Köpeğimiz Nero için adalet istiyoruz

Oğlum Nero’yu silahla boğazından vuranlar, artık cezalarını çekmeli. Hayvanlar mal olmaktan çıkmalı ve kanunla bir can olarak yanımızda yer almalı.

Sokakta tek başına yaşam mücadelesi verirken tanışmıştık oğlumla. Tanışmamızdan kısa süre önce sağlık nedenleriyle kaybettiğim köpeğimin adını ona vermiştim.
Hem Nero’yu onda yaşatmış, hem de yeni tanıştığım Nero’mu pamuklara sararak büyütmüştüm.
Evden uzaklaştığımda 3 köpeğimin de düzenini bozmamak için onları üst komşularımız sevgili Önal ve Özdemir ailelerine emanet ederdim.
25 Temmuz’da saat 17.50 sularında anne-kız Beyhan-Hilal Özdemir üç köpeğimizi gezdirmek ve beslemek için evimize geliyor.
Önce Hilal ve oğlum Nero boş sokakta yürüyüşe çıkıyor. Kimseye hiçbir zararları yok.
Sonra anne Beyhan Özdemir, diğer iki köpeğimizle yürüyüşe çıkarıyor. Komşumuz da anne ve yürüyüşe çıkardığı köpeklerimize sataşıyor.
Tasmalı olan köpeğimizi dikkatli tutmasını söylüyor. Anne Özdemir, komşumuzun üzerine yürüyen halinden ve söylemlerinden tedirgin olup hızla uzaklaşıyor. Komşumuz orada daha çok bileniyor ve sonrası malum... Nero’m Hilal Özdemir’le yürüyüşten dönüyor. Komşular, sokakta küçücük çocuklarıyla bekliyor. Güya benim oğlum onları ısırıyor.
Komşularımıza sesleniyorum: Siz, benim oğluma saldırdınız. . Hakaretler, küfürler ettiniz. Siz, bir genç kadına olası kast ile ateş ettiniz. Siz, evimde yokken bunu fırsat bilip benim konutumun dokunulmazlığını ihlal ettiniz.
Evimin bahçe kapısını kırarcasına zorlayarak açtınız, kendi evimin kapısını, oğlumun kafasına vurdunuz. Oğlumu yerlerde çekiştirdiniz, sürüklediniz. Bunların hepsini 2 yaşındaki çocuğunuz arkanızda korkudan ağlarken yaptınız.
Benim patili kahramanım, benim olmadığım zamanda başta ona emanet ettiğim evimi, ona emanet ettiğim genç kadını ve onu hırpaladığınızdan kendisini koruyarak birinizi dizinden ısırmak zorunda kaldı.
Durun ve evinden çıkın diye, bir genç kadını öldürmeyin diye. Nero’mun ısırması, silahla boğazından vurulmasıyla aynı anda oluyor. Siz planınızı çoktan yapmışsınız, bu oldukça açık.
Oğlumun patili bir kahraman olduğu, yaptığınız her zorbalığa gösterdiği direnç açık.
Toplum için tehdit olan bu tip insanlarla aynı yerde nefes aldığımız artık yeter. Bu vahşete artık dur diyelim. Hayvan hakları özel kanunla korunmalı, mal olmayan canların artık bir kanunu olmalı.
Hayvanlara karşı işlenen suçlar sahipli sahipsiz hayvan ayrımı gözetmeksizin Kabahatler Kanunu’na değil Türk Ceza Kanunu’na tabi olmalı. Kampanyama destek vermeniz ve paylaşmanız dileğiyle.
Deniz Şenocaklı Özula

