Evliliğimi nasıl kurtarırım?

4 yıldır mutlu bir evliliğim var sanıyordum. Ama beni çok seven eşim tarafından aldatılmışım. Hatta bunu beraber olduğu kadından öğrendim. Evliliğimi kurtarmak için ne yapabilirim?

4 yıldır evliyim ve 25 yaşındayım. Eşimle 17 yaşımdayken tanıştım ve 3 buçuk yıl sevgili kaldık. Birbirimizi severek evlendik, ilişkimizde de sevgisi ağır basan taraf eşimdi.
2 buçuk yaşında bir kızımız var. Kaprisli bir insanım. Eşimi de sadece bu konuda yıpratmış olabilirim.
Çok yeni öğrendim ki beni çok seven eşim, beni aldatmış. Hem de bunu bana söyleyen de beni aldattığı kadın. Bir şekilde bana ulaşıp anlattı durumu.
İlk öğrendiğim gün dünyam başıma yıkıldı sanki. Ne yapacağımı bilemedim, kimseye bir şey de söylemedim. Eşim önce çok pişman olduğunu, hayatının hatası olduğunu ve boşlukta olduğunu söyleyerek bana açıklama yaptı. Çok üstüne gittiğimi düşünmüyorum hatta hemen affettim ve sadece kendisini kontrol altına aldım.
Bu durumu öğreneli 1 aydan fazla oldu. Bir süre iyi gibiydik. Ama eşimin telefonunu karıştırırken beni aldattığı kadınla mesajlaşmalarını yakaladım.
Şu an bana çok soğuk davranıyor. Telefonunun şifresini değiştirdi, sorsam da asla söylemiyor ve hatta “Ayrılsak da umurumda değil” diyor.
Ben yine de sırf evliliğimi kurtarmak için kendisine çok iyi yaklaşıyorum ama ne yapacağımı da bilmiyorum. Çünkü yuvamın yıkılmasını istemiyorum. Lütfen, bana akıl verir misiniz? Artık çok bunaldım bu süreçte ve yıprandım. Çünkü çok yalanlar ve çok yeminler duydum...
Her şeye rağmen inanmayı seçsem de sonu hüsran oldu. Bu arada eşime “Karşı tarafa duygusal bağ hissetin mi?” diye defalarca sordum ama hepsinde de “Hayır” cevabını aldım.
Madem onu sevmiyor, o zaman neden bu durumdayız şu an? Evliliğimi kurtarmak için ne yapabilirim?
Rumuz: Evlilik
Evliliğimi nasıl kurtarırım

YANIT

Sevgili kızım, evliliğini kurtarmak için elinden geleni yapmışsın. Anladığım kadarıyla, bu olayı eşinin başına kakmamışsın, çok üzülsen bile belli etmemişsin, olayı unutmaya ve unutturmaya çalışmışsın.
Ancak ortada yuva yıkmayı kafasına koymuş bir kadın var. Ne yapıp edip eşine el koymaya kararlı.
Sizi ayırmak için acımasızca olanları sana anlatmakla başlamış işe.
Eşin belki de gerçekten sadece bir hata yapıp bir kez böyle bir maceraya atılmış olabilir. Sana bunu hissettirmemiş bile.
İşte evlilikleri sırasında, bunaldıkları bir dönemde, erkekler bunu yapabilirler ve sonra da mutlaka pişman olurlar. Eğer eşleri bunu öğrenmezse, olay kapanır gider.
Ama bu kadın sizi ayırmaya kararlı. Planlı hareket ediyor. Önce seni arayıp eşinle beraberlik yaşadığını, eşinin seni aldattığını haber veriyor. Bu ne kadar aşağılık, ne kadar utanç verici bir tutum.
Bu kadın, düzgün biri olsa, bırak her şeyi anlatmayı, utanç duyar.
Eşinin onu sevmediğini, bir maceradan öteye geçemeyeceğini bile bile bu şekilde davranarak aklı sıra sizi ayıracağını düşünüyor.
Burada senin yapman gereken, eşine karşı iyi davranmayı sürdürmek, ona sevgini ve şefkatini göstermek, çocuğunuzun ona ne kadar ihtiyacı olduğunu hissettirmek.
Geçmişte yaptığın hataları asla tekrarlama. O kadının adını bile ağzına alma. Telefonunu almaya çalışma, dır dır etme, olayı görmezden gelmeye çalış.
Çok zor olduğunu biliyorum. Ama o kişinin ekmeğine yağ sürmek istemiyorsan, sabırlı ol ve eşinin onun gerçek yüzünü, hainliğini, düzeysizliğini görmesini bekle...
İnan yakında anlayacaktır. Bana da olanları tekrar yazmayı unutma... Çünkü inan, hem senin hem de eşinin böyle bir kadının kurbanı olmanızı asla istemiyorum.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Sevgilimin baskısından kurtulamıyorum

Sevgilim her şeyime karışıyor ve her şeye o karar veriyor. Aksi halde beni terk etmekle tehdit ediyor. Ailem çok büyük baskı ve kısıtlama altında olduğumu söylüyor. Ne yapmalıyım?

