GeriGüzin Abla Bir matadorun sonu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir matadorun sonu

Matador Torero Alvaro Munera’nın mesleğini bırakma hikayesi hayli ilginç. Öyle bir olay yaşamış ki, boğa güreşine düşman biri haline gelmiş. İşte derslik hikaye...

Bu inanılmaz fotoğraf matador Torero Alvaro Munera’nın kariyerinin bitişini temsil ediyor. Daha doğrusu matadorluğu bırakışını...
Fotoğraftaki matador Alvaro Munera, bu dövüşten kısa süre sonra kariyerine son verme kararı aldı.
Gösterinin son anlarına doğru gücünü yitiren, başı dönen ve nefesi tükenen Alvaro, ringin köşesinde yığıldı ve hareketsiz kaldı.
Boğanın ona yaklaştığını görünce onun için korkulu sonun yaklaştığını bedeninde hissetti. Ancak boğa ona hiçbir şey yapmadı.
Savunma yapmayan adama karşı boğa öylece durdu ve ona bakarak bağırdı.
Yarıştan sonra matador şöyle konuştu: “Boğa gözümün içine bakarak bağırdı, sadece bağırdı. Sırtına kılıçlar batırdığım hayvan bana zarar vermedi. İstese beni oracıkta öldürebilirdi fakat sadece gözlerime bakıp bağırdı.
Sanki haykırıyordu...
Her hayvanda olduğu gibi onun gözlerinde de masumiyet vardı. Ona neden bunu yaptığımı soruyordu sanki... Korkum, utanca dönüşmeye başlamıştı.
Çünkü benim ona yaptığım gibi, bana savunmasızken zarar vermeyi tercih etmedi.
O an kendimi o gün dünyanın en vahşi insanı gibi hissettim.”
Bu gösteriden kısa süre sonra Munera, matadorluğu bıraktı ve boğa güreşi gösterilerinin sona erdirilmesi için kampanyalar yürüten topluluklara destek vermeye başladı. ◊ Rumuz: Dikkatinize

Bir matadorun sonu

YANIT

Her zaman İspanya halkının bu korkunç ve haksız mücadeleden nasıl zevk aldığını düşünmüş durmuşumdur.
Bu dövüşleri seyretmeye katlanamam.
Arada televizyonda şöyle bir gözüme çarptığında çok kötü olurum. Boğaların vücutlarına, özellikle tam sırtlarına mızraklar saplanmış, kanlar içinde, inanılmaz ıstırap çektiklerini görmeye insanların nasıl katlanabildiklerini anlamam mümkün değil. Giderek bu geleneksel eğlence dünyadan da tepki görmeye başladı.
Dilerim çok yakında da yasaklanır.
Matador Munera’nın bu tepkisi, kampanya başlatması son derece olumlu bir davranış.
İnşallah herkes onun gibi bu olaylardan ders alır ve doğru yolu bulur.

Kürk üretiminin ithali yasaklanmalı

Çeşitli yayınlardan edindiğimiz bilgilere göre hayvanlara zalimce uygulamalarla elde edildiği için İngiltere’de kürk üretiminin yasaklanmış olduğunu öğrenip sevinmiştik.
Ancak Türkiye dahil birçok ülke kürk ithalatına devam ediyor.
Dolaylı yoldan bu barbar sektöre hizmet devam ediyor. Hayvan
Hakları Savunucuları olarak her türlü kürk ithalatının acilen yasaklanması bekliyoruz. Hayvana zulmü reva görenler dünyaya barış ve huzur getiremezler.
Saygılarımla.
◊ Hamiyet Şahin Hayvan koruma gönüllüsü

Bir matadorun sonu

YANIT

Şunu söylemeliyim ki, yalnızca çevremden gördüğüm kadarıyla kürk giyen hanımların büyük çoğunluğu kürkün nasıl elde edildiği hakkında en ufak bir bilgisi yok. Bunun nasıl büyük bir vahşet içerdiğini, hayvanın canlı canlı yüzüldüğünü defalarca anlatmaya çalıştık.
Ama görüldüğü gibi kadınlar hâlâ bu vahşi cazibeye kapılmaktan geri kalmıyorlar.

X

Eşim beni aldatıyor mu

Eşimin beni aldattığını düşünüyorum. Boşanmaya da karar verdik. Fakat annesi ayrılmamıza karşı çıkıyor. Sanki benden bir şeyler gizliyorlar.

