GeriGüzin Abla Çanakkale Savaşı’nın efsane aşk öyküsü
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çanakkale Savaşı’nın efsane aşk öyküsü

Çanakkale Savaşı’nda birçok kahramanlık öyküsü anlatıldı. Ama böyle eşsiz bir sevgiyi belki de benim gibi sizler de ilk kez okuyacaksınız...

Ragıp, Selanikliydi. Mustafa Kemal’le akrandı, 1881 doğumluydu. Askeri tıbbiyeden mezun oldu, hekim yüzbaşıydı...

Eğitim için Almanya’ya gönderildi. Görev yaptığı hastanede Erica’yla tanıştı. Hemşireydi, beline kadar örgü sarı saçlı, tipik Alman güzeliydi.

Ragıp’ın aklı başından gitti. Kaçamak bakışlarla kendisini süzen o mavi gözlere kelimenin tam manasıyla vurulmuştu.

Doğrusu Erica da ilk günden gönlünü kaptırmıştı ama mantığı engel oluyordu.

Alman gerçekçiliği ağır basıyordu çünkü ailesi bir Türk’le, bir Müslüman’la evlenmesine asla müsaade etmezdi.

Ayrıca kendisi koyu bir Hristiyan sayılmazdı ama din değiştirmek istemiyordu.

Ragıp dedi ki, “babanı sen bana bırak, dinlerimiz konusunda ise düşündüğün şeye bak. Ben seni böyle sevdim, sen beni böyle sevdin. Birbirimizi neden değiştirelim ki?” Sonra gitti, bir buket çiçekle kapıyı çaldı.

Erica’yı istedi, “Sizi ikna etmek için ne demem gerektiğini günlerce düşündüm, inanın bulamadım. Sadece şunu söyleyebilirim, kızınıza âşığım” dedi.

Adeta sihirli iki kelimeydi.

Zor, kolay oldu. Kayınpeder ikna oldu, “Peki” dedi. Bir hafta sonra, Almanya’da evlendiler.

İşte tam bu sırada Osmanlı seferberlik ilan etti. Ragıp bir saniye bile tereddüt etmedi, vatan topraklarında kapışma başlarken, Almanya’da duramazdı.  Erica’yı karşısına aldı, “Sana bunu yapmak istemezdim ama gitmem lazım” dedi. Erica bavulunu çoktan hazırlanmıştı. Ragıp’a sarıldı, “Sen nereye, ben oraya” dedi.

İlk trenle İstanbul’a geldiler. Ragıp lisan bildiği için Almanya’da zorlanmamıştı ama Erica Türkçe bilmiyordu. Ev kiraladılar, Alman gelin açısından ne komşu vardı, ne akraba,      ne tanıdık.

 Ragıp her sabah Taşkışla Hastanesi’ndeki geçici görevine gidiyor, Erica eşini bekliyordu. 4 ay kadar böyle geçti. Ragıp, Çanakkale’ye cepheye, başhekim yardımcısı olarak atandı.

Yine aldı Erica’yı karşısına, “Gitmem lazım” dedi. Erica gülümsedi, çoktan bavulunu hazırlamıştı...

At arabasıyla Çanakkale’ye geldiler.

Erica sahra hastanesinde gönüllü hemşire olarak çalışmaya başladı.

Ragıp devamlı ameliyattaydı, Erica gazilerimizin başındaydı. Gazilerimiz Erica’ya “hemşire” diye seslenmiyordu, “ana hatun” adını takmışlardı.

17 Aralık 1915, saat üç suları...

İngiliz keşif uçağı Eceabat’ın Yalova Köyü’ndeki Hilal-i Ahmer Hastanesi üzerinde dolaştı. 10 dakika geçti geçmedi, İngiliz zırhlılarından bombardıman başladı.

atısında 20 metre boyunda “kırmızı ay” bulunmasına rağmen, hastaneyi hedef aldılar.

Ana Hatun orada hayatını kaybetti.

Ragıp yara almadan kurtuldu ama Erica’nın cenazesini kucakladığı o saniyeden sonra yaşadı denilebilir mi, bilmiyorum.

Erica için askeri tören düzenlendi.

Sevdiği adamın vatanında, vatanımızın bağrında, Yalova köyünde, şehitlerimizin yanında toprağa verildi.