Sevgili Güzin Abla, 23 yaşındayım. Kız arkadaşımla 2 senedir güzel giden bir beraberliğimiz var.
Onu sonsuz seviyorum fakat tanıştığımızdan bu yana sürekli bana baskı yapıyor, bir şeylerden vazgeçmemi istiyor.
Hobim olan fotoğrafçılıktan ailem ile görüşmemden, film izlememden, erkek arkadaşlarımla buluşmamdan 40 yılda bir izlediğim maça kadar.
Giydiklerime, yiyeceğim yemeğe her şeye, her zaman kendisi karar veriyor. Eğer karşı çıkarsam beni terk etmekle tehdit ediyor. İster istemez ben de onun istediği gibi bir hayat yaşamaya başladım.
Ne arkadaşım, ne de izlediğim kendi zevkime uygun bir film veya hobim kaldı.
Öyle ki yalnızca onun izin verdiği kadar yaşayabiliyorum ama kendisi her istediğini izliyor, her istediğini yapıyor veya arkadaşları ile buluşuyor.
Instagram hesabım vardı, şifresini o da biliyordu.

Yazının Devamını Oku

Evlenilecek ya da eğlenilecek kız ayrımı yapılıyor

Erkekler son dönemde “evlenilecek kız” ya da “eğlenecek kız” ayrımı yapmaya başladılar. Erkeklerin bu tavrı çok çelişkili değil mi?

Köşenizde yayımlanan bazı mektuplarda genç erkeklerin, “evlenilecek kız” ve “eğlenilecek kız” şeklinde ayrım yaptıkları dikkatimi çekiyor. Bu tavırları sizce de çok çelişkili değil mi?
Sevgilileriyle evlenmeden önce ilişkiye girip daha sonra kendilerine göre “evlenilecek bir kız” bulduklarında “tamam buraya kadar” diyebilmek, ne kadar zalimce...
Oysa bana göre, evlenmeyi düşünen çiftler bir süreliğine aynı evi paylaşmasalar bile (ki o gerekli aslında) bir süre beraber olmalıdır.
Bu oldukça hassas bir konu ama en başta siz olmak üzere, hepimiz biliyoruz ki çiftler birçok konuda iyi anlaştıkları halde evlendiklerinde birbirleriyle cinsel uyum sağlayamayabiliyor.
Üstelik ilişki sırasında genelde inisiyatif de erkekte olduğu için onların sorumlulukları daha da fazladır. Cinsel uyumsuzluk da yine erkeklerden kaynaklanır...
Çünkü erkek ilişki sırasında kadını yönlendirmeyi ve onu ilişkiye hazırlamayı başaramazsa, o beraberlik yürümez.
Hem kadın hem erkekte cinsel sorunlar olabilir. Çiftler birbirleriyle cinselliği yaşamadan bunu nasıl anlayabilirler ki?

Yazının Devamını Oku

6 yıllık ilişkimizi hemen unuttu

6 yıllık ilişkimiz bir anda son buldu. Hayatında kimse olmasını istemeyen erkek arkadaşım iki buçuk ay sonra başka bir kızla beraber olmuştu bile. Çok canım yanıyor, ne yapmalıyım?

Yaklaşık 6 yıldır çok güzel giden bir ilişkim vardı. İlişkimizde tartışmadan öteye geçmezdik. Birbirimizi asla kırmamaya çalışırdık.
O kadar severdik ki birbirimizi bakışımızdan, gülüşümüzden anlaşılırdı. Aramızda cinsellik söz konusu değildi.
Uzak mesafeli, çok uzun süren ve güzel giden bir ilişkiydi. Geçen haziran ayında evlilik teklifi de aldım. Her şey gerçekten çok iyiydi.
Ancak aklımı karıştıran beni içimde rahatsız eden bazı şüphelendiğim şeyler vardı.
Ağustos ayında nişan yapacaktık. Ama bahaneler üreterek tarihi ileri attı. Sonra beni ilgisiz bıraktı.
Aramalar, mesajlaşmalar azaldı. Beni tahrik edici konuşmalar bile bitmişti.
İlgisizliği canıma tak etmişti ve ben de ayrılmak istediğimi söyledim. O da “tamam” dedi ve güzel bir ayrılma konuşmasıyla bitirdik.

Yazının Devamını Oku

Peki, Güzin Abla sen nasılsın?

Yıllardır bizim dertlerimizi dinleyip çözümler arıyorsun. Peki, Güzin Abla sen nasılsın? Bu dertleri okurken nasıl dayanıyorsun?

