GeriGüzin Abla Annem beni hiç sevmedi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Annem beni hiç sevmedi

Annem beni çocukluğumdan beri hiç sevmedi. Bu durum bütün hayatımı etkiliyor. Annemin bu hislerini düşünmekten derslerime çalışamıyorum, arkadaşlarımla hep sorun yaşıyorum. Ne yapmam gerek?

Sevgili Güzin Abla, 21 yaşında bir genç kızım. Anlatacak o kadar çok şeyim var ki... Şimdiye kadar hiç gerçek sevgiyi tadamadım ve mutlu olduğum nadir anlarda bile hep bir şeyler eksik gibiydi.
Annem beni çocukluğumdan beri hiç sevmedi. Küçükken bile bana sarıldığını, öptüğünü ve güzel bir şey söylediğini hiç hatırlamıyorum.
Ergenlikten sonra iyice şiddetlendi bu durum. Öz annem benden nefret ediyor. Üstelik benim hiçbir suçum yok. Bana hakaret ediyor, durup dururken kalbimi kırıyor. Bazen bana tiksinirmiş gibi baktığını fark ediyorum.
Babam ise hiçbir şeyin farkında değil. Ona göre annem bizim iyiliğimizi düşünüyor ve bizi çok seviyor. Babam kendini buna inandırmış tabii.
Bunda annemin de payı var çünkü babama her şeyi yanlış aktarıyor. Babamla konuşmayı çok denedim ancak babam karısının mükemmel olduğunu kabul etmiş. Bir erkek arkadaşım var ancak o da beni tatmin etmiyor. İkimiz de farklı şehirlerde okuyoruz. Çok nadir görüşüyoruz. Aslında ben başka birini seviyorum.
Üniversiteye hazırlanırken gittiğim dershanedeki rehberlik öğretmenime âşıktım.
Dershaneye ilk kez gittiğimde gördüm onu, kapının kenarında durmuş beni izliyordu.
Benimle önceleri aşırı ilgilendi. Sonra bir anda ilgisini kesti. Elimde olmadan onu düşünmeye başladım ve sanırım âşık olmuştum. Yanına gidip konuştuğumda, rahatsız olurmuş gibi benden uzaklaşıyordu.
Üniversite sınavı sonuçları açıklanınca beklemediğim bir anda mesaj attı ve görüşmek istedi. Ancak ben gurur yaptım ve gitmedim.
Bir daha da onu hiç görmedim. Ama kalbimde büyük bir boşluk var, çünkü hâlâ onu düşünüyorum.
Ama o öğretmen benden tam 10 yaş büyük.
Onu görmeyince unutacağımı zannettim.
Şu anki erkek arkadaşımla sevgili oldum. “Çivi çiviyi söker”, diye düşündüm aklımca.
Beklediğim gibi olmadı. Tıp okuyorum, üçüncü sınıftayım. Ancak sorunlarımdan dolayı ders çalışmaya da gereğince odaklanamıyorum.
Babamla bu yüzden tartışıyoruz. Benim nelerle mücadele ettiğimi bilmiyor.
Arkadaşlarım tarafından da sürekli dışlandım.
Özellikle lisede herkes görünüşümle dalga geçti.
Aynaya hiçbir zaman kendimi beğenerek bakamadım. Baktığım zaman hep bir kusur aradım. Küçükken sarışın, yeşil gözlü, kusursuz bir çocuktum. Şimdi ise fotoğraf çektirmek kabustan farksız.
İsyan etmek istemiyorum ama hayat bana karşı çok acımasız.
◊ Rumuz: Neden ben?

