GeriGüzin Abla Kendimi evin erkeği gibi hissediyorum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kendimi evin erkeği gibi hissediyorum

7 yıllık eşim ile her gün kavga ediyoruz. Eşimin evlendiğimizden beri cinsel isteği yok. Benden her zaman para istiyor ve tatil yerine annesine gitmek istiyor. Evin erkeği benmişim gibi hissediyorum.

Merhaba Güzin Abla, 7 yıllık evliyim eşimden kaynaklı sorun yüzünden çocuğumuz olmuyor.
Ama bu benim için hiç önemli değil, onu her türlü kabullendim, öyle seviyordum.
“Her şey Allahtan” deyip, yolumuza devam ediyoruz ama eşimin evlendiğimizden beri cinsel isteği yok denecek kadar az.
Bu zamana kadar hep ben yöneldim ona, ben yanaşmazsam o bana yanaşmıyor.
Ancak ayda bir aklına geliyor sevişmek. Ben de aksi gibi cinselliğe çok düşkünüm. Ona “Tedavi ol” diyorum ama istemiyor.
Bir de evlendiğimizden beri hiç tatile gitmedik, gidemedik. Önceleri maddi imkansızlıklardan ötürüydü.
Şimdiyse durumumuz düzeldi. Memur oldum ve eşime “Bu sene tatile gidelim. Baş başa kafamızı dinleyelim” diyorum.
Ardından “Yok, ben memlekete ailemin yanına gitmek istiyorum” açıklamasını yapıyor. Bundan önceki senelerde hep ailesinin yanına gittik.
Hatta yeri geldi senede iki kere gittik. O çok bencil biri.
Bir de eşim, sürekli benden bir şeyler için para istiyor.
Annesinin yanına gitmemiz, evin çatısı, arabanın bakımı için hep para istiyor. Sıkıldım artık evlendiğimizden beri borç ödüyorum. Kendimi erkek gibi hissediyorum... Evin erkeği benmişim gibi sanki.
Bir şey söylemeye kalksam, “Sen benden daha çok kazanıyorsun, bu normal” diyor.
Çok yoruldum ve eşim beni hiç düşünmüyor. Benim de kimsem yok hayatta, tek başımayım, bir tek eşim. Ama onunla da rahat konuşamıyorum.
Bir şey söylüyorum, hemen sinirleniyor, bağırıp çağırıyor ve kızıyor. Kendimi rahat ifade edemiyorum.
Her şeyimizi ailesine anlatıyor. Yine tatile gitmek istediğimizi söyledim ve “Annemin mutfağı harap durumdayken ben tatile mi gideceğim, utanırım” diyor.
Abla, ben iyice soğudum artık kocamdan. Ona tahammül edemiyorum. ◊ Rumuz: Bencil

YANIT

Sevgili kızım, çocuğunuzun olmaması elbette ki eşinin bu cinsel soğukluğundan kaynaklanıyordur.
Evlilik hayatının en doğal gereksinimi cinsel beraberliktir kızım. İnsanlar hayatlarını birleştirdikleri kişiyle, hem yol arkadaşı olmak, ama aynı zamanda da nesillerini devam ettirmek için evlenir.
Evlilikte eşler arasındaki cinsel uyum işte bu yüzden çok çok önemlidir.
Evlilik iki insanın hem ruhsal anlamda hem de fiziksel olarak belirli bir uyumu yakalamaları sonunda mutlulukla sürdürülebilir ancak. Aksi takdirde bir şekilde bu evlilik yıkılacaktır. Yürümeyecektir kısacası...
Senin durumunu da hiç beğenmedim, doğrusunu istersen.
Eşinin senden sürekli para istemesi, sana bağırıp çağırması, seni anlamaması, bencilce davranması...
Bütün bunların seni rahatsız etmesi ve artık ona tahammül edememen...
Hepsi hepsi aranızda cinsel uyum olmamasından kaynaklanıyor. Kendin de söylüyorsun, “Ben sekse düşkünüm” diyorsun.
Sen ondan ilgi beklerken, onun uzak durması seni rahatsız ediyor, ona içerliyorsun, öfkeleniyorsun... Ama bunu kendine bile söylemekten kaçınıyorsun.
Gencecik insanların ayda bir kez beraber olması normal mi?
Bu durumda tabii ki bir bebeğinizin olabilmesi de zorlaşıyor. Eşini bencillikle suçlamanın kökeninde de yine bu uyum sorununuz yatıyor.
Ona defalarca gidip bir uzmana danışmasını ve gerekiyorsa tedavi olmasını önermişsin. Ama o her seferinde itiraz etmiş, bir eksiği olduğunu kabul etmemiş.
Bu genellikle bu tür sorunları olan erkeklerin genel tutumudur. Kendilerine toz kondurmazlar ve eşlerinin ne kadar mutsuz olduğunu görmezden gelirler.
Bence eşine durumun ciddiyetini anlatmaktan kaçınmamalısın. Gerçeği görebilmeli, senin onunla mutlu olmadığını anlayabilmeli.
Tedavi olmayı denemeli, aksi halde seni kaybedebileceğini hissedebilmeli. Belki o zaman karar değiştirir.

