GeriGüzin Abla Gelibolu’da 22 hayvanı kim, neden zehirledi?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gelibolu’da 22 hayvanı kim, neden zehirledi?

15 Eylül’de Gelibolu ilçesinin Şengül Bayırı Sokak mevkiinde 22 sokak köpeği ve 4-5 kedi zehirlenerek öldürüldü. Belediye, olayla ilgilerinin olmadığını iddia ediyor.

Feyza Hanım, yardımınıza ihtiyacımız var. Gelibolulu hayvanseverler olarak size başvurmanın en doğru yol olduğunu düşündük.
Gerek Gelibolu Belediyesi’nin, gerekse kaymakamlığın ve emniyet müdürlüğünün sorunumuzu bir de sizin köşenizden duymalarının yararlı olacağına inanıyoruz.
Olayı kısaca anlatıyorum;
15 Eylül 2014 tarihinde Gelibolu ilçesinin Şengül Bayırı Sokak mevkiinde 22 sokak köpeği ve 4-5 kedi zehirlenerek öldürüldü.
Emekli bir subay ile Sıla isimli bir lise öğrencisinin köpeklerinin de bu köpekler arasında olduğu söyleniyor.
Gelibolulu hayvansever Süsen Erkuş, bir bölümü kendi himayesinde bulunan bu hayvanların katledilmesiyle ilgili kaymakamlığa yazı yazdı. Kaymakamlık da yazıyı belediyeye iletti, fakat belediye zehirlenme olayıyla ilgilerinin olmadığını iddia etti.
Süsen Erkuş bu sefer de emniyet müdürlüğüne olayı aksettirdi. Emniyet, olayın faillerinin araştırılması için gerekli işlemlerin başlatılacağı iletti. Ancak o dönemden bu yana herhangi bir gelişme olmadı.
Bu olayın faillerinin bulunması ve cezalandırılması, tekrar aynı olayların yaşanmaması için kaymakamlığın, belediyenin ve emniyet müdürlüğünün üzerlerine düşen görevi yapması için ne gerekiyorsa yerine getirilmesini bekliyor, herkesi görevi doğrultusunda hassasiyete davet ediyor ve bütün hayvanseverlerin bu konuda el birliği içinde çalışmalarını önemle rica ediyoruz...
Pınar Erdoğan

Süsen Hanım’ı yıllardır tanırım. Kendini hayvanlara adamış, onlara canını verircesine mücadelesini sürdüren gerçek bir hayvanseverdir.
Onun, bu anlattığınız olay nedeniyle ne derecede üzgün olduğunu söylemenize gerek yok.
Ben de kahroldum, bu masum 22 can için...
Buradan kaymakamlığa, belediyeye, emniyet müdürlüğüne sesleniyorum. Bu tür cinayetlerin suçluları bulunmaz, ceza görmezlerse, bu katliamlar sürecektir.
Lütfen “hayvan” deyip geçmeyin. Onlar da Allah’ın özenerek yarattığı canlar...

Trafik sigortası, sadece sahipli hayvanların tedavisini kapsıyormuş
Sayın Güzin Abla, trafik sigortasının kazayla çarpılan hayvanların tedavi masraflarını da karşılayacağını gazete haberlerinden öğrendim...
Yaklaşık iki ay önce evimin önünden arabamla ayrılırken bir yavru kediyi ezdim.
Veteriner hekimin muayenesinde yavrunun kalça kemiğinde kırık ve sol kolunda kas kopması tespit edildi.
Kalça kemiği ilaç tedavisinin yardımıyla kendiliğinden kaynadı, ancak sol kolun ameliyat edilmesi gerekti.
Tıbbi harcamalar toplam 1400 lira tuttu. Bunun sadece 400 TL’sinin karşılanması için sigorta şirketine başvurdum.
Ancak sigorta şirketi yetkilileri beni arayarak sadece sahipli hayvanların tedavi masraflarını karşıladıklarını, sokak hayvanları için böyle bir uygulama olmadığını söyledi.
Bu uygulama, “Ezilen sokak hayvanlarıyla ilgilenmeyin, ıstırap çekerek ölmesi için onu terk edin” anlamına geliyor.
Böyle vahşi bir uygulamanın değiştirilmesi için yardımcı olmanızı rica ediyorum.
Münüre Erçil

Tabii, sokak hayvanları ölsün, tedavi nelerine gerek! Ölsünler ki sokaklar boşalsın, onları istemeyen, sevmeyen merhametten yoksun kişiler de rahat etsinler. Sokaklar onlara kalsın!
Ya doğa? Onlara yaşayacak doğa mı bıraktık ki? Artık ayıcıklar, kirpiler İstanbul sokaklarına indi.
Açlık bu, bir canlıya her şeyi yaptırır...
Siz hayvan sevmeyen, onlara yaşamı çok göreneler... Siz açlık nedir bilir misiniz?

X

Hiç tanımadığım biriyle sözlendim

Aileler aracılığıyla Fransa’da yaşayan biriyle sözlendim. Bana çok değer veriyor ama benim duygusal olarak ona karşı bir hissim yok. Ne yapacağımı şaşırdım.