YANIT

Sevgili kızım, aşırı bir alınganlık mı yaşıyorsun, yoksa gerçekten ailen ve arkadaşların sana karşı böyle acımasızca mı davranıyorlar?
Tıp fakültesi 3. sınıf öğrencisi olmak kolay mı? Demek ki hem akıllı hem de çalışkan bir öğrenciymişsin.
Evde yaşadığın tüm olumsuzluklara rağmen bunu başarman, azimli, hırslı, tuttuğunu koparan bir genç kız olduğunu gösteriyor.
Bana kalırsa hem kendine, hem de ailene, özellikle de annene haksızlık ediyorsun.
Annenin senden nefret ettiğine inanıyor musun? Hangi anne evladından nefret edebilir? Aynalardan kaçmak da ne demek? Madem çocukluğunda çok güzel bir kızmışsın, büyüdüğünde neden çirkin bir genç kıza dönüşeceksin ki?
Bu mümkün mü?
Ama benim düşünceme göre, sen hayata kötümser bir gözle baktıkça, hiç kimsenin seni sevmediğini düşündükçe, ruhundaki karmaşa yüzüne yansımış olabilir.
Haliylemutsuz, umutsuz, neşesiz bir genç kıza dönüşmüşsün.
Bu da hem kendini çirkin hissetmene, hem de çevrende böyle olumsuz bir imaj yaratmana neden olmuş.
İşte, arkadaşlarının sana karşı tepki göstermelerinin nedeni bu olsa gerek.
Eğitimine gerektiği kadar önem vermiyorsun...
Bence her şeyden önce eğitimini düşünmelisin. Dünyanın en kutsal mesleği için hazırlanıyorsun.
Bu korona günlerinde, doktorların ve sağlık mensuplarının önemini her şeyden daha iyi anlamadık mı? Bence sen de bu gerçeği unutmamalısın.
Kendine haksızlık etme, sen sadece seni olumsuz etkileyen her şeyden uzak durmaya bak, tüm gücünle eğitimine odaklan, lütfen güzel kızım...

X

Eşimi seviyorum ama 4 görümcemle başım dertte

Eşimin ailesiyle her zaman iyi geçinmeye çalışan bir gelin oldum. Her şeylerine koştum. Fakat kayınvalidem ve dört görümcem bana düşmanca davranmayı hiç bırakmadılar.

Merhaba Güzin Abla, sizi Azerbaycan’dan severek takip ediyorum. 1.5 yıllık evliyim ve 5 aylık bir oğlum var. Eşimle 6 yılın sonunda çok severek evlendik. Ailemin hali vakti yerinde çok şükür. Hiç de darlık çeken bir kız çocuğu olmadım. Ama eşimin pek de iyi bir hayatı yoktu. Maddi sıkıntıları olan bir aileye, oğullarına âşık olarak geldim. Babası da çok küçükken vefat etmişti.
Babam ve annem hep arkamda durdu, eşime çok destek verdi... Dört görümcem var, hepsi evli. En büyük görümcem eşiyle yıllarca kaynanamlarda yaşadı.
Ben hep onlarla iyi olmaya çalıştım.
Her şeylerine koştum ama her şeye de karışan kaynanam ve kızları vardı. Yine de kalplerini kırmıyordum.
Bir gün eşimle büyük görümcem kavga etti ve ben arada kaldım. Oracıkta yere düştüm ve bayıldım. Sonraki gün diğer görümcelerim üstüme geldi.
Sanki ben kötü biriymişim gibi ortanca görümcem, yüzüme karşı bağırdı. Ben de sadece “Ben böyle yetiştirilmedim” dedim ve yine bayıldım. Kendime geldiğimde ambulans gelmişti. Sonuçta o gün annem geldi. Yine evde görümcem vardı. O da anneme saygısızca yaklaştı.
Görümcelerimin hepsinin bana düşman olduğunun farkındayım. Şu an birbirimize selam veriyoruz o kadar.

Yazının Devamını Oku

Sevgilimle pandemi sürecinde ayrıldık

Sevgilimle pandemi sürecinde aramıza mesafeler girdiğinden görüşemedik ve ayrıldık. Şimdi yeniden onunla beraber olmak istiyorum, ne yapmalıyım?

Eski sevgilim ile çok güzel bir aşk yaşadık. Uzak mesafe ilişkisi olsa da sürekli git gel yapıp görüşüyorduk. Sonra araya pandemi girdi. Görüşemedik, tartışmalar başladı özlemden dolayı...

Sonra artık mesafe ve tartışmalara dayanamadığını söyledi ve ayrıldık.

4 ay hiç konuşmadık, bu dönemde o karakter dışı hareketler sergilemeye başladı.

Ben her gün ağlarken o başka kızlarla gezip tozuyordu.

Bana 4 ay sonra geri döndü, tekrar denedik ama bu defa da olmadı. Yine bekar hayatını bir güzel yaşadı ve 3 ay sonra bana döndü.

Koronavirüsten dolayı toplamda 10 ay görüşemedik ama yakında ben oraya ailemin yanına tatile gideceğim. Onunla da kesin karşılaşacağım.

Çok da özledim. Aramızda engel olan her şey kalktı sayılır.

O mezun oldu, sene sonunda askere gidecek. Birbirimizi çok seviyoruz, çok âşığım ona.

