Annem yüzünden kendimi kukla gibi hissediyorum

Annem hayatıma o kadar çok müdahale ediyor ki artık kontrolü eline aldı. Bu durum özgüvenimi ciddi şekilde zedeliyor çünkü kendi kararlarımı alamıyorum. Kendimi değersiz ve kukla gibi hissetmeye başladım.

Güzin Abla, ben 22 yaşındayım ve yeni mezun bir lisans öğrencisiyim. Kardeşimle ben daha ilkokuldayken annemle babam boşandılar. Babamla pek sık görüşmüyoruz.
Dolayısıyla annem bizi hem maddi hem manevi olarak tek başına büyüttü. Bu yüzden üzerimize çok fazla titriyor.
Fakat artık hayatımızı kontrol etmeye başladı. Yaşım dolayısıyla ve üniversiteyi uzakta okuduğum için sanırım, artık buna tahammülüm kalmadı.
Küçük yaştan beri hep baskıyla büyüdük. Kardeşim agresif bir yapıya sahip, o yüzden evde sürekli kavga çıkıyor. Annem iş hayatıma bile karışıyor. Bu baskı bana gelecek kaygısı ve karamsarlık getirdi. Özgüvenimi ciddi şekilde zedeliyor çünkü kendi kararlarımı alamıyorum. Kendimi değersiz ve kukla gibi hissetmeye başladım.
Annemle oturup düzgün bir şekilde konuşmaya çalıştım. Ama hiçbir şey değişmiyor. Psikoloğa gitmemiz gerektiğini ve bu davranışlarının sağlıklı olmadığını söylediğimde ise asla kabul etmiyor. Dahası evimize, arkadaş veya ailemizden biri bile olsa, kimseyi çağıramıyoruz. Çünkü annem etrafında insan istemiyor.
Herkesin hayatımıza karışacağını sanıyor ve biraz da aşırı titizlik hastalığından mustarip. Evden kaçmak biliyorum ki bir çözüm değil, fakat böyle de gidemez. Huzur bulmak için arada anneannemize gittiğimizde bile, bir süre sonra eve gelmemiz için baskılar başlıyor.
Kardeşime nazaran, ben biraz daha sakin ve sabırlıyım fakat bu da işe yaramıyor. Lütfen yardım edin bize. Rumuz: Kontrolcü anne baskısı

YANIT

Sevgili kızım, bu yaşadıklarını okuyunca ilk olarak yarın öbür gün hayatına biri girse, neler olabileceğini düşündüm. Ve inan endişelendim...Sevgili kızım, bu yaşadıklarını okuyunca ilk olarak yarın öbür gün hayatına biri girse, neler olabileceğini düşündüm. Ve inan endişelendim...Annen belli ki birçok genç yaşta boşanmış ve çocuklarını tek başına büyütmek zorunda kalmış kadın gibi, psikolojik açıdan zarar görmüş. Takıntıları, korkuları var, titizlik hastalığı var... Sizi aşırı sahiplenmiş ve bütün bunlar yaşamınızı hiç de kolaylaştırmıyor. Sen eğitimli bir genç kız olarak, elbette kendi kararlarını kendin verecek durumdasın. En azından iş ortamını kendin seçebilirsin. Aslında en iyisini düşünmüş, anneni bir psikoloğa götürmek istemişsin. Annenin bir terapistten alacağı telkinle sakinleşmeye ihtiyacı var. Böylece bütün aile rahatlayabilirsiniz. Evdeki gerginliği giderecek bir ortam yaratılabilmesi için, onun takıntılarından vazgeçmesi çok önemli. Ama direniyorsa, ona artık dayanamadığını, yoksa evden gideceğini, bir psikologla görüşmesi gerektiğini ısrarla söylemeli, mutlaka kabul ettirmelisin. Unutma, annenin bu durumu böyle devam ederse sen de kardeşin de ileride hiç kimseyle bir yakınlık kurmayı ya da evlenmeyi aklınızın ucuna bile getiremezsiniz.

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Ailem onu babası hapiste olduğu için istemeyecek

Ailem sevdiğim adamın babasının hapiste olduğunu öğrenince onu istemeyecekler. Ondan vaz mı geçeyim?