7 yıllık evliyim, fakat eşimle iletişim problemimiz var. Eşimi evlilik terapisine davet etmeme rağmen, kabul etmedi. Bir süre önce kuzenimin hamile olduğunu duydu.
Sırf onların çocuğu oluyor diye, hiç hazır olmadığımız halde çocuk yaptık. Oysa o çok sorumsuz, devamlı dışarıda...
Fabrikada çalışıyor, devamlı “mesaiye kalıyorum” demeye başladı. Kendisine son bir şans verdiğimi söylememe rağmen düzelmedi.
“Maddi sıkıntılarım var” diyor fakat kendisine sürekli alışveriş yapıyor. Bu arada bize ailesi bakıyor. Ben çok yoruldum artık bu durumundan.
Eşim oğluyla da benimle de hiç zaman geçirmiyor. Hayatında biri olduğunu düşünüyorum. Bu durumu gören ailem benim adıma boşanma kararı aldı. O da kabul etti. Benim fikrimi bile almadılar.
Annesi 1 aydır bende kalıyor ve boşanmamıza karşı çıkıyor. Ama eşimin benden bir şeyler gizlediğini düşünüyorum.
Telefonunda mesajlar yakalıyorum. Bana “otomobil kiralamadan geldi” diyor ama gelen mesajın profilinde kız fotoğrafı var.

Yazının Devamını Oku

Eşim ve kayınvalidem kilolarıma takmış durumda

Ben zaten fazla kilolarımdan rahatsızken bir de eşimin bunu dalga konusu yapması aşırı derecede canımı sıkıyor. Kayınvalidem de ne zaman görüntülü konuşsak “Aa yine kilo almışsın!” diyor.

Merhabalar, 7 yıllık evliyim ve 5 yaşında bir kızım var.
Eskiden 50 kiloydum. Hamilelik ve doğum süreciyle 70 kiloya kadar çıktım. Kızım büyüdü, ben hâlâ zayıflayamadım. Şu an 74 kiloyum ve bu durum beni aşırı rahatsız ediyor.
Ben zaten yeterince bu durumdan rahatsızken, bir de eşimin davranışları ve kilolarımı dalga konusu yapması aşırı derecede canımı sıkıyor.
Çok monoton bir hayat yaşıyorum. Hayatım sadece “işe git gel, çocukla ilgilen” şeklinde ilerliyor.
Masa başı çalışıyorum ve inanın sabah 05.30’da yataktan kalkmamla başlayan günüm, akşam 17.00’ye kadar hareketsiz bir biçimde geçiyor. Hiç mutlu değilim.
Şehir dışında yaşayan kayınvalidem de ne zaman görüntülü konuşsak, telefonu açar açmaz “Kızım nasılsın” demek yerine, “Aa yine kilo almışsın” diyor.
Soruyorum size, bir insan durmadan kilo alıp durur mu? Saatlerce ağladım bu sözlere.

Yazının Devamını Oku

Bana ilgi gösterilince hemen aklım kayıyor

Düzgün giden bir ilişkim var ama herhangi biri ilgi gösterince hemen aklım kayıyor. Biri bana gülümsese kalbim çarpıyor. Bu huyumdan nasıl kurtulurum?

Ben bazı huylarımdan rahatsızım. Kendimi bildim bileli sürekli ilgi görmek isteyen, sevmek, sevilmek isteyen biriyim. Tabii ki bunu kim istemez ki ama benimki biraz dozunu aşıyor.
25 yaşındayım ve 2 yıldır sevgilim var. Güzel ve alımlı biriyim. Sevgilim de olgun, anlayışlı, beni gerçekten çok seven bir erkek. Çok huzurluyuz. O bana âşık, ben de ona. Başta onu sevmiyordum fakat sevgisi ve karakteri beni ona bağladı.
Sorun benim hâlâ birilerinden etkilenmem. Acaba sevgilimi tam sevmiyor muyum? Konu aslında bu değil. Ben hep aynıydım. Biri bana ilgi gösterse hemen aklım kayıyor.
Kendimi tutuyorum ve yanlış yollara girmiyorum ama gönlümün kayması bile beni huzursuz ediyor.
Önceden de hiç olmayacak kişileri sırf ilgileri yüzünden sevdim. “Bu kişi ile evlenmem” diyorum ama azıcık ilgisi olsa kalbim kayıyor.
Bu normal değil. Aslında sevgi dolu ve huzurlu bir ailede büyüdüm. Sevgi görmeyen biri de değilim. Sevgilim de bu devirde bulunmayacak karaktere sahip. Ona haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Gönlüme hakim olamıyorum.
Geçenlerde bir yazınızda gördüm. Biri daha böyle bir şey sormuştu. “Otobüste birini görsem etkileniyorum” demişti. Okudukça kendimi gördüm. Aynı şekilde yoldan geçerken biri gülümsese kalbim çarpıyor. Biri baksa, biri dertleşse etkileniyorum. Çok saçma değil mi?

Yazının Devamını Oku

Sevgilimi 3 yıldır anlayamadım

Sevgilimle 3 yıldır beraberiz. Ama onu hiçbir zaman anlayamadım. Çünkü ben ona göre daha şanslıyım. Onun ailesiyle olan problemleri oldukça zor.

