Artık yalnız olmak istemiyorum

Yaşıtlarım çoluk çocuğa karıştı, ben ise yalnızım. Kendimi yaşlı ve tükenmiş hissediyorum. Artık yalnız olmak istemiyorum. Beğenilmek ve kendi ailemi kurmak istiyorum.

Ben 30 yaşında, bekar bir kadınım. Özel ders vererek hayatımı kazanıyorum.
Ama bu yüzden kendime zaman ayıramıyorum. İlk başlarda bunu pek önemsemiyordum. Fakat şimdi hayatı ıskaladığımı düşünüyorum.
Annem ve babamı erken yaşta kaybettim. İki kardeşimin sorumlulukları benim omuzlarımda.
Onlara rahat ve güzel bir yaşam sunmak için çırpınıyorum.
Her zaman örnek bir abla olmaya çalışıyorum. Ama bunu ne kadar becerebiliyorum, bilmiyorum...
Dertlerimi de onlarla paylaşamıyorum...
Maddi durumum çok iyi ama anladım ki para mutluluk getirmiyor.
Bir de son 2 yılda çok kilo aldım. Fiziğimi hiç beğenmiyorum ve erkekler tarafından da beğenilmediğimi düşünüyorum.
Daha 2-3 yıl önce aldığım kıyafetlerime giremiyorum.
Dolabımdaki giysilerin hiçbirini üstümde beğenemiyorum...
Yaşıtlarım çoluk çocuğa karışmışken ben yalnızım.
Kendimi çok yaşlı ve tükenmiş hissediyorum.
Bu arada uzun süre psikolojik yardım aldım, ilaçlar kullandım.
Artık yalnız olmak, kendimi çirkin ve yaşlı hissetmek istemiyorum.
Beğenilmek ve kendi ailemi kurmak istiyorum.
Ne olur bana yardım et Güzin Abla, gerçekten çok çaresizim...
◊ Rumuz: Çaresiz

YANIT

Sevgili kızım, hayatı ıskaladığından tut, kendini yaşlı hissetmeye kadar büyük bir çöküntü içinde olduğunu görüyorum.
Gerçekten senin için üzüldüm.
O birkaç kilo fazlalığından kurtulmanı sağlayacak o kadar çok yol var ki...
Örneğin sana “aralıklı oruç” diye bilinen ve Prof. Dr. Osman Müftüoğlu hocamızın da önerdiği yöntemi denemeni tavsiye edebilirim.
Haftanın 3 ya da 4 günü 15 saat boyunca aç kalmak diye özetleyebileceğimiz bu yöntem, gerçekten fayda sağlıyor.
Ayrıntılarını internetten “Dr. Müftüoğlu aralıklı diyet” diye aratarak öğrenebilirsin.
Bunun dışında sana ünlü İngiliz siyaset adamı ve filozof W. E. Gladstone’un yaşlılıkla ilgili çok beğendiğim şu satırlarıyla cesaret vermek istiyorum:
“Gençlik bir hayat devresi değil, bir akıl halidir.
Yıllar cildi buruşturabilir, ancak heyecanların bitişiyle ruh buruşur.
İnsan kendine olan güveni kadar genç,
Kuşkusu kadar yaşlı,
Cesareti kadar genç,
Korkuları kadar yaşlı,
Umudu kadar genç,
Bezginliği kadar yaşlıdır.
Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz.
İnsanları yaşlandıran, ideallerinin bitmesidir.
Kalbi sevdikçe, neşe duydukça, güzellikleri fark ettikçe,
Beyni yeni şeyler keşfettikçe, herkes gençtir.
İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar,
Hâlbuki yaşamadıkça yaşlanırlar.
İnsan, yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır.”
Bu satırları bir yere not et, istersen bugünkü köşemi kesip, sakla ve zaman zaman çıkarıp oku. Sana çok iyi gelecektir.
Şunu da söylemeliyim ki, bildiğim kadarıyla bazı sakinleştirici ya da psikolojik sorunları düzenlemeye yönelik ilaçlar, insanı şişmanlatabilir. Bu nedenle doktoruna danışıp yan etkisi kilo aldırmak olmayan, daha değişik türde ilaçlar isteyebilirsin.

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Sevgilisi kardeşimi çıplak fotoğraflamış

Kardeşim saf biri. Durmadan kendine sevgili bulmasından ve onlara hemen kanmasından bıktım.

