Suriyeli çocuklara yardım edelim

'Haberlerde Suriyeli bir çocuğun mendil satarken esnaf tarafından dayak yediğini gördüm. Bu görüntüler içimi sızlattı. Onlara bir yardım eli uzatalım, sokaklardan kurtaralım.'

Merhaba Feyza Hanım, sizin aracılığınızla beni derinden üzen bir durumu dile getirmek istiyorum.
Birkaç gün önce televizyonda haberleri izliyordum. Suriyeli bir çocuğun mendil satarken esnaf tarafından dayak yediğini gördüm.
Çocuk dayak yerken öyle korkmuştu ki, o görüntü gözümün önünden gitmiyor. Yüreğim sızladı.
Bu insanlar hayatta kalma savaşı veriyor. Biraz yemek yiyebilmek için bütün gün sokaklarda dileniyor veya mendil, su satmaya çalışıyor.
O haberden sonra kendi kendime, “Bu çocuklara elbirliğiyle yardım edemez miyiz?” diye düşündüm.
Ben Suriyeli çocukların dilencilik yapmasının engellenmesini istiyorum.
Acaba belli semtlerde aşevleri açılamaz mı?
Birlik olup da semt semt aşevleri açarsak, zor şartlarda yaşayan insanlar gelip her gün orada karnını doyurabilir.
Bu yavrular da mendil satarken hem vicdansız insanların dayağını yemez, hem de hakaretlere maruz kalmaz. Ne dersiniz?
Ben yurtdışında yaşıyorum. Maddi durumum da çok iyi değil. Ama kendi giderlerimden kısıp elime kalan parayı her ay bu çocuklara vermeyi planlıyorum. Herkes benim gibi düşünse ve imkanı doğrultusunda bir şeyler yapsa birçok insanın karnı doyacak.
Duyarlı olan ve benim görüşüme katılan vatandaşlardan haber bekliyorum.
Sevgilerimle…
Semiha Güneş
(tuyo8993@hotmail.com)
Sevgili Semiha Hanım, o çocuğun da saldırganların da yüzü, benim de gözümün önünden gitmiyor. Suriyeliler konusu ülkemizin son zamanlarda önemli bir sorunu haline geldi.
Biz ne zaman bu kadar acımasız ve vahşi olduk?
Genelleme yapmak da istemiyorum. Çünkü olaydan sonra İzmir-Balçova’da bir otel sahibi, Suriyeli Ahmed ve ailesini 3 gün boyunca otelinde ağırladı. Böyle duyarlı insanlar da var…
Ama diğer yandan son zamanlardaki olaylar, insanlara ve hayvanlara zalimce saldıranlar, beni insanlığımdan utandırıyor.
Ancak bu konuya önce devlet el atmalı.
Büyük şehirlere yayılan ve halkın tepkisini çeken bu çocuklara ve ailelerine, bakım evleri, aşevleri açılabilir.
Böylece onları sokaktan kurtarmak mümkün olabilir. Hatta onlara sağlık kontrolü ve aşı yaptırılabilir. Çünkü duyduğum kadarıyla bazı sahil kentlerinde, yaz aylarında bu Suriyeli göçmenlerin hastalık yaydığı iddia ediliyor.
Hükümetin bu konuya mutlaka acilen el atması gerekiyor.
Dediğiniz gibi onlara destek olmak isteyenler de bir kampanya başlatabilir, yetkililerle işbirliği yapabilir.
Belli bir ölçüde hem sağlık açısından, hem de barınmaları ve aç kalmamaları için her türlü destek sağlanıp, yardımda bulunulabilir.
Mail adresinizi yayınladım.
Dileyenler sizinle irtibat kurup, bu destek konusunda fikirlerini ve yardımlarını paylaşabilirler.

X

Sahte hesap açıp eşime mesaj attım

Eşim benden uzaklaştığı için ona oyun oynadım. İnternette sahte bir hesap açıp onunla konuştum. Cevapları ise beni şaşırttı. Şimdi ona nasıl davranacağım bilmiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 52 yaşındayım. Özel bir şirkette satış müdürü olarak çalışıyorum.

