GeriGüzin Abla Sevgilim evlenmeden birlikte yaşamak istiyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sevgilim evlenmeden birlikte yaşamak istiyor

Sevgilim, onunla yaşamamı istiyor. Ben ise evlenmeden bunun mümkün olmayacağını söylüyorum. Ama bir yandan da artık cinselliği yaşamak istiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 27 yaşında çalışan genç bir kızım. Kendimi henüz evliliğe hazır hissetmiyorum.

Ama bir yandan da artık cinsellik yaşamak istiyorum.

Ailemle küçük bir yerde yaşıyoruz. Çevremin ve ailemin namus kavramına katı bir bakış açısı var.

Buna rağmen ben sürekli birileriyle telefonda görüşüyorum.

Arada seks yazışmaları yapıyoruz.

Bu kişilerin bazıları evli, bazıları şehir dışında oluyor...

Ama işler buluşmaya gelince ben bir yolunu bulup ayrılıyorum. Şimdi ise yeni bir erkek arkadaşım var.

Benimle birlikte tatile gitmek istiyor, hatta bana evlenmeden birlikte yaşamayı da teklif etti...

Gemileri yakan biri değilim ve ailemi düşünmem gerekiyor.

Onları terk edemem, düşüncelerine karşı bir yaşam süremem.

Erkek arkadaşım, yarım eğitimimi tamamlamamı da istiyor.

Düzgün bir eğitimle bir işe girene kadar benimle evlenmeyeceğini söyledi.

Kendi konumu iyi...

“Büyük şehirde çabala, ben seni işe yerleştireceğim” dedi. Ama bu arada birlikte yaşamamız gerektiği konusunda ısrarcı...

Ben de “Evlenelim öyle eğitimimi tamamlayayım” dedim. Bana, “10 yıl da geçse sen, kimseye muhtaç olmadığında seninle evleneceğim. Birlikte yaşayalım” dedi.

Ama gelecekle ilgili pek güven duymuyorum.

Ne yapacağımı artık bilemiyorum, bana bir çıkış yolu gösterebilir misin Güzin Abla?

Yardımına çok ihtiyacım var... Cevabını heyecanla bekliyorum...

Rumuz: Namus kavramı yüzünden

YANIT

Sevgili kızım, belki bazı okurlarım beni bu sana yazacaklarım yüzünden geri kafalı ve çağ dışı olarak nitelendireceklerdir ama olsun, ben yine de senin konumunu düşünerek, sana gerçekleri açıkça söylemek zorundayım. Sonradan pişman olup üzülmeni istemem.
Yaşadığın küçük kasaba ortamında senin sevdiğin gencin istediği gibi yaşaman mümkün değil.
O sanırım büyük bir şehirde yaşıyor, daha serbest ve özgür bir ortamda, daha istediği gibi hareket edebiliyor.
Maddi durumunun da iyi olduğunu tahmin edebiliyorum.
Sana orada iş bulması, eğitimini tamamlamanı istemesi çok olumlu düşünceler...
Ama sana uymayacak yanı bu beraber yaşama isteği.
Bu konuda sana ciddi anlamda baskı yaptığını görüyorum.
27 yaşında olman nedeniyle elbette artık libidonun da dürtüsüyle seks ihtiyacı duyman çok normal.
Ama anlattığın gibi bir çevrede yaşaman ve ailenin de evlenmeden bir erkekle beraber yaşamana karşı göstereceği tepkiyi düşününce, bu mümkün gibi görünmüyor.
Erkek arkadaşın iyi biri olabilir... Seni de gerçekten düşünüyor ve sana değer veriyor da olabilir.
Ama seninle evlenmek konusunda ağırdan alıyor...
Belki de evlenmeden birlikte yaşamak ona çok doğal geliyor. Ama bu sana ve aile yapına uymaz.
Seni zorlar, ailenle ve çevrenle ters düşmene neden olur.
Ya o sevdiğin genci evlenmek için ikna edersin, sana vadettiği her şeyi evlenince yaparsın ya da bu ilişkiyi bitirir, yeni ve sana, ailene uyumlu olabilecek bir başkasıyla hayatını kurarsın.
Bu arada eğitimini neden askıya aldığını söylememişsin ama bu çok yanlış.
Mutlaka ama mutlaka eğitimini tamamlamalısın.

