İlişkimizi nasıl canlı tutarım?

Sevgilimle 2 yıllık ilişkimiz monotonlaştı. Yeniden bir şeyleri canlı tutmak için onunla evlenmeli miyim yoksa ilişkiye ayrı evlerde yaşayarak mı devam etmeliyim?

Üniversite mezunu, iyi bir şirkette bölüm müdürü olarak çalışan genç bir kadınım. İlk evliliğim pek iyi yürümedi ve çocuk da olmadığı için 4 yılın sonunda boşandım. 2 yıldır da çok iyi anlaştığım, aklı başında ve hiç evlenmemiş bir adamla beraberim. Şu an ikimiz de evliliği düşünmüyoruz. 

Ancak ilişkimiz sanki bir süredir monotonlaştı. Yine de sevgilim, aynı evi paylaşmak, benimle bir arada yaşamak istiyor. Ben ise aynı fikirde değilim. Aynı çatı altında yaşamanın birlikteliği daha da monotonlaştıracağını, hatta tamamen bitireceğini düşünüyorum.Neden cinsellik zaman içinde heyecanını kaybediyor? Neden evlilik ya da uzun süreli beraberlik, seks hayatını monotonlaştırıyor?Zamanla o eski heyecan yok oluyor, ilişki tatsız, anlamsız, artık keyif vermeyen bir hale geliyor. O heyecanla beklediğimiz özel anlar, giderek son derece sıradanlaşıyor...Zaman zaman tutucu düşünceleriniz nedeniyle sizi için için kınamış olsam da genellikle cevaplarınız ilgimi çekiyor. Bu yüzden size sormak istiyorum, “Evlilik mi, birlikte yaşamak mı, yoksa ayrı ayrı evlerde yaşamak mı?” Bana kalırsa herkesin ayrı evi olmalı. Bu konudaki düşünceleriniz benim için önemli, seks yaşamını canlı tutmak için ne yapmalıyım? ◊ Rumuz: Hangisi doğru

YANIT

Sevgili okurum, zaman zaman size tutucu görünen düşüncelerim varsa, bu Türk toplumunu iyi tanımamdan kaynaklanıyor. Köşemi 7’den 70’e binlerce kişi okuyor... Toplumun her kesimine ve genel görüşlere uyumlu olmak zorundayım.
Sorunuza gelince, bana göre evli ya da evlilik dışı ilişkilerde en ciddi sorun, cinselliği sadece fiziksel yönden değerlendirmek, sevgi, aşk, duygu yönünü görmezden gelmektir.
İşte, bu yüzden ilişki zarar görüyor.
Beraberlik içinde karşısındaki kişiye her yönden hatta cinsel açıdan da baskı uygulayan, sürekli kendi arzularını ön planda tutan, bencil davranan kişiler bir süre sonra bıkkınlık yaratır.
Ve bu kişi özgürlüğünün kısıtlandığını düşünmeye başlar, ilişkide heyecan yok olur.
İlişki sırasında hep beraber olmak, uzun zaman geçirmek mutlaka o ilişkinin mutluluk vermesini de gerektirmez.
Anlaşılan sizin bu beraberliğinizde yaşanan süreçte, ilişkinize özen göstermemeniz nedeniyle, aşkı ve heyecanı öldürmüş olmalısınız.
Her türlü ilişkide önemli olan paylaşılan zamanın çokluğu değil paylaşımın kalitesidir.
Tüm günlerini birbirleriyle geçirdikleri halde iyi bir ilişki kuramayan pek çok çift var. Sürekli birlikte zaman geçirmek ilişkinin mutlu ve heyecanlı olmasını da gerektirmez.
Zaman zaman ilişkiye heyecan katacak sürprizler, değişik bir ortam yaratmak gerekir.
Aynı evde yaşanırken de karşısındaki insanın farklı bir kişiliği olduğunu unutmak, onun duygu ve düşüncelerine saygı göstermemek sevgiyi bitirir. Sağlıklı ilişki kurabilmek için çiftler her an dip dibe olmak zorunda değiller aslında.
Eşlerin aynı zevkleri paylaşarak zamanlarını birlikte geçirmeleri güzel bir şey ama birbirlerinin özel alanlarına da saygılı olmaları gerekir.
Aksi halde kadının da erkeğin de karşısındakini baskılayan davranışları, sonunda uzaklaşmalarına yol açar.
Bu nedenle beraberliğinizde, neyin iyi gitmediğini, hatalarınızı incelemenizde yarar var.
Yoksa daha şimdiden, heyecanı kaçan bir ilişkiyi sürüklemenin anlamı yok.