Sana daha önce de yazmıştım. Dediklerine harfiyen uydum ve o sorunları atlattım. Bunun için çok teşekkür ederim.
Ama hâlâ bazı problemlerle boğuşmaktayım. Bir sevgilim var. İkimiz de 20 yaşındayız.
Kendisiyle ayrılık kararı aldık. Kendisinin ayrılma sebebi, iyi bir insanla iyi bir gelecek istemesi. Aşk karın doyurmuyormuş, öyle diyor...
Oysa benim ailem gayet varlıklı. Bugün “okumuyorum” desem ve babamın işlerini devralsam yine çok rahat geçiniriz ama o istemiyor.
Ben çok başarılı bir öğrenci değilim. Onunla beraber üniversite okumak için başka şehre geldim. O başarılı bir öğrenci. Benim amacım okuduğum bölümü en kısa zamanda bitirmek ve ona göre hayatıma yön vermek.
O da bunu bilerek buraya gelmemi istedi. Daha sonraki konuşmalarımızda çok zor bir dönemden geçtiğini, bu yüzden de uzun bir süre ayrı kalmak istediğini söyledi.
Sebebine gelince, annesi hayatta ama kızını öldü olarak biliyor. Çünkü akıl hastanesinde.

Yazının Devamını Oku

Eşim oyun bağımlısı

Eşim evde tüm zamanını bilgisayar oyunu oynayarak geçiriyor. Bana ve çocuğumuza vakit ayırmıyor. Bu durum çok moralimi bozuyor.

Güzin Abla merhaba, ben ve eşim öğretmeniz ve üç yıldır evliyiz. Bir buçuk yaşında bir çocuğumuz var.
Eşim bir yıl önce bir arkadaşı vasıtasıyla internette popüler bir oyunu oynamaya başladı. Bir yıldır bıraksın diye uğraşıyorum ama bıraktıramadım.
Bizimle vakit geçirmek yerine sürekli oyunla vakit geçiriyor. Söylediğimde ise “Tek eğlencem bu” diyor. Okuldan gelir gelmez bilgisayar başında. Çok bunaldım diye beni arada dışarı çıkarıyor ama bir süre sonra “haydi dönelim” diyor ve hemen bilgisayar başına geçiyor.
Kendisinden soğumaya başladığımı ifade ediyorum, “Abartıyorsun” diyor. Ne yapacağımı bilemez haldeyim. Eskisi gibi vakit geçiremiyoruz. Beni çok seviyor, biliyorum. Ama bu böyle devam etmez. Ne yapmalıyım? ◊ Rumuz: Yalnız öğretmen

YANIT
Sevgili kızım, bu internet zaten başlı başına bağımlılık yaratıyor.

Yazının Devamını Oku

Görümcem yüzünden kayınvalidemle aram açıldı

Görümcem kötü bir evlilik yaptı. Boşandığı sırada biz eşimle evlendik ve hep bize sitem etti. Ne yaptı, etti bir de kayınvalidemle aramı açtı.

Eşim ve ben 13 yıllık sevgililikten sonra evlendik. 1.5 yıldır da evliyiz. Çok büyük bir aşkla evlendik, hâlâ da birbirimizi çok seviyoruz.
Ama eşimin ablası beni hiç sevmedi. Her şeyimi kıskanıp beni kendi akrabalarına kötü biriymişim gibi anlattı. “Beni kıskanıyor” dedi.
Kendisi 17 yaşında evlenmiş ve “Hiçbir şey yaşamadan evlendim. Sen yaşıyorsun, ne güzel” diyor.
Sonuçta beklenen oldu ve eşinden boşandı.
Kayınvalidemle de aram hep iyi oldu. Görümcem eşinden boşandığı sırada biz evlendik. 2 haftalık evliyken bile bize sitem etmeye başladı: “Kendinizi hemen çektiniz. Biz aile değil miyiz? Ödemelerinizi, yediğinizi içtiğinizi ayırdınız.”
Kayınvalidem, görümcemin etkisiyle benden uzaklaştı. Kısacası görümcem ne yaptı, etti, kayınvalidemle aramı açtı. Bir akrabaları hakkımda konuştukları her şeyi bana anlattı.
Ona inandım çünkü daha önce kendi gözlerimle de gördüm. Yazışmalarını okudum.

Yazının Devamını Oku

Sevdiğimle parasızlık yüzünden evlenemiyoruz

Erkek arkadaşım, kazandığı parayla ailesinin borçlarını kapatmaya çalışıyor. Evlenmek istiyoruz ama bu parasızlıkla hiç olacak gibi de görünmüyor.

