GeriGüzin Abla Eşim beni öldüresiye dövüyordu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Eşim beni öldüresiye dövüyordu

Eşim evliliğimizin ilk aylarında kendi ailemi görmemi yasakladı. Buna karşı çıktığım zaman da beni öldüresiye dövdü...

Ben yurtdışında yaşayan, 21 yaşında genç bir kadınım. Geçen sene biriyle tanıştım, çok sevdim ve evlenmeye karar verdik. Ailem evliliğime çok karşıydı. Çünkü damat adayına güvenmiyorlardı.
“Bundan sana koca olmaz, ne olur vazgeç” dedi annem ve babam. Ama ben dinlemedim, çok sevdim ve geçen yıl evlendim.
Düğüne kadar eşim de ailesi de bir dediğimi iki etmiyordu. Ama düğünden sonra eşim ailemi görmemi yasakladı. Karşı çıktığım zaman da beni öldüresiye dövdü.
O zamanlar öğrenciydim.
Eşim ve ailesi, “Okulu bırakıp evinin kadını olacaksın. Evde oturup çocuk yapacaksın” dedi.
7 ay evli kaldım ve her gün eşimden dayak yedim.
Eşimin başkasından çocuğu olduğunu düğünden sonra öğrendim. Alkolik ve madde bağımlısı olduğunu da sonrasında öğrendim.
7 ay evli kaldığım süre içinde ailemle hiçbir irtibatım olmadı.
Telefonumu, altınlarımı, düğün paramı elimden aldılar.
En son dayanamadım ve “Yapamıyorum artık. Bu kadar işkenceye katlanamıyorum” dedim.
O zaman da eşim beni boğmaya çalıştı ve bana bıçakla saldırdı. Zor kurtuldum elinden, polisi ve ailemi aradım.
2 gün hastanede kaldım ve psikolojik olarak çok sarsıldım.
Onu bir zamanlar çok sevmiştim. Her şeyine katlandım, her şeyine göz yumdum ama onda insanlık, vicdan denilen bir şey yoktu.
Ben de çok saf, tertemiz duygulu bir insandım.
Herkesi kendim gibi biliyordum. Bu yüzden iyi niyetimden faydalandı.
İçim o insanlara karşı öyle nefret dolu ki, içimden onlara bana yaşattıkları acının aynısını onlara da yaşatmak geliyor.
Gururuma yediremiyorum o insanlık dışı hareketleri.
Şimdi ondan ayrıldım ve annemlerin yanında oturuyorum.
Onların elinden sağ kurtulduğum için çok mutluyum.
Allah razı olsun, ailem bana sahip çıktı.
Bana “Biz sana söylemiştik” demediler. Eminim ki benim dışımda birçok kadın, şiddete maruz kalıp ve susuyor.
Susmasınlar, kendilerini ezdirmesinler.
Benim hikayem birçok kadına ibret olsun ve haklarını savunsunlar. ◊ Rumuz: Şiddet ve nefret

YANIT

Sevgili kızım, aslında sana, “Çok şanslıymışsın” diyeceğim, belki de bana kızacaksın.
Ama inan bunca kadın cinayetinden sonra onların elinden canını kurtarabildiğin için sana şanslı olduğunu söylüyorum.
Belki de biraz daha fazla kalsaydın onların yanında, sen de o zavallı kadınların akıbetine uğrayacaktın.
Baksana sana ilk fırsatta bıçak çekebilen, seni öldüresiye döven bir adam, onu destekleyen bir aile...
Sen kıl payı kurtulmuşsun ellerinden.
Ben gerçekten bu insanları anlayamıyorum.
Kadına şiddet uygulayan, hatta onları gözünü kırpmadan öldürebilen, ellerini rahatlıkla kana bulayabilen bu cani ruhlu adamları düşündükçe yüreğim dayanmıyor.
Ülkemizde hemen her gün bir kadın öldürülüyor, en azından dayak yiyor, hastanelik ediliyor.
Nasıl onu bilmem kaç kere bıçaklayabilir, üzerine kurşun yağdırabilir? Bu nasıl bir nefrettir, nasıl bir acımasızlıktır, nasıl bir öfkedir?
Hemen her gün TV ve gazetelerde, bu tür cinayet haberlerini okumuyor muyuz?
İşte ben bu yüzden eşinden ayrılabilmiş olmanı, ailenin de sana sahip çıkmış olmasını sevinçle karşılıyorum.
Senin namına çok mutlu olduğumu söylemek istiyorum.
Bu yüzden bırak nefret etmeyi, onları hiç düşünme artık.
Sen çok gençsin...
Kendine yeni bir yol çiz, belki bıraktığın okuluna geri dönersin, belki yeniden evlenirsin.
Ama nefret çok kötü bir duygudur, onlara değil asıl sana zarar verir.
Bunu sakın unutma.

