GeriGüzin Abla Eşim, ilk evliliğimden olan çocuklarımı istemiyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Eşim, ilk evliliğimden olan çocuklarımı istemiyor

Ben ikinci evliliğimi yaptım. Eşim, ilk evliliğimden olan 2 çocuğumu istemiyor. Evlenmeden önce bu konuyu konuşmamıza rağmen şimdi benim çocuklarımdan kopmamı istiyor. Çok zor durumdayım.

Güzin Abla, ben ikinci evliliğimi yaptım. İlk evliliğimden 2 tane çocuğum var. Yeni eşimle 9 yıldır evliyiz. Ondan da 2 çocuğum oldu. Eşimle evlenmeden önce birbirimize şartlarımızı açıkladık. O çocuk istediğini söyledi. Ben de “Beni ilk evliliğimden olan çocuklarımdan mahrum etmeyeceksin” dedim.
Şu zamana kadar her yaz gidip çocuklarımı gördüm. Bana “Çocukların küçük, sen git gör. Büyüyünce onlar gelirler” demişti.
Geçen sene eve zorla kabul etti.
Geldiler, 2 hafta içinde biletlerini aldı ve gönderdi çocuklarımı.
Bu sene de, “Ne sen gideceksin ne de onlar gelecekler. Çok ısrar edersen inceldiği yerden kopsun” dedi.
Artık büyüdüklerini, bana ihtiyaçları kalmadığını söylüyor bu sefer.
Annem de destek çıkmadı, ayrılırken istemedi çocuklarımı.
Beni bile evine sığdıramadı. Mecburen 2’nci evliliği yaptım.
Şu an çok zor durumdayım.
Ne olur bana bir akıl verin.
Çocuklarımdan asla vazgeçmem...
Bir yandan da eşim çok inatçı biri, konuşarak düzelecek bir durum değil.
Rumuz: Kararsızım
Eşim, ilk evliliğimden  olan çocuklarımı istemiyor

YANIT
Sevgili kızım, senin için üzüldüm. İkinci evliliğini yaptığın bu adam, gerçekten acımasız davranıyor. Bir anneyi çocuklarından ayırmak mümkün mü? Sanırım çocukların bir akrabalarında kalıyorlar ya da velayetleri babalarında olmalı.
Ancak senin de tabii onları sık sık görme hakkın var. Yaz tatillerinde de iki hafta boyunca onlarla birlikte olmak en büyük hakkın.
Tabii bunu velayetin babalarında olduğunu varsayarak söylüyorum. Velayetleri sende ve bir akrabanda kalıyorlarsa, çocuklarının daha sık yanında olmaları gerekir.
Bu arada çocukların kaç yaşında olursa olsun, her zaman annelerine ihtiyaçları vardır. Sen evlenirken, eşine bu şartı koşmuşsun zaten. Sözünde durmuyorsa suçludur.
Sen ona iki evlat vermişsin ama senin daha önceki evliliğinden iki çocuğun daha var. Onları bir kenara atacak değilsin elbette.
Yine her zamanki gibi evlenip ayrılan çiftlerde en büyük acıyı çocukların çektiğini, onların hayatlarının hiç de kolay olmadığını düşündüm.
Büyükler bir şekilde yeniden hayatlarını kurabiliyor. Ama çocuklar ne yazık ki büyük sorunlarla karşılaşıyorlar. Ya anneden ya da babadan mahrum büyümek zorunda kalıyorlar.
“Eşim inatçı biridir” diyorsun ama sanırım onunla ciddi bir şekilde konuşmuyorsun. Ona evlenmeye hazırlandığınızda sana verdiği sözü hatırlatmalısın.
Biliyorum, durumun oldukça zor sevgili kızım. Diğer çocuklarını tercih etsen, bu evliliğinden olan çocuklarını terk edebilecek misin? Onlardan da asla vazgeçmem diyorsun. Çok da haklısın.
4 çocuğunu da alıp gidecek, sığınacak bir yerin yok anladığım kadarıyla. Annen ikisini bile istememişken, şimdi 4 çocukla kapısına gittiğinde seni kabul eder mi, bilemem.
Sanırım tek şansın eşini ikna etmeye çalışmak.
Onunla zıtlaşmaktan, kavga etmekten kaçın. Huyuna git, onun vicdanına, merhametine dokun ki hatasını anlasın. “Sen evlatlarından ayrı yapabilir miydin?” diyerek empati yapmasını sağlayabilirsin mesela... Başka çaren yok gibi görünüyor sevgili kızım.

X

Gizli aşk yaşadığım kişi değişmeye başladı

Gizli aşk yaşadığım biri var. İkimiz de evliyiz ve 4 yıldır ilişkimizi yürütüyoruz. Ama kendisinin son zamanlarda değiştiğini fark ettim. Maddiyata düşkün bir insana dönüştü.

