Eşimin başka kadınla ilişkisi var

Hamileyken eşimin başka bir kadınla beraber olduğunu öğrendim. Ayrılmaya çalıştım ama beni çok sevdiğini söyledi. Peki, eşim beni bu kadar severken o kadınla nasıl olabiliyor?

2016 yılında kızıma hamileyken eşimin telefonunda bir kadınla yazışmalarını gördüm.
Dünyam yıkıldı çünkü biz severek evlendik ve çok mutluyduk. Kavga filan da etmezdik... Ta ki bir kadın aramıza girene kadar.
Bana yalvardı, “Tamam, o ilişkiyi bitireceğim, beni bırakma” dedi. Ben de inandım. Ama bitirmemiş. Birlikte olduğu kadın da evliymiş ve kocası beraber görmüş onları. Eşini boşamış, eşimle mahkemelik olmuş.
Ben de eve evrak gelince öğrendim.
Ama yeni doğum yapmıştım. Küçük bebekle kime sığınacaktım?
Ailem köyde ve zor geçinen insanlar. Onlara yük olmak istemedim. Üstelik 18 yaşında bir oğlum, 13 yaşında bir kızım daha var.
Küçük kızım 1 yaşındayken kadına işyeri açtığını öğrendim... Meğer bankadan para çekmiş.
Onu duyunca artık dayanamadım, kızımı da aldım çekip gittim. Diğer iki çocuğum babasında kaldı.
Tabii peşimi bırakmadı. Yalvardı, diğer çocuklarımla tehdit etti, dönmek zorunda kaldım. İki yıl sonra bana artık dayanamadığını söyledi ve “İtiraf etmem lazım. O kadınla hâlâ görüşüyorum” dedi.
Ben o an delirdim. Abimi arayıp “Artık çekemeyeceğim, gel beni al” dedim. Abimin geleceğini duyunca karşı çıktı.
“Ben öyle demedim, bırakıp gidemezsin” diye dil döktü. Kavga, dövüş derken küçük kızımı evden kaçırdı. Abim de beni zorla o evden çıkardı. 18 yaşındaki oğlum, “Anne git, ben seni alırım yanıma” dedi.
13 yaşındaki kızım arkamdan bakakaldı ağlayarak...
Dava açtım, 4 ay boyunca rahat vermedi. Çocukları da göstermedi. Araya büyükler girdi. Eşim bir yandan, onlar bir yandan, çocuklarımın hasreti bir yandan tükendim.
En son evi, işyerini üzerime yaptı ve “Anladım hatamı” dedi. Davayı geri çektim. 3 ay çok iyiydim. Ama onun açısından bir şey değişmedi. Yine o kadınla görüşüyor ve inkâr ediyor.
O kadının “Karını ikna et, boşansın” diye yazdığı mesajları gördüm. Eşim bize bu kadar iyiyken, ailesini bu kadar severken onunla da nasıl olabiliyor? Ne yapmalıyım ben şimdi? Rumuz: 3 çocuk annesi

YANIT

Sevgili kızım, mektubun gerçekten çok çarpıcı bir örnek...
İşte tipik bir erkek...
Erkekler genellikle buradaki gibi, hem eşlerinden, çoluk çocuklarından vazgeçmek istemiyorlar hem de yeni bir sevgilinin peşine düşüyorlar.
Hem o olsun hayatlarında hem de evdeki eş otursun oturduğu yerde... Düzenleri bozulmasın.
İşte ben bu yüzden hep yazıyorum ve ikinci kadınlara sesleniyorum:
“Eşinden boşanmasını bekleme, seninle evlenmeyecektir, senin hayatını boşa harcayacaktır... Belki senden de vazgeçmeyecektir ama eşi ve çocuklarının yeri ayrıdır.” Eminim eşin seni seviyordur kızım, sana düşkünlüğü de samimidir. Ama senin ne kadar zor koşullarda yaşadığını da çok iyi anlıyorum.
Gerçekten o kadını bile bile yaşamak hiç de kolay olmasa gerek.
Ama bugüne kadar sabretmişsin...
Umut etmişsin. “O kadının istediğini yapmayacağım” derken sana hak vermemek de elde değil.
Dilerim yaşadığın bunca acının, fedakarlığının karşılığında çocukların da değerini bilir.
Eşin de aslında çoktan pişman olmuşa benziyor. Ne diyelim, affetmek büyüklüktür...

