Askerden döndüğünden beri soğuk davranıyor

Sevgilim askerliğin sonlarına doğru değişmeye başladı, sanki benden uzaklaştı. O döndükten sonra nişanlandık ama içim hâlâ hiç rahat değil.

Merhaba Güzin Abla, sevgilimle uzun yıllardır beraberdik. Sonra onu askere uğurladım. Başlarda her şey güzeldi... Ancak askerliğin sonlarına doğru değişmeye başladı, sanki benden uzaklaştı...

Askerden döndükten sonra ise sorun çözülmüş gibiydi...

Bana yanındayken çok güzel davranıyordu ama ayrılınca benimle mesajlaşmak yerine sosyal mecralara takılmayı tercih ediyordu. “Neden konuşmuyoruz” diye sorunca “Konuşacak bir şey yok ki... Konu yok” deyip geçiştiriyordu.

Askerden geldikten kısa bir süre sonra yoğun ve yorucu bir işe de girdi. Haliyle daha az konuşmaya başladık. Onu çok kıskanıyordum...

Sonra nişanlandık o süre boyunca o kadar ilgiliydi ki... Ama ne olduysa oldu yine soğuk davranmaya başladı.

Bunu ona söylediğimde, “İşe gidiyorum, yorgun oluyorum” diyor. Onu dinlediğimde anlayıp hak veriyorum. Ama bir süre sonra, tekrar bana zaman ayırmıyor diye düşünüp, kendimi kötü hissediyorum.

Askerden döneli 6 ay oldu. Acaba hâlâ normal hayata alışmaya mı çalışıyor? Çünkü beni sevdiğini biliyorum ama bazen kendimi o kadar kötü hissedip çıkmaza giriyorum ki...

Artık bana daha fazla zaman ayırmaya çalışıyor, geliyor görüşüyoruz. Ama yine de içim rahat değil. Abla nasıl davranmalıyım bilmiyorum...

Kendimi çekmeli miyim yoksa ona şefkatle yaklaşıp bu günleri aşmasında yardım mı etmeliyim? Çok düşünüp kuruntu yapıyorum belki de...

Rumuz: Çok üzgünüm

YANIT

Sevgili kızım, sevdiğin henüz askerliğin etkisinden kurtulamamış olabilir. Bu süreçte ne zorluklar yaşadığını bilemezsin ki kızım, ailesinden, sevdiklerinden uzakta, zor koşullarda yaşarken, elbette bir gerginlik yaşamıştır. Bu sorunlar huyunu suyunu bir süre için de olsa değiştirmiştir.
Erkekler için askerlik, elbette ki olgunluğa adım atmalarına yol açan bir dönemdir.
Artık o sorumsuz, özgür ve bencil yaşamlarını geride bırakacaklar, daha aklı başında, sorumluluklarının bilincinde bir sürece gireceklerdir. Bu geçiş döneminde ise hayatlarını gözden geçirmeleri, her şeyi yeniden düşünüp, tartıp, yeni bir düzen kurmaya çalışmaları da çok doğaldır.
Sevdiğin adam, yeni bir işe başlamış, seninle nişanlanmış, yeni bir hayata adım atmış. Bütün bunlar sorumluluk gerektiren şeyler. Artık o eski eğlenceli, rahat, başıboş, keyifli adamı arama onda.
Zaman zaman sana karşı tekrar ilgili davranıyormuş, sana zaman ayırmaya çalışıyormuş. Daha ne istiyorsun? Eğer iş hayatında yoğun bir tempoda çalışıyorsa, bunu elbette sizin geleceğiniz için yapıyordur.
Sana “Boşlukta olduğun için bana sarıyorsun” demiş. Bu sözde çok büyük doğruluk payı var.
Hiçbir zaman sevdiğin erkek odaklandığın tek nokta olmamalı.
Evlendiğinde de bu seni mutsuz eder, onu da bıktırır.
Mutlaka senin de başka bir ilgi alanın olmalı.
Çalışmıyorsan, çalışmanı tavsiye ederim ya da kendine bir hobi, oyalanacak bir uğraş bulmalısın.
Onun üzerine de aşırı düşmemelisin.
Aksi halde, bu tavır erkekleri kaçırır, sakın bunu unutma...

