En çok istediğim şey bebekti ama onu doğuramazdım

Eşimle evliliğimiz boyunca en çok istediğimiz şey çocuktu... Yıllarca denememize rağmen olmadı. Maalesef eşimi aldattığım adamdan hamile kaldım ama onu doğuramazdım...

Bu sırrımı mutlaka birine anlatmalıyım rahatlamak için... Bu da siz olacaksınız çünkü sizin tarafsız, dürüst ve şefkatli biri olduğunuza inanıyorum.

Aradan yıllar geçtiği halde, aklımdan çıkmıyor ve vicdanımı zorluyor. Evli bir kadınım. Eşimi seviyorum, ondan çok da memnunum, beni sever, sayar, kollar... Ama uzun yıllardır evliyiz ve aramızda heyecan kalmamıştı.

Çalışıyorum, bir işyeri sahibiyim. Eşimin de benim de kazancımız yerinde. Ne yazık ki çocuğumuz olmadı.

Önceleri doktor doktor dolaştık ama sonunda bunu kabul ettik. Ama işte bu doktor doktor dolaştığımız sırada...

Bir hastanede bir röntgen uzmanıyla tanıştım. Adamı görünce anında vuruldum. Sanırım bu duygular karşılıklıydı. Raporumu vermek bahanesiyle özel telefonumdan beni aradığında, bunu hissettim.

Biraz konuştuk, bir kahve içimlik buluşmaya karar verdik...

Ve tahmin edeceğiniz gibi bir süre sonra kendimizi birbirimizin kollarında bulduk.

Ona çılgın gibi âşık olmuştum, o da bana. Dünyayı unutmuştuk, hiç kimse umurumuzda değildi. Sonuçta o da evliydi ve iki çocuk babasıydı. Artık düzenli olarak buluşuyor, birlikte bulutlarda yaşıyorduk...

Cinsel olarak inanılmaz bir uyum sağlamıştık. Tabii eşimin hiçbir şeyden haberi yoktu. Hâlâ da yok.

Ben sanki bambaşka biri olmuştum, aklım fikrim, dünyam, sevdiğim erkekteydi. Ve inanılmaz bir şey oldu. Hamile kaldım.

Oysa eşimle yıllardır bu mucizeyi bekliyorduk. O andan itibaren işte birden ayaklarım yere bastı, gerçek bir anda suratıma bir tokat gibi çarptı.

Ne yapacaktım, eşime bu kadar büyük bir kötülük yapamazdım. Ona kendine ait olmayan bir çocuğu, “Bu senin çocuğun” diye yutturmaya çalışamazdım. Yıllardır beklediğim bebeğe kavuşmuşken, ne yapacaktım...

Onu tek başıma doğuramazdım, eşime gerçeği anlatamazdım, sevdiğim erkek de bu çocuğu sahiplenemezdi. O da yuvasını ve iki çocuğunu terk edemezdi. Bunun bana bir ceza olduğunu, eşimi aldattığım için, ilahi adaletin kurbanı olduğumu düşünüyordum.

Dünyada en çok istediğim şeydi bu çocuk ama onu doğuramazdım, mümkün değildi. Doğurmadım da... Onu feda ettim ama kendim de yıkıldım, bittim. Ve bu olaydan sonra, sevgilimi terk ettim.

Şimdi ayrılalı yıllar oldu, onu hâlâ unutamadım. Ama eşime de hâlâ bir şey belli etmedim bugüne kadar...

