GeriGüzin Abla Eşimi çok seviyorum ama bana dokunmasını istemiyorum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Eşimi çok seviyorum ama bana dokunmasını istemiyorum

Eşimle evleneli 3 ay oldu fakat bir türlü ilişkiye giremedik. Neden bilmiyorum, bana dokunduğu anda çok korkuyorum...

Merhaba Güzin Abla, ben Gaziantep’te yaşayan, 19 yaşında ve 3 aylık evli bir genç kadınım.
Eşimle 2 yıllık bir beraberlik sonunda hayatımızı birleştirdik.
Birbirimizi çok seviyoruz.
Bu yüzden birçok ailevi engeli birlikte aştık.
Ancak benim çok ilginç bir sorunum var.
Ben eşimi çok sevdiğim halde, onun bana dokunmasına bir türlü alışamıyorum.
3 aydır evli olmamıza rağmen hâlâ ilişkiye giremedik.
Çok istediğim ve eşime de çok değer verdiğim halde...
Neden bilmiyorum, bana dokunduğu anda çok korkuyorum. Ne zaman denemeye kalkışsak korkudan titriyorum ve ona bağırıyorum.
O çok büyük bir anlayış gösteriyor ve beni zorlamıyor.
Ama ben bu durumdan hiç de memnun değilim.
Bunun normal olmadığının farkındayım. Bu yüzden bunalıma girmek üzereyim.
Üstelik derdimi kimselere de anlatamıyorum. Bu durumu ne annem, ne de ablam anlayabilir. Belki de beni suçlarlar. Ne olur bana yardım et, ablacığım...
Ben ne yapmalıyım, nasıl davranmalıyım? Böyle giderse eşimi kaybedeceğim korkusu içindeyim. Son çarem sensin.
◊ Rumuz: Çaresizim

YANIT
Sevgili kızım, önce şunu bilmelisin ki, burada sorun senin değil, seni bu konuda yanlış eğiten, yanlış yönlendiren ailenin sorunu. Özellikle de annen, seni çok eminim, küçük yaştan itibaren öylesine yalan yanlış bilgilerle doldurmuş, sende erkeklere karşı öylesine bir ürkeklik yaratmıştır ki şimdi bu korkuyu yenemiyorsun.
Evlenmeden önce de bu konularda, yani “ilk gece”, veya “evlilikte cinsel yaşam” konularında hiçbir kitap okumamış, doktorlar tarafından kaleme alınmış ciddi yayınlardan biraz olsun bilgi edinmek istememişsindir.
Yalnızca edindiğin yalan yanlış bilgilerle, kendini bir anda eşinin koynunda buluvermişsin. Şimdi de ne yapacağını bilemiyorsun.
Dua et ki anlayışlı ve seni seven bir eşin var. Belki de bir başkası, “Sen benim karımsın, eş olarak görevini yerine getirmek zorundasın” diye seni zorlamaktan kaçınmazdı.
Ama kızım, onun da sabrının bir sınırı vardır. Bu konularda kitaplar okumalı, internette bilgi edinebilirsin. Gerçek uzmanların yazılarına göz at. Daha sonra, eşinin de yardımıyla basit aşk oyunlarıyla beraberliğe hazırlanmalısınız.
Eşin bu konuda sana yardımcı olacaktır. Her gün seni biraz daha rahatlatacağını, senin hoşlandığın şeyleri keşfedeceğinizi ondan sonra da ilk beraberliği yaşayabileceğinizi düşünüyorum. Bu alıştırma süreci 1 ay devam edebilir.
Acele etmemeli, önce sendeki bu korkuyu yenmelisiniz. Göreceksin biraz bilgilenirsen, korkulacak bir şey olmadığını, aksine kadının da bu yakınlaşmadan zevk alabileceğini öğreneceksin.
Bütün bu çabalarına rağmen hâlâ bu zor durum devam ediyorsa, o zaman bir kadın ve doğum doktorunun yardımına başvurabilirsiniz.

