Ona kendimi başka biri gibi tanıttım

Sosyal medyada farklı bir hesap üzerinden birisiyle yazışmaya başladım. Fotoğraf ve bilgiler başkasına aitti. Ama arkadaşlığımız ilerledi, bana âşık oldu. Ona gerçeği açıklayamadığım için ayrıldım. Çok ağladı, ahını aldım. Kendimi nasıl affettireceğimi bilmiyorum.

Merhaba ablacığım, umarım cevaplarsın çünkü derdimi kimselere anlatamıyorum, kendi kendimi yiyorum.

Ben öğretmenlik mezunuyum. Henüz birkaç ay oldu okulum biteli. Yaklaşık 6 ay önce de sosyal medyada biriyle tanıştım. Sohbet ettiğimiz hesap bana ait değildi. Fotoğraflar, bilgiler tamamen farklıydı.

Pek umursamadığım için sohbete bir süre o şekilde devam ettim. Daha sonra ona numaramı verdim. Hâlâ benim başka biri olduğumu sanıyordu. Konuşmalar, sohbetler derken arkadaşlığımız ilerledi. Hiç görmeden benimle ilgili evlilik hayalleri kurmaya başladı.

Açıkçası bu benim de hoşuma gitti, duygularına karşılık verdim.

Bana çok bağlandı, beni çok sevdi.

4 ay böyle devam ettik. Ben gerçeği itiraf etmeden de ayrıldık. Çok ağladı. Resmen duygularıyla oynamıştım. Aradan iki ay geçti, dayanamayıp ona gerçekleri itiraf ettim. “Ahımı aldın, hakkımı kesinlikle helal etmiyorum” dedi.

Çok kötüyüm, günlerdir gözyaşı döküyorum abla... Cesaretsizliğim, aslında hiç olmadığım biri gibi davranmama sebep oldu. Bunu kendime yakıştıramıyorum. Beni seven bir insanın duygularıyla oynadım, ahını aldım.

Sizce ona kendimi nasıl affettirebilirim? Harap oldum abla, bitik durumdayım... Ne olur bana bir akıl ver.

RUMUZ: BEN KÖTÜ BİRİ DEĞİLİM

YANIT

Sevgili okurum, sizleri uyarmak adına tekrarlayıp durduğum bir konu işte yine karşıma çıktı. “İnternet aracılığıyla tanıştığınız kişilere inanmayın, güvenmeyin. Kim olduklarını, gerçek kimliklerini bilemezsiniz.

Karşılarındaki kişiye kendilerini bambaşka biri olarak tanıtabilirler” demez miyim hep?

Seninki de böyle bir örnek. Sırf eğlence olsun diye, sırf hoşça vakit geçirmek için böyle bir arkadaşlığı sürdürmüşsün.

Ama gerçek kimliğin başta olmak üzere sosyal medyadaki her şeyin yalanmış, sahteymiş.

Senin eğlence niyetiyle başladığın bu yazışmalar, karşındaki için aslında çok önemliymiş.

O seni ve yazdıklarını ciddiye almış, sana değer vermiş, sana inanmış, güvenmiş.

Sense onun seni ciddiye aldığını gördüğün halde “sahte yazışmaları” devam ettirmişsin.

Hatta seninle evlilik hayalleri kurmasını bile normal karşılamışsın. İtiraz etmemiş, iş bu raddeye gelmeden gerçeği açıklamamışsın.

Bu durum sanki hoşuna gitmiş, sürdürmekten kaçınmamışsın.

O sana bağlanmış, seni sevmiş, seninle gelecek hayalleri kurmuş. Vazgeçemeyecek hale gelmiş. Senin de sonunda aklın başına gelmiş ama maalesef çok geç kalmışsın.

Hayatını altüst etmişsin bir kere.

Şimdi sana düşen bu insanı yeniden kazanabilmek için gerçek kimliğinle ona yaklaşmak, kendini affettirmeye çalışmaktır. Tabii sen de gerçekten onu sevebileceğine inanıyorsan...

Yoksa unut gitsin, duygularıyla bir daha oynama...

Böye bir hatayı da hayatın boyunca asla tekrarlama...