Yazının Devamını Oku

Eşim benimle birlikte olmuyor

Eşim, fazla kilomdan dolayı benimle birlikte olmak istemediğini söylemişti, zayıfladım ama hiçbir şey değişmedi. Bu sevgisizlik beni öldürüyor.

Sevgili Güzin Abla, ben üç çocuk annesi, 36 yaşında, 12 yıldır evli bir kadınım. Eşimle bugüne kadar çok badireler atlattık. Her şey yoluna girmişken, eşim bir süredir cinsel yönden benden kaçıyor.

 Eşime, “Bu durum iktidarsızlıktan mı yoksa, beni aldattığın için mi böylesin” diyorum, hiç umurunda bile değil! “Böyle bir şeyim yok” diyor. Ama artık ben bu durumdan çok sıkıldım. Kendimi kadın olarak hissetmiyorum, hiç mutlu değilim. Ailem oldukça uzakta, yalnız bir kadınım… Çocuklarım daha küçük.

12 senedir herhangi bir sosyal hayatımız yok. Eşim hep çalışıyor, akşam eve gelir, bazen de geç gelir. Geç gelmesi ek iş aldığı içindir.

Aslında çok çalışkan bir adamdır, Allah için iyi bir babadır. Ben mi nankörlük yapıyorum?

Ama cinsel anlamda mutlu değilim, şimdi de eşimin beni sevmediğini düşünüyorum. Zaten benimle fazla konuşmaz, derdini sıkıntısını anlatmaz. Ben bir şey söylediğimde, “Boş konuşuyorsun” der, bizim ilişkimiz bir hafta iyi olur. Daha sonra yine aynı rutin hayatımıza dönüyoruz.

Eskiden eşim kilomdan dolayı benimle olmak istemediğini bile söylemişti. Ayda bir kez yeterliymiş! Gayret ettim, zayıfladım, 85 kilodan 75’e düştüm, hiçbir şey fark etmedi.

Eşime internette ilanı olan bir ilaç aldım, bir kere kullandı sonra kullanmadı. Hiçbir şeye yanaşmıyor.

Ben genç bir kadınım, ben de kadın olduğumu, sevildiğimi, istendiğimi hissetmek istiyorum. Kısacası mutsuzum, evde üç çocukla yalnızım.

Yazının Devamını Oku

Psikolojik açıdan zor bir dönemdeyim

Herkes annemi sığınmaevinde biliyor ama o sevgilisiyle beraber bir rezidansta yaşıyor. Bense kardeşlerime ve babama bakıyorum. Evin tüm işi üzerimde. Artık çok yoruldum...

19 yaşındayım ve psikolojik açıdan zor bir dönemden geçiyorum.
Babam 2 yıl önce tutuklandı. Annemle maddi manevi anlamda çok zor zamanlar geçirdik.
O zamanlar annem, “abi” dediği biriyle WhatsApp üzerinden sürekli konuşmaya başladı. Ben bu durumdan çok rahatsızdım. Bir süre sonra ‘abi’, ‘aşkım’ oldu.
Annem bizim için yaptığını söyledi, “Size daha iyi bir gelecek sağlamak için kızım” dedi.
Babamdan da küçüklüğümden beri boşanmak istiyordu.
Onun neler çektiğine şahit olduğumuz için mutlu olmasını istiyorduk. Kabul ettik, evi şehir dışına taşıdık.
Sonra babam cezaevinden çıktı. Annem ondan kaçmaya başladı. Ben daha fazla dayanamadım, kardeşlerimle İstanbul’a babamın yanına geldim.

Yazının Devamını Oku

Küfürlü konuşan eşimden boşanmak istiyorum

Eşim sürekli küfürlü konuşuyor, hakaretler ediyor. Bu yüzden ondan boşanmayı düşünüyorum...

Eşimle 2 yıl önce tanıştık. Eski sevgilimden yeni ayrılmıştım, ona sığındım.
Evlendik. Ama şimdi eşim aileme kötü davranıyor, evde sürekli küfürler ve hakaretler ediyor. Bu davranışlarından rahatsız olduğumu söylememe rağmen şaka yaptığımı sanıyor, devam ediyor.
Bazen ev işlerinde yardım ediyor ama bazen de bana çok yükleniyor.
Ondan soğuduğumu, uzaklaştığımı fark ediyorum.
Böyle yaptıkça onunla aynı yerde oturmak bile gelmiyor içimden.
Dışarıya mutluymuşum gibi görünüyorum. Çünkü severek ve isteyerek evlendim.
Aileme bile karşı çıktım.