Kabrinin Osmanlıca kitabesine “İfayı vazife esnasında top mermisiyle terk-i hayat eden madam” yazıldı.

Çanakkale dediğin, duygusuz, ruhsuz, hamasi nutuklardan ibaret değildir. Ayşe’siyle Fatma’sıyla Linda’sıyla Erica’sıyla, yarım kalan aşkların destanıdır aynı zamanda...

 

X

Ailem hayatı bana dar ediyor

Annem çok otoriter ve baskıcı... Babamı hiç görmedim ancak annem onun kötü biri olduğunu söylüyor. Aynı evde oturduğumuz dedem ise adeta hayatı bana dar ediyor.

Ben, 18 yaşında lise öğrencisiyim. Bu yaşlarda genellikle ergenlik isyanları olduğunu biliyorum, ancak benimki hiç öyle değil. Ben müstakil bir evde oturuyorum. Ama hiç mutlu değilim.

İlk önce hayatımı dar eden sözde dedemle başlayayım...

Dedem ile anneannem aşağı katta yaşıyor.

Anneannem dedemle, düzenli ve iyi bir iş sahibi olduğunu sanarak evlenmiş. Ancak dedem hiç de öyle biri değil. Meğerse tam tersiymiş.

Asgari ücretle çalışan orta halli biriymiş. Ve üstelik aşırı kıskanç.

Normalde dedeleri tonton yanaklı, beyaz sakallı, gözlüklü, güler yüzlü diye düşünürsünüz ama hiç öyle biri değil. Anneannemle evlendikten sonra daha beter biri haline gelmiş.

Ben doğduktan sonra huysuzluğu biraz hafiflese de aynen devam etmiş.

Birkaç yıl önce yaşanmış bir olayı da anlatayım.

Yazının Devamını Oku

Gerçek hayatta görmediğim birinden hoşlanıyorum

İnternetteki bir sohbet uygulamasında genç bir adamla tanıştım. Gerçek hayatta hiç görmediğim halde ondan çok hoşlanıyorum. Yurtdışında yaşıyor ve yanına gidemediğim için üzülüyorum.

Bundan yaklaşık 9-10 ay önce tanışma uygulaması üzerinden bir çocukla görüştüm.

Kendisi, bir İskandinav ülkesinde yaşıyor.

Benden 5 yaş büyük.

Onunla konuşmaktan çok keyif alıyorum.

Biraz içine kapanık birisi gibi... Kendisini pek beğenmediğini söylüyor.

Bazen işi olmadığında bütün gün benimle yazışıyor. Ama bazen de 2-3 gün hiç yazmıyor.

Sanırım gerçek hayatta hiç görmediğim halde ondan çok hoşlanıyorum.

Ancak ayrı ülkelerde ayrı hayatlarımız olması durumu içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. Onun benim hakkımda gerçekte neler düşündüğünü bilemiyorum.

Yazının Devamını Oku

Eşim kendimi değersiz hissettiriyor

Eşim, bana hakaret ediyor ve farklı farklı kadınlara ilgi duyuyor. Artık kendimi çok değersiz hissediyorum...

Eşimle birbirimizi severek evlendik. İkimiz de çalışıyoruz. Eşim kurumsal bir şirkette çalışıyor ve bu ay terfi aldı.
Ben ise kendi işyerimde çalışıyorum. Bu arada 1.5 yıllık da evliyiz. Evliliğimizin ilk aylarında başka bir kadınla konuşmasını yakaladım. Bu olayı aştığımızı düşünürken, baktım ki farklı farklı kadınlara ilgi duyuyor. Kendimi çok değersiz hissediyorum.
Bu adam sürekli beni aşağılıyor ve kötü sözler söylüyor. Sürekli evin içinde bir huzursuzluk var.
Problemleri çözmek yerine bana bağırarak konuyu kapatmayı tercih ediyor. Bu arada kendisi sürekli bazı bahis oyunları oynuyor ve kaybediyor. Borcu çok.
Boşanmak istediğimi söyledim. Beni ciddiye almadı. Bu adamı bu şekilde kabul etmeye çalışıyorum ama kabul etmek kendime saygısızlık gibi geliyor.
Beni kadınlığımla vuruyor, “Sen de kadın mısın, kadınlık bu mu” gibi ağır cümleler sarf ediyor.
“Sorun nedir?” diye sormayı deniyorum ve hep aynı cevap:

Yazının Devamını Oku

Benimle zorla birlikte olduğunu eşine anlatacağım

İşyerinden tanıştığım gençle ilişkiye başladık. Hem benimle zorla birlikte oldu hem de bunun üzerine evli olduğunu öğrendim. Öfke doluyum, eşine her şeyi anlatmak istiyorum.