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Ailem beni zorla evlendirmek istiyor

Ailem onlarla yaşamamı artık istemiyor. Bu yüzden de beni sevmediğim biriyle hemen evlendirmek istiyorlar. Çok yalnızım ve ne yapacağımı bilemiyorum.

22 yaşındayım ve ailem beni zorla evlendirmek istiyor. Geçenlerde 30 yaşında olan bir görücü geldi. İstemediğim halde, üzerime baskı yaptılar. Dua ettim ve çok şükür ki adam vazgeçti.
Ailem normalde maneviyatına düşkündür fakat bu adam alkol kullanıyordu ve manevi açıdan pek bize uygun değildi. Bu adamın sırf parası olduğundan istemediğim halde beni evlendireceklerdi.
Adam, yaşlı annesiyle yaşamamızı istiyordu. Bizimkiler, böyle şeylere hiç olumlu bakmazlar ama “İlk görüşte âşık olmak istiyorsan, sen bilirsin. Ama bu adamla evlenirsen, paran olur. Bu evden evlenir gidersin” diyorlar.
Fiziksel olmasa da, psikolojik baskı yapıyorlar... Ailem şimdi de “Adam senin yüzünden vazgeçti” diyor. Babam, beni düğünlere götürmeye başladı ve “Birileri görsün ve evlensin artık” diyormuş. Ne yapacağımı şaşırdım, dayanamıyorum, gidecek kimsem de yok.
Sevdiğim insanla evlenmek istiyorum. Hem daha 22 yaşındayım, kendimi hazır hissetmiyorum. Şiddetin, aldatmanın olduğu bir ailede büyüdüm. Nasıl evlenmek isteyebilirim ki... Aileme “İstemiyorum” deyince de “Yoksa senin namusunda bir sıkıntı mı var?” diyorlar.
2 yıllık üniversite bitirdim, şimdi bir işyerinde çalışıyorum.
Devlet kurumunda çalışmadığım için ailem, “Adam akıllı işin bile yok” diyor. Ne yapacağım, ne olur yardım edin! Mutlu olmak istiyorum. Her gün ağlıyorum ve eve gitmek istemiyorum.

Yazının Devamını Oku

Çirkin olduğumdan evden çıkamıyorum

Hayattaki en büyük sorunum çirkin olmak. Sırf bu yüzden evden dışarı çıkamıyorum ve üniversiteye bile gitmek istemiyorum. Değişmek ve kendime güvenmek istiyorum.

Ben 19 yaşındayım ve üniversiteye hazırlanıyorum. Fakat bir sorunum var ki her şeyimi etkiliyor... Ben çok çirkinim. Küçüklüğümden beri hiç kimseyle fotoğraf çektiremiyorum.
Saçımı bile “Bak şu çirkin de saçını yaptırmış” diyeceklerinden yaptıramıyorum. Aslında bu yaşıma kadar “çirkin” diyen olmadı.
“Ben çirkinim” dedikçe ailem ve arkadaşlarım “Hayır, çok güzelsin” dediler. 10 yaşıma kadar çok güzeldim ama sonrası yok benim için...
Sürekli evde duruyorum, zorunlu olmadıkça dışarı çıkmıyorum. Kısacası gençliğimi mahvediyorum, üniversiteyi de hak etmediğimi düşünüyorum.
Okula bu çirkin halimle nasıl giderim... Çevremde kendimden başkasını çirkin göremiyorum. 19 yaşında bir kızın sevgilisi de olur, seveni de... Ama benim sevgilim olamaz ve hiç umudum da yok. Ama eskiden çocukken sevenim vardı. Peşimden koşan da...
O zaman utangaçlığımdan kabul etmezdim. Eskiden herkesin sevdiği bir kızdım, hâlâ öyleyim ama eskisi gibi değil. Hatta sanki seviyormuş gibi yapıyorlar, öyle hissediyorum.
Psikoloğa gitmeyi çok düşündüm, fakat çirkin olduğumdan vazgeçtim. Herkesten soğudum.