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Ailem onu babası hapiste olduğu için istemeyecek

Ailem sevdiğim adamın babasının hapiste olduğunu öğrenince onu istemeyecekler. Ondan vaz mı geçeyim?

Erkek arkadaşımın aile yapısı karışık... Baba-anne ayrı, anne yeni bir evlilik arifesinde...
Babası adam öldürmeden hapis yatıyor. Ailem bunu ileride öğrenince onu, hiç istemeyecek.
Ona karşı ön yargılı olacaklar.
Ne yapacağım bilmiyorum. Onu çok seviyorum, bu hayatı o seçmedi ki...
O çok iyi bir insan ve bütün bu olanların sebebi o değil. Ama ailem böyle düşünmeyecek, onu kabul etmeyecek.
Söyleyin ondan vazgeçmem mi gerekiyor? Ya da sevgimin arkasında mı durmam mı?
 Rumuz: Vaz mı geçeyim

Yazının Devamını Oku

Sevgilim ve kariyerim arasında kaldım

İyi bir eğitim hayatım olmasına rağmen sevgilim, iş konusunda beni sınırlandırıyor. Bu yüzden evlenmeyi her geçen gün erteliyorum. İş arayamıyorum ama evlenmiyorum da... Yol ayrımındayım.

2 yıllık bir sevgilim var. İlişkimiz başladığı günden beri sevgilim, benimle ciddi düşünüyor. Ben daha ağır ilerlemek istemiştim ama o hemen yüzük alıp evlenme teklifi etti.
Teklifi kabul ederken ona hemen evlenemeyeceğimizi söyledim. Çünkü küçük bir şehirde yaşıyoruz ve daha düzgün bir iş bulamadım.
Beni burada iş bakma konusunda sınırlandırdığı için hayal ettiğim kariyere sahip olamıyorum. Bu dönemde güzel yerlerde iş buldum.
Fakat bulduğum işler başka şehirde olduğu için kabul etmeyip sorun çıkardı ve ben de gidemedim. Ailesi, “Oğlumuzu başka şehre göndermeyiz” dedi. Benim ailem ise “Nerede mutluysan orada yaşa” düşüncesinde.
Yurtdışında okudum ve ülkemde istediğim yerlere hep gittim. Ama sanki bu evlilikten sonra beni bu şehre mecbur edecekler ve hapsedecekler diye korkmaya başladım.
Sevgilim bu durumu anlamıyor, “2 yıldır uzattın, bir türlü evlenemedik” diyor. O da üniversite mezunu, başarılı bir akademik hayatı var.
Ama bu küçücük şehirde saplanıp kaldı. Belki bu ona yetiyor. Ben bu küçük şehirde istediğim şekilde çalışamıyorum, hatta iş bulamıyorum. Bu nedenle de evlenmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Onu sevmediğini söylerken doğum günümde evlendi

Eski sevgilim nişanlısıyla evlenmeden hemen önce benimle buluştu. Onu sevmediğini ve evlenmek istemediğini söyledi. Beraber olduk. Fakat bir süre sonra doğum günümde evlendi.