Merhaba Güzin Abla, evli bir adamım. Yine evli bir kadınla 4 yıla yakın süredir görüşüyoruz. Bu kişi ilk iki yıl bana aşırı düşkündü. Mesela cinsel ilişki yaşamayı ilk o istedi ve her şey onun arzusuyla başladı.
Bazı ufak tefek tartışmalardan sonra soğuduğunu söyledi ama bu süreçte hiç ayrılmadık.
Çalıştığı işten zaman zaman izin alıp gelmeler, gün boyu birlikte zaman geçirmeler devam etti, hâlâ da devam ediyor.
Gördüğüm her şeyi ona almak istiyorum, alıyorum da. Parfümler, kıyafetler, ayakkabılar...
Ona harçlık da veriyorum, evinin mutfak ihtiyaçlarını da alıyorum sıklıkla.
Geçenlerde hesabına 100 lira yatırdım. Bana “Ne bu böyle, çocuğa 100 lira verirler, sevgiliye değil” diye tepki gösterdi.
Sonrasında bazı atışmalarımız oldu. Yazıştık. Size o yazışmalardan birini gönderiyorum. Yorumunuzu çok merak ediyorum:

Yazının Devamını Oku

Aileler işin içine girdi mi her şey sarpa sarıyor

Nişanlımla yakında evleneceğiz. Fakat annem oturacağımız evi küçük buluyor ve daha pahalı eşyalara sahip olmam gerektiğini düşünüyor.

26 yaşındayım ve nişanlıyım. Birkaç ay sonra evleneceğiz. Her şey güzel gidiyor. İyi anlaşıyoruz ve ailelerimiz birbiriyle uyumlu. Bugüne kadar hiçbir sorun yaşanmadı aramızda.
Ancak nikah tarihi yaklaştıkça, yavaş yavaş eşya stresine girdik. Nişanlım birkaç yıl önce bir ev almış, onun borcunu ödüyor. Ev, küçük ama şirin. Ama annem evi hiç beğenmedi. Ben de sevmedim fakat bir süre sonra değiştiririz diye sorun etmedim. Aramızda konuştuk ve anlaştık.
Annem de bir şekilde ikna oldu ama sürekli bahsedip duruyor: “Sen yeni gelinsin, herkes nasıl güzel evlere çıkıyor. Kabul etme.”
Nişanlım da zorlanmak istemiyor. Şimdi eşya almaya başlayacağız. Annem tam takım her şeyi istiyor. Ben de lüks eşyalara düşkünüm. Alacağımız eşyalarda sorun yok, istediğimi alabiliyorum. Sorun, nişanlımın kendi evinde yeni aldığı birkaç parça eşyası olması. Nişanlım onları kullanmak istiyor ama ben pek istemiyorum.
Yeni alacağımız eşyalara uydurmak zor olacak. Bu sefer bunda kriz yaşıyoruz. Ben de hassasım. Sürekli konuyu açıp kavga etmek istemiyorum ama içime de sinmiyor. Eşya konusu açılınca hemen kalbim sıkışıyor.
Çünkü ortak yolu bulamıyoruz. Bulmaya çalışınca tartışma çıkıyor.
Aslında nişanlım benden bir şey esirgeyen biri değil. Ama bu eşya konusunda sanırım daha maddi olarak düşünüyor. İkimiz konuşunca aslında bir şekilde ortak yol bulup anlaşıyoruz. Fakat aileler işin içine girdi mi, her şey sarpa sarıyor.

Yazının Devamını Oku

Asker vurulunca değil unutulunca ölürmüş

Askerdeyken sizin yazılarınızı okumaya başladım. Askerde olduğu için sevgilileri tarafından terk edilen o kadar çok kişi var ki... Asker vurulunca değil unutulunca ölürmüş.

26 yaşındayım ve şu an vatani görevimi yapıyorum. Bir buçuk ayım kaldı. 13 aydır hemen hemen her yazınızı okudum.
Geçenlerde bir yazınızda askerdeki sevgilisinden ayrılan bir genç kıza yardımcı olmaya çalıştınız. Ben de 5 ay önce nişanlımdan ve ayrıldım.
Çok seviyorduk birbirimizi ya da ben öyle sanmışım. O kadar çok askerlik yaparken ayrılan çift var ki, bunu siviller fark etmiyor. Aslında sorunun temeli aynı. Asker yolu beklemek çok gurur verici olması lazımken kadınlar ilgisizliğe, hasrete, aradaki mesafeye yenik düşüyor.
Askerdeki erkek kıskanç olur. Bunun güvenle de pek alakası yok. Sevdiğini koruyamamak, yanında olamamak onun beklentilerine cevap verememek bizim için bir sorun.
Tamam kadınların bizim korumamıza ihtiyacı olmayabilir ama bu erkeğin egosu işte.
Onlara göre de onlar asker yolu bekleyen, sevgiye, ilgiye ihtiyaç duyan, anlayışlı olunması gereken bir dönemde oluyor. Sadece bir gün asker olsalar bizi belki anlarlar.
Sonra aldatmalar başlıyor. Biz terk ediliyoruz. Sebep, biz vatan koruyanlar çok değişiyormuşuz askerde, eskisi gibi sevgi dolu ve anlayışlı olamıyormuşuz.

Yazının Devamını Oku

Eşimin kızı yüzünden zor durumdayım

Eşimin ilk evliliğinden olan kızı erken ergenlik döneminde. Onun tavırları bizim ilişkimizi kötü etkiliyor. Zor durumdayım ve ne yapacağımı bilmiyorum.