Merhaba Güzin Abla, ben 20 yaşında bir genç kızım. Bundan 1 ay önce 26 yaşında bir beyefendiyle tanıştırıldım aileler vasıtasıyla. Bu beyefendinin ailesi bizim aile dostumuz. Fakat kendisini tanımıyordum.
O da beni tanımıyordu. Bu kişi Türk kökenli Fransız vatandaşı. Fransa’da yaşıyor, inşaat mühendisi. Ailesi ise Türkiye’de.
Ailesine evlenmek istediğini söylemiş ve “bana tanıdığınız, güvendiğiniz bir ailenin kızını bulun ve isteyin” demiş. Ailesi de beni uygun görmüş. Ben burada okuyorum. Bir şekilde bu beyefendiyle tanışma yoluna girdim ve sözlendik. Sözlüm tam aradığım gibi biri.
Bana da âşık oldu. Fakat ben kendisine karşı duygusal bir şey hissetmiyorum. Bu beni çok zorluyor ama o çok iyi biri. Belki aynı evde yaşayınca huyu değişir, yaşamadan bilemeyeceğim bunu. Onu üzmek istemiyorum, çok duygusal biri.
Ondan önce 2 yıllık, 26 yaşında biri ile ilişkim vardı. Beni çok seviyordu, hâlâ da seviyor. Ama ben sözlenmeden 1 ay önce ondan ayrıldım, çünkü çok yıpratıcı bir ilişkimiz vardı. Hep tüm fedakârlığı ben yapıyordum. Kendimi onun için paspas ettim. Daha fazla dayanamayıp, ayrıldım sonunda.
Sözlendikten sonra bana dönmeye çalıştı. Ağlıyor sürekli “beni affet” diye. Onunla çok şey paylaştım, onu seviyor muyum bilmiyorum ama benim hassas noktam çok iyi niyetli olmam, bu beni mahvediyor Güzin Abla. Bu arada evlenince Fransa’ya yerleşeceğim; kariyerime orada devam edeceğim. ◊ Rumuz: Evlilik

YANIT

Sevgili kızım, seninle açık konuşacağım. Böyle uzaktan, hiç tanımadığın, sadece ailesine “bana uygun bir kız bulun” diyerek yola çıkan bir kişiyle evlenmeyi düşünüyorsan, sakın acele etme.

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin sorunları beni çok zorluyor

Sevgilim sudan sebeplerden kavgalar çıkartmaya başladı. Psikolojik sorunları olduğunu öğrendim. Böyle sorunlu bir insanla bir gelecek kurabileceğimden emin değilim.

Merhaba Güzin Abla, 7-8 ay önce okuldan bir kızla tanıştım. Onu gerçekten çok sevdim, âşık oldum ve arkadaşlarımın da yardımıyla sevgili olduk. İlk başlarda her şey güzeldi. Fakat sonra o neşeli halinin altında ne kadar sinirli ve takıntılı bir kız olduğunu anladım. “Geçer, herkesin sinirli bir dönemi olabilir” dedim. Lakin psikolojik sorunları olduğundan zaman zaman ilaçlar kullandığını öğrenince geçici bir şey olmadığını anladım.
Giderek çok saçma sebeplerden ötürü benimle saatlerce kavga etmeleri ve öfke krizleri arttı. Bütün bunlar beni zihnen çöküntüye uğrattı. Tabii, onu çok sevdiğim ve ciddi düşündüğüm için bir çözüm yolu aramaya başladım. Böyle kavga çıkarmaması gerektiğini defalarca konuştum. Kendisi de bana hak verip defalarca özür dileyip, değişeceğini söylemesine rağmen hiçbir şey değişmedi. Ancak sanki biraz duruldu ama yine sinirli hareketleri devam etti. Gene bir nebze tolere ettim ama bu süreçte cinsel bir münasebetimiz de oldu.
Bir süre sonra bu siniri yine patlak verdi. Resmen zihnen yaşlandım. Kendisinin defalarca değişeceğine, bu huyunu yeneceğini söyleyip bana hak vermesine rağmen, hiçbir şey değişmedi. Her zaman psikolojik sorunları ve takıntıları olduğunu söyleyip buna sığındı.
Şu anda iyiyiz ama şimdi bile gereğinden fazla telefonla arama ve mesaj atmalar, gereksiz kaprisler, biraz kendi çevremle vakit geçirsem kriz geçirmeler sürüyor. Bu ilişkiyi bitirmemin doğru olacağını düşünmeye başladım. Bu kararı da çok düşündüm. Böyle sorunlu bir insanla gelecek kurabileceğimden emin değilim. Yine de bunu nasıl yapmam gerektiğini bilmiyorum.
Bana aşırı bağlanmış durumda. Eğer böyle bir şey yaparsam kendine bir şey yapabileceğine dair ciddi şüphelerim var ve açıkçası korkuyorum. O aslında iyi bir insan, üzülmesini de istemiyorum. Aynı zamanda onu gerçekten seviyorum da... Daha 20 yaşındayım ama bu iş devam ederse ciddiye binecek. Kendisi beni ilerideki kocası olarak görüyor. Sürekli planlar yapıyor. Ayrılmam daha mı doğru? Yoksa beklemeli miyim? Nasıl bir yol izlemem doğru olur?
Rumuz: Kötüyüm, çıkmazdayım

YANIT

Sevgili oğlum, henüz 20 yaşındasın ve bu kadar büyük sorunlarla uğraşıyorsun. Bu genç kızın ciddi ruhsal bozuklukları var. Öfke kontrol bozukluğu diye adlandırılan bir sorunu bile olabilir. Ne yaşadıysa, kendi kendisiyle bile barışık değil. Senin hayatını da alt üst etmiş. Böyle biriyle elbette şu anda bir gelecek düşünemezsin. Böyle anı anına uymayan, gereksiz öfkelere kapılan, her şeyi aşırı ve nöbetlerle kendini gösteren, bu genç kızın gerçekten yoğun bir sevgiye ama asıl ciddi bir tedaviye ihtiyacı olduğu ortada.