Güzin Abla, ben 22 yaşında, bekar bir genç kızım. Uzun süredir iyi bir firmada çalışıyorum.

8 ay kadar önce işyerimde bir gençle tanıştım. Çok iyi anlaştığımızı görünce onunla ilişki yaşamaya başladım.

Biraz fazla baskıcı davrandığını ve cinsel birliktelik konusunda üzerime fazla düştüğünü görünce ona bakire olduğumu ve asla onunla cinsel ilişki yaşayamayacağımı söylemiştim.

O da kabul etmişti.

Ama beni razı edip evine gittiğimizde, önceleri sadece öpüşürken birden kıyafetlerimi çıkarmaya başladı.

Karşı koymama rağmen benimle zorla birlikte oldu.

Şimdi çok perişanım.

Çünkü bu olaydan bir süre sonra bir başkasıyla evli ve iki çocuk babası bir adam olduğunu öğrendim. Zaten bunu ona sorunca inkâr etmedi, hemen kabul etti. Şimdi sana soruyorum abla, bu adam evliyse neden başkalarıyla çıkıyor?

Yazının Devamını Oku

Babam ‘Anneni ikna et’ diye yalvarıyor 

Babam yıllarca anneme şiddet uyguladı, hakaretler etti. Beni de daha 16 yaşındayken zorla evlendirdi. Annem sonunda boşanma davası açtı. Şimdi babam, annemi barışmaya ikna etmem için bana yalvarıyor.

Merhaba, size yazmamın nedeni çaresizlik...
Annem ve babam bundan yaklaşık 24 yıl önce evlenmiş. Daha doğrusu annemi babamla zorla evlendirmişler. Annem sürekli şiddet, baskı görmüş, hakaret, küfür duymuş babamdan.
Babam bu yaptıklarına yıllar boyu sorumsuzca devam etmiş.
Sonra biz üç kardeş dünyaya gelmişiz; iki erkek, bir kız.
Babam bize karşı babalık görevlerini yerine getiremediği gibi bizi okutmadı.
Ben 21 yaşındayım ve daha 16 yaşındayken babam tarafından evlendirildim. Çok kötü bir hayattan başka kötü bir hayata atıldım.
Evliliğimde annemin yaşadıklarını yaşadım 5 yıl boyunca.

Yazının Devamını Oku

Annem hep yanımda

Her yıl Anneler Günü yaklaştıkça, hep aynı düşünce beliriyor kafamda... Anneleri yanında olanlar için çok keyifli bir gün bu... Ama ya annesi yanında olmayanlar? Ya annesini kaybetmiş olanlar?

Yarın Anneler Günü... Annesi yanında olsun olmasın, herkesi duygulandıran, annelerini düşündüren bir gün. Her zaman söylediğim gibi, anneleri tek bir gün düşünmek, tek bir gün kutlamak, tek bir gün anımsamak değil elbette amaç.
Ama hiç değilse bir gün anneliğin kutsallığını hafızalarımıza kazıyan bir gün... Annelerini kaybetmiş olanlar içinse buruk bir gün.
Bu yüzden bu sevgili ve eşsiz varlık henüz yanınızdaysa, lütfen onu kırmadan, üzmeden önce bir kez daha düşünün. Onun değerini bilin ki yarın öbür gün pişmanlıklar duymayın.
Esasen tüm anneleri senenin her günü anıyoruz da bu Batı’nın bayramlaştırdığı mayıs ayının ikinci pazar gününde çok daha duygulu ve heyecanlı olarak onları yad ediyoruz.
Her yıl Anneler Günü yaklaştıkça, hep aynı düşünce beliriyor kafamda... Özellikle de annemi kaybettiğimden beri... Diyorum ki, anneleri yanında olanlar için çok keyifli bir gün bu... Annelerine sevgilerini bir kez daha gösterebilmek, onun sıcacık yanaklarından öpebilmek, onun gülümseyen mutlu yüzünü görebilmek için ne güzel bir gün...
***
Anneler Günü için yazmak istediğim yazı bu muydu? Bilemiyorum... Annesiz geçirdiğim kaçıncı Anneler Günü bu? Ve bu yaşımda bile annesizliğin tüm yoksunluğunu hissediyorum ben de.