Güzin Abla, benim bir kız kardeşim var. Kendisi biraz saf, bu yüzden çok kandırılıyor.
Sevgilisi çıplak fotoğraflarını çekmek istemiş. Kardeşim “hayır” diyememiş, kabul etmiş.
Ama bir süre sonra sevgilisi ondan ayrılmış.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra kardeşim bir başkasıyla görüşmeye başlamış, bu yeni sevgilisi de ondan ilginç şeyler istemiş...
Kardeşimin durmadan kendine sevgili bulmasından ve onlara hemen kanmasından bıktım.
Ona öğütler veriyorum, onunla sürekli konuşuyorum ama boşuna...
Beni hiç dinlemiyor...

Yazının Devamını Oku

Erkek arkadaşım beni kullanıyor

Erkek arkadaşım beni kullanıyor ve kendimi çöp gibi hissettirecek davranışlar sergiliyor. Kalbini kırarak ondan ayrılmak istiyorum. Ne yapabilirim?

Ben 19, erkek arkadaşım ise 21 yaşında. 2 ay arkadaşlığın sonunda sevgili olduk, 3 haftadır da birlikteyiz.
Her buluşmamızda ilişkiye giriyoruz.
Beraber olduktan sonra beni hemen eve bırakıyor.
Oysa istiyorum ki bir kafeye gidelim, birlikte bir yerleri gezelim...
Ama gerçekten beraber hiçbir aktivitemiz yok; gezmiyoruz, eğlenmiyoruz.
Sadece cinsel ilişkiye giriyoruz. İlişki yaşamaya başlamadan önceki süreçte çok ilgiliydi ve her dakika mesaj yazar, arar sorardı.
Bana çok nazik davranırdı, şimdi ise geç cevap yazmalar, ilgisiz tavırlar...

Yazının Devamını Oku

Bir kalbe iki kişi sığar mı

Sevdiğim kız her ayrılığımızda eski sevgilisine dönüyordu. Ondan ayrılınca da tekrar bana... Sonunda “Neden bunu yapıyorsun” diye sordum. “Keşke ikinizle de olabilsem, ikinizle de evlenebilsem” diye yanıt verdi.

Merhaba Güzin Abla, umarım iyisinizdir ve hep iyi olursunuz...
Ben 30 yaşında bir adamım, yaklaşık 2 yıl birlikte olduğum bir kız vardı. Bu kız, benden önce kendinden 12 yaş büyük ve zengin bir adamla ilişki yaşamış... İlişkileri bir dargın bir barışık sürmüş...
Yine ayrı oldukları bir dönemde biz tanıştık. Bir süre sonra beni sevmeye başladığını söyledi.
Ama ben ona bir türlü inanamıyordum, hep aklında eski sevgilisinin olduğunu düşünüyordum. Belki bir umutla, onu unutur ve beni sever diye bekliyordum ama öyle olmadı.
Biz de bir ayrılıp bir barışıyorduk ve her ayrılığımızda eski sevgilisine gidiyordu.
Onunla ayrıldığında ise bana geliyordu.
Bunları bile bile ben onu sevmeye devam ediyordum.

Yazının Devamını Oku

Güzin Abla’dan dert tarifesi!

7 Ekim Çarşamba akşamı Show TV Ana Haber Bülteni’nde benim adım kullanılarak bir haber yayınlandı.

Antalya’da konfeksiyon mağazası işleten bir kadın, müşterilerinin dertlerini dinliyormuş.
“Güzin Abla’dan dert tarifesi” anonsuyla yayınlanan haberde; bu kadının müşterilerinin eşlerinden, ailelerinden, çoluk çocuklarından dert yandıkları, bu kişinin onlara Güzin Abla’lık yaptığı ama bundan da çok sıkıldığı ve bu yüzden dertlere göre bir fiyat tarifesi hazırlayıp bunu mağazasının girişine astığı belirtiliyordu.
Show TV spikeri tarafından “Mahallenin Güzin Abla’sı artık konu komşunun dertlerini dinlemekten yoruldu, bıktı” şeklinde anons edilen haberde fiyat tarifesi de “Güzin Abla” adı kullanılarak ekrana yansıtıldı.
Bu haber beni çok rahatsız etti. Ailemden, eşim dostumdan telefonlar aldım.
Kimi çok önemsemedi, kimi köşemin adının bu şekilde yayınlanmasından çok büyük üzüntü duyduğunu söyledi. Sonuçta rezil oldum.