Bu bir sır olarak kaldı hayatımda ama üzerime yıkılmış ağır bir yük olarak tüm dünyamı karartmaya devam ediyor. Bunu mutlaka biriyle paylaşmalıydım. Bu yüzden size yazıyorum... Rumuz: Büyük sırrım

YANIT

Çok çarpıcı bir öykü bu, gerçekten. Yaşadıklarını ve büyük sırrını bana anlatıp bir anlamda rahatlamak istemeni anlıyorum.
Bu saatten sonra yapılacak bir şey yok. Gerçekten de bu bir sır olarak kalacak hayatında ama seni kemirmeye devam edecek. Bu yaştan ve bunca yaşanmışlıktan sonra eşinin yıkılacağını düşünerek, ona gerçekleri anlatmaya cesaret edemeyeceğin ortada.
Adamcağızın dünyasını bir anda karartmak istemezsin, hatta kalp krizi geçirmesine neden olabilirsin.
Bazen hayat insana gereken dersi veriyor zaten. Başka bir derse gerek kalmıyor.
Bu nedenle, söylediğin gibi bütün bu yaşadıklarından sonra seni yargılamak istemiyorum. Hayat seni yeterince hırpalamış zaten. Nelerle karşılaşacağını bilemiyor ki insan.

 

 

X

Eşim kanser tedavisi görürken onu aldattım

Eşimi, kanser tedavisi gördüğü dönem benden 5 yaş küçük biriyle aldattım. 3 yıl önce eşimi kaybettim, fakat sevgilimle beraberliğimi devam ettirdim...

40 yaşındayım ve 2 çocuk annesiyim. 3 yıl önce eşimi kanserden kaybettim.

Eşimin hastalığı sürecinde özel bir şirkette personel müdürü olarak çalıştım. Gerek konum olarak, gerekse fizik olarak çok fazla özgüvenim vardı. Bu sırada benden 5 yaş küçük birini sevdim; o da beni çok sevdi...

Beraberlik de yaşadık ama vicdanım hiç rahat olmadı. Hasta adama ihanet ettim.

Eşim vefat ettikten sonra da beraberliğimiz sürdü.

Ailesi de beni istedi ama çocuklarım onu istemedi. Çocuklarım onunla evlenmeme karşı çıktı. Aslında maddi olarak da eğitim olarak da benden çok gerideydi. Daha sonra ben de şunu fark ettim; benim mal varlığıma gözünü dikmiş...

Ondan ayrılalı 6 ay oldu. Hatta yaşadığım şehri bile değiştirdim ama beni bir türlü bırakmadı.

Hâlâ beni sevdiğini söylüyor. Ama artık ona inanmıyorum.

Şimdi Güzin Abla, yeni birisiyle tanıştım.

Yazının Devamını Oku

Babam sürekli “Benim evlendirecek kızım yok” diyor

Size daha önce de yazmış, babamın beni evlendirmek istemediğini söylemiştim. Babamın fikri değişmedi ve hâlâ “evlilikte mutlu olan var mı” diyor...

Merhaba Güzin Abla, daha önceki mektubuma cevap verdin. Çok teşekkür ediyorum. 6 ay geçti ama hâlâ bir çözüm bulamadım. Babam hâlâ konu evlilikten açıldığında “Mutlu bir evlilik mi var? Benim evlendirecek kızım da oğlum da yok!” diyor.
Babamla barıştım, şimdi aramız iyi... Fakat ona çok kırgınım.
Babama iki kez emrivaki bir olay yaşattım.
İlk önce erkek arkadaşım geldi ve babamın karşısına çıkıp benimle görüştüğünü söyledi. Babam onu kovdu. İkincisi ise karşı tarafın şehir dışından gelmesini istedim.
Ailece onları, babamın işyerine gönderdim.
Babam aynı katı tutumu sergiledi, “10 kere de gelseniz benim verecek kızım yok. Artık idrak edin” diyerek onları gönderdi. Araya büyüklerim de girdi. Babam onların da kalbini kırdı. Kendi anne ve babasını ağlattı.
Ya bu diyardan vazgeçeceğim, bir ömür içimde besleyeceğim kinle, babamın yanı başında bekar bir hayat yaşamayı kabulleneceğim ya da kendi hayatımı kendim inşa edip, evlenip yuvamı kuracağım.