Yazının Devamını Oku

Eski ilişkimin ortaya çıkmasından korkuyorum

Bir dönem evli bir adamla ilişkim oldu. Şimdiyse çok güzel giden başka bir ilişkim var. Fakat eski günlere ait fotoğrafların ortaya çıkıp sevdiğim adamın benden ayrılmasından korkuyorum.

25 yaşında, üniversite mezunu genç bir kadınım. Bundan 1 yıl önce atanıp mesleğime başladım. Ailemden ilk kez ayrı kaldım.
Çünkü üniversiteyi de ailemin yanında okumuştum. İlgiye, sevgiye aç biriyim.
Her gösterilen ilgiye kanıyorum. Karşıma çıkan insanlara “hayır” diyemiyorum.
Gerçekten iyi niyetli ve saf biriyim. Burada evli bir adamla tanıştım ve onunla bir süre görüştüm. Bana karşı çok ilgiliydi. İlgisi ve beni düşünmesi çok hoşuma gitti.
İlişkimizin yanlış olduğunu biliyordum. Bu yüzden de onunla hep kavga ediyordum.
Aslında onu istemiyordum ama onun bana gösterdiği ilgiye o kadar alışmıştım ki beni aramadığı zamanlarda boşluk hissediyordum ve tekrar konuşuyorduk. Bir süre sonra artık dayanamadım ve konuşmayı kestim.
Bana eşiyle boşanacağını söylüyordu, biraz da bu yüzden görüşmemiz uzamıştı. En fazla 3 aylık bir durumdu bu. Sonra karşıma başka biri çıktı.

Yazının Devamını Oku

Evlenmekten ve bir erkekten dayak yemekten korkuyorum

Evlenmekten, âşık olmaktan ve bir erkekten dayak yemekten korkuyorum. Ne yazık ki korktuğum başıma geldi. Birini takıntılı bir şekilde sevmeye başladım...

Bir adama âşık oldum. Aşk ve evlilik ise benden çok uzaktı. Çocukluğum çok kötü geçti. Yazları fabrikada, kışları okuldaydım. Kendi çabamla okudum. Annem sevmediği bir adamla yani babamla evlenmiş.
Mutsuz bir evlilik içinde büyüdüm. Evlenmeyi düşünmedim, daha doğrusu istemedim. Evlenmekten ve bir erkekten dayak yemekten korkuyorum.
Aşktan da korkuyorum, korktuğum da başıma geldi. Daha önce evlenmiş ve ayrılmış bir adama âşık oldum. Yalnız bu adam eski karısı ile bağlantıda.
Ayrıca yaşadığı şehirde hayatında bir başka kadın var. Aklım çok karışık. Üzülüyorum. Mantığımı kaybettim. Nedenini söyleyemem ama her şeyi silip atmak istiyorum. Kaçış sendromu yaşıyorum.
Çünkü onu kıskandığımı fark ettim.
Hem de bu kıskançlık çok mantıksız hale geldi.
Onu görmek istiyorum, sesini duymak istiyorum.

Yazının Devamını Oku

Henüz evlenmeye hazır değilim

Henüz evlenmeye hazır olmadığımı düşünüyorum. Ama çevremdeki insanlar beni anlamıyor. Evlenmem için baskı yapıyor.

24 yaşında genç bir kızım ve çalışıyorum. Şu zamana kadar kafam çok rahattı. İşimden de çok memnundum. Fakat son zamanlarda çevrem, annem ve iş arkadaşlarımdan evlenmem gerektiği baskısı hissediyorum.
Hareketleriyle, konuşmalarıyla sürekli ima ediyorlar. Bu durum beni çok geriyor.
Ben de hemen restimi çekemiyorum. Yaş geçiyor diye evlenilmez ki...
Tamam taliplerim çıkıyor ama dengimi henüz bulamadım, kafalarımız uymuyor.
Çevremdekiler bana, “karşına kim çıksa hemen tekmeyi vuruyorsun, kimseleri beğenmiyorsun.
Bakıp göreceğiz, sonunda kime varıyorsun” diyor.
Oysa henüz evlenmeye hazır değilim.

Yazının Devamını Oku

AİLEVİ SORUNLAR YAŞIYORUM

Aileme hiçbir şekilde yaranamıyorum. Her şeyden beni sorumlu tutuyorlar. Bu hayatta yaşasam ne olur, yaşamasam ne olur. Son çarem intihar; başka yapabileceğim bir şey yok.

Sevgili Güzin Abla; yaşım daha 17. 15 ve 16 yaşlarındayken yanlış arkadaşlıklar edindiğim için okulumdan oldum.

Ardından ailem üstüme gelmeye başladı. O sırada bir çocuğu sevmeye başlamıştım. Aslında o da beni seviyordu ama sonradan uzaklaştı.