Merhaba Güzin Abla, tüm dünyanın dert ortağısın. Hep biz konuştuk sen dinledin. Hiç yüzünü görmediğin insanlara yol gösterdin.
Milyonlarca insan dünyanın her köşesinden yazılarını takip ediyor. Hep biz dertlerimizi anlattık. Hiç soramadık, “Halin, durumun, keyfin nasıl?” diye.
Peki, arada da biz senin derdini dinlemek isteriz ablacım... İsteriz ki hiçbir derdin, çözülmeyecek hiçbir sıkıntın olmasın.
Sağlıklı ve mutlu yaşa, tüm okurlarının sana ihtiyacı var. Daha önce de sana yazmıştım, derdimi anlatmıştım. Sen de o mükemmel, o güzel düşüncelerinle cevap vermiştin.
Ama bugünkü yazından sonra “Ablam çok güçlü. Bu dertleri biz okurken bile günlerce aklımızdan çıkmadığı, etkilendiğimiz zamanlar oluyor. Ablam nasıl dayanıyor?” diye düşünmeye başladım.
Keşke kötülük, zalimlik olmasa, dünyada kötü insanlar da olmasa... Okurlarından artık dert dinleme, onlardan artık mutluluk mektupları iste.
Biz de “Dünyada ne güzel ve mutlu insanlar varmış” diyelim. Ama herkes dertli, herkesin yükü kendine ağır, kimsenin derdi de sıkıntısı da bitmiyor. Herkesin imtihanı farklı, herkesin yükü ayrı. Herkesin kaldıracağı gücü ayrı... Bizler şanslıyız ki senin gibi bir büyüğümüz, fikir danışacağımız yol göstericimiz var. Allah seni başımızdan eksik etmesin...

Yazının Devamını Oku

Yaş farkı nedeniyle ailesi beni istemedi

Sevgilimden 8 yaş büyük olduğum için ilişkimizi ailesi onaylamadı. Sonunda ayrılmak zorunda kaldık. Her şeye rağmen onu hâlâ çok seviyorum ve ne yapacağımı bilmiyorum...

Ben 30 yaşında, başarılı bir işkadınım. Şu zamana kadar kimseye kalbimi açmadım. Ama bir sene evvel bir kurs eğitiminde 22 yaşında dünyalar iyisi bir insanla tanıştım. O henüz üniversite 4. sınıf öğrencisiydi.
Zamanla hayat görüşlerimizin aynı olduğunu fark ettik ve birbirimizi çok sevdik. İlk ben açıldım ona ama herhangi bir karşılık beklemeden.
Öğrendim ki o da beni çok seviyormuş fakat bunu söylemeye çekiniyormuş. Nedeni ise bunu öğrenince yaş farkı yüzünden ondan uzaklaşacağımı sanmasıymış.
Sonra adamakıllı konuştuk onunla eğer bir ilişkiye başlayacaksak bunun çok zor olacağını anlattım. Ancak o kadar seviyorduk ki birbirimiz için bu koşullara göğüs germeye karar verdik.
Sonra aileme söyledim, olumlu karşıladılar. Ancak onun ailesinin büyük şaşkınlığı zamanla olumsuz tavırlara dönüştü.
Sonrasında sürekli kavga etmeye başladılar. Maddi olarak ailesine bağlı olduğundan onu, maddiyatla tehdit etme yolunu seçtiler.
Bir sene boyunca mücadele etti, bütün o olumsuzluklara rağmen sonunda okulundan mezun olabildi.

Yazının Devamını Oku

Erkeklerin gözleri neden dışarıda?

Merhaba, 10 aylık evli genç bir kadınım. Eşimin isteği üzerine kapandım. Ama eşim birkaç aydır devamlı olarak dışarıdaki açık kadınlara bakıyor, onları süzüyor.

Gözlerini onlardan ayıramıyor. Ben söylenince de sürekli inkâr ediyordu, şu zamana kadar...
Dün kendisiyle konuşurken, “Bak ben senin için kapandım ama sen halen dışarıdaki kızlara bakıyorsun, hem de açık kızlara... Oysa bakmamalısın” dedim. “Peki ya kapalı kızlara bakabilir miyim?” diye sordu! Benimle alay etti. Ama bir yandan da kadınlara baktığını kabul etmiş oldu. 22 yaşındayım, evliliğim süresince her konuda üzerime düşen görevleri yapmaya çalıştım. Her konuda bir dediğini iki etmemeye çalıştım. Peki, kocam neden halen dışarıdaki kadınlarla bu kadar ilgili?
◊ Rumuz: Mutsuzum

YANIT

Önce sen kendin istediğin, kendi özgür iraden ve inancın gereği kapanmadığın, bir erkeğin seni zorlaması nedeniyle kapandığın için hatalı olduğunu söylemeliyim. İşte bak, bazı erkeklerin klasik davranışına bir örnek bu... Eşinin giyinip süslenmesini, makyaj yapmasını istemez, ona türlü yasaklar koyar.
Ama buna karşılık açık giyinen, makyaj yapan, ona daha çekici görünen kadınlara kayar gözleri...
Eşin hem sokaktaki yabancı kadınları süzüyor, hem de sen sorunca, alaylı alaylı cevap vermekten kaçınmıyor.