Erkek arkadaşımın aile yapısı karışık... Baba-anne ayrı, anne yeni bir evlilik arifesinde...
Babası adam öldürmeden hapis yatıyor. Ailem bunu ileride öğrenince onu, hiç istemeyecek.
Ona karşı ön yargılı olacaklar.
Ne yapacağım bilmiyorum. Onu çok seviyorum, bu hayatı o seçmedi ki...
O çok iyi bir insan ve bütün bu olanların sebebi o değil. Ama ailem böyle düşünmeyecek, onu kabul etmeyecek.
Söyleyin ondan vazgeçmem mi gerekiyor? Ya da sevgimin arkasında mı durmam mı?
 Rumuz: Vaz mı geçeyim

Yazının Devamını Oku

Sevgilim ve kariyerim arasında kaldım

İyi bir eğitim hayatım olmasına rağmen sevgilim, iş konusunda beni sınırlandırıyor. Bu yüzden evlenmeyi her geçen gün erteliyorum. İş arayamıyorum ama evlenmiyorum da... Yol ayrımındayım.

2 yıllık bir sevgilim var. İlişkimiz başladığı günden beri sevgilim, benimle ciddi düşünüyor. Ben daha ağır ilerlemek istemiştim ama o hemen yüzük alıp evlenme teklifi etti.
Teklifi kabul ederken ona hemen evlenemeyeceğimizi söyledim. Çünkü küçük bir şehirde yaşıyoruz ve daha düzgün bir iş bulamadım.
Beni burada iş bakma konusunda sınırlandırdığı için hayal ettiğim kariyere sahip olamıyorum. Bu dönemde güzel yerlerde iş buldum.
Fakat bulduğum işler başka şehirde olduğu için kabul etmeyip sorun çıkardı ve ben de gidemedim. Ailesi, “Oğlumuzu başka şehre göndermeyiz” dedi. Benim ailem ise “Nerede mutluysan orada yaşa” düşüncesinde.
Yurtdışında okudum ve ülkemde istediğim yerlere hep gittim. Ama sanki bu evlilikten sonra beni bu şehre mecbur edecekler ve hapsedecekler diye korkmaya başladım.
Sevgilim bu durumu anlamıyor, “2 yıldır uzattın, bir türlü evlenemedik” diyor. O da üniversite mezunu, başarılı bir akademik hayatı var.
Ama bu küçücük şehirde saplanıp kaldı. Belki bu ona yetiyor. Ben bu küçük şehirde istediğim şekilde çalışamıyorum, hatta iş bulamıyorum. Bu nedenle de evlenmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Onu sevmediğini söylerken doğum günümde evlendi

Eski sevgilim nişanlısıyla evlenmeden hemen önce benimle buluştu. Onu sevmediğini ve evlenmek istemediğini söyledi. Beraber olduk. Fakat bir süre sonra doğum günümde evlendi.

7 sene önce bir adama âşık oldum. Ayrılıklarla beraber 1 seneye yakın birlikte olduk... Son ayrılığın ardından senelerce hiç konuşmadık.
Uzun zaman sonra arkadaşım vesilesiyle bir araya geldik. Ben belki yeniden başlarız düşüncesindeyken, o “nişanlanıyorum” dedi.
Zaten beni hiç sevmedi ve hiç değer vermedi. Benim ne hissedeceğimi düşünmeden suratıma nişanlanacağını söyledi. Günlerce ağladım ve o günden sonra da hiç konuşmadım.
Evlenmeden 1 buçuk ay önce, görüşmek istediğini mesaj attı. Ben de bir umut, “Belki evlenmez, vazgeçer” diye düşündüm. Hatta istemeyerek onunla birlikte bile oldum ve ilkimi yaşadım.
Fakat bunun da bir değeri olmadı. Arkasına bile bakmadan çekti gitti ve üstelik doğum günümde evlendi. Oysa “Onu sevmiyorum, evlenmek istemiyorum” diyordu.
Çok mutlu fotoğraflar çektirmişler. Hatta o kadar mutlu ki sanki huzur bulmuş gibi. İçimden, “Bu mu evlenmek istemeyen, sevmeyen adam? Kendimi ziyan ettiğim adam...” dedim. Tahmin edeceğiniz gibi çıldırdım, sinir krizleri geçirdim.
Şimdi de psikiyatriste gidiyorum ama ilaçlar da fayda etmiyor.

Yazının Devamını Oku

En çok istediğim şey bebekti ama onu doğuramazdım

Eşimle evliliğimiz boyunca en çok istediğimiz şey çocuktu... Yıllarca denememize rağmen olmadı. Maalesef eşimi aldattığım adamdan hamile kaldım ama onu doğuramazdım...

