Paylaş
Sevgili Güzin Abla, son zamanlarda TV dizilerinde bile dikkatimi çeken anne-oğul ilişkilerindeki çarpıklık aynen bizim evde de yaşanıyor.
Ben, eşimin oğlumuza gösterdiği aşırı ilgi ve aşırı hoşgörü konusunu size yazmaya karar verdim. Eminim bana da önereceğiniz birkaç şey vardır.
Eşim tıpkı şu dizilerdeki takıntılı anneler gibi, gözü oğlundan başka bir şey görmüyor, onu küçük yaşından beri övgülere boğuyor, her yaptığını göklere çıkarıyor, her yaptığını eşsizmiş gibi kabul ediyor, hatta yaptığı yanlışları önemsemeyip çok doğalmış gibi kabul ediyor ve kabul ettirmeye çalışıyor.
Bu yüzden oğlum, küçük dağları ben yarattım havasında, kimseleri beğenmeyen, herkese üstten bakan biri olup çıktı.
Şu anda 18 yaşında ama durumu hiç hoşuma gitmiyor. Özellikle de benimle arası hiç iyi değil. Annesinin bu davranışını ben tenkit ettiğim, ona da böyle bir eğitimle hiçbir zaman hayatta başarılı olamayacağını hatırlattığım için benden hiç hoşlanmıyor. Annesi de ona “Sen babana aldırma, o çok çalışıyor, bu yüzden bizi anlayamaz” şeklinde telkinde bulunuyor.
Sonuçta ben evde, oğluna düşmanca davranan, eşini beğenmeyen, hep tenkit eden biri olarak kabul ediliyorum, onlar tarafından istenmiyorum. Bana karşı anne-oğul cephe oluşturdular.
Oysa annesi tarafından bu kadar yanlış eğitilen çocukların ileride ne kadar hatalı hareket ettikleri, yaşamları boyunca ne kendilerini ne de başkalarını mutlu ettikleri kolaylıkla görülüyor.
Ne yapmalıyım, bu tavrın yanlışlığını onlara nasıl anlatayım? Bana bir akıl verin.
◊ Rumuz: Kızgın bir baba
YANIT
Dediğiniz çok doğru sevgili okurum, bu anlattığınız anne tipleri ne yazık ki çok fazla. Ve oğullarını bu şekilde yetiştirerek aslında onlara kötülük ettiklerinin farkında bile değiller.
Çünkü özellikle erkek çocuklarını gereksiz ve yersiz övmek onların özgüvenini değil, egosunu büyütüyor. Çocuk kendini annesinin gözündeki prens ya da şehzade olarak görüyor. Bu da tüm yaşamını etkiliyor.
Özellikle kadınlara karşı tutumlarındaki yanlışları belirliyor.
Kendisine karşı gösterilen en ufak bir tepki ya da itiraz karşısında dünyası yıkılabiliyor. Bu da onun ömür boyu mutsuz olmasına yol açabilir.
Sizin de dediğiniz gibi, son zamanlardaki TV dizilerindeki erkek karakterleri gerçekten işte bu anneler tarafından yanlış yetiştirilen erkek çocuklarının nasıl bir davranış bozukluğu içinde olduklarını çok iyi gösteriyor.
Bu arada siz, oğlunuzla konuşmayı ve onu sevdiğinizi göstermeye çalışın.
Ona insanın hata yapmasının çok doğal olduğunu ve bu hatalardan olgunlaşacağını anlatabilmelisiniz.
Bütünsel sağlık uzmanı Merve Tüfekçi Emre, çocuklarla iletişimin önemine dikkat çekiyor ve ebeveynlere seslenerek tam da sizin bu değindiğiniz konuya parmak basıyor.
“Çocukları överken egosunu değil, emeğini beslemeliyiz” diyerek ailelerin övgü dilinde önemli bir farkındalığa dikkat çekiyor:
“Bir çocuğa ‘Harikasın, süpersin, çok akıllısın’ demek, onun egosunu besler ama çabasını azaltabilir. Özgüvenini ise etkilemez.”
Elbette çocuğun yaptığı işi, gösterdiği dikkati, gayreti ve sabrı takdir etmek gerekir. Ama durup dururken övülen çocuklar daha az çaba gösteriyor.
Bu arada çocuk eğitiminde anne ve babanın tutumlarının birbirine uyumlu olması da çok önemli, yoksa işte ortaya sizinkine benzer bir tablo çıkar… Çocukları herkesin içinde eleştirmemeli, aksine onurlandırmalı. Eşler de birbirlerine aynı şekilde yaklaşmalıdır.
Paylaş