Yazının Devamını Oku

Babam hiç kimseyle evlenmemi istemiyor

Babam evliliğe inanmıyor ve bizim de evlenmemize karşı çıkıyor. 3 yıldır beraber olduğum sevgilim, beni istemeye gelmek istiyor ama babam asla kabul etmiyor. Ne yapacağımı bilemiyorum...

Merhaba Güzin Abla, 24 yaşındayım... Yakın zamanda şehir dışında çalışmaktan yoruldum ve memleketime, ailemin yanına döndüm. Şimdi kardeşimin dükkanında çalışıyorum.  Erkek arkadaşımı da 3 yıldır tanıyorum çok merhametli ve anlayışlı biri. Benim için her şeyi yapıyor. Onunla, şehir dışında çalışırken aynı şehirdeydik, ilişkimiz harikaydı hâlâ da öyle.

2 yıl önce evlilik telifi etti. Annem, “Askerliğini yapsın” dedi. Sevgilim askerliğini yaptı ardından babama söyledik ve büyük bir tepkiyle, “Asla olmaz, benim evlenecek kızım yok. Evlenip mutlu olan mı var? ‘Evlilik’ diye bir şey yok... Ne kızım ne de oğlum, evlenebilir” dedi.

Aslında erkek arkadaşımı değil, kimseyle evlenmemi istemiyor. Herkes araya girdi. Ama herkese aynı cevabı verip tanışmayı dahi kabul etmedi. Herkes “Böyle yaparsan kızının kaçmasına sebep olursun” dedi ama ya umurunda değil ya da böyle bir şey yapmayacağıma inanıyor.

Tam iki kez tüm cesaretimi toplayıp babamla konuştum. Bağırıp çağırıp yanımdan gitti. O günden beri konuşmuyoruz. Parçalanmış durumdayım. Bir de üstüne Covid-19 oldum ve hastaneye kaldırıldım. Bana bir “Nasılsın?” bile demedi ama halamı arayıp üzüldüğünü söylemiş.

Öyle kinlendim ki... Mesleğimi ailem seçti. İş buldum, çalıştım ve babam, “Dön, uzakta olmuyor” deyince döndüm. Oyun hamuru misali, ne isterlerse o şekle girdim.

Babamla aynı masada oturup bir kelime bile etmiyoruz. Sevgilimin ailesi, 2 yıldır beklemekten bıktı. Yuvamızı kurmak ve düğünümüzü yapmak istiyorlar.

En çok anneme üzülüyorum. Annemin evde hiçbir hükmü yok. Babam annem ne derse tersini yapmayı huy edinmiş.

Sanırım artık sevdiğim erkeğe kaçmaktan başka çarem yok. Bana akıl ver. Onu çok seviyorum, çok güveniyorum, onlar gerçekten çok iyi insanlar.

Yazının Devamını Oku

Evden ayrılmak için evlenmeliyim

Üvey babam yüzünden kendi evimde misafir gibi hissediyorum. O evden ayrılmam için de evlenmem gerek. İki kişi arasında kaldım, ne yapacağımı bilemiyorum...

Güzin Abla, 23 yaşında genç bir kızım. En belirgin huyum ise çok kararsız ve değişken olmak. Bu huylarımdan hoşlanmıyorum. Değiştiremiyorum da kendimi. Annem babam ayrı. Annem ikinci evliliğini yaptı. Aslında annemin eşi çok iyi biri. Artık genç bir kız olduğumdan annem ve etrafımdakiler artık evlenmem gerektiğini hissettiriyor. Bu en çok da üvey babamdan kaynaklanıyor. Kendi evimde bazen misafir gibi hissediyorum.
Sürekli vücudumu kapatacak bir şeyler giyiyor ve dikkat etmek zorunda kalıyorum. Örneğin banyo yapacaksam evde yalnızken yapmak daha rahat hissettiriyor. Bu yüzden kendi yuvamı kurmak istiyorum.
Biliyorum evlenmek için sebebim bu olmamalı ama maalesef en büyük sebebim bu. Asıl önemlisi evleneceğim insan konusunda karar verebilmek. Evlenmek herkes için zor ve önemli bir karar ama benim için çok daha zor olduğunu düşünüyorum.
Çünkü evlenir de anlaşamaz boşanırsam, bu durumda gideceğim bir baba ocağım yok. Çocuklarım da varsa, ayrıldığımda benim için yaşam daha zor olur. Buna bizzat annemin yaşadıklarından yola çıkarak söylüyorum.
Arkadaş vasıtası ile biriyle tanıştım. Çok iyi bir insan, namazında, niyazında, işi gücü yerinde, bana da çok düşkün. Fakat görünüm olarak, pek içime sinmiyor. Bu durumu göz ardı etmeye, mantığıma ayak uydurmaya çalıştım.
Bu arada akrabalarımızdan biri bana talip oldu. Görünüş olarak çok hoş biri. Yengemin kardeşi... Bana ulaşmaya çalışsa da konuşmadım çünkü hayatımda biri vardı. Yine de o aklıma girdiğinden beri sevgilimden ayrılmayı düşünüyorum çünkü hislerim bir anda yok oldu.
Bu yüzden vicdanımla birlikte, aklım da kalbim de hiç rahat değil. Sevgilim evlenmeyi düşünüyor. Fakat bu akrabamız olan kişi pek fazla görüşmediğimiz insanlar, yine de kendi kültürümden, kendi memleketimden biri. Ama hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Onu reddedersem pişman olur muyum?

