Ailemden hiç sevgi görmedim

Çocukluğumdan beri kız çocuk olduğum için ailemden hiç sevgi görmedim. Hep dalga geçilen ve dışlanan bir çocuk oldum. Şu an 16 yaşındayım ve hayata tutunmaya çalışıyorum.

Küçüklüğümden beri hep ezilen, sevilmeyen bir çocuk oldum. Ailem kız çocuk olduğum için başıboş bir şekilde beni bırakırdı.
7 yaşında psikolojim bozulmaya başladı. Sürekli ağlıyordum. İlkokul hocam anne babamı yanına çağırıp “Bu çocuğu acilen psikiyatriste götürün” dedi.
Bu olaydan sonra ailem psikolojimle alay edip “Yetti. Senden bir şey olmaz, bir de milletin çocuğuna bak da feyz al” dedi. Çocukluğum böyle ithamlarla ve hakaretlerle geçti. Durumum iyiye gidiyordu, ta ki 12-13 yaşımda ergenliğe girene kadar.
Doğal olarak kilo almaya başladım. Başta anne babam olmak üzere çevrem ağza alınmayacak laflar söyledi ve çok büyük bir çöküşe girdim.
Anneme yalvardım “Beni psikiyatriste götür” diye ama beni sadece azarladı. Ben de kendi köşemde ağladım.
Birden 16 yaşındaki ablam evlendi hem de istemediği biriyle. Ben bu olaya çok ağladım, “Anne yapmayın etmeyin, o daha çocuk” diye kafa tuttum ama nafile.
Çok düşündüm, anne ve babam neden, niye ablamla beni sevmiyordu?
“Acaba benim gerçek annem babam değiller mi?” diye bile düşündüm.
Evde ders çalışamıyorum. Babaannem bizde kalıyor ve üst katımızda amcamlar oturuyor. Diğer amcamın evi de bize çok yakın olduğundan her gün bizdeler. Sesten konsantre olamıyorum çünkü kuzenlerim ve yengelerim laftan anlamıyor.
Görüşlerimi söylediğim zaman “Otur bakayım kız çocuğu konuşmaz” derler ama hep sesimi yükselttim. İçim öyle bir buruk ki 16 yaşındayım ve pek çok acıyı tattım. Kimse de yanıma gelip “Neyin var?” demedi.
Hep alay konusu oldum. 16 yıllık hayatımda bir sürü antidepresan kullandım halen de kullanıyorum.
Demem o ki, ey anneler babalar! Bir çocuğun sorumluluğunu düşünemeyecekseniz doğurmayın. Olan o çocuklara oluyor... Rumuz: Ailem ve ben

YANIT

Sevgili kızım, şu son satırlarında, aynen benim söylemek istediklerimi yazmışsın.
Aileleri uyarmışsın. Bu sözlerine ben ne ekleyeyim ki!
Gerçekten anne babaların bazı çocuklarını göklere çıkartıp bazılarını ise gözden çıkarmış gibi davranmalarını kabul edemiyorum.
Bizde özellikle de kız çocuklar senin ve ablanın yaşadığı bu dışlanmışlık duygusunu çok fazla yaşıyor.
Genellikle kızları bir an önce evlendirip başlarından atmaya çalışan ailelere rastladım, ne yazık ki. Onlara sorarsanız, “Biz kızımızın iyiliğini istiyoruz, evlensin, yuvasını bilsin, çoluk çocuğa karışsın, bu kurtlar dünyasında bir sahibi olsun” diye de bir açıklamaları vardır. Ne kadar saçma değil mi?
Ama ülkemizde ne yazık ki önce babalar kız çocukların sahibidir, daha sonra da kocalar...
Bu kural ne yazık ki hâlâ geçerli...
Sandığınız gibi sadece Anadolu’nun ücra köşelerinde, eğitim imkânı olamamış ailelerde değil hiç beklemediğiniz, hiç ummadığınız ortamlarda bile görülebiliyor.
16 yaşında antidepresan kullandığın için hayıflanma sevgili kızım.
Zaten antidepresan en çok senin yaşlarında, ergenlik döneminde, bir de orta yaşı geçtiğinde, yaşlanmaya başladığını hissettiğinde kullanılır.
Şimdi sevgili kızım, direnmeli ve sabretmelisin.
Sabret, düşüncelerinden vazgeçme ve derslerine iyi çalış...