27 yaşındayım ve 30 yaşında bir erkek arkadaşım var. 2 yıldır beraberiz. Erkek arkadaşım 500 km uzağımda yaşıyor. Ailesiyle ailemi ziyarete gelip ciddiyetlerini gösterdiler. Ben de zorla ailemi onların memleketine götürdüm. Çünkü istemiyorlardı.
Babam hayatta değil, o yüzden dayılarımla gittik. Onlar da geldikleri için benden para istedi. Oysa yol masrafının hepsini karşılamıştım.
Ailem, sevgilime uzak bir şehirde yaşadığı ve fakir olduğu için kabul etmedi. Aslında erkek arkadaşım öğretmen, düzenli bir maaşı var ama gördüğüm kadarıyla maaşı ona kalmıyor. Babası bundan yıllar önce iflas etmiş, her şeylerini satmışlar ve kirada oturuyorlar.
Eve kışlık odun gerekse erkek arkadaşım alır. Babasının umurunda olmaz. 5 erkek, 1 kız kardeşler. İki erkek kardeşi ayda iki hafta çalışırsa çalışır, daha fazla değil. Kazandıkları parayı da eve harcamazlar.
Erkek arkadaşımın bir abisi de evlenmeden önce eve bakarmış. Borç harç içinde evlenmiş.
Kayınvalidem ve görümcem olacak kişiler aslında iyi insanlar. “Bir adım atalım, yüzük takalım. Allah yardım eder” diyorlar ama her şeyi erkek arkadaşım yapacak.
Şu anda 80 bin TL borcu var ve bu borç hiç azalmıyor, tersine artıyor.

Yazının Devamını Oku

Bana verdikleri zararın farkında bile değiller

Annem ve babam sürekli kavga ediyor. Boşanacaklarını düşündükçe çok üzülüyorum ve derslerime odaklanamıyorum. Bana verdikleri zararın farkında değiller.

Ben lise 3’üncü sınıf öğrencisiyim. Bir süre önce annemle babam, kardeşimle beni “Size bir şey söyleyeceğiz” diyerek yanlarına çağırdı.
Bize boşanmak istediklerini sert bir dille söylediler. Sonra babam evi terk edip otele gitti.
Kavganın sebebi, annemin aldatıldığını düşünmesiydi.
Oysa babam ailesine çok düşkün biridir. Asla öyle bir şey yapmaz. Yapmadığı da ortaya çıktı zaten.
Annem faturalarını tek tek inceledi ve hiçbir delil bulamadı. Annem, “Sildirmişsin” deyip babama kötü laflar etti. Ardından anneannemi arayıp “Boşanıyorum” dedi.
Ben de faturaları inceledim, düşündüğü gibi bir şey yoktu.
O zaman da oturdu ağladı.

Yazının Devamını Oku

Gizli aşk yaşadığım kişi değişmeye başladı

Gizli aşk yaşadığım biri var. İkimiz de evliyiz ve 4 yıldır ilişkimizi yürütüyoruz. Ama kendisinin son zamanlarda değiştiğini fark ettim. Maddiyata düşkün bir insana dönüştü.

Merhaba Güzin Abla, evli bir adamım. Yine evli bir kadınla 4 yıla yakın süredir görüşüyoruz. Bu kişi ilk iki yıl bana aşırı düşkündü. Mesela cinsel ilişki yaşamayı ilk o istedi ve her şey onun arzusuyla başladı.
Bazı ufak tefek tartışmalardan sonra soğuduğunu söyledi ama bu süreçte hiç ayrılmadık.
Çalıştığı işten zaman zaman izin alıp gelmeler, gün boyu birlikte zaman geçirmeler devam etti, hâlâ da devam ediyor.
Gördüğüm her şeyi ona almak istiyorum, alıyorum da. Parfümler, kıyafetler, ayakkabılar...
Ona harçlık da veriyorum, evinin mutfak ihtiyaçlarını da alıyorum sıklıkla.
Geçenlerde hesabına 100 lira yatırdım. Bana “Ne bu böyle, çocuğa 100 lira verirler, sevgiliye değil” diye tepki gösterdi.
Sonrasında bazı atışmalarımız oldu. Yazıştık. Size o yazışmalardan birini gönderiyorum. Yorumunuzu çok merak ediyorum:

Yazının Devamını Oku

Aileler işin içine girdi mi her şey sarpa sarıyor

Nişanlımla yakında evleneceğiz. Fakat annem oturacağımız evi küçük buluyor ve daha pahalı eşyalara sahip olmam gerektiğini düşünüyor.