 

 

X

Erkeklerin önceliği cinsellik olmuş

Ben 35 yaşında bir kadınım. Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında erkek arkadaşlarım oldu. Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

Sevgili Güzin Abla, ben 35 yaşında, iyi eğitim almış, aile terbiyesi olan, modern ve eğitimli bir çevrede büyümüş bir kadınım.

Bu yaşa kadar annem dahil hiç kimseden ne bir cinsel eğitim, ne de buna yönelik benzeri bilgiler aldım.

Bunun nedeni de toplum tarafından hâlâ ayıp ya da utanılacak konular kategorisine giren cinsellikle ilgili konuşmanın ailemizde yasak olmasıydı.

Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında tabii ki erkek arkadaşlarım oldu.

Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

En azından benim muhatap olduğum kişiler böyleydi.

Bu isteklerine cevap “Hayır” olduğunda da ya kendileri gidiyor ya da ben onlardan uzaklaşıyordum.

35 yaşında olmama rağmen hâlâ bakireyim.

Yazının Devamını Oku

Eşimi çok seviyorum ama bana dokunmasını istemiyorum

Eşimle evleneli 3 ay oldu fakat bir türlü ilişkiye giremedik. Neden bilmiyorum, bana dokunduğu anda çok korkuyorum...

Merhaba Güzin Abla, ben Gaziantep’te yaşayan, 19 yaşında ve 3 aylık evli bir genç kadınım.
Eşimle 2 yıllık bir beraberlik sonunda hayatımızı birleştirdik.
Birbirimizi çok seviyoruz.
Bu yüzden birçok ailevi engeli birlikte aştık.
Ancak benim çok ilginç bir sorunum var.
Ben eşimi çok sevdiğim halde, onun bana dokunmasına bir türlü alışamıyorum.
3 aydır evli olmamıza rağmen hâlâ ilişkiye giremedik.

Yazının Devamını Oku

Doğan Cüceloğlu benim de hayatıma dokunmuştu

Yıllar önce bir televizyon programında bir araya geldiğim Doğan Cüceloğlu, gerek kitapları gerekse bakış açısıyla benim de hayatıma dokunmuştu...

“Gerçek özgürlük”, “Evlenmeden Önce”, “İçimizdeki Çocuk”, “Mış Gibi Yaşamlar”, “İnsan ve Davranışı”, “Bir Kadın Bir Ses”... İşte beni ben yapan kitaplarıydı onun.

Eğer bugün kendimi ve insanları daha iyi tanıyabiliyorsam, eğer çevreme faydalı olabiliyorsam, onun öğretileri sayesindedir.

Gençliğimden beri psikolojiye meraklıydım ve bu alanda da okul yıllarımdan itibaren çok kitap okudum...

Ama bana en çok yön veren, hayatıma dokunan sevgili Doğan Cüceloğlu’ nun kitaplarıdır.

“Kişisel başarılarımdan en önemlilerinden biri, içimdeki çocuğun farkına vararak onunla zaman zaman konuşup oynaşabilmek oldu” diyor örneğin “İçimizdeki Çocuk” kitabında.

Onun için bir çocuğun eğitimi, her şeyden önce gelir.

Bu nedenle ailelere çok büyük görevler düştüğünü sürekli hatırlatır. “Çocuğunuzu dinleyin” der hep.