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Günümüzün yaşlanmayan kadınları

Yaşı ne olursa olsun yaşama tutkusu sönmeyen, “Vakit çok geç” demeyen, hayatı bir şarkı gibi söyleyen, yaşı geçse de ruhu geçmeyen kadınlara bu yazı...



Yaşları ilerleyip torun torbaya karışsalar bile yiyip içtiğine dikkat eden, pantolonuna uyacak bluzu seçen, saçlarını şarap kızılına yahut platin sarısına boyatmakta beis görmeyen, ellerinin üzeri güneşle ve geçen zamanla beneklenip buruşsa da onları özenle kremleyen, cümle sonlarına muzipçe “şekerim” kelimesini ekleyen, hayvanları, çiçekleri ve çocukları sevmekten vazgeçmeyen kadınlar...
Umudunu ve şükrünü asla yitirmeyen, yaşa bağlı ağrı ve sızılar yaşasa da bunu belli etmeyen, bu ağrı ve sızıları yaşamın güzelliklerini ve renklerini görmeye engel meseleler saymayan, yaşam deneyimlerini üstüne başına, gözündeki ışıltıya gülüşüne ve etrafa saçtığı pozitif elektriğe yansıtan kadınlar...
Tevekkülü her şeye sarmalayıp sade ve doğal bir olgunlukla hayatın getirdiklerini kabullenen ama bir kedi teslimiyetiyle uysalca ve sevinçle yaşayan kadınlar...
Onları seviyorum ve onlara baktıkça, yorulup nefeslenmek için oturduğum köşeden dimdik ayağa fırlıyorum.
Bana hayatın parlak ve cilalı kısmını gösteriyor böyle kadınlar. Hayatın her şeye rağmen yaşanılır olduğunu, yaşanmaz olacak kadar zorlayıcı kısımları ise sabır ve metanetle bekleyerek atlatmak gerektiğini, ne olursa olsun can çıkmadan umudun ve koşturmanın bitmeyeceğini ve bitmemesi gerektiğini anlatıyorlar sessiz bir alfabeyle...

Yazının Devamını Oku

Eşim çevresindeki kızlarla flört ediyor

Eşim yanında çalışan kızlara karşı ilgili ve flörtöz. Onun bu davranışlarına karşı ne yapacağımı bilemiyorum...

25 yaşında bir genç kadınım. Eşimle 4 yıl flört ettik, 4 buçuk yıldır da evliyiz. 2 buçuk yaşında bir çocuk annesiyim. Bekarken eşimle aynı iş yerinde çalışıyorduk, yanında çalışan kızlarla çok yakın ve aşırı ilgili hareketlerde bulunduğu için sürekli tartışıyorduk.
Dört yıl boyunca bu böyle devam etti. Sonra dedim ki, “Bu böyle olmaz”... Ben de uzaklaştım ondan. Ama ısrarlı sözleriyle beni ayrılmaktan vaz geçirdi.
Sonuçta evlendik. Her şey iyi gidiyor diye düşünürken geçen akşam eşimin arkadaşlarıyla telefonda konuşmasını duydum.
Eşim, iş yerindeki bir kıza karşı hisleri vardı. Ne yapmalıyım bilmiyorum. Onu ve oğlumu seviyorum. Özünde eşim iyi bir insan ama onun bu tür davranışlarını kaldıramıyorum. Böyle acabalara kapılıp çocuğumun karşısında mutsuz, yıkık bir anne olarak görünmek istemiyorum.
Her an “beni aldatıyor mu, aldatacak mı” diye düşünmekten korkuyorum...
Bilemiyorum abla, kimseye de derdimi anlatamıyorum ve karar veremiyorum.
Lütfen, bana bir yol göster.

Yazının Devamını Oku

Nişanlım çok kıskanç

10 ay sonra evleneceğim nişanlımın kıskançlığından artık yoruldum. Bana oje sürmeyi bile yasakladı. Ne yapacağımı bilemiyorum.