8 ay önce mobbing’e maruz kaldığım için işten ayrılmak zorunda kaldım ve başka bir şirkete girdim.

Ancak bu değişim nedeniyle anksiyete ve depresyon tedavisi görüyorum. İlaçlar işe yaradı, şimdi daha iyi sayılırım.

Asıl sorunum eşimle... Eşim 50 yaşında, bir kamu kurumunda çalışıyor. Bu süreçte maalesef kendisinden çok destek görmedim.

23 yıllık evliyiz, 21 yaşında bir oğlumuz var. Geçmişte her çift gibi kavgalarımız oldu.

Son 10 senedir fazla kavga etmiyoruz. Ancak eşim bana karşı uzak. Horlamamı bahane ederek 5 senedir benden ayrı yatıyor. Haftada sadece 1-2 kez cinsel ilişki yaşıyoruz.

Ben de onu denemeye karar verdim ve 15 gün önce Facebook’tan 40 yaşlarında bir mimar profili açtım, profile yakışıklı bir arkadaşımın fotoğrafını koydum ve eşime mesaj gönderdim.

Çalıştığı kurumda kendisini görüp etkilendiğimi, tanışmak istediğimi yazdım. “Olabilir” diye cevap verdi.

Yazının Devamını Oku

Eşimle evlendiğim için çok pişmanım

Eşimle ailemin karşı çıkmasına rağmen dini nikâhla evlendim. Fakat ailem bu evliliği istememekte çok haklıymış. Onun için göze aldıklarıma değmezmiş.

Merhaba Güzin Abla, ailemin istemediği biriyle dini nikâhla evlendim. Birbirimizi seviyorduk. O karısından boşandı, evliliğinden iki çocuğu vardı. Benden 17 yaş büyük. O ortaokul mezunu, ben üniversite. Ben de 30 yaşındayım.
8 sene oldu. Şimdi bizim de iki çocuğumuz var, 2 ve 5 yaşında.
Annemle kaçak görüşüyorum, ablamlar ise annemle görüşmemi istemiyor. Evime benim tarafımdan hiç akrabamız gelmiyor.
Eşim çok huzursuz, yalancı ve kavgacı biri. Kavgalarımız sırasında ağza alınmayacak şeyler söylüyor.
Ben de oldum olası hiç sevmem böyle şeyleri. Hiç değmezmiş onun için göze aldıklarıma... Ve artık bende sevgi kalmadı.
Dayanamıyorum, ayrılmak istiyorum ama paramı onun ailesinden kalan ev için verdim ve hiç param yok.
Arkadaşlarım uzakta ve ben burada yalnızlaştım. Annemde kalamam. Çocuklar küçük. Bir de eşim daha çok hiddetlenecek çünkü ayrılmak istemiyor.

Yazının Devamını Oku

Eşim internette başka kadınlarla konuşuyor

Eşimi internetten başka kadınlarla konuşurken yakaladım. Tüm bunlara rağmen de beni sevdiğini söylüyor. Ayrılmayı düşünüyorum ama çocuklara ayrılıktan bahsedince ağlamaya başlıyor...

30 yaşındayım, 12 yıldır evliyim ve 3 çocuk annesiyim. Eşim de 37 yaşında... Eşimle aramızda ailevi, cinsellik, her anlamda sorunlar ve soğukluk oldu. Bir süre sonra da birbirimizden koptuk...

Tartışmalar büyüdü ayrılığın eşiğine geldik. Ama çocuklarımızı düşünerek yeniden bir araya geldik.

Daha sonra kendimizi toparladık, düzelmeye başladık. Tam da o sırada eşimin internet üzerinden, beni aldattığını öğrendim.

Çok üzüldüm, ağladım...

Ona öğrendiğimi söyleyince özür diledi ve “Seninle kötü olduğumuz günlerde bir anlık boşluğa kapıldım. Kesinlikle kimseyle cinsel ilişkim olmadı. Sadece yazışmalardan ibaret” dedi. Ben de yine çocuklarım için affettim.