Yazının Devamını Oku

Eşimden gittikçe uzaklaşıyorum

Eşimle tam tersi karakterlere sahibiz. Ne yapsam onunla aramızın düzelmeyeceği hissine gün geçtikçe daha fazla kapılıyorum.

37 yaşında ve yurtdışında yaşayan evli bir erkeğim. Eşimle inişli çıkışlı bir evliliğimiz var. Ben kendi halinde, hayattaki sorunları fazla takmayan ve her problemin çözümünün olacağına inanan biriyim.
Eşimse tam tersi... Sudan sebeplerden dolayı kavga etmeyi alışkanlık haline getirdiği için ona karşı ilgim günden güne azalıyor.
Kısacası cinsellik, beraber vakit geçirme gibi konularda ondan gittikçe uzaklaşıyorum.
Kendisi, ona karşı ilgisiz olduğumu her seferinde dile getiriyor. Ben de evliliğin hep onun istediği gibi olamayacağını söylüyorum.
Çok romantik biri değilim fakat onun dediği gibi ilgisiz de değilim.
Tartıştığımız zaman bu konuları konuşuyoruz. Bir çözüme de kavuşturamıyoruz. Daha önce çift terapisine katıldık fakat eşim terapiyi kendisine ağır geldiği için yarıda bıraktı. Ne yapsam aramızın düzelmeyeceği kanısına gün geçtikte daha da fazla varmaya başladım.
Aslında aynı frekanslarda birbirimizi anlayabilsek, çok mutlu bir çift olacağımızı da düşünüyorum. Evliliğimi devam ettirmek isterim.

Yazının Devamını Oku

Falımda ihanet çıktı

İnternetten kahve falı baktırdım, ihanet çıktı. Çok etkilendim. Çünkü sevgilimi bu konuda bir kez denemiş, hayal kırılığı yaşamıştım. Sanırım ilişkimizin bir sonu yok.

Sevgili Güzin Abla, erkek arkadaşımla 1 yıldır birlikteyiz.
Beni sevdiğini biliyorum. Fakat internetten bir fal uygulamasına katıldım.
Orada baktırdığım kahve falında “Erkek arkadaşın başka bir kızla görüşüyor” dediler. Bu beni çok etkiledi.
Erkek arkadaşım kapıya kadar beni görmeye geldi, karşısına çıkmadım. Beni telefonla aradı, bir şey diyemedim, çünkü haberi yoktu bu durumdan.
Bundan önce erkek arkadaşımı işlettim.
Kız arkadaşımın hesabından ona mesaj attım, “Benim sevgilim yok, senin de yoksa görüşelim” demişti kız arkadaşıma.
Sonunda erkek arkadaşıma da onu nasıl işlettiğimi dayanamayıp anlattım.

Yazının Devamını Oku

Sevdiğim kız beni reddetti

Lise yıllarımdan beri sevdiğim kız bana şans verdi. Ama bir süre sonra beni reddetti ve olamayacağını söyledi.

18 yaşındayım ve bir kızı çok seviyorum. Kızla lisede tanıştım. Çok sevdim onu... Okulun ilk yılı ona açıldım, ama beni reddetti.
Ben de zamana bıraktım, 2 yıl geçti lise son oldum, sonra staj yapmaya başladım.
Bir baktım staj yerinde ilk gün o karşımda, onunla aynı staj yerine düşmüşüm.
1 yıl boyunca sürekli ona değer verdim. Kıyamadım, kötü söz söylemedim sırf kırılıp üzülmesin diye.
Sonra tekrardan açıldım ama WhatsApp üzerinden yine reddetti.
Bana sadece arkadaş ve kardeş gözüyle baktığını söyledi. En sonunda bana hocalarımız sayesinde bir şans verdi.
2-3 gün konuştuk ama bana soğuk davrandı.

Yazının Devamını Oku

Eski sevgilim beni tehdit ediyor

Eski sevgilim ayrılığı kabul etmedi. Elindeki fotoğraflarımızı aileme göndermekle tehdit ediyor. Ona bu durumda nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum...