Köpeğimiz Nero için  adalet istiyoruz

YANIT

Türk Ceza Kanunu’nda hayvanlara karşı işlenen suçlar, “Mala zarar verme” başlığı altında yer alıyor.
Yani TCK hayvanları can olarak değil, mal olarak görüyor.
Hayvanlara karşı suç işleyen kişilere sadece idari para cezası verilebiliyor.
Nero’nun cinayeti bize 2017 yılında Tanem Sivar Dirvana ve Edhem Dirvana çiftinin çok sevgili köpekleri, Django ve Pamuk’un cinayetini hatırlattı.
O zamandan beri yeni bir yasanın çıkmasını ve hayvan cinayetlerine karşı hapis cezasının onaylanmasını bekliniyor. Bu arada sayısız masum dostumuz katledildi, tecavüze uğradı, yakıldı bıçaklandı, boynundan ağaca asıldı, karınları deşildi. Ama hayvan dostlarımızın haklarının gerçekten korunduğu bir yasanın yürürlüğe girmesi hep ertelendi.
Vahşi hayvan cinayetleri bize hayvan hakları kanununda artık mutlaka ciddi bir değişiklik yapılması gerektiğini işaret ediyor. Bu değişiklik hayvanlara eziyet eden, onları öldüren ya da tecavüz edenlere karşı uygulanacak ciddi cezalar olarak ele alınmalı.
Bugünkü durumda hayvana yapılan eziyet ya da cinayetler, sadece kabahatler kanununa göre cezalandırılıyor.
Bu da birkaç yüz liralık caydırıcılığı olmayan para cezalarını geçmiyor.
Çünkü hayvanlar hali hazırdaki yasalara göre sokakta bulunan eşya şeklinde telakki ediliyor.
Yok edilmeleri bu yüzden önemsenmiyor. Ama insanlar o kadar vahşileşti ki daha fazla bekletilmeden bu yasa mutlaka değişmeli.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Bugünkü beslememizin adı Güzin Abla

Rutin hayvan beslemelerimizden birine “Güzin Abla” adını verdik. Umuyoruz ki hayvan hakları yasası çıkar ve hiçbir can sokağa atılmaz.

Güzin Abla, bir hayvanseverim ve ormanlarda düzenli olarak beslemeler yapıyorum. Size daha önce de yazmıştım. Lokantalarda artan yemekleri ormandaki hayvanlar için alıyorum. HAÇİKO Derneği ve Hayvanları Çaresiz ve İlgisizlikten Koruma Derneği mama yardımı yapıyor.
İstanbul’un ormanlarında içler acısı halde ölüme terk edilmiş binlerce köpek var. Çoğu sahipleri tarafından ormana bırakılmış.
Artık yeni yasa çıksın... Hayvan sahibi olmak isteyenler pet shoplardan satın almasınlar, sahiplensinler... Sahiplenenler de onları asla terk etmesin.
Güzin Abla, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nde Kemerburgaz Pirinççi Köyü’nde besleme yapacağımızı duyurmuştuk. HAÇİKO Derneği olarak, size de yazmıştım. Katılmak isteyen hayvanseverlere seslenmiştik.
Siz de köşenizde yazmıştınız, çok teşekkür ediyorum. Sayenizde hayvanseverlerden çok güzel dönüşler sağladık. Ama pandemiden dolayı 2 Ekim-31 Aralık tarihleri arasında bu tür toplantılara yasak geldi.
“Sağlık olsun” dedik ve ben babamla besleme yaptım. Pazar günü rutin beslemelerimizden biri yaptık. Bu beslemeye de “Güzin Abla” adını verdik. Bu beslemeyi yaptığımız sırada bir köpeğimizin yaralı olduğu ihbarı geldi. İBB zabıtalarıyla hemen canımızın yanına gittik. Canımız Pirinççi Köyü’nde havalı tüfekle kasten vurulmuş hem de 4 yerinden.
Cebeci Hayvan Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı. Ne yazık ki dün vefat etti. Kimin vurduğu belli değil. Kamera kayıtlarında da gözükmüyor. Canımız ormanda vuruluyor. Vuran da kaçıyor.

Yazının Devamını Oku

Sevgilisi kardeşimi çıplak fotoğraflamış

Kardeşim saf biri. Durmadan kendine sevgili bulmasından ve onlara hemen kanmasından bıktım.