Ve belki de hayatımın en unutulmaz anlarından biri ise yıllar önce, gazeteci, yazar Haluk Şahin’in tartışma programı “İşte Biz Böyleyiz”de Doğan Cüceloğlu ve Selçuk Erez’le birlikte benim de yer almam...

Yazının Devamını Oku

İşitme engelliyim önyargılardan kurtulamıyorum

İşitme engelli bir gencim, önyargılar yüzünden mutlu olma hakkım elimden alınıyor. Tek başıma çabalamaktan artık yoruldum. Ben artık sevip, sevilmek istiyorum...

Ben 24 yaşında, işitme engelli bir bireyim. Fakat hayatı boyunca standartlarının hep üzerini zorlayan ve çabalayan bir insan oldum.
Çok iyi bir işe sahibim.
Yaşıtlarım iş bulamazken ben şimdiden aramızdaki farkı en azından bu şekilde açtım.
Ama artık yoruldum.
Küçüklükten gelen dışlanmışlıklar, insanlar tarafından yanlış anlaşılmalar, küçük görmeler, önyargılarla mücadele ediyorum.
Daha önce sevgilisi olup aldatılan ancak bu konuda yüzü hiç gülmeyen biriyim.
Aşırı şanssızım ve açıkçası beceriksizliğimi de kabullendim. Ben artık çok yoruldum.

Yazının Devamını Oku

Sevgilim evlenmeden birlikte yaşamak istiyor

Sevgilim, onunla yaşamamı istiyor. Ben ise evlenmeden bunun mümkün olmayacağını söylüyorum. Ama bir yandan da artık cinselliği yaşamak istiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 27 yaşında çalışan genç bir kızım. Kendimi henüz evliliğe hazır hissetmiyorum.

Ama bir yandan da artık cinsellik yaşamak istiyorum.

Ailemle küçük bir yerde yaşıyoruz. Çevremin ve ailemin namus kavramına katı bir bakış açısı var.

Buna rağmen ben sürekli birileriyle telefonda görüşüyorum.

Arada seks yazışmaları yapıyoruz.

Bu kişilerin bazıları evli, bazıları şehir dışında oluyor...

Ama işler buluşmaya gelince ben bir yolunu bulup ayrılıyorum. Şimdi ise yeni bir erkek arkadaşım var.

Benimle birlikte tatile gitmek istiyor, hatta bana evlenmeden birlikte yaşamayı da teklif etti...

Yazının Devamını Oku

Zamanda sürükleniyor gibiyim

Yaşadığımız şu kötü günler çok hızlı akıyor. Kendimi sürükleniyor gibi hissediyorum. Bir genç olarak hayatın tadını çıkaramıyorum.

Güzin Abla merhaba, ben 22 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Ama pandemi nedeniyle gidemiyorum. Benim sorunum aslında pek çok yaşıtımda ve hemcinsimde var.
Hayat çok kısa. Belki önümde daha upuzun bir hayat var. Ama özellikle yaşadığımız şu kötü günler o denli hızlı geçiyor ki; şaşırıyorum, durup etrafıma bakmak istiyorum, “Ben hayatın neresindeyim” diye. Ama zaman öylesine hızlı akıyor ki, kendimi sürükleniyor gibi hissediyorum.
Bu hissettiklerimin normal olup olmadığını bile bilemiyorum. Ama dediğim gibi, hayat da çok kısa ve bir genç olarak tadına varmak için sadece tek bir şansımız var.
Bu iki denklem arasında sıkışıp kalmış gibi hissediyorum kendimi.
Ergenliğin getirdiği o duygusal dalgalanmaları atlattım belki ama bendeki izleri hâlâ devam ediyormuş gibi hissediyorum. Bu yüzden de belki bir kız arkadaşım dahi yok.
Konuyu bağlamak istediğim nokta burası değil aslında. Bu çok lüksmüş gibi hissetmeye başladım yıllar geçtikçe. Veya herkese nasip olmayan bir durum gibi... Adını koymak bile benim için o kadar zor ki.
Hayatımın bir noktasında durup çevreme bakabilsem, hem kendime hem de etrafıma, o zaman beni bekleyen aşkı da bulacakmışım gibi hissediyorum.