25 yaşında ve bugüne kadar kafamda evlilik fikri yoktu. Bu sene çok ani bir şekilde erkek arkadaşım oldu. Ardından bu durum nişanla sonuçlandı. Şu an nişanlıyım ama doğru mu yaptım yoksa yanlış mı, bilmiyorum.
Üniversite mezunuyum, nişanlım ise lise mezunu ama çalıştığı sektörler gereği girişken, konuşkan, sempatik biri. Tek kusuru aşırı kıskanç.
Askılı bluz giyen, oje, ruj süren, kendine bakmasını seven biriyim...
Daha doğrusu biriydim. Bana bütün askılı, açık kıyafetleri yetmedi ojeyi bile yasakladı.
Nişanlımın aksine insanlara biraz daha mesafeli yaklaşan, bir anda can ciğer olamayan biriyim. Bu da nişanlımın sülalesinde sorun oldu. Akrabaları, “Nişanlın insanlara tepeden bakıyor” diyormuş. Ama inanın öyle biri değilim. Sadece ilk başta yeni tanıdığım insanlarla ya da girdiğim ortamda sıcakkanlı davranamıyorum.
Nişanlıma, “Öyle olmadığımı sen de biliyorsun” dedim ama beni dinlemedi. Onun için aile, akraba ne der kavramları önemli.
Bir diğer konum da kayınvalidem... Her şeye karışmak istiyor. İlla yapmayacağım âdetler, kurallar çıkarmaya çalışıyor. Altın takmayı sevmiyorum ama onlar yüzünden gittiğimiz her düğünde palyaçoya benziyorum.

Yazının Devamını Oku

Bugünkü beslememizin adı Güzin Abla

Rutin hayvan beslemelerimizden birine “Güzin Abla” adını verdik. Umuyoruz ki hayvan hakları yasası çıkar ve hiçbir can sokağa atılmaz.

Güzin Abla, bir hayvanseverim ve ormanlarda düzenli olarak beslemeler yapıyorum. Size daha önce de yazmıştım. Lokantalarda artan yemekleri ormandaki hayvanlar için alıyorum. HAÇİKO Derneği ve Hayvanları Çaresiz ve İlgisizlikten Koruma Derneği mama yardımı yapıyor.
İstanbul’un ormanlarında içler acısı halde ölüme terk edilmiş binlerce köpek var. Çoğu sahipleri tarafından ormana bırakılmış.
Artık yeni yasa çıksın... Hayvan sahibi olmak isteyenler pet shoplardan satın almasınlar, sahiplensinler... Sahiplenenler de onları asla terk etmesin.
Güzin Abla, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nde Kemerburgaz Pirinççi Köyü’nde besleme yapacağımızı duyurmuştuk. HAÇİKO Derneği olarak, size de yazmıştım. Katılmak isteyen hayvanseverlere seslenmiştik.
Siz de köşenizde yazmıştınız, çok teşekkür ediyorum. Sayenizde hayvanseverlerden çok güzel dönüşler sağladık. Ama pandemiden dolayı 2 Ekim-31 Aralık tarihleri arasında bu tür toplantılara yasak geldi.
“Sağlık olsun” dedik ve ben babamla besleme yaptım. Pazar günü rutin beslemelerimizden biri yaptık. Bu beslemeye de “Güzin Abla” adını verdik. Bu beslemeyi yaptığımız sırada bir köpeğimizin yaralı olduğu ihbarı geldi. İBB zabıtalarıyla hemen canımızın yanına gittik. Canımız Pirinççi Köyü’nde havalı tüfekle kasten vurulmuş hem de 4 yerinden.
Cebeci Hayvan Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı. Ne yazık ki dün vefat etti. Kimin vurduğu belli değil. Kamera kayıtlarında da gözükmüyor. Canımız ormanda vuruluyor. Vuran da kaçıyor.

Yazının Devamını Oku

Sevgilisi kardeşimi çıplak fotoğraflamış

Kardeşim saf biri. Durmadan kendine sevgili bulmasından ve onlara hemen kanmasından bıktım.

Güzin Abla, benim bir kız kardeşim var. Kendisi biraz saf, bu yüzden çok kandırılıyor.
Sevgilisi çıplak fotoğraflarını çekmek istemiş. Kardeşim “hayır” diyememiş, kabul etmiş.
Ama bir süre sonra sevgilisi ondan ayrılmış.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra kardeşim bir başkasıyla görüşmeye başlamış, bu yeni sevgilisi de ondan ilginç şeyler istemiş...
Kardeşimin durmadan kendine sevgili bulmasından ve onlara hemen kanmasından bıktım.
Ona öğütler veriyorum, onunla sürekli konuşuyorum ama boşuna...
Beni hiç dinlemiyor...