Bu sırrımı mutlaka birine anlatmalıyım rahatlamak için... Bu da siz olacaksınız çünkü sizin tarafsız, dürüst ve şefkatli biri olduğunuza inanıyorum.

Aradan yıllar geçtiği halde, aklımdan çıkmıyor ve vicdanımı zorluyor. Evli bir kadınım. Eşimi seviyorum, ondan çok da memnunum, beni sever, sayar, kollar... Ama uzun yıllardır evliyiz ve aramızda heyecan kalmamıştı.

Çalışıyorum, bir işyeri sahibiyim. Eşimin de benim de kazancımız yerinde. Ne yazık ki çocuğumuz olmadı.

Önceleri doktor doktor dolaştık ama sonunda bunu kabul ettik. Ama işte bu doktor doktor dolaştığımız sırada...

Bir hastanede bir röntgen uzmanıyla tanıştım. Adamı görünce anında vuruldum. Sanırım bu duygular karşılıklıydı. Raporumu vermek bahanesiyle özel telefonumdan beni aradığında, bunu hissettim.

Biraz konuştuk, bir kahve içimlik buluşmaya karar verdik...

Ve tahmin edeceğiniz gibi bir süre sonra kendimizi birbirimizin kollarında bulduk.

Ona çılgın gibi âşık olmuştum, o da bana. Dünyayı unutmuştuk, hiç kimse umurumuzda değildi. Sonuçta o da evliydi ve iki çocuk babasıydı. Artık düzenli olarak buluşuyor, birlikte bulutlarda yaşıyorduk...

Yazının Devamını Oku

Evliyim ama eski sevgilimi hâlâ unutamıyorum

Ailemin üzülmemesi için sevdiğim adamla değil başkasıyla evlendim. Ama eski sevgilimle hâlâ birbirimizi seviyoruz. Eşimden ayrılıp eski sevgilimle mi beraber olmalıyım?

Merhaba Güzin Abla, ben evli, 1 çocuk annesiyim. Eşimle nişanlıyken onu sevmediğimi söyledim. Ama eşim ısrarla beni sevdiğini söyledi ve vazgeçmedi.

Şu an evliyiz ve sürekli kavga ediyoruz. Hiçbir zaman yanımda olmadı, beni ailesine karşı hiç savunmadı ve hep yargıladı. Evliliğimiz boyunca, eski sevgilimi başıma kaktı.

Akrabamız olan eski sevgilim, nişanlıyken kaçmamızı istedi ama cesaret edip onunla gitmedim.

Onu çok sevmeme rağmen ailemin, üzülmesini istemedim.

Eşimin ailesinin bedduasının bizi mutsuz edeceğini düşündüm.

Onu sevsem de eşimle evlenmek zorunda kaldım.

Eşim de kendisini istemediğimi biliyor ve “Aklın, kalbin hâlâ onda. Ruhun benimle değil” diyor.

Eşimle yataklarımız ayrı.

Yazının Devamını Oku

Askerden döndüğünden beri soğuk davranıyor

Sevgilim askerliğin sonlarına doğru değişmeye başladı, sanki benden uzaklaştı. O döndükten sonra nişanlandık ama içim hâlâ hiç rahat değil.

Merhaba Güzin Abla, sevgilimle uzun yıllardır beraberdik. Sonra onu askere uğurladım. Başlarda her şey güzeldi... Ancak askerliğin sonlarına doğru değişmeye başladı, sanki benden uzaklaştı...

Askerden döndükten sonra ise sorun çözülmüş gibiydi...

Bana yanındayken çok güzel davranıyordu ama ayrılınca benimle mesajlaşmak yerine sosyal mecralara takılmayı tercih ediyordu. “Neden konuşmuyoruz” diye sorunca “Konuşacak bir şey yok ki... Konu yok” deyip geçiştiriyordu.

Askerden geldikten kısa bir süre sonra yoğun ve yorucu bir işe de girdi. Haliyle daha az konuşmaya başladık. Onu çok kıskanıyordum...

Sonra nişanlandık o süre boyunca o kadar ilgiliydi ki... Ama ne olduysa oldu yine soğuk davranmaya başladı.

Bunu ona söylediğimde, “İşe gidiyorum, yorgun oluyorum” diyor. Onu dinlediğimde anlayıp hak veriyorum. Ama bir süre sonra, tekrar bana zaman ayırmıyor diye düşünüp, kendimi kötü hissediyorum.

