GeriGüzin Abla Babam yüzünden erkeklerden nefret ediyorum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Babam yüzünden erkeklerden nefret ediyorum

Geçen sene babamın hayatında bir başka kadın olduğunu ve bu ilişkiden bir kızı olduğunu öğrendik. Babamdan nefret ediyorum. Yalnız babam olsa iyi... Onun yüzünden bütün erkeklerden nefret ediyorum.

Sevgili ablacığım, ben 18 yaşında üniversiteye yeni başlamış bir genç kızım. Her zaman başarılı bir okul hayatım oldu. Ancak evdeki huzursuzluk hayatımı etkiliyor. Babam annemden önce, iki kez evlenip ayrılmış. Bu evliliklerinden iki ağabeyim var. Annemle evlendikten sonra da ben ve diğer ağabeyim dünyaya gelmişiz.
Babam ruh sağlığı yerinde olmayan, problemli biri. Üvey ağabeylerimden biri babamın dayakları yüzünden psikolojik tedavi görüyor. Diğeri ise askerden sonra aynı şehirde kalıp, ailesinin yanına dönmedi. Sırf babamdan uzak kalabilmek için...
Geçen sene babamın hayatında bir başka kadın olduğunu ve bu gayrimeşru ilişkiden de bir kızı olduğunu öğrendik. Bu olayı öğrendiğimizden beri de evde huzur muzur kalmadı.
Ağabeyim de ben de babamdan nefret ediyoruz. Zaten babam eskiden beri annemi hep ezerdi, onu cahillikle suçlardı.
Babam zengin biri, bu yüzden kendine her türlü hakkı tanıyor. Annem özellikle benim okuyup, kendisi gibi eğitimsiz kalmamam için çırpınıyor. Benim de tek arzum okuyup, annemi bu zalim adamın elinden kurtarmak.
Daha bu sabah annemin üzerine yürüdü, kapıyı çarpıp o kadının yanına gitti. Annemin yüzü gözü morardı. Biliyorum annem, bizim geleceğimiz için bütün bunlara katlanıyor.
Babamdan nefret ediyorum. Yalnız babam olsa iyi... Onun yüzünden bütün erkeklerden nefret ediyorum. Annemle babam boşanırlarsa, bize ne olur ablacığım? Bizim geçimimizi babam sağlıyor. Ama bu durum böyle devam edemez.
◊ Rumuz: Evdeki huzursuzluk

YANIT

Sevgili kızım, durumuna çok üzüldüm, çok da haklısın, Allah hiç kimseye aile içindeki huzursuzluğu yaşatmasın. Bu gerçekten katlanılacak gibi bir şey değil. Ama siz ağabeyinle kendinizi bu ortama kaptırıp, şu güzelim gençlik yıllarınızı mahvetmeyin.
Annenizin yanında durup, ona destek olun. Sanırım ağabeyin de üniversiteye gidiyor, bu durumda babanızın karşısına geçip, annenle ayrılmasının en doğrusu olduğunu söyleyin. Tabii annen de gerçekten ayrılmak istiyorsa.
Baban bu kadar küçük gördüğü, eziyet ettiği annenden bir an önce kurtulmak istiyordur sanırım, diğer kadına gitmek için can attığına göre. O zaman babanı ikna edin, annenden ayrılması için annene sizi geçindirecek bir mal ya da bir nafaka vermesini istediğinizi belirtin.
Sonuçta siz mahkemede şahitlik edip bir avukat yardımıyla da hakkınızı arayabilir, babanızın evli olduğu halde bir başka kadınla yaşadığını, ondan çocuğu olduğunu ispatlayabilirsiniz. Bu da babanızı suçlu duruma düşürür. Anneniz de eminim, kendisini aldatan ve bir başka kadından çocuk yapmış bir adamla daha fazla yaşamak istemiyordur.
Sana gelince güzel kızım, şükürler olsun ki dünyada herkes baban gibi değil. Aklı başında düzgün erkekler de var elbette. Nefret çok kötü bir duygudur, en çok kendine zarar verirsin. Zaten senin için şu anda bir ilişki kurmanın hiç de zamanı değil. Önce eğitimini tamamla, ağabeyinle bir olup, annene sahip çıkın.
Ondan sonra elbette hayatına kalbini çarptırmayı başaran düzgün bir genç adam girecektir. Kalbinin kapılarını sevgiye kapatmamalısın.

