Aile içi kavgalar psikolojimi bozdu

Anne babamın bitmek bilmeyen kavgalarının ortasında büyüdüm. Bundan dolayı birtakım psikolojik sıkıntılar yaşıyorum. Sosyal anksiyete bozukluğu nedeniyle kalabalık ortamlara giremiyor, akrabalarımla bile iletişim kuramıyorum.

Güzin Abla, ben lise 2’nci sınıf öğrencisiyim. Yaklaşık 10 yıldır sosyal anksiyete bozukluğu yaşıyorum. Bir süre doktora gittim ama sonra bıraktım. Küçükken yaşadığım bir olayın bende travma yarattığını düşünüyorum.
Anne babamın bitmek bilmeyen kavgalarının ortasında büyüdüm ben. Birini aktaracağım. Babamdan peluş oyuncak istemiştim.
O da halamdan aldığı bir promosyon oyuncağı bana getirmişti. Annem bunu görünce sinirlendi, kavga çıktı. Annem beni de alıp evden ayrılmaya kalktı, babam bunun üzerine öfkesine hakim olamayarak gardırobun kapağını kırdı. En iyi hatırladığım kısım kapağın kırılırken çıkardığı gürültü.
O an etkilenmemiş, ağlamamıştım. Ama annemin gözyaşları beni çok sarsmıştı.
Eminim ki o olay bilinçaltıma kazındı. Belki de kavganın nedeninin ben olduğumu düşündüm.
Şimdi durum ne derseniz, değişen bir şey yok, hâlâ kavga ediyorlar.
Açıkçası baba tarafım annemle çok uğraşmış ben doğmadan önce. Zaten severek de evlenmemişler, anneannemler zorlamış bu evliliğin olması için.
Bazen diyorum ki keşke boşansalarmış ya da keşke hiç evlenmeselermiş. Bazen de anneannemle dedemi suçluyorum onları evliliğe zorladıkları için.
İşte yaşadığım psikolojik sıkıntının temelinde de bu olayların yattığını düşünüyorum.
Akrabalarımla bile konuşamıyorum. Ailemle aynı ortamda kalınca daha kötü oluyorum. Kavga etmeleri, o bağrışmalar beni çok etkiliyor.
3 ay onlardan uzak kaldım, o sürede küçük bir şehirde kaldım, inanın daha iyi oldum. İlaçtan daha iyi geliyordu onlardan uzak kalmak.
Bazen iğneyle koluma çizik atıyorum. Onlardan uzak kalmak istiyorum ama uzaklaşma şansım yok. Üstelik beni böyle olduğum için azarlıyorlar. “Alt tarafı ‘Nasılsın, merhaba’ diyeceksin, bunu bile diyemiyorsun. İnsan içine çıkamıyorsun, işe yaramazın tekisin” gibi konuşmalar yapıyorlar.
Bazen bir şeyler yapmak istiyorum ama söyleyemiyorum. Dalga geçiyorlar çünkü. Sence ne yapmalıyım Güzin Abla?
◊ RUMUZ: NASIL KURTULACAĞIM