 

 

X

Balayından döner dönmez ilk tokadımı yedim

7 ay önce evlendim. Balayından döner dönmez ilk tokadımı yedim. Sonrasında da problemlerin ardı arkası kesilmedi. Eşimden boşanmak istiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben evleneli 7 ay oldu. Eşimle severek hayatlarımızı birleştirdik.
Aslında ben evlendikten sonra anladım ki benmişim tek seven.
Balayından geldiğim gün tanıştım her şeyle, döner dönmez ilk tokadımı yedim. Daha sonra eşim yanıma bile gelmedi. Bana gerekçesi de hazırdı: “Seni kadın olarak görmüyorum.”
Sonrasında bu sözü için özür diledi. Ama kırıldım bir kere, ne yaparsa yapsın.
Sebepsiz yere atılan tokat mı dersiniz, hakaret mi, aklınıza ne geliyorsa hepsini yaşamaya devam ettim. 2 defa intihara kalkıştım. Ama hep bir şekilde kendimi durdurdum.
Onu aldım karşıma, defalarca konuştum. Ama nafile, konuşmalarım sadece o güne mahsus oluyordu.
Sonra her şey devam...

Yazının Devamını Oku

Ailemle sorunlarımı anlatmayınca sevgilimin güvenini kaybettim

Merhaba Güzin Abla, sevdiğim kızın güvenini kaybettim, canım yanıyor...

Bundan 1.5 yıl önce konuşmaya başladık. Tanımaya çalışıyorduk birbirimizi ve her şey çok güzeldi.
Benim büyük ailevi sorunlarım oldu. Bir ilişkiyi taşıyacak gücüm kalmadı. Sevgilime hiçbir şey demeden onunla ve tüm arkadaşlarımla bağlantımı kestim.
Telefon numaramı değiştirdim ve bir sebep bile sunmadım. Hâlâ bu yüzden kendimden nefret ediyorum.
Kendisine en azından “Görüşmeyi kesmek zorundayım” demeliydim ama yapamadım. Çünkü ailemle ilgili konuları da anlatmak zorunda kalacaktım, bunu doğru bulmadım.
O zamanlar lise son sınıf öğrencisiydik. Okula döndüğümüzde yüz yüze geldik. Herkese sormuş başıma bir şey mi geldi diye. Merak etmiş. Unutmamış abla.
Tekrar oturup konuşmak istedim. Düzelttim aramızı ama ailevi sorunlarımı anlatamadım, utandım. Onun yerine yalan söyledim.İlişkimiz düzeldi. Sevgili olduk ve gelecek için birbirimize söz verdik.
Ama bu süre içinde hep yüreğim sancılandı. Çünkü ona yalan söylemiş olmak canımı yakıyordu.

Yazının Devamını Oku

Erkek arkadaşımın cimriliği beni rahatsız ediyor

Erkek arkadaşımın son zamanlarda parayla ilgili tutumu beni epey rahatsız etmeye başladı. İleride evlenmeyi düşünüyorduk fakat bu durum kafamı çok karıştırdı...

Erkek arkadaşım, çok cimri. Erkek arkadaşımla 1 yıldır beraberiz ama ilişkimiz ilerledikçe bu huyu çok daha fazla ortaya çıkmaya başladı. Aramızdaki konuşma sürekli para üzerine.
İkimiz de öğrenciyiz ve kısıtlı gelirimiz var. Ben hiçbir zaman hesabımı ödemesini ya da benim için parasıyla bir şey yapmasını beklemedim. Ama son zamanlardaki tutumu beni epey rahatsız etmeye başladı.
Sürekli bana, “Sen benden daha fazla para alıyorsun. O kahveye o kadar para verilir mi? Gösteriş için içiyorsun. Enayilik o parayı oraya harcaman. Kendine bunu niye aldın? Çok pahalıymış” gibi garip konuşmalar yapıyor.
Ailesiyle de tanıştım. Babası da tam böyle biri aslında. Babasının hesabından 20 lira çekse, hemen babası arıyor ve “Neden çektin parayı” diye soruyor. Ailem hiçbir zaman böyle davranmadığı için çok garipsiyorum bu konuyu.
Açıkçası son zamanlarda hem ailesinin hem de erkek arkadaşımın bu tutumu beni ondan uzaklaştırmaya başladı.
İleride evlenmeyi düşünüyorduk ama o bu kadar hesaplıyken, ailesi de böyleyken ilişkimizin sağlıklı olmayacağını düşünmeye başladım.
Ayrılmak istiyor muyum? Hayır çünkü bunun dışında güzel ve uyumlu bir çiftiz. Ama bu olaydan rahatsız olduğumu ona nasıl anlatabilirim bilmiyorum...