7 sene önce bir adama âşık oldum. Ayrılıklarla beraber 1 seneye yakın birlikte olduk... Son ayrılığın ardından senelerce hiç konuşmadık.
Uzun zaman sonra arkadaşım vesilesiyle bir araya geldik. Ben belki yeniden başlarız düşüncesindeyken, o “nişanlanıyorum” dedi.
Zaten beni hiç sevmedi ve hiç değer vermedi. Benim ne hissedeceğimi düşünmeden suratıma nişanlanacağını söyledi. Günlerce ağladım ve o günden sonra da hiç konuşmadım.
Evlenmeden 1 buçuk ay önce, görüşmek istediğini mesaj attı. Ben de bir umut, “Belki evlenmez, vazgeçer” diye düşündüm. Hatta istemeyerek onunla birlikte bile oldum ve ilkimi yaşadım.
Fakat bunun da bir değeri olmadı. Arkasına bile bakmadan çekti gitti ve üstelik doğum günümde evlendi. Oysa “Onu sevmiyorum, evlenmek istemiyorum” diyordu.
Çok mutlu fotoğraflar çektirmişler. Hatta o kadar mutlu ki sanki huzur bulmuş gibi. İçimden, “Bu mu evlenmek istemeyen, sevmeyen adam? Kendimi ziyan ettiğim adam...” dedim. Tahmin edeceğiniz gibi çıldırdım, sinir krizleri geçirdim.
Şimdi de psikiyatriste gidiyorum ama ilaçlar da fayda etmiyor.

Yazının Devamını Oku

Eşim beni en yakın arkadaşımla aldattı

Eşimin telefonunda üniversiteden en yakın arkadaşım, hatta oda arkadaşım olan bir kişiyle cinsel içerikli mesajlaşmalarını yakaladım. Eşim aralarında fiziksel bir yakınlaşma olmadığını söylese de ondan soğudum.

Güzin Abla, eşimle 7 yıldır beraberiz. 1 yıldan beri de evliyiz. Çok mutluyduk. Ya da ben öyle sanıyormuşum...

2 hafta önce eşimin telefonunda ailece görüştüğümüz, benim üniversiteden en yakın, hatta oda arkadaşım olan bir kişiyle cinsel içerikli mesajlaşmalarını yakaladım.

Dünya başıma yıkıldı ve evde kıyamet koptu. Bu süre içinde kendisini asla savunmadı. Ancak çekip gitmeme izin vermedi. Çok pişman olduğunu, neden böyle bir şey yaptığını bilmediğini, baştan sona saçmalık olduğunu söyledi. 

Anlattığına göre sadece yazışmışlar, aralarında kesinlikle bir fiziksel yakınlaşma olmamış.

Hâlâ aynı evi paylaşmaya devam ediyoruz. Ama bu olayı yakaladığım günden beri üzerime titriyor, “Sana bunları unutturacağım, her şey normale dönecek” diyor.

Pişmanlığını hissettiriyor aslında. Ben de ne düşüneceğimi bilemiyorum. Çok soğudum ondan, o günden beri hiçbir şeyine tahammül edemiyorum, sürekli kötü davranıyorum.

O ise aksine bana karşı çok sabırlı, eskiye oranla aşırı ilgili. Ama bana her hareketi batıyor. Bazen unutur gibi oluyorum ama erkeklik gururuma yediremiyorum.

Bazen bir an eskisi gibi sevgi dolu oluyoruz ama ben mutlu olduğumuzu hissettiğim o anda yine sinirleniyorum, ona iyi davrandığım için kendimi suçluyorum.

Yazının Devamını Oku

Boşanma aşamasındaki sevgilimle devam edeyim mi

Erkek arkadaşım boşanma aşamasında ve bu durum kafamı çok karıştırıyor. “O olgun biri, başından evlilik geçmiş, beni üzmez kırmaz” diye düşünüyorum. Yine de emin olamıyorum...

Selam Güzin Abla, bekar bir genç kızım... Karşıma boşanma aşamasında olan bir adam çıktı. Eşiyle anlaşamadıkları için anlaşmalı boşanmak istemişler. Ama pandemi dolayısıyla mahkeme uzamış. Kendisi de benden 10 yaş büyük.

Aynı yerlerde oturuyoruz. Bir süre yazıştık, konuştuk. Bana âşık olduğunu söyledi. Her an beni çok seveceğini de dile getirdi.

Birkaç kez de buluştuk, görüştük. Kanım kaynadı ona... Gerçekten de ruhumuz uyuşuyor. Ama işte çocuklu biri kendisi.

Çocukları ise şu an eşinde. Boşanınca da eski eşinde kalacaklarmış. Ama içimde hep kötü bir his var. Onun geçmişini nasıl unutabilirim ya da nasıl görmezden gelebilirim!