Yazının Devamını Oku

Erkek arkadaşım beni kullanıyor

Erkek arkadaşım beni kullanıyor ve kendimi çöp gibi hissettirecek davranışlar sergiliyor. Kalbini kırarak ondan ayrılmak istiyorum. Ne yapabilirim?

Ben 19, erkek arkadaşım ise 21 yaşında. 2 ay arkadaşlığın sonunda sevgili olduk, 3 haftadır da birlikteyiz.
Her buluşmamızda ilişkiye giriyoruz.
Beraber olduktan sonra beni hemen eve bırakıyor.
Oysa istiyorum ki bir kafeye gidelim, birlikte bir yerleri gezelim...
Ama gerçekten beraber hiçbir aktivitemiz yok; gezmiyoruz, eğlenmiyoruz.
Sadece cinsel ilişkiye giriyoruz. İlişki yaşamaya başlamadan önceki süreçte çok ilgiliydi ve her dakika mesaj yazar, arar sorardı.
Bana çok nazik davranırdı, şimdi ise geç cevap yazmalar, ilgisiz tavırlar...

Yazının Devamını Oku

Bir kalbe iki kişi sığar mı

Sevdiğim kız her ayrılığımızda eski sevgilisine dönüyordu. Ondan ayrılınca da tekrar bana... Sonunda “Neden bunu yapıyorsun” diye sordum. “Keşke ikinizle de olabilsem, ikinizle de evlenebilsem” diye yanıt verdi.

Merhaba Güzin Abla, umarım iyisinizdir ve hep iyi olursunuz...
Ben 30 yaşında bir adamım, yaklaşık 2 yıl birlikte olduğum bir kız vardı. Bu kız, benden önce kendinden 12 yaş büyük ve zengin bir adamla ilişki yaşamış... İlişkileri bir dargın bir barışık sürmüş...
Yine ayrı oldukları bir dönemde biz tanıştık. Bir süre sonra beni sevmeye başladığını söyledi.
Ama ben ona bir türlü inanamıyordum, hep aklında eski sevgilisinin olduğunu düşünüyordum. Belki bir umutla, onu unutur ve beni sever diye bekliyordum ama öyle olmadı.
Biz de bir ayrılıp bir barışıyorduk ve her ayrılığımızda eski sevgilisine gidiyordu.
Onunla ayrıldığında ise bana geliyordu.
Bunları bile bile ben onu sevmeye devam ediyordum.

Yazının Devamını Oku

Güzin Abla’dan dert tarifesi!

7 Ekim Çarşamba akşamı Show TV Ana Haber Bülteni’nde benim adım kullanılarak bir haber yayınlandı.

Antalya’da konfeksiyon mağazası işleten bir kadın, müşterilerinin dertlerini dinliyormuş.
“Güzin Abla’dan dert tarifesi” anonsuyla yayınlanan haberde; bu kadının müşterilerinin eşlerinden, ailelerinden, çoluk çocuklarından dert yandıkları, bu kişinin onlara Güzin Abla’lık yaptığı ama bundan da çok sıkıldığı ve bu yüzden dertlere göre bir fiyat tarifesi hazırlayıp bunu mağazasının girişine astığı belirtiliyordu.
Show TV spikeri tarafından “Mahallenin Güzin Abla’sı artık konu komşunun dertlerini dinlemekten yoruldu, bıktı” şeklinde anons edilen haberde fiyat tarifesi de “Güzin Abla” adı kullanılarak ekrana yansıtıldı.
Bu haber beni çok rahatsız etti. Ailemden, eşim dostumdan telefonlar aldım.
Kimi çok önemsemedi, kimi köşemin adının bu şekilde yayınlanmasından çok büyük üzüntü duyduğunu söyledi. Sonuçta rezil oldum.


Yazının Devamını Oku

İlişkimizde Türkan Şoray kanunları uyguladım

2 aylık ilişkimde Türkan Şoray kanunlarını uygulamayı ihmal etmedim. Sonunda da onunla yakınlaşmak istemediğimden ayrıldım. Buna rağmen neden hâlâ aklımdan çıkmıyor?

