"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin  Abla

Bir odada çürüyüp gidiyorum

Annem ve babamdan hiç şefkat görmedim. İşten çıktığım için eve maddi destek olamamaya başlayınca tavırları daha da sertleşti. Resmen beni kovuyorlar. Kendimi odama kapattım, burada çürüyorum.

Merhaba Güzin Abla... Ben aslında uzun zamandır sana yazmak istiyordum, kısmet bugüneymiş.
Biz üç kardeşiz. Ben en büyükleriyim ve bu yıl 40 yaşımı doldurdum.
Kız kardeşim evli, erkek kardeşim ise bekar...
Ailemle aynı evde yaşıyorum. 14 yaşında çalışmaya başladım.
Kardeşlerime hem ana, hem baba oldum, anneme hem maddi hem manevi destek verdim.
Bir zamanlar birini çok sevdim, kısmet olmadı, evlenemedik. Yıllarca ayrılık acısı çektikten sonra iyi insan diye biriyle evlendim. Gerçekten de çok iyi bir insandı. Ama eşim iktidarsızdı, 3 yılın sonunda evlenirken bana söylemediği ve tedavisi olmayan hastalığı sebebiyle ayrıldık.
Mecburen yeniden o cehennem eve döndüm! Babam maalesef geçmişte alkol bağımlısıydı, şimdiyse hovarda, ucuz kadınlarla görüşmeye meraklı, eve üç kuruş faydası olmayan bir adam. Annem, ah annem, ciğerimi yakan insan. Annem o kadar cahil, o kadar mantıksız, o kadar eski kafalı ki, dayanamıyorum artık.
Hayatım boyunca ne annemden ne babamdan şefkat ve sevgi gördüm ben.
3 yıldır işsizim, ekonomik şartlar bozulunca iyice değersiz oldum. Ve bu durum artık sözlere de döküldü.
Annemle sürekli kavga ediyoruz; o kadar acımasız ki bana karşı. Oysa erkek kardeşime toz kondurmaz.
Kendisi annemin her şeyine küfreder ama yine de o bir tanedir. O erkek, ona her şey mübah.
Kız kardeşim kendine laf söyletmez. Evli olmasının da avantajı var, çünkü annem onun eşinden ve dünürlerinden çekinir.
Bense bu evde her gün ölüyorum abla. Dedim ya kendimi bildim bileli kardeşlerime ben baktım.
Birlikte program yapıp tatile gitmeler, yemeler, içmeler, gezmeler.
Şimdi bir gün olsun “Abla sen de gel” diyen yok.
Yıllarca çalışıp kazandığımı aileme harcadım, birikim yapamadım. Şimdi onlar için pul kadar değerim yok.
Annem avaz avaz bağırır “Seni istemiyorum, defol git, kiraya çık” diye. Babam zaten doğuştan sevmez beni, nedenini bilemedim hiç.
Bense bir kızım olsun isterdim hep, göremediğim sevgiyi ve şefkati ona vermek, onu ölesiye sevmek için... Allah onu da nasip etmedi.
Abla ben ölüyorum bu evde, tek bir odada çürüyüp gidiyorum. Odanın dışında annem babam var ya, başka düşmana ihtiyacım yok.
Artık sınırdayım. Ya aklımı kaybedeceğim ya da kendimi öldüreceğim. Başka seçenek var mı sizce?
◊ RUMUZ: BEN EVLAT DEĞİL MİYDİM

YANIT

Aman Allah korusun kızım, bu nasıl düşünce...
Evet, okuduklarım hiç hoşuma gitmedi, zor bir yaşamın olmuş, orası kesin. Ama ölümü düşünmek çok yanlış...
Dünyada o kadar büyük acılar var ki, bu yaşadıkların onların yanında solda sıfır kalır inan. İnsanın ailesinden sevgi ve şefkat görmemesi elbette çok acı. Ama artık bunu sorun yapmamalısın. Çünkü değiştiremezsin.
Değiştirebileceğin şu var.. Acilen bir iş bulmak, çalışmak, yeni bir yaşam kurmak.
Tabii bu arada biraz o odanın dışına çıkmanı, çevre edinmeni öğütleyeceğim sana. Çünkü henüz çok gençsin, hiçbir şey için çok geç değil. 40 yaşındasın ve sanki senin için her şey bitmiş gibi düşünüyorsun.
Evlenebilirsin ve o çok istediğin kız evlada da kavuşabilirsin hâlâ.
Bu karamsar dünyanı terk etmen, dertlenmeyi bırakıp eski arkadaşlarınla buluşman, yeni arkadaşlar edinmen gerek. Yeter ki umutlarını yitirme, bu karanlık ortamdan sıyrılmayı başar...

X