Eşimle 5 yılı aşkın süredir tanışıyoruz. Önceleri iş arkadaşıydık. Birden nasıl olduysa sevgili olduk. O kadar bağlandık ki birbirimize, o kadar güzel gitti ki ilişkimiz... 6 ay sonra “Artık ayrı olmayalım” dedi ve evlendik.
Eşimin 13 yaşında bir kızı var. Erken ergenliğe girmiş bir çocuk. Evliliğimize karşı çıkmadı. Biz de huzur içinde ev tuttuk, dayadık döşedik.
Sonrasında kızımız asi ve ergen tavırlarından dolayı okula gitmemeye başladı. Bu arada çocuk babasıyla kalıyor, sadece hafta sonları bizimle.
Odasını en güzel şekilde döşedik. Hiçbir şeyini eksik etmedik. Sonra eşim okula gitmediğini duyunca çocuğun üzerine gitti. İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Annesine karşı tavır aldı. Evde sinirli davranmaya başladı.
Sanki annesini cezalandırmak ister gibi “Ben evliliğine karşıyım” dedi. Eşim de “Kızımı ikna etmem gerekiyor. Kızım ne derse o olacak” dedi bana.
1 ayı aşkın süredir kızımız bizde.
Eşimle evde iki arkadaş gibiyiz. Özür dileyerek söylemek zorundayım ki;,eşim bana kadınlık yapmıyor artık.

Yazının Devamını Oku

Eşim boşandıktan sonra oğlumuzla ilgilenmedi

Eşimle boşandıktan sonra oğlumuzla ilgilenmeyi bıraktı. Hiçbir masrafını ödemedi. Bazı babalar eşleriyle birlikte sanki çocuklarından da boşanıyor.

Sevgili Güzin Abla, “Hürriyet Bizimle” YouTube kanalında yayınlanan söyleşinizi izlemiştim. Babanızın sizi küçükken terk ettiğini ve bir daha da aramadığını söylüyordunuz. Bu sözleriniz beni çok duygulandırdı. Ve size yazmaya karar verdim çünkü beni en iyi sizin anlayacağınızı biliyorum.
Ben, 2 yıl önce eşimden boşanmak zorunda kaldım.
Hayatına bir başka kadın girmişti. Katlanamadım ve 5 yaşındaki oğluma rağmen boşandım. Eşim çocuğumu bana bırakmaya razı oldu ama sorun çıkarmamak karşılığında ne nafaka ne de çocuğumuza 5 kuruş ödeyeceğini söyledi.
Ben de sırf çocuğum için sorunlu bir boşanma olmasın ve yaptıkları ortaya dökülmesin diye razı oldum. Bu arada hayatımı kazanabilmek için çalışmam gerekiyordu. Çocuğumu haliyle yuvaya vermeliydim.
Bu konuda ondan hiç değilse bir süre için bana yuva parasına destek olmasını istedim.
Bana, anlaşmamızı unutmamamı söyledi ve “Bunları boşanmadan önce düşünecektin” dedi. Düşünün bir baba çocuğunun yuva parasına bile katılmaktan kaçınır mı? Ben ve annem her şeyi karşılıyoruz. Bu mudur babalık, bu nasıl babalık...
Bu çocuğu ben tek başıma mı dünyaya getirdim? Bunu da bir kenara bırakın, çocuğumu 15 günde bir görme hakkı olduğu halde, bu konuda da çok ihmalkâr davranıyor. Bir seferinde alırsa, bir diğerinde bahane bulup almıyor.

Yazının Devamını Oku

Annem bilgisayar bağımlısı

Annem kendini sanal oyunlara kaptırdı. Gece gündüz bilgisayar başından kalkmıyor. Oradan kendisine özel arkadaşlar da buluyor.

Ben 13 yaşındayken annem ile babam internette bir sanal oyun oynarlardı. Babam da bir süre sonra iş yoğunluğu dolayısıyla oyuna ara verdi.
Oradan birçok arkadaş edinmişlerdi. Annem bu sanal dünyada bekâr birini buldu ve sürekli onunla oynamaya devam etti.
Gece gündüz bilgisayar başından kalkmadı. Babam geldiğinde bilgisayarı kapatırdı, mesajları silerdi.
Bana, o adamı arkadaşım diye tanıtmıştı. Annem bir gün bana buralardan kaçacağımızı ve kardeşimi de alıp gideceğimizi söyledi.
Sonra annem o adamla görüşmeyi kesti. Sanırım ayrılmışlardı.
Annem, bir akrabasına yalvardı, “benimle bu oyunda partner ol” diye.
Bu arada annemin sosyal medyada bazı çıplak fotoğraflarını gördüm.

Yazının Devamını Oku

En kötüsü kızımın da mesajları görmesiydi

Eşim, beni başka bir kadınla aldattı. Öğrendiğimde dünya başıma yıkıldı. En kötüsü kızımın da eşimin o mesajlaşmalarını görmeseydi.