Köşenizi okurken benim de bir gün size yazacağım aklıma gelmemişti. Üniversite üçüncü sınıfa geçtim ve geçtiğimiz dönem okul dışında çalıştığım kurumda biriyle tanıştım. Benden 7 yaş büyüktü. Hoşuma gidiyordu ve bir bahaneyle mesaj atıp konuşmayı başlattım.
İlk kez biriyle görüşüyordum ve deneyimsizdim ama bir yandan da Türkan Şoray kanunlarımı uygulamayı ihmal etmedim. Onu beğeniyorum, seviyorum ama bir yanım da geriliyor ve ondan kaçmak istiyor. Onunla yakınlaşmak istemiyorum... Seviyorum ama sanki sevmiyor gibiyim de...
Onunla gerçek bir ilişkiye başlamak istemiyorum.
Görüşmeye başlayalı 2 ay olmuştu henüz ama ayrılmak istediğimi söyledim. Birkaç kez şansını denedi ama pas vermedim. Yine de hâlâ aklımdan çıkmıyor. Nasıl davranacağımı bilmiyorum. O da hâlâ benimle görüşmek istiyormuş diye duydum.
Şu an ayrı şehirlerdeyiz, ona yazıp yazmamakta çok kararsızım. Kriterlerime hiç uymayan biri aslında ama kalbim de hâlâ ona kaynıyor.
Bir yandan da düşünüyorum; yaşına rağmen hayatta ne istediğini henüz bulamamış biri, benim aksime entelektüel bir yanı da yok. Anneme anlatsam “boş ver” der, kestirip atar. Sen bir akıl ver lütfen...
◊ Rumuz: Karmakarışık

YANIT

Yazının Devamını Oku

Asker sevgilisi olmak

Okurlarım askerlik döneminde sevdiklerinin değiştiğinden söz ederek çok fazla e-mail atıyor. Hemen hepsi de ilgisizlikten yakınıyor... Aslında bu çok normal ama bunu onlara anlatmam lazım.

İlgi göstermiyor
Sevgilimle yaklaşık 4 yıldır beraberiz. Birkaç ay önce askerden geldi. Askere gitmeden önce o kadar ilgiliydi ki sürekli sevdiğini dile getirir, hissettirirdi. Askerden geldikten sonra artık çok nadir dile getirmeye başladı.
“Askerden geldim, sorumluluklarım var” diyor. Sevdiğini biliyorum, yanındayken o kadar güzel davranıyor ki... Ama ben artık benimle ilgilensin istiyorum.
Bunu dile getirdiğimde “Artık bana güvenmiyor musun, sevgime inanmıyor musun?” diyor. Eskiden onu çok kırıp hayal kırıklığına uğratmıştım.
Acaba sevgisini gösterdiğinde şımaracağımı mı düşünüyor? Askerden geldi, hemen işe başladı. Yoksa onu biraz rahat mı bırakmalıyım? Abla nasihatına gerçekten çok ihtiyacım var. ◊ Rumuz: Çok üzülüyorum

Dönüş stresi
ne kadar sürer?

Güzin Abla, sevgilim askerden geldiğinden beri çok değişti. Şu an konuşmuyoruz, “Bir şey mi oldu?” diyemiyorum bile çünkü strese giriyor. Bu süreç ne zamana kadar sürer? Askerden geldiğinden beri hâlâ tam anlamıyla kavuşamadık. Yazdığım mesajlara cevap vermiyor. Gitmeden önce çok iyiydik. Şimdi ya problem yaratıyor ya da bilmediğim bir şey var kafasında. Ne zaman düzeleceğiz? Benim onu askerlik süresince beklememin karşılığı bu mu? Tamam, askerlik dönüşü bir sorun olacağını tahmin ediyordum ama bu kadarını beklemiyordum. ◊ Rumuz: Ya sabır

Yazının Devamını Oku

Annem babamı aldatıyor

Annemle babamın arası uzun zamandır iyi değil. Annemin hareketlerinden dolayı gizlice telefonuna baktığımda başka bir adamla mesajlaştığını gördüm. Ne yapacağım ben şimdi?