Aradan bir süre geçti... Yine eşimin internet üzerinden bir kadınla mesajlaşmalarını gördüm. Bu defa kendisine söylemedim. Şifresini bulup takip altına aldım ve şimdi de yeni yazışmalarını görüyorum.

Ne yapacağımı bilmiyorum. Kendisine belli etmemeye de çalışıyorum çünkü şu anda bana karşı çok ilgili, çok sevecen...

Geçenlerde eskileri hatırlatıp “Artık yazışma yok değil mi?” diye sordum. O da “Kesinlikle yok, ben seni seviyorum” dedi.

Yazının Devamını Oku

Eşim kanser tedavisi görürken onu aldattım

Eşimi, kanser tedavisi gördüğü dönem benden 5 yaş küçük biriyle aldattım. 3 yıl önce eşimi kaybettim, fakat sevgilimle beraberliğimi devam ettirdim...

40 yaşındayım ve 2 çocuk annesiyim. 3 yıl önce eşimi kanserden kaybettim.

Eşimin hastalığı sürecinde özel bir şirkette personel müdürü olarak çalıştım. Gerek konum olarak, gerekse fizik olarak çok fazla özgüvenim vardı. Bu sırada benden 5 yaş küçük birini sevdim; o da beni çok sevdi...

Beraberlik de yaşadık ama vicdanım hiç rahat olmadı. Hasta adama ihanet ettim.

Eşim vefat ettikten sonra da beraberliğimiz sürdü.

Ailesi de beni istedi ama çocuklarım onu istemedi. Çocuklarım onunla evlenmeme karşı çıktı. Aslında maddi olarak da eğitim olarak da benden çok gerideydi. Daha sonra ben de şunu fark ettim; benim mal varlığıma gözünü dikmiş...

Ondan ayrılalı 6 ay oldu. Hatta yaşadığım şehri bile değiştirdim ama beni bir türlü bırakmadı.

Hâlâ beni sevdiğini söylüyor. Ama artık ona inanmıyorum.

Şimdi Güzin Abla, yeni birisiyle tanıştım.

Yazının Devamını Oku

Erkeklerin önceliği cinsellik olmuş

Ben 35 yaşında bir kadınım. Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında erkek arkadaşlarım oldu. Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

Sevgili Güzin Abla, ben 35 yaşında, iyi eğitim almış, aile terbiyesi olan, modern ve eğitimli bir çevrede büyümüş bir kadınım.

Bu yaşa kadar annem dahil hiç kimseden ne bir cinsel eğitim, ne de buna yönelik benzeri bilgiler aldım.

Bunun nedeni de toplum tarafından hâlâ ayıp ya da utanılacak konular kategorisine giren cinsellikle ilgili konuşmanın ailemizde yasak olmasıydı.

Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında tabii ki erkek arkadaşlarım oldu.

Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

En azından benim muhatap olduğum kişiler böyleydi.

Bu isteklerine cevap “Hayır” olduğunda da ya kendileri gidiyor ya da ben onlardan uzaklaşıyordum.

35 yaşında olmama rağmen hâlâ bakireyim.

Yazının Devamını Oku

Eşimi çok seviyorum ama bana dokunmasını istemiyorum

Eşimle evleneli 3 ay oldu fakat bir türlü ilişkiye giremedik. Neden bilmiyorum, bana dokunduğu anda çok korkuyorum...

Merhaba Güzin Abla, ben Gaziantep’te yaşayan, 19 yaşında ve 3 aylık evli bir genç kadınım.
Eşimle 2 yıllık bir beraberlik sonunda hayatımızı birleştirdik.
Birbirimizi çok seviyoruz.
Bu yüzden birçok ailevi engeli birlikte aştık.
Ancak benim çok ilginç bir sorunum var.
Ben eşimi çok sevdiğim halde, onun bana dokunmasına bir türlü alışamıyorum.
3 aydır evli olmamıza rağmen hâlâ ilişkiye giremedik.