Yazının Devamını Oku

Pandemi ormandaki canları da vurdu hiç yiyecekleri kalmadı

Ormanların isimsiz kahramanı Barış’tan mesaj var. Barış, pandemiden dolayı ormandaki hayvanların mamalarının bitmek üzere olduğunu duyurdu. Ona yardım eli uzatmak bizim elimizde...

2013 yılından beri İstanbul’daki Kuzey Ormanları’nda, buralara atılmış, terk edilmiş köpek ve kedilerle yaşayan Barış isminde bir hayvansever var. Barış, ormanların derinliklerinde sahipsiz hayvanlar için barınaklar kuran, kulübeler yapan aktivist bir kardeşimiz.
Barış, yıllardır ormanlarda bulduğu, hasta ve sakat hayvanları tedaviye alıp iyileştirmeye çalışması ile ünlü aynı zamanda.
Yıllardan beri gerek orman içindeki barınaklarda, gerek otoyol kenarlarında 400 civarında köpek beslemekte. Ayrıca 200 civarında da kedi de onun desteğini alıyor.



Barış, bu canlarımızla birlikte yaşamakta, yıllardır onlarla yatıp onlarla kalkmakta...
Belki ülkemizde ormanlara atılmış binlerce cana fedakarca bakmaya koşan birçok gönüllü hayvansever var. Ama Barış, onlardan çok farklı. O gecesini gündüzünü, tüm yaşamını onlara adamış bir genç adam... Hasta olduklarında yanlarında, öldüklerinde yine yanlarında...

Yazının Devamını Oku

Eşim yüzünden kendime güvenim kalmadı

Eşimin, sosyal medyada başka bir adamla yazışmalarını yakaladım. Bu olayın üzerinden 2 yıl geçti ama hâlâ unutamıyorum. Kendime güvenim kalmadı...

Ben, 7 yıllık evli bir erkeğim. Eşim öğretmen. 2 yıl önce Sevgililer Günü’nden hemen önce eşimin, telefonumdan ve Facebook’tan okulundan bir öğretmenle yazıştığını gördüm, haliyle yıkıldım... Olay boşanmaya kadar gitti ama 2 çocuğumuz olduğu için vazgeçtim ve sabretmeye karar verdim.
Belki çok büyütülecek bir mesele değildi çünkü sadece yazıştıklarını biliyorum. Ama ne kadar anlatırsa anlatsın kafamda bir sürü cevapsız soru var ve ikna olamıyorum.
Bu konuyu eşimle defalarca konuştuk ama nafile... “Zamanla unutulur” dedim ama neredeyse 2 yıla yaklaştı, hâlâ aklıma geliyor ve hayata küsüyorum. Her gün neredeyse eşime fark ettirmeden geceleri ağlıyorum. Kendimi çok kötü hissediyorum.
Zaman zaman intihar etmeyi düşünüyorum ama sonra vazgeçiyorum.
Artık erkekliğimden bile şüphe eder duruma geldim. Bir ara eşimle aile psikoloğuna gittim ve antidepresan kullandım.
Ama hâlâ kendime güvenim, eşime olan inancım ayaklar altında. O ise sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyor...
O kadar özgüvene sahip ki aklım almıyor.

Yazının Devamını Oku

Çocuklu bir kadının özel ilişkisi olmuyormuş

Boşanmış bir kadınım çok yeni bir gönül ilişkim var. Ama o kişi çocuğumu sevmiyor. Çocuklu bir kadının özel ilişkisi olmuyormuş, bunu çok iyi anladım.

Ben bir şirkette yöneticilik yapıyorum. İlk eşimden olan 12 yaşında bir kızım var, ben 4 yıldır bir başkasıyla evliyim.

Kızım da bizimle yaşıyor. Ama şimdiki eşimle kızım arasında ciddi sorunlar var. Eşim kızımı kaldıramıyor, ona katlanamıyor, yemesine, içmesine, gezmesine, ona alınan kişisel eşyalarına kadar her şeye karışıyor, kızıyor.

Kızım, sebze yemeklerini sevmiyor, onun için aperatif şeyler hazırlıyorum, makarna, patates kızartması gibi...