Sevgili Güzin Abla, 1 yıllık bir ilişkim oldu. İlişkimizin son dönemlerinde annesini kaybetti. Yanında olmak istedikçe o beni itti.
Ama ben yine de yanında olmaya çalıştım. Önceden erkek arkadaşlarım sorun değilken, o dönemde sorun yapmaya başladı.
Bana farklı ithamlarda bulundu. Bu da son nokta oldu.
Bir süre ayrı kaldık.
Ailem baskıcı bir yapıya sahip. Köyde kalıyorum, evden fazla çıkamıyordum ve yine de aileme bir bahane uydurup yanına gittim.
Büyük bir kavga ettik ve ayrıldık. Ertesi gün yorgunluk sebebiyle uyuya kaldım.
O da tutup anneme bir şeyler yazmış ki ben ona en başından o zamana kadar ne olursa olsun aileme yazma demiştim.

Yazının Devamını Oku

Annem, babamı akrabamızla aldatıyor

Annemin telefonunda bir akrabamızla çok yakın konuşmalarını yakaladım. Babamı aldattığına eminim artık. Ne yapacağımı bilmiyorum...

18 yaşında genç bir kızım... Uzun süredir içimde taşıdığım bir sırrım var.
Ne yazık ki annem, babamı aldatıyor. Annem çok güzel ve çok zeki bir kadın. Bir akrabamız, 2 yıl önce kendisiyle aynı mahallede bize bir ev buldu. Biz de satın aldık.
Akrabam dediğim kişi de evli ve 4 çocuğu var. Annemle karısı da yakın arkadaştı. Evi ilk aldığımız zamanlarda sık sık birbirlerine gidip gelirlerdi. Ama son 1 yıldır ne bizimkiler gidiyor, ne onlar geliyor. O adamın numarası da annemde var.
Bir gün annemin telefonunu alıp WhatsApp’ta dolanırken gördüm ki annem onu kaydetmişti. Aşk acısı tarzında videolar gönderiyordu anneme, “Seni seviyorum ama kavuşamıyoruz, sana bu kadar yakınken benim değilsin. Sana sadece uzaktan bakabiliyorum” gibi... Şüphelenmeye başladım. Ve annemi izledim. Sonra baktım ki bu adam bizim pencerenin önünden geçince annem ona el sallıyor. Bazen işten dönüş saatine denk geliyor, gidene kadar bakışıyorlar. Adam da gözlerini ondan alamıyor.
Bugün bir şeye şahit oldum. Annem odaya girip kapıyı kilitledi ve 1 saat çıkmadı. Gidip kapıyı çaldım “Ne yapıyorsun bir saattir burada” dedim. Daha sonra telefonu gizlice aldım.
WhatsApp’a baktım ki o adam “Birazdan düğüne gideceğim, gitmeden seni göreyim” diye mesaj atmış. Annemin babama tavırlarını sorarsanız, normal karı koca gibi...
Ama annem hep o adamı övüyor, “Bak karısına nasıl davranıyor, bak karısı o kadar çirkin ama o mükemmel bir adam” gibi bir sürü şey. Bu arada annem çok küçük yaşta zorla evlendirilmiş. Ama babam mükemmel bir adamdır, gerçekten hiçbir kötü alışkanlığı yok.

Yazının Devamını Oku

Ailemin tehditlerinden çok korkuyorum

Ailemden psikolojik şiddet görüyorum. En ufak bir olayda beni okuldan alıp insan içine çıkarmamakla tehdit ediyorlar. Artık dayanacak gücüm kalmadı...

16 yaşımdayım ve ailemden psikolojik şiddet görüyorum. Evde özgürlüğüme el konuluyor. Lisede olmama rağmen bu yaşıma kadar evden okula, okuldan eve gidip gelen birisiyim.

Hiçbir şekilde arkadaşlarımla değil bir yere gitmek, telefonumla bile sohbet etmiyorum.

Evde en ufak bir şeye bile gülsem, binlerce laf yiyorum. Gülmek kızlara uygun olmazmış... Çevremdeki arkadaşlarımla hiç sohbet edemez hale geldiğim için internetten, online kendime arkadaş edindim. Ailem bunu öğrenince etmedikleri tehdit kalmadı. Ayrıca sadece ben değil, karşı tarafı da tehdit ettiler.

Onların bu tutumundan dolayı arkadaşlarım bile benimle konuşmaya korktu.

Tehditler de hep şu yönde:

“Okulundan alırım. Seni hastanelik ederim. İnsan içine çıkamazsın...”

Bir de en ufak bir sorunda bile telefonumun elimden alınmasından sıkıldım. Kıyafetimden tutun her türlü davranışıma kadar bana karışmaktan vazgeçmiyorlar. Bundan önce kolumdan tutup dövmeye kalktılar.