X

Sevgilim “bekârım” dedi fakat evli çıktı

Beraber olduğum adam “bekârım” dedi. Daha sonra eşiyle sarmaş dolaş fotoğraflarını gördüğümde perişan oldum. İkimizle de ilişkisini sonlandırmıyor. Ne yapacağımı bilemiyorum...

Size yazacaklarım, 25 yaşında 2 çocukla terk edilip yıllarca işçi olarak çalışarak, yalnız başına mücadele veren bir kadının hikayesi... “Aşk nasıl bir şeymiş?” derken 8 yıl önce rüyalarımın prensi çıktı karşıma...
Aşkı, sevgiyi, tutkuyu, her duyguyu onda yaşadım. Bana, “bekârım” dedi ama ve eşiyle sarmaş dolaş fotoğraflarını gördüğümde perişan oldum, yatağa düştüm.
Yine de özlüyor görüşmek istiyordum, o da beni bırakmadı.
Her seferinde barıştık. Çok gözyaşı ve acılı 8 yıl yaşadım.
Karısı beni buldu, herkese söyledi. İlişkimizi bitirdi. Sonra aralarında sorunlar yaşadılar. Kadın, birkaç defa boşanma davası açıp daha sonra geri çekti. Defalarca adamı darp etti, karakola düşürdü. Adam dayanamayıp evi ayırdı, beni çağırdı.
“Bu sefer bitirecek. Artık benimle evlenecek” diye düşünüyordum. Çünkü “Kesin boşanacağım” diyordu. Bir de ne göreyim, tekrar barışmışlar, birbirlerinin koynuna girmişler. Pes ettim.
8 yıl boyunca onu unutmak için hayatıma birilerini sokmaya çalıştım. Ama herkeste onu gördüm...

Yazının Devamını Oku

Görücü usulü evlilik yapmalı mıyım

Ailem avukat, yakışıklı ve kibar bir gençle beni görücü usulü evlendirmek istiyor. Aşka önem veren biri olarak bu evliliği yapmalı mıyım?

Ben, aşka önem veren biriyim. 22 yaşındayım ve bir defa sevgilim oldu. Bundan 4 yıl önce yani 18 yaşımdaydım. Önce tanıyıp âşık oldum sonra birliktelik yaşadım. Hatta uzun süre peşimden koştu.
En sonunda sevdim ve artık tam bir aşk yaşıyordum. Bana şiirler bestelerdi. Sürekli ilgilenirdi. Ama birlikteliğimin ne yazık ki sonu, beni aldatmasıyla bitti. Benim de aşka olan inancım bitti.
Ailem de bu durumu biliyor. Şimdi bana görücü usulü bir genç buldular.
Avukat, 24 yaşında, yakışıklı, boylu poslu ve muhafazakar biri.
Yani her kızın aradığı ne varsa onda var. Ben de beğendim. Daha âşık değilim ama konuşuyoruz.
Benim sorunum şu:
Hem onun hem de benim ailem henüz tanışalı 2 hafta olmasına rağmen nişan, düğün muhabbetleri yapmaları. Kendimi baskı altında hissediyorum.

Yazının Devamını Oku

Kız arkadaşım evlenme teklifi edecekken ayrıldı

Ailemin sorunlarıyla ilgilenmekten kız arkadaşıma yeterince vakit ayıramadım. Tam ona evlenme teklif edeceğim zaman benden ayrıldı. Ama ben onu hâlâ çok seviyorum...