X

Sevdiğim kız beni reddetti

Lise yıllarımdan beri sevdiğim kız bana şans verdi. Ama bir süre sonra beni reddetti ve olamayacağını söyledi.

18 yaşındayım ve bir kızı çok seviyorum. Kızla lisede tanıştım. Çok sevdim onu... Okulun ilk yılı ona açıldım, ama beni reddetti.
Ben de zamana bıraktım, 2 yıl geçti lise son oldum, sonra staj yapmaya başladım.
Bir baktım staj yerinde ilk gün o karşımda, onunla aynı staj yerine düşmüşüm.
1 yıl boyunca sürekli ona değer verdim. Kıyamadım, kötü söz söylemedim sırf kırılıp üzülmesin diye.
Sonra tekrardan açıldım ama WhatsApp üzerinden yine reddetti.
Bana sadece arkadaş ve kardeş gözüyle baktığını söyledi. En sonunda bana hocalarımız sayesinde bir şans verdi.
2-3 gün konuştuk ama bana soğuk davrandı.

Yazının Devamını Oku

Eski sevgilim beni tehdit ediyor

Eski sevgilim ayrılığı kabul etmedi. Elindeki fotoğraflarımızı aileme göndermekle tehdit ediyor. Ona bu durumda nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum...

Sevgili Güzin Abla, 1 yıllık bir ilişkim oldu. İlişkimizin son dönemlerinde annesini kaybetti. Yanında olmak istedikçe o beni itti.
Ama ben yine de yanında olmaya çalıştım. Önceden erkek arkadaşlarım sorun değilken, o dönemde sorun yapmaya başladı.
Bana farklı ithamlarda bulundu. Bu da son nokta oldu.
Bir süre ayrı kaldık.
Ailem baskıcı bir yapıya sahip. Köyde kalıyorum, evden fazla çıkamıyordum ve yine de aileme bir bahane uydurup yanına gittim.
Büyük bir kavga ettik ve ayrıldık. Ertesi gün yorgunluk sebebiyle uyuya kaldım.
O da tutup anneme bir şeyler yazmış ki ben ona en başından o zamana kadar ne olursa olsun aileme yazma demiştim.

Yazının Devamını Oku

Annem, babamı akrabamızla aldatıyor

Annemin telefonunda bir akrabamızla çok yakın konuşmalarını yakaladım. Babamı aldattığına eminim artık. Ne yapacağımı bilmiyorum...

18 yaşında genç bir kızım... Uzun süredir içimde taşıdığım bir sırrım var.
Ne yazık ki annem, babamı aldatıyor. Annem çok güzel ve çok zeki bir kadın. Bir akrabamız, 2 yıl önce kendisiyle aynı mahallede bize bir ev buldu. Biz de satın aldık.
Akrabam dediğim kişi de evli ve 4 çocuğu var. Annemle karısı da yakın arkadaştı. Evi ilk aldığımız zamanlarda sık sık birbirlerine gidip gelirlerdi. Ama son 1 yıldır ne bizimkiler gidiyor, ne onlar geliyor. O adamın numarası da annemde var.
Bir gün annemin telefonunu alıp WhatsApp’ta dolanırken gördüm ki annem onu kaydetmişti. Aşk acısı tarzında videolar gönderiyordu anneme, “Seni seviyorum ama kavuşamıyoruz, sana bu kadar yakınken benim değilsin. Sana sadece uzaktan bakabiliyorum” gibi... Şüphelenmeye başladım. Ve annemi izledim. Sonra baktım ki bu adam bizim pencerenin önünden geçince annem ona el sallıyor. Bazen işten dönüş saatine denk geliyor, gidene kadar bakışıyorlar. Adam da gözlerini ondan alamıyor.
Bugün bir şeye şahit oldum. Annem odaya girip kapıyı kilitledi ve 1 saat çıkmadı. Gidip kapıyı çaldım “Ne yapıyorsun bir saattir burada” dedim. Daha sonra telefonu gizlice aldım.
WhatsApp’a baktım ki o adam “Birazdan düğüne gideceğim, gitmeden seni göreyim” diye mesaj atmış. Annemin babama tavırlarını sorarsanız, normal karı koca gibi...
Ama annem hep o adamı övüyor, “Bak karısına nasıl davranıyor, bak karısı o kadar çirkin ama o mükemmel bir adam” gibi bir sürü şey. Bu arada annem çok küçük yaşta zorla evlendirilmiş. Ama babam mükemmel bir adamdır, gerçekten hiçbir kötü alışkanlığı yok.