İlişkimiz evliliğe kadar gitse durum ne olur? İleride çocukları yüzünden aramıza soğukluk girer mi? Benim bekar olmam, onun ise çocuklu ve dul biri olması herhangi bir sorun yaratır mı? 

Ailem ve arkadaşlarımın ne diyeceklerini çok düşünüyorum. Fakat onunlayken de çok mutluyum. Kafam çok karışık. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.

Bir yandan şöyle düşünüyorum: “Benden olgun biri sonuçta başından bir evlilik geçmiş. Neyin ne olduğunu biliyor... Beni üzmez, kırmaz...”

Yine de emin olamıyorum.

Yazının Devamını Oku

Sevgilim benden önce başkalarıyla birlikte olmuş

Sevgilimin benden önce başkalarıyla birliktelikleri olmuş. Bu benim ve ailemin kabulleneceğim bir şey değil. Birbirimizi seviyoruz ama ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.

Bundan yaklaşık 4 buçuk yıl evvel bir evlilik geçirdim. Fakat eşim olacak kişi, Doğu’dan Batı’ya tayin olmak için beni kullanmış. Bunu öğrenince beraberliğimiz yürümedi.

5 ay sonra hemen boşanma kararı alıp boşandık. Ama insanlara güvenim yerle bir oldu.

Aradan yıllar geçti... Ne kadar evlenmeye olumlu bakmasam da yeni birini hayatıma almaya karar verdim. Aynı işyerinde çalıştığım, hep abi dediğim biri vardı. Kendisi bana açılınca “deneyeyim” dedim.

Aramızda 7 yaş fark var.

Onun geçmişinde birçok sevgilisi olmuş.

 Cinsel birliktelikleri de olmuş ve yabancı bir kadınla 6 ay birlikte yaşamış.

Muhafazakâr biriyim ve bunlar kabulleneceğim şeyler değil. Ama “her insan hata yapar” diyerek göz yumdum.

Ben, bu adamı sevmeye başladım...

Yazının Devamını Oku

Annemle sevdiğim adam arasında kaldım

Sevdiğim adam, 1 yıl önce hayatıma girdi. Bana evlilik düşünmediğini ama benimle cinsel birliktelik yaşamak istediğini söyledi. Bu adam yüzünden annemin güvenini kaybettim...

Merhaba Güzin Abla, ben annemle sevdiğim adam arasında kaldım.
Sevdiğim, hayatıma 1 yıl önce girdi. Kendisi katıldığım bir kursta öğretim üyesiydi. Daha sonra aramızda yakınlık oldu ve görüşmeye başladık. Şu ana kadar sadece 1 kez dışarıda buluştuk. Sadece telefonda görüştük.
Kendisi evlilik konusunda pek hevesli değil. Bana, “Hayatımda ne olursa olsun, ne yaşarsam yaşayayım, her anımda olmanı istiyorum” dedi.
Benimle cinsel birliktelik yaşamak istediğini de söyledi.
Benden söz istedi ve “Bana, asla ‘hayır’ dememelisin. Koşulsuz şartsız kabul etmelisin” dedi. Ona söz verdim ama büyük bir aptallık yapmışım.
Sonra benden yapamayacağım bir şey istedi. Ben de kabul etmedim. “Sözünü çiğnedin” dedi.
Bana “Param olsa dahi borç isterim, sırf karşı tarafın ne kadar güvenilir olduğunu görmek için” diyordu.

Yazının Devamını Oku

Evlendiğim gece “bakire çıkmadın” diyerek beni babaevime bıraktı

Evlendiğimiz gece, eşimin ailesi evimize gelerek “Çarşaf almaya geldik” dedi. Ardından da eşim “bakire çıkmadın” diyerek beni babaevime bıraktı.

2 senelik nişanlımla ağustos ayında evlendim. 27 yaşındayım, iki üniversite bitirdim. Eşim lise mezunu, ben ikinci üniversitemi okurken ailesinin ısrarı üzerine üç ay içerisinde nişanlandık.