Aile içi kavgalar psikolojimi bozdu

YANIT

Sevgili yavrum, keşke sürekli geçimsizlik ve kavga yaşayan aileler senin yazını okusalar da evlatlarına nasıl bir kötülük yaptıklarının bilincine varsalar.
Senin hayatınla oynuyorlar, hâlâ da bu durumun farkında değiller. Seni toplumdan kaçan, insanlarla bir arada bulunmaktan korkan bir genç haline getirmişler. Hâlâ da seni suçluyorlar.
Okurlarımı bilgilendirmek için açıklıyorum... Sosyal fobi adı da verilen sosyal anksiyete bozukluğu, kişinin sosyal durumlara karşı aşırı ve akıl almaz derecede korku duyduğu bir tür rahatsızlıktır. Kişi sürekli diğerleri tarafından eleştirilme, seyredilme ve yargılanma korkusu duyar.
Hep hata yaparak başkalarının önünde rezil olacağı endişesi yaşar. Bu durum kötüleşirse, anksiyete panik atağa dönüşebilir. Sosyal fobisi olanların çoğu korkusunun yersiz olduğunu bile bile bunun üstesinden gelemez.
Tedavi edilmeyen sosyal fobi kişinin okul, iş ve ilişkiler de dahil tüm hayatını bozabilir. Topluluk önünde konuşmak gibi durumlardan korkarlar. Fakat çoğunlukla tek korkuları yoktur, birçok sosyal durumdan rahatsız olurlar.
Onlar için başkalarının gözü önünde yapmak zorunda oldukları her şey başlı başına bir endişe kaynağıdır. Telefonda konuşmak bile!
Bu hastalığın belirtileri arasında kafa karışıklığı, kalp çarpıntısı, aşırı terleme, titreme, yüz kızarması, kas gerilmesi, mide ekşimesi sayılabilir.
Çocuklarda bu durum bazen aşırı öfke nöbetleriyle kendini gösterebilir.
Bu hastalığın farklı nedenleri olabilir. Örneğin, geçmişte gerçekleşmiş utanç verici veya küçük düşürücü bir olay sonucu ortaya çıkmış olabilir.
Sen de kendi kendine doğru bir teşhis koymuşsun anlaşılan. Anne ve babanın sürekli kavga etmeleri, geçimsizlikleri seni aşırı etkilemiş besbelli. Ancak tedavini yarıda kesmekle hata etmişsin sevgili çocuğum.
Uzmanların hatırlattıkları gibi, bu durum ileride panik atak durumuna dönüşürse ya da toplumdan, çevrenden seni giderek uzaklaştırırsa, seni hayatın boyunca en doğal ve basit ihtiyaçlarını yapmaktan bile alıkoyabilir. Hiç kimseyle yakınlaşamazsın, bir iş bulmak için gereken girişimlerde bulunamazsın, arkadaş bile edinemezsin.
Ailenle bir arada bulunmanın seni çok etkilediğini ve hastalığını tetiklediğini düşünüyorsan, kendi ayakların üzerinde durmak için bir an önce eğitimini tamamlayıp çalışmaya başlamalısın. Kendi evin, kendi çevren, kendi ortamın olursa çok daha sağlıklı olabilirsin.
Bu rahatsızlığının tedavisi var. Ama önemli olan senin tedaviyi devam ettirmen.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Boşanma aşamasındaki sevgilimle devam edeyim mi

Erkek arkadaşım boşanma aşamasında ve bu durum kafamı çok karıştırıyor. “O olgun biri, başından evlilik geçmiş, beni üzmez kırmaz” diye düşünüyorum. Yine de emin olamıyorum...

Selam Güzin Abla, bekar bir genç kızım... Karşıma boşanma aşamasında olan bir adam çıktı. Eşiyle anlaşamadıkları için anlaşmalı boşanmak istemişler. Ama pandemi dolayısıyla mahkeme uzamış. Kendisi de benden 10 yaş büyük.

Aynı yerlerde oturuyoruz. Bir süre yazıştık, konuştuk. Bana âşık olduğunu söyledi. Her an beni çok seveceğini de dile getirdi.

Birkaç kez de buluştuk, görüştük. Kanım kaynadı ona... Gerçekten de ruhumuz uyuşuyor. Ama işte çocuklu biri kendisi.

Çocukları ise şu an eşinde. Boşanınca da eski eşinde kalacaklarmış. Ama içimde hep kötü bir his var. Onun geçmişini nasıl unutabilirim ya da nasıl görmezden gelebilirim!

İlişkimiz evliliğe kadar gitse durum ne olur? İleride çocukları yüzünden aramıza soğukluk girer mi? Benim bekar olmam, onun ise çocuklu ve dul biri olması herhangi bir sorun yaratır mı? 

Ailem ve arkadaşlarımın ne diyeceklerini çok düşünüyorum. Fakat onunlayken de çok mutluyum. Kafam çok karışık. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.

Bir yandan şöyle düşünüyorum: “Benden olgun biri sonuçta başından bir evlilik geçmiş. Neyin ne olduğunu biliyor... Beni üzmez, kırmaz...”

Yine de emin olamıyorum.

Yazının Devamını Oku

Askerden döndüğünden beri soğuk davranıyor

Sevgilim askerliğin sonlarına doğru değişmeye başladı, sanki benden uzaklaştı. O döndükten sonra nişanlandık ama içim hâlâ hiç rahat değil.

Merhaba Güzin Abla, sevgilimle uzun yıllardır beraberdik. Sonra onu askere uğurladım. Başlarda her şey güzeldi... Ancak askerliğin sonlarına doğru değişmeye başladı, sanki benden uzaklaştı...

Askerden döndükten sonra ise sorun çözülmüş gibiydi...

Bana yanındayken çok güzel davranıyordu ama ayrılınca benimle mesajlaşmak yerine sosyal mecralara takılmayı tercih ediyordu. “Neden konuşmuyoruz” diye sorunca “Konuşacak bir şey yok ki... Konu yok” deyip geçiştiriyordu.