Yazının Devamını Oku

Erkeklerin önceliği cinsellik olmuş

Ben 35 yaşında bir kadınım. Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında erkek arkadaşlarım oldu. Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

Sevgili Güzin Abla, ben 35 yaşında, iyi eğitim almış, aile terbiyesi olan, modern ve eğitimli bir çevrede büyümüş bir kadınım.

Bu yaşa kadar annem dahil hiç kimseden ne bir cinsel eğitim, ne de buna yönelik benzeri bilgiler aldım.

Bunun nedeni de toplum tarafından hâlâ ayıp ya da utanılacak konular kategorisine giren cinsellikle ilgili konuşmanın ailemizde yasak olmasıydı.

Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında tabii ki erkek arkadaşlarım oldu.

Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

En azından benim muhatap olduğum kişiler böyleydi.

Bu isteklerine cevap “Hayır” olduğunda da ya kendileri gidiyor ya da ben onlardan uzaklaşıyordum.

35 yaşında olmama rağmen hâlâ bakireyim.

Yazının Devamını Oku

Eşimi çok seviyorum ama bana dokunmasını istemiyorum

Eşimle evleneli 3 ay oldu fakat bir türlü ilişkiye giremedik. Neden bilmiyorum, bana dokunduğu anda çok korkuyorum...

Merhaba Güzin Abla, ben Gaziantep’te yaşayan, 19 yaşında ve 3 aylık evli bir genç kadınım.
Eşimle 2 yıllık bir beraberlik sonunda hayatımızı birleştirdik.
Birbirimizi çok seviyoruz.
Bu yüzden birçok ailevi engeli birlikte aştık.
Ancak benim çok ilginç bir sorunum var.
Ben eşimi çok sevdiğim halde, onun bana dokunmasına bir türlü alışamıyorum.
3 aydır evli olmamıza rağmen hâlâ ilişkiye giremedik.

Yazının Devamını Oku

Doğan Cüceloğlu benim de hayatıma dokunmuştu

Yıllar önce bir televizyon programında bir araya geldiğim Doğan Cüceloğlu, gerek kitapları gerekse bakış açısıyla benim de hayatıma dokunmuştu...

“Gerçek özgürlük”, “Evlenmeden Önce”, “İçimizdeki Çocuk”, “Mış Gibi Yaşamlar”, “İnsan ve Davranışı”, “Bir Kadın Bir Ses”... İşte beni ben yapan kitaplarıydı onun.

Eğer bugün kendimi ve insanları daha iyi tanıyabiliyorsam, eğer çevreme faydalı olabiliyorsam, onun öğretileri sayesindedir.

Gençliğimden beri psikolojiye meraklıydım ve bu alanda da okul yıllarımdan itibaren çok kitap okudum...

Ama bana en çok yön veren, hayatıma dokunan sevgili Doğan Cüceloğlu’ nun kitaplarıdır.

“Kişisel başarılarımdan en önemlilerinden biri, içimdeki çocuğun farkına vararak onunla zaman zaman konuşup oynaşabilmek oldu” diyor örneğin “İçimizdeki Çocuk” kitabında.

Onun için bir çocuğun eğitimi, her şeyden önce gelir.

Bu nedenle ailelere çok büyük görevler düştüğünü sürekli hatırlatır. “Çocuğunuzu dinleyin” der hep.

Ve belki de hayatımın en unutulmaz anlarından biri ise yıllar önce, gazeteci, yazar Haluk Şahin’in tartışma programı “İşte Biz Böyleyiz”de Doğan Cüceloğlu ve Selçuk Erez’le birlikte benim de yer almam...

Yazının Devamını Oku

Sevgilim evlenmeden birlikte yaşamak istiyor

Sevgilim, onunla yaşamamı istiyor. Ben ise evlenmeden bunun mümkün olmayacağını söylüyorum. Ama bir yandan da artık cinselliği yaşamak istiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 27 yaşında çalışan genç bir kızım. Kendimi henüz evliliğe hazır hissetmiyorum.

