki dönüp dünyayı yok ettiklerini göremiyorlar.
Paraya tapıp paraya âşık oluyorlar. Kaygım geleceğim değil, genel olarak gelecek.

Yazının Devamını Oku

Eşimle ev arkadaşı gibiyiz

Eşimle 14 aydır evli olmamıza rağmen karı koca gibi değiliz. İşinden ayrıldı ve bütün gün internette oyun oynuyor. Adeta ev arkadaşı gibi yaşıyoruz...

Eşimle 5 yıllık bir sevgililik döneminden sonra evlendik. 14 aydır da evliyiz. Eşimin ailesinden dolayı psikolojik sorunları var. Şu anda bir işi yok. Sevgililik döneminde beni çok üzdüğü ve aldattığı oldu. Asla kabul etmem dediğim şeyleri kabullendim ve evlendik.
Evlendikten ve ilk birlikteliğimizden sonra hiç düzenli bir cinsel hayatımız olmadı. Bazen 3- 4 ay birbirimize dokunmadık.
Giyinip kuşandım, makyaj yaptım, “Bu ne hal” diye dalga geçti. Bu durum gururumu kırdı. Bu arada internetten oyun oynamaya başladı.
İşten gelip gece yarısına kadar oyun oynuyordu. 1 ay önce evden ayrıldım. Sonra bir şans vermek için döndüm. 3 gün her şey normale dönmüş gibiydi. Ama giderek yine eski halimize döndük.
Terapi alması, bu durumun normal olmadığı konusunda çok dil döktüm ama reddetti. Bunun normal olduğunu, evliliğin ise sadece cinsellik olmadığını söyledi.
Ancak evliliğimizin 6’ncı ayında beni hayat kadınlarıyla aldatmaya kalktığı mesajları gördüm. Bunun için de “Düzelmeye çalışıyorum” dedi.
Sürekli beni sevdiğini, bensiz yaşayamayacağını söylüyor ama bu kadar olaydan sonra ondan çok soğudum ve güvenemiyorum. Hem zaten her açıdan sorunumuz var. Birlikte vakit geçirmek için “Parkta yürüyelim” dediğimde, onu bile reddediyor. Birlikte sarılıp film bile izleyemiyoruz.

Yazının Devamını Oku

Babamın telefonunda açık saçık videolara rastladım

Babamın telefonundaki internet geçmişine girdiğimde açık saçık videolara rastladım. Bu durum karşısında ne yapacağımı bilemedim. Bunu anneme söylemeli miyim?

16 yaşındayım, derslerimde başarılıyım ve arkadaş ilişkilerim her zaman çok iyi. Babam devlet memuru, annem hemşire ve 17 yıldır evliler. Babam 46 yaşında, annem 39 yaşında.
2 yıl önce istediğim liseyi kazandım ama 10 yıldır ikamet ettiğimiz şehirden taşınmak zorunda kaldık. Annem işinden ayrıldı ancak babamın tayinini beklemek zorundaydık.
Annemle bir ev kiraladık. Babamın tayin işi bir türlü halledilemediği için ben, annem ve 8 yaşındaki kız kardeşimle bir başımıza kaldık.
Bu süre zarfında babam her ay yanımıza gelip birkaç gün kaldı. Ancak annemle babamın yavaş yavaş bizden uzaklaştığını fark ettim. Çok büyük kavgalar ediyorlardı.
Bir gün babamın telefonuna öylesine bakıyordum. Telefonundan geçmişine girdim ve geçmişinde büyüklere yönelik açık saçık video aramaları gördüm. Haliyle şok oldum ancak evdeki durum zaten çok kötüyken sesimi çıkarmama kararı aldım.
Bunu anneme söylememek konusunda doğru mu yaptım, bilmiyordum.
Sonunda babamın tayini çıktı ve yeni bir eve yerleştik. Annem ve babam arasındaki durum benim ikisiyle de konuşmamla düzeldi ve ben bu olayı tamamen unuttum.

Yazının Devamını Oku