Yazının Devamını Oku

Ailesi sahip çıkmayan ve öldürülen kadınları anlıyorum

Ailem, kız çocuğu olduğum için bana sahip çıkmıyor. Eşimin psikolojik problemleri var ve çok şiddetli tartışmalarımız oluyor. Şimdi ailesi sahip çıkmayıp da öldürülen kadınları çok iyi anlıyorum.

30 yaşında, iki çocuk annesi bir kadınım. İki abim, bir de kız kardeşim var. Annem ve babam, kız kardeşimle bana karşı hep soğuktu. Sürekli aşağılayarak, “Alt tarafı kız çocuğusunuz” diyerek büyüttüler bizi. 

9 yıldır evliyim. Maddi durumumuz ne iyi ne kötü. Geçen sene zar zor bir ev aldık. Babamdan borç istedim, 70 bin lira kadar.

Hayatımda ilk defa babamdan bir şey istedim. “Ben o kadar veremem” diyerek eşimin yanında beni tersledi.

Daha sonra 50 bin lira verdi.

O gün anladım ki onun nezdinde hiçbir kıymetim yokmuş.

Babam zengindir ama biz varlık içinde yokluk çekerek büyüdük.

Harçlığımızı bile zorla verirdi. Sonrasında aldığı malları abilerimin üzerine yapmaya başladı. Para istediğim günden 6 ay sonra da yüksek fiyata bir yer aldı ve büyük abimin üzerine yaptı. Öğrendiğimde anneme “Hiç söylemiyorsun, orayı abime almışsınız” dedim.

“Neyini söyleyeyim? Bizimle alakası yok, abinin orası. Çalıştı aldı” diyerek beni yine susturdu.

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin beni bırakmasından korkuyorum

Sevgilim mesajını geciktirince hemen beni bırakacağından bahsediyorum. O kızacak diye hiçbir istediğimi yapamıyorum ve hemen telefonlarına dönüyorum. Sürekli “bir gün beni bırakacak” diye korkuyorum...

Ben, 19 yaşında üniversite sınavına hazırlanan bir kızım. 1 senedir devam eden bir ilişkim var. O, 26 yaşında ve hukuk fakültesini bitirdi. Biz internet üzerinden tanıştık. Uzak mesafe ilişkisi yaşıyoruz. Sadece yüz yüze sadece 2 kere görüştük.

Birbirimizi çok seviyoruz. 2 sene sonra ve ben okula devam ederken evlenmeyi düşünüyoruz. Ama birkaç kere ona mesaj atmadığım için “Ayrılacağım. Senin yaşındaki kızlar bunaltır. Sen yazmıyorsun, beni sevmiyorsun” dedi. Ben durumu anlatınca da “Şaka yaptım, sana kıyabilir miyim” dedi.

Hatta bir kere ona kırıldım ve mesaj atmadım. Sonrasında “Biri var hayatımda” sözlerinden sonra şaka yaptığını söyledi. 

Birkaç kere de kavga esnasında “Artık yazma bana, seni istemiyorum” dedi. Sonra mesaj atınca özür diledi.

Cidden bir gün gitmesinden korkar oldum. Kavga etmekten uzak duruyorum. Sürekli meşgul olduğum zamanlarda bile mesaj atıyorum. O kızacak diye istediklerimi yapamıyorum. Hatta bana uygunsuz filmler izlediğini söylediğinde bile, gider diye bir şey diyemedim.

Ellerimi yıkarken bile mesaj atınca onu bekletmeden cevap veriyorum kızmasın diye.