Yazının Devamını Oku

Sevgilimin sözleri yalanmış

3 yıldır birisiyle birlikteydim. Meğer her sözü yalanmış. Evli ve çocuğu olduğunu olduğunu öğrendim mesela... Ama onu hâlâ seviyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 23 yaşında genç bir kızım. 3 yıldan beri birisiyle beraberdim. Bu adam bana hep yalan söyledi.
Önce evli olduğunu öğrendim. Affettim, çünkü seviyordum.
Mesleğini farklı biliyordum. Şirket sahibi olduğunu, işyerinin nerede olduğunu da buldum. Bir gün beni bir kadın aradı ve eşi olduğunu söyledi. Eşiyle ilişkimin ne boyutta olduğunu öğrenmek istedi, telefonu yüzüne kapadım.
Olay büyüdü, devreye annem girdi. Annem kadını bulup konuşmuş, her şeyi anlatmış.
Bir gün onları ailece gördüm. Yanlarına yaklaşıp çocuğunu sevdim, beni karşısında görünce şoke oldu. Ben de çok kötü oldum.
Ama annem devreye girince benim bir oyun oynadığımı, onu eşinden ayırmak için bir plan hazırladığımı sandı.
Oysa annemin konuşmasından haberim yoktu. Bana inanmadı ve benden ayrıldı. Ben de beni bırakmasın, ayrılmasın diye telefon açıp “hamileyim” diye yalan söyledim ama inanmadı. Ben de elimi eteğimi çektim.

Yazının Devamını Oku

Ailemiz çocuk için baskı yapıyor

Biz 2 senedir evliyiz. İlk sene çocuk düşünmedik fakat 2’nci senemizde olmayınca doktora gittim. Doktor, vajinal akıntı, kuruluk ve mantar olduğunu söyledi.

Bir fitil ve pomat önerdi. Fakat fitili kullanmadım, hâlâ akıntım var. İlişki sırasında da ağrı oluyor.
Üstelik kızlık zarımın da bozulup bozulmadığından emin değilim.
Çünkü bozulduğuna dair tek bir belirti oluştu, o da 3 gün süren kanamam. Onun dışında hiçbir belirti hissetmedim.
Şu an yine doktora gitmek istiyorum ama ne diyeceğimi, durumu nasıl açıklayacağımı bilemiyorum.
Aileler de çocuk için aşırı bir baskı yaratıyor üzerimizde, bu yüzden de çok stresliyiz.
◊ Rumuz: Hamilelik

YANIT

Önce doktorun önerilerini uygulamadığın için hatalısın. Mantar, vajinal kuruluğa da yol açabilen tahriş nedeniyle de ilişki sırasında acı veren ciddi bir rahatsızlıktır. Doktorun eşine de tedavi uygulaması gerekirdi.

Yazının Devamını Oku

İkiz bebek annesine mektup

Köşenizde geçtiğimiz günlerde yayınlanan ikiz bebek annesinin “Kendimi tükenmiş hissediyorum” yazısını gözlerim yaşlı bir şekilde okudum. Bir ikiz annesi olarak kendisine bazı önerilerim olacak.

Çarşamba günü bir ikiz annesinin “Kendimi tükenmiş hissediyorum” yazısını gözlerim yaşlı bir şekilde okudum. Ben de yaklaşık aynı aylarda ikiz bebek annesi olarak ona yazmak istedim. Biz de eşimle çocuk istiyorduk, uzun yıllar süren çok zahmetli ve bir o kadar masraflı tedavi süreçleri sonunda ikizlerimiz oldu.
Okurunuzun bu sorunları aynen yaşadığını düşünerek paylaşmak istedim... İlk aylarda bölük pörçük olmak üzere toplamda 2-3 saati geçmezdi gece uykularım. Bebekleri kucağımda taşımaktan kaynaklı sırt ve bel ağrılarım cabası...
Büyüdükçe uykularımız biraz düzene girse de bu sefer yemek problemleri çıktı. Onlara mama yedirmek için saatlerce uğraşmak zorunda kalıyordum. Ayrıca artan hareketleri nedeniyle sürekli düşmeler, kalkmalar ve hatta birbirlerine vurmalar başladı.
Bir anne olarak hem ev işlerini yürütmek hem de ikiz çocuklara bakmak, onları layıkıyla yetiştirmek gerçekten çok ama çok zor. Okurunuz şimdiye kadar çocuklarını yardımsız yetiştirmekle mucizevi bir iş yapmış! Ben bu güçlü anneyi gönülden kutluyorum.
Kendisine şunları söylemek istiyorum: Doğum sonrası ilk aylar en zor zamanlarımızdı. En zor zamanlar geçti, yavaş yavaş kolaylaşacak.
Ama bunca istek ve uğraş sonrası ikizlerime kavuşup onları canımdan çok sevsem de dayanamadığım, tükendiğimi hissettiğim zamanlar çok...
Ama lütfen, Güzin Abla’nın da çok haklı olarak size söylediği gibi eşinizle ve aileniz, yakın akrabalarınızla son derece açık konuşun, ruh halinizden bahsedin. Onlardan teklif gelmediyse de haftada birkaç saat bile olsa siz onlardan açıkça destek isteyin, çekinmeyin.