Onların bile lafını yapıyor. Kızımın rahat ve ne olursa olsun mutlu görünmesi, eşimi çok rahatsız ediyor. Bunu hiçbir şekilde aşamıyoruz...

Kızıma aldıklarım, yedirdiklerim bile problem haline gelmeye başladı.

Kızım da onun bu sevgisizliğinin farkında ve bu yüzden nefret ediyor eşimden. Bir yandan da onu hiç umursamıyor. Kendi odasına kapanıyor.

Ne yapacağımı bilemiyorum... Önerilerinize ihtiyacım var. Aslında boşanmayı düşünüyorum.

Ama çözülebilir bir durum var ise en azından sizden aldığım yardımla belki farklı bir adım atabilirim...

Yazının Devamını Oku

Görücü usulü evlilik yapmalı mıyım

Ailem avukat, yakışıklı ve kibar bir gençle beni görücü usulü evlendirmek istiyor. Aşka önem veren biri olarak bu evliliği yapmalı mıyım?

Ben, aşka önem veren biriyim. 22 yaşındayım ve bir defa sevgilim oldu. Bundan 4 yıl önce yani 18 yaşımdaydım. Önce tanıyıp âşık oldum sonra birliktelik yaşadım. Hatta uzun süre peşimden koştu.
En sonunda sevdim ve artık tam bir aşk yaşıyordum. Bana şiirler bestelerdi. Sürekli ilgilenirdi. Ama birlikteliğimin ne yazık ki sonu, beni aldatmasıyla bitti. Benim de aşka olan inancım bitti.
Ailem de bu durumu biliyor. Şimdi bana görücü usulü bir genç buldular.
Avukat, 24 yaşında, yakışıklı, boylu poslu ve muhafazakar biri.
Yani her kızın aradığı ne varsa onda var. Ben de beğendim. Daha âşık değilim ama konuşuyoruz.
Benim sorunum şu:
Hem onun hem de benim ailem henüz tanışalı 2 hafta olmasına rağmen nişan, düğün muhabbetleri yapmaları. Kendimi baskı altında hissediyorum.

Yazının Devamını Oku

Duygulandıran hikaye

Birkaç ay önce bir okurunuz size “Ölmüş ev” diye bir yazı göndermişti. Yazıyı okuyunca çok duygulanmış ve hatta ağlamıştım. Sizden ricam eğer mümkünse o yazıyı tekrar yayınlar mısınız? Eğer yayınlarsanız ben de kızım Didem Gürkan Güneş’e armağan etmek isterim. Sevgi ve sağlıkla kalın. (Zöhre Varol)

ÖLMÜŞ EV

3 adet ölmüş ev gördüm. Bu sebeple evimdeki lüzumsuz her şeyi vaktiyle dağıtmanın yoluna bakıyorum. Sizin için değerli olan şeylerin başkaları için son derece değersiz olabileceğini bu sayede öğrendim. Vaktiyle dağıtın yoksa geride bıraktıklarınıza çok yük oluyorlar.
Siz hiç ölmüş bir evde kaldınız mı?
Tabaklarının dolaplarında öldüğü, en güzel fincanlarının, gümüş tepsilerinin, kristal bardaklarının raflarında can verdiği bir evde?
Bir ev, içinde yaşayan öldüğü anda ölmez, evin ölümü daha uzun sürer, onun ölümü illa ki daha yavaş ve daha acılıdır.
Açılmaya başlanan çekmeceler ve içindekiler ölür önce...
Gümüş çatal bıçak takımları ve kutu kutu dantel sehpa örtüleri, rahibe işi masa örtüleri ölür. Hiç kullanılmamış olsa bile o çekmecelerde o kutularda yaşayan örtüler, evin sahibi öldükten sonraki “göz atılmalar” sırasında, büyük bir acıyla ölürler... Çekmecesiyle birlikte ölürler; çekmecenin ferforje kulbu, topuzlu anahtarı, üzerindeki camlı büfesi, bir, iki “bakılmadan sonra” ölür...

Yazının Devamını Oku

Kız arkadaşım evlenme teklifi edecekken ayrıldı

Ailemin sorunlarıyla ilgilenmekten kız arkadaşıma yeterince vakit ayıramadım. Tam ona evlenme teklif edeceğim zaman benden ayrıldı. Ama ben onu hâlâ çok seviyorum...