Askerden geldikten kısa bir süre sonra yoğun ve yorucu bir işe de girdi. Haliyle daha az konuşmaya başladık. Onu çok kıskanıyordum...

Sonra nişanlandık o süre boyunca o kadar ilgiliydi ki... Ama ne olduysa oldu yine soğuk davranmaya başladı.

Bunu ona söylediğimde, “İşe gidiyorum, yorgun oluyorum” diyor. Onu dinlediğimde anlayıp hak veriyorum. Ama bir süre sonra, tekrar bana zaman ayırmıyor diye düşünüp, kendimi kötü hissediyorum.

Askerden döneli 6 ay oldu. Acaba hâlâ normal hayata alışmaya mı çalışıyor? Çünkü beni sevdiğini biliyorum ama bazen kendimi o kadar kötü hissedip çıkmaza giriyorum ki...

Artık bana daha fazla zaman ayırmaya çalışıyor, geliyor görüşüyoruz. Ama yine de içim rahat değil. Abla nasıl davranmalıyım bilmiyorum...

Yazının Devamını Oku

Annemle sevdiğim adam arasında kaldım

Sevdiğim adam, 1 yıl önce hayatıma girdi. Bana evlilik düşünmediğini ama benimle cinsel birliktelik yaşamak istediğini söyledi. Bu adam yüzünden annemin güvenini kaybettim...

Merhaba Güzin Abla, ben annemle sevdiğim adam arasında kaldım.
Sevdiğim, hayatıma 1 yıl önce girdi. Kendisi katıldığım bir kursta öğretim üyesiydi. Daha sonra aramızda yakınlık oldu ve görüşmeye başladık. Şu ana kadar sadece 1 kez dışarıda buluştuk. Sadece telefonda görüştük.
Kendisi evlilik konusunda pek hevesli değil. Bana, “Hayatımda ne olursa olsun, ne yaşarsam yaşayayım, her anımda olmanı istiyorum” dedi.
Benimle cinsel birliktelik yaşamak istediğini de söyledi.
Benden söz istedi ve “Bana, asla ‘hayır’ dememelisin. Koşulsuz şartsız kabul etmelisin” dedi. Ona söz verdim ama büyük bir aptallık yapmışım.
Sonra benden yapamayacağım bir şey istedi. Ben de kabul etmedim. “Sözünü çiğnedin” dedi.
Bana “Param olsa dahi borç isterim, sırf karşı tarafın ne kadar güvenilir olduğunu görmek için” diyordu.

Yazının Devamını Oku

Evlendiğim gece “bakire çıkmadın” diyerek beni babaevime bıraktı

Evlendiğimiz gece, eşimin ailesi evimize gelerek “Çarşaf almaya geldik” dedi. Ardından da eşim “bakire çıkmadın” diyerek beni babaevime bıraktı.

2 senelik nişanlımla ağustos ayında evlendim. 27 yaşındayım, iki üniversite bitirdim. Eşim lise mezunu, ben ikinci üniversitemi okurken ailesinin ısrarı üzerine üç ay içerisinde nişanlandık.

Bu dönemde bir küs, bir barışık bir sürü badire atlattık. Sonunda evlendik... Tam “Bitti, artık mutlu oluyoruz” diyordum ki ilk gece birlikteliğimizde kan gelmediği için eşim bana hiçbir şey hissettirmeden, ailesinin yanına gidip bakire çıkmadığımı bildirmiş. Yengeleri oyun kurup bize geldiler. “Çarşaf almaya geldik” dediler.

Ben de “O halde bir hastaneye gidelim” dedim. Evden “hastaneye” diye çıktık. Ancak eşim beni babamların evine bıraktı.

Annemler şok oldu... “Evinize dönün, biz kızımızdan eminiz” dedilerse de ikna olmadı. Annesi ve babası o gün konuyu sonradan duymuş gibi bize geldi. Bana sarılıp ağladılar... Onlarla birlikte iki hastaneye gittik.

Biri özeldi, ancak adli vaka olmadan muayene olunamayacağını söylediler. Bu arada eşim de beni annemlere bıraktıktan sonra, evimize dönüp evdeki altınları alıp gitmiş.