Askerden döneli 6 ay oldu. Acaba hâlâ normal hayata alışmaya mı çalışıyor? Çünkü beni sevdiğini biliyorum ama bazen kendimi o kadar kötü hissedip çıkmaza giriyorum ki...

Artık bana daha fazla zaman ayırmaya çalışıyor, geliyor görüşüyoruz. Ama yine de içim rahat değil. Abla nasıl davranmalıyım bilmiyorum...

Yazının Devamını Oku

Annemle sevdiğim adam arasında kaldım

Sevdiğim adam, 1 yıl önce hayatıma girdi. Bana evlilik düşünmediğini ama benimle cinsel birliktelik yaşamak istediğini söyledi. Bu adam yüzünden annemin güvenini kaybettim...

Merhaba Güzin Abla, ben annemle sevdiğim adam arasında kaldım.
Sevdiğim, hayatıma 1 yıl önce girdi. Kendisi katıldığım bir kursta öğretim üyesiydi. Daha sonra aramızda yakınlık oldu ve görüşmeye başladık. Şu ana kadar sadece 1 kez dışarıda buluştuk. Sadece telefonda görüştük.
Kendisi evlilik konusunda pek hevesli değil. Bana, “Hayatımda ne olursa olsun, ne yaşarsam yaşayayım, her anımda olmanı istiyorum” dedi.
Benimle cinsel birliktelik yaşamak istediğini de söyledi.
Benden söz istedi ve “Bana, asla ‘hayır’ dememelisin. Koşulsuz şartsız kabul etmelisin” dedi. Ona söz verdim ama büyük bir aptallık yapmışım.
Sonra benden yapamayacağım bir şey istedi. Ben de kabul etmedim. “Sözünü çiğnedin” dedi.
Bana “Param olsa dahi borç isterim, sırf karşı tarafın ne kadar güvenilir olduğunu görmek için” diyordu.

Yazının Devamını Oku

Evlendiğim gece “bakire çıkmadın” diyerek beni babaevime bıraktı

Evlendiğimiz gece, eşimin ailesi evimize gelerek “Çarşaf almaya geldik” dedi. Ardından da eşim “bakire çıkmadın” diyerek beni babaevime bıraktı.

2 senelik nişanlımla ağustos ayında evlendim. 27 yaşındayım, iki üniversite bitirdim. Eşim lise mezunu, ben ikinci üniversitemi okurken ailesinin ısrarı üzerine üç ay içerisinde nişanlandık.

Bu dönemde bir küs, bir barışık bir sürü badire atlattık. Sonunda evlendik... Tam “Bitti, artık mutlu oluyoruz” diyordum ki ilk gece birlikteliğimizde kan gelmediği için eşim bana hiçbir şey hissettirmeden, ailesinin yanına gidip bakire çıkmadığımı bildirmiş. Yengeleri oyun kurup bize geldiler. “Çarşaf almaya geldik” dediler.

Ben de “O halde bir hastaneye gidelim” dedim. Evden “hastaneye” diye çıktık. Ancak eşim beni babamların evine bıraktı.

Annemler şok oldu... “Evinize dönün, biz kızımızdan eminiz” dedilerse de ikna olmadı. Annesi ve babası o gün konuyu sonradan duymuş gibi bize geldi. Bana sarılıp ağladılar... Onlarla birlikte iki hastaneye gittik.

Biri özeldi, ancak adli vaka olmadan muayene olunamayacağını söylediler. Bu arada eşim de beni annemlere bıraktıktan sonra, evimize dönüp evdeki altınları alıp gitmiş.

Biz ailesiyle hastaneye gittikten sonra “Sen bizim kızımızsın” diyerek evlerine götürdüler. Onu da çağırdılar yanımda çok dil döküp onu ikna etmeye çalıştılar. İçi rahat değilmiş, öyle söyledi. Eve döndük. Ertesi gün yine yengeleri, kardeşi bana yüklendi.

Bir doktor bulduklarını, onu seviyorsam gitmem gerektiğini söylediler. Ben de “Hepinizden şikayetçi olacağım” dedim.

Dayısı öğretmendi, eşi de hemşireydi. Onlar olaya sonradan dahil olup onu ikna etmeye çalıştı. “Sizin baş başa konuşmaya ihtiyacınız var” diyerek bizi evimize getirdiler...