Yazının Devamını Oku

Annem yüzünden kendimi kukla gibi hissediyorum

Annem hayatıma o kadar çok müdahale ediyor ki artık kontrolü eline aldı. Bu durum özgüvenimi ciddi şekilde zedeliyor çünkü kendi kararlarımı alamıyorum. Kendimi değersiz ve kukla gibi hissetmeye başladım.

Güzin Abla, ben 22 yaşındayım ve yeni mezun bir lisans öğrencisiyim. Kardeşimle ben daha ilkokuldayken annemle babam boşandılar. Babamla pek sık görüşmüyoruz.
Dolayısıyla annem bizi hem maddi hem manevi olarak tek başına büyüttü. Bu yüzden üzerimize çok fazla titriyor.
Fakat artık hayatımızı kontrol etmeye başladı. Yaşım dolayısıyla ve üniversiteyi uzakta okuduğum için sanırım, artık buna tahammülüm kalmadı.
Küçük yaştan beri hep baskıyla büyüdük. Kardeşim agresif bir yapıya sahip, o yüzden evde sürekli kavga çıkıyor. Annem iş hayatıma bile karışıyor. Bu baskı bana gelecek kaygısı ve karamsarlık getirdi. Özgüvenimi ciddi şekilde zedeliyor çünkü kendi kararlarımı alamıyorum. Kendimi değersiz ve kukla gibi hissetmeye başladım.
Annemle oturup düzgün bir şekilde konuşmaya çalıştım. Ama hiçbir şey değişmiyor. Psikoloğa gitmemiz gerektiğini ve bu davranışlarının sağlıklı olmadığını söylediğimde ise asla kabul etmiyor. Dahası evimize, arkadaş veya ailemizden biri bile olsa, kimseyi çağıramıyoruz. Çünkü annem etrafında insan istemiyor.
Herkesin hayatımıza karışacağını sanıyor ve biraz da aşırı titizlik hastalığından mustarip. Evden kaçmak biliyorum ki bir çözüm değil, fakat böyle de gidemez. Huzur bulmak için arada anneannemize gittiğimizde bile, bir süre sonra eve gelmemiz için baskılar başlıyor.
Kardeşime nazaran, ben biraz daha sakin ve sabırlıyım fakat bu da işe yaramıyor. Lütfen yardım edin bize. Rumuz: Kontrolcü anne baskısı

YANIT

Yazının Devamını Oku

Babam annemi aldatıyor mu?

Babam, annemden gizli bir şekilde Almanya’da yaşayan bir müşterisiyle telefonda konuşuyor. Annemi aldattığından şüpheleniyorum ama “O arkadaşım ve iki çocuk annesi” dedi. Ne yapacağımı bilemedim...

Babam kadın kuaförü, annem de ev hanımı ve 20 yıldır evliler. Babam 43 yaşında, bir tanıdığı sayesinde Hollanda’da dükkan açmak istiyor. Ekonomik durumunun artık iyi olmadığı ve emekliliğinde rahat etmek için. Böyle bir değişikliği ben ne kadar istemesem de babamı düşünerek pozitif yaklaşıyordum.
Geçenlerde babamın bir müşterisiyle çok sık görüştüğünü fark ettim. Biraz takip ettim. Annem evde yokken müşterisiyle konuşurken yakaladım. Doğal olarak sorguladım...
Müşterisi Almanya’daymış. Evli bir kadın ve 2 kızı var. Babam, “Arkadaşım. Arkadaşım olamaz mı!” dedi. Ama arkadaş var, arkadaş var...
Ben de “Ara o zaman şimdi o kadını” dedim. Babam da kadını aradı ve beni tanıştırdı, “İşte tıpta okuyan oğlum” diye. Bu durum ne kadar normal gözükse de beni rahatsız etti. Çünkü babamın daha önceleri bu şekilde davranışları yoktu, sanki bir işler çeviriyormuş gibi geliyor bana.
Babam, “Annene söyleme, çok büyütür. Ben aldatan bir erkek olsam, 20 yıl önce aldatırdım” dedi.
Yine bir tatil günü babam evdeydi ve annem dışarıdaydı. Babam balık yapacaktı ama bir baktım ki yine o kadınla telefonda konuşuyor.
Tam emin olmadan da anneme söylemek istemiyorum. Annem her şeyim ve ondan bir şeyler gizlemek hele de böyle bir konuyu, içimi yakıyor... Nefes aldırmıyor bana.

