Ailem onu babası hapiste olduğu için istemeyecek

Ailem sevdiğim adamın babasının hapiste olduğunu öğrenince onu istemeyecekler. Ondan vaz mı geçeyim?

Erkek arkadaşımın aile yapısı karışık... Baba-anne ayrı, anne yeni bir evlilik arifesinde...
Babası adam öldürmeden hapis yatıyor. Ailem bunu ileride öğrenince onu, hiç istemeyecek.
Ona karşı ön yargılı olacaklar.
Ne yapacağım bilmiyorum. Onu çok seviyorum, bu hayatı o seçmedi ki...
O çok iyi bir insan ve bütün bu olanların sebebi o değil. Ama ailem böyle düşünmeyecek, onu kabul etmeyecek.
Söyleyin ondan vazgeçmem mi gerekiyor? Ya da sevgimin arkasında mı durmam mı?
 Rumuz: Vaz mı geçeyim
Ailem onu babası hapiste olduğu için istemeyecek

YANIT
Sevgili kızım, insanın ailesinin yaşadıkları nedeniyle yargılanması elbette çok büyük bir haksızlık. Üstelik hiç kimse ailesini seçemez...
Büyükler genellikle çocuklarının neler yaşadığının farkına bile varmadan, birtakım kararlar verir. Bazı ciddi sorunlara bulaşırlar, hatalar yaparlar... Ama o masum çocuğun bunlar yüzünden nelerle karşılaşacağını, onun ruh halini düşürmek bile istemezler.
Bunun en basiti boşanmaktır. Boşanan aileler, daha sonra çocuklarının ruhunda ne fırtınalar estiğinin anlayamazlar....
Burada sevdiğin gencin çok iyi biri olduğunu söylüyorsun, onunla mutlu olacağına inanıyorsun. Ama ailenin onu istemeyeceğinden eminsin.
Oysa o genç adamın bir aileye ihtiyacı var, keşke onu sevgiyle sarıp sarmalasalar... Bu konuyu ailenle biraz konuşmalısın.
Bakarsın bir insanı kurtarmak isteyebilirler...

Tekrar evlenmekten
korkuyorum
22 yaşında eşimden şiddet gördüğüm için ayrıldık. 5 yıl sonra yeni ilişkimde de evlenmekten çekiniyorum.
28 yaşında, ayakların üzerinde duran genç bir kadınım. 22 yaşında eşimden şiddet yüzünden boşandım ve tekrar evlenmekten korkuyorum. Üstelik MS (Multipl Skleroz) hastasıyım. Daha fazla huzurlu ve sağlıklı bir hayat yaşamaya çalışıyorum.
Evlenme teklifi aldığım insanla yaklaşık 4 yıldır, inişli çıkışlı bir beraberlik yaşıyoruz.
27 yaşında ve bazı saldırgan davranışlarından dolayı, ondan ayrılmayı düşünüyordum.
Ancak beni kaybetmemek için değişmeye çalışıyor. Şu an beni kararsız yapan ise annesinin beni istememesi. Dul olduğumdan değilmiş de başka sebeplerden dolayıymış.
Sizce insan sadece minnet duygusundan dolayı evlenir mi? ◊ Rumuz: Güçlüyüm
YANIT

Kızım sen mantıklı düşünemiyor musun, “ayaklarımın üzerinde durabiliyorum” diyorsun.
Mutlaka evlenmek zorunda mısın, bu minnet duygusu nereden kaynaklanıyor?
Üstelik seni istemeyen bir kayınvalide söz konusu. Eminim, seni MS hastası olduğun için istemiyordur... Buna değer mi?
Bu adamla evlenmeyi düşünmeni anlayamıyorum. Lütfen, kızım yanlış yapıyorsun, sen dediğin gibi huzurlu bir ortamda yaşamalısın.

X

Eşim kanser tedavisi görürken onu aldattım

Eşimi, kanser tedavisi gördüğü dönem benden 5 yaş küçük biriyle aldattım. 3 yıl önce eşimi kaybettim, fakat sevgilimle beraberliğimi devam ettirdim...

40 yaşındayım ve 2 çocuk annesiyim. 3 yıl önce eşimi kanserden kaybettim.

Eşimin hastalığı sürecinde özel bir şirkette personel müdürü olarak çalıştım. Gerek konum olarak, gerekse fizik olarak çok fazla özgüvenim vardı. Bu sırada benden 5 yaş küçük birini sevdim; o da beni çok sevdi...

Beraberlik de yaşadık ama vicdanım hiç rahat olmadı. Hasta adama ihanet ettim.