Uzun bir süreden sonra gerçekten birini sevdim.10 aylık bir ilişkimiz oldu. Onunlayken çok mutluydum.
Kız arkadaşımla çok uyumlu olduğumuzu düşünüyordum ve çok seviyordum. Son zamanlarda ailemin sorunlarıyla ilgilenirken ona fazla zaman ayıramadım, farkındaydım.
İstediği sıklıkta buluşamıyorduk, onu her gün arayamıyordum...
Ona ayrıntı vermemiştim ama beni anladığını düşünüyordum ki bir gün moralinin bozuk olduğunu hissettim. “Neyin var” diye sordum, “Bir şeyim yok” dedi. Fakat akşam mesajlaşırken, “Senin bana davrandığın gibi davranıyorum” dedi ve sonrasında benden ayrılmak istediğini söyledi.
Oysa benden ayrılmasaydı 15 gün sonra yani 14 Şubat’ta bundan sonraki ömrünü benimle geçirmesini isteyecektim.
Mesajında “Kararlıyım” dedi ve bitirdi. Ben yine de ikinci bir şans istedim. En azından son defa yüz yüze konuşmak istedim ama o reddetti.
Üstelik beni, ona ulaşabileceğim her kanaldan engelledi. Bütün bunlar gerçekleşeli tam 2 ay olacak.

Yazının Devamını Oku

Benden yaşça büyük sevgilimden ayrıldım

Benden yaşça büyük ve evlenip boşanmış biriyle sevgiliydim. Birbirimizi çok sevmiştik. Ama ayrıldık. Kendimi boşlukta hissediyorum.

22 yaşında hem üniversite okuyan hem de çalışan bir öğrenciyim. Hayatım zorluklarla geçti. Kendimi hep güçlü görürdüm ama anladım ki güçlü olmak diye bir şey yokmuş. Sadece bazı şeylere sabretmekmiş bu güçlü olmanın anlamı.
27 yaşında evlenmiş, boşanmış bir sevgilim oldu. 3 gün önce ilişkiyi bitirdik çünkü son zamanlarda ufak şeylerden kavga ve tartışmalar yaşamaya başladık.
Daha önce de denedik ayrılmayı ama bir şekilde barıştık.
Aynı yerde farklı saatlerde çalışıyoruz. Kendisi benim gibi aile baskısına çok maruz kalan, onlardan kaçmak için genç yaşta berbat bir evliliğe razı olan ve her şeye rağmen kendisini kurtarmış bir insan.
Hâlâ da aile baskısı, geçim sıkıntısı gibi sorunlarla uğraşıyor.
Biz bu ilişkide birbirimizin eksik yönleri tamamlıyorduk.
Hiç kimseyi birbirimizi sevdiğimiz kadar sevmedik. Her şeyin fazlası zarardır, bizi bitiren de bu muydu bilmiyorum...

Yazının Devamını Oku

Ben hamileyim, eşim bekar hayatını özlüyor

Ben 6 aylık hamileyim. Eşim ise çocuk sevinci yaşamak yerine başka heyecanlar peşinde. Gençliğini yaşayamadığını evli olmasaydı neler yapabileceğini anlatıyor. Kendimi çok kötü hissediyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 7 aylık evli, genç bir kadınım. Şu anda da 6 aylık hamileyim.
Severek evlenip, çok isteyerek hamile kaldım. Bebeğimizi benim gibi çok isteyen bir eşe sahibim. Her şey çok yolundayken eşim son 1 aydır değişti.
Sürekli “Evlenmeseydim şunları yapardım, her günümü farklı bir kızla geçirirdim” gibi sözler söylüyor.
Bu da beni çok üzüyor.
Zaman zaman da “Mesleğe atılır atılmaz evlendim, bir genç erkek olarak bütün istediklerimi yapamadım” gibi pişmanlık sözleri duyuyorum.
İlişkimizde cinsel veya duygusal yönden hiçbir ilgiden mahrum olmamasına rağmen bana sürekli etraftaki kızların ilgisini çektiğini söylüyor.
Daha 22 yaşındayız. Birbirimizi uzun yıllardır tanıyoruz. Şimdi tam bebeğimiz olacakken, böyle birden değişmesi beni çok üzüyor. Hem beni sevip hem de şimdi başka bir hayata heveslenmesi, başka kızlara ilgi duyduğunu söylemesi de ayrı bir mesele.