Sevgili Güzin Abla, 17 yaşındayım ve 10 yaşında bir kardeşim var. Yaklaşık iki aydır annemin bazı hareketlerinden şüpheleniyordum.
Örneğin tek başınayken odasının kapısını kilitliyordu.
Odaya girdiğimde ise telefonu kulağından indiriyordu.
İş adı altında telefonunda kayıtlı numaradan aramalar geliyordu.
Ben hep şüphelendim ama haklı çıkmaktan korktuğum için defalarca şansım olmasına rağmen öğrenmek istemedim.
Ailemiz de yaklaşık beş sene önce büyük bir kavga atlatmıştı.
Amcalar, halalar, dedeler işin içindeydi ve bir yıl boyunca annemle babamın arası iyi değildi.

Yazının Devamını Oku

Eşimle her şey bitti mi?

Eşimle yaşadığım bir kavga sonrası evi terk ettim. Bana, “Her şey bitti, dava açtım” diyor ama ortada bir dava yok. Söyledikleriyle yaptıkları bir değil. Ne yapmalıyım?

Eşimle 1 ayı aşkındır ayrı evlerde yaşıyoruz. O annesinin yanında, ben annemin yanında... Şiddetli tartışmalarımız vardı. Dayanamayıp annemin evine geldim. Ve bu sürede evimizle ilgili konular dışında görüşmedik. Bu şekilde de sadece iki üç kez görüştük, o da telefonda.
Her seferinde tartıştık. Bana, “Artık her şey bitti. Dava açtım” diyor ama ortada dava mava yok; araştırdım. Aktif kullandığı sosyal medya hesaplarında hâlâ fotoğraflarımız duruyor.
Barışmayı teklif ettim, “aramızı düzeltelim” dedim ama “kafama silah dayasalar yine de bitti” diyor. “Sevgin bitti mi?” dedim “Evet, bitti” dedi.
7 aylık bir çocuğumuz var ve ona o kadar düşkündür ki onu bile bir kere arayıp sormadı. “Çocuğunu özlemedin mi?” diye sordum “Özlemedim” dedi ama sonra da her gün hıçkıra hıçkıra ağladığını söyledi. Valizimi alıp çıkmam çok dokunmuş galiba ona.
Ablacım söyledikleriyle yaptıkları tezat değil mi?
Dava kesinlikle yok, adliyeye, avukata sordum, “Açılmış bir dava yok” dediler.
Ve sosyal hesaplarındaki fotoğraflarımız, daha önceki yazışmalarımız hep duruyor.

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin sözleri yalanmış

3 yıldır birisiyle birlikteydim. Meğer her sözü yalanmış. Evli ve çocuğu olduğunu olduğunu öğrendim mesela... Ama onu hâlâ seviyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 23 yaşında genç bir kızım. 3 yıldan beri birisiyle beraberdim. Bu adam bana hep yalan söyledi.
Önce evli olduğunu öğrendim. Affettim, çünkü seviyordum.
Mesleğini farklı biliyordum. Şirket sahibi olduğunu, işyerinin nerede olduğunu da buldum. Bir gün beni bir kadın aradı ve eşi olduğunu söyledi. Eşiyle ilişkimin ne boyutta olduğunu öğrenmek istedi, telefonu yüzüne kapadım.
Olay büyüdü, devreye annem girdi. Annem kadını bulup konuşmuş, her şeyi anlatmış.
Bir gün onları ailece gördüm. Yanlarına yaklaşıp çocuğunu sevdim, beni karşısında görünce şoke oldu. Ben de çok kötü oldum.
Ama annem devreye girince benim bir oyun oynadığımı, onu eşinden ayırmak için bir plan hazırladığımı sandı.
Oysa annemin konuşmasından haberim yoktu. Bana inanmadı ve benden ayrıldı. Ben de beni bırakmasın, ayrılmasın diye telefon açıp “hamileyim” diye yalan söyledim ama inanmadı. Ben de elimi eteğimi çektim.

Yazının Devamını Oku

Ailemiz çocuk için baskı yapıyor

Biz 2 senedir evliyiz. İlk sene çocuk düşünmedik fakat 2’nci senemizde olmayınca doktora gittim. Doktor, vajinal akıntı, kuruluk ve mantar olduğunu söyledi.