Yazının Devamını Oku

Köpekler ormanda ölüme terk edilmiş

İnsanlar İstanbul’daki ormanlık alanlara bakamadıkları köpekleri bırakıp gidiyor. Ölüme terk edilmiş hayvanlara bir çare bulmamız lazım. Sesimizi duyurur muyuz?

Sevgili Güzin Abla, ben bir hayvanseverim. Ormanlarda düzenli olarak hayvan beslemeleri yapıyorum. Lokantalardan yemekler alıyorum.
Hayvanları ilgisizlikten koruma derneği HAÇİKO, bize mama yardımı yapıyor. İstanbul’un çeşitli ormanlarında beslemeler yapıyorum.
Ölüme terk edilmiş binlerce köpek var. Çoğu da sahipleri tarafından bırakılmış.
Anlayacağınız, şehir merkezlerinden ormana çöp gibi atılmış dostlarımız. Sesimizi nasıl duyururuz bilmiyorum? Bu yüzden bir de size yazmak istedim.
Yaşam sadece insanlara özgü değil. Hayvanları satın almayıp sahiplensinler... Barınakların hali facia. Genelleme yapmıyorum ama gerçek bu. Ceyhun Güven


Yazının Devamını Oku

Artık ailemle anlaşamıyorum

Merhaba, çok zor durumdayım ve çok kötüyüm. Adana’nın bir köyünde yaşıyorum ve üniversite öğrencisiyim.

Evde annem, babam, abim ve ben yaşıyoruz. Ama anlaşamıyoruz. Sanki herkes benim üstüme geliyor her konuda. Özellikle de annem en ufak şeyi sorun ediyor. Sürekli bağırıyor ve çağırıyor.
Yardımcı olun bana, lütfen bir yol gösterin. Pandemi süreci olduğu için okul da yok. Hep evde kalmak zorundayım.
Çok mutsuzum, gitmek istiyorum buralardan.
Dünyadan silinmek istiyorum. Beni bu hale getirdiler. İnsan her gün ağlar mı, ben ağlıyorum. Çok yıprandım, ölmeden kurtarın beni ne olur. Rumuz: Çok yıprandım


YANIT

Sevgili kızım, öyle bir yaştasın ki ailenle anlaşman mümkün değil bu dönemde... Bir de üstelik sorunlu bir aileye sahip olduğun görülüyor.

Yazının Devamını Oku

Eşim beni aldatıyor mu

Eşime çok kızdığım için birkaç gün birbirimizden ayrı kaldık. Döndüğümde ise başka biriyle mesajlaşıyordu. Gittikçe bu durumu kıskandım. Eşim, kabul etmiyor ama aldatılıyor muyum?

Sevgili Güzin Abla, gururu kırılmış, eşini başka biri ile paylaşmış, kalben ihanete uğradığını hisseden, çocuklu, saygın bir mesleği olan bir kadınım. Her ne kadar iyi şeyler düşünmeye çalışsam da bir türlü öfkem, dargınlığım geçmiyor.

Geçen yaz, eşim basit bir nedenden bana kızdı ve küfretti. Bunun üzerine çok kırılıp babamların yanına gittim. Bayramı orada geçirdim.

O süreçte evliliğimizin iyileşmesi için bir psikiyatriste bile danıştım. Daha sonra eşimle barıştık. Evimize döndük.

Eşim her zamankinden iyi davranıyordu. Bir akşam kuzeninden mesaj geldi. Eşim gülerek cevap yazıyordu. Ben çok rahatsız oldum. Eşime kur yaptığını düşündüm kızın.

Eşim 27 yaşında, kız ise 19. O akşam koşuya gitti. Gece 23.30 gibi döndü. Yanıma gelmesini beklerken hâlâ o kızla konuştuğunu gördüm.

Mesajları kontrol ettiğimde her 15-20 dakikada bir mesajlaştıklarını ve kendi aralarında sohbet ettiklerini gördüm. Duygusal bir konuşma yok ama lüzumlu bir konuşma da geçmemiş aralarında.