26 yaşındayım ve nişanlıyım. Birkaç ay sonra evleneceğiz. Her şey güzel gidiyor. İyi anlaşıyoruz ve ailelerimiz birbiriyle uyumlu. Bugüne kadar hiçbir sorun yaşanmadı aramızda.
Ancak nikah tarihi yaklaştıkça, yavaş yavaş eşya stresine girdik. Nişanlım birkaç yıl önce bir ev almış, onun borcunu ödüyor. Ev, küçük ama şirin. Ama annem evi hiç beğenmedi. Ben de sevmedim fakat bir süre sonra değiştiririz diye sorun etmedim. Aramızda konuştuk ve anlaştık.
Annem de bir şekilde ikna oldu ama sürekli bahsedip duruyor: “Sen yeni gelinsin, herkes nasıl güzel evlere çıkıyor. Kabul etme.”
Nişanlım da zorlanmak istemiyor. Şimdi eşya almaya başlayacağız. Annem tam takım her şeyi istiyor. Ben de lüks eşyalara düşkünüm. Alacağımız eşyalarda sorun yok, istediğimi alabiliyorum. Sorun, nişanlımın kendi evinde yeni aldığı birkaç parça eşyası olması. Nişanlım onları kullanmak istiyor ama ben pek istemiyorum.
Yeni alacağımız eşyalara uydurmak zor olacak. Bu sefer bunda kriz yaşıyoruz. Ben de hassasım. Sürekli konuyu açıp kavga etmek istemiyorum ama içime de sinmiyor. Eşya konusu açılınca hemen kalbim sıkışıyor.
Çünkü ortak yolu bulamıyoruz. Bulmaya çalışınca tartışma çıkıyor.
Aslında nişanlım benden bir şey esirgeyen biri değil. Ama bu eşya konusunda sanırım daha maddi olarak düşünüyor. İkimiz konuşunca aslında bir şekilde ortak yol bulup anlaşıyoruz. Fakat aileler işin içine girdi mi, her şey sarpa sarıyor.

Yazının Devamını Oku

Asker vurulunca değil unutulunca ölürmüş

Askerdeyken sizin yazılarınızı okumaya başladım. Askerde olduğu için sevgilileri tarafından terk edilen o kadar çok kişi var ki... Asker vurulunca değil unutulunca ölürmüş.

26 yaşındayım ve şu an vatani görevimi yapıyorum. Bir buçuk ayım kaldı. 13 aydır hemen hemen her yazınızı okudum.
Geçenlerde bir yazınızda askerdeki sevgilisinden ayrılan bir genç kıza yardımcı olmaya çalıştınız. Ben de 5 ay önce nişanlımdan ve ayrıldım.
Çok seviyorduk birbirimizi ya da ben öyle sanmışım. O kadar çok askerlik yaparken ayrılan çift var ki, bunu siviller fark etmiyor. Aslında sorunun temeli aynı. Asker yolu beklemek çok gurur verici olması lazımken kadınlar ilgisizliğe, hasrete, aradaki mesafeye yenik düşüyor.
Askerdeki erkek kıskanç olur. Bunun güvenle de pek alakası yok. Sevdiğini koruyamamak, yanında olamamak onun beklentilerine cevap verememek bizim için bir sorun.
Tamam kadınların bizim korumamıza ihtiyacı olmayabilir ama bu erkeğin egosu işte.
Onlara göre de onlar asker yolu bekleyen, sevgiye, ilgiye ihtiyaç duyan, anlayışlı olunması gereken bir dönemde oluyor. Sadece bir gün asker olsalar bizi belki anlarlar.
Sonra aldatmalar başlıyor. Biz terk ediliyoruz. Sebep, biz vatan koruyanlar çok değişiyormuşuz askerde, eskisi gibi sevgi dolu ve anlayışlı olamıyormuşuz.

Yazının Devamını Oku

Eşimin kızı yüzünden zor durumdayım

Eşimin ilk evliliğinden olan kızı erken ergenlik döneminde. Onun tavırları bizim ilişkimizi kötü etkiliyor. Zor durumdayım ve ne yapacağımı bilmiyorum.

Eşimle 5 yılı aşkın süredir tanışıyoruz. Önceleri iş arkadaşıydık. Birden nasıl olduysa sevgili olduk. O kadar bağlandık ki birbirimize, o kadar güzel gitti ki ilişkimiz... 6 ay sonra “Artık ayrı olmayalım” dedi ve evlendik.
Eşimin 13 yaşında bir kızı var. Erken ergenliğe girmiş bir çocuk. Evliliğimize karşı çıkmadı. Biz de huzur içinde ev tuttuk, dayadık döşedik.
Sonrasında kızımız asi ve ergen tavırlarından dolayı okula gitmemeye başladı. Bu arada çocuk babasıyla kalıyor, sadece hafta sonları bizimle.
Odasını en güzel şekilde döşedik. Hiçbir şeyini eksik etmedik. Sonra eşim okula gitmediğini duyunca çocuğun üzerine gitti. İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Annesine karşı tavır aldı. Evde sinirli davranmaya başladı.
Sanki annesini cezalandırmak ister gibi “Ben evliliğine karşıyım” dedi. Eşim de “Kızımı ikna etmem gerekiyor. Kızım ne derse o olacak” dedi bana.
1 ayı aşkın süredir kızımız bizde.
Eşimle evde iki arkadaş gibiyiz. Özür dileyerek söylemek zorundayım ki;,eşim bana kadınlık yapmıyor artık.