X

Eski sevgilim beni tehdit ediyor

Eski sevgilim ayrılığı kabul etmedi. Elindeki fotoğraflarımızı aileme göndermekle tehdit ediyor. Ona bu durumda nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum...

Sevgili Güzin Abla, 1 yıllık bir ilişkim oldu. İlişkimizin son dönemlerinde annesini kaybetti. Yanında olmak istedikçe o beni itti.
Ama ben yine de yanında olmaya çalıştım. Önceden erkek arkadaşlarım sorun değilken, o dönemde sorun yapmaya başladı.
Bana farklı ithamlarda bulundu. Bu da son nokta oldu.
Bir süre ayrı kaldık.
Ailem baskıcı bir yapıya sahip. Köyde kalıyorum, evden fazla çıkamıyordum ve yine de aileme bir bahane uydurup yanına gittim.
Büyük bir kavga ettik ve ayrıldık. Ertesi gün yorgunluk sebebiyle uyuya kaldım.
O da tutup anneme bir şeyler yazmış ki ben ona en başından o zamana kadar ne olursa olsun aileme yazma demiştim.

Yazının Devamını Oku

Beni ilk aldattığında ona bir şans daha vermiştim

Eşim beni 6 yıl önce ilk kez aldattığında, herkesin ikinci bir şansı hak ettiğine inandığımdan onu affetmiştim. Ama o beni yine aldattı.

Güzin Abla, şu an psikolojim çok bozuk, çünkü eşim tarafından aldatıldım.

Eşim 35 yaşında, beni aldattığı kişi ise 17.

Aslında görüştüklerini biliyordum ama onlar ayrılmıştı. Sonradan öğrendim ki eşim birkaç kadınla daha birlikte olmuş.

Ben bu konuda çok hassas biriyim. Onu en ufak şeyden bile kıskanırken, karşılaştığım bu çok acı olaylar aklımı başımdan aldı.

Beni 6 yıl önce ilk kez aldattığında, herkesin ikinci bir şansı hak ettiğine inandığımdan onu affetmiştim.

Bir de o dönemde cezaevine girdi, hep arkasında durdum. Kötü günlerinde ona sahip çıktım.

Ama iyi günlerinde o bana ihanet etti.

Boşanma davası açtım ama ayrılmayı kabul etmiyor, “Seni bırakmam” diyor.

Yazının Devamını Oku

Bana değer verdiği için ona şans vermeli miyim

Arkadaşım üzerime çok düşüyor ve beni önemsiyor. Ona bir şans vermeli miyim? Elini bile tutmaya katlanamadığım bir kişiyi ileride sevebilir miyim?

Merhaba Güzin Abla, bana yardımcı ol, ne yapacağımı bilmiyorum.
Uzun süredir konuştuğum biri var. Sevgili değiliz sadece arkadaşça görüşüyoruz. Aslında ben, onu böyle görüyorum.
Ama kendisi farklı düşünüyor.
Sanki onun için dünyada tek değerli insan benim... Onun için her şeymişim ve hayatına anlam kazandırıyormuşum.
Duygularını çok yoğun yaşıyor.
Üzerime çok düşüyor ve benden de karşılık bekliyor. Fakat ona hiç içim ısınmadı. Ona karşı en ufak bir şey hissetmiyorum.
Aklım ve kalbimde de kimse yok. Onu da sevmek gelmiyor içimden. Evet, o iyi biri...

Yazının Devamını Oku

Sayende ormandaki canların karınlarını doyurabildik

Güzin Abla, köşende ormana terk edilen köpeklere mama ve ilaç gerektiğini yazdığında birçok yardım aldık. Ama yine mama ve ilaç ihtiyacımız var.