Polisi arayacaktım engel oldular. Başıma daha kötü birtakım olayların gelmesinden korkuyorum.

Yazının Devamını Oku

Beni ilk aldattığında ona bir şans daha vermiştim

Eşim beni 6 yıl önce ilk kez aldattığında, herkesin ikinci bir şansı hak ettiğine inandığımdan onu affetmiştim. Ama o beni yine aldattı.

Güzin Abla, şu an psikolojim çok bozuk, çünkü eşim tarafından aldatıldım.

Eşim 35 yaşında, beni aldattığı kişi ise 17.

Aslında görüştüklerini biliyordum ama onlar ayrılmıştı. Sonradan öğrendim ki eşim birkaç kadınla daha birlikte olmuş.

Ben bu konuda çok hassas biriyim. Onu en ufak şeyden bile kıskanırken, karşılaştığım bu çok acı olaylar aklımı başımdan aldı.

Beni 6 yıl önce ilk kez aldattığında, herkesin ikinci bir şansı hak ettiğine inandığımdan onu affetmiştim.

Bir de o dönemde cezaevine girdi, hep arkasında durdum. Kötü günlerinde ona sahip çıktım.

Ama iyi günlerinde o bana ihanet etti.

Boşanma davası açtım ama ayrılmayı kabul etmiyor, “Seni bırakmam” diyor.

Yazının Devamını Oku

Bana değer verdiği için ona şans vermeli miyim

Arkadaşım üzerime çok düşüyor ve beni önemsiyor. Ona bir şans vermeli miyim? Elini bile tutmaya katlanamadığım bir kişiyi ileride sevebilir miyim?

Merhaba Güzin Abla, bana yardımcı ol, ne yapacağımı bilmiyorum.
Uzun süredir konuştuğum biri var. Sevgili değiliz sadece arkadaşça görüşüyoruz. Aslında ben, onu böyle görüyorum.
Ama kendisi farklı düşünüyor.
Sanki onun için dünyada tek değerli insan benim... Onun için her şeymişim ve hayatına anlam kazandırıyormuşum.
Duygularını çok yoğun yaşıyor.
Üzerime çok düşüyor ve benden de karşılık bekliyor. Fakat ona hiç içim ısınmadı. Ona karşı en ufak bir şey hissetmiyorum.
Aklım ve kalbimde de kimse yok. Onu da sevmek gelmiyor içimden. Evet, o iyi biri...

Yazının Devamını Oku

Sayende ormandaki canların karınlarını doyurabildik

Güzin Abla, köşende ormana terk edilen köpeklere mama ve ilaç gerektiğini yazdığında birçok yardım aldık. Ama yine mama ve ilaç ihtiyacımız var.

Geçen ay Güzin Abla, köşesinde çok güzel bir makale yazdı. Ormana atılan canlarla, Casper Barınak’taki canlıların durumunu anlattı. Pandemi ve korona döneminin belimizi büktüğünü... Kalemine, yüreğine sağlık. Hatırlatır hayvansever dostlara ormana ölüme terk edilen sahipsiz canların, insan olanı üzüntüden kahreden acı dolu yazgısını...
Birkaç cana şehir merkezlerinde yine mama verebiliyorsun çünkü elinin altında. Sokağında, köşede, bucakta... Ama ormanlar öyle mi?
Havaya çöp atsan kapışıyorlar, asıl dram burada. İnsan gözüyle görünce, acıyla diz çöküyor...
Kelimeler kifayetsiz kalıyor. Izdırabın bini bir para... Güzin Abla, yüreğine sağlık, ormanların dramını ifade ettin can dostlarına...
Ardından ilk Dogland Club’dan Hüseyin ve Çetin beyler, dostlarıyla mamalar ve ilaçlar getirdi.
Bir dolu pırlanta kalpli can dostu insan bize destek oldu. Tam da ben, “Artık bitti ormanlardaki canlar. Yetişemediğimizden ölecekler” diye perişan olurken...
Hepinize teker teker teşekkür ederim. İsimlerinin saklı tutulmasını isteyen meleklere minnettarım.

Yazının Devamını Oku

Evden kaçsam ailemin sevgisizliğinden kurtulur muyum

Ailem abimle beni eşit sevmiyor. Gün içinde birçok hakarete maruz kalıyorum. Acaba, evden kaçsam ailemin sevgisizliğinden ve hakaretlerinden kurtulur muyum?