Ama bir yandan da artık cinsellik yaşamak istiyorum.

Ailemle küçük bir yerde yaşıyoruz. Çevremin ve ailemin namus kavramına katı bir bakış açısı var.

Buna rağmen ben sürekli birileriyle telefonda görüşüyorum.

Arada seks yazışmaları yapıyoruz.

Bu kişilerin bazıları evli, bazıları şehir dışında oluyor...

Ama işler buluşmaya gelince ben bir yolunu bulup ayrılıyorum. Şimdi ise yeni bir erkek arkadaşım var.

Benimle birlikte tatile gitmek istiyor, hatta bana evlenmeden birlikte yaşamayı da teklif etti...

Yazının Devamını Oku

Zamanda sürükleniyor gibiyim

Yaşadığımız şu kötü günler çok hızlı akıyor. Kendimi sürükleniyor gibi hissediyorum. Bir genç olarak hayatın tadını çıkaramıyorum.

Güzin Abla merhaba, ben 22 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Ama pandemi nedeniyle gidemiyorum. Benim sorunum aslında pek çok yaşıtımda ve hemcinsimde var.
Hayat çok kısa. Belki önümde daha upuzun bir hayat var. Ama özellikle yaşadığımız şu kötü günler o denli hızlı geçiyor ki; şaşırıyorum, durup etrafıma bakmak istiyorum, “Ben hayatın neresindeyim” diye. Ama zaman öylesine hızlı akıyor ki, kendimi sürükleniyor gibi hissediyorum.
Bu hissettiklerimin normal olup olmadığını bile bilemiyorum. Ama dediğim gibi, hayat da çok kısa ve bir genç olarak tadına varmak için sadece tek bir şansımız var.
Bu iki denklem arasında sıkışıp kalmış gibi hissediyorum kendimi.
Ergenliğin getirdiği o duygusal dalgalanmaları atlattım belki ama bendeki izleri hâlâ devam ediyormuş gibi hissediyorum. Bu yüzden de belki bir kız arkadaşım dahi yok.
Konuyu bağlamak istediğim nokta burası değil aslında. Bu çok lüksmüş gibi hissetmeye başladım yıllar geçtikçe. Veya herkese nasip olmayan bir durum gibi... Adını koymak bile benim için o kadar zor ki.
Hayatımın bir noktasında durup çevreme bakabilsem, hem kendime hem de etrafıma, o zaman beni bekleyen aşkı da bulacakmışım gibi hissediyorum.

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin beni bırakmasından korkuyorum

Sevgilim mesajını geciktirince hemen beni bırakacağından bahsediyorum. O kızacak diye hiçbir istediğimi yapamıyorum ve hemen telefonlarına dönüyorum. Sürekli “bir gün beni bırakacak” diye korkuyorum...

Ben, 19 yaşında üniversite sınavına hazırlanan bir kızım. 1 senedir devam eden bir ilişkim var. O, 26 yaşında ve hukuk fakültesini bitirdi. Biz internet üzerinden tanıştık. Uzak mesafe ilişkisi yaşıyoruz. Sadece yüz yüze sadece 2 kere görüştük.

Birbirimizi çok seviyoruz. 2 sene sonra ve ben okula devam ederken evlenmeyi düşünüyoruz. Ama birkaç kere ona mesaj atmadığım için “Ayrılacağım. Senin yaşındaki kızlar bunaltır. Sen yazmıyorsun, beni sevmiyorsun” dedi. Ben durumu anlatınca da “Şaka yaptım, sana kıyabilir miyim” dedi.

Hatta bir kere ona kırıldım ve mesaj atmadım. Sonrasında “Biri var hayatımda” sözlerinden sonra şaka yaptığını söyledi. 