Geçen ay Güzin Abla, köşesinde çok güzel bir makale yazdı. Ormana atılan canlarla, Casper Barınak’taki canlıların durumunu anlattı. Pandemi ve korona döneminin belimizi büktüğünü... Kalemine, yüreğine sağlık. Hatırlatır hayvansever dostlara ormana ölüme terk edilen sahipsiz canların, insan olanı üzüntüden kahreden acı dolu yazgısını...
Birkaç cana şehir merkezlerinde yine mama verebiliyorsun çünkü elinin altında. Sokağında, köşede, bucakta... Ama ormanlar öyle mi?
Havaya çöp atsan kapışıyorlar, asıl dram burada. İnsan gözüyle görünce, acıyla diz çöküyor...
Kelimeler kifayetsiz kalıyor. Izdırabın bini bir para... Güzin Abla, yüreğine sağlık, ormanların dramını ifade ettin can dostlarına...
Ardından ilk Dogland Club’dan Hüseyin ve Çetin beyler, dostlarıyla mamalar ve ilaçlar getirdi.
Bir dolu pırlanta kalpli can dostu insan bize destek oldu. Tam da ben, “Artık bitti ormanlardaki canlar. Yetişemediğimizden ölecekler” diye perişan olurken...
Hepinize teker teker teşekkür ederim. İsimlerinin saklı tutulmasını isteyen meleklere minnettarım.

Yazının Devamını Oku

Evden kaçsam ailemin sevgisizliğinden kurtulur muyum

Ailem abimle beni eşit sevmiyor. Gün içinde birçok hakarete maruz kalıyorum. Acaba, evden kaçsam ailemin sevgisizliğinden ve hakaretlerinden kurtulur muyum?

Güzin Abla, ben de sana yazan birçok kişi gibi evden kaçmak istiyorum. Bazen ergenlikten dolayı diye düşünüyorum ama öyle olmadığı ortada...
Ailemden nefret ediyorum. Evlatları arasında ayrım yapıyorlar. Abimle beni eşit sevmiyorlar. Küçüklüğümden beri ailemle yemek yemekten hoşlanmıyorum, çünkü yemek süresince konuyu ne yapıp edip benim hayatıma bağlıyorlar.
Bu sene LGS’ye gireceğim. Zaten üstümde ciddi bir stres var ama yanımda olacaklarına kötü bir sonuç almam için eminim dua ediyorlar.
Kötü bir sonuç alırsam beni okutmayacaklarını, evde hizmetçi gibi çalıştıracaklarını, reşit olduğumda da hemen evlendireceklerini söylüyorlar.
Oysa okumak ve mimar olmak istiyorum. Çünkü hayallerim var.
Tabii bir erkek arkadaşımın da olmasına karşılar. Aslında kız arkadaşımın olmasına bile karşılar. Hiç kimseyle görüşmemi istemiyorlar.
Abimin ise bir sevgilisi olsa bile bir şey demezler, çünkü o erkek...

Yazının Devamını Oku

Erkekler hatasını söyleyince mi susunca mı anlar

Erkek arkadaşımla ayrılalı 6 ay oldu. Fakat benim için hiç mücadele vermedi. Sizce erkekler hatasını söyleyince mi yoksa susunca mı anlar?

13 yıl önce lisede başlayan bir ilişkim vardı. Bir buçuk yıl beraberdik. Onun beni aldatmasıyla ilişkimiz bitti. Ben 16, sevgilim 17 yaşındaydı.
Şu an ise 29 yaşındayım.
O eski sevgilim peşimi hiç bırakmadı.
Rahatsız etmeden mücadele etti.
Hatasından pişman olduğuna inandım. 1 yıl önce ona geri döndüm.
Her şey çok güzel gidiyordu.
Anneme ilişkimizi anlattım, sevdiğimin mesleği asker olduğu için istemedi. Askerle evliliğin çok zor olacağını söyledi. Sevdiğim kişi de bunları duyunca psikolojisi bozuldu.

Yazının Devamını Oku

Eşim ailesinin sözünden çıkamıyor

Eşim ailesi ne derse onu yapıyor ve her dediklerine “tamam” diyor. Eşim, durumu da kabul etmiyor ve her seferinde gereksiz yere kavga ediyoruz.

24 yaşındayım ve 1 yıl 2 aylık evliyim. Evlenmeden önce 6-7 yıllık bir sevgililik dönemimiz oldu.

Ve şimdi bir bebek bekliyoruz, iki ayı kaldı aramıza katılmasına. Sıkıntım, eşim ailesi ne derse onu yapıyor, her dediklerine “tamam” diyor.