Yazının Devamını Oku

Ailemin tehditlerinden çok korkuyorum

Ailemden psikolojik şiddet görüyorum. En ufak bir olayda beni okuldan alıp insan içine çıkarmamakla tehdit ediyorlar. Artık dayanacak gücüm kalmadı...

16 yaşımdayım ve ailemden psikolojik şiddet görüyorum. Evde özgürlüğüme el konuluyor. Lisede olmama rağmen bu yaşıma kadar evden okula, okuldan eve gidip gelen birisiyim.

Hiçbir şekilde arkadaşlarımla değil bir yere gitmek, telefonumla bile sohbet etmiyorum.

Evde en ufak bir şeye bile gülsem, binlerce laf yiyorum. Gülmek kızlara uygun olmazmış... Çevremdeki arkadaşlarımla hiç sohbet edemez hale geldiğim için internetten, online kendime arkadaş edindim. Ailem bunu öğrenince etmedikleri tehdit kalmadı. Ayrıca sadece ben değil, karşı tarafı da tehdit ettiler.

Onların bu tutumundan dolayı arkadaşlarım bile benimle konuşmaya korktu.

Tehditler de hep şu yönde:

“Okulundan alırım. Seni hastanelik ederim. İnsan içine çıkamazsın...”

Bir de en ufak bir sorunda bile telefonumun elimden alınmasından sıkıldım. Kıyafetimden tutun her türlü davranışıma kadar bana karışmaktan vazgeçmiyorlar. Bundan önce kolumdan tutup dövmeye kalktılar.

Polisi arayacaktım engel oldular. Başıma daha kötü birtakım olayların gelmesinden korkuyorum.

Yazının Devamını Oku

Beni ilk aldattığında ona bir şans daha vermiştim

Eşim beni 6 yıl önce ilk kez aldattığında, herkesin ikinci bir şansı hak ettiğine inandığımdan onu affetmiştim. Ama o beni yine aldattı.

Güzin Abla, şu an psikolojim çok bozuk, çünkü eşim tarafından aldatıldım.

Eşim 35 yaşında, beni aldattığı kişi ise 17.

Aslında görüştüklerini biliyordum ama onlar ayrılmıştı. Sonradan öğrendim ki eşim birkaç kadınla daha birlikte olmuş.

Ben bu konuda çok hassas biriyim. Onu en ufak şeyden bile kıskanırken, karşılaştığım bu çok acı olaylar aklımı başımdan aldı.

Beni 6 yıl önce ilk kez aldattığında, herkesin ikinci bir şansı hak ettiğine inandığımdan onu affetmiştim.

Bir de o dönemde cezaevine girdi, hep arkasında durdum. Kötü günlerinde ona sahip çıktım.

Ama iyi günlerinde o bana ihanet etti.

Boşanma davası açtım ama ayrılmayı kabul etmiyor, “Seni bırakmam” diyor.

Yazının Devamını Oku

Sayende ormandaki canların karınlarını doyurabildik

Güzin Abla, köşende ormana terk edilen köpeklere mama ve ilaç gerektiğini yazdığında birçok yardım aldık. Ama yine mama ve ilaç ihtiyacımız var.