Uzun bir süreden sonra gerçekten birini sevdim.10 aylık bir ilişkimiz oldu. Onunlayken çok mutluydum.
Kız arkadaşımla çok uyumlu olduğumuzu düşünüyordum ve çok seviyordum. Son zamanlarda ailemin sorunlarıyla ilgilenirken ona fazla zaman ayıramadım, farkındaydım.
İstediği sıklıkta buluşamıyorduk, onu her gün arayamıyordum...
Ona ayrıntı vermemiştim ama beni anladığını düşünüyordum ki bir gün moralinin bozuk olduğunu hissettim. “Neyin var” diye sordum, “Bir şeyim yok” dedi. Fakat akşam mesajlaşırken, “Senin bana davrandığın gibi davranıyorum” dedi ve sonrasında benden ayrılmak istediğini söyledi.
Oysa benden ayrılmasaydı 15 gün sonra yani 14 Şubat’ta bundan sonraki ömrünü benimle geçirmesini isteyecektim.
Mesajında “Kararlıyım” dedi ve bitirdi. Ben yine de ikinci bir şans istedim. En azından son defa yüz yüze konuşmak istedim ama o reddetti.
Üstelik beni, ona ulaşabileceğim her kanaldan engelledi. Bütün bunlar gerçekleşeli tam 2 ay olacak.

Yazının Devamını Oku

Benden yaşça büyük sevgilimden ayrıldım

Benden yaşça büyük ve evlenip boşanmış biriyle sevgiliydim. Birbirimizi çok sevmiştik. Ama ayrıldık. Kendimi boşlukta hissediyorum.

22 yaşında hem üniversite okuyan hem de çalışan bir öğrenciyim. Hayatım zorluklarla geçti. Kendimi hep güçlü görürdüm ama anladım ki güçlü olmak diye bir şey yokmuş. Sadece bazı şeylere sabretmekmiş bu güçlü olmanın anlamı.
27 yaşında evlenmiş, boşanmış bir sevgilim oldu. 3 gün önce ilişkiyi bitirdik çünkü son zamanlarda ufak şeylerden kavga ve tartışmalar yaşamaya başladık.
Daha önce de denedik ayrılmayı ama bir şekilde barıştık.
Aynı yerde farklı saatlerde çalışıyoruz. Kendisi benim gibi aile baskısına çok maruz kalan, onlardan kaçmak için genç yaşta berbat bir evliliğe razı olan ve her şeye rağmen kendisini kurtarmış bir insan.
Hâlâ da aile baskısı, geçim sıkıntısı gibi sorunlarla uğraşıyor.
Biz bu ilişkide birbirimizin eksik yönleri tamamlıyorduk.
Hiç kimseyi birbirimizi sevdiğimiz kadar sevmedik. Her şeyin fazlası zarardır, bizi bitiren de bu muydu bilmiyorum...

Yazının Devamını Oku

Ben hamileyim, eşim bekar hayatını özlüyor

Ben 6 aylık hamileyim. Eşim ise çocuk sevinci yaşamak yerine başka heyecanlar peşinde. Gençliğini yaşayamadığını evli olmasaydı neler yapabileceğini anlatıyor. Kendimi çok kötü hissediyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 7 aylık evli, genç bir kadınım. Şu anda da 6 aylık hamileyim.
Severek evlenip, çok isteyerek hamile kaldım. Bebeğimizi benim gibi çok isteyen bir eşe sahibim. Her şey çok yolundayken eşim son 1 aydır değişti.
Sürekli “Evlenmeseydim şunları yapardım, her günümü farklı bir kızla geçirirdim” gibi sözler söylüyor.
Bu da beni çok üzüyor.
Zaman zaman da “Mesleğe atılır atılmaz evlendim, bir genç erkek olarak bütün istediklerimi yapamadım” gibi pişmanlık sözleri duyuyorum.
İlişkimizde cinsel veya duygusal yönden hiçbir ilgiden mahrum olmamasına rağmen bana sürekli etraftaki kızların ilgisini çektiğini söylüyor.
Daha 22 yaşındayız. Birbirimizi uzun yıllardır tanıyoruz. Şimdi tam bebeğimiz olacakken, böyle birden değişmesi beni çok üzüyor. Hem beni sevip hem de şimdi başka bir hayata heveslenmesi, başka kızlara ilgi duyduğunu söylemesi de ayrı bir mesele.