Yazının Devamını Oku

Annem “Keşke seni doğurmasaydım” dedi

Annem sürekli bana ters davranıyor. Her gün “Keşke seni doğurmasaydım” gibi sözcükler söylüyor. Bu da kalbimi parçalıyor...

Yaşım 13... Annem beni sabah çatık kaşlarla, asık suratla ve bağırarak uyandırır. Gece 1-2 gibi uyuduğum için sabah 11 gibi kalkabiliyorum. Geç uyandığım için de sabahları bana çok sinirli davranıyor.
Sorunu çözmeye çalışmak için iletişim kurduğumda yine sadece kendi konuşarak, benim geçmişten bu yana tüm hatalarımı sayarak bağırmaya devam ediyor. Sorun sadece bu da değil. Benim bir buçuk yaşında küçük erkek kardeşim var. Annem ev temizliği ve yemeğiyle ilgilendiği için kardeşime zaman ayıramıyor.
Dolayısıyla sabahtan akşama kadar onunla ben ilgileniyorum. Bu aşırı yorucu bir durum. Anneme benim de ara ara dinlenmeye ihtiyacım olduğunu dile getirdiğimde bana şu tepkiyi veriyor: “Yaptığın işi de başa kakmasan olmaz. Kolaysa sen gel yemek, temizlik yap.”
Bugün mesela 4. defa beni sarsacak, kıracak cümleler kullandı. Örneğin, “Keşke seni doğurmasaydım, iğrenç, pislik...”
Hatta küfür bile ediyor bana. Bu sözcükler kalbimi parçalıyor. Bazen diyorum ki, “Aramızdaki sorunların kaynağı ergenlik döneminde olmam mı?” Annem geçmişte kendi ailesi ile bazı sorunlar da yaşamış. Mesela öz anne ve babası onu dışlamış, diğer kardeşlerine bakmış. Onu bir aileye vermişler. Annemi de şu an ki üvey (ama aslında öz gibi) olan anne ve babası büyütmüş, sahiplenmiş. Bana karşı bu öfkesinin ya da çıkışlarının bu durumdan da kaynaklanabileceğini düşünüyorum. Güzin Abla, ne yapmalıyım? Rumuz: Annemle aramızdaki sorunlar

YANIT

Sevgili küçüğüm, bu yaşta böyle üzüntüler, acılar içinde olman beni gerçekten çok üzdü.

Yazının Devamını Oku

Benden yaşça büyük sevgilim çok kıskanç

Benden yaşça biraz büyük bir hanımla beraberim. Aramızdaki yaş farkından dolayı beni çok kıskanıyor ve sık sık kavga ediyoruz...

Sevgili ablacım bütün okurlarına yardımcı oluyorsunuz, umarım benim mektubumu da dikkate alırsınız...
24 yaşında bir gencim. Bundan üç sene önce bir kafede onunla tanıştım. Bu hanım benden biraz büyük, evlenip boşanmış...
Hâlâ da birlikteyiz ama kavga edip duruyoruz...
Hep suçlu olan biri var; o da benim... Ona kızmıyorum, kızamam da ama onu kaybetmekten çok korkuyorum. Bu yüzden size başvurmak istedim.
Bu hanım oldukça kıskanç, benim daha genç olmam onu kıskançlığa sürüklüyor.
Bazen telefonumu karıştırıyor, bilinmeyen bir numaradan gelen bir telefon ya da mesaj onu öfkelendiriyor.
Bazen bu yüzden, bazen de benden bir şey istediği zaman yerine getiremeyince yalan söylemek zorunda kalıyorum.

Yazının Devamını Oku

Ailem sevgilime kuşkuyla yaklaşıyor

Sevdiğim gencin başından bir evlilik geçtiğini yeni öğrendim. Kendi içimizde durumu halletsek de ailem sevgilime karşı hâlâ kuşkuyla yaklaşıyor. Bunun düzelmesi için ne yapabilirim?

