Paylaş
Sevgili Güzin Abla, size beni yıpratan ve bir türlü aklımdan çıkaramadığım bir sorunumu anlatmak için yazıyorum.
Bundan 10 ay kadar önce bir gençle görücü usulü tanıştım.
Birkaç kez oturup konuştuk, birbirimize âşık olduk, hemen nişanlandık.
İlk başlarda her şey rüya gibiydi. Allah’ıma şükrediyordum hayallerimdeki erkek çıktı karşıma diye. Nişanlım aradığım bütün özellikleri taşıyordu.
3 ay mutlu bir şekilde devam etti. Fakat sonra o çok değişti. Aslında ben aşırı derecede kıskanç bir kızım, onu bu kıskançlıklarımla çok sıkmaya başladım ve o da değişti.
Bana karşı eskisi gibi davranmıyordu. Konuşmalarımda ona karşı bir şüphe sezdiği anda küfür ve hakaret etmeye başlıyordu.
Üzerime yürüdüğü bile oldu. Sonunda da beni artık sevmediğini söyledi.
Ben ayrılmamak için günlerce yalvardım, karşılığında çeşitli şartlar sundu.
Düğün değil, nikâh yapacağını söyledi. Oysaki başlarda düğünümüzü birlikte hayal ediyorduk. Eşyaları ailesi alacaktı, bana “Hangi eşyayı alırlarsa alsınlar sesini çıkarmayacaksın” dedi.
Beni günde belki 20 kere arayan kişi artık bir kere bile aramıyordu. Sonunda bu duruma katlanamadım ve ayrıldık.
3 ay oldu ayrılalı ama onu unutamıyorum.
Ben onu çok sevmiştim ama kahretsin ki çok kıskancım, belki de bu yüzden böyle oldu.
Onunla barışmak, eskisi gibi olmak istiyorum. İlk günlerimizdeki o mutluluğumuz aklımdan hiç çıkmıyor.
Onu aramayı düşündüm, bir kez de dayanamayıp aradım.
“Ayrıldığımız için pişman mısın” diye sordum, “Yok, niye pişman olayım” dedi. Ben de “Sadece bunu sormak için aramıştım” dedim, telefonu yüzüme kapattı.
“Ben çok pişmanım” diyemedim.
Aslında onun suçu benimkinden çok ama o ilk günlerdeki mutluluğumuzu unutamıyorum. Ne olur yardım et Güzin Abla, ben çok kötü durumdayım. Onu yeniden aramalı mıyım, yoksa artık hiç aramamalı mıyım?
◊ Rumuz: Pişmanım
YANIT
Yok yok sevgili kızım, sakın ha, onu aramamalısın. Evlenmeden önce sana bu kadar kötü muamele eden, sebep ne olursa olsun sana küfreden bu adam, ileride seni öldüresiye dövse hiç şaşırmam.
Doğrusunu istersen bu kadar olay yaşadıktan sonra hâlâ bu adamı sevebilmene, onu aramak istemene de şaşırıyorum.
Bir kadının gururu ve onuru olmalı. Bugün sana böyle davranan biri, yarın kim bilir neler yapar... Bana kalırsa iyi ki ayrılmışsınız. Tamam, kıskançlık kötü bir duygu ve bu da senin kusurun olabilir.
Ama kıskançlığın onu bunaltmış olsa da seni bu kadar aşağılayıp küfürler etmemeli. Bunu asla hak etmiyorsun.
Bu durum bu genç adamın da çok normal olmadığını ya da en azından seni gerçek anlamda sevmediğini gösteriyor.
Anladığım kadarıyla zaman geçince sen onun kabalıklarını, kötü davranışlarını, yaptıklarını unutmuş, kendi kendini suçlamaya başlamışsın.
O nedenle şöyle bir kendine gel.
Yalnız güzel günlerinizi değil, sana kaba davrandığı, küfürler ettiği, saygısız tutumunu hatırlayarak ondan nefret edebilmelisin.
Sen de kıskançlığın kötü bir huy olduğunu böylelikle anlamışsındır.
Ama her ne olursa olsun hiç kimsenin sana kötü muamele etmeye, kabalık yapmaya, seni aşağılamaya hakkı yok.
Karşındaki her kim olursa olsun, kendini saydırmak önceliğin olmalı. Bunu hayatın boyunca unutmamalısın.
Üstelik sana telefonda “Pişman değilim” diyorsa daha hâlâ ne bekliyorsun? Seni sevmediğini söyleyen birini hâlâ nasıl sevebilirsin?
Kendini küçük düşürmemeli, asla ezdirmemelisin.
Paylaş