Biz ailesiyle hastaneye gittikten sonra “Sen bizim kızımızsın” diyerek evlerine götürdüler. Onu da çağırdılar yanımda çok dil döküp onu ikna etmeye çalıştılar. İçi rahat değilmiş, öyle söyledi. Eve döndük. Ertesi gün yine yengeleri, kardeşi bana yüklendi.

Bir doktor bulduklarını, onu seviyorsam gitmem gerektiğini söylediler. Ben de “Hepinizden şikayetçi olacağım” dedim.

Dayısı öğretmendi, eşi de hemşireydi. Onlar olaya sonradan dahil olup onu ikna etmeye çalıştı. “Sizin baş başa konuşmaya ihtiyacınız var” diyerek bizi evimize getirdiler...

Yazının Devamını Oku

“Askıda Tablet” kampanyasına destek büyüyor

Datça’daki bir ailenin çocuklarının tabletleri olmadığından online derslere girerken sorunlar yaşadığından daha önce bahsetmiştim. Yardımlar yapıldı ve “Askıda Tablet” kampanyası büyümeye devam etti.

Birkaç ay önce köşemde Ankara’daki Next Level Alışveriş Merkezi’nin, ekim ayı itibarıyla “Bir bilgisayar ile eğitime bir öğrenci de sen kazandır” mottosuyla başlattığı bir projeden söz etmiştim.
Bu projeyle, imkansızlıklar nedeniyle uzaktan eğitime erişim sağlayamayan çocukların eğitimine katkı sağlamayı hedefliyorlardı. Ülkemizde de artık bu “askıda” projesi giderek yaygınlaşıyor.
Bu şekilde ihtiyaç sahipleriyle, bağış yapmak isteyenleri buluşturmak mümkün olabiliyor.
İşte bu uzaktan eğitime katkı sunmayı ve eğitime erişimde sıkıntı yaşayan öğrencilere fayda sağlamayı amaçlayan “Askıda Tablet” projesinin destekçileri gün geçtikçe artıyor.
Son olarak Atılım Üniversitesi de 25 tablet ile projeye destek verdi. Tabletler yılbaşı itibarıyla bölgelerdeki çocuklara ulaştırılacak.
Projeye destek olmak isteyenler, AVM’nin danışma bölümüne, kişi, kurum, kuruluş ismiyle bağış yapacağı tablet bilgisayarı teslim edebildiği gibi AVM içindeki teknoloji ürünleri mağazasından indirimli olarak tableti satın alabilecek. Proje sonunda bağışçılarla birlikte tabletler okullara teslim edilecek.
Pandemi süreciyle birlikte yardımlaşma, dayanışma gibi kavramlar daha da önem kazandı.

Yazının Devamını Oku

Tüm hatalarına rağmen evlenmeli miyim?

Sevgilimle birbirimizi severken bir anda beni başkalarıyla aldattı. Barıştık ve sözlendik ama hâlâ güvenimi kazanamadı. Yaptığı tüm hatalarına rağmen onunla evlenmeli miyim?

Ben 19 yaşında bir kızım, şu anda nişanlıyım ama nişanlımı bir türlü affedemiyorum...

Biz sevgiliyken bana çok kötü şeyler yaptı. Gitti başkalarıyla oldu, güvenimi kırdı. Ona olan inancım da bitti. Artık ne söylese, ne yapsa bir türlü olmuyor. Yaptığı hataları bütün ailem öğrendi.

Annem ve babamdan çok tepki gördüm. Babam şimdiye kadar bana hiç söylemediği sözleri söyledi. Sevgilim de ailesinden çok tepki gördü, hata üstüne hata yaptı...

O hata yapınca, ben daha çok üstüne gittim. “Peşimi bırak” dedim, tüm hesaplarını engelledim, bu sefer iyice delirdi.

3 sene boyunca her günümüz kavgayla geçti. Yan yana her geldiğimizde birbirimizi yedik. Bana her defasında yalan söyledi ve güvenimi iyice kaybetti.

Daha sonra da kalkıp beni zorla kaçırdı...

Ortalık karıştı, babam beni buldu, mahkemelik olduk. Şikayetimi çekmeseydim 12 sene hapis cezası alacaktı. Bu nedenle nişanlandık.

Ama ben bir türlü bağlanamıyorum, sevemiyorum, yaptıklarını unutamıyorum.

Yazının Devamını Oku

Eşimin başka kadınla ilişkisi var

Hamileyken eşimin başka bir kadınla beraber olduğunu öğrendim. Ayrılmaya çalıştım ama beni çok sevdiğini söyledi. Peki, eşim beni bu kadar severken o kadınla nasıl olabiliyor?