22 yaşında, üniversite mezunu genç bir kızım. 1 yıllık ilişkim var. Sevgilim de okulunu bitirmiş, mesleği elinde, doğaya, insana, hayvanlara karşı duyarlı ve hep yanımda olan bir insan.
Sevgilimle çok mutluyuz, birbirimizi çok seviyoruz.
Ama başından daha önce bir evlilik geçmiş. Bunu bana 2-3 ay önce söyledi. Toplumda yerleşmiş bir kanı var, biliyorsunuz bunu yıkmak çok zor. Sevgilim de bu yüzden onu yanlış anlarım ve bu güzel giden ilişki biter diye korkmuş, söyleyememiş.
Başta tabii ki şaşırdım, kaç ay sonra bunu öğrenmem beni büyük hayal kırıklığına uğrattı.
Olayı daha tam ben üzerimden atamamışken ablam da moralimin bozuk olduğunu anlayıp bana ne olduğunu sordu. Ben de anlattım.
Daha sonra anneme ve abime de... Annem “Onu seviyordum ama soğudum” dedi. Abim ise “Sen inanıp seviyorsan bizim için bir sıkıntı yok” dedi.
Ama ablam biraz kuşkucu ve araştırmacı bir insan olduğu için hem ona karşı tavır aldı hem de eski eşiyle birlikte olan sosyal medya hesaplarını bulup bana gösterdi. Ben görünce daha da yıkıldım tabii.

Yazının Devamını Oku

Eşimin bitmeyen istekleri var

Eşim her istediğini borç yaptırarak aldırdı, sonunda ödeyemeyecek duruma geldim. İstekleri bir türlü bitmiyor. Lütfen bana yol gösterin, ne yapacağımı bilemez oldum...

Eşim, nişanlılığımızın ilk 6 ayında beni 20 bin TL borca soktu. “Beraber çalışıp öderiz” diye beni rahatlattı.
Bir yandan “Hiçbir istediğim olmuyor ve nişanı atasım var” diye sızlanıyordu. Bu süreçte her istediğini yaptırdı.
Ben her ay onlara elim boş gitmezdim. Birlikteyken de kendisine bir şeyler almak için alışveriş yapardı.
Her istediğini alırdım.
Evlendikten sonrada devam etti istekleri. Ya ağlayarak ya tavır yapıp küserek her istediğini aldırdı bana.
Hepsi de borçla...
Ailesinin bulunduğu şehre yerleştik.

Yazının Devamını Oku

Nikâh sonrası 2. kadın olduğumu öğrendim

Eşimle imam nikâhı kıydıktan sonra onun aslında başkasıyla da evli olduğunu öğrendim. Artık çok zor durumdayım...

24 yaşındayım ve eşimle 1 yıl flört dönemimiz oldu. Sonra bana evlenme teklifi etti.
Onun aşırı ısrarı üzerine dini nikâhımızı kıydık. Ama sonrasında eşimin evli ve 4 çocuk babası olduğunu öğrendim. Mecburen kaçmak zorunda kaldık.
Babam bizi buldu ve ailemin her şeyden haberi oldu. Sonra da düğünümüz oldu.
Çocuklar eşimin annesinde kalıyor.
Eşi de aynı yerde, yani annesinin evinde...
Bu kadar zor şartların sonunda 4 buçuk yıldır evliyiz. Bir de çocuğumuz oldu. Ama bana değer vermiyor.
O benim için her şeyi göze alan adam inanılmaz derecede değişti. Başka kadınlara ilgisi var. Her ne kadar beni sevdiğini söylese de sevilmediğimi hissediyorum.

Yazının Devamını Oku

Kariyer yapmama engel oluyorlar

Ben kariyerimde ilerlemek, yaşam koçu olmak istiyorum. Eşimin ailesi ise üçüncü çocuk için baskı yapıyor...

Evliyim ve iki kızım var. 32 yaşındayım. Eşim özünde saygısız, küfürbaz biri... Farklı karakterlere sahibiz. Ben çalışmıyorum ama evde online derslerle kendimi geliştiriyorum.

İyi bir yaşam koçu olma yolunda ilerliyorum.