Güzin Abla, ben de sana yazan birçok kişi gibi evden kaçmak istiyorum. Bazen ergenlikten dolayı diye düşünüyorum ama öyle olmadığı ortada...
Ailemden nefret ediyorum. Evlatları arasında ayrım yapıyorlar. Abimle beni eşit sevmiyorlar. Küçüklüğümden beri ailemle yemek yemekten hoşlanmıyorum, çünkü yemek süresince konuyu ne yapıp edip benim hayatıma bağlıyorlar.
Bu sene LGS’ye gireceğim. Zaten üstümde ciddi bir stres var ama yanımda olacaklarına kötü bir sonuç almam için eminim dua ediyorlar.
Kötü bir sonuç alırsam beni okutmayacaklarını, evde hizmetçi gibi çalıştıracaklarını, reşit olduğumda da hemen evlendireceklerini söylüyorlar.
Oysa okumak ve mimar olmak istiyorum. Çünkü hayallerim var.
Tabii bir erkek arkadaşımın da olmasına karşılar. Aslında kız arkadaşımın olmasına bile karşılar. Hiç kimseyle görüşmemi istemiyorlar.
Abimin ise bir sevgilisi olsa bile bir şey demezler, çünkü o erkek...

Yazının Devamını Oku

Erkekler hatasını söyleyince mi susunca mı anlar

Erkek arkadaşımla ayrılalı 6 ay oldu. Fakat benim için hiç mücadele vermedi. Sizce erkekler hatasını söyleyince mi yoksa susunca mı anlar?

13 yıl önce lisede başlayan bir ilişkim vardı. Bir buçuk yıl beraberdik. Onun beni aldatmasıyla ilişkimiz bitti. Ben 16, sevgilim 17 yaşındaydı.
Şu an ise 29 yaşındayım.
O eski sevgilim peşimi hiç bırakmadı.
Rahatsız etmeden mücadele etti.
Hatasından pişman olduğuna inandım. 1 yıl önce ona geri döndüm.
Her şey çok güzel gidiyordu.
Anneme ilişkimizi anlattım, sevdiğimin mesleği asker olduğu için istemedi. Askerle evliliğin çok zor olacağını söyledi. Sevdiğim kişi de bunları duyunca psikolojisi bozuldu.

Yazının Devamını Oku

Eşim ailesinin sözünden çıkamıyor

Eşim ailesi ne derse onu yapıyor ve her dediklerine “tamam” diyor. Eşim, durumu da kabul etmiyor ve her seferinde gereksiz yere kavga ediyoruz.

24 yaşındayım ve 1 yıl 2 aylık evliyim. Evlenmeden önce 6-7 yıllık bir sevgililik dönemimiz oldu.

Ve şimdi bir bebek bekliyoruz, iki ayı kaldı aramıza katılmasına. Sıkıntım, eşim ailesi ne derse onu yapıyor, her dediklerine “tamam” diyor.

Biz bir konu hakkında konuşuyoruz ve düşünüyoruz.

Sonra annesiyle konuşuyor, o başka bir şey diyor ve bizim konuştuğumuz, karar verdiğimiz her şey havaya gidiyor... Eşim annesinin her dediğine “tamam” diyor ve onu uyguluyor.

Misal, evlenmeden önce “Kızımız olursa şu isim olsun mu?” dedi. Ben de kabul ettim. O kızın ismini koyunca, ben de erkek olursa onun adını koymayı teklif ettim ve anlaştık.

Sonra evlendik hamile olduğumu öğrendik. Bir gün kayınvalidem eşimi aradı.

Görümcemin 4 yaşımdaki kızına telefonu verdi ve “Bebeğe anneannemin ismini koy dayı” dedirtti.

Ve ben bunu hâlâ hazmedemiyorum. Ufacık çocuğu kendi oyununa alet ediyor ve böyle bir teklifte bulunuyor. Eşim o günden sonra “Kızımızın adı annemin adı olacak” demeye başladı.

Yazının Devamını Oku

“Boşanmalar” konusundaki yazıya tepki

20 Mayıs günü yayınlanan “Çiftler ön evlilik yapabilseydi, boşanmalar bu kadar artmazdı” başlıklı yazıya pek çok yorum geldi. Toplumdaki değişik zihniyetteki insanların, değişik tepkilerini görmeniz ve yorumlamanız açısından bu yorumları sizlerle paylaşıyorum...