Aslında sorunun bende olduğunu düşünüyorum. Ama bu hastalıklı durumdan nasıl kurtulurum bilmiyorum. Ne yapabilirim?  Rumuz: Nasıl davranmalıyım

YANIT

Yazının Devamını Oku

Eşim gizlice komşumuzun fotoğraflarını biriktiriyor

Eşimin pornografik filmler izlediğini öğrendim. Bir daha izleyemeyeceğini söyledi fakat şimdi de komşumuzun fotoğraflarını biriktirdiği ortaya çıktı. Ne yapacağımı bilemiyorum...

Eşimle 4 yıl önce görücü usulü evlendik ve onu sevdim. Onun da beni sevdiğini sandım. Ta ki açık saçık filmler izlediğini öğrenene kadar.
O zaman kendimi eksik hissettim... Hep “Ben de olmayıp onlarda olan ne var” diye sorguladım.
Eşime sorduğumda “Senin bir şeyin yok, sorun bende” açıklamasını yaptı.
Ardından sözler verdi, yeminler etti ve tekrar yapmayacağını söyledi. Ama gizli saklı hep devam etmiş izlemeye.
Bana da yalan söylemiş.
İşin en acı tarafı eşim aynı apartmanda oturduğumuz komşumuzdan hoşlanmış ve onun fotoğraflarını biriktirmiş.
Benim bulmamam için de telefonuna gizli bir ekran açmış ve şifre koymuş. Allah büyük ya, ben de tesadüfen fotoğrafları buldum. Elim telefonunun ekranına çarptı ve yeni bir ekran açıldı. Şifre istedi.

Yazının Devamını Oku

Ablam çok güzel ben ise çirkinim

Burnum çirkin ve yüzümde benler var. Ablam ise benim tam tersim. Ablam çok güzel ben ise çok çirkin...

Güzin Abla, evet ben biraz küçüğüm sana diğer yazanlara göre; 11 yaşındayım. Bu sene ergenliğe girdim. Sorunum 3-4 aydır evden hatta odamdan bile çıkmamam. Nedeni yüzümde 9 tane ben olması, hepsi minik minik ama o kadar sinirim bozuluyor ki...
Bütün günüm onlara bakmakla geçiyor, uzun zamandır içimde tutuyorum.
Anneme dedim ki, “Anne ben araştırdım, yüzümde bir sürü ben var. Dermatoloğa başvurup, benlerimi aldırabilir miyiz?” Etrafımdaki herkes “Sen çok güzelsin” diyor ama asla inanmıyorum.
Benim burnum büyük ablamınki küçük, ablamın yüzünde bir tane ben var, benim 9...
Bu arada ablam 16 yaşında. Ablam kendini beğenmiş, ben ise o kadar özgüvensiz, içine kapanık bir çocuğum ki...
Dermatologlar her yaşa göre alabiliyorlar bu benleri. Ama annem o kadar inatçıdır ki... Bir kere “hayır” dedi mi...
Çevremdeki kızların da erkeklerin yüzü bile pürüzsüz ve lekesiz... Neden ben böyleyim?

Yazının Devamını Oku

Kaygı bozukluğumu ciddiye almıyorlar

Ailem kaygı bozukluğumu ciddiye almayarak beni başkalarıyla kıyaslıyor. Kaygım geleceğim değil, genel olarak gelecek. Kaygım, insanlık...

Ben, 17 yaşındayım. Aslında sorunum basit algılanabilir hatta yetişkinler, bunu ergen problemi olarak görebilir...
Panik atak hastasıyım. Babama ve anneme kaygılarımın olduğunu, kendimi kötü hissettiğimi anlattım. Anlamadılar, dinlemediler bile...
Annemle babam 6 seneyi aşkın süredir ayrı. Her zaman yaşadıklarımı daha dinlemeden başkalarıyla kıyaslıyorlar. Babam bana sürekli insanların kaygıyla büyüdüğünü anlatıyor.
Kaygımın sevdiğim insanların ölecekleriyle alakalı olduğunu bile düşündü. Ki ona hissettiklerimi anlatmamıştım bile... Sadece anksiyete bozukluğu yaşadığımı söylemiştim. Bana bunun saçmalık olduğunu söyledi ve inanmadı...
Aslında ben ölmek istiyorum... Beni kimse dinlemiyor.
Çevremdeki herkes o kadar koşuşturup duruyor ki dönüp dünyayı yok ettiklerini göremiyorlar.
Paraya tapıp paraya âşık oluyorlar. Kaygım geleceğim değil, genel olarak gelecek.

