Güzin Abla

Güzin Abla

guzinabla@hurriyet.com.tr

Babam hayalleri uğruna bizi bırakıp gidecek

20 Haziran 2026
Babam bu yıl emekli olacak, hep küçük bir çiftlik kurup tarımla uğraşmak istiyor. Bunun için kırsal bir bölgeye yerleşmeyi düşünüyor.

Sevgili Güzin Ablacım, ben 20 yaşındayım ve size Ankara’dan yazıyorum. Ben babama çok düşkün bir kızımdır. 2 kardeşiz, bir kız kardeşim daha var.
Ben Ankara’da yüksek öğrenimimi tamamlamaya çalışıyorum. Kız kardeşim de bu yıl üniversite imtihanlarına girecek...
Babamın hayali hep “Kızlarım bir an önce okullarını bitirsin de diplomalarını ellerine alsın, vatana millete faydalı olsunlar”dır.
Kız kardeşimin bu yıl lise sonda. Ben ise yüksek hemşirelik bölümüne devam ediyorum. Babam bu sene emekli olacak.
Hep küçük bir çiftlik kurup tarımla uğraşmak istiyor. Bunun için kırsal bir bölgeye yerleşmeyi düşünüyor. Annem de kardeşim de bu fikre karşı çıkıyorlar. Hatta annem ‘ben buradan ayrılmam, sen nereye gidersen git’ diyor. Ama sonuçta her zamanki gibi babamın sözüne uyacağını biliyorum.
Ben şehirde kalıp okuyacağım, derslerimde sorun çıkmazsa tabii. Her gün çok sıkı ders çalışıyorum. Şimdi her bu konuyu açtıklarında evde tartışma çıkıyor...

Yazının Devamını Oku

Eşimin telefonunda bir kadına yazdığı mesajları gördüm

13 Haziran 2026
3 yıllık evliyim. 2 yaşında bir oğlum var. Bir yandan da 6 aylık hamileyim. Eşim yaklaşık bir yıldır telefonla birileriyle yazışıp mesajlaşıyor.

Merhaba Güzin Abla, 3 yıllık evliyim. 2 yaşında bir oğlum var. Bir yandan da 6 aylık hamileyim.
Eşim yaklaşık bir yıldır telefonla birileriyle yazışıp mesajlaşıyor. 3-4 defa telefonunda yazışmalar gördüm. Daha öncekiler pek önemli değildi, sadece merhaba gibi selamlaşmalardı, o kadar.
Ama son günlerde yeni mesajlar gördüm. Üstelik telefon şifresini değiştirmiş. Mesajları gizlemiş ama ben çözdüm. Bir kadınla konuşmaları bunlar… İki gün boyunca kadına ısrarla “Buluşalım, birlikte şöyle böyle yaparız, sana şunu yaparım, bunu yaparım” şeklinde açık saçık şeyler yazmış.
Ben de dayanamadım, artık gördüklerimi yüzüne vurdum. Ama o hâlâ üste çıkıyor. Sanki suçlu benmişim, ben ona ihanet etmişim gibi bana bağırıp çağırıyor.
Buluşup buluşmadıklarını bilemiyorum ama ne olursa olsun bu durumlara artık dayanamıyorum. Oysa ben onu çok sevdim, ne derse yaptım. Ona sorgusuz sualsiz güvendim, o ise bana bunu yaptı. Üstelik hamile olduğum hâlde...
Şu anda da çalıştığı yerden beni aramıyor, mesaj bile atmıyor. Yine o kadına mesaj atmış. Onu bir anlamda tehdit etmiş: “Eğer birine bu yazışmalarımızı söylersen gününü görürsün, sana ne yapacağımı gösteririm” diye yazmış.
Ben de her şeyi ailesine söyledim. Abisi, ablası, kardeşi falan aradılar beni. Onunla da konuştular. Şimdi bana bozuk çalıyor; sanki yanlış yapan benmişim gibi… Benimle görüşmüyor, konuşmuyor. Evde yabancı gibi dolaşıyor. Abla, ne yapmalıyım? Acaba hiç söylemese miydim ailesine? Söylemekle hata mı yaptım? Ben her şeye rağmen ailemi korumak istiyorum. ◊ Rumuz: Ne Yapmalıyım