Ben onu çok seviyordum, unutmam zor oldu. Sonra okuldan başka bir erkek arkadaşımla konuşmaya başladım.

O zaman sevdiğim çocuktan uzaklaştım.

Bu arkadaşım beni sevdiğini söyledi, 2 aydır çıkıyoruz.

Onunla mutluyum. Ondan önceki sevgilim beni üzüp ağlatırken şu anki sevgilim gözyaşıma kıyamıyor.

Yine de ailevi sorunlar yaşıyorum. Bu yüzden odamdan çıkmak istemiyorum. Tek başımayım, sanki hep bir yerlerde bir boşluk var.

Ailem ayrı bir sorun, hep “sen yaptın, her şey senin yüzünden” diyorlar. Ama ben bilmiyordum böyle olacağını...

Yazının Devamını Oku

Sevdiğim kız bana büyü yaptırmış

Sevgilimin evinde benim ve annemin adının yazılı olduğu kağıtlar buldum. Yanlarında da muska vardı. Bana defalarca büyü yaptırmış. Şu anda ayrıyız ama onu nasıl unutacağımı bilmiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 25 yaşında bir adamım. Kız arkadaşımla 1 yıllık ilişkimiz vardı. Son zamanlarda sık sık tartışmalarımız oluyordu.
Sürekli beni aşağılayıcı tarzda konuşuyor, beni istemediğini söylüyor ve ağza alınmayacak küfürler ediyordu. Geçtiğimiz günlerde evine gitme şansım oldu. Bir ara özel eşyalarının arasına baktığımda katlanmış küçük kağıtlar buldum. Ayrıca muskalar da vardı bunların arasında. Ama işin ilginci, hepsi benim adıma yazılmış şeylerdi.
Annemin adıyla birlikte adımı da görünce şoke oldum. Aslında onu seviyordum. Ama bu durum beni çok rahatsız etti. Bazı hocalarla görüştüm ne olduğunu anlamak için... Onların dediğine göre, bana bağlama büyüsü yaptırmış... Sanırım onu sevmediğimi düşünüyor ama onu çok seviyordum. Bunları bulduğumu ona söylemedim.
Ama sürekli ben özür diliyor, ben ilgi gösteriyordum ona. Birkaç gün geçti, konuşmak istediğimi söyledim. Arabayla sakin bir yere gittik ve onun davranışlarının 16-17 yaşındaki ergen kızların gibi olduğunu söyledim. Bu şekilde ilişkimizin yürüyemeyeceğini ve tek bir şansımız olduğunu, onun da psikolojik yardım alması gerektiğini belirttim.
Gerekiyorsa ben de psikoloğa gidebileceğimi söyledim. “Ben mantığımı dinlediğim için seninleyim. Benimle ilgileniyorsun, beni seviyorsun, rahat bırakıyorsun. Bu yüzden seninle devam ederim bu ilişkiye” dedi.
Ben de hayatım boyunca mutsuz olmak istemediğimi ve destek alması gerektiğini söyledim, kabul etmedi ve ayrıldık. Böyle bir zihniyette olan biriyle ne yapabilirim Güzin Abla? Elimde değil, yüreğim ona gidiyor, çok seviyorum. Ama mantığım olmayacağını söylüyor. ◊ Rumuz: Umutlu

 YANIT

Sevgili oğlum, çok haklısın. Bu çok büyük bir saçmalık.

Yazının Devamını Oku

Hayata veda etmeden bunları yapmanızı tavsiye ederim

Hayata veda etmeden önce, eliniz ayağınız tutarken, gözünüz görür kulağınız duyarken yapmanızı isteyeceğim bazı şeyler var...

Bir sokak kedisinin ya da köpeğinin gözlerinin içine bakın, ama kafanızda hiçbir önyargı olmaksızın sadece bakın.

Bir hayvan barınağına gidin. Kafeslerin ardındaki köpeklerin patilerini tellere takıp size seslenmelerine izin verin. Onların seslerini duyun ama mutlaka duyun.

Bir sokak kedisine ya da köpeğine, mümkünse kirli, zayıf, çirkince olanına yemek verin ve yemeğini bitirene kadar onu izleyin ama hiç yanından ayrılmadan sadece izleyin.

Bir sokak kedisinin veya köpeğinin başını okşayın. “Kirlidir, mikrop bulaşır, elimi cırmalar, ısırır” diye önyargınız olmadan başını okşayın. Mümkün olabildiği kadar uzunca. Yanından ayrıldıktan sonra dönün ona bakın.

Bir gerçek can dostuyla konuşun. Hiç sıkılmadan, uzunca bir süre, hiç lafını kesmeden onu dinleyin, sadece dinleyin.

Yazın kavuran sıcağında çok susayın, içiniz yansın, çölde kalmışçasına, suya erişemeyecekmiş gibi uzunca süre susuz kalın. Sonra gidip bir şişe su alın, dudaklarınıza götürmeden önce ilk gördüğünüz bir sokak kedi ya da köpeğine verin o suyu ve içişini izleyin sonuna kadar. Siz de şişenin dibinde kalan son yudumla ıslatın dudaklarınızı.

Ölmeden önce el ayak tutarken, henüz nefes alırken, işitme duyma, hissetme duyularınız canlıyken, bir sokak kedisi ya da köpeği alın, evinizi paylaşın onunla. Yemeğinizi, odanızı, hayatınızı paylaşın. Birlikte gezintiye çıkın, köpekse sahiplendiğiniz. Kediyse onunla kanepede uzanıp çizgi film izleyin.