Yıllardır yazılarınızı okuyorum. Hiç aklımın ucundan geçmezdi bir gün size yazacağım. Beni, Anadolu kültürüyle yetiştim. 46 yaşında, 27 yıllık evli ve 2 çocuk annesi bir kadınım. 23 yıldır farklı şehirlerde, farklı kültürlerde yaşadık.
Her gittiğim ortama ayak uydurdum, bir sorun yaşamadım. Ta ki 3 yıl öncesine kadar...
Eşim aynı yerde çalıştığı, tanıdığım biriyle beni aldattı. Bunu öğrendiğimde dünya başıma yıkıldı. Ben de bu olayın altında kaldım.
Eşim farklı bahaneler, farklı yalanlar uydurdu. En kötüsü de kızım da gördü mesajlarını. Bir de üniversite sınavına girecek, düşünün artık çocuğumun psikolojisini.
Çocuk bizim yüzümüzden o yıl istediği yeri kazanamadı.
Sonuçta çok kötü şeyler yaşadım. Eşim normal hayatına devam ediyor. Hiçbir şey olmamış gibi... Bu yaşadıklarımı hiç kimseye anlatmadım, böyle bir şey nasıl anlatılır ki...
Annem, babam yaşlı. Bu yaştan sonra onlara bu üzüntüyü yaşatamazdım.

Yazının Devamını Oku

Onun yokluğunda çok dağıldım

İnternetten tanıştığım bir kadınla uzun bir süre konuştuk. Ona bağlandım. Fakat beni terk etti. Onun yokluğunda dağıldım, her şeyimi kaybettim.

Merhaba Güzin Abla, 4 yıl önce internetten tanıştığım biriyle uzun süre konuştuk. Kimsesiz, yalnız bir kadındı ve o kadar inandım ki ona, çok da sevdim.
Basit bir sebepten tartışıp ayrıldık. Uzun bir aradan sonra tekrar denk geldik. Ona birçok konuda yanıldığını söyledim, neyse ki anladı ve barıştık.
Ama birkaç gün sonra yine tartıştı benimle ve yine kayboldu internetten. Ona 1 yıl boyunca ulaşamadım.
Onun yokluğunda çok dağıldım.
Maddi olanakları iyi olan biriydim, varlıklıydım, işlerim çok bozuldu. 1 yıl sonra yeniden karşılaştığımızda bir sevgilisi vardı. Başta fark etmedim. Yazdım, cevap da verdi ama ilişkisini fark edince üzüldüm. Bildiğim tek şey vardı, onu söyledim ona. Sadece “Umarım seni benden çok sevene gidiyorsundur” dedim.
Bu koşullarda artık görüşmek istemediğimi söyledim ona. Bana “O çok eskiden tanıdığım biri” dedi.
Ben onu tanıdığımda bir sevgilisi vardı. Onunla da internetten tanışmış. Ama bana iş arkadaşım diyordu. Adamın ağır bir hastalığı olduğunu söylüyordu.

Yazının Devamını Oku

Ben de sevmek ve sevilmek istiyorum

Bu yaşıma kadar sabrettim, henüz ne doğru zamanı ne de doğru insanı bulabildim. Âşık olmadan evlenmek istemiyorum. Artık ben de sevmek ve sevilmek istiyorum.

25 yaşında bir genç kızım. Bu yaşıma kadar hiç sevgilim ya da flörtüm olmadı. Şimdiye kadar çevremde tanıştığım erkeklerle de hep arkadaş oldum. Hiç kimseye henüz âşık olamadım.
Artık ben de sevmek, sevilmek istiyorum. Karşı taraftan çok büyük beklentilerim yok. Aşırı yakışıklı olması ya da parasının olup olmaması önemli değil. Çok çirkin olduğumu da düşünmüyorum.
Ama bilmiyorum, şimdiye kadar hep yalnızdım. Hiç sevmedim.
Nasıl bir his olduğunu bilmiyorum. “Elbet doğru zamanı gelir” dedim. Ama yok, o kişiyle tanışamadım.
Hayatım sıkıcı ve bunaltıcı. Bu yaşlara gelince de artık biriyle tanışıp, evlenip düzenimi kurarım diyorum, ama neye yarar, yine de yalnızım...
Sabrediyorum ama eğer biriyle tanışıp âşık olamazsam evlilik umurumda olmayacak.
Birini bulup formalite evlilik yapıp, tazminatımı alacağım. Sevmediğim biriyle de evlenmek istemiyorum.

Yazının Devamını Oku

Türkiye’nin en eski derneği HAYKOD yardım bekliyor

66 yıldır hayvanlara yardım elini uzatan Türkiye’nin en eski derneği HAYKOD’un bakım evinin acilen onarılması gerek. Hayvanların yaşamsal mama ve tedavi ihtiyaçları da karşılanmalı...