Yazının Devamını Oku

Eşim boşandıktan sonra oğlumuzla ilgilenmedi

Eşimle boşandıktan sonra oğlumuzla ilgilenmeyi bıraktı. Hiçbir masrafını ödemedi. Bazı babalar eşleriyle birlikte sanki çocuklarından da boşanıyor.

Sevgili Güzin Abla, “Hürriyet Bizimle” YouTube kanalında yayınlanan söyleşinizi izlemiştim. Babanızın sizi küçükken terk ettiğini ve bir daha da aramadığını söylüyordunuz. Bu sözleriniz beni çok duygulandırdı. Ve size yazmaya karar verdim çünkü beni en iyi sizin anlayacağınızı biliyorum.
Ben, 2 yıl önce eşimden boşanmak zorunda kaldım.
Hayatına bir başka kadın girmişti. Katlanamadım ve 5 yaşındaki oğluma rağmen boşandım. Eşim çocuğumu bana bırakmaya razı oldu ama sorun çıkarmamak karşılığında ne nafaka ne de çocuğumuza 5 kuruş ödeyeceğini söyledi.
Ben de sırf çocuğum için sorunlu bir boşanma olmasın ve yaptıkları ortaya dökülmesin diye razı oldum. Bu arada hayatımı kazanabilmek için çalışmam gerekiyordu. Çocuğumu haliyle yuvaya vermeliydim.
Bu konuda ondan hiç değilse bir süre için bana yuva parasına destek olmasını istedim.
Bana, anlaşmamızı unutmamamı söyledi ve “Bunları boşanmadan önce düşünecektin” dedi. Düşünün bir baba çocuğunun yuva parasına bile katılmaktan kaçınır mı? Ben ve annem her şeyi karşılıyoruz. Bu mudur babalık, bu nasıl babalık...
Bu çocuğu ben tek başıma mı dünyaya getirdim? Bunu da bir kenara bırakın, çocuğumu 15 günde bir görme hakkı olduğu halde, bu konuda da çok ihmalkâr davranıyor. Bir seferinde alırsa, bir diğerinde bahane bulup almıyor.

Yazının Devamını Oku

Annem bilgisayar bağımlısı

Annem kendini sanal oyunlara kaptırdı. Gece gündüz bilgisayar başından kalkmıyor. Oradan kendisine özel arkadaşlar da buluyor.

Ben 13 yaşındayken annem ile babam internette bir sanal oyun oynarlardı. Babam da bir süre sonra iş yoğunluğu dolayısıyla oyuna ara verdi.
Oradan birçok arkadaş edinmişlerdi. Annem bu sanal dünyada bekâr birini buldu ve sürekli onunla oynamaya devam etti.
Gece gündüz bilgisayar başından kalkmadı. Babam geldiğinde bilgisayarı kapatırdı, mesajları silerdi.
Bana, o adamı arkadaşım diye tanıtmıştı. Annem bir gün bana buralardan kaçacağımızı ve kardeşimi de alıp gideceğimizi söyledi.
Sonra annem o adamla görüşmeyi kesti. Sanırım ayrılmışlardı.
Annem, bir akrabasına yalvardı, “benimle bu oyunda partner ol” diye.
Bu arada annemin sosyal medyada bazı çıplak fotoğraflarını gördüm.

Yazının Devamını Oku

En kötüsü kızımın da mesajları görmesiydi

Eşim, beni başka bir kadınla aldattı. Öğrendiğimde dünya başıma yıkıldı. En kötüsü kızımın da eşimin o mesajlaşmalarını görmeseydi.

Yıllardır yazılarınızı okuyorum. Hiç aklımın ucundan geçmezdi bir gün size yazacağım. Beni, Anadolu kültürüyle yetiştim. 46 yaşında, 27 yıllık evli ve 2 çocuk annesi bir kadınım. 23 yıldır farklı şehirlerde, farklı kültürlerde yaşadık.
Her gittiğim ortama ayak uydurdum, bir sorun yaşamadım. Ta ki 3 yıl öncesine kadar...
Eşim aynı yerde çalıştığı, tanıdığım biriyle beni aldattı. Bunu öğrendiğimde dünya başıma yıkıldı. Ben de bu olayın altında kaldım.
Eşim farklı bahaneler, farklı yalanlar uydurdu. En kötüsü de kızım da gördü mesajlarını. Bir de üniversite sınavına girecek, düşünün artık çocuğumun psikolojisini.
Çocuk bizim yüzümüzden o yıl istediği yeri kazanamadı.
Sonuçta çok kötü şeyler yaşadım. Eşim normal hayatına devam ediyor. Hiçbir şey olmamış gibi... Bu yaşadıklarımı hiç kimseye anlatmadım, böyle bir şey nasıl anlatılır ki...
Annem, babam yaşlı. Bu yaştan sonra onlara bu üzüntüyü yaşatamazdım.