Bir fitil ve pomat önerdi. Fakat fitili kullanmadım, hâlâ akıntım var. İlişki sırasında da ağrı oluyor.
Üstelik kızlık zarımın da bozulup bozulmadığından emin değilim.
Çünkü bozulduğuna dair tek bir belirti oluştu, o da 3 gün süren kanamam. Onun dışında hiçbir belirti hissetmedim.
Şu an yine doktora gitmek istiyorum ama ne diyeceğimi, durumu nasıl açıklayacağımı bilemiyorum.
Aileler de çocuk için aşırı bir baskı yaratıyor üzerimizde, bu yüzden de çok stresliyiz.
◊ Rumuz: Hamilelik

YANIT

Önce doktorun önerilerini uygulamadığın için hatalısın. Mantar, vajinal kuruluğa da yol açabilen tahriş nedeniyle de ilişki sırasında acı veren ciddi bir rahatsızlıktır. Doktorun eşine de tedavi uygulaması gerekirdi.

Yazının Devamını Oku

İkiz bebek annesine mektup

Köşenizde geçtiğimiz günlerde yayınlanan ikiz bebek annesinin “Kendimi tükenmiş hissediyorum” yazısını gözlerim yaşlı bir şekilde okudum. Bir ikiz annesi olarak kendisine bazı önerilerim olacak.

Çarşamba günü bir ikiz annesinin “Kendimi tükenmiş hissediyorum” yazısını gözlerim yaşlı bir şekilde okudum. Ben de yaklaşık aynı aylarda ikiz bebek annesi olarak ona yazmak istedim. Biz de eşimle çocuk istiyorduk, uzun yıllar süren çok zahmetli ve bir o kadar masraflı tedavi süreçleri sonunda ikizlerimiz oldu.
Okurunuzun bu sorunları aynen yaşadığını düşünerek paylaşmak istedim... İlk aylarda bölük pörçük olmak üzere toplamda 2-3 saati geçmezdi gece uykularım. Bebekleri kucağımda taşımaktan kaynaklı sırt ve bel ağrılarım cabası...
Büyüdükçe uykularımız biraz düzene girse de bu sefer yemek problemleri çıktı. Onlara mama yedirmek için saatlerce uğraşmak zorunda kalıyordum. Ayrıca artan hareketleri nedeniyle sürekli düşmeler, kalkmalar ve hatta birbirlerine vurmalar başladı.
Bir anne olarak hem ev işlerini yürütmek hem de ikiz çocuklara bakmak, onları layıkıyla yetiştirmek gerçekten çok ama çok zor. Okurunuz şimdiye kadar çocuklarını yardımsız yetiştirmekle mucizevi bir iş yapmış! Ben bu güçlü anneyi gönülden kutluyorum.
Kendisine şunları söylemek istiyorum: Doğum sonrası ilk aylar en zor zamanlarımızdı. En zor zamanlar geçti, yavaş yavaş kolaylaşacak.
Ama bunca istek ve uğraş sonrası ikizlerime kavuşup onları canımdan çok sevsem de dayanamadığım, tükendiğimi hissettiğim zamanlar çok...
Ama lütfen, Güzin Abla’nın da çok haklı olarak size söylediği gibi eşinizle ve aileniz, yakın akrabalarınızla son derece açık konuşun, ruh halinizden bahsedin. Onlardan teklif gelmediyse de haftada birkaç saat bile olsa siz onlardan açıkça destek isteyin, çekinmeyin.

Yazının Devamını Oku

Babamdan şiddet görüyorum

Küçük yaşlardan beri yaşadığım şiddet yüzünden ciddi psikolojik sorunlarım var. Babamdan şiddet görüp ağır küfürler işitiyorum. Şimdi de okulu bırakıp evlenmemi istiyor. Ne yapmalıyım?