Bu dönemde bir küs, bir barışık bir sürü badire atlattık. Sonunda evlendik... Tam “Bitti, artık mutlu oluyoruz” diyordum ki ilk gece birlikteliğimizde kan gelmediği için eşim bana hiçbir şey hissettirmeden, ailesinin yanına gidip bakire çıkmadığımı bildirmiş. Yengeleri oyun kurup bize geldiler. “Çarşaf almaya geldik” dediler.

Ben de “O halde bir hastaneye gidelim” dedim. Evden “hastaneye” diye çıktık. Ancak eşim beni babamların evine bıraktı.

Annemler şok oldu... “Evinize dönün, biz kızımızdan eminiz” dedilerse de ikna olmadı. Annesi ve babası o gün konuyu sonradan duymuş gibi bize geldi. Bana sarılıp ağladılar... Onlarla birlikte iki hastaneye gittik.

Biri özeldi, ancak adli vaka olmadan muayene olunamayacağını söylediler. Bu arada eşim de beni annemlere bıraktıktan sonra, evimize dönüp evdeki altınları alıp gitmiş.

Biz ailesiyle hastaneye gittikten sonra “Sen bizim kızımızsın” diyerek evlerine götürdüler. Onu da çağırdılar yanımda çok dil döküp onu ikna etmeye çalıştılar. İçi rahat değilmiş, öyle söyledi. Eve döndük. Ertesi gün yine yengeleri, kardeşi bana yüklendi.

Bir doktor bulduklarını, onu seviyorsam gitmem gerektiğini söylediler. Ben de “Hepinizden şikayetçi olacağım” dedim.

Dayısı öğretmendi, eşi de hemşireydi. Onlar olaya sonradan dahil olup onu ikna etmeye çalıştı. “Sizin baş başa konuşmaya ihtiyacınız var” diyerek bizi evimize getirdiler...

Yazının Devamını Oku

Tüm hatalarına rağmen evlenmeli miyim?

Sevgilimle birbirimizi severken bir anda beni başkalarıyla aldattı. Barıştık ve sözlendik ama hâlâ güvenimi kazanamadı. Yaptığı tüm hatalarına rağmen onunla evlenmeli miyim?

Ben 19 yaşında bir kızım, şu anda nişanlıyım ama nişanlımı bir türlü affedemiyorum...

Biz sevgiliyken bana çok kötü şeyler yaptı. Gitti başkalarıyla oldu, güvenimi kırdı. Ona olan inancım da bitti. Artık ne söylese, ne yapsa bir türlü olmuyor. Yaptığı hataları bütün ailem öğrendi.

Annem ve babamdan çok tepki gördüm. Babam şimdiye kadar bana hiç söylemediği sözleri söyledi. Sevgilim de ailesinden çok tepki gördü, hata üstüne hata yaptı...

O hata yapınca, ben daha çok üstüne gittim. “Peşimi bırak” dedim, tüm hesaplarını engelledim, bu sefer iyice delirdi.

3 sene boyunca her günümüz kavgayla geçti. Yan yana her geldiğimizde birbirimizi yedik. Bana her defasında yalan söyledi ve güvenimi iyice kaybetti.

Daha sonra da kalkıp beni zorla kaçırdı...

Ortalık karıştı, babam beni buldu, mahkemelik olduk. Şikayetimi çekmeseydim 12 sene hapis cezası alacaktı. Bu nedenle nişanlandık.

Ama ben bir türlü bağlanamıyorum, sevemiyorum, yaptıklarını unutamıyorum.

Yazının Devamını Oku

Eşimin başka kadınla ilişkisi var

Hamileyken eşimin başka bir kadınla beraber olduğunu öğrendim. Ayrılmaya çalıştım ama beni çok sevdiğini söyledi. Peki, eşim beni bu kadar severken o kadınla nasıl olabiliyor?