Birkaç kere de kavga esnasında “Artık yazma bana, seni istemiyorum” dedi. Sonra mesaj atınca özür diledi.

Cidden bir gün gitmesinden korkar oldum. Kavga etmekten uzak duruyorum. Sürekli meşgul olduğum zamanlarda bile mesaj atıyorum. O kızacak diye istediklerimi yapamıyorum. Hatta bana uygunsuz filmler izlediğini söylediğinde bile, gider diye bir şey diyemedim.

Ellerimi yıkarken bile mesaj atınca onu bekletmeden cevap veriyorum kızmasın diye.

Aslında sorunun bende olduğunu düşünüyorum. Ama bu hastalıklı durumdan nasıl kurtulurum bilmiyorum. Ne yapabilirim?  Rumuz: Nasıl davranmalıyım

YANIT

Yazının Devamını Oku

Eşim gizlice komşumuzun fotoğraflarını biriktiriyor

Eşimin pornografik filmler izlediğini öğrendim. Bir daha izleyemeyeceğini söyledi fakat şimdi de komşumuzun fotoğraflarını biriktirdiği ortaya çıktı. Ne yapacağımı bilemiyorum...

Eşimle 4 yıl önce görücü usulü evlendik ve onu sevdim. Onun da beni sevdiğini sandım. Ta ki açık saçık filmler izlediğini öğrenene kadar.
O zaman kendimi eksik hissettim... Hep “Ben de olmayıp onlarda olan ne var” diye sorguladım.
Eşime sorduğumda “Senin bir şeyin yok, sorun bende” açıklamasını yaptı.
Ardından sözler verdi, yeminler etti ve tekrar yapmayacağını söyledi. Ama gizli saklı hep devam etmiş izlemeye.
Bana da yalan söylemiş.
İşin en acı tarafı eşim aynı apartmanda oturduğumuz komşumuzdan hoşlanmış ve onun fotoğraflarını biriktirmiş.
Benim bulmamam için de telefonuna gizli bir ekran açmış ve şifre koymuş. Allah büyük ya, ben de tesadüfen fotoğrafları buldum. Elim telefonunun ekranına çarptı ve yeni bir ekran açıldı. Şifre istedi.

Yazının Devamını Oku

Ablam çok güzel ben ise çirkinim

Burnum çirkin ve yüzümde benler var. Ablam ise benim tam tersim. Ablam çok güzel ben ise çok çirkin...

Güzin Abla, evet ben biraz küçüğüm sana diğer yazanlara göre; 11 yaşındayım. Bu sene ergenliğe girdim. Sorunum 3-4 aydır evden hatta odamdan bile çıkmamam. Nedeni yüzümde 9 tane ben olması, hepsi minik minik ama o kadar sinirim bozuluyor ki...
Bütün günüm onlara bakmakla geçiyor, uzun zamandır içimde tutuyorum.
Anneme dedim ki, “Anne ben araştırdım, yüzümde bir sürü ben var. Dermatoloğa başvurup, benlerimi aldırabilir miyiz?” Etrafımdaki herkes “Sen çok güzelsin” diyor ama asla inanmıyorum.
Benim burnum büyük ablamınki küçük, ablamın yüzünde bir tane ben var, benim 9...
Bu arada ablam 16 yaşında. Ablam kendini beğenmiş, ben ise o kadar özgüvensiz, içine kapanık bir çocuğum ki...
Dermatologlar her yaşa göre alabiliyorlar bu benleri. Ama annem o kadar inatçıdır ki... Bir kere “hayır” dedi mi...
Çevremdeki kızların da erkeklerin yüzü bile pürüzsüz ve lekesiz... Neden ben böyleyim?

Yazının Devamını Oku

Aralarına giriyormuşum gibi bana kapıyı gösterdi

Eşimin eskiden sevdiği kızla konuştuğunu öğrendim. Kıza mesaj atarak, bunu sonlandırmasını söyledim. Bunu öğrenen eşim bana kapıyı gösterdi... Sanki onlar evliymiş de ben aralarına girmişim gibi davrandı.