Güzin Abla, benim bir kız kardeşim var. Kendisi biraz saf, bu yüzden çok kandırılıyor.
Sevgilisi çıplak fotoğraflarını çekmek istemiş. Kardeşim “hayır” diyememiş, kabul etmiş.
Ama bir süre sonra sevgilisi ondan ayrılmış.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra kardeşim bir başkasıyla görüşmeye başlamış, bu yeni sevgilisi de ondan ilginç şeyler istemiş...
Kardeşimin durmadan kendine sevgili bulmasından ve onlara hemen kanmasından bıktım.
Ona öğütler veriyorum, onunla sürekli konuşuyorum ama boşuna...
Beni hiç dinlemiyor...

Yazının Devamını Oku

Erkek arkadaşım beni kullanıyor

Erkek arkadaşım beni kullanıyor ve kendimi çöp gibi hissettirecek davranışlar sergiliyor. Kalbini kırarak ondan ayrılmak istiyorum. Ne yapabilirim?

Ben 19, erkek arkadaşım ise 21 yaşında. 2 ay arkadaşlığın sonunda sevgili olduk, 3 haftadır da birlikteyiz.
Her buluşmamızda ilişkiye giriyoruz.
Beraber olduktan sonra beni hemen eve bırakıyor.
Oysa istiyorum ki bir kafeye gidelim, birlikte bir yerleri gezelim...
Ama gerçekten beraber hiçbir aktivitemiz yok; gezmiyoruz, eğlenmiyoruz.
Sadece cinsel ilişkiye giriyoruz. İlişki yaşamaya başlamadan önceki süreçte çok ilgiliydi ve her dakika mesaj yazar, arar sorardı.
Bana çok nazik davranırdı, şimdi ise geç cevap yazmalar, ilgisiz tavırlar...

Yazının Devamını Oku

Bir kalbe iki kişi sığar mı

Sevdiğim kız her ayrılığımızda eski sevgilisine dönüyordu. Ondan ayrılınca da tekrar bana... Sonunda “Neden bunu yapıyorsun” diye sordum. “Keşke ikinizle de olabilsem, ikinizle de evlenebilsem” diye yanıt verdi.

Merhaba Güzin Abla, umarım iyisinizdir ve hep iyi olursunuz...
Ben 30 yaşında bir adamım, yaklaşık 2 yıl birlikte olduğum bir kız vardı. Bu kız, benden önce kendinden 12 yaş büyük ve zengin bir adamla ilişki yaşamış... İlişkileri bir dargın bir barışık sürmüş...
Yine ayrı oldukları bir dönemde biz tanıştık. Bir süre sonra beni sevmeye başladığını söyledi.
Ama ben ona bir türlü inanamıyordum, hep aklında eski sevgilisinin olduğunu düşünüyordum. Belki bir umutla, onu unutur ve beni sever diye bekliyordum ama öyle olmadı.
Biz de bir ayrılıp bir barışıyorduk ve her ayrılığımızda eski sevgilisine gidiyordu.
Onunla ayrıldığında ise bana geliyordu.
Bunları bile bile ben onu sevmeye devam ediyordum.

Yazının Devamını Oku

Asker sevgilisi olmak

Okurlarım askerlik döneminde sevdiklerinin değiştiğinden söz ederek çok fazla e-mail atıyor. Hemen hepsi de ilgisizlikten yakınıyor... Aslında bu çok normal ama bunu onlara anlatmam lazım.

İlgi göstermiyor
Sevgilimle yaklaşık 4 yıldır beraberiz. Birkaç ay önce askerden geldi. Askere gitmeden önce o kadar ilgiliydi ki sürekli sevdiğini dile getirir, hissettirirdi. Askerden geldikten sonra artık çok nadir dile getirmeye başladı.
“Askerden geldim, sorumluluklarım var” diyor. Sevdiğini biliyorum, yanındayken o kadar güzel davranıyor ki... Ama ben artık benimle ilgilensin istiyorum.
Bunu dile getirdiğimde “Artık bana güvenmiyor musun, sevgime inanmıyor musun?” diyor. Eskiden onu çok kırıp hayal kırıklığına uğratmıştım.
Acaba sevgisini gösterdiğinde şımaracağımı mı düşünüyor? Askerden geldi, hemen işe başladı. Yoksa onu biraz rahat mı bırakmalıyım? Abla nasihatına gerçekten çok ihtiyacım var. ◊ Rumuz: Çok üzülüyorum

Dönüş stresi
ne kadar sürer?