Yazının Devamını Oku

Eşimle ev arkadaşı gibiyiz

Eşimle 14 aydır evli olmamıza rağmen karı koca gibi değiliz. İşinden ayrıldı ve bütün gün internette oyun oynuyor. Adeta ev arkadaşı gibi yaşıyoruz...

Eşimle 5 yıllık bir sevgililik döneminden sonra evlendik. 14 aydır da evliyiz. Eşimin ailesinden dolayı psikolojik sorunları var. Şu anda bir işi yok. Sevgililik döneminde beni çok üzdüğü ve aldattığı oldu. Asla kabul etmem dediğim şeyleri kabullendim ve evlendik.
Evlendikten ve ilk birlikteliğimizden sonra hiç düzenli bir cinsel hayatımız olmadı. Bazen 3- 4 ay birbirimize dokunmadık.
Giyinip kuşandım, makyaj yaptım, “Bu ne hal” diye dalga geçti. Bu durum gururumu kırdı. Bu arada internetten oyun oynamaya başladı.
İşten gelip gece yarısına kadar oyun oynuyordu. 1 ay önce evden ayrıldım. Sonra bir şans vermek için döndüm. 3 gün her şey normale dönmüş gibiydi. Ama giderek yine eski halimize döndük.
Terapi alması, bu durumun normal olmadığı konusunda çok dil döktüm ama reddetti. Bunun normal olduğunu, evliliğin ise sadece cinsellik olmadığını söyledi.
Ancak evliliğimizin 6’ncı ayında beni hayat kadınlarıyla aldatmaya kalktığı mesajları gördüm. Bunun için de “Düzelmeye çalışıyorum” dedi.
Sürekli beni sevdiğini, bensiz yaşayamayacağını söylüyor ama bu kadar olaydan sonra ondan çok soğudum ve güvenemiyorum. Hem zaten her açıdan sorunumuz var. Birlikte vakit geçirmek için “Parkta yürüyelim” dediğimde, onu bile reddediyor. Birlikte sarılıp film bile izleyemiyoruz.

Yazının Devamını Oku

Babamın telefonunda açık saçık videolara rastladım

Babamın telefonundaki internet geçmişine girdiğimde açık saçık videolara rastladım. Bu durum karşısında ne yapacağımı bilemedim. Bunu anneme söylemeli miyim?

16 yaşındayım, derslerimde başarılıyım ve arkadaş ilişkilerim her zaman çok iyi. Babam devlet memuru, annem hemşire ve 17 yıldır evliler. Babam 46 yaşında, annem 39 yaşında.
2 yıl önce istediğim liseyi kazandım ama 10 yıldır ikamet ettiğimiz şehirden taşınmak zorunda kaldık. Annem işinden ayrıldı ancak babamın tayinini beklemek zorundaydık.
Annemle bir ev kiraladık. Babamın tayin işi bir türlü halledilemediği için ben, annem ve 8 yaşındaki kız kardeşimle bir başımıza kaldık.
Bu süre zarfında babam her ay yanımıza gelip birkaç gün kaldı. Ancak annemle babamın yavaş yavaş bizden uzaklaştığını fark ettim. Çok büyük kavgalar ediyorlardı.
Bir gün babamın telefonuna öylesine bakıyordum. Telefonundan geçmişine girdim ve geçmişinde büyüklere yönelik açık saçık video aramaları gördüm. Haliyle şok oldum ancak evdeki durum zaten çok kötüyken sesimi çıkarmama kararı aldım.
Bunu anneme söylememek konusunda doğru mu yaptım, bilmiyordum.
Sonunda babamın tayini çıktı ve yeni bir eve yerleştik. Annem ve babam arasındaki durum benim ikisiyle de konuşmamla düzeldi ve ben bu olayı tamamen unuttum.