Yazının Devamını Oku

Ailem beni halamın oğluyla evlendirdi

Ailem istememe rağmen zorla halamın oğluyla beni evlendirdi hatta 20 bin TL başlık parası karşılığında. Eşim ise bana her türlü şiddeti uyguluyor. Ne yapacağımı bilemiyorum...

19 yaşındayım ve 16 yaşında ailem beni 20 bin TL karşılığında halamın oğluyla evlendirdi. Onunla evlenmek istemiyordum... Onu istemediğimi söylediğimde beni dövüyorlar ayrıca psikolojik şiddet uyguluyorlardı.
Dayanamadım ve çaresizce evlendim. Ailem evlendikten sonra evime bir gün olsun gelmedi ve beni arayıp sormadı. Eşim de sürekli hem psikolojik hem de fiziksel şiddet uyguluyor. Üstelik her tartıştığımızda bana bıçakla saldırıyor ve “Seni öldürürüm” diyor.
Bu yüzden eşimden çok korkuyorum. Aslında resmi nikâhımızı yapmadılar ve beni imam nikâhıyla evlendirdiler. Her tartıştığımızda eşim “Boş ol, boş ol, boş ol” diyerek benden ayrılıyor. Bunu araştırdım ve erkek böyle söyleyince nikâh düşüyormuş.
Eşime, bunu söylediğim zaman, “Boş ver. Kim böyle söylüyor, yalan bu” diyor. Ve ben artık çok yoruldum...
Ayrıca bu evliliği ben istemedim, bu yüzden ondan ayrılmak istiyorum ama ayrılamıyorum.
Çünkü çok zor durumdayım.
Ayrılırsam, gidecek yerim de yok. Artık dayanacak gücüm de yok. Sığınma evine gitsem acaba orada zorla eşim ya da ailesiyle beni görüştürebilirler mi? Ayrıca polise gitsem ve şikayetçi olmasam yine de beni sığınma evine yerleştirirler mi?

Yazının Devamını Oku

“Askıda tablet” projesi

Ankara Next Level Alışveriş Merkezi olarak “Askıda tablet” kampanyası başlattık. Bu projeyle Ankara’da eğitim gören ihtiyaç sahibi çocuklara ulaşacağız ve onlara tablet dağıtarak eğitimden geri kalmamalarına yardımcı olacağız.

Feyza Hanım bizim için desteğiniz çok değerli, bunun için size ulaşıyoruz. Proje, ne kadar çok kişiye ulaşırsa o kadar çok çocuğumuza fayda sağlayabiliriz.
Pandemi süreci ile birlikte yardımlaşma, dayanışma gibi kavramlar daha da önem kazandı.
Bu dönemde atılacak küçücük bir adım, yapılacak küçük bir atılım bile fayda üreten çok büyük bir toplumsal harekete de dönüşebilir...
Ankara’nın sosyal konulara da duyarlı alışveriş merkezlerinden Next Level Alışveriş Merkezi örnek olacak bir projeye imza atıyor.
AVM, Covid-19 süreciyle sekteye uğrayan eğitime katkı sağlamak, ihtiyaç sahibi çocukların eğitime erişimine yardımcı olmak için “Askıda Tablet” projesini hayata geçirmiş.
“Bir bilgisayar ile eğitime sen de bir öğrenci kazandır” sloganı ile yola çıkan AVM yönetimi 10 tablet bilgisayar bağışı ile başlattığı projeye AVM’de yer alan mağazalar, ziyaretçiler, kentin önemli sivil toplum kuruluşları, iş insanları dernekleri ve destek olmak isteyen vatandaşların katılımı da bekleniyor.
İhtiyaç sahibi çocukların eğitime erişimine yardımcı olmak için geçen ay başlayan bu kampanyanın yıl sonuna dek bağış sayısının artırılması ve yılbaşı itibarıyla da çocuklara ulaştırılması hedefleniyor.