Gelin görün ki eşimin ailesi buna izin vermiyor ve onlarla baş edemiyorum. Örneğin ben başka çocuk istemiyorum. Eşim de belki bu konuda ısrar etmiyor ama görümcem yüzünden devamlı kavga ediyoruz. Görümcem, “Oğlan çocuk doğurmazsan seni boşatırız” diyor. Ben buna katlanamıyorum. Hayallerim var ve ne yapacağımı şaşırdım.

Bir de iki yıl önce aldatıldım ve artık eşime güvenim yok.

Çünkü tekrar aldatacağını da biliyorum. Bunun için üçüncü çocuğu istemiyorum ve artık kariyer yapmak istiyorum. Bunu söylediğimde, eşim de ailesi de dalga geçiyor.

Rumuz: Üstelik aldatıldım

YANIT

Sevgili kızım, ayaklarının üzerinde durmak, kariyer yapmak için geç bile kalmışsın.

Yazının Devamını Oku

Attığı cinsel içerikli mesajlardan rahatsız oldum

İnternette tanıştığım biriyle flört etmeye başladık. Fakat bana attığı mesajlardaki tüm sözleri cinsel içerikliydi. Bu mesajlardan rahatsız olunca onunla görüşmeyi kestim...

21 yaşında, üniversite sınavına hazırlanan genç bir kızım Güzin Abla. Sana o kadar çok yakın hissediyorum ki kendimi...
Hiç ablam yok, belki de bu yüzden kendimi birilerine anlatma isteği duyuyorum...
Yaklaşık 2 buçuk ay önce sosyal medyadan biriyle tanıştım. Aynı şehirdeyiz, köylerimiz yakın ama şu an merkezde oturuyor kendisi.
Güvenmek istedim birine ve o da bu kişi oldu.
Uzun bir aradan sonra birini sevmek istedim.
Birkaç haftalık konuşma sürecinden sonra kendimi bir ilişkide buldum.
Mutluydum bir yandan ama bir taraftan da sınav hazırlığım olduğu için tereddüt dolu bir süreçti. O karşılıklı görüşmekte çok ısrarcıydı.

Yazının Devamını Oku

Eşim beni öldüresiye dövüyordu

Eşim evliliğimizin ilk aylarında kendi ailemi görmemi yasakladı. Buna karşı çıktığım zaman da beni öldüresiye dövdü...

Ben yurtdışında yaşayan, 21 yaşında genç bir kadınım. Geçen sene biriyle tanıştım, çok sevdim ve evlenmeye karar verdik. Ailem evliliğime çok karşıydı. Çünkü damat adayına güvenmiyorlardı.
“Bundan sana koca olmaz, ne olur vazgeç” dedi annem ve babam. Ama ben dinlemedim, çok sevdim ve geçen yıl evlendim.
Düğüne kadar eşim de ailesi de bir dediğimi iki etmiyordu. Ama düğünden sonra eşim ailemi görmemi yasakladı. Karşı çıktığım zaman da beni öldüresiye dövdü.
O zamanlar öğrenciydim.
Eşim ve ailesi, “Okulu bırakıp evinin kadını olacaksın. Evde oturup çocuk yapacaksın” dedi.
7 ay evli kaldım ve her gün eşimden dayak yedim.
Eşimin başkasından çocuğu olduğunu düğünden sonra öğrendim. Alkolik ve madde bağımlısı olduğunu da sonrasında öğrendim.

Yazının Devamını Oku

Aramızdaki tek sorun ailesi

Sevgilimin ailesi bana çok kötü davranıyor. Konuştuğum her şeyi sevgilime yetiştiriyorlar. Ne yaparsam yapayım onlara yaranamıyorum.