Yazının Devamını Oku

Boşandığım eşime hâlâ aşığım

10 yıllık evliydik, boşandık. Hâlâ aynı evde yaşıyoruz ama ayrı yataklarda yatıyoruz. Acaba tekrar bir araya gelmemiz mümkün olabilir mi?

Merhaba Güzin Abla. Ben eşimden boşandım ama hâlâ aynı evde yaşıyoruz.
Bu şekilde güzel de anlaşıyoruz.
Daha önce türlü sorunlarımız, tartışmalarımız oluyordu.
Şimdi olmuyor, iyi geçiniyoruz.
Eşim boşanma konusunda çok acele etti. Ben de “Böyle mutlu olacaksan tamam” dedim ve ayrıldık.
Boşanmadan önce çok sinirliydi. “Şimdi rahatım, sürece bakalım” diyor.
Tabii 8 aydır ayrı yataklarda yatıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Sevdiğim adam iki farklı hayat yaşıyormuş

Sevgilim son zamanlarda benden uzaklaşıyordu. Gizlice sosyal medya hesaplarındaki mesajlarını okuduğumda iki farklı hayatı olduğunu anladım.

Ben 20 yaşında genç bir kızım. Üniversitede okuyorum ve okuldayken erkek arkadaşımla tanıştım. Kısa bir süre sonra da birbirimizi sevdik. İki yıldır beraberdik, beni ailesiyle tanıştıracaktı.

Ben de onu kendi ailemle... İlişkimiz gayet ciddiydi. Onun beni sevdiğinden bir an olsun şüphe duymadım çünkü her fırsatta sevgisini gösteriyordu. Her an yanımdaydı, beni asla kırmazdı, her dediğimi yapardı. 

En zor zamanlarında arkasında hep ben vardım. Okuldaki süreçte, ailevi sorunlarda olsun hep ben yanındaydım.

Son 3 aydır birden çok değişti. Benden uzaklaştığını fark ettim ve ona söylediğimde “Üzülme, söz veriyorum her şey değişecek. Az kaldı, her şey istediğin gibi olacak” dedi.

Son zamanlarda sık sık ortadan kayboluyordu. Bir an bile benden uzaklaşmayan insan, günlerce aramıyor, telefonlarıma çıkmıyordu. Üstelik bana kilo aldığımı, kendime eskisi gibi bakmadığımı söyleyip duruyordu. Bir gün özür diledi, beni kaybetmek istemediğini ve çok sevdiğini söyledi. İnandım.

Daha sonra sosyal medya şifrelerini değiştirdi. Bir şekilde yardım aldım ve hesaplarına girebildim. Gördüm ki benim dışımda birçok kişiyle yazışmış.

Kadınlarla da erkeklerle de samimi mesajlaşmaları var. Ve gizli mesajlarına de ulaştım. O an hayatımın şokunu yaşadım. İki ay kadar önce bir erkek arkadaş edinmiş.

Onunla resmen sevgili olup fotoğraflar çektirmiş ve mesajlaşmış.

Yazının Devamını Oku

Ailem çok geçimsiz

Ailem yüzünden huzursuz bir ortamda büyüdüm. Kavgaları bitmiyor, çok geçimsizler. Kendimi onların arasında kaybolmuş gibi hissediyorum.

Güzin Abla, ben 30 yaşında, bugüne kadar bütün hevesleri kursağında kalmış, dışı genç, içi yaşlı biriyim.  Hayatım annemin, babamın, babaannemin, dedemin hiç bitmeyen kavgalarıyla geçti.

Bu huzursuz ortamda okudum, çalıştım, bir şeyler başarmak için uğraştım durdum.

Ama en sonunda bazı sebeplerden ötürü işimi kaybettim.

Belli bir borcum vardı, aslında bu borç benim de sayılmaz, aile borcuydu. Dedem bu arada köydeki evini satıp bizim yanımıza yerleşti.

Ancak, çok eskiden beri dedemle babam hiç anlaşamazlarmış; geçenlerde kötü bir kavga ettiler.

Fakat kavga sebepleri o kadar küçük ki, anlamak mümkün değil.

Dedem kavga sırasında babamı evden kovdu, fakat ben ciddi olmadığını biliyorum. Ama şimdi babam odasından çıkmıyor.

O kadar konuştum, bir türlü düzeltemedim aralarını.

Yazının Devamını Oku

Yeni yıla mutluluk hikayeleriyle başlayalım istedim

Genellikle köşemde ihanete uğrayan, kavuşamamış, dertli insanların mektuplarını yayınlıyorum. Bir okurum “köşenizden edindiğim izlenim artık mutlu evlilik olmadığı. Acaba biraz da mutlu evlilik öyküleri göremeyecek miyiz” diye sitem etmiş. İşte ben de yeni yılın bu ilk gününde, size biraz da umut verebilmek için, mektuplar arasından birkaç mutlu evlilik hikayesini seçtim ve sizlerle paylaşmak istedim.

Mutlu olmak kişinin kendisinde saklı aslında

Her sabah okuduğum köşenizde o kadar çok memnuniyetsiz ve mutsuz insana rastlıyorum ki kendimi dünyanın en şanslı kadını olarak görüyorum.