Yazının Devamını Oku

Aileme ihanet ettim

Ailemin istemediği kişiyle imam nikahı kıyıp gizlice evlilik hayatı yaşamaya başladım. Ama şu an çok mutsuzum. Kendimi kullanılmış hissediyorum.

Rerhaba Güzin Abla, ben 23 yaşında, 7 aydır görev yapan bir hemşireyim. Sevgilim de 21 yaşında, otobüslerde muavinlik yapıyor.

5 yıldır birlikteyiz. Bu zamana kadar hep kavga ederek, ayrılıp barışarak geldik ama her seferinde birbirimizden kopamayıp barıştık. Evlenmek istiyoruz fakat benim ailem karşı.

Memur kızlarını bir muavine layık görmüyorlar.

Bundan yaklaşık 3 yıl önce sevgilim bana cinsel yönden bazı problemleri olduğunu, benimle birlikte bunları aşmak istediğini söyledi.

Çok tartıştık, kavga ettik.

Bana çok baskı yaptı.

Sonunda ailemden habersiz kendi aramızda imam nikahı kıydık.

Şu an gizli saklı bir evlilik hayatı yaşıyoruz. Ben atanmadan önce 3-4 ayda bir zar zor yan yana gelirdik.

Yazının Devamını Oku

Ailem fazlalıkmışım gibi davranıyor

Kardeşim de annem de hep ben fazlalıkmışım gibi davranıyor. Oysa üzülmesinler diye kanser olduğumu bile onlara söylemedim...

30 yaşında bir genç kadınım... Çok zor bir çocukluk ve gençlik dönemi geçirdim.
Ailemin maddi durumu nedeniyle belli bir süre hem okudum hem çalıştım ama asla gocunmadım.
Bir kız kardeşim var, üniversiteyi yeni bitirdi. 4 kişilik çekirdek aileyiz.
Ailemin maddi manevi her anlamda her şeyine ben koşturdum, koşturmaya da devam ediyorum ve asla “Niye hep ben?” demedim.
Bir süre kanser tedavisi gördüm bu durumu bile ailemden, sırf üzülmesinler diye yalan söyleyerek sakladım.
İyileştiğim an her şeyi anlattım. Ama buna rağmen pes etmedim... Hepimiz insanız evin içinde illaki tartışmalar olur, bazen benim de sinirlerim gerilmiş olsa da hep alttan alan taraf ben oldum. Özür diledim çünkü aile olmak bunu gerektirir. Fakat ne yaparsam yapayım annemin sürekli laf sokmalarına, iğnelemelerine maruz kalan tek benim...
Aslında o kadar enerjik güler yüzlü pozitif biriyim ki çevremi asla kırmamaya özen gösteren hassas bir insanım...

Yazının Devamını Oku

Doktoruma âşık oldum

Burun ameliyatımı yapacak doktoruma âşık oldum. 1 yıl sonra çalıştığı hastaneden ayrılacağını öğrendim. Bu yüzden ona duygularımı açmalı mıyım?

16 yaşındayım ve doktoruma âşık oldum. O da en fazla 30 yaşındadır. Doktora burnumdan ameliyat olmak için gittim. Tam her şey halloldu derken, bir nedenden dolayı ameliyatın ertelenmesi söz konusu oldu.
Sürekli ertelemek zorunda kalınca da sinirimden ameliyat olmak istemediğimi söyledim. Ama ben aslında ameliyat olamayacağımdan dolayı değil, onu bir daha göremeyeceğim için korkuyorum.
Doktorun hastaneden 1 sene sonra ayrılacağını öğrendim. Ama o ayrılmadan önce onu çok sevdiğimi söylemek istiyorum. Bunu nasıl, nerede söyleyeceğimi bilmiyorum.
Onunla WhatsApp’tan da konuştum. Doktorlara soru sorulan bir adres vardı, oradan soruları cevaplıyordu. “Ameliyat olmak istemiyorum” deyince cevap vermedi.
Biraz ters davrandım çünkü ameliyatımı sürekli erteleyince, sinirlenmiştim.Ama ameliyattan vazgeçtiğimi söyleyince o da bozuldu...
Sonra özür diledim ama yine cevap vermedi.
Sevgili Güzin Abla, benim bu sorunuma bir çare bulun. Çünkü ne yapacağımı bilmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Eski hatalarımı yüzüme vuruyorlar

Ailem en ufak tatsızlıkta eski hatalarımı yüzüme vuruyor. Bu durumla nasıl başa çıkacağımı bilemiyorum...

