Paylaş
Sevgili Güzin Abla, nasıl ve nereden başlayacağımı bilmiyorum; belki de bana kızacaksın ama anlatmak zorundayım.
Benim çok ciddi bir sorunum var. Ben 28 yaşında genç bir kadınım. 5 yıl önce ailemin zoruyla evlenmiştim ama eşimden bir süre önce ayrıldım. Küçük bir de kızım var. Ancak ona rağmen ayrılmak zorunda kaldım.
Ayrılmamın nedeni ise, eski eşimin erkek kardeşine âşık olmamdı. Ve onu hâlâ çok seviyorum. O da beni seviyor, bunu eski kocam da, ailesi de öğrendiler… Benim 2 ağabeyim var; onlar bilmiyor... Bilseler ne yaparlar aklım almıyor.
Onlar çok tutuculardır. Her şeyi bırakıp sevdiğimin yanına gitmeyi çok düşündüm ama yapamıyorum. Kendime bir ev tuttum, orada yaşıyorum ve çalışıyorum. Kızım ise babasının yanında.
Ben sevdiğimle yaşamak istiyorum. O da beni istiyor. Ancak o sanırım hem kendi ailesinin tepkisinden hem de benim ağabeylerimden korkuyor. Sevmek günah mı, neden insan sevdiğine kavuşamıyor?
Sonuçta biz hiç kimseye bir kötülük yapmadık. Sadece birbirimizi sevdik.
Kafam çok karışık, ne yapabilirim? Ne olur, bana yardım edin.
◊ Rumuz: Bu aşkın sonu yok
YANIT
Sevgili kızım, elbette sevmek günah değil. Ancak aşk bazen insanın karşısına işte böyle beklenmedik zamanda ve beklenmedik bir şekilde çıkıyor. Senin aşkın da öyle... Sen her şeyi normal karşılıyorsun ama sizinki aslında olmayacak bir aşk öyküsü. Ve her şey öyle sandığın gibi normal karşılanmıyor. Bazı ailelerde bu tür olaylar çok kötü sonuçlanabiliyor. Allah korusun...
Sanırım sen eşinden bu durumu açıklayarak boşanmamışsın…
Eşin böyle bir şeyi kolay kolay kabul edemez elbette.
Şimdi eski kayınbiraderinin, yani sevdiğin adamın sana gelememesinin bir nedeni de bu olmalı.
O da ağabeyinden ve ailesinden çekiniyordur. Belki siz işlerin bu kadar zor olabileceğini düşünmemişsiniz anlaşılan.
Bir de üstelik arada küçük kızın var. Başına buyruk hareket edemezsin, etmemelisin de.
Diyelim ki, annen ve baban, eski eşin ve ailesi bu durumu kabullendiler...
Yine de için için sana ve sevdiğin insana öfke duyabileceklerini unutmamalısın.
Sonuçta eşini öz be öz kardeşiyle aldatmış durumdasın.
Her şeye rağmen, onun yanına gitmek istesen de bilmem o zaman aile nasıl bir tavır koyar?
Özellikle de şimdilik bir şeyden haberi olmayan şu muhafazakâr dediğin ağabeylerin?
Sakın kendi başına, herkesin yatıştığını görmeden, yanlış bir adım atma…
Ne olursa olsun, diye sevdiğin adamın yanına gidip, onu da yakma. Belki herkesin bu zor durumu kabullenebilmesi için zamana ihtiyacı var. Ortalık biraz yatışmalı.
Öfkeler durulmalı.
Ama bütün bunlar olup biterken, sen aşkına kapılmış, başka bir şey düşünmezken, o küçük kızı unutmuş ve bir kenara atmış gibi görünüyorsun?
Umarım yanılıyorumdur...
Çünkü ben böyle durumlarda hiç kimsenin umursamadığı ama aslında büyük yara alan o çocuklar için çok üzülüyorum.
Yıkılmış yuvalarda, herkes kendini düşünürken, onların yaşadığı büyük travmayı hiç kimse görmek istemiyor...
Bu bana çok acı veriyor, çünkü arada kalan bu çocuklar bunu asla hak etmiyorlar; oysa bu yaşadıkları, onların geleceğinde çok ciddi uçurumlar açıyor.
Paylaş