Yazının Devamını Oku

Doğan Cüceloğlu benim de hayatıma dokunmuştu

Yıllar önce bir televizyon programında bir araya geldiğim Doğan Cüceloğlu, gerek kitapları gerekse bakış açısıyla benim de hayatıma dokunmuştu...

“Gerçek özgürlük”, “Evlenmeden Önce”, “İçimizdeki Çocuk”, “Mış Gibi Yaşamlar”, “İnsan ve Davranışı”, “Bir Kadın Bir Ses”... İşte beni ben yapan kitaplarıydı onun.

Eğer bugün kendimi ve insanları daha iyi tanıyabiliyorsam, eğer çevreme faydalı olabiliyorsam, onun öğretileri sayesindedir.

Gençliğimden beri psikolojiye meraklıydım ve bu alanda da okul yıllarımdan itibaren çok kitap okudum...

Ama bana en çok yön veren, hayatıma dokunan sevgili Doğan Cüceloğlu’ nun kitaplarıdır.

“Kişisel başarılarımdan en önemlilerinden biri, içimdeki çocuğun farkına vararak onunla zaman zaman konuşup oynaşabilmek oldu” diyor örneğin “İçimizdeki Çocuk” kitabında.

Onun için bir çocuğun eğitimi, her şeyden önce gelir.

Bu nedenle ailelere çok büyük görevler düştüğünü sürekli hatırlatır. “Çocuğunuzu dinleyin” der hep.

Ve belki de hayatımın en unutulmaz anlarından biri ise yıllar önce, gazeteci, yazar Haluk Şahin’in tartışma programı “İşte Biz Böyleyiz”de Doğan Cüceloğlu ve Selçuk Erez’le birlikte benim de yer almam...

Yazının Devamını Oku

İşitme engelliyim önyargılardan kurtulamıyorum

İşitme engelli bir gencim, önyargılar yüzünden mutlu olma hakkım elimden alınıyor. Tek başıma çabalamaktan artık yoruldum. Ben artık sevip, sevilmek istiyorum...

Ben 24 yaşında, işitme engelli bir bireyim. Fakat hayatı boyunca standartlarının hep üzerini zorlayan ve çabalayan bir insan oldum.
Çok iyi bir işe sahibim.
Yaşıtlarım iş bulamazken ben şimdiden aramızdaki farkı en azından bu şekilde açtım.
Ama artık yoruldum.
Küçüklükten gelen dışlanmışlıklar, insanlar tarafından yanlış anlaşılmalar, küçük görmeler, önyargılarla mücadele ediyorum.
Daha önce sevgilisi olup aldatılan ancak bu konuda yüzü hiç gülmeyen biriyim.
Aşırı şanssızım ve açıkçası beceriksizliğimi de kabullendim. Ben artık çok yoruldum.

Yazının Devamını Oku

Sevgilim evlenmeden birlikte yaşamak istiyor

Sevgilim, onunla yaşamamı istiyor. Ben ise evlenmeden bunun mümkün olmayacağını söylüyorum. Ama bir yandan da artık cinselliği yaşamak istiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 27 yaşında çalışan genç bir kızım. Kendimi henüz evliliğe hazır hissetmiyorum.

Ama bir yandan da artık cinsellik yaşamak istiyorum.

Ailemle küçük bir yerde yaşıyoruz. Çevremin ve ailemin namus kavramına katı bir bakış açısı var.

Buna rağmen ben sürekli birileriyle telefonda görüşüyorum.

Arada seks yazışmaları yapıyoruz.

Bu kişilerin bazıları evli, bazıları şehir dışında oluyor...

Ama işler buluşmaya gelince ben bir yolunu bulup ayrılıyorum. Şimdi ise yeni bir erkek arkadaşım var.

Benimle birlikte tatile gitmek istiyor, hatta bana evlenmeden birlikte yaşamayı da teklif etti...