Geçen ay Güzin Abla, köşesinde çok güzel bir makale yazdı. Ormana atılan canlarla, Casper Barınak’taki canlıların durumunu anlattı. Pandemi ve korona döneminin belimizi büktüğünü... Kalemine, yüreğine sağlık. Hatırlatır hayvansever dostlara ormana ölüme terk edilen sahipsiz canların, insan olanı üzüntüden kahreden acı dolu yazgısını...
Birkaç cana şehir merkezlerinde yine mama verebiliyorsun çünkü elinin altında. Sokağında, köşede, bucakta... Ama ormanlar öyle mi?
Havaya çöp atsan kapışıyorlar, asıl dram burada. İnsan gözüyle görünce, acıyla diz çöküyor...
Kelimeler kifayetsiz kalıyor. Izdırabın bini bir para... Güzin Abla, yüreğine sağlık, ormanların dramını ifade ettin can dostlarına...
Ardından ilk Dogland Club’dan Hüseyin ve Çetin beyler, dostlarıyla mamalar ve ilaçlar getirdi.
Bir dolu pırlanta kalpli can dostu insan bize destek oldu. Tam da ben, “Artık bitti ormanlardaki canlar. Yetişemediğimizden ölecekler” diye perişan olurken...
Hepinize teker teker teşekkür ederim. İsimlerinin saklı tutulmasını isteyen meleklere minnettarım.

Yazının Devamını Oku

Evden kaçsam ailemin sevgisizliğinden kurtulur muyum

Ailem abimle beni eşit sevmiyor. Gün içinde birçok hakarete maruz kalıyorum. Acaba, evden kaçsam ailemin sevgisizliğinden ve hakaretlerinden kurtulur muyum?

Güzin Abla, ben de sana yazan birçok kişi gibi evden kaçmak istiyorum. Bazen ergenlikten dolayı diye düşünüyorum ama öyle olmadığı ortada...
Ailemden nefret ediyorum. Evlatları arasında ayrım yapıyorlar. Abimle beni eşit sevmiyorlar. Küçüklüğümden beri ailemle yemek yemekten hoşlanmıyorum, çünkü yemek süresince konuyu ne yapıp edip benim hayatıma bağlıyorlar.
Bu sene LGS’ye gireceğim. Zaten üstümde ciddi bir stres var ama yanımda olacaklarına kötü bir sonuç almam için eminim dua ediyorlar.
Kötü bir sonuç alırsam beni okutmayacaklarını, evde hizmetçi gibi çalıştıracaklarını, reşit olduğumda da hemen evlendireceklerini söylüyorlar.
Oysa okumak ve mimar olmak istiyorum. Çünkü hayallerim var.
Tabii bir erkek arkadaşımın da olmasına karşılar. Aslında kız arkadaşımın olmasına bile karşılar. Hiç kimseyle görüşmemi istemiyorlar.
Abimin ise bir sevgilisi olsa bile bir şey demezler, çünkü o erkek...

Yazının Devamını Oku

Eşim ailesinin sözünden çıkamıyor

Eşim ailesi ne derse onu yapıyor ve her dediklerine “tamam” diyor. Eşim, durumu da kabul etmiyor ve her seferinde gereksiz yere kavga ediyoruz.

24 yaşındayım ve 1 yıl 2 aylık evliyim. Evlenmeden önce 6-7 yıllık bir sevgililik dönemimiz oldu.

Ve şimdi bir bebek bekliyoruz, iki ayı kaldı aramıza katılmasına. Sıkıntım, eşim ailesi ne derse onu yapıyor, her dediklerine “tamam” diyor.

Biz bir konu hakkında konuşuyoruz ve düşünüyoruz.

Sonra annesiyle konuşuyor, o başka bir şey diyor ve bizim konuştuğumuz, karar verdiğimiz her şey havaya gidiyor... Eşim annesinin her dediğine “tamam” diyor ve onu uyguluyor.

Misal, evlenmeden önce “Kızımız olursa şu isim olsun mu?” dedi. Ben de kabul ettim. O kızın ismini koyunca, ben de erkek olursa onun adını koymayı teklif ettim ve anlaştık.

Sonra evlendik hamile olduğumu öğrendik. Bir gün kayınvalidem eşimi aradı.

Görümcemin 4 yaşımdaki kızına telefonu verdi ve “Bebeğe anneannemin ismini koy dayı” dedirtti.