Yazının Devamını Oku

Onun yokluğunda çok dağıldım

İnternetten tanıştığım bir kadınla uzun bir süre konuştuk. Ona bağlandım. Fakat beni terk etti. Onun yokluğunda dağıldım, her şeyimi kaybettim.

Merhaba Güzin Abla, 4 yıl önce internetten tanıştığım biriyle uzun süre konuştuk. Kimsesiz, yalnız bir kadındı ve o kadar inandım ki ona, çok da sevdim.
Basit bir sebepten tartışıp ayrıldık. Uzun bir aradan sonra tekrar denk geldik. Ona birçok konuda yanıldığını söyledim, neyse ki anladı ve barıştık.
Ama birkaç gün sonra yine tartıştı benimle ve yine kayboldu internetten. Ona 1 yıl boyunca ulaşamadım.
Onun yokluğunda çok dağıldım.
Maddi olanakları iyi olan biriydim, varlıklıydım, işlerim çok bozuldu. 1 yıl sonra yeniden karşılaştığımızda bir sevgilisi vardı. Başta fark etmedim. Yazdım, cevap da verdi ama ilişkisini fark edince üzüldüm. Bildiğim tek şey vardı, onu söyledim ona. Sadece “Umarım seni benden çok sevene gidiyorsundur” dedim.
Bu koşullarda artık görüşmek istemediğimi söyledim ona. Bana “O çok eskiden tanıdığım biri” dedi.
Ben onu tanıdığımda bir sevgilisi vardı. Onunla da internetten tanışmış. Ama bana iş arkadaşım diyordu. Adamın ağır bir hastalığı olduğunu söylüyordu.

Yazının Devamını Oku

Ben de sevmek ve sevilmek istiyorum

Bu yaşıma kadar sabrettim, henüz ne doğru zamanı ne de doğru insanı bulabildim. Âşık olmadan evlenmek istemiyorum. Artık ben de sevmek ve sevilmek istiyorum.

25 yaşında bir genç kızım. Bu yaşıma kadar hiç sevgilim ya da flörtüm olmadı. Şimdiye kadar çevremde tanıştığım erkeklerle de hep arkadaş oldum. Hiç kimseye henüz âşık olamadım.
Artık ben de sevmek, sevilmek istiyorum. Karşı taraftan çok büyük beklentilerim yok. Aşırı yakışıklı olması ya da parasının olup olmaması önemli değil. Çok çirkin olduğumu da düşünmüyorum.
Ama bilmiyorum, şimdiye kadar hep yalnızdım. Hiç sevmedim.
Nasıl bir his olduğunu bilmiyorum. “Elbet doğru zamanı gelir” dedim. Ama yok, o kişiyle tanışamadım.
Hayatım sıkıcı ve bunaltıcı. Bu yaşlara gelince de artık biriyle tanışıp, evlenip düzenimi kurarım diyorum, ama neye yarar, yine de yalnızım...
Sabrediyorum ama eğer biriyle tanışıp âşık olamazsam evlilik umurumda olmayacak.
Birini bulup formalite evlilik yapıp, tazminatımı alacağım. Sevmediğim biriyle de evlenmek istemiyorum.

Yazının Devamını Oku

Türkiye’nin en eski derneği HAYKOD yardım bekliyor

66 yıldır hayvanlara yardım elini uzatan Türkiye’nin en eski derneği HAYKOD’un bakım evinin acilen onarılması gerek. Hayvanların yaşamsal mama ve tedavi ihtiyaçları da karşılanmalı...