Eşimle 5 yıldır evliyim. Görücü usulü evlendik, benimle evlendiğinde başkasını seviyormuş. Kız yurtdışında yaşayan biri, eşimin ailesi onu istememiş. Eşim hep “Bizim hikaye olamazdı” diyordu.
Biz evlendikten 1 yıl sonra onunla halen konuştuğunu öğrendim.
Kıza, eşimi rahat bırakması için mesaj attım. Ayrıca eşimin ailesine de söyledim.
Eşim akşam işten eve geldiğinde çok öfkeliydi. Kız ona tüm olanları söylemiş. Eşim, bana çok kızdı ve “Sen nasıl böyle bir şey yaparsın” dedi. Tartıştık. Bana kapıyı gösterdi, sanki onlar evliymiş de ben aralarına girmişim gibi davrandı.
Bir müddet ayrı kaldık, sonra mecburen devam ettik. Bir çocuğum vardı ve onun için dönmek zorundaydım.
Ancak bu olaydan sonra hep aramız gergindi. Bir türlü de düzgün bir şekilde devam edemedik.
Eşim çok değişti, sürekli oyunlarla vakit geçiriyor...

Yazının Devamını Oku

Kaygı bozukluğumu ciddiye almıyorlar

Ailem kaygı bozukluğumu ciddiye almayarak beni başkalarıyla kıyaslıyor. Kaygım geleceğim değil, genel olarak gelecek. Kaygım, insanlık...

Ben, 17 yaşındayım. Aslında sorunum basit algılanabilir hatta yetişkinler, bunu ergen problemi olarak görebilir...
Panik atak hastasıyım. Babama ve anneme kaygılarımın olduğunu, kendimi kötü hissettiğimi anlattım. Anlamadılar, dinlemediler bile...
Annemle babam 6 seneyi aşkın süredir ayrı. Her zaman yaşadıklarımı daha dinlemeden başkalarıyla kıyaslıyorlar. Babam bana sürekli insanların kaygıyla büyüdüğünü anlatıyor.
Kaygımın sevdiğim insanların ölecekleriyle alakalı olduğunu bile düşündü. Ki ona hissettiklerimi anlatmamıştım bile... Sadece anksiyete bozukluğu yaşadığımı söylemiştim. Bana bunun saçmalık olduğunu söyledi ve inanmadı...
Aslında ben ölmek istiyorum... Beni kimse dinlemiyor.
Çevremdeki herkes o kadar koşuşturup duruyor ki dönüp dünyayı yok ettiklerini göremiyorlar.
Paraya tapıp paraya âşık oluyorlar. Kaygım geleceğim değil, genel olarak gelecek.

Yazının Devamını Oku

Eşimle ev arkadaşı gibiyiz

Eşimle 14 aydır evli olmamıza rağmen karı koca gibi değiliz. İşinden ayrıldı ve bütün gün internette oyun oynuyor. Adeta ev arkadaşı gibi yaşıyoruz...