Güzin Abla, sevgilim askerden geldiğinden beri çok değişti. Şu an konuşmuyoruz, “Bir şey mi oldu?” diyemiyorum bile çünkü strese giriyor. Bu süreç ne zamana kadar sürer? Askerden geldiğinden beri hâlâ tam anlamıyla kavuşamadık. Yazdığım mesajlara cevap vermiyor. Gitmeden önce çok iyiydik. Şimdi ya problem yaratıyor ya da bilmediğim bir şey var kafasında. Ne zaman düzeleceğiz? Benim onu askerlik süresince beklememin karşılığı bu mu? Tamam, askerlik dönüşü bir sorun olacağını tahmin ediyordum ama bu kadarını beklemiyordum. ◊ Rumuz: Ya sabır

Yazının Devamını Oku

Annem babamı aldatıyor

Annemle babamın arası uzun zamandır iyi değil. Annemin hareketlerinden dolayı gizlice telefonuna baktığımda başka bir adamla mesajlaştığını gördüm. Ne yapacağım ben şimdi?

Sevgili Güzin Abla, 17 yaşındayım ve 10 yaşında bir kardeşim var. Yaklaşık iki aydır annemin bazı hareketlerinden şüpheleniyordum.
Örneğin tek başınayken odasının kapısını kilitliyordu.
Odaya girdiğimde ise telefonu kulağından indiriyordu.
İş adı altında telefonunda kayıtlı numaradan aramalar geliyordu.
Ben hep şüphelendim ama haklı çıkmaktan korktuğum için defalarca şansım olmasına rağmen öğrenmek istemedim.
Ailemiz de yaklaşık beş sene önce büyük bir kavga atlatmıştı.
Amcalar, halalar, dedeler işin içindeydi ve bir yıl boyunca annemle babamın arası iyi değildi.

Yazının Devamını Oku

Eşimle her şey bitti mi?

Eşimle yaşadığım bir kavga sonrası evi terk ettim. Bana, “Her şey bitti, dava açtım” diyor ama ortada bir dava yok. Söyledikleriyle yaptıkları bir değil. Ne yapmalıyım?

Eşimle 1 ayı aşkındır ayrı evlerde yaşıyoruz. O annesinin yanında, ben annemin yanında... Şiddetli tartışmalarımız vardı. Dayanamayıp annemin evine geldim. Ve bu sürede evimizle ilgili konular dışında görüşmedik. Bu şekilde de sadece iki üç kez görüştük, o da telefonda.
Her seferinde tartıştık. Bana, “Artık her şey bitti. Dava açtım” diyor ama ortada dava mava yok; araştırdım. Aktif kullandığı sosyal medya hesaplarında hâlâ fotoğraflarımız duruyor.
Barışmayı teklif ettim, “aramızı düzeltelim” dedim ama “kafama silah dayasalar yine de bitti” diyor. “Sevgin bitti mi?” dedim “Evet, bitti” dedi.
7 aylık bir çocuğumuz var ve ona o kadar düşkündür ki onu bile bir kere arayıp sormadı. “Çocuğunu özlemedin mi?” diye sordum “Özlemedim” dedi ama sonra da her gün hıçkıra hıçkıra ağladığını söyledi. Valizimi alıp çıkmam çok dokunmuş galiba ona.
Ablacım söyledikleriyle yaptıkları tezat değil mi?
Dava kesinlikle yok, adliyeye, avukata sordum, “Açılmış bir dava yok” dediler.
Ve sosyal hesaplarındaki fotoğraflarımız, daha önceki yazışmalarımız hep duruyor.