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Bugünkü beslememizin adı Güzin Abla

Rutin hayvan beslemelerimizden birine “Güzin Abla” adını verdik. Umuyoruz ki hayvan hakları yasası çıkar ve hiçbir can sokağa atılmaz.

Güzin Abla, bir hayvanseverim ve ormanlarda düzenli olarak beslemeler yapıyorum. Size daha önce de yazmıştım. Lokantalarda artan yemekleri ormandaki hayvanlar için alıyorum. HAÇİKO Derneği ve Hayvanları Çaresiz ve İlgisizlikten Koruma Derneği mama yardımı yapıyor.
İstanbul’un ormanlarında içler acısı halde ölüme terk edilmiş binlerce köpek var. Çoğu sahipleri tarafından ormana bırakılmış.
Artık yeni yasa çıksın... Hayvan sahibi olmak isteyenler pet shoplardan satın almasınlar, sahiplensinler... Sahiplenenler de onları asla terk etmesin.
Güzin Abla, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nde Kemerburgaz Pirinççi Köyü’nde besleme yapacağımızı duyurmuştuk. HAÇİKO Derneği olarak, size de yazmıştım. Katılmak isteyen hayvanseverlere seslenmiştik.
Siz de köşenizde yazmıştınız, çok teşekkür ediyorum. Sayenizde hayvanseverlerden çok güzel dönüşler sağladık. Ama pandemiden dolayı 2 Ekim-31 Aralık tarihleri arasında bu tür toplantılara yasak geldi.
“Sağlık olsun” dedik ve ben babamla besleme yaptım. Pazar günü rutin beslemelerimizden biri yaptık. Bu beslemeye de “Güzin Abla” adını verdik. Bu beslemeyi yaptığımız sırada bir köpeğimizin yaralı olduğu ihbarı geldi. İBB zabıtalarıyla hemen canımızın yanına gittik. Canımız Pirinççi Köyü’nde havalı tüfekle kasten vurulmuş hem de 4 yerinden.
Cebeci Hayvan Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı. Ne yazık ki dün vefat etti. Kimin vurduğu belli değil. Kamera kayıtlarında da gözükmüyor. Canımız ormanda vuruluyor. Vuran da kaçıyor.

Yazının Devamını Oku

Erkek arkadaşım beni kullanıyor

Erkek arkadaşım beni kullanıyor ve kendimi çöp gibi hissettirecek davranışlar sergiliyor. Kalbini kırarak ondan ayrılmak istiyorum. Ne yapabilirim?

Ben 19, erkek arkadaşım ise 21 yaşında. 2 ay arkadaşlığın sonunda sevgili olduk, 3 haftadır da birlikteyiz.
Her buluşmamızda ilişkiye giriyoruz.
Beraber olduktan sonra beni hemen eve bırakıyor.
Oysa istiyorum ki bir kafeye gidelim, birlikte bir yerleri gezelim...
Ama gerçekten beraber hiçbir aktivitemiz yok; gezmiyoruz, eğlenmiyoruz.
Sadece cinsel ilişkiye giriyoruz. İlişki yaşamaya başlamadan önceki süreçte çok ilgiliydi ve her dakika mesaj yazar, arar sorardı.
Bana çok nazik davranırdı, şimdi ise geç cevap yazmalar, ilgisiz tavırlar...

Yazının Devamını Oku

İlişkimizde Türkan Şoray kanunları uyguladım

2 aylık ilişkimde Türkan Şoray kanunlarını uygulamayı ihmal etmedim. Sonunda da onunla yakınlaşmak istemediğimden ayrıldım. Buna rağmen neden hâlâ aklımdan çıkmıyor?