Beynime kurt girmişti artık. Aldatılıyordum galiba. Bir ara telefonundaki mesajlarına ve fotoğraflarına baktım. Eşim yalnız başına geçirdiği köy ziyaretinde kuzenleriyle fotoğraflar çektirmiş.

Ama bir kız var ki mesaj çekenin hemen o genç kız olduğunu anladım. Her fırsatta eşime yaklaşmış, eşimin kendisini bileklerinden yakaladığı pozlar vermiş. Boşanmaya kararlıydım ama çocuklarıma kıyamadım.

Yazının Devamını Oku

Vicdan azabı çekiyorum

Çocuk yaştayken hırsızlık yapmıştım. Sonra borcumu ödedim ama hâlâ vicdan azabı çekiyorum. Bu olayı eşime ve görümceme anlattığım için de çok pişmanım.

32 yaşındayım ve 7 yıllık evliyim. 15 yaşındayken bir arkadaşımın altın künyesini almıştım, bazı özel sebeplerden dolayı.
Yıllar içinde arkadaşıma künyesini aldım. O sırada çok zor durumda olduğumu ve artık borcumu ödemek istediğimi söyledim. Borcumu ödedim ve o da hakkını helal etti, “Olabilir, hepimiz hata yapabiliriz” dedi.
Görümcemle sohbet ederken geçmiş günler hakkında konuşuyorduk.
O, “Lise yıllarında köye gelip gittikçe macera olsun diye ekin çalıp satardık” dedi.
Ben de küçükken başımdan geçen künye olayını anlattım.
Ama konuşup helallik alıp borcumu verdiğimi söyledim.
O da “Ben söyleyemem. Açıkçası o, Allah’la benim aramda.

Yazının Devamını Oku

Ailemden hiç sevgi görmedim

Çocukluğumdan beri kız çocuk olduğum için ailemden hiç sevgi görmedim. Hep dalga geçilen ve dışlanan bir çocuk oldum. Şu an 16 yaşındayım ve hayata tutunmaya çalışıyorum.

Küçüklüğümden beri hep ezilen, sevilmeyen bir çocuk oldum. Ailem kız çocuk olduğum için başıboş bir şekilde beni bırakırdı.
7 yaşında psikolojim bozulmaya başladı. Sürekli ağlıyordum. İlkokul hocam anne babamı yanına çağırıp “Bu çocuğu acilen psikiyatriste götürün” dedi.
Bu olaydan sonra ailem psikolojimle alay edip “Yetti. Senden bir şey olmaz, bir de milletin çocuğuna bak da feyz al” dedi. Çocukluğum böyle ithamlarla ve hakaretlerle geçti. Durumum iyiye gidiyordu, ta ki 12-13 yaşımda ergenliğe girene kadar.
Doğal olarak kilo almaya başladım. Başta anne babam olmak üzere çevrem ağza alınmayacak laflar söyledi ve çok büyük bir çöküşe girdim.
Anneme yalvardım “Beni psikiyatriste götür” diye ama beni sadece azarladı. Ben de kendi köşemde ağladım.
Birden 16 yaşındaki ablam evlendi hem de istemediği biriyle. Ben bu olaya çok ağladım, “Anne yapmayın etmeyin, o daha çocuk” diye kafa tuttum ama nafile.
Çok düşündüm, anne ve babam neden, niye ablamla beni sevmiyordu?

Yazının Devamını Oku

Çok çaresiz hissediyorum

Erkek arkadaşımla aramız çok iyiyken bir anda benden ayrıldı. Yaşadığımız ilişki sonrası “Seni asla bırakmayacağım” dedi ama bıraktı. Çok çaresiz hissediyorum kendimi.

Merhaba Güzin Abla, Diyarbakır’da yaşıyorum. Erkek arkadaşım dün gece beni terk etti, hem de hiçbir sebep yokken. Bana, “Seni seviyorum. Seni asla bırakmayacağım” diyordu. Bir akşam mesajlaşıyorduk. Zamanla sesi soğuk gelmeye başladı ve “Benimle niye böyle soğuk soğuk konuşuyorsun, neden benden uzaklaşıyorsun?” diye sordum.
O da “Bilmiyorum öyle bir şey yok ama eskisi gibi değilim. Bilmem belki de senden soğudum artık, sevgim bitti sana karşı” yanıtını verdi.
Buna inanmak istemedim, inanamadım.
Ellerim titremeye başladı, çok ağladım. Güzin Abla, ben de bazı hatalar yaptım ama sonra özür dilemeyi de bildim.
Hep affetti, barıştık. Her şey yine güzel gitti.
Başlarda daha iyiydik ama bu son 3 hafta içinde bir şeyler olduğunu fark ettim.
Onun eskisi gibi olmasını hâlâ bekliyorum. Çünkü beni sevdiğine inanıyorum.