YANIT

Yazının Devamını Oku

Hayvanları besliyorum diye darp edildim

6 Haziran 2026
Sokak hayvanlarını besliyorum diye, köpeklere “kuzum” dedim diye saldırdılar bana. Burnum kırıldı. Ama pes etmeyeceğim.05.06.2026 23:42

Hayvanları besliyorum, onları koruyorum diye darp edildim.
Şimdi aynada kendime bakamıyorum ama canım pahasına da olsa evlatları savunmaya devam edeceğim.
Darp sonrası çekilmiş fotoğrafımı sosyal medyada paylaştım.
Kapısının önüne bir kap su koymaktan aciz insanlar ne mücadeleler verdiğimizi görsün diye paylaştım fotoğrafımı. İnsani bir görev bu benim için.
Evet darp edildim. Evlat besliyorum diye, köpeklere “kuzum” dedim diye saldırdılar.
Bir gözüm morardı, burnum kırıldı. Hayvan düşmanları sevinsin! Kimse de bir şey yapmıyor. “Yıllarca sürecek mahkeme sürecine girersin” deyip susturdular.

Yazının Devamını Oku

Gençleri evlenmekten kaçmakla suçlamasınlar

30 Mayıs 2026
Gençlerin büyük bir kısmı parasızlık yüzünden evlenemiyor. Üniversiteden mezun olsak da geçimimizi sağlayabilecek bir iş bulamıyoruz. Biz de evlenmek istiyoruz ama aldığımız maaşlar kiramıza bile yetmiyor.

Sevgili Güzin Abla, bir süredir gençliğin, yüzeysel, vurdumduymaz, aldırmaz tavırlarından söz ediliyor. Hele ‘gençler evlilikten kaçıyor, özgür yaşamak istiyor’ demiyorlar mı, çok üzülüyorum. Bu konuya televizyonlarda, haberlerde bile rastlıyorum.

Çok sinirleniyorum, bilmem sen de bu fikre katılıyor musun? 25 yaşında, üniversite mezunu, evlenme hazırlığı içinde genç bir kızım. Şu anda çalıştığım işyerinden de ayrılmak üzereyim.

Prensiplerimden taviz vermeden burada çalışmam mümkün değildi.

Burada çalışan erkekler tarafından itilip kakılıp dışlanıyorum, aldığım maaşın yetersizliğine bile katlanırken, meğer hiçbir güvencem olmadığını da öğrendim, beni sigortalamamışlar bile.

Çalışma hayatını bambaşka hayal etmiştim; ailemden her şeyden önce namuslu ve dürüst olmayı öğrenmiştim. Oysa bu değerlerin hiçbir anlamı yokmuş.

İyi bir iş bulabilmek için insanın mutlaka birilerine sırtını dayaması gerekiyormuş, eğitim ise yalnızca kâğıt üzerinde bir diplomadan ibaretmiş.

Gençlerin büyük bir kısmı ‘parasızlık yüzünden evlenemiyoruz’ diyor da kimse inanmıyor. Aslında ben de inanmazdım, çok fazla beklentileri olduğunu sanırdım.

Oysa gerçekmiş. Şimdi çok iyi anlıyorum. Çünkü biz de sözlümle parasızlık yüzünden bir türlü evlenemiyoruz. Özellikle ev kiraları belimizi büküyor.

Yazının Devamını Oku

Babam okumamı istemiyor

23 Mayıs 2026
Henüz 14 yaşındayım, öğretmen olmak istiyorum. Ama ailem tutucu. Babam okumamı istemiyor, beni okuldan almakla tehdit ediyor.