Yazının Devamını Oku

“Askıda Tablet” kampanyasına destek büyüyor

Datça’daki bir ailenin çocuklarının tabletleri olmadığından online derslere girerken sorunlar yaşadığından daha önce bahsetmiştim. Yardımlar yapıldı ve “Askıda Tablet” kampanyası büyümeye devam etti.

Birkaç ay önce köşemde Ankara’daki Next Level Alışveriş Merkezi’nin, ekim ayı itibarıyla “Bir bilgisayar ile eğitime bir öğrenci de sen kazandır” mottosuyla başlattığı bir projeden söz etmiştim.
Bu projeyle, imkansızlıklar nedeniyle uzaktan eğitime erişim sağlayamayan çocukların eğitimine katkı sağlamayı hedefliyorlardı. Ülkemizde de artık bu “askıda” projesi giderek yaygınlaşıyor.
Bu şekilde ihtiyaç sahipleriyle, bağış yapmak isteyenleri buluşturmak mümkün olabiliyor.
İşte bu uzaktan eğitime katkı sunmayı ve eğitime erişimde sıkıntı yaşayan öğrencilere fayda sağlamayı amaçlayan “Askıda Tablet” projesinin destekçileri gün geçtikçe artıyor.
Son olarak Atılım Üniversitesi de 25 tablet ile projeye destek verdi. Tabletler yılbaşı itibarıyla bölgelerdeki çocuklara ulaştırılacak.
Projeye destek olmak isteyenler, AVM’nin danışma bölümüne, kişi, kurum, kuruluş ismiyle bağış yapacağı tablet bilgisayarı teslim edebildiği gibi AVM içindeki teknoloji ürünleri mağazasından indirimli olarak tableti satın alabilecek. Proje sonunda bağışçılarla birlikte tabletler okullara teslim edilecek.
Pandemi süreciyle birlikte yardımlaşma, dayanışma gibi kavramlar daha da önem kazandı.

Yazının Devamını Oku

Asker olduğum için beni istemiyorlar

Subay olduğum için kız arkadaşımın ailesi birlikte olmamıza karşı. Ama biz birbirimizi çok seviyoruz. Ne yapacağımı şaşırdım.

Sevgili Güzin Abla, ben subayım. Kız arkadaşımın ailesi asker olduğum için beni istemiyor. Eşi polis olan bir teyzesi var, ona “Benim kocam polis, bak ne kadar zorluk çekiyorum” diyormuş.
Kız arkadaşım mesleğimi sıkıntı etmiyor ama ailesi istemediği için onları karşısına alamıyor.
Hatta bu sorun yüzünden 4 aylık bir ayrılık sürecimiz oldu. Daha sonra bu ayrılığa dayanamayıp barışma kararı aldık. Ama kız arkadaşımın annesi beni istemediği için, kızına benimle barışmaması konusunda baskı yapmaya başladı.
Sonunda onu da ikna ettiğimizi sandık. Ama davranışları ile hâlâ beni istemediğini belli ediyordu.
Kız arkadaşım da sonunda benden ayrılmak zorunda kaldı. Bu ayrılığı kabul mü etmeliyim yoksa çabalamaya devam mı edeyim?
◊ Rumuz: Tek sorun ailesi

YANIT

Sevgili oğlum, ne ilginç bir dünyada yaşıyoruz... Sevgili oğlum, ne ilginç bir dünyada yaşıyoruz... Her şey ne kadar değişti.Eskiden aileler kızlarını subaylarla evlendirmek için yarış ederlerdi. Subayla evlenmek büyük bir prestijdi. Toplumda büyük bir saygınlıktı. Şimdi ise senin bu mektubuna bakınca, şaşırıyorum ve görüyorum ki, aileler kızlarını subaylarla evlendirmekten çekiniyor. Bunun nedeni olarak da subay ya da polis eşi olmanın zorluklarını, tehlikelerini öne sürüyorlar. Bir anlamda polis ya da subay eşi olmak her dönemde zorluk taşır. Böyle mesleklerin saygınlığının yanı sıra, her zaman hayati tehdidi de vardır. Çünkü subaylar da emniyet görevlileri de vatanımızı, milletimizi her türlü tehdide karşı korumakla görevlidir. Bu görev de elbette hiç kolay değildir. Ve yine eşleri için de hayat öyle pek kolay olmayacaktır.  Ancak böyle şerefli meslek sahibi bir eşe sahip olmanın da sağladığı onur hiçbir şeyle kıyaslanamaz. Bu yüzden sevgili oğlum, sevdiğin kızın her şeye rağmen sana gelmesini beklerim. Umarım sevdiğin gerçeği görür ve her şey gönlünce olur.   

