Güzin Abla

Güzin Abla

guzinabla@hurriyet.com.tr

Kadın ve yaşlılık!

Yaşımızı neden sanki utanç verici bir şeymiş gibi gizlemeliyiz? Pürüzsüz bir cilt neden daha değerli, kırışıklıklar daha korkutucu ve gri saçlar kötülükten daha kötü?

Haberin Devamı

“Ne korkunç bir cümle: “Bir kadının elleri yaşını ele verir.”
Ya da elleri değilse, boynudur. Ya da boynu değilse, dekoltesi. Ya da dekoltesi değilse, gözlerinin etrafındaki kırışıklıklar.
Kaz ayakları... Hangisi olduğu önemli değil, önemli olan bir şeyi ele vermesidir…
Hiç kimsenin, kesinlikle hiç kimsenin bilmemesi gereken büyük bir sırrı ele verir.
Kadının yaşını!
Ve soruyorum: Yaşımızı neden sanki utanç verici bir şeymiş gibi gizlemeliyiz? Pürüzsüz bir cilt neden daha değerli, kırışıklıklar daha korkutucu ve gri saçlar kötülükten daha kötü?
Yüzümdeki her kırışıklık duygularımın ve yaşadıklarımın bir izidir. Bazı anlarda çok güldüm. Diğerlerinde ağladım. Diğer geceler uyuyamadım, aşk için, çocuklarım için veya elimden bırakamadığım bir roman, severek izlediğim bir film için.
Ve bunların hepsi, beni ben yapan değerler... Komik olan, gri saçlı bir adamın ‘ilginç’ veya ‘seçkin’ olarak tanımlanması, hâlâ yakışıklı olarak söz edilmesi, ancak aynı yaştaki saçları kırlaşmış ama boyamayı reddeden bir kadının ‘dağınık’ ve bakımsız olarak kabul edilmesidir.
Bir büyükbabanın titreyen elleri dokunaklı, ancak onun yaşındaki bir kadının eller, ‘Ona ihanet ediyor’ öyle mi?
Ben hiç utanmıyorum. ‘Sonsuza kadar genç’ olmak da istemiyorum.
Gerçek olmak istiyorum.
Canlı ve geçmişi, hataları, aşkı, korkuları ve kendi hikâyesi olan bir kadın.
İhanet edilmeyen, küçümsenmeyen ancak gururla anlatılan gerçek bir hikâye.
◊ İlginç bir alıntı

YANIT

Haberin Devamı

Bu güzel yazıyı yaşıtım olan kadın okurlarım için yayımlamak istedim. Bir kadın olarak yaşlanmayı kolay kolay kabul edemiyoruz... Günümüzde kadının fiziksel görünümüyle yıllara meydan okuyabilmesi için estetik cerrahi alanında mucizeler yaratılıyor.
Botokslar, dolgular, kaş kaldırma, çene dolgusu, Hollywood yanağı, örümcek ağı estetiği, yağ enjeksiyonları, göğüs estetiği, kol altı ve bacakların sarkmasına karşı yapılan germe operasyonları ve daha pek çokları…
Sonuçta kadınlar bu operasyonlar için hayatlarını riske atabiliyor...
Muhabirlik yaptığım bir dönemde, Türkiye’nin ilk estetik ve plastik cerrahi uzmanlarından Prof. Dr. Atilla Oymak’ın bir operasyonuna katılma fırsatı yakalamıştım. Bu röportajım Hürriyet gazetesinde yayımlanmıştı.
Prof. Oymak bir hanımın hem memelerini dikleştirmiş, hem yüzünü germiş, hem de karnındaki yağları almıştı. Ancak yatağına yeni getirilmiş kadının görünümü hiç iç açıcı değildi.
O her ne kadar halinden memnun gibi görünmeye çalışsa da, bana kalırsa çok acı çekiyordu. Üstelik bu ameliyatı kendisini artık beğenmemeye başlayan eşini memnun etmek için yaptırmıştı.
Şükürler olsun, bir hafta içinde hastaneden çıktı ama ben onun için endişe etmiştim. Ve beni rahatsız eden bir başka husus da kadının bu riski kocasına kendini beğendirmek için göze almış olmasıydı.
Elbette estetik ameliyatlara karşı değilim. Hatta kırklı yaşlarımda bana hüzünlü bir ifade veren göz altlarımdaki yağ keseciklerini aldırtmıştım.
Ancak gerçekten bir kadının yaşlanmasıyla edindiği manevi değerleri, tecrübe bilgi ve zekâ olarak gelişmesini bir kenara bırakarak sadece estetik görünümüne önem verilmesi beni gerçekten üzüyor.
Her kadın gibi yaşlandıkça ben de kırılgan ve alıngan oldum galiba...

Yazarın Tüm Yazıları