Batı’ya özendikçe
değerlerimiz gidiyor
Ben muhafazakar bir insanım. 22 yaşında eşimle severek evlendim. Tam 21 yıl oldu ve 2 çocuğumuz var. Eşimle mutluyuz. Evlenmeden önce ne beraber yaşadık ne de flört ettik. Evlendikten sonra da anlaşmadığımız konular oldu ama hep anlayışla karşıladık. Sorunlarımızı çözdük.
Önüme ne gelirse okurum. Sizin yazılarınızı da toplumun gidişatını anlamak için severek okurum. Son okuduğum yazı gerçekten beni sinirlendirdi. Size yazan o kişinin yurtdışında yaşadığını söylüyor, “Burası Türkiye” diyorsunuz. O şahıs diyor ki önce beraber yaşasalardı bu sorunlar olmazdı.
İyi de Güzün Abla, yurtdışındaki yabancılar boşanmıyor mu? Bizden daha çok flört ediyor, bırakın birkaç ayı, yıllarca birlikte yaşıyor ama daha sonra evlenip, boşanmıyorlar mı? Madem birkaç ay beraber yaşamak sorunu çözüyor onlar neden boşanıyor? Bu ülkelerde de bizden kat kat daha yüksek boşanma oranları yok mu?
İşte bu cahilliğe çok kızıyorum. Tıpkı tecavüz olaylarındaki gibi... Diyorlar ki dini duygular baskıcı olduğu için tecavüzler var. İyi de Güzin Abla, neden Fransa’da her sene 75 bin kadın tecavüze uğruyor. Bunların sadece 10 bini şikayette bulunuyor. Maalesef öyle bir toplum olduk ki, başka ülkeleri o kadar yüceltiyoruz ki, hiçbir araştırma yapmadan sormadan etmeden. Yazık bu millete, Batı’ya özendikçe değerlerimiz gidiyor. Ondan sonra birileri çıkıyor, “Flört edin ki boşanmayın” diyor.

Yazının Devamını Oku

Aile baskısı psikolojimi bozdu

Ailem tarafından baskı görüyorum. Özellikle de babamdan... Onun yüzünden sosyal hayatım yok, eve tıkıldım kaldım. Hayata karşı umutlarımı da yitirdim.

Merhaba Güzin Abla, ben 16 yaşında bir genç kızım. Okul hayatımda gayet başarılı bir öğrenciyim.
Ama dokuzuncu sınıfta babamın zorlamasıyla beni okuldan aldılar. “Kızlar okumaz” dediler. Dokuzuncu sınıfı açıktan okudum ve geçen sene onuncu sınıftayken koronavirüs çıktı, evlerde kaldık.
Bu son senem ve yine de online derslerimi aksatmamaya çalışıyorum. Kiloluyum, yüzümde lekeler var ve kendimi çirkin hissediyorum. Ama bazen de aynanın karşısına geçip, “ben kusurlarımla da güzelim” diyebiliyorum. Maddi olarak çok şükür geçinebiliyoruz, istediklerimizi alabiliyoruz, bu konuda pek derdim yok.
Gelelim en büyük sıkıntıma, özellikle de bu pandemi döneminde daha da hissettiğim ve giderek artan aile baskısı...
Babam biraz eski kafalıdır. Genç bir kızım, arkadaşlarımla dışarı çıkmak, gezmek, gençliğimi yaşamak istiyorum.
Ama babam özellikle de kız olduğum için izin vermiyor.
Bazen izin veriyor ama yine de beni strese sokuyor.

Yazının Devamını Oku

Kızımız kanser olunca eşimle uzaklaştık

Büyük kızımız kanser olunca, eşimle birbirimizden uzaklaştık. 25 gün önce de evden ayrıldım...

Eşimle 10 senedir evliyim. Bunun 7 senesi kanser hastası kızımızla uğraşarak geçti. Yorulduk ama kızımız artık iyi.
Kızım okula başladı fakat eşimle ayrılma noktasına geldik.
Ben 25 gün önce evden ayrıldım. Aslında 1 evladım daha var. Kızım ise büyüğü...
Sonra birbirimize bir şans daha tanımak istedik ve barıştık. Ama eşim şimdi bana güvenmiyor. Evi bir daha terk etmemden korkuyor.
Ben de ona güvenmiyorum.
Ben eşime saygısızlık yaptım, o da anlayışlı olmadı.
Eşimi çok seviyorum, o da beni seviyor. Bana yardımcı olun. Ne yapmalıyız?

Yazının Devamını Oku