Yazının Devamını Oku

Hakaretlerimden bıkmış boşanmak istiyor

Eşimle tartışırken ona sürekli hakaret ederdim. Sesini çıkarmazdı. Meğer hepsini içinde biriktirmiş, şimdi de benden boşanmak istiyor.

Merhaba Güzin Abla, eşimle 5 senedir evliyiz. 2 de çocuğumuz var. O 36 yaşında, ben ise 31 yaşındayım.
Tanıştığımızdan itibaren 4 sene boyunca kendisi bana mesajlar, e-postalar ile ulaşmaya çalıştı. Çok uğraştı ve neticede 2 sene flört ettikten sonra evlendik.
Eşim konuşmayı, hislerini, duygularını ifade etmeyi pek beceremeyen birisidir.
Bu 5 senelik evlilik boyunca eşimle yaşadığım tüm tartışmalar onda çığ etkisi yaratmış. Hepsini biriktirmiş, hiç unutmamış.
Bu durum ortalama bir yıl önce ikinci bebeğimize planlı olarak, konuşup anlaşarak karar verip, ben hamile kaldığımda patlak verdi. Eteğinde ne var ne yok döktü...
Aramızda tartışma olunca ben ona hakaret ederdim, bazen artık susmasın, cevap versin diye canını yakmak için, küfür ederdim. İnanın umursamazdı bile. Meğer hepsini içinde saklamış.
Bunaldığını, yorulduğunu, yapamadığını, depresyonda olduğunu söylüyor.

Yazının Devamını Oku

Benden 10 yaş küçük, ileride pişman olur diye korkuyorum

Eşim bana çok eziyet etti, üç çocuğa rağmen ondan ayrıldım. Şimdi bir başkası var ve beni çok seviyor. Ancak benden 10 yaş küçük.

Sevgili Güzin Abla, ben eşimle severek evlendim. Evlendiğimde 16 yaşındaydım. Üç çocuğumuz oldu. Ama eşim bana çok fazla psikolojik eziyet uyguladı. Bana hiç sahip çıkmadı, beni ailemden ayırdı.
Annesi acımasızdı ama eşim beni onun kucağına attı, kendi ise hayatına devam etti. Ailem bana çok uzak, aramızda 14 saatlik yol var. Kimseye derdimi söyleyemedim.
Eşim beni defalarca aldattı. Hatta bu yüzden bir sürü sağlık sorunu yaşadım. 7 defa vücudumun farklı yerlerinden ameliyat geçirdim, yaşadığım üzüntülerden dolayı.
Doktorların dediğine göre, bunların bir kısmı vücudumun tepkisiymiş. En son ameliyat olduğumda eşim beni kaderimle baş başa bıraktı. Ben de ondan ayrıldım. Boşanma davası açtım. 2 yıl oldu.
Şimdi yeni biri çıktı karşıma ve beni deli gibi seviyor.
Çocuklarımı da bağrına basmaya hazır. Benimle çok ilgileniyor. Tabii bekar ve bana “Senden vazgeçmeyeceğim, iyi anlaşıyoruz” diyor. Bir sorun var; o benden 10 yaş küçük ve ben ya ileride pişman olursa diye korkuyorum. İşte bu yüzden, defalarca ondan ayrılmaya çalıştım. Sırf benden küçük ve hiç evlenmemiş biri diye. Ama o benden vazgeçmiyor.
Hayatımda görmediğim her türlü güzelliği yaşatıyor bana.