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin sözleri yalanmış

3 yıldır birisiyle birlikteydim. Meğer her sözü yalanmış. Evli ve çocuğu olduğunu olduğunu öğrendim mesela... Ama onu hâlâ seviyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 23 yaşında genç bir kızım. 3 yıldan beri birisiyle beraberdim. Bu adam bana hep yalan söyledi.
Önce evli olduğunu öğrendim. Affettim, çünkü seviyordum.
Mesleğini farklı biliyordum. Şirket sahibi olduğunu, işyerinin nerede olduğunu da buldum. Bir gün beni bir kadın aradı ve eşi olduğunu söyledi. Eşiyle ilişkimin ne boyutta olduğunu öğrenmek istedi, telefonu yüzüne kapadım.
Olay büyüdü, devreye annem girdi. Annem kadını bulup konuşmuş, her şeyi anlatmış.
Bir gün onları ailece gördüm. Yanlarına yaklaşıp çocuğunu sevdim, beni karşısında görünce şoke oldu. Ben de çok kötü oldum.
Ama annem devreye girince benim bir oyun oynadığımı, onu eşinden ayırmak için bir plan hazırladığımı sandı.
Oysa annemin konuşmasından haberim yoktu. Bana inanmadı ve benden ayrıldı. Ben de beni bırakmasın, ayrılmasın diye telefon açıp “hamileyim” diye yalan söyledim ama inanmadı. Ben de elimi eteğimi çektim.

Yazının Devamını Oku

İkiz bebek annesine mektup

Köşenizde geçtiğimiz günlerde yayınlanan ikiz bebek annesinin “Kendimi tükenmiş hissediyorum” yazısını gözlerim yaşlı bir şekilde okudum. Bir ikiz annesi olarak kendisine bazı önerilerim olacak.

Çarşamba günü bir ikiz annesinin “Kendimi tükenmiş hissediyorum” yazısını gözlerim yaşlı bir şekilde okudum. Ben de yaklaşık aynı aylarda ikiz bebek annesi olarak ona yazmak istedim. Biz de eşimle çocuk istiyorduk, uzun yıllar süren çok zahmetli ve bir o kadar masraflı tedavi süreçleri sonunda ikizlerimiz oldu.
Okurunuzun bu sorunları aynen yaşadığını düşünerek paylaşmak istedim... İlk aylarda bölük pörçük olmak üzere toplamda 2-3 saati geçmezdi gece uykularım. Bebekleri kucağımda taşımaktan kaynaklı sırt ve bel ağrılarım cabası...
Büyüdükçe uykularımız biraz düzene girse de bu sefer yemek problemleri çıktı. Onlara mama yedirmek için saatlerce uğraşmak zorunda kalıyordum. Ayrıca artan hareketleri nedeniyle sürekli düşmeler, kalkmalar ve hatta birbirlerine vurmalar başladı.
Bir anne olarak hem ev işlerini yürütmek hem de ikiz çocuklara bakmak, onları layıkıyla yetiştirmek gerçekten çok ama çok zor. Okurunuz şimdiye kadar çocuklarını yardımsız yetiştirmekle mucizevi bir iş yapmış! Ben bu güçlü anneyi gönülden kutluyorum.
Kendisine şunları söylemek istiyorum: Doğum sonrası ilk aylar en zor zamanlarımızdı. En zor zamanlar geçti, yavaş yavaş kolaylaşacak.
Ama bunca istek ve uğraş sonrası ikizlerime kavuşup onları canımdan çok sevsem de dayanamadığım, tükendiğimi hissettiğim zamanlar çok...
Ama lütfen, Güzin Abla’nın da çok haklı olarak size söylediği gibi eşinizle ve aileniz, yakın akrabalarınızla son derece açık konuşun, ruh halinizden bahsedin. Onlardan teklif gelmediyse de haftada birkaç saat bile olsa siz onlardan açıkça destek isteyin, çekinmeyin.