Yazının Devamını Oku

Meme estetiği yaptırmak istiyorum

Memelerimin büyüklüğü sırt ağrısı yaşamama neden oluyor. Estetik yaptırmak istiyorum ama referans olacak kimseyi bulamıyorum...

Bugün size yazmamın sebebi uzun zamandan beri düşünüp bir türlü karar veremediğim bir mevzu üzerine... Meme estetiği yaptırmak istiyorum fakat bir türlü bir sağlık kuruluşu konusunda kanaat edinemedim. Malum ufak bir hata telafi edilemeyecek bir şekil bozukluğuna ya da sağlığımı tehdit edecek bir unsura dönüşebilir.
Korku ve kaygılarım var. Memelerimi hem küçültmek hem de toparlatmak istiyorum fakat nereye, kime yaptıracağımı bilemiyorum.
Konu hassas olduğundan güvenilir bir yer olması önceliğimdir.
Bu durumda da her zaman aklımdan geçirdiğim ve bir türlü toparlayıp yazamadığım size danışmadan geçemedim.
Sırt ağrılarım var. Çok zorlanıyorum. Memelerim aşırı büyük değil ama oldukça sarkık.
Kime güvenebilirim, yardımınızı istiyorum. Ankara’da ikamet ediyorum, burada olması daha uygun olacaktır. Çevrenizde plastik cerrahi konusunda referans olabileceğiniz birileri var mıdır?
◊ Rumuz: Hassas bir konu

YANIT

Yazının Devamını Oku

Babamdan şiddet görüyorum

Küçük yaşlardan beri yaşadığım şiddet yüzünden ciddi psikolojik sorunlarım var. Babamdan şiddet görüp ağır küfürler işitiyorum. Şimdi de okulu bırakıp evlenmemi istiyor. Ne yapmalıyım?

Annem ve babam küçüklüğümden beri sürekli kavga ediyor. Babam baskıcı ve otoriter bir insandır. Annem ise saf biri. Annem, onca yıldır kendisine yapılan şiddete karşı hiç tepki göstermedi. Ben hep ortada kalan kişi oldum. İkisi de egolarından çocuklarını görmüyor. Onlar yüzünden özgürlüğüne düşkün ve agresif bir insan oldum.
20 yaşında üniversiteli bir genç kızım. Çalışıyordum fakat pandemiden dolayı şu anda işsizim.
Babamın bana kavga sırasında söylediği aşağılayıcı küfürler ve “gırtlağını keseceğim” gibi korkunç tehditler yüzünden psikolojim bozuk. Ayrıca daha bugün boğazımı sıkarak beni duvara dayadı.
Küçüklüğümden beri yaşadığım baskılardan dolayı çok ciddi sorunlarım var. Aslında bütün ailem de aynı durumda. Ben bu durumda ya evden kaçıp gideceğim ya da babamı şikayet edeceğim. Artık bu evde durmak istemiyorum.
Kendimi hapishanede gibi hissediyorum. Bana verdikleri üç kuruşluk harçlığın bile hesabını yapıyorlar ki hiçbir zaman onlardan para istemem. Ne yapacağımı hiç bilmiyorum... Babam son zamanlarda zorla kendi işyerinde çalıştırıyor.
Bütün arkadaşlarımla iletişimimi kesmemi istiyor. Okulu bırakıp evlenmemi de istiyor.
Ben sadece bir şeye izin alma gereği duymadan, şiddet görmeden, hakaret işitmeden, kendi hayatımı yaşamak ve okuluma gitmek istiyorum.

Yazının Devamını Oku

Kendimi tükenmiş hissediyorum

İkiz bebeklerim 21 aylık. Onları çok seviyorum ama artık tek başıma yetemiyorum. Psikolojik olarak kendimi tükenmiş hissediyorum.