Annem ve babam küçüklüğümden beri sürekli kavga ediyor. Babam baskıcı ve otoriter bir insandır. Annem ise saf biri. Annem, onca yıldır kendisine yapılan şiddete karşı hiç tepki göstermedi. Ben hep ortada kalan kişi oldum. İkisi de egolarından çocuklarını görmüyor. Onlar yüzünden özgürlüğüne düşkün ve agresif bir insan oldum.
20 yaşında üniversiteli bir genç kızım. Çalışıyordum fakat pandemiden dolayı şu anda işsizim.
Babamın bana kavga sırasında söylediği aşağılayıcı küfürler ve “gırtlağını keseceğim” gibi korkunç tehditler yüzünden psikolojim bozuk. Ayrıca daha bugün boğazımı sıkarak beni duvara dayadı.
Küçüklüğümden beri yaşadığım baskılardan dolayı çok ciddi sorunlarım var. Aslında bütün ailem de aynı durumda. Ben bu durumda ya evden kaçıp gideceğim ya da babamı şikayet edeceğim. Artık bu evde durmak istemiyorum.
Kendimi hapishanede gibi hissediyorum. Bana verdikleri üç kuruşluk harçlığın bile hesabını yapıyorlar ki hiçbir zaman onlardan para istemem. Ne yapacağımı hiç bilmiyorum... Babam son zamanlarda zorla kendi işyerinde çalıştırıyor.
Bütün arkadaşlarımla iletişimimi kesmemi istiyor. Okulu bırakıp evlenmemi de istiyor.
Ben sadece bir şeye izin alma gereği duymadan, şiddet görmeden, hakaret işitmeden, kendi hayatımı yaşamak ve okuluma gitmek istiyorum.

Yazının Devamını Oku

Kendimi tükenmiş hissediyorum

İkiz bebeklerim 21 aylık. Onları çok seviyorum ama artık tek başıma yetemiyorum. Psikolojik olarak kendimi tükenmiş hissediyorum.

Nereden başlayacağımı, kendimi nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Bildiğim tek şey artık kendimi iyi hissetmediğim. İkiz bebek annesi genç bir kadınım.
İkizlerim 21 aylıklar ama ben zaman zaman dayanamayıp onlara bağırıyorum maalesef.
Bana yardım edecek hiç kimse yok, zaten bu zamana kadar da kendim büyüttüm çocuklarımı.
Eşim işten eve, evden işe pek bir faydası olmaz bebek bakımında. Maddi durumumuz da çok iyi değil. Yardımcı tutamıyorum. Tek başıma artık yetemiyorum sanırım ve bunu bilmek beni çok üzüyor.
Psikolojik olarak tükenmiş hissediyorum... Çocuklarımı çok seviyorum ama tahammülüm kalmadı.
İnanın iki çocukla birden ilgilenmek gerçekten çok zor, asla isyan etmiyorum çünkü çocuk sahibi olmak isteyip olamayan pek çok insan var.
Aslında onlara bağırmak istemiyorum, sinirlenmek istemiyorum, ağlamak istemiyorum, sakin kalmak istiyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum...

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin baskısından kurtulamıyorum

Sevgilim her şeyime karışıyor ve her şeye o karar veriyor. Aksi halde beni terk etmekle tehdit ediyor. Ailem çok büyük baskı ve kısıtlama altında olduğumu söylüyor. Ne yapmalıyım?

Sevgili Güzin Abla, 23 yaşındayım. Kız arkadaşımla 2 senedir güzel giden bir beraberliğimiz var.
Onu sonsuz seviyorum fakat tanıştığımızdan bu yana sürekli bana baskı yapıyor, bir şeylerden vazgeçmemi istiyor.
Hobim olan fotoğrafçılıktan ailem ile görüşmemden, film izlememden, erkek arkadaşlarımla buluşmamdan 40 yılda bir izlediğim maça kadar.
Giydiklerime, yiyeceğim yemeğe her şeye, her zaman kendisi karar veriyor. Eğer karşı çıkarsam beni terk etmekle tehdit ediyor. İster istemez ben de onun istediği gibi bir hayat yaşamaya başladım.
Ne arkadaşım, ne de izlediğim kendi zevkime uygun bir film veya hobim kaldı.
Öyle ki yalnızca onun izin verdiği kadar yaşayabiliyorum ama kendisi her istediğini izliyor, her istediğini yapıyor veya arkadaşları ile buluşuyor.
Instagram hesabım vardı, şifresini o da biliyordu.

Yazının Devamını Oku