Ve ben bunu hâlâ hazmedemiyorum. Ufacık çocuğu kendi oyununa alet ediyor ve böyle bir teklifte bulunuyor. Eşim o günden sonra “Kızımızın adı annemin adı olacak” demeye başladı.

Yazının Devamını Oku

“Boşanmalar” konusundaki yazıya tepki

20 Mayıs günü yayınlanan “Çiftler ön evlilik yapabilseydi, boşanmalar bu kadar artmazdı” başlıklı yazıya pek çok yorum geldi. Toplumdaki değişik zihniyetteki insanların, değişik tepkilerini görmeniz ve yorumlamanız açısından bu yorumları sizlerle paylaşıyorum...

Batı’ya özendikçe
değerlerimiz gidiyor
Ben muhafazakar bir insanım. 22 yaşında eşimle severek evlendim. Tam 21 yıl oldu ve 2 çocuğumuz var. Eşimle mutluyuz. Evlenmeden önce ne beraber yaşadık ne de flört ettik. Evlendikten sonra da anlaşmadığımız konular oldu ama hep anlayışla karşıladık. Sorunlarımızı çözdük.
Önüme ne gelirse okurum. Sizin yazılarınızı da toplumun gidişatını anlamak için severek okurum. Son okuduğum yazı gerçekten beni sinirlendirdi. Size yazan o kişinin yurtdışında yaşadığını söylüyor, “Burası Türkiye” diyorsunuz. O şahıs diyor ki önce beraber yaşasalardı bu sorunlar olmazdı.
İyi de Güzün Abla, yurtdışındaki yabancılar boşanmıyor mu? Bizden daha çok flört ediyor, bırakın birkaç ayı, yıllarca birlikte yaşıyor ama daha sonra evlenip, boşanmıyorlar mı? Madem birkaç ay beraber yaşamak sorunu çözüyor onlar neden boşanıyor? Bu ülkelerde de bizden kat kat daha yüksek boşanma oranları yok mu?
İşte bu cahilliğe çok kızıyorum. Tıpkı tecavüz olaylarındaki gibi... Diyorlar ki dini duygular baskıcı olduğu için tecavüzler var. İyi de Güzin Abla, neden Fransa’da her sene 75 bin kadın tecavüze uğruyor. Bunların sadece 10 bini şikayette bulunuyor. Maalesef öyle bir toplum olduk ki, başka ülkeleri o kadar yüceltiyoruz ki, hiçbir araştırma yapmadan sormadan etmeden. Yazık bu millete, Batı’ya özendikçe değerlerimiz gidiyor. Ondan sonra birileri çıkıyor, “Flört edin ki boşanmayın” diyor.

Yazının Devamını Oku

Kızımız kanser olunca eşimle uzaklaştık

Büyük kızımız kanser olunca, eşimle birbirimizden uzaklaştık. 25 gün önce de evden ayrıldım...

Eşimle 10 senedir evliyim. Bunun 7 senesi kanser hastası kızımızla uğraşarak geçti. Yorulduk ama kızımız artık iyi.
Kızım okula başladı fakat eşimle ayrılma noktasına geldik.
Ben 25 gün önce evden ayrıldım. Aslında 1 evladım daha var. Kızım ise büyüğü...
Sonra birbirimize bir şans daha tanımak istedik ve barıştık. Ama eşim şimdi bana güvenmiyor. Evi bir daha terk etmemden korkuyor.
Ben de ona güvenmiyorum.
Ben eşime saygısızlık yaptım, o da anlayışlı olmadı.
Eşimi çok seviyorum, o da beni seviyor. Bana yardımcı olun. Ne yapmalıyız?

Yazının Devamını Oku

Meğer iki kişi arasında kalmak ne zormuş

Erkek arkadaşım ile hoşlandığım çocuk arasında kaldım. Bu durum beni çok üzüyor ve ne yapacağımı bilemiyorum...