Nereden başlayacağımı, kendimi nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Bildiğim tek şey artık kendimi iyi hissetmediğim. İkiz bebek annesi genç bir kadınım.
İkizlerim 21 aylıklar ama ben zaman zaman dayanamayıp onlara bağırıyorum maalesef.
Bana yardım edecek hiç kimse yok, zaten bu zamana kadar da kendim büyüttüm çocuklarımı.
Eşim işten eve, evden işe pek bir faydası olmaz bebek bakımında. Maddi durumumuz da çok iyi değil. Yardımcı tutamıyorum. Tek başıma artık yetemiyorum sanırım ve bunu bilmek beni çok üzüyor.
Psikolojik olarak tükenmiş hissediyorum... Çocuklarımı çok seviyorum ama tahammülüm kalmadı.
İnanın iki çocukla birden ilgilenmek gerçekten çok zor, asla isyan etmiyorum çünkü çocuk sahibi olmak isteyip olamayan pek çok insan var.
Aslında onlara bağırmak istemiyorum, sinirlenmek istemiyorum, ağlamak istemiyorum, sakin kalmak istiyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum...

Yazının Devamını Oku

Bir sonraki adımı atmıyor

Sevgilim evlenme teklifi etti ama sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmaya başladı. 3 aydır yüzük takıyoruz ama bunun bir sonraki adımını asla atmıyor. Neden yüzük taktı ki?

Sevgili Güzin Abla, erkek arkadaşım ile 6 yıldır birlikteyiz. Birkaç ay önce evlilik teklifi etti ama ortada hâlâ resmi bir durum yok. Sürekli kendisiyle ilgili hayalleri var. Bir kere bile benimle bir gelecek hayali olduğunu ağzından duymadım. Sürekli kendine mülk almak, bir yerlere gitmek gibi hayaller kuruyor.
Konuyla ilgili konuştuğumda evlilik istediğini ama biraz daha beklememiz gerektiğini söylüyor.
“O zaman neden evlenme teklifi ettin? Neden yüzük taktın?” diye sorduğumda “Sen mutlu ol diye” yanıtını veriyor.
Ailesinin bana evlenme teklifi ettiğinden haberi var ama bir kere bile “hayırlı olsun, mutluluklar” tarzı bir şey ağızlarından çıkmadı.
Kendi ailem de biliyor, sürekli “Yüzük taktınız bunun devamı olmayacak mı?” diye soruyorlar.
Ne diyeceğimi bilemiyorum.
Amacım hemen yarın nikah kıymak değil tabii ki ama 3 aydır yüzük takıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin baskısından kurtulamıyorum

Sevgilim her şeyime karışıyor ve her şeye o karar veriyor. Aksi halde beni terk etmekle tehdit ediyor. Ailem çok büyük baskı ve kısıtlama altında olduğumu söylüyor. Ne yapmalıyım?

Sevgili Güzin Abla, 23 yaşındayım. Kız arkadaşımla 2 senedir güzel giden bir beraberliğimiz var.
Onu sonsuz seviyorum fakat tanıştığımızdan bu yana sürekli bana baskı yapıyor, bir şeylerden vazgeçmemi istiyor.
Hobim olan fotoğrafçılıktan ailem ile görüşmemden, film izlememden, erkek arkadaşlarımla buluşmamdan 40 yılda bir izlediğim maça kadar.
Giydiklerime, yiyeceğim yemeğe her şeye, her zaman kendisi karar veriyor. Eğer karşı çıkarsam beni terk etmekle tehdit ediyor. İster istemez ben de onun istediği gibi bir hayat yaşamaya başladım.
Ne arkadaşım, ne de izlediğim kendi zevkime uygun bir film veya hobim kaldı.
Öyle ki yalnızca onun izin verdiği kadar yaşayabiliyorum ama kendisi her istediğini izliyor, her istediğini yapıyor veya arkadaşları ile buluşuyor.
Instagram hesabım vardı, şifresini o da biliyordu.

Yazının Devamını Oku

Evlenilecek ya da eğlenilecek kız ayrımı yapılıyor

Erkekler son dönemde “evlenilecek kız” ya da “eğlenecek kız” ayrımı yapmaya başladılar. Erkeklerin bu tavrı çok çelişkili değil mi?