Güzin abla, yıllardır hayvanlara yardım konularında biz hayvanseverlere hep arka çıktın... Şimdi de Türkiye’nin ilk ve en eski hayvan derneğinin yardımına koşacağını umuyoruz. HAYKOD’un 20 yıl önce inşa edilen bakım evinin acilen onarılması, hayvanların yaşamsal mama ve tedavi ihtiyaçlarının karşılanması için valilik izniyle bir yardım kampanyası açmak zorunda kaldık. Derneğimiz, gün geçtikçe bakıma ihtiyaç duyan sokak hayvanlarının sayısının ve sorumluluklarımızın artması nedeniyle siz hayvanseverlerin desteğine acil ihtiyaç duyuyor.
1955 yılında, devletin üst düzey yetkilileri ve sanat dünyasının ünlülerinin girişimi ile Ankara’da kurulan Hayvanları Koruma Derneği’ndeki (HAYKOD)yüzlerce hayvanın, derme çatma da olsa başlarını soktukları barınaklarındaki mutlulukları çok kısa sürmüştü.
Hayvanlarla uğraşmanın ne kadar zor olduğunu gören üyeler, dernekten elini ayağını kısa sürede çekmiş, kaderine terk edilen barınakta 1972 yılında çıkan yangınla, 600 kadar köpek yanarak ölmüştür. Geriye kalan 50 kadar yaralı hayvanın da zehirli iğneyle öldürülmesine ve iflas eden derneğin kapatılmasına karar verilmişti.
Bu felaketten tesadüfen haberdar olan hayvansever Hayriye ve Cemil Erkök, geride kalan hayvanlara sahip çıkmakla kalmayıp, derneğe gönüllü üye olmuşlardır.
Derneğin tüm borçlarını ödeyerek hacizleri kaldırmış, barınağa su ve elektrik bağlatmış, yol yaptırmış, hayvanlar bir gün yuvalarından atılmaması için barınağın arazisini hazineden satın alarak, tapusunu dernek üzerine yapmışlardır.
Aradan geçen yıllar boyunca yönetimi de üstlenen Erkök’ler, son nefeslerini verinceye kadar onbinlerce hayvana yaşam sağlamıştır. Cemil Erkök’ün vefatından hemen sonra korkulan olmuş, hayvanlar artık Ankara’nın konut bölgesi içinde kalan barınaklarını terk etmek zorunda bırakılmışlardır.
Cemil Erkök’ün eşi Hayriye Erkök ve kızı Gamze Erkök, tüm maddi manevi imkanlarını seferber ederek 20 yıl önce Türkiye’nin en modern ve ruhsatlı bakımevini hayvanlara inşa ettirmişlerdir.

Yazının Devamını Oku

Kız arkadaşım benden uzaklaştı

Merhaba Güzin Abla, öncelikle saygılarımı sunuyorum.


20 yaşındayım ve son zamanlarda aklımı fazlasıyla karıştıran, gerek beni sosyal hayatımdan gerekse okul hayatımdan uzaklaştıran bir konu üzerinde takılıp kaldım.
Beni bu kadar düşündüren, kız arkadaşımla olan problemim.
Sevgilimle yaklaşık 3 yıllık ilişkimiz var ama çok daha geçmişte de yaşadıklarımız var...
Kısaca o benim çocukluk aşkım ve uzun süredir mutlu bir birlikteliğimiz var. Gayet huzurlu bir ilişki yaşıyoruz.
Ara ara yakınlaşmalarımız oldu. Ama kendini bana göstermekten çekinen, ileri gitmekten sakınan biri.
Aile yapısından dolayı böyle olduğuna, en doğru zamanda gerçekleşeceğine inanıyordum.

Yazının Devamını Oku

Eşim benimle nikâhsız yaşamak istiyor

Karım benden boşanıp sadece dini nikâhla yaşamak istiyor. Ben ise onu kaybetmekten çok korkuyorum.

4 aylık evliyim. Eşim benden memnun olamıyor. Ne yapsam beğendiremiyorum, onu mutlu edemiyorum. Bana “Resmi nikâhı bitirelim, yine aynı evde yaşayalım, dini nikâh ile bir süre devam edelim. 3 defa ‘boş ol’ dedin mi dini nikah da biter zaten. Bir süre böyle bir tür dost hayatı yaşayalım, baktık düzeldik, yeniden resmi nikâh yapalım” dedi.
Ben istemiyorum, çünkü korkuyorum ‘onu kaybedersem’ diye. Sabahları işe gidiyorum ama içim rahat değil.
Ben işteyken toplanıp giderse, ben ne yaparım?
◊ Rumuz: İmam nikahı

YANIT

Sevgili oğlum, endişelenmekte haklısın. Sanırım eşin senden ayrılmak istiyor ama bunu açık açık söyleyemiyor. Sen şimdi eşinin neden senden kurtulmak istediğini bir düşün istersen. Ona her istediğini verdiğini, mutlu etmek için çabaladığını söylüyorsun, demek ki yeterli olmamış... Ama eşinin 4 aylık evliliğini bitirmek istemesinin nedeni ne olabilir? Acaba eşin aslında bu evliliği bir baskı sonunda mı kabul etti, ailesi mi onu zorladı?
Yoksa aklım almıyor, hangi kadın resmi nikâhı bitirip, dini nikâhla evli kalmayı ister, bir tür dost hayatı yaşamaya çalışır?

Yazının Devamını Oku

“Başkasıyla evlenirsen seni rahat bırakmam” diyor

Bir yanda beni çok seven biri, diğer yanda eski sevgilim ve tehditleri... Ne yapmalıyım Güzin Abla?