Ben 4 yıllık evli bir kadınım, gerek nişanlılık gerekse evlilik süresince çok şey yaşadık ve çok şey aştık. Belki genelleme yapıyorum ama mutlu olmak kişinin kendisinde saklı aslında.

Biraz anlayış, biraz empati, saygı da olunca gerisi geliyor zaten. Çevremde hep mutsuz evli insanlar gördüğümden evlilikten hep korkuyordum.

Ta ki sonsuz bir aşkla sevdiğim eşim gibi mükemmel bir insanla karşılaşıncaya kadar. Bu dönemde şunu anladım ki, evlilik sırasında, bencil olmayıp, biz demeyi başarırsan, inatlaşmazsan, anlayışlı olmayı becerirsen, mutlu olmamak için hiçbir neden yok.

Hayatta şunu düşünmek gerekir, evliliğini cennete mi, yoksa cehenneme mi çevirmek istiyorsun. Bu tamamen senin elinde.

Maddiyata değer vermeyip, karamsar olmayan, sevgiye ve eşine çok önem veren benimki gibi mükemmel bir eş bulmak da gerekiyor. Herkesin benim kadar mutlu olması dileğiyle.

Rumuz: Paylaşmayı bilmek

Yazının Devamını Oku

Erkek arkadaşım beni tehdit ediyor

10 yıldır beraber olduğum erkek arkadaşım, ayrılırsak kendini öldüreceğini söylüyor. Artık ne yapacağımı bilemiyorum. Hayatımdan çıksın istiyorum.

10 yıllık erkek arkadaşım beni endişelendiriyor. Daha önce birçok kez ayrılıp barıştık.

Her seferinde ben ayrıldım ama tehditlerinden korktuğum için yeniden barıştım.

Sonunda çıkmaza girince olan biteni anneme anlattım.

Annem arkadaşlarını devreye sokarak onu benden uzak tutmayı başardı. Ama biz tekrar konuşmaya başladık. Bu defa sadece arkadaş olarak... Artık değiştiğini söyleyince ilişkiye tekrar başladık.

 Bu durumu da anneme açtım. Annem, onunla asla bir evlilik düşünemeyeceğimi, bir geleceğimin olamayacağını söyledi.

Bu arada ablamla da aram bozuldu. Annem durumu babama anlattı, o da bu beraberliğe onay vermediğini söyledi. Akrabalarım da onun ailesiyle ilgili bazı olumsuz duyumlar almış. Hepsi bu birlikteliğin benim için iyi olmayacağını dile getirdi.

Tüm bunların ardından ben bir kez daha ayrılma kararı aldım, ona ailemin beraberliğimizi kabul etmediğini anlattım.

O ise ayrılırsak bir not bırakıp intihar edeceğini ve ölümünden beni sorumlu tutacağını söyledi.

Yazının Devamını Oku

Zorla dilendirilen kimsesiz çocuklar

Ankara’da melodika çalarak dilenen çocuklara rastladım. Onlara yemek almak istediğimde ise bir şeylerden korktuklarını fark ettim...

Bir süre önce içimi acıtan bir olay oldu. Ankara Kızılay’daki Atatürk Bulvarı’nda 6 ile 14 yaşları arasında değişen bir grup çocuğun ellerinde melodika ile bu soğukta dilendiklerini gördüm.

Onlara yemek almayı planladığım için göz hapsine aldım. Fakat hiçbiri uzun süre sabit bir yerde kalmıyordu. Sanki anlaşmış gibi yerlerini sık sık değiştiriyorlardı. İlk başta harçlıklarını çıkarmak için yaptıklarını düşünsem de sonradan bunun kurulu bir sistem olduğunu, onları dilenmeye birilerinin zorladığını ve bunun bir parçası olduklarını anladım.

En azından birkaçına yemek almayı istediğimden çocuklara, “Gitmeyin size yemek alacağım. Bekleyin hazırlatıyorum” dedim.

Onlar da “Bizim eve gitmemiz lazım, bekleyemeyiz” dedi. Küçük olansa masum masum bakıp kafasını salladı ve başladı bir kenara geçip beklemeye. Büyük olan da bekleyecek gibi duruyordu.

Ben işimi hallettikten sonra geldim. Bir de baktım yoklar. Bu üstleri başları harap, yüzleri kirli ve yaralı çocuklar neden beklemedi, güvenmediler mi bana?

Sonra hazırlattığım 3 kişilik yemeği aldım. Denk geldiğim üç küçük sokak çocuğuna verecektim. Köşeyi döndüm ve yerde oturan çocukları gördüm, onlardı... Hemen yanlarına gittim. Bana bakıyorlardı sessizce, “Çocuklar alın sıcak yemek” dedim. Hiçbir şey demeden baktılar suratıma. Yemekleri verdim ve köşeden onları izledim. Çocuklar melodikayı çalmaya devam etti, yemeğin yüzüne dahi bakmadı. Bu durum garip geldi. Tekrar yanlarına gittim. “Çocuklar neden yemediniz” diye sordum. İçlerinden en büyük olan kekeleyerek “Sonra yiyeceğiz abla” dedi.