Yazının Devamını Oku

Yuva yıkan kadın konumuna düşmek istemiyorum

Bana eşinden ayrıldığını söyledi. Ama onu biraz araştırınca gördüm ki 1 yıl kadar önce ikinci evliliğini yapmış.

Güzin Ablacığım, derdimi kimseye anlatamıyorum, “yuva yıkan kadın” konumuna düşerim diye...
Ben 41 yaşında, yurtdışında yaşayan, eşinden 7 yıl önce uyuşturucu ve kumar bağımlılığı yüzünden ayrılmış bir kadınım.
Bu ağır sürecin getirdiği yalnızlık duygusuyla, 2016’nın sonbaharında yaşadığım yerde biriyle tanıştım.
Bana eşinden ayrıldığını söyledi. Ama onu biraz araştırınca gördüm ki 1 yıl kadar önce ikinci evliliğini yapmış. Evli olduğunu öğrendikten sonra ondan sürekli kaçtım. Evimin önünde sabahladı, içkili kapıma geldi.
Bir türlü peşimi bırakamadı. Bir yerden sonra ben de dayanamayıp onu kabul ediyordum. 2 sene önce eşi beni öğrenmiş. Sevdiğim adam, ilişkimizi ona benim söylediğimi düşünerek “Şimdi senin yüzünden ona katlanıyorum, her şeyi ayarlamıştım, sen bozdun” dedi ve sessizce gitti.
Sonuçta ben de onu her yerden engelledim.
Ama yine de bana ulaştı. Yeniden bir araya geldik...

Yazının Devamını Oku

Ben bu kadar yükü taşıyamıyorum

Kızıma hissettirmeden yürütmek zorunda olduğum ve kağıt üzerinde kalan bir evliliğim var. Diğer taraftan da hayatıma giren ama sonunu kestiremediğim bir insan... Ben bu kadar yükü taşıyamıyorum.

11 yıllık evliyim ve 7 yaşında bir kızım var. Eşimle anlaşamıyoruz ve 2 yıldır da ev arkadaşı gibi yaşıyoruz.

Buna sadece kızım için katlanıyorum. Eşimle de konuştuk, kızımızın yanında hiçbir şey belli etmiyoruz. Konuştuğum pedagoglar boşanma sürecinin çocuğu daha az etkilemesi için birkaç sene daha beklemem gerektiğini söyledi. Ama ben artık daha fazla dayanamıyorum. 38 yaşındayım ve arkama dönüp baktığımda kızım hariç hayatımda beni mutlu eden bir şey yok.

Hayattan soğudum, hiçbir şeyden zevk almıyorum ve bu şekilde yaşamanın da gereksiz olduğunu düşünmeye başladım.

Bu kadar sene eşime haksızlık etmemek için hayatıma başka kimseyi almadım. Son 1 aydır biri var. O da evli ve benimle aynı yaşta çocuğu var. Malum o da eşiyle sıkıntılı zamanlar geçiriyor.

Ara sıra birbirimizle dertleşirken nasıl olduğunu anlamadan hayatıma girdi. Hâlâ yanlış bir şey yapıp aldatan erkek olmadım.

Fakat karşımdaki kişinin de ilgi ve sevgi gibi eşinde görmediği eksiklerini benimle tamamlıyormuş olmasından endişeleniyorum.

Evet, bazen ileriye dönük programlar yapıyoruz. Gün geliyor benimle çok iyi oluyor, gün geliyor sanki başka biri olup çıkıyor. Bu konuyu kimseyle konuşamıyorum.

Bir taraftan kızıma hissettirmeden yürütmek zorunda olduğum kağıt üzerinde kalan bir evlilik, diğer tarafta hayatıma giren ama sonunu kestiremediğim bir insan var. Ben bu kadar yükü taşıyamıyorum.

Yazının Devamını Oku

İnsanın anne babası bile evlatlarını kandırabilir mi?

Ablam ve ben, evleninceye kadar maaşımızı babamıza verdik. Fakat onlar tüm yatırımı erkek çocuklarına yaptı. Hatta miras kaçırarak, üzerlerindeki her şeyi erkek kardeşimize devretti. Bundan da hiç pişman olmadılar...

