Paylaş
Merhaba Güzin Abla, ben kalabalık bir ailenin kız çocuğuyum, dört abim var. Annem, babamın dediğinden çıkmaz. Ailem tutucu.
Artık ailemle kalmak istemiyorum. Ben okumak, yurda geçip eğitimime özgürce devam etmek istiyorum. Düşün ki ailem ben daha küçükken beni dövüyordu. Hem de saçma sapan sebepler yüzünden...
Oysa ben de her çocuk gibiydim, uyumadım diye dayak yedim, kardeşimle birlikte yatmak istedim diye dövüldüm, bu olanlar sırasında en fazla 8 yaşındayımdır.
Zorla odaya kapatıldım... Şimdi 14 yaşındayım, hâlâ birçok şeyimi kısıtlıyorlar.
Öğretmen olmak istiyorum. Okulumdan nakil alıp öğretmen okuluna geçmek istedim. Babam ise burada kalmamı istemiyordu. Anadolu’da okumamı istiyordu, mesleğimi seçtiğimde, ‘sen hiçbir şey olamayacaksın, hep amele kalacaksın’ diye üstüme yürüdü.
Aslında okumamı istemiyor, çalışıp eve yardım etmemi istiyor. Zaten bütün hevesimi yerle bir etti.
Şu an gittiğim okul uzak bizim eve, bu sene başında okula başlayalı daha 1 hafta olmuştu, otobüsü yarım saat kaçırdım, çok da trafik vardı. Eve geldiğimde telefonum elimden alındı, babam “Bir daha okula gidemeyeceksin” dedi.
Neyse ki annemin de yardımıyla, bir şekilde babamı ikna ettim. Ancak bu yıl bittiği zaman beni okuldan alacağını, bir daha da okutmayacağını söyledi. Şimdi sırf almasın diye elimden geldiği kadar başarılı olmaya çalışıyorum. Umarım beni okuldan almaz. Alırsa kahrolurum.
Kimse hatasız kul değil, benim de hatalarım var alemin de... Onlar baskı yaptıkça ben onlardan kaçıyorum...
Biliyorum kimsenin ailesi kusursuz olmak zorunda değil ama bu kadar da kusurlu olmasınlar...
Bu da benim şanssızlığım mı sence, söyle ben ne yapmalıyım abla?
◊ Rumuz: Kimsesiz kız
YANIT
Bu çağda gerçekten böyle babalar var mı, diye düşünüyor insan. Çok yazık, çünkü pek çok ailede çocuklar okusun, meslek sahibi olsunlar diye çırpınıyor insanlar.
Buna karşılık o çocuklar okumak istemiyor, ya da zar zor sınıflarını geçebiliyorlar.
Sen ise okumak, öğretmen olmak için ne büyük mücadele veriyorsun, başarılı ve aklı başında bir kızsın.
Hem ne güzel bir meslek seçmişsin kendine...
Dünyada en kutsal mesleklerden biri öğretmenlik.
Bir grup çocuğu yetiştirmek, onları eğitmek, onlara bir şeyler öğretmek ne büyük mutluluk...
Ama baban ya da kardeşlerin bunu anlamıyor olmalı.
Sana eziyet ediliyor bu evde.
Çok üzüldüm gerçekten.
Sabredeceksin güzel çocuğum.
Ne yap yap, mücadele et, eğitimini bitir, okuduğun bu öğretmen okulunu tamamla.
Sanırım bitirdikten sonra Anadolu’ya tayinini isteyebilirsin.
Zorunlu olarak bir dönem oralarda eğitim vermen gerekecektir.
Bu senin kurtuluşun olur.
Geriye dönmeyebilirsin.
Hayatını kazanır, yolunu çizersin.
Hem ne güzel Anadolu çocuklarına okuma yazma öğretirsin, ne büyük sevap kazanırsın işte o zaman.
Ama şu birkaç sene sabretmelisin.
Geleceğini düşünüp umutsuzluğa kapılmamalısın.
Allah yardımcın olsun.
Paylaş