Bu çocuklar bir şeyden korkuyorlardı. Tekrar uzaktan izledim onları. Çocuklar sürekli bir köşeye bakıyorlardı. Ben de o yöne baktım; fakat bu çete işi ise liderlerinin gizlenme ve işlerini ustaca yapma özellikleri olacağından kim olduklarını anlayamadım.

Çocuklar ileride bir yerde onları izleyen, bu çete mensubu kişi veya kişilerden korkuyordu. Ondan yemeği yemek istemiyorlardı.

Yazının Devamını Oku

Onunla evlenmek zorundayım

Kız arkadaşımdan ayrılınca sırf ona inat olsun diye internetten tanıştığım kızı İstanbul’a getirdim. Fakat dönüşü olmayan bir yola girdim. O kızla evlenmek zorundayım ve ne yapacağımı bilmiyorum...

Bir yıldır çalıştığım işyerinde başta platonik, sonralarıysa karşılıklı bir ilişkim oldu. Âşık oldum ve onu sevdim. Lakin sevdiğim kıza açıldıktan sonra önce beni kabul etmedi ve ayrıldık. Ben de bu boşlukta internetten tanıdığım bir kız arkadaşımla konuşuyordum.

Sevdiğim kızı ona anlatıyordum. Bir süre sonra o da bana çok iyi geldi ve sevgili olduk. Birbirimizi canlı görmesek de görüntülü görüşüyorduk.

Sonra ayrıldığım kız bana döndü ve “Ben sana bir şans tanımak istiyorum. Senin yokluğunda kıymetini anladım” dedi. Ben de aslında onu çok sevdiğim için geri döndüm. Fakat diğer kızla irtibatımı da kesmedim.

Zaten sevdiğim kıza ondan hiç söz etmedim. Ama bir gün o, telefonda görüşmelerimizi yakaladı. Ne kadar kızsa da yine barıştık. Kısa bir süre önce ağır bir tartışmamız oldu. Ona “Artık seninle mutlu değilim, sürekli kavga ediyoruz. Bıktım” dedim. O da “Ben de seninle mutlu değilim, o zaman bitirelim. Ne diye birlikteyiz” deyip çekti gitti.

Çok sinirlendim bu gidişine, öyle kolay mı gitmek? Her şeyi sildim.

Sonra da internette konuştuğum kızı aradım ve görüştüm. Onu memleketinden aldım, İstanbul’a getirdim. Kısacası kaçırdım. Burada bir ev tuttum. O arada kendime hakim olamadım ve beraber olduk.

Şimdi nişanımız var, sonra da nikâh. Ama çok kararsızım. Duyan duymayan herkes de çok şaşkın. Tabii sevdiğim kız da duydu, perişan oldu ve kendini mahvetti.

Bu durumda ne yapmalıyım hiç bilmiyorum, bana bir akıl verin. Nasıl bir şeyin içine düştüysem, sanırım artık dönüşü olmayan bir yola girdim. Siz olsanız ne yapardınız? Evlilik için de hazırlık yapıyoruz. ◊

Yazının Devamını Oku

20 yaşındaki kıza aile baskısı normal mi?

Babam hayatımdaki her şeye karışıyor. Beni eve kapattı ve sadece annemle dışarı çıkabiliyorum. Babam, bana hayatı dar ediyor. Sizce, 20 yaşındaki kıza aile baskısı normal mi?

20 yaşındayım ve şu yaşıma kadar babam, bana hayatı zehretti. Elinden gelse liseyi de okutmayacaktı. Allahtan oturduğumuz ilçede lise vardı.
Üniversiteye zaten göndermediler. Kız olduğum için güvenmedi. Hep telefonumu karıştırdı.
Açık öğretimdeki sıradan bir bölümü seçmek zorunda kaldım.
Hep giyimime karıştı. “Pantolon giyme, kolsuz giyme, tırnak uzatıp oje sürme” dedi.
Lise 2’de kulağımı deldirmiştim, “Şimdi böyle yaparsan ileride kim bilir neler yaparsın” dedi. Beni eve kapattı, “Dışarıya yalnızca annenle git gel” sözlerini söyledi. 2 senedir evden neredeyse hiç çıkmadım. Ortamlar, dostlar, basit flört hiç olmadı.
Çok yalnızım. Telefon hattımı kapatmak istiyorum artık. Çünkü arayan, soranım yok.
Hiç yaşamıyor gibiyim. Evde sesim çıkmıyor. İştahsızım, yemek yiyemiyorum.

Yazının Devamını Oku

Sevdiğimin ilki olmamak beni delirtiyor

Kız arkadaşım benden önce başkasıyla birlikte olmuş. Bu durum aklımdan hiç çıkmıyor.

Nişanlımla 3 yıldır birlikteyiz. Cinsel anlamda defalarca birlikte olduk. Ama bu beraberlikler sırasında hiç kanaması olmadı.
Sorduğumda “100 kadından 10’unun kızlık zarı esnek oluyormuş. O yüzden kan gelmedi” dedi. Ben de çok sevdiğim ve güvendiğim için ona inandım.
Ama öğrendim ki benden önceki sevgilisiyle birlikte olmuş. Bekâretini o zaman kaybetmiş.
Bu durum aklımdan hiç çıkmıyor. Bir yandan nişanı atmak istiyorum, bir yandan da sevdiğim kadını bırakmak istemiyorum. Kısacası çıkmaz bir yoldayım.
Bu kadar sevdiğim insanın ilki olmamak beni delirtiyor. Ne olur bana yardımcı olun.
◊ Rumuz: Yanlış mı?