Merhaba Güzin Abla, ben 23 yaşında bir genç kızım. Ailevi nedenlerden okulu bıraktım ama kendimi geliştirmekten hiç vazgeçmedim.
Şu an çok güzel bir işte çalışıyorum. Maaşım düşük olsa da Doğu şartlarında bana yetiyor.
Geçmişte 5 yıl süren bir ilişkim oldu. Görüştüğüm kişi benden 2 yaş büyüktü.
İlk sene ailem duydu, ayrılmam için ellerinden geleni yaptılar. Abilerim 1 sene yüzüme bakmadı ama biz birbirimizden vazgeçmedik.
Annemle tanıştı, annem onu çok sevdi. Onun ailesi ise o süreçte hiç arkasında durmadı. “Büyük oğlumuzu evlendirmeden olmaz, herkes sırasını beklemeli” dediler. Bu nedenle 1 senedir ayrıyız, bu durum çok yıprattı beni.
Hep kişiliğimi yok etmeye, beni istediği kalıba sokmaya çalıştı. Tabii boyun eğmedim.
Son zamanlarda bana hakaretler, küfürler de yağdırıyordu. Konuştuğumuzda ise “Çok seviyorum ne yapayım, seni kıskanıyorum” diyordu.

Yazının Devamını Oku

Gizli telefonunu bulduğumda aldatıldığımı anladım

Henüz 2 yıllık evliyken aldatılıyormuşum. Hiç fark etmedim çünkü gizli telefon kullanmış. 4 buçuk yıl boyunca aldatılmışım. Eşim özür dilese de hâlâ başka kadınlarla görüşmeye devam ediyor.

Merhaba Güzin abla, ben yaklaşık 6 yıldır evliyim. 17 yaşıma düğünümde girdim. Şu an 23 yaşındayım, eşim ise 33 yaşında. Bu evlilik, annemin akrabalarının sürekli beni zorlamasıyla oldu. Ben ancak evliliğimin 8 ayından sonra eşime bağlandım, onu ancak sevebildim. Çünkü o gerçekten iyi bir insandı, çok sabırlı, çok merhametliydi bana karşı. Zamanla âşık oldum eşime.
Ama meğer henüz 2 yıllık evliyken aldatılıyormuşum. Hiç fark etmedim çünkü gizli telefon kullanmış. Bu yıl o telefonu tesadüfen yakaladım. 4 buçuk yıl boyunca aldatılmışım. Bunu öğrenmeden önce onu çok iyi bilirdim. Bana zaman zaman sert davranmıştı ama alışmıştım. Aldatıldığımı öğrendikten sonra terk ettim onu. Ancak 2 çocuğum vardı, çok geçti öğrendiğimde artık. Çocuklarım küçüktü ve ayrılmayı göze alamadım. O da hatasından döneceğine söz verdi. Aradan 4 ay geçti, tekrar aynı şekilde devam ettiğini öğrendim. Bu sefer çekip gittim. Peşimden geldiğinde, tekrar canım yandığı halde affettim. Amaç çocuklarımın üzülmemesiydi. Yine her zamanki gibi rahattı.
Sanki olan biteni ben yapmışım, o yapmamış. Beni hiçbir zaman mutlu etmek istemedi. Evliliğimiz onun gözünde cinsellikten başka bir şey değildi.
Psikolojim çok bozuk, bazen işime gücüme konsantre olamıyorum. O kadınlarla konuşmaları beynime yerleşmiş. Benimle o şekilde asla konuşmadı.
Ben 6 yıl boyunca onunla dışarıda bir kahve ya da bir çay içmiş bile değilim. Maddi durumumuz iyi olduğu halde beni hiç gezdirmedi.
Beni çok üzdüğünü söylediğim halde ağzından tek kelime çıkmaz. Her zamanki gibi sadece yatak odasında gönlümü almaya çalışıyor; o da bana inandırıcı gelmiyor. Neden yatak odasında gönlümü almaya çabalıyor da, normal oturduğumuzda hiçbir gün bana duygusal yaklaşımı olmuyor?
◊ Rumuz: Yoruldum artık

YANIT

Yazının Devamını Oku

Duygularım karşılıksız olabilir diye arkadaşça davranıyorum

Kafasının karışık olduğunun farkındayım ama bana karşı hisleri arkadaşça mı, yoksa o da bir şeyler hissediyor mu, bilmiyorum.

Onunla aynı gün işe başlamıştık.
O dönem bir ilişkisi vardı. 1 hafta sonra ayrıldılar.
Ardından başka bir kızla görüşmeye başladı. Kızın mesaj attığını ama kendisinin ona ilgi duymadığını anlattı bana.
Bir gün de durup dururken kızla konuşmayı kestiğini söyledi.
Sonra bir gün eski sevgilisi aradı. Kahve içmeye gideceklerdi.
Ama onu engellediğini ve kahveye gitmediğini söyledi.
Ardından bana karşı davranışlarının değiştiğini hissettim.

Yazının Devamını Oku

Maddi ve manevi ailemiz yıkılıyor

Eşim madde bağımlısı ve her bırakmaya çalıştığında bir hafta sonra yeniden başlıyor. Uyuşturucu, maddi ve manevi ailemizi yıkıyor. Artık bana yaptıklarına dayanamıyorum.