Biz bir konu hakkında konuşuyoruz ve düşünüyoruz.

Sonra annesiyle konuşuyor, o başka bir şey diyor ve bizim konuştuğumuz, karar verdiğimiz her şey havaya gidiyor... Eşim annesinin her dediğine “tamam” diyor ve onu uyguluyor.

Misal, evlenmeden önce “Kızımız olursa şu isim olsun mu?” dedi. Ben de kabul ettim. O kızın ismini koyunca, ben de erkek olursa onun adını koymayı teklif ettim ve anlaştık.

Sonra evlendik hamile olduğumu öğrendik. Bir gün kayınvalidem eşimi aradı.

Görümcemin 4 yaşımdaki kızına telefonu verdi ve “Bebeğe anneannemin ismini koy dayı” dedirtti.

Ve ben bunu hâlâ hazmedemiyorum. Ufacık çocuğu kendi oyununa alet ediyor ve böyle bir teklifte bulunuyor. Eşim o günden sonra “Kızımızın adı annemin adı olacak” demeye başladı.

Yazının Devamını Oku

“Boşanmalar” konusundaki yazıya tepki

20 Mayıs günü yayınlanan “Çiftler ön evlilik yapabilseydi, boşanmalar bu kadar artmazdı” başlıklı yazıya pek çok yorum geldi. Toplumdaki değişik zihniyetteki insanların, değişik tepkilerini görmeniz ve yorumlamanız açısından bu yorumları sizlerle paylaşıyorum...

Batı’ya özendikçe
değerlerimiz gidiyor
Ben muhafazakar bir insanım. 22 yaşında eşimle severek evlendim. Tam 21 yıl oldu ve 2 çocuğumuz var. Eşimle mutluyuz. Evlenmeden önce ne beraber yaşadık ne de flört ettik. Evlendikten sonra da anlaşmadığımız konular oldu ama hep anlayışla karşıladık. Sorunlarımızı çözdük.
Önüme ne gelirse okurum. Sizin yazılarınızı da toplumun gidişatını anlamak için severek okurum. Son okuduğum yazı gerçekten beni sinirlendirdi. Size yazan o kişinin yurtdışında yaşadığını söylüyor, “Burası Türkiye” diyorsunuz. O şahıs diyor ki önce beraber yaşasalardı bu sorunlar olmazdı.
İyi de Güzün Abla, yurtdışındaki yabancılar boşanmıyor mu? Bizden daha çok flört ediyor, bırakın birkaç ayı, yıllarca birlikte yaşıyor ama daha sonra evlenip, boşanmıyorlar mı? Madem birkaç ay beraber yaşamak sorunu çözüyor onlar neden boşanıyor? Bu ülkelerde de bizden kat kat daha yüksek boşanma oranları yok mu?
İşte bu cahilliğe çok kızıyorum. Tıpkı tecavüz olaylarındaki gibi... Diyorlar ki dini duygular baskıcı olduğu için tecavüzler var. İyi de Güzin Abla, neden Fransa’da her sene 75 bin kadın tecavüze uğruyor. Bunların sadece 10 bini şikayette bulunuyor. Maalesef öyle bir toplum olduk ki, başka ülkeleri o kadar yüceltiyoruz ki, hiçbir araştırma yapmadan sormadan etmeden. Yazık bu millete, Batı’ya özendikçe değerlerimiz gidiyor. Ondan sonra birileri çıkıyor, “Flört edin ki boşanmayın” diyor.

Yazının Devamını Oku

Aile baskısı psikolojimi bozdu

Ailem tarafından baskı görüyorum. Özellikle de babamdan... Onun yüzünden sosyal hayatım yok, eve tıkıldım kaldım. Hayata karşı umutlarımı da yitirdim.

Merhaba Güzin Abla, ben 16 yaşında bir genç kızım. Okul hayatımda gayet başarılı bir öğrenciyim.
Ama dokuzuncu sınıfta babamın zorlamasıyla beni okuldan aldılar. “Kızlar okumaz” dediler. Dokuzuncu sınıfı açıktan okudum ve geçen sene onuncu sınıftayken koronavirüs çıktı, evlerde kaldık.
Bu son senem ve yine de online derslerimi aksatmamaya çalışıyorum. Kiloluyum, yüzümde lekeler var ve kendimi çirkin hissediyorum. Ama bazen de aynanın karşısına geçip, “ben kusurlarımla da güzelim” diyebiliyorum. Maddi olarak çok şükür geçinebiliyoruz, istediklerimizi alabiliyoruz, bu konuda pek derdim yok.
Gelelim en büyük sıkıntıma, özellikle de bu pandemi döneminde daha da hissettiğim ve giderek artan aile baskısı...
Babam biraz eski kafalıdır. Genç bir kızım, arkadaşlarımla dışarı çıkmak, gezmek, gençliğimi yaşamak istiyorum.
Ama babam özellikle de kız olduğum için izin vermiyor.
Bazen izin veriyor ama yine de beni strese sokuyor.