Yazının Devamını Oku

Geçmişim yüzünden beni istemiyor

3 aylık erkek arkadaşımla ayrıldık ama onu unutamıyorum. Benimle hâlâ görüşmeye ve konuşmaya devam ediyor. Bir yandan da “Geçmişin yüzünden olmaz, bunu kaldıramam” diyor. Ondan vazgeçmeli miyim?

19 yaşındayım ve 3 aylık bir ilişkim oldu. Çok kısa bir ilişki ama bazen çok küçük bir anı seviyorsun. O an, yaşadığın tüm anların toplamından daha uzunmuş gibi hissediyorsun... Ben de öyle sevdim.
Sevdiğim kişi 1 yıl öncesinde sosyal medyadan bana mesaj atmıştı, kısa süre konuşmuş sonra da mesajlarına cevap vermemiştim. O da yazmadı zaten. Bundan 3 ay öncesinde tesadüfen karşılaştık ve o gün beni aradı. Normal arkadaş gibi konuştuk, buluştuk.
Ne olduysa her şey o buluşmada oldu. 5-6 saat vakit geçirdik ve beni eve bırakacağı zaman, “Seni bırakmak istemiyorum” dedi. Ailesinin yanına götürdü ve onlara “Sevgilim” diye tanıştırdı. Ama o an aramızda hiçbir şey yoktu. Ben “sevgili değiliz” dedim ve öyle dedim diye de ağladı.
Âşıktı bana, bunu yansıtıyordu. 1 ay sonra, “İmkansız bir aşk bizimki” dedi ve bitirdi. Geçmişi mi sorun etti acaba? Çünkü geçmişte hiç yapmamam gereken hataları yapmıştım ve ilişkinin başında da bunları söylemiştim, “Sorun edeceksen hiç başlamayalım” diye. Ama her şeyi bile isteye kabul etti. Eski sevgilisiyle arkadaş olarak konuşmaya başlamış, öğrendim. Kıza yazdım, “Arkadaşız” dedi. Bunu öğrenince onu engelledim her yerden.
Sonra yine bir şekilde beni aradı, konuşmaya başladık.
O sürekli arıyordu, saatlerce sesli veya görüntülü konuşuyorduk. Kıskanıyordu, başkalarıyla konuşmamdan korkuyordu. Bir buluşmamızda dayanamayıp ağladım. “Beni eskisi kadar sevmiyor musun artık” dedi. Ben yeniden ümitlenmeye başladım ama yine tartıştık. Ara ara konuştuk ama o eski sevgilisiyle olmaya devam ettiğini söyledi.
Kız bana mesaj attı, “Beni seviyor, biz evleneceğiz, onun peşini bırak” diye. Ben de onu aradım, bağırıp çağırdım ve yüzüme kapattı. Gece yarısı yanıma geldi ama “Gerçekten onu seviyor musun?” diye sorduğumda “Peşimi bırakacaksan evet” dedi.

Yazının Devamını Oku

Ailem her şeyime karışıyor

Ailemin yoğun baskısı altındayım. Neredeyse her şeyi merak edip ardından “Kızma oğlum, seni düşündüğümüzden” diyorlar. Buna artık dayanamıyorum.

21 yaşında mimarlık okuyan bir gencim. Eğitimim benim için çok zor geçiyor. Başarısız olduğum her an sanki bir kılıç darbesi yiyorum. Bunlar yetmiyormuş gibi ailemin birçok konuda baskısı beni tüketiyor.
“Neden onunla konuştun, neden ona gittin, neden gitmedin, dışarı mı çıkıyorsun, nereye gidiyorsun? Şunu yap, bunu yapma, oraya gitme”... Gerçekten her şeyime karışıyorlar. Ardından “Kızma oğlum seni düşündüğümüz için” diyorlar. Arkadaşlarım ve toplumdaki samimiyetsizlikten de inanılmaz şekilde bıktım. Hayatım o kadar rutin, o kadar sıradan ki gerçekten çıldırmak üzereyim.
Üniversite hazırlıkta giyimine, sporuna her şeyine dikkat eden ben, şimdi hiçbir şeyi umursamıyorum.
Dış görünüş olarak kendimi beğenen ben, şimdilerde kendimden nefret ediyorum. Üstümde hissettiğim yoğun bir baskı var.
Beni çok seven ama sürekli kontrol eden ve baskılayan bir anne ile babaya sahibim. Babam ne zaman telefonla biriyle konuşsam “Kız arkadaşın mı, sevgilin mi” diye soruyor. Benden bu tür bir beklentisi var. Bu başarısızlık beni üzüyor.
Bu baskı ve stresle değil kız arkadaş bulmak, doğru düzgün biriyle konuşmuyorum bile.
Üstelik bu kız arkadaş sorusunu çevremdeki herkes ama herkes soruyor.