2016 yılında kızıma hamileyken eşimin telefonunda bir kadınla yazışmalarını gördüm.
Dünyam yıkıldı çünkü biz severek evlendik ve çok mutluyduk. Kavga filan da etmezdik... Ta ki bir kadın aramıza girene kadar.
Bana yalvardı, “Tamam, o ilişkiyi bitireceğim, beni bırakma” dedi. Ben de inandım. Ama bitirmemiş. Birlikte olduğu kadın da evliymiş ve kocası beraber görmüş onları. Eşini boşamış, eşimle mahkemelik olmuş.
Ben de eve evrak gelince öğrendim.
Ama yeni doğum yapmıştım. Küçük bebekle kime sığınacaktım?
Ailem köyde ve zor geçinen insanlar. Onlara yük olmak istemedim. Üstelik 18 yaşında bir oğlum, 13 yaşında bir kızım daha var.
Küçük kızım 1 yaşındayken kadına işyeri açtığını öğrendim... Meğer bankadan para çekmiş.

Yazının Devamını Oku

Asker olduğum için beni istemiyorlar

Subay olduğum için kız arkadaşımın ailesi birlikte olmamıza karşı. Ama biz birbirimizi çok seviyoruz. Ne yapacağımı şaşırdım.

Sevgili Güzin Abla, ben subayım. Kız arkadaşımın ailesi asker olduğum için beni istemiyor. Eşi polis olan bir teyzesi var, ona “Benim kocam polis, bak ne kadar zorluk çekiyorum” diyormuş.
Kız arkadaşım mesleğimi sıkıntı etmiyor ama ailesi istemediği için onları karşısına alamıyor.
Hatta bu sorun yüzünden 4 aylık bir ayrılık sürecimiz oldu. Daha sonra bu ayrılığa dayanamayıp barışma kararı aldık. Ama kız arkadaşımın annesi beni istemediği için, kızına benimle barışmaması konusunda baskı yapmaya başladı.
Sonunda onu da ikna ettiğimizi sandık. Ama davranışları ile hâlâ beni istemediğini belli ediyordu.
Kız arkadaşım da sonunda benden ayrılmak zorunda kaldı. Bu ayrılığı kabul mü etmeliyim yoksa çabalamaya devam mı edeyim?
◊ Rumuz: Tek sorun ailesi

YANIT

Sevgili oğlum, ne ilginç bir dünyada yaşıyoruz... Sevgili oğlum, ne ilginç bir dünyada yaşıyoruz... Her şey ne kadar değişti.Eskiden aileler kızlarını subaylarla evlendirmek için yarış ederlerdi. Subayla evlenmek büyük bir prestijdi. Toplumda büyük bir saygınlıktı. Şimdi ise senin bu mektubuna bakınca, şaşırıyorum ve görüyorum ki, aileler kızlarını subaylarla evlendirmekten çekiniyor. Bunun nedeni olarak da subay ya da polis eşi olmanın zorluklarını, tehlikelerini öne sürüyorlar. Bir anlamda polis ya da subay eşi olmak her dönemde zorluk taşır. Böyle mesleklerin saygınlığının yanı sıra, her zaman hayati tehdidi de vardır. Çünkü subaylar da emniyet görevlileri de vatanımızı, milletimizi her türlü tehdide karşı korumakla görevlidir. Bu görev de elbette hiç kolay değildir. Ve yine eşleri için de hayat öyle pek kolay olmayacaktır.  Ancak böyle şerefli meslek sahibi bir eşe sahip olmanın da sağladığı onur hiçbir şeyle kıyaslanamaz. Bu yüzden sevgili oğlum, sevdiğin kızın her şeye rağmen sana gelmesini beklerim. Umarım sevdiğin gerçeği görür ve her şey gönlünce olur.   

Yazının Devamını Oku

Benimle o kadar ilgilendi ki evli olduğumu bile unuttum

Beni eskiden sevmiş olan bir genç, yeniden karşıma çıktı. Çok zengin olmuş, çok da değişmiş. Bana “Seni hiç unutamadım” dedi. Güzel sözler söyledi, güzel hediyeler aldı. Hep ihtiyacım olan şeylerdi.

