Paylaş
Sevgili ablacığım, ben 20 yaşında genç bir kızım. Bir süre önce bir yıllık sevgilimden ayrıldım. Aslında onu hâlâ çok seviyorum. Hep onu düşünüyorum, birlikte geçirdiğimiz günleri hayal ediyorum.
O çok iyi yürekli bir insandır, beni de çok seviyor. Ayrılmamız onu çok üzdü, yıkıldı. Tekrar başlamak istedi ama ben kabul etmedim. ‘Neden ayrıldın o halde’ diyorsundur şimdi.
Ben çevresi tarafından çok beğenilen bir kızım. Kendimi de güzel bulurum. Kendime bakmak şık giyinmek benim için çok önemlidir. Karşı cinsten de bunu beklerim.
Temizliğin yanı sıra şık olmalı, günümüzde kendisine yakışanı, moda olanı giymeli, diye düşünürüm. Erkek arkadaşım işte bu konuda iyi değildi. Temiz bir insandı fakat kıyafetlerine hiç önem göstermez, benim yanımda çok bakımsız kalırdı.
İlk önceleri bunu fark etmedim. Fakat onu tanıştırdığım bir kız arkadaşım, ‘Nasıl böyle biriyle çıkarsın, birbirinize hiç yakışmıyorsunuz’ dedi. Onu arkadaşlarımla ve ailemle tanıştırmaya çekiniyordum.
Aslında tek sorun, onun giyim kuşam tarzı. Çevrenin tepkisi beni öyle bunalttı ki ondan ayrıldım. Ama onu çok özlüyorum.
Ablacığım şimdi ben ne yapacağım?
Bana yardımcı olursan, değerli tavsiyelerini bekliyorum.
◊ Rumuz: Haksız mıyım
YANIT
Sevgili kızım, bence hem haksız hem de hatalısın... Hele o kız arkadaşını dinlemekte çok hatalısın. Kendini de bu kadar önemseme kızım, bugün artık dış görünüşten önce bir insanın yüreğine, ruhuna ve hatta beynine bakılıyor... Kültürü, kafası, duyguları, düşünceleri, eğitimi ve terbiyesine önem veriliyor...
“Ben güzelim” diye takılıp kalma, güzellik geçicidir. Dış görünüme çok önem veren insanlar, basit insanlardır... Kimin güzelliği baki kalmış ki?
Sen de 20-25 yıl sonra, bugünkü güzelliğin kalmayınca, ruhunun ve zekânın parlaklığıyla, bilgin ve görgünle yoğrulmuş ol ki, övünecek bir şeylerin olsun. Yıllar çok çabuk gelip geçiyor.
Belli ki bu tür düşünceleri aklına o kız arkadaşın sokmuş, sen bu kadar kişiliksiz biri misin ki, onun etkisinde kalmışsın? Bu zamanda giyim kuşam çok mu önemli Allah’ını seversen, gençler artık bir blue jean, bir kazak, bir sweatshirt giyip çıkıyorlar ortaya...
Eskiden bazı meslek sahipleri, iş adamları bile görmüyor musun, artık kazak, tişört, mont giyiyor... Onlar bile rahat giyim tarzını benimsiyor...
Gençler pantolonun üzerine gömleklerini indiriyorlar... Hatta moda bu artık. Öyle gömlek kravat mı kaldı?
Bürokratlar, memurlar, özel şirketlerde çalışanlar daha bir bakımlı olmak zorundalar çalışırken.
Ama onlar da tatil günlerinde, rahat giyinmekten hoşlanıyorlar. Senin de takıldığın şeye bak...
Eğer bu genç pek çok açıdan sana uyuyorsa, seni mutlu ediyorsa, giyiminin kuşamının ne alakası var?
Erkeklerin pek azı öyle şık giyinmeye meraklıdır... Bunu yapanlar da çapkın meşrep, kendine çok önem veren erkeklerdir. En azından kendilerini beğendirme meraklısı oldukları düşünülebilir.
Bırak kızım bu dış görünüm merakını... Sen o erkeğin huyuna suyuna bak... Kültürüne, terbiyesine, görgüsüne, kadına önem verip vermediğine bak...
Yoksa sen bu düşünce yapısıyla devam edersen, hiçbir zaman mutluluğu yakalamazsın.
İyi bayramlar
“Sevgili okurlarım, yine bir bayrama ulaştık hayırlısıyla. Bütün bu savaşlar, bombardımanlar, ölümler, yıkıntılar arasında şükürler olsun ki, özgür ve bağımsız bir ülkede yaşıyoruz. Hepinizin şeker bayramını gönülden kutluyorum.”
Paylaş