Yazının Devamını Oku

Aramızdaki kültür farkı sorun olur mu?

Sevgilim evlenmemizde aramızdaki kültür farkının sorun olacağını söylüyor. Sırf ben istiyorum diye evlenmeye razı olan biriyle sizce yapabilir miyim?

27 yaşında, çevrem tarafından beğenilen ve küçük bir şehre memur olarak atanan eğitimli ve İstanbullu genç bir kızım. Burada doğup büyümüş, yakışıklı bir memurla tanıştım. Beni 2 yılda etkiledi... Arkadaş olduk. Birlikteyken çok eğleniyor ve gülüyoruz. Çok düşünceli biri.
Burada başka bir arkadaş edinmedim, onu dünyamın merkezine koymuşum.
2 yıl içinde bol ayrılıklar da yaşadık. Bunların sebebi “Evlilik istemiyorum, evlilik bana göre değil” diyen günümüz erkek söylemleriydi.
Ama ısrar ettim, her seferinde tekrar barıştık. En uzun ayrılığımız olan 2 aylık süreçte beni sevdiğini anlayıp evlenmek istediğini söyledi. Çok sinirli birisi. Sinirlendiğinde bağıra bağıra kavga edebilen, “Acaba kırar mıyım?” diye düşünmeyen de... Ama şiddet problemi yok, bunu da belirtmek isterim.
Fakat psikolojik olarak yıprandığım zamanlar oluyor. Kilo problemim olmasa da selülitlerime, çatlaklarıma takıntılı.
Sürekli beni tartıya çıkartıyor, kilo almışsam tartışıyoruz.
Birlikte spora gidiyoruz. Beni teşvik etmek için de her şeyi yapar. Kendi memleketime gittiğimde kız arkadaşımın evinde kalmamı istemez, markete bile çıksam ona haber vermek zorundayım.

Yazının Devamını Oku

Aldatıldığımı söyleyemedim

Eşim beni aldatınca 22 yıllık evliliğim sona erdi. Şimdi yeni biriyle birlikteyim. Ama ona aldatıldığımı söyleyemedim. Bu durum beni rahatsız ediyor.

Merhaba Güzin abla, 22 yıllık evliliğim maalesef karımın sadakatsizliği yüzünden bitti.
Ona olan sonsuz güvenimi kötüye kullanıp uzun süre bunu yapmış. Sonunda tesadüfen yakaladım.
Ve boşandık. Bir tane çocuğumuz var, velayeti bende. Bu olayı ben, eski eşim ve onun ailesi haricinde kimse duymadı. Çünkü çocuğumuzun duyup da üzülmesini istemedik.
Boşanmamızın üzerinden 1.5 yıl geçti. Bir süredir seviyeli bir ilişkim var.
Birlikte olduğum kişinin de başından mutsuz bir evlilik geçmiş.
Birbirimizi çok önceden bir arkadaş grubu vesilesiyle uzaktan da olsa tanıyorduk. Sonra tesadüfen bir yerde karşılaştık. Başta arkadaşlık derken aramızdaki ilişki bir süre sonra flörte dönüştü. İlişkimiz ciddi bir aşamaya doğru ilerliyor.
Çok iyi anlaşıyoruz. Ona boşanmamın sebebini ilişkimizin başında, “Kültür farkı nedeniyle anlaşamamak” olarak açıkladım.

Yazının Devamını Oku

Eşim benimle konuşmuyor

Üniversitede eskiden hoşlandığım kadınla okul buluşmasında görüştük. 20 yıllık eşim okul toplantısında o kadının da olduğunu gizlediğim için benimle konuşmuyor. Ne yapacağım?

46 yaşındayım ve evliliğimde 20’nci yılıma giriyorum.
Çok mutlu, görenin kıskandığı bir evliliğim var. Eşim son dönemde bir olaydan ötürü tatsızlık çıkarıyor. Üniversite arkadaşlarımla erkeklerden oluşan bir WhatsApp grubumuz vardı. 4-5 yıl sonra kızlar da eklenmeye başlandı.
Bir arkadaşım yıllar önce hiç sohbetimizin olmadığı ancak arkadaşlık teklif ettiğim ve teklifimi kabul etmeyen bir kızı da gruba ekleyeceğini söyledi.
Ben de “Yok benimle ilgili bir şey deme, benim de olduğumu bilirse girmez gruba” dedim.
Eşime de evlendiğimiz ilk yıllarda, üniversite anılarımızı konuşurken bunu anlatmıştım, gülüp geçmiştik...
Sonrasında kız gruba katılmayı kabul etti. Ben de hiçbir şey olmamış gibi konuşmayı sürdürdüm.
Ne bir his, ne bir hoşlanma... Hiçbir şey yoktu içimde. O da evli ve iki çocuk sahibi bir kadın.

Yazının Devamını Oku