Eşim vefat ettikten sonra da beraberliğimiz sürdü.

Ailesi de beni istedi ama çocuklarım onu istemedi. Çocuklarım onunla evlenmeme karşı çıktı. Aslında maddi olarak da eğitim olarak da benden çok gerideydi. Daha sonra ben de şunu fark ettim; benim mal varlığıma gözünü dikmiş...

Ondan ayrılalı 6 ay oldu. Hatta yaşadığım şehri bile değiştirdim ama beni bir türlü bırakmadı.

Hâlâ beni sevdiğini söylüyor. Ama artık ona inanmıyorum.

Şimdi Güzin Abla, yeni birisiyle tanıştım.

Yazının Devamını Oku

Erkeklerin önceliği cinsellik olmuş

Ben 35 yaşında bir kadınım. Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında erkek arkadaşlarım oldu. Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

Sevgili Güzin Abla, ben 35 yaşında, iyi eğitim almış, aile terbiyesi olan, modern ve eğitimli bir çevrede büyümüş bir kadınım.

Bu yaşa kadar annem dahil hiç kimseden ne bir cinsel eğitim, ne de buna yönelik benzeri bilgiler aldım.

Bunun nedeni de toplum tarafından hâlâ ayıp ya da utanılacak konular kategorisine giren cinsellikle ilgili konuşmanın ailemizde yasak olmasıydı.

Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında tabii ki erkek arkadaşlarım oldu.

Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

En azından benim muhatap olduğum kişiler böyleydi.

Bu isteklerine cevap “Hayır” olduğunda da ya kendileri gidiyor ya da ben onlardan uzaklaşıyordum.

35 yaşında olmama rağmen hâlâ bakireyim.

Yazının Devamını Oku

Eşimi çok seviyorum ama bana dokunmasını istemiyorum

Eşimle evleneli 3 ay oldu fakat bir türlü ilişkiye giremedik. Neden bilmiyorum, bana dokunduğu anda çok korkuyorum...

Merhaba Güzin Abla, ben Gaziantep’te yaşayan, 19 yaşında ve 3 aylık evli bir genç kadınım.
Eşimle 2 yıllık bir beraberlik sonunda hayatımızı birleştirdik.
Birbirimizi çok seviyoruz.
Bu yüzden birçok ailevi engeli birlikte aştık.
Ancak benim çok ilginç bir sorunum var.
Ben eşimi çok sevdiğim halde, onun bana dokunmasına bir türlü alışamıyorum.
3 aydır evli olmamıza rağmen hâlâ ilişkiye giremedik.

Yazının Devamını Oku

Doğan Cüceloğlu benim de hayatıma dokunmuştu

Yıllar önce bir televizyon programında bir araya geldiğim Doğan Cüceloğlu, gerek kitapları gerekse bakış açısıyla benim de hayatıma dokunmuştu...

“Gerçek özgürlük”, “Evlenmeden Önce”, “İçimizdeki Çocuk”, “Mış Gibi Yaşamlar”, “İnsan ve Davranışı”, “Bir Kadın Bir Ses”... İşte beni ben yapan kitaplarıydı onun.

Eğer bugün kendimi ve insanları daha iyi tanıyabiliyorsam, eğer çevreme faydalı olabiliyorsam, onun öğretileri sayesindedir.

Gençliğimden beri psikolojiye meraklıydım ve bu alanda da okul yıllarımdan itibaren çok kitap okudum...

Ama bana en çok yön veren, hayatıma dokunan sevgili Doğan Cüceloğlu’ nun kitaplarıdır.

“Kişisel başarılarımdan en önemlilerinden biri, içimdeki çocuğun farkına vararak onunla zaman zaman konuşup oynaşabilmek oldu” diyor örneğin “İçimizdeki Çocuk” kitabında.

Onun için bir çocuğun eğitimi, her şeyden önce gelir.

Bu nedenle ailelere çok büyük görevler düştüğünü sürekli hatırlatır. “Çocuğunuzu dinleyin” der hep.

Ve belki de hayatımın en unutulmaz anlarından biri ise yıllar önce, gazeteci, yazar Haluk Şahin’in tartışma programı “İşte Biz Böyleyiz”de Doğan Cüceloğlu ve Selçuk Erez’le birlikte benim de yer almam...

Yazının Devamını Oku

İşitme engelliyim önyargılardan kurtulamıyorum

İşitme engelli bir gencim, önyargılar yüzünden mutlu olma hakkım elimden alınıyor. Tek başıma çabalamaktan artık yoruldum. Ben artık sevip, sevilmek istiyorum...