YANIT

Sevgili oğlum, sevdiğin kızın sana yalan söylemesi elbette kabul edilmesi kolay bir şey değil. Ama bu genç kadın senin şu andaki tepkilerinden korkmuş olmalı.

Yazının Devamını Oku

Evimde yardımcı bir kadın gibi hissediyorum

Eşim çalışmıyor ve çocuklarımıza bakıyor. Ama artık beni beğenmiyor. Beni hem iş hayatı hem de ev işleri çok yoruyor. Evimde yardımcı bir kadın gibi hissediyorum.

Evli, 2 çocuk sahibi bir kadınım. Eşim evliliğimizin ilk yıllarında çalışıyordu ve beni hep evde oturup hiçbir şey yapmayan biri olarak görüyordu. Çalışmadığım için bana kendimi kötü hissettiriyordu. Ben de çok çalışıp memur oldum ve iyi bir yere atandım.

Ben işe girdikten bir süre sonra eşim çalışmamaya başladı. Evde çocuklarla ilgileniyor. Çalışma şartlarım çok ağır ve yorucu.

Eve geldiğim zaman da yemek ve temizlikle uğraşmaktan anneliğimi yaşayamıyorum. Çocuklarımı bu şekilde büyütmek beni çok üzüyor.

Ev işleri için eşimden yardım istediğim zaman zaten çocuklara bakıp çok yorulduğunu söylüyor. Ama inanın gün içinde başka hiçbir iş yapmıyor.

Maddi olarak da çok rahat yaşamıyoruz. Kendisine iş bulması gerektiğini söylediğim zaman çocukları bahane ediyor.

Çocuklara ne annemin ne de kayınvalidemin bakmasını istiyor.

Hem iş hayatı hem ev işleri beni çok yoruyor. Bu kadar şey yaptığım halde hiç takdir edilmiyorum.

Hep beni beğenmemek için bir bahanesi var. Kendimi, kendi evimde yardımcı bir kadın gibi hissediyorum. Bütün gün evde oturup sadece yaptığım şeyleri eleştiriyor.

Yazının Devamını Oku

Babam benim için kahraman değil bir hayal kırıklığı

Babam annemi aldattı. Bu olaydan sonra ona olan güvenim yerle bir oldu. Annem onu affetse de ben unutamıyorum. Artık babam benim için kahraman değil, tam bir hayal kırıklığı.

Merhaba Güzin Abla, ben 17 yaşında lise son öğrencisiyim. Bir abim var, o da 24 yaşında.
5 yıl önce babamın annemi aldattığını öğrendim. Annemden önce öğrendim ama ona söyleyememiştim.
Sonra ortaya çıktı ki annem zaten biliyormuş, o söyledi bize.
O günden sonra babama olan bütün güvenim bitti.
Bir babanın çocuklarına yapacağı en büyük iyilik eşlerini sevmekmiş, çok doğru.
Babam annemi aldatarak sadece onu değil, beni de kaybetti.
Annem ayrılmadı babamdan.

Yazının Devamını Oku

Eşimle aynı evde küs yaşıyoruz

Eşimle 5 aydır aynı evin içinde küs yaşıyoruz. Ayrılmak istiyorum ondan ama başaramıyorum. İşim yok, arkamda kimsem yok, tek başıma bu bataklıkta hapsolmuş gibiyim.

7 yıllık evliyim ve eşim beni çok seviyordu. En azından öyle gösteriyordu. Benimle evlenmek için yapmadığı şey kalmadı. Annem istemediği için ben de onunla evlenmek istemiyordum. Akrabayız.
Üniversiteyi kazanınca bana duygusal anlamda açıldı ve o günden sonra peşimi bırakmadı... Reddetmeme rağmen bir şekilde beni ikna etti ve evlendik. Şimdi çok kötü giden bir evliliğimiz var.
Telefonunda birkaç mesaj gördüm. Hiç tanımadığı kadınlara bir bahaneyle mesaj atıp konuşmuşlar... Bu durumdan son derece rahatsız oldum. Hep söz verip tekrar aynı şeyleri yaptı. Bana çok kez şiddet uyguladı ve annem için ağza alınmayacak küfürler etti. Ölmüş babamı diline doladı. Kaç yıllık kocamı tanıyamıyorum artık.
İki ayrı iş yapıyor. Zaten fazla vakit geçiremiyoruz. Bu da birbirimizden kopmamıza neden oldu. Beni sevdiğine hiç inanmıyorum, bence önceden de sevmiyordu. Ulaşmak istediği bir amacı vardı ve beni elde edince bitti. Zaten kendisi de bunu söylüyor.
Beni boşamak istedi ve kabul ettim. Sonra barışmak istedi, değişeceğine güvenim olmadığı için kabul etmedim.
5 yaşında kızımız var. Babasız büyümesin diye boşanmak istemiyorum. Ama bu şekilde daha fazla zarar görüyor. Babasını sevmiyor, hatta ondan korkuyor.
Eşim temizlik takıntısı olan biri. Beni pasaklı olmakla suçluyor. Evime bağlı, düzenli temizliğini yapan biriyim. Bütün tanıdıklarına “Eşim bana yemek yapmıyor, temizlik yapmıyor” diyor.

Yazının Devamını Oku