 

 

X

Balayından döner dönmez ilk tokadımı yedim

7 ay önce evlendim. Balayından döner dönmez ilk tokadımı yedim. Sonrasında da problemlerin ardı arkası kesilmedi. Eşimden boşanmak istiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben evleneli 7 ay oldu. Eşimle severek hayatlarımızı birleştirdik.
Aslında ben evlendikten sonra anladım ki benmişim tek seven.
Balayından geldiğim gün tanıştım her şeyle, döner dönmez ilk tokadımı yedim. Daha sonra eşim yanıma bile gelmedi. Bana gerekçesi de hazırdı: “Seni kadın olarak görmüyorum.”
Sonrasında bu sözü için özür diledi. Ama kırıldım bir kere, ne yaparsa yapsın.
Sebepsiz yere atılan tokat mı dersiniz, hakaret mi, aklınıza ne geliyorsa hepsini yaşamaya devam ettim. 2 defa intihara kalkıştım. Ama hep bir şekilde kendimi durdurdum.
Onu aldım karşıma, defalarca konuştum. Ama nafile, konuşmalarım sadece o güne mahsus oluyordu.
Sonra her şey devam...

Yazının Devamını Oku

Sevgilim “bekârım” dedi fakat evli çıktı

Beraber olduğum adam “bekârım” dedi. Daha sonra eşiyle sarmaş dolaş fotoğraflarını gördüğümde perişan oldum. İkimizle de ilişkisini sonlandırmıyor. Ne yapacağımı bilemiyorum...

Size yazacaklarım, 25 yaşında 2 çocukla terk edilip yıllarca işçi olarak çalışarak, yalnız başına mücadele veren bir kadının hikayesi... “Aşk nasıl bir şeymiş?” derken 8 yıl önce rüyalarımın prensi çıktı karşıma...
Aşkı, sevgiyi, tutkuyu, her duyguyu onda yaşadım. Bana, “bekârım” dedi ama ve eşiyle sarmaş dolaş fotoğraflarını gördüğümde perişan oldum, yatağa düştüm.
Yine de özlüyor görüşmek istiyordum, o da beni bırakmadı.
Her seferinde barıştık. Çok gözyaşı ve acılı 8 yıl yaşadım.
Karısı beni buldu, herkese söyledi. İlişkimizi bitirdi. Sonra aralarında sorunlar yaşadılar. Kadın, birkaç defa boşanma davası açıp daha sonra geri çekti. Defalarca adamı darp etti, karakola düşürdü. Adam dayanamayıp evi ayırdı, beni çağırdı.
“Bu sefer bitirecek. Artık benimle evlenecek” diye düşünüyordum. Çünkü “Kesin boşanacağım” diyordu. Bir de ne göreyim, tekrar barışmışlar, birbirlerinin koynuna girmişler. Pes ettim.
8 yıl boyunca onu unutmak için hayatıma birilerini sokmaya çalıştım. Ama herkeste onu gördüm...

Yazının Devamını Oku

Çocuklu bir kadının özel ilişkisi olmuyormuş

Boşanmış bir kadınım çok yeni bir gönül ilişkim var. Ama o kişi çocuğumu sevmiyor. Çocuklu bir kadının özel ilişkisi olmuyormuş, bunu çok iyi anladım.

Ben bir şirkette yöneticilik yapıyorum. İlk eşimden olan 12 yaşında bir kızım var, ben 4 yıldır bir başkasıyla evliyim.

Kızım da bizimle yaşıyor. Ama şimdiki eşimle kızım arasında ciddi sorunlar var. Eşim kızımı kaldıramıyor, ona katlanamıyor, yemesine, içmesine, gezmesine, ona alınan kişisel eşyalarına kadar her şeye karışıyor, kızıyor.

Kızım, sebze yemeklerini sevmiyor, onun için aperatif şeyler hazırlıyorum, makarna, patates kızartması gibi...

Onların bile lafını yapıyor. Kızımın rahat ve ne olursa olsun mutlu görünmesi, eşimi çok rahatsız ediyor. Bunu hiçbir şekilde aşamıyoruz...