Yazının Devamını Oku

İnsanın anne babası bile evlatlarını kandırabilir mi?

Ablam ve ben, evleninceye kadar maaşımızı babamıza verdik. Fakat onlar tüm yatırımı erkek çocuklarına yaptı. Hatta miras kaçırarak, üzerlerindeki her şeyi erkek kardeşimize devretti. Bundan da hiç pişman olmadılar...

Merhaba Güzin Abla, ben 3 çocuğu olan bir ailenin ortanca kızıyım. Ablam ve erkek kardeşim var. Ablam hemşire, 4 yıl boyunca evleninceye kadar maaşını babamıza verdi. Ben de öğretmenim, 9 yıl boyunca yani evleninceye kadar maaşımın büyük bir kısmını babamıza verdim.
Babam bizden bu paraları alırken, “Hepiniz adına yatırım yapıyorum” diyerek evler aldı.
Erkek kardeşim okumadı, babam işte bu parayla ona iş kurdu. Daha sonra babam üzerindeki her şeyi erkek kardeşime satış yoluyla devretti. Kısacası miras kaçırdı.
Ben de şimdi hakkımız olanı alamamanın, kandırılmanın büyük bir kırgınlığını ve üzüntüsünü yaşıyorum.
Üstelik, anne ve babamızın bu duruma hiç üzülmemesi, “Zaten biz oğlumuza yatırım yapıyorduk” diye cevap vermeleri biz iki kız kardeşi yeteri kadar yaralıyor. Anne ve babamız hastalandıklarında, doğal olarak bizden yardım alıyorlar. Fakat ben, anne ve babamı gördükçe öfke duyuyorum ve çok sinirleniyorum. Çünkü onların hiç pişmanlıkları yok.
Bazen yüzlerini görmek dahi istemiyorum. “Sonuçta onlar benim ailem” diyorum, yardımlarına koşuyorum. Sonra büyük bir pişmanlık duyuyorum. Sevgimizi, saygımızı hak etmeyen bir anne ve babamız var.
Sözün özü yaşadığımız toplumda kadın çalışsa da çalışmasa da hep eziliyor sömürülüyor. Hatta bizim durumumuzdaki gibi zaman zaman onları sömüren en yakınları olabiliyor.

Yazının Devamını Oku

Boşanma süresince zulme uğrayan bir erkeğim

Eşim benden ayrılmaya karar verdi. Ardından boşanma sürecini başlatıp tedbir nafakasıyla maaşıma haciz koydurdu. Bu durum erkeklerin yaşım hakkını elinden alıyor.

Merhaba Güzin Abla, kadını önceleyen topyekûn bakış erkeklerin yaşam hakkını elinden alıyor.

Müsaade ederseniz kısaca hikayemi sizinle paylaşıyorum.

Eşimle 1.5 yıl evli kaldık.

Çocuğumuz yok.

Eşim üniversite mezunudur. Ben de kamu kurumunda çalışmaktayım.

Eşim çalışmıyor. 28 yaşındayım, o da 26 yaşında.

Bu kısa bilgiden sonra size boşanma sürecimi anlatmaya çalışacağım.

Eşim evi terk etti. Terk ettiği gün 6284 sayılı kanun müsaade ettiği için darp raporu (beyan esaslı geçici rapor) alarak hakkımda evden uzaklaştırma talebinde bulundu.

Yazının Devamını Oku

Çanakkale Savaşı’nın efsane aşk öyküsü

Çanakkale Savaşı’nda birçok kahramanlık öyküsü anlatıldı. Ama böyle eşsiz bir sevgiyi belki de benim gibi sizler de ilk kez okuyacaksınız...

Ragıp, Selanikliydi. Mustafa Kemal’le akrandı, 1881 doğumluydu. Askeri tıbbiyeden mezun oldu, hekim yüzbaşıydı...

Eğitim için Almanya’ya gönderildi. Görev yaptığı hastanede Erica’yla tanıştı. Hemşireydi, beline kadar örgü sarı saçlı, tipik Alman güzeliydi.