Güzin Abla, 4 senelik evli bir kadınım. Bir çocuğum var. Eşimle 1 ay içinde tanışıp evlendik. Önceleri her şey güzeldi ama evlenince değişti. Ailesiyle birlikte yaşıyorduk. Eşim bana çok kötü şeyler yaşattı, ailesiyle yaşadığım her sorunda hep onların yanında oldu.
Ailesi bana hiçbir zaman ısınamadı zaten. Bu arada eşimin eski sevgilisiyle mesajlaştığını fark ettim.
Bu olaydan sonra iş boşanmaya kadar gitti ama ayrılmadık.
Eşim, ailesiyle bir arada olmamızın doğru olmadığını anladı sonunda.
Evi ayırdık ve aramız daha iyi oldu.
Maaşımın hepsini kocama veririm.
Hep istediklerini yaparım ama o bana ne güzel bir söz söyler, ne küçük bir hediye alır. Bu arada beni eskiden sevmiş olan bir genç, yeniden karşıma çıktı. Çok zengin olmuş, çok da değişmiş. Çalıştığım firmadaki patronumun da yakın arkadaşıymış.

Yazının Devamını Oku

Nişanlımı terk etmek zorunda kaldım

Yakın arkadaşımla bir süre sonra sevgili olup nişanlandık. Bir anda değişti ve devamlı benim kişiliğimi baskılamaya başladı. Çok sevdiğim nişanlımı terk etmek zorunda kaldım.

23 yaşında üniversite mezunu ve özel bir kurumda çalışan biriyim. 7 yıldır beni karşılıksız sevmiş, tüm zor zamanlarımda yanımda olmuş, gerçekten arkadaşlığına ve kendisine çok güvendiğim bir arkadaşım vardı.

O hayatımda tanıdığım en güzel adamdı. Bir ilişkiye başlayıp sonradan anlaşamayıp onu kaybetmekten çok korkuyordum. O yüzden hep arkadaş olarak yaklaştım ona.

Bir zaman sonra beni çok sevdiği için arkadaş kalamayacağını, eğer istersem benimle evlenmek istediğini söyledi. Önce olmayacağını söylesem de içimdeki ses ve çevremdeki insanlar beni bu kadar seven, değer veren kıymetimi bilen bir insanı kaybetmemem gerektiğini söyledi.

Ve kabul ettim, sözlendik, inan her şey çok güzeldi. Ama annesi akrabasının kızını istediği için ve tesettürlü olmadığımdan beni istemedi. Hep sorun çıkaracak davranışlarda bulundu.

Ben ve ailem, hep yapıcı davrandık ama olaylar büyüdü. Ailem de bu evliliği istememeye başladı. Ama bu sorunları aştık ya da ben öyle sanmıştım. Sonra nişanlandık...

6 ay nişanlı kaldık ama kısıtlamalar başladı. Telefon numaramı bile kimseye verdirmiyordu.

Arkadaşlarımla görüşemiyordum.

Onun istemediği bir şeyi yapınca hata yaptığımı söylüyor ve benimle günlerce konuşmuyordu.

Yazının Devamını Oku

Geleceğe umutla bakacağız

Çok acılar yaşadık ama her yıl gibi bu yıl da geçmişe sünger çekip geleceğe umutla bakacağız. Her şeye rağmen geçen yılı geride bırakıp, yeni bir yıla neşeyle ve güzel hayallerle girmiş olalım...

Oh, şükürler olsun, şu uğursuz 2020 yılı son buldu... Günler, haftalar, aylar, göz açıp kapayıncaya kadar geçip gidiyor. Arkasından bakakalıyoruz... Ancak 2020 her yıldan çok farklıydı herkes için. Bir virüs tüm dünyayı hükmü altına aldı, hepimizi esir etti, evlerimize kapadı.

Eşimizi dostumuzu, evlatlarımızı, büyüklerimizi göremez, ziyaretlerine gidemez olduk.

Hatta ne acıdır ki yakınlarımızın cenazelerine bile gidemiyoruz.

Düğün, bayram, yılbaşı, doğum günü kutlamaları askıya alındı.

Herkes kendi küçük dünyasına kapandı, eskiden sıradan olarak gördüğümüz en basit alışkanlıklarımızı bile rafa kaldırdık... Yılbaşı demek, hediye, alışveriş, sevdiklerimizle güzel bir sofrada buluşmak demekti...

Hiçbiri bu sene olmadı.

Bir yandan da “yeni bir yıl” demek, yaşların gelip geçtiğini gösteriyor. İnanamıyor insan. Yılların bunca süratine... Bir korku sarıyor yürekleri.

Zamanı durduramıyorsak, bizim için pek hoş değil bu hızlı gidiş...