Güzin abla, yıllardır hayvanlara yardım konularında biz hayvanseverlere hep arka çıktın... Şimdi de Türkiye’nin ilk ve en eski hayvan derneğinin yardımına koşacağını umuyoruz. HAYKOD’un 20 yıl önce inşa edilen bakım evinin acilen onarılması, hayvanların yaşamsal mama ve tedavi ihtiyaçlarının karşılanması için valilik izniyle bir yardım kampanyası açmak zorunda kaldık. Derneğimiz, gün geçtikçe bakıma ihtiyaç duyan sokak hayvanlarının sayısının ve sorumluluklarımızın artması nedeniyle siz hayvanseverlerin desteğine acil ihtiyaç duyuyor.
1955 yılında, devletin üst düzey yetkilileri ve sanat dünyasının ünlülerinin girişimi ile Ankara’da kurulan Hayvanları Koruma Derneği’ndeki (HAYKOD)yüzlerce hayvanın, derme çatma da olsa başlarını soktukları barınaklarındaki mutlulukları çok kısa sürmüştü.
Hayvanlarla uğraşmanın ne kadar zor olduğunu gören üyeler, dernekten elini ayağını kısa sürede çekmiş, kaderine terk edilen barınakta 1972 yılında çıkan yangınla, 600 kadar köpek yanarak ölmüştür. Geriye kalan 50 kadar yaralı hayvanın da zehirli iğneyle öldürülmesine ve iflas eden derneğin kapatılmasına karar verilmişti.
Bu felaketten tesadüfen haberdar olan hayvansever Hayriye ve Cemil Erkök, geride kalan hayvanlara sahip çıkmakla kalmayıp, derneğe gönüllü üye olmuşlardır.
Derneğin tüm borçlarını ödeyerek hacizleri kaldırmış, barınağa su ve elektrik bağlatmış, yol yaptırmış, hayvanlar bir gün yuvalarından atılmaması için barınağın arazisini hazineden satın alarak, tapusunu dernek üzerine yapmışlardır.
Aradan geçen yıllar boyunca yönetimi de üstlenen Erkök’ler, son nefeslerini verinceye kadar onbinlerce hayvana yaşam sağlamıştır. Cemil Erkök’ün vefatından hemen sonra korkulan olmuş, hayvanlar artık Ankara’nın konut bölgesi içinde kalan barınaklarını terk etmek zorunda bırakılmışlardır.
Cemil Erkök’ün eşi Hayriye Erkök ve kızı Gamze Erkök, tüm maddi manevi imkanlarını seferber ederek 20 yıl önce Türkiye’nin en modern ve ruhsatlı bakımevini hayvanlara inşa ettirmişlerdir.

Yazının Devamını Oku

Kız arkadaşım benden uzaklaştı

Merhaba Güzin Abla, öncelikle saygılarımı sunuyorum.


20 yaşındayım ve son zamanlarda aklımı fazlasıyla karıştıran, gerek beni sosyal hayatımdan gerekse okul hayatımdan uzaklaştıran bir konu üzerinde takılıp kaldım.
Beni bu kadar düşündüren, kız arkadaşımla olan problemim.
Sevgilimle yaklaşık 3 yıllık ilişkimiz var ama çok daha geçmişte de yaşadıklarımız var...
Kısaca o benim çocukluk aşkım ve uzun süredir mutlu bir birlikteliğimiz var. Gayet huzurlu bir ilişki yaşıyoruz.
Ara ara yakınlaşmalarımız oldu. Ama kendini bana göstermekten çekinen, ileri gitmekten sakınan biri.
Aile yapısından dolayı böyle olduğuna, en doğru zamanda gerçekleşeceğine inanıyordum.

Yazının Devamını Oku

Eşim benimle nikâhsız yaşamak istiyor

Karım benden boşanıp sadece dini nikâhla yaşamak istiyor. Ben ise onu kaybetmekten çok korkuyorum.

4 aylık evliyim. Eşim benden memnun olamıyor. Ne yapsam beğendiremiyorum, onu mutlu edemiyorum. Bana “Resmi nikâhı bitirelim, yine aynı evde yaşayalım, dini nikâh ile bir süre devam edelim. 3 defa ‘boş ol’ dedin mi dini nikah da biter zaten. Bir süre böyle bir tür dost hayatı yaşayalım, baktık düzeldik, yeniden resmi nikâh yapalım” dedi.
Ben istemiyorum, çünkü korkuyorum ‘onu kaybedersem’ diye. Sabahları işe gidiyorum ama içim rahat değil.
Ben işteyken toplanıp giderse, ben ne yaparım?
◊ Rumuz: İmam nikahı

YANIT

Sevgili oğlum, endişelenmekte haklısın. Sanırım eşin senden ayrılmak istiyor ama bunu açık açık söyleyemiyor. Sen şimdi eşinin neden senden kurtulmak istediğini bir düşün istersen. Ona her istediğini verdiğini, mutlu etmek için çabaladığını söylüyorsun, demek ki yeterli olmamış... Ama eşinin 4 aylık evliliğini bitirmek istemesinin nedeni ne olabilir? Acaba eşin aslında bu evliliği bir baskı sonunda mı kabul etti, ailesi mi onu zorladı?
Yoksa aklım almıyor, hangi kadın resmi nikâhı bitirip, dini nikâhla evli kalmayı ister, bir tür dost hayatı yaşamaya çalışır?

Yazının Devamını Oku