Kızıma aldıklarım, yedirdiklerim bile problem haline gelmeye başladı.

Kızım da onun bu sevgisizliğinin farkında ve bu yüzden nefret ediyor eşimden. Bir yandan da onu hiç umursamıyor. Kendi odasına kapanıyor.

Ne yapacağımı bilemiyorum... Önerilerinize ihtiyacım var. Aslında boşanmayı düşünüyorum.

Ama çözülebilir bir durum var ise en azından sizden aldığım yardımla belki farklı bir adım atabilirim...

Yazının Devamını Oku

Görücü usulü evlilik yapmalı mıyım

Ailem avukat, yakışıklı ve kibar bir gençle beni görücü usulü evlendirmek istiyor. Aşka önem veren biri olarak bu evliliği yapmalı mıyım?

Ben, aşka önem veren biriyim. 22 yaşındayım ve bir defa sevgilim oldu. Bundan 4 yıl önce yani 18 yaşımdaydım. Önce tanıyıp âşık oldum sonra birliktelik yaşadım. Hatta uzun süre peşimden koştu.
En sonunda sevdim ve artık tam bir aşk yaşıyordum. Bana şiirler bestelerdi. Sürekli ilgilenirdi. Ama birlikteliğimin ne yazık ki sonu, beni aldatmasıyla bitti. Benim de aşka olan inancım bitti.
Ailem de bu durumu biliyor. Şimdi bana görücü usulü bir genç buldular.
Avukat, 24 yaşında, yakışıklı, boylu poslu ve muhafazakar biri.
Yani her kızın aradığı ne varsa onda var. Ben de beğendim. Daha âşık değilim ama konuşuyoruz.
Benim sorunum şu:
Hem onun hem de benim ailem henüz tanışalı 2 hafta olmasına rağmen nişan, düğün muhabbetleri yapmaları. Kendimi baskı altında hissediyorum.

Yazının Devamını Oku

Benden yaşça büyük sevgilimden ayrıldım

Benden yaşça büyük ve evlenip boşanmış biriyle sevgiliydim. Birbirimizi çok sevmiştik. Ama ayrıldık. Kendimi boşlukta hissediyorum.

22 yaşında hem üniversite okuyan hem de çalışan bir öğrenciyim. Hayatım zorluklarla geçti. Kendimi hep güçlü görürdüm ama anladım ki güçlü olmak diye bir şey yokmuş. Sadece bazı şeylere sabretmekmiş bu güçlü olmanın anlamı.
27 yaşında evlenmiş, boşanmış bir sevgilim oldu. 3 gün önce ilişkiyi bitirdik çünkü son zamanlarda ufak şeylerden kavga ve tartışmalar yaşamaya başladık.
Daha önce de denedik ayrılmayı ama bir şekilde barıştık.
Aynı yerde farklı saatlerde çalışıyoruz. Kendisi benim gibi aile baskısına çok maruz kalan, onlardan kaçmak için genç yaşta berbat bir evliliğe razı olan ve her şeye rağmen kendisini kurtarmış bir insan.
Hâlâ da aile baskısı, geçim sıkıntısı gibi sorunlarla uğraşıyor.
Biz bu ilişkide birbirimizin eksik yönleri tamamlıyorduk.
Hiç kimseyi birbirimizi sevdiğimiz kadar sevmedik. Her şeyin fazlası zarardır, bizi bitiren de bu muydu bilmiyorum...