Eşimle 5 yıllık bir sevgililik döneminden sonra evlendik. 14 aydır da evliyiz. Eşimin ailesinden dolayı psikolojik sorunları var. Şu anda bir işi yok. Sevgililik döneminde beni çok üzdüğü ve aldattığı oldu. Asla kabul etmem dediğim şeyleri kabullendim ve evlendik.
Evlendikten ve ilk birlikteliğimizden sonra hiç düzenli bir cinsel hayatımız olmadı. Bazen 3- 4 ay birbirimize dokunmadık.
Giyinip kuşandım, makyaj yaptım, “Bu ne hal” diye dalga geçti. Bu durum gururumu kırdı. Bu arada internetten oyun oynamaya başladı.
İşten gelip gece yarısına kadar oyun oynuyordu. 1 ay önce evden ayrıldım. Sonra bir şans vermek için döndüm. 3 gün her şey normale dönmüş gibiydi. Ama giderek yine eski halimize döndük.
Terapi alması, bu durumun normal olmadığı konusunda çok dil döktüm ama reddetti. Bunun normal olduğunu, evliliğin ise sadece cinsellik olmadığını söyledi.
Ancak evliliğimizin 6’ncı ayında beni hayat kadınlarıyla aldatmaya kalktığı mesajları gördüm. Bunun için de “Düzelmeye çalışıyorum” dedi.
Sürekli beni sevdiğini, bensiz yaşayamayacağını söylüyor ama bu kadar olaydan sonra ondan çok soğudum ve güvenemiyorum. Hem zaten her açıdan sorunumuz var. Birlikte vakit geçirmek için “Parkta yürüyelim” dediğimde, onu bile reddediyor. Birlikte sarılıp film bile izleyemiyoruz.

Yazının Devamını Oku

Babamın telefonunda açık saçık videolara rastladım

Babamın telefonundaki internet geçmişine girdiğimde açık saçık videolara rastladım. Bu durum karşısında ne yapacağımı bilemedim. Bunu anneme söylemeli miyim?

16 yaşındayım, derslerimde başarılıyım ve arkadaş ilişkilerim her zaman çok iyi. Babam devlet memuru, annem hemşire ve 17 yıldır evliler. Babam 46 yaşında, annem 39 yaşında.
2 yıl önce istediğim liseyi kazandım ama 10 yıldır ikamet ettiğimiz şehirden taşınmak zorunda kaldık. Annem işinden ayrıldı ancak babamın tayinini beklemek zorundaydık.
Annemle bir ev kiraladık. Babamın tayin işi bir türlü halledilemediği için ben, annem ve 8 yaşındaki kız kardeşimle bir başımıza kaldık.
Bu süre zarfında babam her ay yanımıza gelip birkaç gün kaldı. Ancak annemle babamın yavaş yavaş bizden uzaklaştığını fark ettim. Çok büyük kavgalar ediyorlardı.
Bir gün babamın telefonuna öylesine bakıyordum. Telefonundan geçmişine girdim ve geçmişinde büyüklere yönelik açık saçık video aramaları gördüm. Haliyle şok oldum ancak evdeki durum zaten çok kötüyken sesimi çıkarmama kararı aldım.
Bunu anneme söylememek konusunda doğru mu yaptım, bilmiyordum.
Sonunda babamın tayini çıktı ve yeni bir eve yerleştik. Annem ve babam arasındaki durum benim ikisiyle de konuşmamla düzeldi ve ben bu olayı tamamen unuttum.

Yazının Devamını Oku

Hakaretlerimden bıkmış boşanmak istiyor

Eşimle tartışırken ona sürekli hakaret ederdim. Sesini çıkarmazdı. Meğer hepsini içinde biriktirmiş, şimdi de benden boşanmak istiyor.

Merhaba Güzin Abla, eşimle 5 senedir evliyiz. 2 de çocuğumuz var. O 36 yaşında, ben ise 31 yaşındayım.
Tanıştığımızdan itibaren 4 sene boyunca kendisi bana mesajlar, e-postalar ile ulaşmaya çalıştı. Çok uğraştı ve neticede 2 sene flört ettikten sonra evlendik.
Eşim konuşmayı, hislerini, duygularını ifade etmeyi pek beceremeyen birisidir.
Bu 5 senelik evlilik boyunca eşimle yaşadığım tüm tartışmalar onda çığ etkisi yaratmış. Hepsini biriktirmiş, hiç unutmamış.
Bu durum ortalama bir yıl önce ikinci bebeğimize planlı olarak, konuşup anlaşarak karar verip, ben hamile kaldığımda patlak verdi. Eteğinde ne var ne yok döktü...
Aramızda tartışma olunca ben ona hakaret ederdim, bazen artık susmasın, cevap versin diye canını yakmak için, küfür ederdim. İnanın umursamazdı bile. Meğer hepsini içinde saklamış.
Bunaldığını, yorulduğunu, yapamadığını, depresyonda olduğunu söylüyor.