2016 yılında kızıma hamileyken eşimin telefonunda bir kadınla yazışmalarını gördüm.
Dünyam yıkıldı çünkü biz severek evlendik ve çok mutluyduk. Kavga filan da etmezdik... Ta ki bir kadın aramıza girene kadar.
Bana yalvardı, “Tamam, o ilişkiyi bitireceğim, beni bırakma” dedi. Ben de inandım. Ama bitirmemiş. Birlikte olduğu kadın da evliymiş ve kocası beraber görmüş onları. Eşini boşamış, eşimle mahkemelik olmuş.
Ben de eve evrak gelince öğrendim.
Ama yeni doğum yapmıştım. Küçük bebekle kime sığınacaktım?
Ailem köyde ve zor geçinen insanlar. Onlara yük olmak istemedim. Üstelik 18 yaşında bir oğlum, 13 yaşında bir kızım daha var.
Küçük kızım 1 yaşındayken kadına işyeri açtığını öğrendim... Meğer bankadan para çekmiş.

Yazının Devamını Oku

Asker olduğum için beni istemiyorlar

Subay olduğum için kız arkadaşımın ailesi birlikte olmamıza karşı. Ama biz birbirimizi çok seviyoruz. Ne yapacağımı şaşırdım.

Sevgili Güzin Abla, ben subayım. Kız arkadaşımın ailesi asker olduğum için beni istemiyor. Eşi polis olan bir teyzesi var, ona “Benim kocam polis, bak ne kadar zorluk çekiyorum” diyormuş.
Kız arkadaşım mesleğimi sıkıntı etmiyor ama ailesi istemediği için onları karşısına alamıyor.
Hatta bu sorun yüzünden 4 aylık bir ayrılık sürecimiz oldu. Daha sonra bu ayrılığa dayanamayıp barışma kararı aldık. Ama kız arkadaşımın annesi beni istemediği için, kızına benimle barışmaması konusunda baskı yapmaya başladı.
Sonunda onu da ikna ettiğimizi sandık. Ama davranışları ile hâlâ beni istemediğini belli ediyordu.
Kız arkadaşım da sonunda benden ayrılmak zorunda kaldı. Bu ayrılığı kabul mü etmeliyim yoksa çabalamaya devam mı edeyim?
◊ Rumuz: Tek sorun ailesi

YANIT

Sevgili oğlum, ne ilginç bir dünyada yaşıyoruz... Sevgili oğlum, ne ilginç bir dünyada yaşıyoruz... Her şey ne kadar değişti.Eskiden aileler kızlarını subaylarla evlendirmek için yarış ederlerdi. Subayla evlenmek büyük bir prestijdi. Toplumda büyük bir saygınlıktı. Şimdi ise senin bu mektubuna bakınca, şaşırıyorum ve görüyorum ki, aileler kızlarını subaylarla evlendirmekten çekiniyor. Bunun nedeni olarak da subay ya da polis eşi olmanın zorluklarını, tehlikelerini öne sürüyorlar. Bir anlamda polis ya da subay eşi olmak her dönemde zorluk taşır. Böyle mesleklerin saygınlığının yanı sıra, her zaman hayati tehdidi de vardır. Çünkü subaylar da emniyet görevlileri de vatanımızı, milletimizi her türlü tehdide karşı korumakla görevlidir. Bu görev de elbette hiç kolay değildir. Ve yine eşleri için de hayat öyle pek kolay olmayacaktır.  Ancak böyle şerefli meslek sahibi bir eşe sahip olmanın da sağladığı onur hiçbir şeyle kıyaslanamaz. Bu yüzden sevgili oğlum, sevdiğin kızın her şeye rağmen sana gelmesini beklerim. Umarım sevdiğin gerçeği görür ve her şey gönlünce olur.   

Yazının Devamını Oku

Benimle o kadar ilgilendi ki evli olduğumu bile unuttum

Beni eskiden sevmiş olan bir genç, yeniden karşıma çıktı. Çok zengin olmuş, çok da değişmiş. Bana “Seni hiç unutamadım” dedi. Güzel sözler söyledi, güzel hediyeler aldı. Hep ihtiyacım olan şeylerdi.

