Paylaş
Merhaba Güzin Abla, 30 yaşında, 12 yıllık evli, iki çocuk annesi bir kadınım. Eşimle severek evlendik.
Benim sevgim hiç azalmadı ama eşim hem beni sevdiğini söylüyordu hem de beni sürekli aldatıyordu. Hangi işe girse oradan yeni biriyle aldatıyordu beni.
Bu duyguyla yaşamak çok zordu. Psikolojim bozuldu. Birini bulup takip ettirdim eşimi, işyerinden bir kızla birlikte olduğunu anladım. Kızın evine gidiyor, orada bir süre kalıyor, onunla olduğu zamanlarda eve çok geç geliyordu. Sorduğumda ise “İşyerini geç kapattık” diyordu.
Artık dayanamadım, çocukları aldım ve bekâr ablamın evine taşındım.
Eşim geldi, yalvardı, yakardı, bir daha asla böyle bir şey yapmayacağına yeminler etti.
Ama bu kaçıncı yemin edişi, biliyorum ki yine yapacak...
Çocuklarını bile düşünmüyor. Başka kadınlara gitmekten kendini alamayacak.
Bu sanki bir hastalık...
Ona dönmeyeceğimi söyledim, çocukları da ona vermeyeceğim. Çalışıp hayatımı kazanacağım ve çocuklara bakacağım. Ablam da bana destek olacak.
Ama tabii ondan nafaka isteyeceğim.
Eşim benim ilk kez bu kadar kararlı olduğumu görünce yıkıldı.
Artık yeter, bunca yıldır bu kaçıncı affedişim, bu kaçıncı yeminler... Benden bu kadar...
Çocuklar bu durumdan kötü etkilenecekler mi diye düşünüyorum ama babalarından hiç ilgi, sevgi, şefkat gördükleri yok ki... Onu haftada bir ancak görebiliyorlar...
Zaten benim düşünceme göre erkekler eşlerinden ayrıldıklarında çocuklarını da unutuyor, onlardan da ayrılıyorlar.
Bilmem doğru mu karar aldım Güzin Abla, bir de size danışayım dedim.
◊ Rumuz: Aldatılan kadın
YANIT
Sevgili okurum, böyle bir karar almakta çok haklısınız. Ailenizi korumak, fevri hareket etmemek adına bir süre sabretmiş olmanız da çok doğal. Sonuçta iki çocuğunuzu da düşünmek zorundaymışsınız...
Bu durumdaki kadınlar büyük travma geçiriyor. Bilimsel çalışmalara göre aldatılma halinde insanın yaşadığı acı, ölüm acısına en yakın acıymış. Üstelik aldatılma sebebiyle boşanmalarda çocuklar da etkileniyor. Hatta suçluluk hissine kapılıp ömür boyu güvensizlik yaşayan bireyler oluyorlar. Siz çocuklarınıza da, kendinize de bu ani şoku yaşatmaktan kaçınmışsınız. Uzun süre sabretmiş, düzelmesini beklemişsiniz.
Ben erkeklerin aldatmasını tamamen içinde bulundukları boşluğa bağlıyorum. Aldatılan taraf boş yere kendini suçlamasın. Bu onun seçimi, karşı tarafın eksikliğinden kaynaklanmıyor. Genellikle kadınlar böyle durumlarda kendilerini suçlarlar; “Acaba çok mu kilo aldım, eşimi mutlu edemedim mi, ona huzurlu bir ev ortamı sağlayamadım mı?” diye...
Şöyle bir düşünce vardır: Kadın bakımlı olmalı, kilo vermeli, eşine dırdır etmemeli vs. Bunlar aslında hikâye!
Ne kadar güzel, ne kadar başarılı olursanız olun, erkek için dışarıdaki kadın hep daha cazip. Hatta sizden daha güzel olmasa bile!
Bence o adama verilecek en güzel cezayı bu kararlı tavrınızla vermişsiniz. “Yok çocuğum için, yok sevdiğim için affediyorum” diye bahane üretenlerden olmamışsınız...
Sözünü ettiğiniz “erkekler sadece eşlerinden değil, çocuklarından da ayrılıyor” fikrine ise en güzel örnek benim…
Bilmem biliyor musunuz ama benim babam, ben daha 3 yaşındayken bir başka kadını sevmiş, çekip gitmiş ve beni bir daha hiç aramadı. Öldüm mü, kaldım mı merak bile etmedi.
Annem dünyalar güzeli bir kadındı. Uğruna bizi terk edip gittiği kadın ise son derece sıradan biri...
Paylaş