Güzin Abla merhaba, birkaç yıldır devam eden bir ilişkim var. Aramızda ufak sefek sorunlar çıkıyor. Ama gerginlik çıkarmama sebep olan tek sorun ailesi.
Annesi ve kız kardeşi ile tanıştım. Önceleri kız kardeşinin bana karşı ciddi kırıcı konuşmaları oldu.
Benim hiç hatam olmadığı halde, ben sürekli ondan hep özür diledim, hediyeler alıp gönlünü almaya çalıştım.
Sonunda barış sağladık.
Şimdi de bir süredir gerek telefonda gerek yüz yüze annesi veya kardeşi ile konuştuğum her şey direkt sevgilime söyleniyor.
Mesela, “Ben bu yemeği sevmiyorum” gibi basit bir cümleyi bile gidip ona söylüyorlar. “Böyle dedi, pot kırdı, saygısızlık etti” diye ifade ediyorlar. Sürekli arkamdan konuşuyorlar. Sevgilim de bunları gelip bana söylüyor.
Onlara karşı hiç kötü niyetli değilim, hep iyi davranıyorum.

Yazının Devamını Oku

Sanırım evlenmekten korkuyorum

Erkek arkadaşımdaki kıskançlık ve asabiyet sorununun evlenince şiddetlenmesinden korkuyorum. Etrafımdaki kötü evlilikler de beni kötü etkiliyor.

Güzin Abla, ben 21 yaşında bir üniversite öğrencisiyim.
3 yıla yakındır süren bir ilişkim var. Erkek arkadaşım da benimle aynı yaşta ve üniversite öğrencisi.
Gayet uyumlu, sınırlarını bilen bir birlikteliğe sahibiz. Erkek arkadaşım özel alanıma saygı duyar, beni gerektiğinde kendimle baş başa bırakır. Güzel iltifatlar eder ve sürprizler yapar. Hedeflerime saygı duyar ve beni motive edip destekler.
Ama aynı zamanda çok kıskanç ve biraz asabi. Etrafımdaki ilişkilerde bu olumsuz yönlerin, evlenince şiddetini daha çok artırdığını gördüm.
Erkek arkadaşımda da bu kıskançlık ve asabiyetin evlenince şiddetlenmesinden korkuyorum.
Ben zaten sınırlarını bilen bir kadınım. Erkek arkadaşıma saygısızlık olacak hiçbir eylem ve harekette bulunmuyorum.
Ayrıca ben kendim de bu durumu defalarca ona ifade ediyorum. Yine de onun aşırı kıskanç davranışları oluyor. Buna engel olamıyorum.

Yazının Devamını Oku

Evli bir kadınla birlikteyim

Aşık olduğum kadın evli ve küçük bir çocuğu var. Ama birbirimizi çok seviyoruz, ayrılamıyoruz. Bir yandan da kendimi vicdanen rahatsız hissediyorum. Nasıl bir yol izlemem gerektiğini bilmiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 35 yaşında, iyi bir mesleği olan, hali vakti yerinde bir adamım. 10 yıllık evliliğimi, yakın zamanda eşimden boşanarak bitirdim.
Şu an birlikte olduğum bir kadın var. Ben ona deliler gibi aşığım. O da beni seviyor.
Fakat işin tatsız yanı sevdiğim kadın evli ve küçük bir çocuğu var.
Duygularımıza engel olamayıp cinsel anlamda da beraber olduk. Artık birbirimize daha fazla bağlandık.
Ne yaparsak yapalım bir türlü birbirimizden kopamıyoruz.
Sizce hata mı yapıyoruz? Zaman zaman ayrılmayı düşündük ama yapamadık.
Bir iki gün sonra yine birbirimize koştuk. Şimdi ben çok zor durumdayım, ne yapacağımı bilemiyorum.

Yazının Devamını Oku

1 ay sonra amcamın oğluyla evleneceğim

Ben yurtdışında yaşayan, 21 yaşında genç kızım. Ve bu sene Türkiye’de amcamın oğluyla nişanlandım.

Şu anda kafamı kurcalayan bir sorunum var; “bakire miyim, değil miyim” bilmiyorum...
Hayır, düşündüğünüz gibi değil. Ben, hiç kimseyle ilişkiye girmedim ama zaman zaman kendi kendimi tatmin için mastürbasyon yaptım.
Zaten küçük yaşta regl oldum. Utangaç ve çekingen biriyim.
O yaşlarda da çok utanıyordum pantolonuma bir şey geçecek diye.
Haliyle birkaç defa tampon kullandım.
Yakında düğünüm olacak ve bu yüzden çok korkuyorum.
Gerek kendi kendimi tatmin ederken, gerekse tampon kullanırken, bekaretimi bozmuş olabilir miyim?

Yazının Devamını Oku