Merhaba, yorumlarınızı okudum ve tüm yaklaşımlarınızı, içtenlikle söylüyorum, mantık çerçevesinde buldum. Bir psikolog danışman gibi adeta. O sebeple ben de bir sorunumu sizinle paylaşmak istedim.
Konuya gelecek olursak; şahsen benim değil de bir yakınım veya sıradan bir insanın başına gelmiş olsa söylenilecek söz belli aslında ama terzi kendi söküğünü dikemiyor maalesef.
Zamanında bana göre hiçbir sakıncası olmayan ama ailemin yanlış bulduğu birkaç davranış sergiledim. Ama her fırsatta da “El âlem ne der” uyarısıyla kendimi karşı karşıya buldum. Hayatımı kimsenin düşüncelerine göre yönlendirmeyi düşünmediğim için de ailemle bu konuda sürekli gelgitler yaşadım.
Fakat artık öyle bir noktaya geldi ki en ufak bir tatsızlıkta, onlara göre yanlış olan bu durum yüzüme vurulmaya başladı. Her ne kadar niyetimi ifade etmeye çalışsam da anlayanım olmadı. Ben de haliyle usanmaya başladım artık.
Herhangi bir konuda münakaşaya girdiğimizde hiç alakasız yerden konunun yine o mevzuya dönmesi ve eminim ki bundan sonrasında da dönecek olduğunu bilmek beni bıkkınlığa sürükledi.
Bu durumla nasıl başa çıkacağımı inanın bilmiyorum. Ama ne susmak yaradı işe ne de karşıma alıp konuşmak. Sizden yardım istiyorum.
◊ Rumuz: Yardım

YANIT

Yazının Devamını Oku

Kız kardeşim evliliğimi mahvetti

Kız kardeşimi üniversiteyi okuması için yanıma aldım. Meğer eşime âşıkmış... Eşim ve kız kardeşim beni sırtımdan vurdu. Şimdi ne yapmalıyım?

Merhaba Güzin Abla, keşke karşımda olsan da içimde birikenleri anlatsam. Abla, benim yüzüm hiç gülmedi.
16 yıllık evli bir kadınım. Baba evinde hep şiddet gördüm.
Bir gün karşıma biri çıktı “Tamam, kurtulacağım bu hayattan” dedim. Çok iyi biriydi... Tanıştıktan bir süre sonra evlendik.
Aslında çok iyi giden bir evliliğimiz vardı. Ta ki canımdan bir parça, kız kardeşim, hayatımı mahvedinceye kadar...
Kız kardeşimi yanıma aldım. Uzun bir süre bizimle kaldı. Onu üniversite okuması için yanıma çağırmıştım.
Aklımın ucuna bile gelmezdi ama eşime âşık olmuş... Onlar beni sırtımdan vurdu. Öğrendiğimde deliye döndüm.
Çocuklarım var, ne yapabilirim? Çocuklarım çok düşkün babalarına, kalbimde çok büyük yararlar açıldı. Ben tam da mutluluğu yakaladım sanmışken. Eşime hep “Sen benim sırtımda bir dağdın” dedim. Ama maalesef hepsi yalanmış...

Yazının Devamını Oku

Aşka küsmüşken işyerindeki evli bir kadına kapıldım

Yüreğimi yeni ilişkilere kapatmıştım. Ama yeni başladığım işte tanıştığım evli kadına âşık oldum.

