Paylaş

Bu bel ve boyun kırığından önce çok iyi bir hayatım vardı. Çok güzel çalışıyordum, paramı kazanıyordum. Genç yaşta kendime ev almıştım, arabam vardı. Sonra bunların hepsi gitti, çünkü tedavim çok maliyetliydi.
Doktorlar sadece gözlerimi oynatabileceğimi söyledi, fakat ben hayattan hiç vazgeçmedim. 19 yıldır mücadele ediyorum, çok iyi yerlere geldim. Artık sahibi olduğum hiçbir şey yok, sadece yaşama sevincim var elimde.
Şu anda kötü bir evde yaşıyorum annemle birlikte. Annem 72 yaşında. Güneş yüzü görmüyorum, asla dışarıya çıkamıyorum.Çünkü beni evden üç kişinin çıkarması lazım. Ben de herkes gibi evden çıkmak istiyorum, çalışmak istiyorum, para kazanmak istiyorum. Malulen emekli maaşım var, o da biliyorsunuz çok az, tedavim için asla yetmez.
Hep arkadaşlarım para toplayıp beni tedavilere gönderdi, yıllarca onların sayesinde başardım. Şimdi de yine Moskova’ya geldim, tedavi görüyorum. Yine arkadaşlarım ve arkadaşlarımın arkadaşları para topladı benim için. Ancak toplanan miktar, 1 aylık masrafın karşılığı bile değil.
Buradaki tedavimin 1 aylık masrafı yaklaşık 5 bin dolar.1 ay sonra döneceğim. Yine güneş görmeyen, gökyüzünü görmeyen evde yaşayacağım ve bu beni çok üzüyor.
Tek dileğim herkes gibi bir hayatım olması. Tuvaletime, banyoma kendim gidebileyim, elimi yüzümü kendim yıkayayım, istediğimde dışarı çıkıp gökyüzüne bakayım, kimseye muhtaç olmayayım. Herkes gibi her şeyi yapabileyim, özgür olayım, eskisi gibi çalışabileyim...
İşte bütün arzum bu.
Yine de şükrediyorum. Çünkü sadece gözlerimi kıpırdatabildiğim, parmağımı bile oynatamadığım durumdan, hiç değilse tekerlekli iskemleye oturabilecek duruma gelebildim. Ellerimi kullanabiliyorum.
19 yıldır 19 saniye bile vazgeçmedim mücadelemden. Çünkü kazanmak istiyorum, kazanmalıyım.
Yaşamda başta kendim olmak üzere iyiye, güzele dair her şeyi seviyorum. Çalışmak ve tedavi paramı kazanmak, herkes gibi iyi bir hayat sürmek istiyorum.
Moskova’daki tedavim sürebilirse, bana ayağa kalkıp yürüyebileceğim konusunda umut veriyorlar. Bunun için de desteğe ihtiyacım var. ◊ Pınar Saçıntı
Instagram: PınarSaçıntı @pnar_narsu
YANIT
Pınar’ın öyküsünden örnek alınmalı ve ders çıkarmalı. Bu, 19 yıldır süren bir azmin ve asla vazgeçmeyen bir iradenin öyküsü.
Bazen bana yazan genç kızlarımız, basit bir hayal kırıklığından, kötü giden bir aşk öyküsünden, ailesiyle anlaşamamaları yüzünden ya da sivilceli bir cilt, birkaç kilo fazlalık yüzünden intihar etmekten, hayattan vazgeçmekten söz ediyorlar ya...
İşte Pınar bu gençlere bir ders veriyor.
2006’da Marmaris’te geçirdiği trafik kazasının ardından Pınar’ın hayatı büyük bir drama dönüştü. Evi, arabası, her şeyi olan, neşeli, hayat dolu gencecik bir kadın, bir anda yatağa mahkûm hale geldi. Ama o iyileşebilmek ve doktorlara hayata dönebileceğini ispat etmek için 19 yıldır uğraşıyor.
Pınar Saçıntı, yüreğindeki azimle ve mücadeleci yapısıyla doktorları bile şaşırtıyor. Doktorların “Sadece gözlerini açıp kapatabilir” ve “Hiç ümit yok” dedikleri Saçıntı, fizik tedavi ile ayağa kalkıp yürüyebilmek için aralıksız mücadele veriyor.
Bunun için elindeki avcundaki her şeyini sattı. Şu anda da en son umudu Moskova’da gördüğü ileri düzeydeki tedavi. Onu sevenlerin yardımlarıyla kısa bir süre daha bu tedaviyi sürdürebilecek.
Artık ayaklarının üzerinde durabilmesi için Pınar’ın tedavisinin sürmesi gerekiyor.
Bunun için de elbette yardımsever insanların desteğine ihtiyacı var.
Paylaş