Ben 24 yaşında, işitme engelli bir bireyim. Fakat hayatı boyunca standartlarının hep üzerini zorlayan ve çabalayan bir insan oldum.
Çok iyi bir işe sahibim.
Yaşıtlarım iş bulamazken ben şimdiden aramızdaki farkı en azından bu şekilde açtım.
Ama artık yoruldum.
Küçüklükten gelen dışlanmışlıklar, insanlar tarafından yanlış anlaşılmalar, küçük görmeler, önyargılarla mücadele ediyorum.
Daha önce sevgilisi olup aldatılan ancak bu konuda yüzü hiç gülmeyen biriyim.
Aşırı şanssızım ve açıkçası beceriksizliğimi de kabullendim. Ben artık çok yoruldum.

Yazının Devamını Oku

Zamanda sürükleniyor gibiyim

Yaşadığımız şu kötü günler çok hızlı akıyor. Kendimi sürükleniyor gibi hissediyorum. Bir genç olarak hayatın tadını çıkaramıyorum.

Güzin Abla merhaba, ben 22 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Ama pandemi nedeniyle gidemiyorum. Benim sorunum aslında pek çok yaşıtımda ve hemcinsimde var.
Hayat çok kısa. Belki önümde daha upuzun bir hayat var. Ama özellikle yaşadığımız şu kötü günler o denli hızlı geçiyor ki; şaşırıyorum, durup etrafıma bakmak istiyorum, “Ben hayatın neresindeyim” diye. Ama zaman öylesine hızlı akıyor ki, kendimi sürükleniyor gibi hissediyorum.
Bu hissettiklerimin normal olup olmadığını bile bilemiyorum. Ama dediğim gibi, hayat da çok kısa ve bir genç olarak tadına varmak için sadece tek bir şansımız var.
Bu iki denklem arasında sıkışıp kalmış gibi hissediyorum kendimi.
Ergenliğin getirdiği o duygusal dalgalanmaları atlattım belki ama bendeki izleri hâlâ devam ediyormuş gibi hissediyorum. Bu yüzden de belki bir kız arkadaşım dahi yok.
Konuyu bağlamak istediğim nokta burası değil aslında. Bu çok lüksmüş gibi hissetmeye başladım yıllar geçtikçe. Veya herkese nasip olmayan bir durum gibi... Adını koymak bile benim için o kadar zor ki.
Hayatımın bir noktasında durup çevreme bakabilsem, hem kendime hem de etrafıma, o zaman beni bekleyen aşkı da bulacakmışım gibi hissediyorum.

Yazının Devamını Oku

14 Şubat Sevgililer Günü araştırması

NG bilgi ve araştırma şirketi, Sevgililer Günü ile ilgili çok dikkat çekici bir araştırma yapmış. Pek fazla Sevgililer Günü meraklısı olduğum söylenemez. Ancak karşı da değilim. Türk toplumunda Sevgililer Günü’nün nasıl kabullenildiğini, nasıl karşılandığını ve benimsendiğini göstermek amacıyla sizlerle paylaşmak istedim...

Sevgililer Günü ne kadar popüler?
14 Şubat bazılarımız için çok anlamsız gelse de, bazılarımız için ise hediyeleşmek ve hatırlanmak için büyük bir fırsat. Ülkemizde ise 14 Şubat’ı kutlayanların sayısı bir hayli fazla.

Kutlama nedenlerimiz neler?
Araştırmaya katılanların yüzde 39’u bu günü sevgisini hissettirmek için bir fırsat olarak görüyor. Yüzde 19’u ise hediye alıp vermeye güzel bir sebep oluşturduğu için bu günü kutluyor.

Kutlar mısınız?

Yazının Devamını Oku

Ailesi sahip çıkmayan ve öldürülen kadınları anlıyorum

Ailem, kız çocuğu olduğum için bana sahip çıkmıyor. Eşimin psikolojik problemleri var ve çok şiddetli tartışmalarımız oluyor. Şimdi ailesi sahip çıkmayıp da öldürülen kadınları çok iyi anlıyorum.

30 yaşında, iki çocuk annesi bir kadınım. İki abim, bir de kız kardeşim var. Annem ve babam, kız kardeşimle bana karşı hep soğuktu. Sürekli aşağılayarak, “Alt tarafı kız çocuğusunuz” diyerek büyüttüler bizi. 

9 yıldır evliyim. Maddi durumumuz ne iyi ne kötü. Geçen sene zar zor bir ev aldık. Babamdan borç istedim, 70 bin lira kadar.

Hayatımda ilk defa babamdan bir şey istedim. “Ben o kadar veremem” diyerek eşimin yanında beni tersledi.