Yazının Devamını Oku

Meme estetiği yaptırmak istiyorum

Memelerimin büyüklüğü sırt ağrısı yaşamama neden oluyor. Estetik yaptırmak istiyorum ama referans olacak kimseyi bulamıyorum...

Bugün size yazmamın sebebi uzun zamandan beri düşünüp bir türlü karar veremediğim bir mevzu üzerine... Meme estetiği yaptırmak istiyorum fakat bir türlü bir sağlık kuruluşu konusunda kanaat edinemedim. Malum ufak bir hata telafi edilemeyecek bir şekil bozukluğuna ya da sağlığımı tehdit edecek bir unsura dönüşebilir.
Korku ve kaygılarım var. Memelerimi hem küçültmek hem de toparlatmak istiyorum fakat nereye, kime yaptıracağımı bilemiyorum.
Konu hassas olduğundan güvenilir bir yer olması önceliğimdir.
Bu durumda da her zaman aklımdan geçirdiğim ve bir türlü toparlayıp yazamadığım size danışmadan geçemedim.
Sırt ağrılarım var. Çok zorlanıyorum. Memelerim aşırı büyük değil ama oldukça sarkık.
Kime güvenebilirim, yardımınızı istiyorum. Ankara’da ikamet ediyorum, burada olması daha uygun olacaktır. Çevrenizde plastik cerrahi konusunda referans olabileceğiniz birileri var mıdır?
◊ Rumuz: Hassas bir konu

YANIT

Yazının Devamını Oku

Kendimi tükenmiş hissediyorum

İkiz bebeklerim 21 aylık. Onları çok seviyorum ama artık tek başıma yetemiyorum. Psikolojik olarak kendimi tükenmiş hissediyorum.

Nereden başlayacağımı, kendimi nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Bildiğim tek şey artık kendimi iyi hissetmediğim. İkiz bebek annesi genç bir kadınım.
İkizlerim 21 aylıklar ama ben zaman zaman dayanamayıp onlara bağırıyorum maalesef.
Bana yardım edecek hiç kimse yok, zaten bu zamana kadar da kendim büyüttüm çocuklarımı.
Eşim işten eve, evden işe pek bir faydası olmaz bebek bakımında. Maddi durumumuz da çok iyi değil. Yardımcı tutamıyorum. Tek başıma artık yetemiyorum sanırım ve bunu bilmek beni çok üzüyor.
Psikolojik olarak tükenmiş hissediyorum... Çocuklarımı çok seviyorum ama tahammülüm kalmadı.
İnanın iki çocukla birden ilgilenmek gerçekten çok zor, asla isyan etmiyorum çünkü çocuk sahibi olmak isteyip olamayan pek çok insan var.
Aslında onlara bağırmak istemiyorum, sinirlenmek istemiyorum, ağlamak istemiyorum, sakin kalmak istiyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum...

Yazının Devamını Oku

Evlenilecek ya da eğlenilecek kız ayrımı yapılıyor

Erkekler son dönemde “evlenilecek kız” ya da “eğlenecek kız” ayrımı yapmaya başladılar. Erkeklerin bu tavrı çok çelişkili değil mi?

Köşenizde yayımlanan bazı mektuplarda genç erkeklerin, “evlenilecek kız” ve “eğlenilecek kız” şeklinde ayrım yaptıkları dikkatimi çekiyor. Bu tavırları sizce de çok çelişkili değil mi?
Sevgilileriyle evlenmeden önce ilişkiye girip daha sonra kendilerine göre “evlenilecek bir kız” bulduklarında “tamam buraya kadar” diyebilmek, ne kadar zalimce...
Oysa bana göre, evlenmeyi düşünen çiftler bir süreliğine aynı evi paylaşmasalar bile (ki o gerekli aslında) bir süre beraber olmalıdır.
Bu oldukça hassas bir konu ama en başta siz olmak üzere, hepimiz biliyoruz ki çiftler birçok konuda iyi anlaştıkları halde evlendiklerinde birbirleriyle cinsel uyum sağlayamayabiliyor.
Üstelik ilişki sırasında genelde inisiyatif de erkekte olduğu için onların sorumlulukları daha da fazladır. Cinsel uyumsuzluk da yine erkeklerden kaynaklanır...
Çünkü erkek ilişki sırasında kadını yönlendirmeyi ve onu ilişkiye hazırlamayı başaramazsa, o beraberlik yürümez.
Hem kadın hem erkekte cinsel sorunlar olabilir. Çiftler birbirleriyle cinselliği yaşamadan bunu nasıl anlayabilirler ki?