Köşenizde yayımlanan bazı mektuplarda genç erkeklerin, “evlenilecek kız” ve “eğlenilecek kız” şeklinde ayrım yaptıkları dikkatimi çekiyor. Bu tavırları sizce de çok çelişkili değil mi?
Sevgilileriyle evlenmeden önce ilişkiye girip daha sonra kendilerine göre “evlenilecek bir kız” bulduklarında “tamam buraya kadar” diyebilmek, ne kadar zalimce...
Oysa bana göre, evlenmeyi düşünen çiftler bir süreliğine aynı evi paylaşmasalar bile (ki o gerekli aslında) bir süre beraber olmalıdır.
Bu oldukça hassas bir konu ama en başta siz olmak üzere, hepimiz biliyoruz ki çiftler birçok konuda iyi anlaştıkları halde evlendiklerinde birbirleriyle cinsel uyum sağlayamayabiliyor.
Üstelik ilişki sırasında genelde inisiyatif de erkekte olduğu için onların sorumlulukları daha da fazladır. Cinsel uyumsuzluk da yine erkeklerden kaynaklanır...
Çünkü erkek ilişki sırasında kadını yönlendirmeyi ve onu ilişkiye hazırlamayı başaramazsa, o beraberlik yürümez.
Hem kadın hem erkekte cinsel sorunlar olabilir. Çiftler birbirleriyle cinselliği yaşamadan bunu nasıl anlayabilirler ki?

Yazının Devamını Oku

6 yıllık ilişkimizi hemen unuttu

6 yıllık ilişkimiz bir anda son buldu. Hayatında kimse olmasını istemeyen erkek arkadaşım iki buçuk ay sonra başka bir kızla beraber olmuştu bile. Çok canım yanıyor, ne yapmalıyım?

Yaklaşık 6 yıldır çok güzel giden bir ilişkim vardı. İlişkimizde tartışmadan öteye geçmezdik. Birbirimizi asla kırmamaya çalışırdık.
O kadar severdik ki birbirimizi bakışımızdan, gülüşümüzden anlaşılırdı. Aramızda cinsellik söz konusu değildi.
Uzak mesafeli, çok uzun süren ve güzel giden bir ilişkiydi. Geçen haziran ayında evlilik teklifi de aldım. Her şey gerçekten çok iyiydi.
Ancak aklımı karıştıran beni içimde rahatsız eden bazı şüphelendiğim şeyler vardı.
Ağustos ayında nişan yapacaktık. Ama bahaneler üreterek tarihi ileri attı. Sonra beni ilgisiz bıraktı.
Aramalar, mesajlaşmalar azaldı. Beni tahrik edici konuşmalar bile bitmişti.
İlgisizliği canıma tak etmişti ve ben de ayrılmak istediğimi söyledim. O da “tamam” dedi ve güzel bir ayrılma konuşmasıyla bitirdik.

Yazının Devamını Oku

Peki, Güzin Abla sen nasılsın?

Yıllardır bizim dertlerimizi dinleyip çözümler arıyorsun. Peki, Güzin Abla sen nasılsın? Bu dertleri okurken nasıl dayanıyorsun?

Merhaba Güzin Abla, tüm dünyanın dert ortağısın. Hep biz konuştuk sen dinledin. Hiç yüzünü görmediğin insanlara yol gösterdin.
Milyonlarca insan dünyanın her köşesinden yazılarını takip ediyor. Hep biz dertlerimizi anlattık. Hiç soramadık, “Halin, durumun, keyfin nasıl?” diye.
Peki, arada da biz senin derdini dinlemek isteriz ablacım... İsteriz ki hiçbir derdin, çözülmeyecek hiçbir sıkıntın olmasın.
Sağlıklı ve mutlu yaşa, tüm okurlarının sana ihtiyacı var. Daha önce de sana yazmıştım, derdimi anlatmıştım. Sen de o mükemmel, o güzel düşüncelerinle cevap vermiştin.
Ama bugünkü yazından sonra “Ablam çok güçlü. Bu dertleri biz okurken bile günlerce aklımızdan çıkmadığı, etkilendiğimiz zamanlar oluyor. Ablam nasıl dayanıyor?” diye düşünmeye başladım.
Keşke kötülük, zalimlik olmasa, dünyada kötü insanlar da olmasa... Okurlarından artık dert dinleme, onlardan artık mutluluk mektupları iste.
Biz de “Dünyada ne güzel ve mutlu insanlar varmış” diyelim. Ama herkes dertli, herkesin yükü kendine ağır, kimsenin derdi de sıkıntısı da bitmiyor. Herkesin imtihanı farklı, herkesin yükü ayrı. Herkesin kaldıracağı gücü ayrı... Bizler şanslıyız ki senin gibi bir büyüğümüz, fikir danışacağımız yol göstericimiz var. Allah seni başımızdan eksik etmesin...

Yazının Devamını Oku