Yazının Devamını Oku

Ben hamileyim, eşim bekar hayatını özlüyor

Ben 6 aylık hamileyim. Eşim ise çocuk sevinci yaşamak yerine başka heyecanlar peşinde. Gençliğini yaşayamadığını evli olmasaydı neler yapabileceğini anlatıyor. Kendimi çok kötü hissediyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 7 aylık evli, genç bir kadınım. Şu anda da 6 aylık hamileyim.
Severek evlenip, çok isteyerek hamile kaldım. Bebeğimizi benim gibi çok isteyen bir eşe sahibim. Her şey çok yolundayken eşim son 1 aydır değişti.
Sürekli “Evlenmeseydim şunları yapardım, her günümü farklı bir kızla geçirirdim” gibi sözler söylüyor.
Bu da beni çok üzüyor.
Zaman zaman da “Mesleğe atılır atılmaz evlendim, bir genç erkek olarak bütün istediklerimi yapamadım” gibi pişmanlık sözleri duyuyorum.
İlişkimizde cinsel veya duygusal yönden hiçbir ilgiden mahrum olmamasına rağmen bana sürekli etraftaki kızların ilgisini çektiğini söylüyor.
Daha 22 yaşındayız. Birbirimizi uzun yıllardır tanıyoruz. Şimdi tam bebeğimiz olacakken, böyle birden değişmesi beni çok üzüyor. Hem beni sevip hem de şimdi başka bir hayata heveslenmesi, başka kızlara ilgi duyduğunu söylemesi de ayrı bir mesele.

Yazının Devamını Oku

Yuva yıkan kadın konumuna düşmek istemiyorum

Bana eşinden ayrıldığını söyledi. Ama onu biraz araştırınca gördüm ki 1 yıl kadar önce ikinci evliliğini yapmış.

Güzin Ablacığım, derdimi kimseye anlatamıyorum, “yuva yıkan kadın” konumuna düşerim diye...
Ben 41 yaşında, yurtdışında yaşayan, eşinden 7 yıl önce uyuşturucu ve kumar bağımlılığı yüzünden ayrılmış bir kadınım.
Bu ağır sürecin getirdiği yalnızlık duygusuyla, 2016’nın sonbaharında yaşadığım yerde biriyle tanıştım.
Bana eşinden ayrıldığını söyledi. Ama onu biraz araştırınca gördüm ki 1 yıl kadar önce ikinci evliliğini yapmış. Evli olduğunu öğrendikten sonra ondan sürekli kaçtım. Evimin önünde sabahladı, içkili kapıma geldi.
Bir türlü peşimi bırakamadı. Bir yerden sonra ben de dayanamayıp onu kabul ediyordum. 2 sene önce eşi beni öğrenmiş. Sevdiğim adam, ilişkimizi ona benim söylediğimi düşünerek “Şimdi senin yüzünden ona katlanıyorum, her şeyi ayarlamıştım, sen bozdun” dedi ve sessizce gitti.
Sonuçta ben de onu her yerden engelledim.
Ama yine de bana ulaştı. Yeniden bir araya geldik...

Yazının Devamını Oku

Her gün babamdan dayak yiyorum

Ben, 19 yaşında bir genç kızım ve her gün ailemden dayak yiyorum. Öyle günler oluyor hepsinden aynı anda şiddet görüyorum. Yaşadığım her şeyi yazmak istiyorum ama kelimeler yetmez, gerçekten hiç iyi değilim.

Dicle Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü, 1. sınıf öğrencisiyim. Daha 14 yaşındayken babam “Kızımı istemiyorum” diye beni karakola ve kimsesizler yurduna bile götürmeye kalktı.
Beni kimse sevmiyor. Polise gidemiyorum, herkes kötü gözle bakacak, ailesizlik ileriki hayatımı etkileyecek. Kaldı ki kayıtlarıma sığınma evinde kalmış biri olarak geçsin istemem. 2 kez saçımı eğri büğrü kesip bacağıma bıçak batırdılar.
12’nci sınıftayken, okulda dövdü. Daha neler yaşamadım ki...
Üniversite sınavında ilk 13 bine girdim ve Türkçe öğretmenliği kazandım. Yeteneklerimi engelledi, ortaokulda sesim için yarışmaya sokmaya kalkan öğretmenlerime izin vermedi.
Bir sevgilim oldu, onunla da iki ay önce bitti. Kimseyi de istemiyorum, sadece ailem tarafından sevilmek, okumak, mesleğimi almak istiyorum.
Bana, “Çık git” diyorlar. Annem de bana vuruyor... Gidecek yerim yok, biliyorum. Kaç kez attı beni evden... Kaza orucumu tuttum, akşam yemeği yiyecektim fakat eve gelince beni yine dövdü.
Ben de korkmadığımı söyledim, yumurtalıklarıma tekme attı. Nefes alamıyorum. Annemin de babamın da sevgisini tadamadım.