Yazının Devamını Oku

Benimle o kadar ilgilendi ki evli olduğumu bile unuttum

Beni eskiden sevmiş olan bir genç, yeniden karşıma çıktı. Çok zengin olmuş, çok da değişmiş. Bana “Seni hiç unutamadım” dedi. Güzel sözler söyledi, güzel hediyeler aldı. Hep ihtiyacım olan şeylerdi.

Güzin Abla, 4 senelik evli bir kadınım. Bir çocuğum var. Eşimle 1 ay içinde tanışıp evlendik. Önceleri her şey güzeldi ama evlenince değişti. Ailesiyle birlikte yaşıyorduk. Eşim bana çok kötü şeyler yaşattı, ailesiyle yaşadığım her sorunda hep onların yanında oldu.
Ailesi bana hiçbir zaman ısınamadı zaten. Bu arada eşimin eski sevgilisiyle mesajlaştığını fark ettim.
Bu olaydan sonra iş boşanmaya kadar gitti ama ayrılmadık.
Eşim, ailesiyle bir arada olmamızın doğru olmadığını anladı sonunda.
Evi ayırdık ve aramız daha iyi oldu.
Maaşımın hepsini kocama veririm.
Hep istediklerini yaparım ama o bana ne güzel bir söz söyler, ne küçük bir hediye alır. Bu arada beni eskiden sevmiş olan bir genç, yeniden karşıma çıktı. Çok zengin olmuş, çok da değişmiş. Çalıştığım firmadaki patronumun da yakın arkadaşıymış.

Yazının Devamını Oku

Nişanlımı terk etmek zorunda kaldım

Yakın arkadaşımla bir süre sonra sevgili olup nişanlandık. Bir anda değişti ve devamlı benim kişiliğimi baskılamaya başladı. Çok sevdiğim nişanlımı terk etmek zorunda kaldım.

23 yaşında üniversite mezunu ve özel bir kurumda çalışan biriyim. 7 yıldır beni karşılıksız sevmiş, tüm zor zamanlarımda yanımda olmuş, gerçekten arkadaşlığına ve kendisine çok güvendiğim bir arkadaşım vardı.

O hayatımda tanıdığım en güzel adamdı. Bir ilişkiye başlayıp sonradan anlaşamayıp onu kaybetmekten çok korkuyordum. O yüzden hep arkadaş olarak yaklaştım ona.

Bir zaman sonra beni çok sevdiği için arkadaş kalamayacağını, eğer istersem benimle evlenmek istediğini söyledi. Önce olmayacağını söylesem de içimdeki ses ve çevremdeki insanlar beni bu kadar seven, değer veren kıymetimi bilen bir insanı kaybetmemem gerektiğini söyledi.

Ve kabul ettim, sözlendik, inan her şey çok güzeldi. Ama annesi akrabasının kızını istediği için ve tesettürlü olmadığımdan beni istemedi. Hep sorun çıkaracak davranışlarda bulundu.

Ben ve ailem, hep yapıcı davrandık ama olaylar büyüdü. Ailem de bu evliliği istememeye başladı. Ama bu sorunları aştık ya da ben öyle sanmıştım. Sonra nişanlandık...

6 ay nişanlı kaldık ama kısıtlamalar başladı. Telefon numaramı bile kimseye verdirmiyordu.

Arkadaşlarımla görüşemiyordum.

Onun istemediği bir şeyi yapınca hata yaptığımı söylüyor ve benimle günlerce konuşmuyordu.

Yazının Devamını Oku

Geleceğe umutla bakacağız

Çok acılar yaşadık ama her yıl gibi bu yıl da geçmişe sünger çekip geleceğe umutla bakacağız. Her şeye rağmen geçen yılı geride bırakıp, yeni bir yıla neşeyle ve güzel hayallerle girmiş olalım...

Oh, şükürler olsun, şu uğursuz 2020 yılı son buldu... Günler, haftalar, aylar, göz açıp kapayıncaya kadar geçip gidiyor. Arkasından bakakalıyoruz... Ancak 2020 her yıldan çok farklıydı herkes için. Bir virüs tüm dünyayı hükmü altına aldı, hepimizi esir etti, evlerimize kapadı.