Yazının Devamını Oku

Kızımız kanser olunca eşimle uzaklaştık

Büyük kızımız kanser olunca, eşimle birbirimizden uzaklaştık. 25 gün önce de evden ayrıldım...

Eşimle 10 senedir evliyim. Bunun 7 senesi kanser hastası kızımızla uğraşarak geçti. Yorulduk ama kızımız artık iyi.
Kızım okula başladı fakat eşimle ayrılma noktasına geldik.
Ben 25 gün önce evden ayrıldım. Aslında 1 evladım daha var. Kızım ise büyüğü...
Sonra birbirimize bir şans daha tanımak istedik ve barıştık. Ama eşim şimdi bana güvenmiyor. Evi bir daha terk etmemden korkuyor.
Ben de ona güvenmiyorum.
Ben eşime saygısızlık yaptım, o da anlayışlı olmadı.
Eşimi çok seviyorum, o da beni seviyor. Bana yardımcı olun. Ne yapmalıyız?

Yazının Devamını Oku

Meğer iki kişi arasında kalmak ne zormuş

Erkek arkadaşım ile hoşlandığım çocuk arasında kaldım. Bu durum beni çok üzüyor ve ne yapacağımı bilemiyorum...

Ben üniversite 4. sınıf öğrencisiyim ve sınıf arkadaşımla ilk senenin başından beri ilişkimiz var.
Fakat koronavirüs dolayısıyla okullar uzaktan eğitime geçtiği için yaklaşık bir buçuk yıldır hiç görüşemedik, ayrı şehirlerdeyiz.
Erkek arkadaşım kendi halinde biri. Fakat benimle doğru düzgün ilgilenmiyor.
Bu arada ben 3 ay önce bir dil öğrenme uygulamasından Rus bir adamla tanıştım.
O 27 yaşında, benden 5 yaş büyük ve çok iyi anlaşıyoruz.
İkimiz de birbirimize karşı bir şeyler hissediyoruz.
Benimle çok ilgileniyor ve çok romantik. Fakat ilişkim olduğu için sevgili olamıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Vefa ve sevgi görmüyorum

Etrafımda kimin ne ihtiyacı varsa hep yanlarında olmaya çalışıyorum. Ama onlardan hiç vefa ve sevgi göremiyorum. Hiç dostum yok...

Güzin Abla, sizi sürekli takip ediyorum. Psikoloğa gidemeyecek durumda olan bizlere yardımcı olduğun için çok teşekkür ederim.

Benim sıkıntım ise kendimle.

Etrafımda kimin ihtiyacı varsa hep yanlarında olmaya çalışıyorum ama hiç vefa ve sevgi göremiyorum.

Herkes, kötü günleri atlatınca bir daha ne arıyor ne soruyor...

Hiç dostum yok.

Aylarca kimseyi aramasam, “Ne oldu ki bu kız acaba? Niye aramıyor” diyen olmaz.

9 yıllık evliyim, 2 çocuğum var. Eşimle aram aslında iyi ama ben yine de kendimi yalnız ve mutsuz hissediyorum. Çocuklarıma da çabucak sinirleniyorum. Sabırsızım... Hiç tahammülüm yok. Ama başkalarına karşı aşırı anlayışlı ve kibarım.

Eşim çok kızıyor bu duruma.

Yazının Devamını Oku

Eşim bana sürekli yalan söylüyor

Eşim kumar oynamış, bana aylarca “Borç ödüyorum” diyerek maaşından eve hiç harcama yapmadı. Benim adıma zamanında kredi çektirdi, çok zor günler yaşadık. Şimdi rüyalarıma hep eski sevgilim giriyor.

Merhaba Güzin Abla, ben 1.5 yıllık evli bir kadınım.

Evliliğimizin başında eşimi çok seviyordum ama eşim bana hep yalan söyledi, her konuda ama özellikle de maddi açıdan.