Yazının Devamını Oku

Annemle nişanlım anlaşamıyor

Annem ve nişanlım asla anlaşamıyorlar. Annem, babamdan ayrıldığından beri benim de mutsuz olacağımı düşünüyor. Ben de iki arada kaldım...

23 yaşındayım ve 5 yıldır bir ilişkim var. O, 27 yaşında... Bizim bunca yıl, öyle büyük bir kavgamız ya da sorunumuz olmadı. En ufak bir şeyde konuşup hallediyoruz ve küs kalmayı beceremiyoruz.

2018 yılında büyük bir nişan yaptık. Nişanda annem çalgı çalmaması gece 00.30’da elektrikleri kesti. Çünkü başı ağrıyormuş. Nişanlım o günden beri anneme zıt gidiyor.

Bu 5 yıl içinde, şehir dışında 2 yıllık üniversite okudum. O zamanlar ailemle pek görüşemiyordum.

Şimdi fark ediyorum, nişanlım bize ne zaman gelse, görüştüklerinde mutlaka bir konu bulup sürekli tartışıyorlar.

Sevdiğim, nişandan sonra askere gitti. Bu süre içinde borçları vardı, onları da ödedi. Aslında nişanlım yetiştirme yurdunda büyümüş, aile ortamını pek bilmiyor. Hiç sevgi görmemiş...

O askerdeyken annem de 32 yıllık evliliğini bitirdi. Babam, annemi aldatmış.

Psikolojik olarak çöktü.

Bizim de nikâhımıza çok az zaman kaldı. Bir gün ev temizliği yaparken annem, “Halıları şuraya koyarız” demeye başladı.

Yazının Devamını Oku

Sokak hayvanlarına siz de yardım edin

Oral Yalçın, bazı şirketlerle anlaşarak mutfaklarında artan yemeği sokak hayvanlarına bağışlatıyor. Eğer bu hareket devleşirse, zor günlerde hayvanların hayatları kurtulabilir.

İnsan, hayvan, tüm canlılara saygı ve sevgi besleyen biriyim. 30 yaşında sokak ortasında aciz halde bulup sahiplendiğimiz Golden pati sayesinde sokak hayvanlarının dramını öğrendim. Sokak canlarıyla ilgili güzel şeyler yapmak için Türkiye’deki büyük oluşumların tepe noktalarına kadar iyi niyetlerle ulaştım.
Faaliyet aşamasında deneyimlediğim şeyler nedeniyle şaşırdım, hayal kırıklığına uğradım. Hayvansever camiadaki gözlemlerim neticesinde insanların bir bölümünün sadece rant peşinde oldukları sonucuna ulaştım.
Tam umudumu kaybetmek üzereyken yaklaşık 4 yıl önce Oral Yalçın’ın sosyal medyadaki paylaşımlarıyla tanıştım. Kimsesiz, ölmek üzere olan ve yaşamaya dair hiçbir isteği kalmamış yaşlı bir kadına yardım ediyordu. Herkesten, kadını en azından huzurevinde ziyaret ederek yalnız olmadığını hissettirilmesini rica ediyordu.
O çağrıya kız kardeşim ile ben, duyarsız kalamadık. O yaşlı kadını ziyarete gittik. İlk defa Oral Yalçın’la bu şekilde tanıştık. Yalçın’ın verdiği sözü tutan, dürüst, karakterli, vicdanlı ve güvenilir bir insan olduğuna dair izlenimlerim birikmeye başladı.
Oral Yalçın, koronavirüs yasakları kapsamında sokak canlarının daha da aç ve zor durumda kaldıklarına şahit olunca muhteşem bir başlangıç yaptı.
Çalıştığı bir lojistik firmasının hayvansever sahibinin şirket mutfağını, haftada iki gün orman canlarına açtı.
Haftada 8 ton gıda üreterek, ormanlarda besleme yapan 11 gönüllü gruba dağıtmaya başladı. Eğer bu hareket devleşirse, zor günlerde hayvanların hayatları kurtulabilir.

Yazının Devamını Oku