Ben size daha önce de yazmıştım, “eşim madde bağımlısı oldu” diye. Eşimi çok seviyorum, o da beni seviyor ama ne yazık ki sevgi de bir yere kadar. Bırakmasını ve tedavi olmasını istedim. Bana sözler verdi bir daha kullanmayacağını ve asla böyle bir şeyin tekrarlanmayacağını söyledi. Yine devam etti.
Her söz verişinin 1 hafta sonrası küçük krizlere giriyor. Anında sinirlenip etrafa bir şeyler fırlatmaya başlıyor. O uyurken mesajlarını okudum. Evdeki 1000 TL değerindeki bilgisayarı 500 TL’ye satmış.
Ben de 8 sene tek başıma yaşadım. Çok kötü durumlara maruz kaldım ama hiçbir zaman ne sigara, ne alkol, ne de uyuşturucuya karşı bir yaklaşımım oldu. Zaten eşime de söyledim; “Bunu kullanmaya devam edeceksen ben olmam.”
Bunu tehdit için de söylemedim. Gerçek duygularımdı. Çünkü bu uyuşturucu çok kötü bir şey, maddi manevi bir aileyi yıkıyor. Önce itiraz etti ve yine sözler vermeye başladı ama tutmayacağını bildiğim için artık bir şans daha vermek istemedim.
Yalanlar söyledi, işe giderken bizi kandırdı. İş yeri uzak diye yanına sırt çantası alırdı.
Fakat birçok defa kadın parfümü kokuyordu çantanın içi, hatta bir toka buldum. Hesabını sordum tabii ki yalan söyledi.
Ben de ona inanmak istedim.

Yazının Devamını Oku

Yaşadıklarım yüzünden hiçbir şeye inancım kalmadı

Küçük yaşlarda tacize uğradım ve psikolojik tedavi gören anneme baktım. Şahit olduğum ve yaşadıklarım yüzünden hiçbir şeye inancım kalmadı.

Hayatımda ilk defa size anlatacağım yaşadıklarımı. Çocukluğumu yaşadım ama çok sıkıntı çektim. Şu an 25 yaşındayım ve evliyim. Ailem her gün kavga ederdi, evde hep huzursuzluk hakimdi.
Bir süre sonra kardeşim hastalandı, evin yükü bana kalmıştı.
Şikayetçi değilim, onları anlıyorum ama çok yoruluyorum. Daha çok küçükken bir adam bana cinsel tacizde bulunmuştu. O olay aklımdan çıkmıyor. Beynim bütün olumsuzlukları bastırmaya çalışıyor ama patlama noktasındayım.
Ailemin haberi yok fakat aynı yaşta olduğum komşumuzun oğlu da küçükken beni taciz etmeye çalışırdı. Kendimi ondan korumaya çalıştım.
Ailemin de huzuru birkaç yılda düzeldi. Ancak annem yıllarca psikolojik tedavi gördü. Bu sırada da birçok kişiyle aldattı babamı. Büyük ihtimalle hasta olduğu için yaptı. Çünkü annem çok saf ve iyi kalpli biridir.
Yıllarca sanki ben annelik yaptım ona. Hâlâ destek oluyorum, keşke daha fazlasını yapabilsem.
Şahit olduğum çok olay oldu. Her zaman ayaklarımın üzerinde durdum. Çok şeyin eksikliği içerisinde yaşadım. Kendimi geliştiremedim. Bildiğim tek şey insanlara güvenmemek.

Yazının Devamını Oku

Onu bir türlü unutamıyorum

Ailem evlememizi istemediği için 4 yıllık sevgilimden ayrılmak zorunda kaldım. Fakat o her an beni suçladı. Çevremdekiler “unut gitsin” diyor ama olmuyor.

Kimseyle konuşamıyorum veya kimsenin beni anladığını düşünmüyorum. “Unut gitsin”, diyorlar, sanki “nefes alma” der gibi. Kimseyle konuşamıyorum veya kimsenin beni anladığını düşünmüyorum. “Unut gitsin”, diyorlar, sanki “nefes alma” der gibi. Sana geldim Güzin Ablam. 4 buçuk yıl önce biriyle internet üzerinden tanıştım. Şu an 22 yaşında bir kızım, o ise 27 yaşında. Önceleri sohbetimiz gayet dostçaydı. Fakat zaman geçtikçe birbirimize çok bağlandık ve farklı hissetmeye başladık. Her konu hakkında konuşuyorduk. Fikirlerimiz ve bakış açımız öyle uyuşuyordu ki... O müzikle uğraşıyor ve çok çabalıyordu. Ben de ona elimden geldiğince destek oluyordum. Bizimki uzaktan uzağa sevgiydi. Ben yurtdışında yaşıyorum, o ise Türkiye’de. Ama ne ben ne de o mesafeleri bahane ettik. Türkiye’de bulunduğum zamanlarda görüştük. Ailem onu farklı kültürlerimiz, aramızdaki bunca mesafe ve onun maddi durumundan dolayı istemedi. Arkamda duracaklarına, karşımda durdular. Yılmadım, her şeye rağmen onun yanına gittim. Onun için para biriktiriyordum. Ona en güzel, en değerli hediyeleri almak için... Tabii ki sırf maddi destek değil, manevi olarak her koşulda motive edip onu ayağa kaldırıyordum. O ise bu ilişki sırasında benim verdiğim çabanın yarısını bile vermedi. “Seni alacağım, evleneceğiz” tarzında konuşuyordu sürekli... Kendisine ailemin onu istemediğini söyledim çünkü çok çaresizdim. Bana, hiçbir şekilde destek çıkmadı... “Sen vazgeçtin, beni bıraktın” tarzında konuşmaya başladı. Aradan 2 ay geçtiğinde dayanamayıp onu aradım ve ağladım. Tekrar beni suçladı. “Beraberliğimizi sen yıktın. Ben bir tek seninle evlilik düşündüm. Madem sen yoksun, evlilik diye bir şey yok benim için” dedi. Onun beni suçlamaları sonradan her şeyi anlamama yardım etti. Her şeye rağmen onu aklımdan silemiyorum. Başka kimseyle görüşemiyorum. Ne ona gidebiliyorum, bir yanda ailem var ve uzaktayım diye ne de ona yazabiliyorum...