Yazının Devamını Oku

Zamanda sürükleniyor gibiyim

Yaşadığımız şu kötü günler çok hızlı akıyor. Kendimi sürükleniyor gibi hissediyorum. Bir genç olarak hayatın tadını çıkaramıyorum.

Güzin Abla merhaba, ben 22 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Ama pandemi nedeniyle gidemiyorum. Benim sorunum aslında pek çok yaşıtımda ve hemcinsimde var.
Hayat çok kısa. Belki önümde daha upuzun bir hayat var. Ama özellikle yaşadığımız şu kötü günler o denli hızlı geçiyor ki; şaşırıyorum, durup etrafıma bakmak istiyorum, “Ben hayatın neresindeyim” diye. Ama zaman öylesine hızlı akıyor ki, kendimi sürükleniyor gibi hissediyorum.
Bu hissettiklerimin normal olup olmadığını bile bilemiyorum. Ama dediğim gibi, hayat da çok kısa ve bir genç olarak tadına varmak için sadece tek bir şansımız var.
Bu iki denklem arasında sıkışıp kalmış gibi hissediyorum kendimi.
Ergenliğin getirdiği o duygusal dalgalanmaları atlattım belki ama bendeki izleri hâlâ devam ediyormuş gibi hissediyorum. Bu yüzden de belki bir kız arkadaşım dahi yok.
Konuyu bağlamak istediğim nokta burası değil aslında. Bu çok lüksmüş gibi hissetmeye başladım yıllar geçtikçe. Veya herkese nasip olmayan bir durum gibi... Adını koymak bile benim için o kadar zor ki.
Hayatımın bir noktasında durup çevreme bakabilsem, hem kendime hem de etrafıma, o zaman beni bekleyen aşkı da bulacakmışım gibi hissediyorum.

Yazının Devamını Oku

14 Şubat Sevgililer Günü araştırması

NG bilgi ve araştırma şirketi, Sevgililer Günü ile ilgili çok dikkat çekici bir araştırma yapmış. Pek fazla Sevgililer Günü meraklısı olduğum söylenemez. Ancak karşı da değilim. Türk toplumunda Sevgililer Günü’nün nasıl kabullenildiğini, nasıl karşılandığını ve benimsendiğini göstermek amacıyla sizlerle paylaşmak istedim...

Sevgililer Günü ne kadar popüler?
14 Şubat bazılarımız için çok anlamsız gelse de, bazılarımız için ise hediyeleşmek ve hatırlanmak için büyük bir fırsat. Ülkemizde ise 14 Şubat’ı kutlayanların sayısı bir hayli fazla.

Kutlama nedenlerimiz neler?
Araştırmaya katılanların yüzde 39’u bu günü sevgisini hissettirmek için bir fırsat olarak görüyor. Yüzde 19’u ise hediye alıp vermeye güzel bir sebep oluşturduğu için bu günü kutluyor.

Kutlar mısınız?

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin beni bırakmasından korkuyorum

Sevgilim mesajını geciktirince hemen beni bırakacağından bahsediyorum. O kızacak diye hiçbir istediğimi yapamıyorum ve hemen telefonlarına dönüyorum. Sürekli “bir gün beni bırakacak” diye korkuyorum...

Ben, 19 yaşında üniversite sınavına hazırlanan bir kızım. 1 senedir devam eden bir ilişkim var. O, 26 yaşında ve hukuk fakültesini bitirdi. Biz internet üzerinden tanıştık. Uzak mesafe ilişkisi yaşıyoruz. Sadece yüz yüze sadece 2 kere görüştük.

Birbirimizi çok seviyoruz. 2 sene sonra ve ben okula devam ederken evlenmeyi düşünüyoruz. Ama birkaç kere ona mesaj atmadığım için “Ayrılacağım. Senin yaşındaki kızlar bunaltır. Sen yazmıyorsun, beni sevmiyorsun” dedi. Ben durumu anlatınca da “Şaka yaptım, sana kıyabilir miyim” dedi.