Yazının Devamını Oku

Benden 10 yaş küçük, ileride pişman olur diye korkuyorum

Eşim bana çok eziyet etti, üç çocuğa rağmen ondan ayrıldım. Şimdi bir başkası var ve beni çok seviyor. Ancak benden 10 yaş küçük.

Sevgili Güzin Abla, ben eşimle severek evlendim. Evlendiğimde 16 yaşındaydım. Üç çocuğumuz oldu. Ama eşim bana çok fazla psikolojik eziyet uyguladı. Bana hiç sahip çıkmadı, beni ailemden ayırdı.
Annesi acımasızdı ama eşim beni onun kucağına attı, kendi ise hayatına devam etti. Ailem bana çok uzak, aramızda 14 saatlik yol var. Kimseye derdimi söyleyemedim.
Eşim beni defalarca aldattı. Hatta bu yüzden bir sürü sağlık sorunu yaşadım. 7 defa vücudumun farklı yerlerinden ameliyat geçirdim, yaşadığım üzüntülerden dolayı.
Doktorların dediğine göre, bunların bir kısmı vücudumun tepkisiymiş. En son ameliyat olduğumda eşim beni kaderimle baş başa bıraktı. Ben de ondan ayrıldım. Boşanma davası açtım. 2 yıl oldu.
Şimdi yeni biri çıktı karşıma ve beni deli gibi seviyor.
Çocuklarımı da bağrına basmaya hazır. Benimle çok ilgileniyor. Tabii bekar ve bana “Senden vazgeçmeyeceğim, iyi anlaşıyoruz” diyor. Bir sorun var; o benden 10 yaş küçük ve ben ya ileride pişman olursa diye korkuyorum. İşte bu yüzden, defalarca ondan ayrılmaya çalıştım. Sırf benden küçük ve hiç evlenmemiş biri diye. Ama o benden vazgeçmiyor.
Hayatımda görmediğim her türlü güzelliği yaşatıyor bana.

Yazının Devamını Oku

Annemle nişanlım anlaşamıyor

Annem ve nişanlım asla anlaşamıyorlar. Annem, babamdan ayrıldığından beri benim de mutsuz olacağımı düşünüyor. Ben de iki arada kaldım...

23 yaşındayım ve 5 yıldır bir ilişkim var. O, 27 yaşında... Bizim bunca yıl, öyle büyük bir kavgamız ya da sorunumuz olmadı. En ufak bir şeyde konuşup hallediyoruz ve küs kalmayı beceremiyoruz.

2018 yılında büyük bir nişan yaptık. Nişanda annem çalgı çalmaması gece 00.30’da elektrikleri kesti. Çünkü başı ağrıyormuş. Nişanlım o günden beri anneme zıt gidiyor.

Bu 5 yıl içinde, şehir dışında 2 yıllık üniversite okudum. O zamanlar ailemle pek görüşemiyordum.

Şimdi fark ediyorum, nişanlım bize ne zaman gelse, görüştüklerinde mutlaka bir konu bulup sürekli tartışıyorlar.

Sevdiğim, nişandan sonra askere gitti. Bu süre içinde borçları vardı, onları da ödedi. Aslında nişanlım yetiştirme yurdunda büyümüş, aile ortamını pek bilmiyor. Hiç sevgi görmemiş...

O askerdeyken annem de 32 yıllık evliliğini bitirdi. Babam, annemi aldatmış.

Psikolojik olarak çöktü.

Bizim de nikâhımıza çok az zaman kaldı. Bir gün ev temizliği yaparken annem, “Halıları şuraya koyarız” demeye başladı.

Yazının Devamını Oku