Daha sonra 50 bin lira verdi.

O gün anladım ki onun nezdinde hiçbir kıymetim yokmuş.

Babam zengindir ama biz varlık içinde yokluk çekerek büyüdük.

Harçlığımızı bile zorla verirdi. Sonrasında aldığı malları abilerimin üzerine yapmaya başladı. Para istediğim günden 6 ay sonra da yüksek fiyata bir yer aldı ve büyük abimin üzerine yaptı. Öğrendiğimde anneme “Hiç söylemiyorsun, orayı abime almışsınız” dedim.

“Neyini söyleyeyim? Bizimle alakası yok, abinin orası. Çalıştı aldı” diyerek beni yine susturdu.

Yazının Devamını Oku

Aralarına giriyormuşum gibi bana kapıyı gösterdi

Eşimin eskiden sevdiği kızla konuştuğunu öğrendim. Kıza mesaj atarak, bunu sonlandırmasını söyledim. Bunu öğrenen eşim bana kapıyı gösterdi... Sanki onlar evliymiş de ben aralarına girmişim gibi davrandı.

Eşimle 5 yıldır evliyim. Görücü usulü evlendik, benimle evlendiğinde başkasını seviyormuş. Kız yurtdışında yaşayan biri, eşimin ailesi onu istememiş. Eşim hep “Bizim hikaye olamazdı” diyordu.
Biz evlendikten 1 yıl sonra onunla halen konuştuğunu öğrendim.
Kıza, eşimi rahat bırakması için mesaj attım. Ayrıca eşimin ailesine de söyledim.
Eşim akşam işten eve geldiğinde çok öfkeliydi. Kız ona tüm olanları söylemiş. Eşim, bana çok kızdı ve “Sen nasıl böyle bir şey yaparsın” dedi. Tartıştık. Bana kapıyı gösterdi, sanki onlar evliymiş de ben aralarına girmişim gibi davrandı.
Bir müddet ayrı kaldık, sonra mecburen devam ettik. Bir çocuğum vardı ve onun için dönmek zorundaydım.
Ancak bu olaydan sonra hep aramız gergindi. Bir türlü de düzgün bir şekilde devam edemedik.
Eşim çok değişti, sürekli oyunlarla vakit geçiriyor...

Yazının Devamını Oku

Kaygı bozukluğumu ciddiye almıyorlar

Ailem kaygı bozukluğumu ciddiye almayarak beni başkalarıyla kıyaslıyor. Kaygım geleceğim değil, genel olarak gelecek. Kaygım, insanlık...

Ben, 17 yaşındayım. Aslında sorunum basit algılanabilir hatta yetişkinler, bunu ergen problemi olarak görebilir...
Panik atak hastasıyım. Babama ve anneme kaygılarımın olduğunu, kendimi kötü hissettiğimi anlattım. Anlamadılar, dinlemediler bile...
Annemle babam 6 seneyi aşkın süredir ayrı. Her zaman yaşadıklarımı daha dinlemeden başkalarıyla kıyaslıyorlar. Babam bana sürekli insanların kaygıyla büyüdüğünü anlatıyor.
Kaygımın sevdiğim insanların ölecekleriyle alakalı olduğunu bile düşündü. Ki ona hissettiklerimi anlatmamıştım bile... Sadece anksiyete bozukluğu yaşadığımı söylemiştim. Bana bunun saçmalık olduğunu söyledi ve inanmadı...
Aslında ben ölmek istiyorum... Beni kimse dinlemiyor.
Çevremdeki herkes o kadar koşuşturup duruyor ki dönüp dünyayı yok ettiklerini göremiyorlar.
Paraya tapıp paraya âşık oluyorlar. Kaygım geleceğim değil, genel olarak gelecek.

Yazının Devamını Oku

Eşimle ev arkadaşı gibiyiz

Eşimle 14 aydır evli olmamıza rağmen karı koca gibi değiliz. İşinden ayrıldı ve bütün gün internette oyun oynuyor. Adeta ev arkadaşı gibi yaşıyoruz...