Yazının Devamını Oku

5 yıllık ilişkimi başkası yüzünden bitirdim

5 yıldır sorunsuz yürüyen ilişkimi, başkası hayatıma girince gözümü bile kırpmadan bitirdim. Şimdilerde ise bunun pişmanlığını yaşıyorum.

20 yaşındayım ve 5 yıllık bir ilişkiden yeni çıktım. İlişkim hiçbir zaman kusursuz değildi.
Birkaç defa karşı tarafın isteğiyle ayrılık yaşamıştım ama hiçbir zaman sevmekten vazgeçmemiş, peşini bırakmamış ve nihayetinde onu yeniden kazanmıştım.
Halen üniversite okuduğumdan evlilik için daha zaman var.
Ancak evlenmeyi kesinlikle karşılıklı olarak planlamaktaydım.
Şimdilerde ise son 2 aydır ilk defa soğuduğumu ve eskisi gibi hissetmediğimi düşünüyorum. Hatta biter bitmez, başka bir erkekle yeni bir ilişkiye başladım bile.
5 yıllık ilişkimi, onu eskisi gibi sevmediğimi ve artık bende aşkın tükendiğini söyleyerek bitirdim.
Zaten o hamleyi yapmadan önce de zorla sürdürüyormuş hissi vardı içinde. Ancak bana karşı hiç kötü bir davranışı olmadığından bir türlü bitiremedim. Ama başkası hayatıma girince gözümü bile kırpmadan, “artık seninle mutlu değilim” deyip çekip gidebildim.

Yazının Devamını Oku

14 aydır elini bile tutamadım

14 aydır önce tanıştığım kadının her şeyiyle ilgilendim, maddi destek oldum ama doğru dürüst elini bile tutamadım. Şimdiyse birbirimize dargınız. Ona aldıklarımı geri mi isteyeyim?

14 ay önce bir kadınla tanıştım ve ona bir anda âşık oldum. Tanıştığımızdan bu yana evine, çocuklarına sahip çıktım. Maddi ve manevi yönden dünya kadar para harcadım ama bir türlü âşık edemedim kendime...

Telefonla görüşüyorduk, arada bir de buluşuyorduk.

Bir gün beni aradı ama o gün çok işim vardı, cevap veremedim ve mesaj yazdım, “İşlerim şu an çok karışık, çok zor durumdayım, cevaplayamadım” diye. Beni 30 kere aramış ve cevap vermeyince WhatsApp’tan engellemiş. Uzun süre de engeli kaldırmadı.

14 gün sonra aradım, “Konuşalım” dedim. Buluştuk. Bana kızgın ve dargın olduğunu söyledi. “Ben her yerden seni engelledim. Bak bakalım ulaşılamamak, kavuşamamak nasılmış” dedi. O günden sonra da bir daha aramadı.

Ben de o arasın diye bekledim. Çünkü sonuçta ben de ona kızgınım.

Düşünün, 14 ay boyunca çalıştım ve tüm kazancımı hep ona verdim. Her şeyiyle ilgilendim, elimden geldiğince maddi destek oldum. Ama buna karşılık ne gördüm?

İnanın doğru dürüst elini bile tutamadım. Ben ne yaptım da bana bu kadar kızıyor ve beni aramıyor?

Zaten o beni hiç sevmedi, hiç yakınlık göstermedi. Size soruyorum şimdi, ne yapmalıyım?

Yazının Devamını Oku

3 yıldır başka bir kadınla berabermiş

Eşim gizlice 3 yıldır başka bir kadınla berabermiş. Hatta imam nikâhıyla evlenmişler bile... Bunu öğrendiğimden beri depresyondayım...

13 senelik evliyim ve 2 çocuk annesiyim. Eşim benden 8 yaş büyük... Ben, 19 yaşındayken severek evlendik. Her şey yolunda giderken, çok mutluyken, beni aldattığını öğrendim... Meğer 3 yıldır bir kadınla berabermiş. O kadına imam nikâhı kıymış ve 2 yıl kadar da evli kalmışlar...
Son bir senede de kadının eşine söylerim tehditleriyle devam etmiş ve bir şekilde ben öğrenince kadını sildi. Yalvardı yakardı, ben de çocuklar yüzünden boşanmaktan vazgeçtim ama içimden bir türlü atamıyorum.
Şu anda beni mutlu edebilmek için elinden geleni yapıyor. Ama ben ona her baktığımda aklıma geliyor.
Depresyon ilaçları kullanmaya başladım.
Öğreneli 4 ay kadar oldu. Bu durum düzelir mi? Çok çaresizim, çocuklar olunca hemen silip atamıyorsun...
Eşimi de seviyorum.
◊ Rumuz: Depresyon

Yazının Devamını Oku

Hayvana eziyete hapis cezası getirilecek mi?