Köşenizi okurken benim de bir gün size yazacağım aklıma gelmemişti. Üniversite üçüncü sınıfa geçtim ve geçtiğimiz dönem okul dışında çalıştığım kurumda biriyle tanıştım. Benden 7 yaş büyüktü. Hoşuma gidiyordu ve bir bahaneyle mesaj atıp konuşmayı başlattım.
İlk kez biriyle görüşüyordum ve deneyimsizdim ama bir yandan da Türkan Şoray kanunlarımı uygulamayı ihmal etmedim. Onu beğeniyorum, seviyorum ama bir yanım da geriliyor ve ondan kaçmak istiyor. Onunla yakınlaşmak istemiyorum... Seviyorum ama sanki sevmiyor gibiyim de...
Onunla gerçek bir ilişkiye başlamak istemiyorum.
Görüşmeye başlayalı 2 ay olmuştu henüz ama ayrılmak istediğimi söyledim. Birkaç kez şansını denedi ama pas vermedim. Yine de hâlâ aklımdan çıkmıyor. Nasıl davranacağımı bilmiyorum. O da hâlâ benimle görüşmek istiyormuş diye duydum.
Şu an ayrı şehirlerdeyiz, ona yazıp yazmamakta çok kararsızım. Kriterlerime hiç uymayan biri aslında ama kalbim de hâlâ ona kaynıyor.
Bir yandan da düşünüyorum; yaşına rağmen hayatta ne istediğini henüz bulamamış biri, benim aksime entelektüel bir yanı da yok. Anneme anlatsam “boş ver” der, kestirip atar. Sen bir akıl ver lütfen...
◊ Rumuz: Karmakarışık

YANIT

Yazının Devamını Oku

Asker sevgilisi olmak

Okurlarım askerlik döneminde sevdiklerinin değiştiğinden söz ederek çok fazla e-mail atıyor. Hemen hepsi de ilgisizlikten yakınıyor... Aslında bu çok normal ama bunu onlara anlatmam lazım.

İlgi göstermiyor
Sevgilimle yaklaşık 4 yıldır beraberiz. Birkaç ay önce askerden geldi. Askere gitmeden önce o kadar ilgiliydi ki sürekli sevdiğini dile getirir, hissettirirdi. Askerden geldikten sonra artık çok nadir dile getirmeye başladı.
“Askerden geldim, sorumluluklarım var” diyor. Sevdiğini biliyorum, yanındayken o kadar güzel davranıyor ki... Ama ben artık benimle ilgilensin istiyorum.
Bunu dile getirdiğimde “Artık bana güvenmiyor musun, sevgime inanmıyor musun?” diyor. Eskiden onu çok kırıp hayal kırıklığına uğratmıştım.
Acaba sevgisini gösterdiğinde şımaracağımı mı düşünüyor? Askerden geldi, hemen işe başladı. Yoksa onu biraz rahat mı bırakmalıyım? Abla nasihatına gerçekten çok ihtiyacım var. ◊ Rumuz: Çok üzülüyorum

Dönüş stresi
ne kadar sürer?

Güzin Abla, sevgilim askerden geldiğinden beri çok değişti. Şu an konuşmuyoruz, “Bir şey mi oldu?” diyemiyorum bile çünkü strese giriyor. Bu süreç ne zamana kadar sürer? Askerden geldiğinden beri hâlâ tam anlamıyla kavuşamadık. Yazdığım mesajlara cevap vermiyor. Gitmeden önce çok iyiydik. Şimdi ya problem yaratıyor ya da bilmediğim bir şey var kafasında. Ne zaman düzeleceğiz? Benim onu askerlik süresince beklememin karşılığı bu mu? Tamam, askerlik dönüşü bir sorun olacağını tahmin ediyordum ama bu kadarını beklemiyordum. ◊ Rumuz: Ya sabır

Yazının Devamını Oku

Eşimle her şey bitti mi?

Eşimle yaşadığım bir kavga sonrası evi terk ettim. Bana, “Her şey bitti, dava açtım” diyor ama ortada bir dava yok. Söyledikleriyle yaptıkları bir değil. Ne yapmalıyım?