Eşimle 5 yıllık bir sevgililik döneminden sonra evlendik. 14 aydır da evliyiz. Eşimin ailesinden dolayı psikolojik sorunları var. Şu anda bir işi yok. Sevgililik döneminde beni çok üzdüğü ve aldattığı oldu. Asla kabul etmem dediğim şeyleri kabullendim ve evlendik.
Evlendikten ve ilk birlikteliğimizden sonra hiç düzenli bir cinsel hayatımız olmadı. Bazen 3- 4 ay birbirimize dokunmadık.
Giyinip kuşandım, makyaj yaptım, “Bu ne hal” diye dalga geçti. Bu durum gururumu kırdı. Bu arada internetten oyun oynamaya başladı.
İşten gelip gece yarısına kadar oyun oynuyordu. 1 ay önce evden ayrıldım. Sonra bir şans vermek için döndüm. 3 gün her şey normale dönmüş gibiydi. Ama giderek yine eski halimize döndük.
Terapi alması, bu durumun normal olmadığı konusunda çok dil döktüm ama reddetti. Bunun normal olduğunu, evliliğin ise sadece cinsellik olmadığını söyledi.
Ancak evliliğimizin 6’ncı ayında beni hayat kadınlarıyla aldatmaya kalktığı mesajları gördüm. Bunun için de “Düzelmeye çalışıyorum” dedi.
Sürekli beni sevdiğini, bensiz yaşayamayacağını söylüyor ama bu kadar olaydan sonra ondan çok soğudum ve güvenemiyorum. Hem zaten her açıdan sorunumuz var. Birlikte vakit geçirmek için “Parkta yürüyelim” dediğimde, onu bile reddediyor. Birlikte sarılıp film bile izleyemiyoruz.

Yazının Devamını Oku

Hakaretlerimden bıkmış boşanmak istiyor

Eşimle tartışırken ona sürekli hakaret ederdim. Sesini çıkarmazdı. Meğer hepsini içinde biriktirmiş, şimdi de benden boşanmak istiyor.

Merhaba Güzin Abla, eşimle 5 senedir evliyiz. 2 de çocuğumuz var. O 36 yaşında, ben ise 31 yaşındayım.
Tanıştığımızdan itibaren 4 sene boyunca kendisi bana mesajlar, e-postalar ile ulaşmaya çalıştı. Çok uğraştı ve neticede 2 sene flört ettikten sonra evlendik.
Eşim konuşmayı, hislerini, duygularını ifade etmeyi pek beceremeyen birisidir.
Bu 5 senelik evlilik boyunca eşimle yaşadığım tüm tartışmalar onda çığ etkisi yaratmış. Hepsini biriktirmiş, hiç unutmamış.
Bu durum ortalama bir yıl önce ikinci bebeğimize planlı olarak, konuşup anlaşarak karar verip, ben hamile kaldığımda patlak verdi. Eteğinde ne var ne yok döktü...
Aramızda tartışma olunca ben ona hakaret ederdim, bazen artık susmasın, cevap versin diye canını yakmak için, küfür ederdim. İnanın umursamazdı bile. Meğer hepsini içinde saklamış.
Bunaldığını, yorulduğunu, yapamadığını, depresyonda olduğunu söylüyor.

Yazının Devamını Oku

Benden 10 yaş küçük, ileride pişman olur diye korkuyorum

Eşim bana çok eziyet etti, üç çocuğa rağmen ondan ayrıldım. Şimdi bir başkası var ve beni çok seviyor. Ancak benden 10 yaş küçük.

Sevgili Güzin Abla, ben eşimle severek evlendim. Evlendiğimde 16 yaşındaydım. Üç çocuğumuz oldu. Ama eşim bana çok fazla psikolojik eziyet uyguladı. Bana hiç sahip çıkmadı, beni ailemden ayırdı.
Annesi acımasızdı ama eşim beni onun kucağına attı, kendi ise hayatına devam etti. Ailem bana çok uzak, aramızda 14 saatlik yol var. Kimseye derdimi söyleyemedim.
Eşim beni defalarca aldattı. Hatta bu yüzden bir sürü sağlık sorunu yaşadım. 7 defa vücudumun farklı yerlerinden ameliyat geçirdim, yaşadığım üzüntülerden dolayı.
Doktorların dediğine göre, bunların bir kısmı vücudumun tepkisiymiş. En son ameliyat olduğumda eşim beni kaderimle baş başa bıraktı. Ben de ondan ayrıldım. Boşanma davası açtım. 2 yıl oldu.
Şimdi yeni biri çıktı karşıma ve beni deli gibi seviyor.
Çocuklarımı da bağrına basmaya hazır. Benimle çok ilgileniyor. Tabii bekar ve bana “Senden vazgeçmeyeceğim, iyi anlaşıyoruz” diyor. Bir sorun var; o benden 10 yaş küçük ve ben ya ileride pişman olursa diye korkuyorum. İşte bu yüzden, defalarca ondan ayrılmaya çalıştım. Sırf benden küçük ve hiç evlenmemiş biri diye. Ama o benden vazgeçmiyor.
Hayatımda görmediğim her türlü güzelliği yaşatıyor bana.

Yazının Devamını Oku