Hayatını hayvanlara, insanlığa ve doğaya adamış değerli insan Prof. Dr. Orhan Kural hayatını kaybetti. O ve onun gibi hayvanseverler adına meraktayız. Hayvanlara eziyet edenlere hapis cezası da getirilecek mi?

Çevreci ve hayvan hakları savunucusu değerli bilim adamı Prof. Dr. Orhan Kural’ı Covid-19 hastalığından yitirdik. Çok çok üzgünüm. Allah rahmet eylesin, hepimiz için çok büyük bir kayıp.

Ama en çok da hayvan ve doğaseverler için büyük bir kayıp. Hayvanseverliği ve doğaseverliğiyle tanıdığımız Dr. Orhan Kural, bir video çekerek sevenlerine veda etmiş ve vasiyetini belirtmiş.

Kürk giyenlerin cenazesine katılmasını istememiş. Ben onun gibi hayatını hayvanlara, insanlığa, doğaya adamış değerli insanlar tanıdım şükürler olsun...

Tıpkı geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz, çok sevgili hocamız Prof. İsmet Sungurbey gibi... Ben, hayvan haklarını onun bildirisinden öğrendim...

Hayvan sevgisinin uçsuz bucaksız duygu selini onun yazılarından anladım.

Son zamanlarda kanımı donduran ve insanlığımdan utandıran birbirinden korkunç haberler okuyorum. Kocaeli’nde 4 bacağı kesilmiş bir kedinin ölüsü bulundu.

Antalya’nın Kemer ilçesinde vatandaşlar tarafından beslenen 17 kedi ve 3 tavuk, atılan zehirli salamlarla öldürüldü.

Antalya’da kuyruğu ve bacakları kesilmiş halde ölü bulunan kedi hayvanseverlerin tepkisine yol açtı. Samsun’da ayakları kesilen köpek hayati tehlikeyi atlattı. Şükürler olsun ki birkaç ay kadar önce yine aynı şekilde bulunan ve hayata tutunamayan yavru köpeğe benzemedi sonu. Hayvanseverler ona protez ayak taktırdı.

Yazının Devamını Oku

Ailem yanımda durmadı

Komşumuzun kızıyla kavga ettim. Bu olay sonrası ailem yanımda durmadı hatta babam bana tokat attı. Bana yapılanları hazmedemiyorum.

30 yaşındayım, karşı komşumuzun kızıyla çok basit bir şeyden kaynaklı tartışma yaşadım ve olay gereksiz büyüdü.
Tartışma, ondan kimseye vermediğim şirket numaramı silmesini istememle başladı.
“Neden sileyim, senin numaranı mı dağıtacağım” demesiyle olay büyüdü.
Beni mahalleme rezil etmekle, adımı çıkarmakla tehdit etti.
Daha birçok ağır sözler söyleyip namusuma bile dil uzattı...
Bir akşam “Dur, konuşalım” dedi. Benden özür dileyecek sanıp durdum. Bir anda saldırmaya başladı ve boğazımı sıktı.
Yolda rezalet çıkmasını istemedim fakat o an elimde kalabilirdi.

Yazının Devamını Oku

Annem için gerekirse evliliğimi bitiririm

“Gelin kaynana aynı evde yaşamamalı” şeklindeki düşüncenize katılmıyorum. Çok şükür benim çevremde kimse annesini yalnız bırakmadı. Ben de bunu aklımın ucundan geçirmem, gerekirse evliliğimden vazgeçerim annemden geçmem.

Güzin Abla, bir süreden beri köşenizdeki gelinlerle kayınvalideler hakkındaki yazılarınıza bakıyorum.
Gelin kaynana aynı evde yaşamamalı diyorsunuz da, insanlar ne yapsınlar, annelerini yalnızlığa mı terk etsinler?
İnsanlar hem yalnız yaşanmaz diye evleniyor hem de annelerini yalnız bırakmakta sorun görmüyor.
Çok şükür benim çevremde kimse annesini yalnız bırakmadı.
Bizde de abimle bende kalıyor annem. İkimiz de evliyiz.
Anneme “Artık bizde kalamazsın” demeyi aklımın ucundan bile geçirmem.
Gerekirse evliliğimi bitiririm.

Yazının Devamını Oku