Yazının Devamını Oku

Ben bu kadar yükü taşıyamıyorum

Kızıma hissettirmeden yürütmek zorunda olduğum ve kağıt üzerinde kalan bir evliliğim var. Diğer taraftan da hayatıma giren ama sonunu kestiremediğim bir insan... Ben bu kadar yükü taşıyamıyorum.

11 yıllık evliyim ve 7 yaşında bir kızım var. Eşimle anlaşamıyoruz ve 2 yıldır da ev arkadaşı gibi yaşıyoruz.

Buna sadece kızım için katlanıyorum. Eşimle de konuştuk, kızımızın yanında hiçbir şey belli etmiyoruz. Konuştuğum pedagoglar boşanma sürecinin çocuğu daha az etkilemesi için birkaç sene daha beklemem gerektiğini söyledi. Ama ben artık daha fazla dayanamıyorum. 38 yaşındayım ve arkama dönüp baktığımda kızım hariç hayatımda beni mutlu eden bir şey yok.

Hayattan soğudum, hiçbir şeyden zevk almıyorum ve bu şekilde yaşamanın da gereksiz olduğunu düşünmeye başladım.

Bu kadar sene eşime haksızlık etmemek için hayatıma başka kimseyi almadım. Son 1 aydır biri var. O da evli ve benimle aynı yaşta çocuğu var. Malum o da eşiyle sıkıntılı zamanlar geçiriyor.

Ara sıra birbirimizle dertleşirken nasıl olduğunu anlamadan hayatıma girdi. Hâlâ yanlış bir şey yapıp aldatan erkek olmadım.

Fakat karşımdaki kişinin de ilgi ve sevgi gibi eşinde görmediği eksiklerini benimle tamamlıyormuş olmasından endişeleniyorum.

Evet, bazen ileriye dönük programlar yapıyoruz. Gün geliyor benimle çok iyi oluyor, gün geliyor sanki başka biri olup çıkıyor. Bu konuyu kimseyle konuşamıyorum.

Bir taraftan kızıma hissettirmeden yürütmek zorunda olduğum kağıt üzerinde kalan bir evlilik, diğer tarafta hayatıma giren ama sonunu kestiremediğim bir insan var. Ben bu kadar yükü taşıyamıyorum.

Yazının Devamını Oku

İnsanın anne babası bile evlatlarını kandırabilir mi?

Ablam ve ben, evleninceye kadar maaşımızı babamıza verdik. Fakat onlar tüm yatırımı erkek çocuklarına yaptı. Hatta miras kaçırarak, üzerlerindeki her şeyi erkek kardeşimize devretti. Bundan da hiç pişman olmadılar...

Merhaba Güzin Abla, ben 3 çocuğu olan bir ailenin ortanca kızıyım. Ablam ve erkek kardeşim var. Ablam hemşire, 4 yıl boyunca evleninceye kadar maaşını babamıza verdi. Ben de öğretmenim, 9 yıl boyunca yani evleninceye kadar maaşımın büyük bir kısmını babamıza verdim.
Babam bizden bu paraları alırken, “Hepiniz adına yatırım yapıyorum” diyerek evler aldı.
Erkek kardeşim okumadı, babam işte bu parayla ona iş kurdu. Daha sonra babam üzerindeki her şeyi erkek kardeşime satış yoluyla devretti. Kısacası miras kaçırdı.
Ben de şimdi hakkımız olanı alamamanın, kandırılmanın büyük bir kırgınlığını ve üzüntüsünü yaşıyorum.
Üstelik, anne ve babamızın bu duruma hiç üzülmemesi, “Zaten biz oğlumuza yatırım yapıyorduk” diye cevap vermeleri biz iki kız kardeşi yeteri kadar yaralıyor. Anne ve babamız hastalandıklarında, doğal olarak bizden yardım alıyorlar. Fakat ben, anne ve babamı gördükçe öfke duyuyorum ve çok sinirleniyorum. Çünkü onların hiç pişmanlıkları yok.
Bazen yüzlerini görmek dahi istemiyorum. “Sonuçta onlar benim ailem” diyorum, yardımlarına koşuyorum. Sonra büyük bir pişmanlık duyuyorum. Sevgimizi, saygımızı hak etmeyen bir anne ve babamız var.
Sözün özü yaşadığımız toplumda kadın çalışsa da çalışmasa da hep eziliyor sömürülüyor. Hatta bizim durumumuzdaki gibi zaman zaman onları sömüren en yakınları olabiliyor.