Ben üniversite 4. sınıf öğrencisiyim ve sınıf arkadaşımla ilk senenin başından beri ilişkimiz var.
Fakat koronavirüs dolayısıyla okullar uzaktan eğitime geçtiği için yaklaşık bir buçuk yıldır hiç görüşemedik, ayrı şehirlerdeyiz.
Erkek arkadaşım kendi halinde biri. Fakat benimle doğru düzgün ilgilenmiyor.
Bu arada ben 3 ay önce bir dil öğrenme uygulamasından Rus bir adamla tanıştım.
O 27 yaşında, benden 5 yaş büyük ve çok iyi anlaşıyoruz.
İkimiz de birbirimize karşı bir şeyler hissediyoruz.
Benimle çok ilgileniyor ve çok romantik. Fakat ilişkim olduğu için sevgili olamıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Eşim bana sürekli yalan söylüyor

Eşim kumar oynamış, bana aylarca “Borç ödüyorum” diyerek maaşından eve hiç harcama yapmadı. Benim adıma zamanında kredi çektirdi, çok zor günler yaşadık. Şimdi rüyalarıma hep eski sevgilim giriyor.

Merhaba Güzin Abla, ben 1.5 yıllık evli bir kadınım.

Evliliğimizin başında eşimi çok seviyordum ama eşim bana hep yalan söyledi, her konuda ama özellikle de maddi açıdan.

Kumar oynamış, bana aylarca “Borç ödüyorum” diyerek maaşından eve hiç harcama yapmadı. Benim adıma zamanında kredi çektirdi, bu yüzden de çok zor günler yaşadık.

Benim evlenmeden önce 3 yıl süren bir ilişkim olmuştu. Ailem sevgilimi istemeyince ayrılmıştım...

Ama şimdi çok mutsuzum Güzin Abla. Eşim borçları çok kafaya takıyor. Başını telefondan kaldırmıyor, sürekli sağa sola mesaj atıyor. O böyle yaptıkça ben hep pişmanlık yaşıyorum.

Aslında beni sevdiğine inanıyorum.

Bu maddi sıkıntılar hayattan soğuttu artık beni. O böyle yaptıkça hep rüyalarıma eski sevgilim giriyor.

Önceden kendimi çok suçlu hissederdim ama artık eşim de benimle ilgilenmiyor. Bir de ben çok inat ettim Güzin Abla. Aslında ailem eski sevgilim gibi eşimi de istemedi.

Yazının Devamını Oku

Eşimin ailesi beni merdivenden atmaya çalıştı

Eşimin ailesi evlenmemizi hiç istemedi. Kayınvalidem ve kayınbabam, onlara yeterince hizmet etmediğim ve yüzümün gülmediği gerekçesiyle beni merdivenden atmaya çalıştılar...

Eşimle 4 yıl boyunca ayrılıp barıştığımız bir ilişkimiz oldu. 6 aydır da evliyiz.
En baştan beri ailesi beni hiç istememişti. 4 yıl boyunca ayrılıp ayrılıp barıştık. Ama baktılar eşim benden başkasıyla evlenmiyor, zorla beni istemeye geldiler ve evlendik. Nişanlılık dönemim çok problemli geçti.
Ailesi, ailemi ve beni hep küçük gördü. Ben âşık olduğum için ailem her daim alttan aldı, yapıcı bir tavır sergiledi.
Evlendiğimizde eşimin ailesinin evlerinin üst katına taşındık. Ama hiç özelimiz olmadı. Evimizi döşerken bile kayınvalidemle görümcem her şeye karıştı.
Evlendikten bir ay sonra hamile olduğumu öğrendim. Lakin eşimin ailesi bebeğimi istemedi. Beni kürtaja zorladılar.
Kürtaj sonrası fiziksel ve psikolojik olarak çöktüm. Ailemin, eşimi ve ailesini istememesine rağmen evlendiğim için boşanmaya korktum.
Eşimi her daim alt kata çağırıp bana karşı doldurdukları için tartışmalarımız eksik olmadı.

Yazının Devamını Oku

Bir Duman kedicik geldi geçti bu hayattan

Duman oğlan tam 7 yıl o genç kızla birlikte yaşadı. Ev, semt değiştirdiler birlikte, artık erişkin, çakı gibi bir delikanlıydı Dumancık. Artık evine sadece karnını doyurma amaçlı gelmeye başladı. Çünkü özgürlüğü sevmişti...