Kumar oynamış, bana aylarca “Borç ödüyorum” diyerek maaşından eve hiç harcama yapmadı. Benim adıma zamanında kredi çektirdi, bu yüzden de çok zor günler yaşadık.

Benim evlenmeden önce 3 yıl süren bir ilişkim olmuştu. Ailem sevgilimi istemeyince ayrılmıştım...

Ama şimdi çok mutsuzum Güzin Abla. Eşim borçları çok kafaya takıyor. Başını telefondan kaldırmıyor, sürekli sağa sola mesaj atıyor. O böyle yaptıkça ben hep pişmanlık yaşıyorum.

Aslında beni sevdiğine inanıyorum.

Bu maddi sıkıntılar hayattan soğuttu artık beni. O böyle yaptıkça hep rüyalarıma eski sevgilim giriyor.

Önceden kendimi çok suçlu hissederdim ama artık eşim de benimle ilgilenmiyor. Bir de ben çok inat ettim Güzin Abla. Aslında ailem eski sevgilim gibi eşimi de istemedi.

Yazının Devamını Oku

Eşimin ailesi beni merdivenden atmaya çalıştı

Eşimin ailesi evlenmemizi hiç istemedi. Kayınvalidem ve kayınbabam, onlara yeterince hizmet etmediğim ve yüzümün gülmediği gerekçesiyle beni merdivenden atmaya çalıştılar...

Eşimle 4 yıl boyunca ayrılıp barıştığımız bir ilişkimiz oldu. 6 aydır da evliyiz.
En baştan beri ailesi beni hiç istememişti. 4 yıl boyunca ayrılıp ayrılıp barıştık. Ama baktılar eşim benden başkasıyla evlenmiyor, zorla beni istemeye geldiler ve evlendik. Nişanlılık dönemim çok problemli geçti.
Ailesi, ailemi ve beni hep küçük gördü. Ben âşık olduğum için ailem her daim alttan aldı, yapıcı bir tavır sergiledi.
Evlendiğimizde eşimin ailesinin evlerinin üst katına taşındık. Ama hiç özelimiz olmadı. Evimizi döşerken bile kayınvalidemle görümcem her şeye karıştı.
Evlendikten bir ay sonra hamile olduğumu öğrendim. Lakin eşimin ailesi bebeğimi istemedi. Beni kürtaja zorladılar.
Kürtaj sonrası fiziksel ve psikolojik olarak çöktüm. Ailemin, eşimi ve ailesini istememesine rağmen evlendiğim için boşanmaya korktum.
Eşimi her daim alt kata çağırıp bana karşı doldurdukları için tartışmalarımız eksik olmadı.

Yazının Devamını Oku

Bir Duman kedicik geldi geçti bu hayattan

Duman oğlan tam 7 yıl o genç kızla birlikte yaşadı. Ev, semt değiştirdiler birlikte, artık erişkin, çakı gibi bir delikanlıydı Dumancık. Artık evine sadece karnını doyurma amaçlı gelmeye başladı. Çünkü özgürlüğü sevmişti...

Duman, kardeşiyle birlikte çokça kedilerin sığınıp barındığı, bakılıp kollandığı bir site bahçesinde üşütmüş ve hastalanmıştı. Hal böyle olunca canlara kol kanat geren, beslemelerini hiç aksatmayan o kadın aldı, veteriner kliniğine bıraktı bebekleri tedavi edilmesi için...
Zaman içinde iyileştiler, sağlıklarına kavuştular. Tekrar yaşadıkları alana bırakılmaları çok uygun değildi. Yuva arandı, ancak onca güzelliklerine karşın bir türlü talipleri olmadı.
Sonra bir gün, sahiplendirme ilanlarına geri döndü bir genç yürek ve ikisini birden aldı. Başlangıçta her şey iyiydi ama bebeklerin birlikteliği kısa sürdü. Tekir olan firar etti, bir daha da bulunmadı.
Duman oğlan o günden sonra tam 7 yıl o genç kızla yaşadı. Ev, semt değiştirdiler birlikte, artık erişkin, çakı gibi bir delikanlıydı Dumancık.
Kendisine bir aile kurdu, çocukları oldu, artık evine sadece karnını doyurma amaçlı gelmeye başladı. Çünkü özgürlüğü sevmişti.
Yıllar geçti, yakın bir zaman öncesinde eve gelmeleri arasına günler girdi, neredeyse haftayı geçti. Sürünerek de olsa gelebildiğinde ise geç kalınmıştı. Tanınmaz bir haldeydi, her bir yanında derin yaralar vardı. Beslenememeye bağlı su kaybından derisi kurumuş, ağzında diş diye bir şey kalmamıştı.
Yine de bir ümit dendi... Acaba yaşama asılır mı, döner mi yeniden bize, aramıza. Kliniğe yatırıldı, günlerce serum, vitamin takviyesi yapıldı. Ama yorulmuştu. Ilık bir bahar sabahı son nefesini verdi veteriner abilerinin ellerinde.