Merhaba Güzin Abla, ben 3 çocuğu olan bir ailenin ortanca kızıyım. Ablam ve erkek kardeşim var. Ablam hemşire, 4 yıl boyunca evleninceye kadar maaşını babamıza verdi. Ben de öğretmenim, 9 yıl boyunca yani evleninceye kadar maaşımın büyük bir kısmını babamıza verdim.
Babam bizden bu paraları alırken, “Hepiniz adına yatırım yapıyorum” diyerek evler aldı.
Erkek kardeşim okumadı, babam işte bu parayla ona iş kurdu. Daha sonra babam üzerindeki her şeyi erkek kardeşime satış yoluyla devretti. Kısacası miras kaçırdı.
Ben de şimdi hakkımız olanı alamamanın, kandırılmanın büyük bir kırgınlığını ve üzüntüsünü yaşıyorum.
Üstelik, anne ve babamızın bu duruma hiç üzülmemesi, “Zaten biz oğlumuza yatırım yapıyorduk” diye cevap vermeleri biz iki kız kardeşi yeteri kadar yaralıyor. Anne ve babamız hastalandıklarında, doğal olarak bizden yardım alıyorlar. Fakat ben, anne ve babamı gördükçe öfke duyuyorum ve çok sinirleniyorum. Çünkü onların hiç pişmanlıkları yok.
Bazen yüzlerini görmek dahi istemiyorum. “Sonuçta onlar benim ailem” diyorum, yardımlarına koşuyorum. Sonra büyük bir pişmanlık duyuyorum. Sevgimizi, saygımızı hak etmeyen bir anne ve babamız var.
Sözün özü yaşadığımız toplumda kadın çalışsa da çalışmasa da hep eziliyor sömürülüyor. Hatta bizim durumumuzdaki gibi zaman zaman onları sömüren en yakınları olabiliyor.

Yazının Devamını Oku

Boşanma süresince zulme uğrayan bir erkeğim

Eşim benden ayrılmaya karar verdi. Ardından boşanma sürecini başlatıp tedbir nafakasıyla maaşıma haciz koydurdu. Bu durum erkeklerin yaşım hakkını elinden alıyor.

Merhaba Güzin Abla, kadını önceleyen topyekûn bakış erkeklerin yaşam hakkını elinden alıyor.

Müsaade ederseniz kısaca hikayemi sizinle paylaşıyorum.

Eşimle 1.5 yıl evli kaldık.

Çocuğumuz yok.

Eşim üniversite mezunudur. Ben de kamu kurumunda çalışmaktayım.

Eşim çalışmıyor. 28 yaşındayım, o da 26 yaşında.

Bu kısa bilgiden sonra size boşanma sürecimi anlatmaya çalışacağım.

Eşim evi terk etti. Terk ettiği gün 6284 sayılı kanun müsaade ettiği için darp raporu (beyan esaslı geçici rapor) alarak hakkımda evden uzaklaştırma talebinde bulundu.

Yazının Devamını Oku

Çanakkale Savaşı’nın efsane aşk öyküsü

Çanakkale Savaşı’nda birçok kahramanlık öyküsü anlatıldı. Ama böyle eşsiz bir sevgiyi belki de benim gibi sizler de ilk kez okuyacaksınız...

Ragıp, Selanikliydi. Mustafa Kemal’le akrandı, 1881 doğumluydu. Askeri tıbbiyeden mezun oldu, hekim yüzbaşıydı...

Eğitim için Almanya’ya gönderildi. Görev yaptığı hastanede Erica’yla tanıştı. Hemşireydi, beline kadar örgü sarı saçlı, tipik Alman güzeliydi.

Ragıp’ın aklı başından gitti. Kaçamak bakışlarla kendisini süzen o mavi gözlere kelimenin tam manasıyla vurulmuştu.

Doğrusu Erica da ilk günden gönlünü kaptırmıştı ama mantığı engel oluyordu.

Alman gerçekçiliği ağır basıyordu çünkü ailesi bir Türk’le, bir Müslüman’la evlenmesine asla müsaade etmezdi.

Ayrıca kendisi koyu bir Hristiyan sayılmazdı ama din değiştirmek istemiyordu.

Ragıp dedi ki, “babanı sen bana bırak, dinlerimiz konusunda ise düşündüğün şeye bak. Ben seni böyle sevdim, sen beni böyle sevdin. Birbirimizi neden değiştirelim ki?” Sonra gitti, bir buket çiçekle kapıyı çaldı.

Erica’yı istedi, “Sizi ikna etmek için ne demem gerektiğini günlerce düşündüm, inanın bulamadım. Sadece şunu söyleyebilirim, kızınıza âşığım” dedi.

Yazının Devamını Oku