Çok çaresizim. ◊ Rumuz: Çaresiz kaldım 

YANIT

Sevgili kızım, bu tarz çaresizlik işte benim de en zorlandığım konuların başında geliyor. Çünkü büyük bir umutsuzluk ve aşırı bir hayal kırıklığı içeriyor bu mektuplar.
Bana soracak olursan, senin bu yaşadıkların, senin de sonunda anladığın gibi tamamen seni kullanan, zaafından yararlanan, kendisine maddi manevi destek olman için türlü numaralar çeviren bir tür dolandırıcının marifetleri.
Senin gibi pek çok saf genç kızı parmağında oynattığına eminim. Ama işin kötü yanı sen tüm temiz yüreğinle ona bağlanmışsın.
Ona inanmışsın, ona destek olduğunu sanmışsın. Onunla yuva kurma hayalleri içindeymişsin.

Yazının Devamını Oku

Yakında nişanlanıyorum ama başkasından hoşlanıyorum

Sevgilimi son zamanlarda çekici bulmuyordum. Bir iş seyahatinde evli ve bir çocuk babası birinden hoşlandım. Ne yapacağımı bilemiyorum...

23 yaşında, güzel bir kadınım ve memurum. 19 yaşındayken daha önce çalıştığım işyerinde bir erkekle tanıştım. 4 yıldır da onunla beraberim...
Sonuçta evliliğe giden bir ilişkimiz oldu. Bu yıl hariç genelde ilişkimiz çok güzel sürüyordu. O beni çok seviyor, sayıyor, ilgileniyor... Ve sevgili olarak hiç görmediğim sevgiyi gösteriyordu.
Ama bazı huylarını beğenmiyordum. Çok fazla dışarıda ve sürekli oyun oynuyor. Gece yatmaz, gündüz kalkmaz, oysa o da memur.
Bu arada ilk başlarda onu arzuluyordum, çok çekici geliyordu.
Aramızda 5 yaş fark var. Zamanla kendine bakmamaya başladı ve aşırı kilo aldı. Yine de bu yıla kadar ona âşıktım. Eskiden 1 hafta görmesem onu özleyen ben, bu sene özlememeye başladım. Zoraki öptüğüm bile oldu. O ise bana karşı çok iyi, çok seviyor ve benimle evlenmek istiyor.
Gelelim aklımın karışıklığına... “Cinsel isteksizliğim hormonal sıkıntılarımdan” diye kendimi kandırıyordum. Ta ki iş nedeniyle 2 haftalığına başka bir yere gidip birini beğenene kadar.
Tipi çok hoştu ama onu tanıdıkça zekasına, karakterine her şeyine hayran kaldım. Sanki ünlü birine hayranlık duymak gibi.

Yazının Devamını Oku

Eski sevgilimden şiddet görüyorum

Sevgilimden ayrılmak istedim ve bana şiddet uyguladı. Pek çok kadın gibi gazetelerin 3. sayfasında yer almak istemiyorum. Derdimi de kimseye anlatamıyorum.

Köşenizde, benimle aynı durumu yaşayan bir kadının mektubunu gördüm. İşte bu yüzden yazıyorum. Üniversite öğrencisiyim.
20 yaşındayım ve muhafazakâr bir aile yapım var. Aile içinde özel konuların paylaşımı yoktur.
7 aylık bir ilişkim vardı, yürümediğini görünce, ayrılmak istedim. O zaman da bana şiddet uyguladı. Olayın sıcağı sıcağına polise başvurdum. Ne yazık ki, bir sonuca ulaşamadım. Ailesi bir şekilde olayın üstünü kapattı. Varlıklı ve ismi duyulmuş bir aileye sahipti.
Tekrar tehditleri başladı, evimin önüne gelip ailemle yüzleşmekle, mesajlaşmalarımızı, fotoğraflarımızı onlara göstermekle tehdit etti.
Gözümü korkutmak için ailemin karşısına da farklı bir sıfatla çıktı. Bu olayların kesilmesi için huyuna gitmeye çalıştım.
Ailemin öğrenmemesi için zorunlu olarak barıştım. Ama tekrar bana şiddet uyguladı.
Görüşmek istemiyorum, beni tehdit ediyor. Polis bu olayı çözemiyor ve ben de pek çok kadın gibi gazetelerin 3’üncü sayfasında yer almak istemiyorum.

Yazının Devamını Oku