Merhaba Güzin Abla, size bir şey danışmak istiyorum, bana bir yol gösterir misiniz... İlgimi çeken bir kadın var ama evli.
Aslında ben kadınlara ve aşka, sevgiye küsmüş bir erkeğim. Yüreğimi yeni ilişkilere kapatmıştım.
Ama yeni bir işe girdim ve bu kadın benimle ilgilenmeye başladı.
Benden hoşlandığını hissediyordum. Kendime hep şöyle dedim: “Dur, kendine gel. Karşındaki evli bir kadın. O istese de sen kendini koru, frenle.”
Ancak günler, aylar geçtikçe duygularım tutkuya, sevgiye, aşka dönüşmeye başladı.
Bu arada hem kendisinden hem de arkadaş çevresinden onun kocasını sevmediğini ve evliliğinin aslında bir çıkar ve menfaat evliliği olduğunu öğrendim.
Zamanla beni sevdiğine, bana değer verdiğine de şahit oldum.

Yazının Devamını Oku

Sevgilim yalan mı söylüyor?

Sevgilim, ilişkimizin başında küçük yaşta tecavüze uğradığını anlattı. Ancak bir süre sonra bana doğru söylemediği fikrine kapıldım.

2 buçuk yıllık bir ilişki içindeyim. Kız arkadaşım 19, ben 24 yaşındayım. Ve rutin güzel bir ilişkimiz var.
O beni çok seviyor, bunu yaptığı her hareketiyle gösteriyor ve tabii ben de onu seviyorum.
Ancak şöyle bir durum var...
ilişkinin ilk zamanlarında, bana 7 yaşındayken tecavüze uğradığını söyledi ve tam anlamıyla gözlerim doldu.
Ben de daha önce hiçbir kızla yakınlaşma yaşamadığım için ona nasıl yaklaşacağımı, ne diyeceğimi bilemedim.
Bir saat sonra mesaj atarak, bunun önemli olmadığını çünkü elinde olmayan bir şey yaşadığını ve bunun ilişkimize zarar vermeyeceğini dile getirdim.
Sonrasında ilişkimiz devam etti. 4’üncü ayımızda ise birliktelik yaşadık.

Yazının Devamını Oku

20 yıldır aynı sorunu yaşıyoruz

Eşimle 20 yıldır evliyiz ve hâlâ ilk günkü sorunu yaşıyoruz. Eşim, ilişki sırasında bana karşı isteksiz ve soğuk...

Evlendiğimizden bugüne kadar yaklaşık 20 yıldır eşim hep bana karşı soğuk.
Sadece birkaç defa beraber olduk. Çünkü o hep hareketsiz ve isteksiz.
Kendisi birlikteliği hiç arzu etmiyor ve “Bir an önce bitsin” diyor.
Önceleri ona sarılıp uyumamı isterdi.
Şimdi onu da istemiyor, “Rahat bırak” diyor. Hatta benimle aynı anda yatağa girmemek için geç yatıp sabah geç kalkıyor.
Ben ne yapayım?
Kadınlar hep böyle isteksiz midir ilişkilerde? Bu normal midir abla?

Yazının Devamını Oku

Bekir Coşkun anısına

Yakın dostumuz Bekir Coşkun’un annemi kaybettikten sonra kaleme aldığı yazıyı sizinle onun anısına paylaşmak istedim.



Bekir Coşkun annemin yakın dostuydu. O gerçek anlamda bir insan, iyi bir gazeteci, inanılmaz bir hayvan dostu, tabii doğal olarak insan dostuydu... Kadınlara özel bir yer vardı yüreğinde, onlarla ilgili unutulmaz yazılar yazardı, haklarını korumak, onlara destek olmak için...
Tıpkı yaşamı boyunca hayvanlar için çırpındığı gibi...
Bu konuda zaman zaman yazışırdık, benim hayvanlarla ilgili bir yazım için övgüler dile getirirdi, beni teşvik ederdi. Ne çok mutlu ederdi beni...
Ama benim için en önemlisi elbette annemin ölümünün ardından kaleme aldığı yazıydı...
Benim için çok değerli, kadınlar için de çok anlamlı bu yazıyı, yıllar sonra hem annem Güzin Sayar’ı hem de Bekir Coşkun’u anmak adına, sizlerle yeniden paylaşmak istedim.

Yazının Devamını Oku