Eşimle 1 ayı aşkındır ayrı evlerde yaşıyoruz. O annesinin yanında, ben annemin yanında... Şiddetli tartışmalarımız vardı. Dayanamayıp annemin evine geldim. Ve bu sürede evimizle ilgili konular dışında görüşmedik. Bu şekilde de sadece iki üç kez görüştük, o da telefonda.
Her seferinde tartıştık. Bana, “Artık her şey bitti. Dava açtım” diyor ama ortada dava mava yok; araştırdım. Aktif kullandığı sosyal medya hesaplarında hâlâ fotoğraflarımız duruyor.
Barışmayı teklif ettim, “aramızı düzeltelim” dedim ama “kafama silah dayasalar yine de bitti” diyor. “Sevgin bitti mi?” dedim “Evet, bitti” dedi.
7 aylık bir çocuğumuz var ve ona o kadar düşkündür ki onu bile bir kere arayıp sormadı. “Çocuğunu özlemedin mi?” diye sordum “Özlemedim” dedi ama sonra da her gün hıçkıra hıçkıra ağladığını söyledi. Valizimi alıp çıkmam çok dokunmuş galiba ona.
Ablacım söyledikleriyle yaptıkları tezat değil mi?
Dava kesinlikle yok, adliyeye, avukata sordum, “Açılmış bir dava yok” dediler.
Ve sosyal hesaplarındaki fotoğraflarımız, daha önceki yazışmalarımız hep duruyor.

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin sözleri yalanmış

3 yıldır birisiyle birlikteydim. Meğer her sözü yalanmış. Evli ve çocuğu olduğunu olduğunu öğrendim mesela... Ama onu hâlâ seviyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 23 yaşında genç bir kızım. 3 yıldan beri birisiyle beraberdim. Bu adam bana hep yalan söyledi.
Önce evli olduğunu öğrendim. Affettim, çünkü seviyordum.
Mesleğini farklı biliyordum. Şirket sahibi olduğunu, işyerinin nerede olduğunu da buldum. Bir gün beni bir kadın aradı ve eşi olduğunu söyledi. Eşiyle ilişkimin ne boyutta olduğunu öğrenmek istedi, telefonu yüzüne kapadım.
Olay büyüdü, devreye annem girdi. Annem kadını bulup konuşmuş, her şeyi anlatmış.
Bir gün onları ailece gördüm. Yanlarına yaklaşıp çocuğunu sevdim, beni karşısında görünce şoke oldu. Ben de çok kötü oldum.
Ama annem devreye girince benim bir oyun oynadığımı, onu eşinden ayırmak için bir plan hazırladığımı sandı.
Oysa annemin konuşmasından haberim yoktu. Bana inanmadı ve benden ayrıldı. Ben de beni bırakmasın, ayrılmasın diye telefon açıp “hamileyim” diye yalan söyledim ama inanmadı. Ben de elimi eteğimi çektim.

Yazının Devamını Oku

Ailemiz çocuk için baskı yapıyor

Biz 2 senedir evliyiz. İlk sene çocuk düşünmedik fakat 2’nci senemizde olmayınca doktora gittim. Doktor, vajinal akıntı, kuruluk ve mantar olduğunu söyledi.

Bir fitil ve pomat önerdi. Fakat fitili kullanmadım, hâlâ akıntım var. İlişki sırasında da ağrı oluyor.
Üstelik kızlık zarımın da bozulup bozulmadığından emin değilim.
Çünkü bozulduğuna dair tek bir belirti oluştu, o da 3 gün süren kanamam. Onun dışında hiçbir belirti hissetmedim.
Şu an yine doktora gitmek istiyorum ama ne diyeceğimi, durumu nasıl açıklayacağımı bilemiyorum.
Aileler de çocuk için aşırı bir baskı yaratıyor üzerimizde, bu yüzden de çok stresliyiz.
◊ Rumuz: Hamilelik

YANIT

Önce doktorun önerilerini uygulamadığın için hatalısın. Mantar, vajinal kuruluğa da yol açabilen tahriş nedeniyle de ilişki sırasında acı veren ciddi bir rahatsızlıktır. Doktorun eşine de tedavi uygulaması gerekirdi.