Güzin Abla, 4 senelik evli bir kadınım. Bir çocuğum var. Eşimle 1 ay içinde tanışıp evlendik. Önceleri her şey güzeldi ama evlenince değişti. Ailesiyle birlikte yaşıyorduk. Eşim bana çok kötü şeyler yaşattı, ailesiyle yaşadığım her sorunda hep onların yanında oldu.
Ailesi bana hiçbir zaman ısınamadı zaten. Bu arada eşimin eski sevgilisiyle mesajlaştığını fark ettim.
Bu olaydan sonra iş boşanmaya kadar gitti ama ayrılmadık.
Eşim, ailesiyle bir arada olmamızın doğru olmadığını anladı sonunda.
Evi ayırdık ve aramız daha iyi oldu.
Maaşımın hepsini kocama veririm.
Hep istediklerini yaparım ama o bana ne güzel bir söz söyler, ne küçük bir hediye alır. Bu arada beni eskiden sevmiş olan bir genç, yeniden karşıma çıktı. Çok zengin olmuş, çok da değişmiş. Çalıştığım firmadaki patronumun da yakın arkadaşıymış.

Yazının Devamını Oku

Nişanlımı terk etmek zorunda kaldım

Yakın arkadaşımla bir süre sonra sevgili olup nişanlandık. Bir anda değişti ve devamlı benim kişiliğimi baskılamaya başladı. Çok sevdiğim nişanlımı terk etmek zorunda kaldım.

23 yaşında üniversite mezunu ve özel bir kurumda çalışan biriyim. 7 yıldır beni karşılıksız sevmiş, tüm zor zamanlarımda yanımda olmuş, gerçekten arkadaşlığına ve kendisine çok güvendiğim bir arkadaşım vardı.

O hayatımda tanıdığım en güzel adamdı. Bir ilişkiye başlayıp sonradan anlaşamayıp onu kaybetmekten çok korkuyordum. O yüzden hep arkadaş olarak yaklaştım ona.

Bir zaman sonra beni çok sevdiği için arkadaş kalamayacağını, eğer istersem benimle evlenmek istediğini söyledi. Önce olmayacağını söylesem de içimdeki ses ve çevremdeki insanlar beni bu kadar seven, değer veren kıymetimi bilen bir insanı kaybetmemem gerektiğini söyledi.

Ve kabul ettim, sözlendik, inan her şey çok güzeldi. Ama annesi akrabasının kızını istediği için ve tesettürlü olmadığımdan beni istemedi. Hep sorun çıkaracak davranışlarda bulundu.

Ben ve ailem, hep yapıcı davrandık ama olaylar büyüdü. Ailem de bu evliliği istememeye başladı. Ama bu sorunları aştık ya da ben öyle sanmıştım. Sonra nişanlandık...

6 ay nişanlı kaldık ama kısıtlamalar başladı. Telefon numaramı bile kimseye verdirmiyordu.

Arkadaşlarımla görüşemiyordum.

Onun istemediği bir şeyi yapınca hata yaptığımı söylüyor ve benimle günlerce konuşmuyordu.

Yazının Devamını Oku

Geleceğe umutla bakacağız

Çok acılar yaşadık ama her yıl gibi bu yıl da geçmişe sünger çekip geleceğe umutla bakacağız. Her şeye rağmen geçen yılı geride bırakıp, yeni bir yıla neşeyle ve güzel hayallerle girmiş olalım...

Oh, şükürler olsun, şu uğursuz 2020 yılı son buldu... Günler, haftalar, aylar, göz açıp kapayıncaya kadar geçip gidiyor. Arkasından bakakalıyoruz... Ancak 2020 her yıldan çok farklıydı herkes için. Bir virüs tüm dünyayı hükmü altına aldı, hepimizi esir etti, evlerimize kapadı.

Eşimizi dostumuzu, evlatlarımızı, büyüklerimizi göremez, ziyaretlerine gidemez olduk.

Hatta ne acıdır ki yakınlarımızın cenazelerine bile gidemiyoruz.

Düğün, bayram, yılbaşı, doğum günü kutlamaları askıya alındı.