Ragıp’ın aklı başından gitti. Kaçamak bakışlarla kendisini süzen o mavi gözlere kelimenin tam manasıyla vurulmuştu.

Doğrusu Erica da ilk günden gönlünü kaptırmıştı ama mantığı engel oluyordu.

Alman gerçekçiliği ağır basıyordu çünkü ailesi bir Türk’le, bir Müslüman’la evlenmesine asla müsaade etmezdi.

Ayrıca kendisi koyu bir Hristiyan sayılmazdı ama din değiştirmek istemiyordu.

Ragıp dedi ki, “babanı sen bana bırak, dinlerimiz konusunda ise düşündüğün şeye bak. Ben seni böyle sevdim, sen beni böyle sevdin. Birbirimizi neden değiştirelim ki?” Sonra gitti, bir buket çiçekle kapıyı çaldı.

Erica’yı istedi, “Sizi ikna etmek için ne demem gerektiğini günlerce düşündüm, inanın bulamadım. Sadece şunu söyleyebilirim, kızınıza âşığım” dedi.

Yazının Devamını Oku

Bana şiddet uygulayan eşimden kurtulamıyorum

10 yıldır evliliğim boyunca eşimden her türlü işkenceyi gördüm. Artık katlanamıyorum. Evden ayrılıp ondan kurtulmak istiyorum...

10 yıldır evli ancak bütün bu evliliği boyunca eşinden sürekli dayak yiyip işkence gören bir kadınım. Eşim evlilik hayatımı cehenneme çevirdi. Bana sürekli psikolojik ve fiziksel şiddet uyguluyor.
Cinsel hayatımız ise bir felaket çünkü bana bu sırada akıl almaz işkenceler ve dayatmalarla inanılmaz acılar çektiriyor. Ama artık katlanmak istemiyorum.
Çocuklarım yeterince büyüdü, onların hatırı için bugüne kadar her şeye katlandım. Artık evden ayrılmak istiyorum.
Ama benden asla ayrılmayacağını, ayrılmaya kalkışırsam, iftira atacağını ve herkese rezil edeceğini söylüyor. Bunu yapar da eminim...
Bir yandan da ne yapacağımı, nasıl yaşayacağımı da bilmiyorum. Herhangi bir işte çalışabilirim. Yeter ki ondan kurtulayım.
Bir insanın bu kadar gaddar olabileceğini düşünemezsiniz.
Eğer ben bu adamdan kaçıp kurtulamazsam sonunda katil olacağım. Zaman zaman gazetelerde kocalarını öldüren kadınlarla ilgili haberler çıkıyor.

Yazının Devamını Oku

Sevgilimle çok mutluyduk, ta ki eski sevgilisi bizi bulana kadar

Sevgilimle 5 yıldır çok mutlu bir birlikteliğimiz vardı. Ta ki eski sevgilisi beni bulup mesajlaşmalarını gösterene kadar... Hatta sabıkası olduğunu da öğrenmemi sağladı.

20 yaşındayım ve 5 yıldır biriyle beraberim. Sevgilim de 25 yaşında. Henüz liseyi bitirmedim. Ruhsal sorunlarım ve ailemdeki kayıplar yüzünden devam edemedim.

Dışarıdan okuyorum. Çok sıkıntıdayım Güzin Abla...

Sevgilimle çok mutluyduk. Ta ki eski sevgilisi beni bulana ve aklımı karıştırana kadar.

Yabancı madde bulundurmaktan sabıkası olduğunu öğrendim. Sonra onun açıklama yapmasına izin bile vermeden ayrıldım.

Aradan 4 ay geçtikten sonra beni aradı. Çok kötü olduğunu, bensiz yapamadığını ve onu dinlememi rica etti.

Ve dinledim...

Üzerinde yabancı madde olmadığını, sadece o ortamda bulunduğunu ve haberi olmadığını söyledi.

Mahkemeye bile çıkmamış, sicili temizmiş. Eski sevgilisi, eski mesajları yeni mesaj diye gösteriyormuş. Buna gerçekten inandım. Çünkü tarih yazmıyordu. Sadece mesaj kayıtları vardı ve kızdan tekrar istediğimde sildiğini söylemişti. Çelişkili gelmişti ama sevgilimden o kadar çok nefret etmek istiyordum ki ne duysam inanmaya hazırdım.

Yazının Devamını Oku