Yazının Devamını Oku

İkiz bebek annesine mektup

Köşenizde geçtiğimiz günlerde yayınlanan ikiz bebek annesinin “Kendimi tükenmiş hissediyorum” yazısını gözlerim yaşlı bir şekilde okudum. Bir ikiz annesi olarak kendisine bazı önerilerim olacak.

Çarşamba günü bir ikiz annesinin “Kendimi tükenmiş hissediyorum” yazısını gözlerim yaşlı bir şekilde okudum. Ben de yaklaşık aynı aylarda ikiz bebek annesi olarak ona yazmak istedim. Biz de eşimle çocuk istiyorduk, uzun yıllar süren çok zahmetli ve bir o kadar masraflı tedavi süreçleri sonunda ikizlerimiz oldu.
Okurunuzun bu sorunları aynen yaşadığını düşünerek paylaşmak istedim... İlk aylarda bölük pörçük olmak üzere toplamda 2-3 saati geçmezdi gece uykularım. Bebekleri kucağımda taşımaktan kaynaklı sırt ve bel ağrılarım cabası...
Büyüdükçe uykularımız biraz düzene girse de bu sefer yemek problemleri çıktı. Onlara mama yedirmek için saatlerce uğraşmak zorunda kalıyordum. Ayrıca artan hareketleri nedeniyle sürekli düşmeler, kalkmalar ve hatta birbirlerine vurmalar başladı.
Bir anne olarak hem ev işlerini yürütmek hem de ikiz çocuklara bakmak, onları layıkıyla yetiştirmek gerçekten çok ama çok zor. Okurunuz şimdiye kadar çocuklarını yardımsız yetiştirmekle mucizevi bir iş yapmış! Ben bu güçlü anneyi gönülden kutluyorum.
Kendisine şunları söylemek istiyorum: Doğum sonrası ilk aylar en zor zamanlarımızdı. En zor zamanlar geçti, yavaş yavaş kolaylaşacak.
Ama bunca istek ve uğraş sonrası ikizlerime kavuşup onları canımdan çok sevsem de dayanamadığım, tükendiğimi hissettiğim zamanlar çok...
Ama lütfen, Güzin Abla’nın da çok haklı olarak size söylediği gibi eşinizle ve aileniz, yakın akrabalarınızla son derece açık konuşun, ruh halinizden bahsedin. Onlardan teklif gelmediyse de haftada birkaç saat bile olsa siz onlardan açıkça destek isteyin, çekinmeyin.

Yazının Devamını Oku

Babamdan şiddet görüyorum

Küçük yaşlardan beri yaşadığım şiddet yüzünden ciddi psikolojik sorunlarım var. Babamdan şiddet görüp ağır küfürler işitiyorum. Şimdi de okulu bırakıp evlenmemi istiyor. Ne yapmalıyım?

Annem ve babam küçüklüğümden beri sürekli kavga ediyor. Babam baskıcı ve otoriter bir insandır. Annem ise saf biri. Annem, onca yıldır kendisine yapılan şiddete karşı hiç tepki göstermedi. Ben hep ortada kalan kişi oldum. İkisi de egolarından çocuklarını görmüyor. Onlar yüzünden özgürlüğüne düşkün ve agresif bir insan oldum.
20 yaşında üniversiteli bir genç kızım. Çalışıyordum fakat pandemiden dolayı şu anda işsizim.
Babamın bana kavga sırasında söylediği aşağılayıcı küfürler ve “gırtlağını keseceğim” gibi korkunç tehditler yüzünden psikolojim bozuk. Ayrıca daha bugün boğazımı sıkarak beni duvara dayadı.
Küçüklüğümden beri yaşadığım baskılardan dolayı çok ciddi sorunlarım var. Aslında bütün ailem de aynı durumda. Ben bu durumda ya evden kaçıp gideceğim ya da babamı şikayet edeceğim. Artık bu evde durmak istemiyorum.
Kendimi hapishanede gibi hissediyorum. Bana verdikleri üç kuruşluk harçlığın bile hesabını yapıyorlar ki hiçbir zaman onlardan para istemem. Ne yapacağımı hiç bilmiyorum... Babam son zamanlarda zorla kendi işyerinde çalıştırıyor.
Bütün arkadaşlarımla iletişimimi kesmemi istiyor. Okulu bırakıp evlenmemi de istiyor.
Ben sadece bir şeye izin alma gereği duymadan, şiddet görmeden, hakaret işitmeden, kendi hayatımı yaşamak ve okuluma gitmek istiyorum.