Herkes kendi küçük dünyasına kapandı, eskiden sıradan olarak gördüğümüz en basit alışkanlıklarımızı bile rafa kaldırdık... Yılbaşı demek, hediye, alışveriş, sevdiklerimizle güzel bir sofrada buluşmak demekti...

Hiçbiri bu sene olmadı.

Bir yandan da “yeni bir yıl” demek, yaşların gelip geçtiğini gösteriyor. İnanamıyor insan. Yılların bunca süratine... Bir korku sarıyor yürekleri.

Zamanı durduramıyorsak, bizim için pek hoş değil bu hızlı gidiş...

Yazının Devamını Oku

5 yıllık ilişkimi başkası yüzünden bitirdim

5 yıldır sorunsuz yürüyen ilişkimi, başkası hayatıma girince gözümü bile kırpmadan bitirdim. Şimdilerde ise bunun pişmanlığını yaşıyorum.

20 yaşındayım ve 5 yıllık bir ilişkiden yeni çıktım. İlişkim hiçbir zaman kusursuz değildi.
Birkaç defa karşı tarafın isteğiyle ayrılık yaşamıştım ama hiçbir zaman sevmekten vazgeçmemiş, peşini bırakmamış ve nihayetinde onu yeniden kazanmıştım.
Halen üniversite okuduğumdan evlilik için daha zaman var.
Ancak evlenmeyi kesinlikle karşılıklı olarak planlamaktaydım.
Şimdilerde ise son 2 aydır ilk defa soğuduğumu ve eskisi gibi hissetmediğimi düşünüyorum. Hatta biter bitmez, başka bir erkekle yeni bir ilişkiye başladım bile.
5 yıllık ilişkimi, onu eskisi gibi sevmediğimi ve artık bende aşkın tükendiğini söyleyerek bitirdim.
Zaten o hamleyi yapmadan önce de zorla sürdürüyormuş hissi vardı içinde. Ancak bana karşı hiç kötü bir davranışı olmadığından bir türlü bitiremedim. Ama başkası hayatıma girince gözümü bile kırpmadan, “artık seninle mutlu değilim” deyip çekip gidebildim.

Yazının Devamını Oku

14 aydır elini bile tutamadım

14 aydır önce tanıştığım kadının her şeyiyle ilgilendim, maddi destek oldum ama doğru dürüst elini bile tutamadım. Şimdiyse birbirimize dargınız. Ona aldıklarımı geri mi isteyeyim?

14 ay önce bir kadınla tanıştım ve ona bir anda âşık oldum. Tanıştığımızdan bu yana evine, çocuklarına sahip çıktım. Maddi ve manevi yönden dünya kadar para harcadım ama bir türlü âşık edemedim kendime...

Telefonla görüşüyorduk, arada bir de buluşuyorduk.

Bir gün beni aradı ama o gün çok işim vardı, cevap veremedim ve mesaj yazdım, “İşlerim şu an çok karışık, çok zor durumdayım, cevaplayamadım” diye. Beni 30 kere aramış ve cevap vermeyince WhatsApp’tan engellemiş. Uzun süre de engeli kaldırmadı.

14 gün sonra aradım, “Konuşalım” dedim. Buluştuk. Bana kızgın ve dargın olduğunu söyledi. “Ben her yerden seni engelledim. Bak bakalım ulaşılamamak, kavuşamamak nasılmış” dedi. O günden sonra da bir daha aramadı.

Ben de o arasın diye bekledim. Çünkü sonuçta ben de ona kızgınım.

Düşünün, 14 ay boyunca çalıştım ve tüm kazancımı hep ona verdim. Her şeyiyle ilgilendim, elimden geldiğince maddi destek oldum. Ama buna karşılık ne gördüm?

İnanın doğru dürüst elini bile tutamadım. Ben ne yaptım da bana bu kadar kızıyor ve beni aramıyor?

Zaten o beni hiç sevmedi, hiç yakınlık göstermedi. Size soruyorum şimdi, ne yapmalıyım?

Yazının Devamını Oku