İkinci kadın olmanın hissettirdikleri

Bir okurunuz “İkinci kadınlar bedava yaşamayı seven tipler” diye yazmıştı. Ben de o arkadaşa istinaden yazıyorum. Ben de bu girdabın içine girenlerdenim. Ama birlikte olduğum kişinin masrafları da benim üzerimde.

Haberin Devamı

Neler yazmak isterdim şu anda, içimi size nasıl dökmek isterdim bir bilseniz. Ben de bu kuyuya düşüp kurtulamayanlardanım. Çok çok uzun bir hikaye... Ne sizi yormak isterim ne de o günleri hatırlamak... Bu yüzden kısaca anlatacağım.
Ben onu ilk tanığımda, evli olduğundan haberim yoktu. O kadar ilgili, o kadar anlayışlı ve sevecen bir insandı ki... Aynı iş yerinde çalışıyorduk. Çok sonradan öğrendim evli olduğunu. Hem de yeni evlenmişti. Bana, “Hemen boşanacağım, ailemin zoruyla evlendim” dedi.
Zamanla hem eşi hem de ailesi öğrendi. Eşi kabullenemedi. Ailesi üzerime geldi, telefonlar, hakaretler.
Geçen bu 5 yıl beni mahvetti. Yüzümdeki tebessüm gitti, yaşama heyecanım kalmadı. Zamanla kendi de resmen canavara dönüştü. Kimseyle konuşamıyorum.
Bildiğiniz ev-iş arası mekik dokuyorum. “Boşan” dediğimde, “Bir daha bu konuyu açmayacaksın, yoksa seni öldürürüm” diyor.
“O zaman beni bırak” deyince “Senin sonun benimle. Seninleyim, daha ne istiyorsun” diye karşılık veriyor. Önceden boşanmasını isterdim ama artık kesinlikle istemiyorum.
Sürekli dayak, küfür, hakaret. Benim de çok güzel hayallerim vardı. Evlilik, düğün, gelinlik... Hepsi bitti artık. Bütün arkadaşlarım evlendi, eşleriyle çok mutlular. Ya ben?
Gizli kapaklı, yasaklı, çıkmaz ilişki içindeyim.
“İkinci kadınlar bedava yaşamayı seven tipler” diyen arkadaşa da istinaden, adamın sigarasını bile ben alıyorum. Kira, yemek, yol, mutfak, hepsi bende. Kendi borç içinde, beni de soktu borcun içine.
30 yaşındayım ama 80 yaşında gibi hissediyorum. Ben kurtulamıyorum. Eğer kurtulma imkânı olan varsa sakın durmasın, kaçsın. Hayatımı 5 sene önceye çekmek için neler vermezdim. ◊ Rumuz: 80 yaşında gibiyim

 YANIT

Haberin Devamı

Sevgili kızım, büyük bir şanssızlık yaşıyorsun. Elbette sözümüz senin durumundaki ikinci kadınlara değil. Sen istemeden, zorla böyle bir girdabın içine sürüklenmişsin.
Ama senin de en büyük hatan, daha ilk başlarda, onun evli olduğunu öğrenir öğrenmez, bu ilişkiyi bitirmemen. Hemen arkana bile bakmadan çekip gitmeliydin. Hatta işyerinden bile ayrılman gerekirdi.
Ama sanırım sen de pek çok kadın gibi sevdiğin adama inanmışsın.
Onun bir şekilde zorla evlendirilmiş ve sevgisiz bir evlilik hayatı olan biri olduğunu düşünmüşsün.
Ve sakın inkâr etme, sabırsızlıkla eşinden boşanacağı ve seninle evleneceği günü beklemişsin.
Ama gördüğün gibi bu hesaplar boşa çıkmış. Adam hem evdeki eşinin baskıları, hem ailesinin giderek artan tepkileri yüzünden gergin, mutsuz.
Bu arada senin de “Boşan, evlenelim” sözlerini unutmamalı. Şimdi “artık boşan demekten vazgeçtim” diyorsun. Ancak şimdi aradan geçen bu 5 yılın, sana evli bir adamın ikinci kadını olmanın dışında hiçbir şey getirmediğini anlamışsın.
Seni tehdit etmesi, sana “Senin sonun benimle” demesi, elbette huzursuz ediyordur. Ancak eğer gerçekten kurtulmak isteseydin, ne yapar eder, ondan uzaklaşabilirdin.
Önce evini, işini, muhitini terk ederdin.
Telefonunu değiştirir, sosyal medya hesaplarını kapatırdın.
Elbette bir ailen vardır, hiç değilse akrabaların, arkadaşların vardır.
Uzaklara, birilerinin yanına gider, izini kaybettirirdin. Ayrıca bu tehditleri kaydeder, savcılığa da başvurabilirdin.
Onun ailesine de ayrılmak istediğini ama seni tehdit ettiğini, ona sahip çıkmalarını söyleyebilirdin.
Senin için üzülüyorum ama gerçek şu ki, sen bu adamdan aslında kurtulmak istemiyorsun sanki. Hâlâ bir umut var gibi içinde...

Yazarın Tüm Yazıları