Yazının Devamını Oku

Kendimi tükenmiş hissediyorum

İkiz bebeklerim 21 aylık. Onları çok seviyorum ama artık tek başıma yetemiyorum. Psikolojik olarak kendimi tükenmiş hissediyorum.

Nereden başlayacağımı, kendimi nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Bildiğim tek şey artık kendimi iyi hissetmediğim. İkiz bebek annesi genç bir kadınım.
İkizlerim 21 aylıklar ama ben zaman zaman dayanamayıp onlara bağırıyorum maalesef.
Bana yardım edecek hiç kimse yok, zaten bu zamana kadar da kendim büyüttüm çocuklarımı.
Eşim işten eve, evden işe pek bir faydası olmaz bebek bakımında. Maddi durumumuz da çok iyi değil. Yardımcı tutamıyorum. Tek başıma artık yetemiyorum sanırım ve bunu bilmek beni çok üzüyor.
Psikolojik olarak tükenmiş hissediyorum... Çocuklarımı çok seviyorum ama tahammülüm kalmadı.
İnanın iki çocukla birden ilgilenmek gerçekten çok zor, asla isyan etmiyorum çünkü çocuk sahibi olmak isteyip olamayan pek çok insan var.
Aslında onlara bağırmak istemiyorum, sinirlenmek istemiyorum, ağlamak istemiyorum, sakin kalmak istiyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum...

Yazının Devamını Oku

Sevgilimin baskısından kurtulamıyorum

Sevgilim her şeyime karışıyor ve her şeye o karar veriyor. Aksi halde beni terk etmekle tehdit ediyor. Ailem çok büyük baskı ve kısıtlama altında olduğumu söylüyor. Ne yapmalıyım?

Sevgili Güzin Abla, 23 yaşındayım. Kız arkadaşımla 2 senedir güzel giden bir beraberliğimiz var.
Onu sonsuz seviyorum fakat tanıştığımızdan bu yana sürekli bana baskı yapıyor, bir şeylerden vazgeçmemi istiyor.
Hobim olan fotoğrafçılıktan ailem ile görüşmemden, film izlememden, erkek arkadaşlarımla buluşmamdan 40 yılda bir izlediğim maça kadar.
Giydiklerime, yiyeceğim yemeğe her şeye, her zaman kendisi karar veriyor. Eğer karşı çıkarsam beni terk etmekle tehdit ediyor. İster istemez ben de onun istediği gibi bir hayat yaşamaya başladım.
Ne arkadaşım, ne de izlediğim kendi zevkime uygun bir film veya hobim kaldı.
Öyle ki yalnızca onun izin verdiği kadar yaşayabiliyorum ama kendisi her istediğini izliyor, her istediğini yapıyor veya arkadaşları ile buluşuyor.
Instagram hesabım vardı, şifresini o da biliyordu.

Yazının Devamını Oku

Evlenilecek ya da eğlenilecek kız ayrımı yapılıyor

Erkekler son dönemde “evlenilecek kız” ya da “eğlenecek kız” ayrımı yapmaya başladılar. Erkeklerin bu tavrı çok çelişkili değil mi?

Köşenizde yayımlanan bazı mektuplarda genç erkeklerin, “evlenilecek kız” ve “eğlenilecek kız” şeklinde ayrım yaptıkları dikkatimi çekiyor. Bu tavırları sizce de çok çelişkili değil mi?
Sevgilileriyle evlenmeden önce ilişkiye girip daha sonra kendilerine göre “evlenilecek bir kız” bulduklarında “tamam buraya kadar” diyebilmek, ne kadar zalimce...
Oysa bana göre, evlenmeyi düşünen çiftler bir süreliğine aynı evi paylaşmasalar bile (ki o gerekli aslında) bir süre beraber olmalıdır.
Bu oldukça hassas bir konu ama en başta siz olmak üzere, hepimiz biliyoruz ki çiftler birçok konuda iyi anlaştıkları halde evlendiklerinde birbirleriyle cinsel uyum sağlayamayabiliyor.
Üstelik ilişki sırasında genelde inisiyatif de erkekte olduğu için onların sorumlulukları daha da fazladır. Cinsel uyumsuzluk da yine erkeklerden kaynaklanır...
Çünkü erkek ilişki sırasında kadını yönlendirmeyi ve onu ilişkiye hazırlamayı başaramazsa, o beraberlik yürümez.
Hem kadın hem erkekte cinsel sorunlar olabilir. Çiftler birbirleriyle cinselliği yaşamadan bunu nasıl anlayabilirler ki?