Hatta bir kere ona kırıldım ve mesaj atmadım. Sonrasında “Biri var hayatımda” sözlerinden sonra şaka yaptığını söyledi. 

Birkaç kere de kavga esnasında “Artık yazma bana, seni istemiyorum” dedi. Sonra mesaj atınca özür diledi.

Cidden bir gün gitmesinden korkar oldum. Kavga etmekten uzak duruyorum. Sürekli meşgul olduğum zamanlarda bile mesaj atıyorum. O kızacak diye istediklerimi yapamıyorum. Hatta bana uygunsuz filmler izlediğini söylediğinde bile, gider diye bir şey diyemedim.

Ellerimi yıkarken bile mesaj atınca onu bekletmeden cevap veriyorum kızmasın diye.

Aslında sorunun bende olduğunu düşünüyorum. Ama bu hastalıklı durumdan nasıl kurtulurum bilmiyorum. Ne yapabilirim?  Rumuz: Nasıl davranmalıyım

YANIT

Yazının Devamını Oku

Ablam çok güzel ben ise çirkinim

Burnum çirkin ve yüzümde benler var. Ablam ise benim tam tersim. Ablam çok güzel ben ise çok çirkin...

Güzin Abla, evet ben biraz küçüğüm sana diğer yazanlara göre; 11 yaşındayım. Bu sene ergenliğe girdim. Sorunum 3-4 aydır evden hatta odamdan bile çıkmamam. Nedeni yüzümde 9 tane ben olması, hepsi minik minik ama o kadar sinirim bozuluyor ki...
Bütün günüm onlara bakmakla geçiyor, uzun zamandır içimde tutuyorum.
Anneme dedim ki, “Anne ben araştırdım, yüzümde bir sürü ben var. Dermatoloğa başvurup, benlerimi aldırabilir miyiz?” Etrafımdaki herkes “Sen çok güzelsin” diyor ama asla inanmıyorum.
Benim burnum büyük ablamınki küçük, ablamın yüzünde bir tane ben var, benim 9...
Bu arada ablam 16 yaşında. Ablam kendini beğenmiş, ben ise o kadar özgüvensiz, içine kapanık bir çocuğum ki...
Dermatologlar her yaşa göre alabiliyorlar bu benleri. Ama annem o kadar inatçıdır ki... Bir kere “hayır” dedi mi...
Çevremdeki kızların da erkeklerin yüzü bile pürüzsüz ve lekesiz... Neden ben böyleyim?

Yazının Devamını Oku

Aralarına giriyormuşum gibi bana kapıyı gösterdi

Eşimin eskiden sevdiği kızla konuştuğunu öğrendim. Kıza mesaj atarak, bunu sonlandırmasını söyledim. Bunu öğrenen eşim bana kapıyı gösterdi... Sanki onlar evliymiş de ben aralarına girmişim gibi davrandı.

Eşimle 5 yıldır evliyim. Görücü usulü evlendik, benimle evlendiğinde başkasını seviyormuş. Kız yurtdışında yaşayan biri, eşimin ailesi onu istememiş. Eşim hep “Bizim hikaye olamazdı” diyordu.
Biz evlendikten 1 yıl sonra onunla halen konuştuğunu öğrendim.
Kıza, eşimi rahat bırakması için mesaj attım. Ayrıca eşimin ailesine de söyledim.
Eşim akşam işten eve geldiğinde çok öfkeliydi. Kız ona tüm olanları söylemiş. Eşim, bana çok kızdı ve “Sen nasıl böyle bir şey yaparsın” dedi. Tartıştık. Bana kapıyı gösterdi, sanki onlar evliymiş de ben aralarına girmişim gibi davrandı.
Bir müddet ayrı kaldık, sonra mecburen devam ettik. Bir çocuğum vardı ve onun için dönmek zorundaydım.
Ancak bu olaydan sonra hep aramız gergindi. Bir türlü de düzgün bir şekilde devam edemedik.
Eşim çok değişti, sürekli oyunlarla vakit geçiriyor...

Yazının Devamını Oku