Yazının Devamını Oku

Boşanma süresince zulme uğrayan bir erkeğim

Eşim benden ayrılmaya karar verdi. Ardından boşanma sürecini başlatıp tedbir nafakasıyla maaşıma haciz koydurdu. Bu durum erkeklerin yaşım hakkını elinden alıyor.

Merhaba Güzin Abla, kadını önceleyen topyekûn bakış erkeklerin yaşam hakkını elinden alıyor.

Müsaade ederseniz kısaca hikayemi sizinle paylaşıyorum.

Eşimle 1.5 yıl evli kaldık.

Çocuğumuz yok.

Eşim üniversite mezunudur. Ben de kamu kurumunda çalışmaktayım.

Eşim çalışmıyor. 28 yaşındayım, o da 26 yaşında.

Bu kısa bilgiden sonra size boşanma sürecimi anlatmaya çalışacağım.

Eşim evi terk etti. Terk ettiği gün 6284 sayılı kanun müsaade ettiği için darp raporu (beyan esaslı geçici rapor) alarak hakkımda evden uzaklaştırma talebinde bulundu.

Yazının Devamını Oku

Erkeklere güvenim kalmadı

İlk kez bir sevgilim oldu. İlişkiyi onun istediği şekilde yaşamayınca beni terk etti, bu da yetmedi benimle alay etti. Erkeklere olan tüm güvenim yok oldu. Şimdi hayatıma kimseyi alamıyorum.

Sevgili Güzin Abla, ben 23 yaşındayım. Bu yaşıma kadar biriyle sevgili olmak, karşı cinsle muhabbet kurmak bana pek doğru gelmiyordu.
Yani yaşım itibarıyla cahilce davranıp yanlış yola düşebilirim diye hep dikkat ettim. Bir gün bir gençle tanıştım. Hayatımda ilk defa biriyle görüşmeyi kabul ettim ama aşırı tedirgin ve şüpheciydim.
Tam 2 ay boyunca bu genç, ilişkiye önem verdiğini, beni kaybetmek istemediğini, benimle ciddi düşündüğünü söyledi durdu. Hatta o kadar dürüst davrandı ki, “Ben kirli bir insanım. Senin gibi temiz birini hak etmiyorum” gibi sözler söyleyip beni kendine inandırdı.
Başta hep kaçtığım için sürekli kovalandım. Ama aradan 1 ay geçti, ben de onu sevmeye, kıskanmaya başladım. Yine de ona hiçbir zaman inanmadım, güvenmedim çünkü bana geçmişini anlatmıştı. Ondan her vazgeçmeye karar verdiğimde, beni kendine döndürmeyi başardı. Bu böyle 9 ay sürdü.
Ama bu 9 ay boyunca evine de, onunla sessiz bir yere de gitmedim. Elini bile tutmadım, asla öpüşmedim.
Bana defalarca beni öpmek istediğini söyledi, ben kabul etmeyince sonunda beni tüm sosyal medya hesaplarından engelledi.
Bu da yetmedi, bir sabah bir kızla internetten konferans yapıp beni aradı. Kıza “Bak aşkım bu kız namussuz” diyerek benimle alay etti.

Yazının Devamını Oku