Eşimizi dostumuzu, evlatlarımızı, büyüklerimizi göremez, ziyaretlerine gidemez olduk.

Hatta ne acıdır ki yakınlarımızın cenazelerine bile gidemiyoruz.

Düğün, bayram, yılbaşı, doğum günü kutlamaları askıya alındı.

Herkes kendi küçük dünyasına kapandı, eskiden sıradan olarak gördüğümüz en basit alışkanlıklarımızı bile rafa kaldırdık... Yılbaşı demek, hediye, alışveriş, sevdiklerimizle güzel bir sofrada buluşmak demekti...

Hiçbiri bu sene olmadı.

Bir yandan da “yeni bir yıl” demek, yaşların gelip geçtiğini gösteriyor. İnanamıyor insan. Yılların bunca süratine... Bir korku sarıyor yürekleri.

Zamanı durduramıyorsak, bizim için pek hoş değil bu hızlı gidiş...

Yazının Devamını Oku

5 yıllık ilişkimi başkası yüzünden bitirdim

5 yıldır sorunsuz yürüyen ilişkimi, başkası hayatıma girince gözümü bile kırpmadan bitirdim. Şimdilerde ise bunun pişmanlığını yaşıyorum.

20 yaşındayım ve 5 yıllık bir ilişkiden yeni çıktım. İlişkim hiçbir zaman kusursuz değildi.
Birkaç defa karşı tarafın isteğiyle ayrılık yaşamıştım ama hiçbir zaman sevmekten vazgeçmemiş, peşini bırakmamış ve nihayetinde onu yeniden kazanmıştım.
Halen üniversite okuduğumdan evlilik için daha zaman var.
Ancak evlenmeyi kesinlikle karşılıklı olarak planlamaktaydım.
Şimdilerde ise son 2 aydır ilk defa soğuduğumu ve eskisi gibi hissetmediğimi düşünüyorum. Hatta biter bitmez, başka bir erkekle yeni bir ilişkiye başladım bile.
5 yıllık ilişkimi, onu eskisi gibi sevmediğimi ve artık bende aşkın tükendiğini söyleyerek bitirdim.
Zaten o hamleyi yapmadan önce de zorla sürdürüyormuş hissi vardı içinde. Ancak bana karşı hiç kötü bir davranışı olmadığından bir türlü bitiremedim. Ama başkası hayatıma girince gözümü bile kırpmadan, “artık seninle mutlu değilim” deyip çekip gidebildim.

Yazının Devamını Oku

14 aydır elini bile tutamadım

14 aydır önce tanıştığım kadının her şeyiyle ilgilendim, maddi destek oldum ama doğru dürüst elini bile tutamadım. Şimdiyse birbirimize dargınız. Ona aldıklarımı geri mi isteyeyim?

14 ay önce bir kadınla tanıştım ve ona bir anda âşık oldum. Tanıştığımızdan bu yana evine, çocuklarına sahip çıktım. Maddi ve manevi yönden dünya kadar para harcadım ama bir türlü âşık edemedim kendime...

Telefonla görüşüyorduk, arada bir de buluşuyorduk.

Bir gün beni aradı ama o gün çok işim vardı, cevap veremedim ve mesaj yazdım, “İşlerim şu an çok karışık, çok zor durumdayım, cevaplayamadım” diye. Beni 30 kere aramış ve cevap vermeyince WhatsApp’tan engellemiş. Uzun süre de engeli kaldırmadı.

14 gün sonra aradım, “Konuşalım” dedim. Buluştuk. Bana kızgın ve dargın olduğunu söyledi. “Ben her yerden seni engelledim. Bak bakalım ulaşılamamak, kavuşamamak nasılmış” dedi. O günden sonra da bir daha aramadı.

Ben de o arasın diye bekledim. Çünkü sonuçta ben de ona kızgınım.

Düşünün, 14 ay boyunca çalıştım ve tüm kazancımı hep ona verdim. Her şeyiyle ilgilendim, elimden geldiğince maddi destek oldum. Ama buna karşılık ne gördüm?

İnanın doğru dürüst elini bile tutamadım. Ben ne yaptım da bana bu kadar kızıyor ve beni aramıyor?

Zaten o beni hiç sevmedi, hiç yakınlık göstermedi. Size soruyorum şimdi, ne yapmalıyım?

Yazının Devamını Oku