Yazının Devamını Oku

6 yıllık ilişkimizi hemen unuttu

6 yıllık ilişkimiz bir anda son buldu. Hayatında kimse olmasını istemeyen erkek arkadaşım iki buçuk ay sonra başka bir kızla beraber olmuştu bile. Çok canım yanıyor, ne yapmalıyım?

Yaklaşık 6 yıldır çok güzel giden bir ilişkim vardı. İlişkimizde tartışmadan öteye geçmezdik. Birbirimizi asla kırmamaya çalışırdık.
O kadar severdik ki birbirimizi bakışımızdan, gülüşümüzden anlaşılırdı. Aramızda cinsellik söz konusu değildi.
Uzak mesafeli, çok uzun süren ve güzel giden bir ilişkiydi. Geçen haziran ayında evlilik teklifi de aldım. Her şey gerçekten çok iyiydi.
Ancak aklımı karıştıran beni içimde rahatsız eden bazı şüphelendiğim şeyler vardı.
Ağustos ayında nişan yapacaktık. Ama bahaneler üreterek tarihi ileri attı. Sonra beni ilgisiz bıraktı.
Aramalar, mesajlaşmalar azaldı. Beni tahrik edici konuşmalar bile bitmişti.
İlgisizliği canıma tak etmişti ve ben de ayrılmak istediğimi söyledim. O da “tamam” dedi ve güzel bir ayrılma konuşmasıyla bitirdik.

Yazının Devamını Oku

Peki, Güzin Abla sen nasılsın?

Yıllardır bizim dertlerimizi dinleyip çözümler arıyorsun. Peki, Güzin Abla sen nasılsın? Bu dertleri okurken nasıl dayanıyorsun?

Merhaba Güzin Abla, tüm dünyanın dert ortağısın. Hep biz konuştuk sen dinledin. Hiç yüzünü görmediğin insanlara yol gösterdin.
Milyonlarca insan dünyanın her köşesinden yazılarını takip ediyor. Hep biz dertlerimizi anlattık. Hiç soramadık, “Halin, durumun, keyfin nasıl?” diye.
Peki, arada da biz senin derdini dinlemek isteriz ablacım... İsteriz ki hiçbir derdin, çözülmeyecek hiçbir sıkıntın olmasın.
Sağlıklı ve mutlu yaşa, tüm okurlarının sana ihtiyacı var. Daha önce de sana yazmıştım, derdimi anlatmıştım. Sen de o mükemmel, o güzel düşüncelerinle cevap vermiştin.
Ama bugünkü yazından sonra “Ablam çok güçlü. Bu dertleri biz okurken bile günlerce aklımızdan çıkmadığı, etkilendiğimiz zamanlar oluyor. Ablam nasıl dayanıyor?” diye düşünmeye başladım.
Keşke kötülük, zalimlik olmasa, dünyada kötü insanlar da olmasa... Okurlarından artık dert dinleme, onlardan artık mutluluk mektupları iste.
Biz de “Dünyada ne güzel ve mutlu insanlar varmış” diyelim. Ama herkes dertli, herkesin yükü kendine ağır, kimsenin derdi de sıkıntısı da bitmiyor. Herkesin imtihanı farklı, herkesin yükü ayrı. Herkesin kaldıracağı gücü ayrı... Bizler şanslıyız ki senin gibi bir büyüğümüz, fikir danışacağımız yol göstericimiz var. Allah seni başımızdan eksik etmesin...

Yazının Devamını Oku