Duman, kardeşiyle birlikte çokça kedilerin sığınıp barındığı, bakılıp kollandığı bir site bahçesinde üşütmüş ve hastalanmıştı. Hal böyle olunca canlara kol kanat geren, beslemelerini hiç aksatmayan o kadın aldı, veteriner kliniğine bıraktı bebekleri tedavi edilmesi için...
Zaman içinde iyileştiler, sağlıklarına kavuştular. Tekrar yaşadıkları alana bırakılmaları çok uygun değildi. Yuva arandı, ancak onca güzelliklerine karşın bir türlü talipleri olmadı.
Sonra bir gün, sahiplendirme ilanlarına geri döndü bir genç yürek ve ikisini birden aldı. Başlangıçta her şey iyiydi ama bebeklerin birlikteliği kısa sürdü. Tekir olan firar etti, bir daha da bulunmadı.
Duman oğlan o günden sonra tam 7 yıl o genç kızla yaşadı. Ev, semt değiştirdiler birlikte, artık erişkin, çakı gibi bir delikanlıydı Dumancık.
Kendisine bir aile kurdu, çocukları oldu, artık evine sadece karnını doyurma amaçlı gelmeye başladı. Çünkü özgürlüğü sevmişti.
Yıllar geçti, yakın bir zaman öncesinde eve gelmeleri arasına günler girdi, neredeyse haftayı geçti. Sürünerek de olsa gelebildiğinde ise geç kalınmıştı. Tanınmaz bir haldeydi, her bir yanında derin yaralar vardı. Beslenememeye bağlı su kaybından derisi kurumuş, ağzında diş diye bir şey kalmamıştı.
Yine de bir ümit dendi... Acaba yaşama asılır mı, döner mi yeniden bize, aramıza. Kliniğe yatırıldı, günlerce serum, vitamin takviyesi yapıldı. Ama yorulmuştu. Ilık bir bahar sabahı son nefesini verdi veteriner abilerinin ellerinde.

Yazının Devamını Oku

Engelli öğretmenler haziranda atama bekliyor

Bundan 3 sene öncesine kadar sağlıklı bir bireyken şimdi atama bekleyen engelli bir öğretmenim. Bizler de öğretmen olarak atanıp, herkes gibi çalışıp, hayata katılmak istiyoruz.

Merhaba Güzin Abla, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda kendimizi hatırlatmak için sana yazmak istedim. 2511 engelli öğretmen, haziranda atama bekliyor.
Bizler elimizden geldiği kadar sesimizi yetkililere duyurmaya çalışıyoruz. Bundan 3 sene öncesine kadar sağlıklı bir bireyken şimdi atama bekleyen engelli bir öğretmenim.
Açıkçası bu kader ama her sağlıklı birey de engelli adayı olduğunu unutmamalı. Ama insanlar hayat koşuşturmasına mı, hırslarına mı kapılıyorlar bilmiyorum ama bizleri görmüyorlar. Sadece Engelliler Haftası’nda bir iki cümleyle hatırlanmak açıkçası canımı sıkıyor.
Diyeceksiniz ki “Sen 3 sene öncesine kadar, sağlıklıyken, bu konuda çok mu duyarlıydın” Benim lisede iki görme engelli arkadaşım vardı. O arkadaşlarımla çok iyi vakit geçirirdik, onlara elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Hayat işte, ben lisede engelsiz bir kızken şimdi engelli bir kadın oldum.
Şimdi ben başıma gelenlerden sonra engellerle hayatta tutunmaya çalışıyorum. Bizler de öğretmen olarak atanıp, herkes gibi çalışıp, hayata katılmak istiyoruz.
Şimdi 2 bin 511 engelli öğretmen olarak yetkililere sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Hiç değilse bu elektronik mektubu yayınlarsanız bize umut ışığı olur. ◊ Rumuz : Engelliler adına

YANIT

Sevgili kızım, başına ne geldi, ne oldu da sen de böyle bir şansızlığı yaşadın, söylememişsin ama dediğin çok doğru. Her zaman, yaşadığımız sürece başımıza ne geleceğini bilemiyoruz.

Yazının Devamını Oku