Yazının Devamını Oku

6 yıllık ilişkimizi hemen unuttu

6 yıllık ilişkimiz bir anda son buldu. Hayatında kimse olmasını istemeyen erkek arkadaşım iki buçuk ay sonra başka bir kızla beraber olmuştu bile. Çok canım yanıyor, ne yapmalıyım?

Yaklaşık 6 yıldır çok güzel giden bir ilişkim vardı. İlişkimizde tartışmadan öteye geçmezdik. Birbirimizi asla kırmamaya çalışırdık.
O kadar severdik ki birbirimizi bakışımızdan, gülüşümüzden anlaşılırdı. Aramızda cinsellik söz konusu değildi.
Uzak mesafeli, çok uzun süren ve güzel giden bir ilişkiydi. Geçen haziran ayında evlilik teklifi de aldım. Her şey gerçekten çok iyiydi.
Ancak aklımı karıştıran beni içimde rahatsız eden bazı şüphelendiğim şeyler vardı.
Ağustos ayında nişan yapacaktık. Ama bahaneler üreterek tarihi ileri attı. Sonra beni ilgisiz bıraktı.
Aramalar, mesajlaşmalar azaldı. Beni tahrik edici konuşmalar bile bitmişti.
İlgisizliği canıma tak etmişti ve ben de ayrılmak istediğimi söyledim. O da “tamam” dedi ve güzel bir ayrılma konuşmasıyla bitirdik.

Yazının Devamını Oku

Peki, Güzin Abla sen nasılsın?

Yıllardır bizim dertlerimizi dinleyip çözümler arıyorsun. Peki, Güzin Abla sen nasılsın? Bu dertleri okurken nasıl dayanıyorsun?

Merhaba Güzin Abla, tüm dünyanın dert ortağısın. Hep biz konuştuk sen dinledin. Hiç yüzünü görmediğin insanlara yol gösterdin.
Milyonlarca insan dünyanın her köşesinden yazılarını takip ediyor. Hep biz dertlerimizi anlattık. Hiç soramadık, “Halin, durumun, keyfin nasıl?” diye.
Peki, arada da biz senin derdini dinlemek isteriz ablacım... İsteriz ki hiçbir derdin, çözülmeyecek hiçbir sıkıntın olmasın.
Sağlıklı ve mutlu yaşa, tüm okurlarının sana ihtiyacı var. Daha önce de sana yazmıştım, derdimi anlatmıştım. Sen de o mükemmel, o güzel düşüncelerinle cevap vermiştin.
Ama bugünkü yazından sonra “Ablam çok güçlü. Bu dertleri biz okurken bile günlerce aklımızdan çıkmadığı, etkilendiğimiz zamanlar oluyor. Ablam nasıl dayanıyor?” diye düşünmeye başladım.
Keşke kötülük, zalimlik olmasa, dünyada kötü insanlar da olmasa... Okurlarından artık dert dinleme, onlardan artık mutluluk mektupları iste.
Biz de “Dünyada ne güzel ve mutlu insanlar varmış” diyelim. Ama herkes dertli, herkesin yükü kendine ağır, kimsenin derdi de sıkıntısı da bitmiyor. Herkesin imtihanı farklı, herkesin yükü ayrı. Herkesin kaldıracağı gücü ayrı... Bizler şanslıyız ki senin gibi bir büyüğümüz, fikir danışacağımız yol göstericimiz var. Allah seni başımızdan eksik etmesin...

Yazının Devamını Oku