Yazının Devamını Oku

Çiftler ön evlilik yapabilseydi boşanmalar artmazdı

Boşanmalardaki esas sorunun Türk toplumunda evlenmeden önce bir arada yaşamalarının kabul edilmemesi olduğunu görüyorum. Eğer çiftler ön evlilik yapabilseydi, boşanmalar bu kadar artmazdı...

Köşenizde sevgilisiyle kısa bir flörtün ardından evlenen ve 2 ay sonra da boşanma noktasına gelen bir kadının mektubunu okudum.
Sizin bu kadına verdiğiniz cevap ise beni şaşırttı, çünkü gerçekleri yazamıyorsunuz.
Bence asıl sorun çiftlerin evlenmeden önce bir arada yaşamalarının Türk toplumunda kabul edilmemesi. Halbuki bu çift evlilikten önce birlikte yaşasaydı, uyuşmazlık hemen ortaya çıkacak ve evlenmeden ayrılacaklardı.
Boşanmalar işte bu yüzden artıyor.
Türkiye’de bu bekaret olayının o kadar önemli olmadığı kanaatine varılmadığı müddetçe bu sorunların bitmesi mümkün değil. İnsanlar evlilik cüzdanı olmadan kendi hür iradeleriyle aynı yatağı paylaşabilmeli.
Daha sonra eğer istiyorlarsa evlenirler, istemiyorlarsa ikisi de kendi yoluna giderler.
Siz bunu söylemeyip konunun etrafında dolaştığınız müddetçe 40 sene daha yazsanız bir faydanız olmaz.

Yazının Devamını Oku

Engelli öğretmenler haziranda atama bekliyor

Bundan 3 sene öncesine kadar sağlıklı bir bireyken şimdi atama bekleyen engelli bir öğretmenim. Bizler de öğretmen olarak atanıp, herkes gibi çalışıp, hayata katılmak istiyoruz.

Merhaba Güzin Abla, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda kendimizi hatırlatmak için sana yazmak istedim. 2511 engelli öğretmen, haziranda atama bekliyor.
Bizler elimizden geldiği kadar sesimizi yetkililere duyurmaya çalışıyoruz. Bundan 3 sene öncesine kadar sağlıklı bir bireyken şimdi atama bekleyen engelli bir öğretmenim.
Açıkçası bu kader ama her sağlıklı birey de engelli adayı olduğunu unutmamalı. Ama insanlar hayat koşuşturmasına mı, hırslarına mı kapılıyorlar bilmiyorum ama bizleri görmüyorlar. Sadece Engelliler Haftası’nda bir iki cümleyle hatırlanmak açıkçası canımı sıkıyor.
Diyeceksiniz ki “Sen 3 sene öncesine kadar, sağlıklıyken, bu konuda çok mu duyarlıydın” Benim lisede iki görme engelli arkadaşım vardı. O arkadaşlarımla çok iyi vakit geçirirdik, onlara elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Hayat işte, ben lisede engelsiz bir kızken şimdi engelli bir kadın oldum.
Şimdi ben başıma gelenlerden sonra engellerle hayatta tutunmaya çalışıyorum. Bizler de öğretmen olarak atanıp, herkes gibi çalışıp, hayata katılmak istiyoruz.
Şimdi 2 bin 511 engelli öğretmen olarak yetkililere sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Hiç değilse bu elektronik mektubu yayınlarsanız bize umut ışığı olur. ◊ Rumuz : Engelliler adına

YANIT

Sevgili kızım, başına ne geldi, ne oldu da sen de böyle bir şansızlığı yaşadın, söylememişsin ama dediğin çok doğru. Her zaman, yaşadığımız sürece başımıza ne geleceğini bilemiyoruz.

Yazının Devamını Oku