Merhaba Güzin Abla, ben kalabalık bir ailenin kız çocuğuyum, dört abim var. Annem, babamın dediğinden çıkmaz. Ailem tutucu.
Artık ailemle kalmak istemiyorum. Ben okumak, yurda geçip eğitimime özgürce devam etmek istiyorum. Düşün ki ailem ben daha küçükken beni dövüyordu. Hem de saçma sapan sebepler yüzünden...
Oysa ben de her çocuk gibiydim, uyumadım diye dayak yedim, kardeşimle birlikte yatmak istedim diye dövüldüm, bu olanlar sırasında en fazla 8 yaşındayımdır.
Zorla odaya kapatıldım... Şimdi 14 yaşındayım, hâlâ birçok şeyimi kısıtlıyorlar.
Öğretmen olmak istiyorum. Okulumdan nakil alıp öğretmen okuluna geçmek istedim. Babam ise burada kalmamı istemiyordu. Anadolu’da okumamı istiyordu, mesleğimi seçtiğimde, ‘sen hiçbir şey olamayacaksın, hep amele kalacaksın’ diye üstüme yürüdü.
Aslında okumamı istemiyor, çalışıp eve yardım etmemi istiyor. Zaten bütün hevesimi yerle bir etti.
Şu an gittiğim okul uzak bizim eve, bu sene başında okula başlayalı daha 1 hafta olmuştu, otobüsü yarım saat kaçırdım, çok da trafik vardı. Eve geldiğimde telefonum elimden alındı, babam “Bir daha okula gidemeyeceksin” dedi.

Yazının Devamını Oku

Eski sevgilimin izlerini silmek istiyorum

16 Mayıs 2026
Eski sevgilim birçok kez bana ihanet etti. Şimdi hayatımda yeni biri var onu sevmeye başladım. Ama bir yandan da korkularım var: Eski sevgilimin izlerini silip tamamen yeni ilişkime odaklanabilecek miyim?

Merhaba Güzin Abla, ben birkaç yıl önce mezun olmuş bir öğretmen adayıyım. 4 yıl önce bir adama âşık oldum. Kendisi 2 kere evlenmiş, boşanmış. İlk evliliğini söyledi ama 2’nci kez evlenip ayrıldığını çok sonradan söyledi.
Beraberliğimizin ilk ayında benimle evlenmek istediğini, ailesini ikna edeceğini söyledi. Ama ailesinin başka bir kız bulup onunla evlendirmek istediğini benden gizledi. Babası, bana oğullarını kendi istedikleri kızla evlendireceğini söyledi.
Ben de, eğer o kıza karşı bir şey hissederse bana söylemesini, o kızı aldatmamasını ve hiçbir şekilde bu ilişkiye gölge düşürmeyeceğimi söyledim. Eski sevgilim o kızla nişanlanmış, onu uyarmış olmama rağmen nişanlandığını gizleyerek benimle görüşmeye devam etmiş.
Nişanlandığını da o kızın beni aramasıyla öğrendim. Bana haksız yere hakaretler etti.
Çok ağır bir bunalım yaşadım, kimseye bir şey anlatamadım, ücretli öğretmenlik yaptığım okulda öğrencilerimin sevgisine tutunarak ayakta kalmaya çalıştım.
Sonra eski sevgilim o kızdan ayrıldı ve tekrar konuşmaya başladık. Ama verdiği sözleri tutmadı. Sürekli ailesinin lafıyla hareket etti ve bu süreçte ona olan güvenimle birlikte kendime güvenimi de yitirdim.
3 yıl sonra yine ailesinin bulduğu başka bir kızla evlendi. Ailesinin bu evliliği istediğine, kendisinin de içine sindiğine ve aralarını bozacak bir şey yapmamı istemediğine dair bir mesaj attı. Ben de geri çekildim. Aradan zaman geçti, kendisi bana mesaj attı.

Yazının Devamını Oku

Annenize iyi bakın

9 Mayıs 2026
“Off... Yeter artık anne ya! Yine mi yatağı ıslattın? Yeminle vereceğim seni sonunda huzurevine. Sen de kurtulacaksın, ben de” diye söylendi kadın.

Annesi uzun zamandır yatalaktı ve konuşamıyordu. Kızının sözleri üzerine kalp atışları hızlandı. Elleri terledi. Dudaklarını kımıldattı. “Güzel kızım özür dilerim. İnan bilerek yapmadım. Vallahi farkında bile değilim. Çok özür dilerim” demek istedi diyemedi. Yatağın ucunda öfkeyle kendisine bakan kızıyla göz göze geldi. İki damla yaş kirpiklerine tutunamayıp, önce yanaklara, sonra da göğsüne damladı.
“Şimdi de ağla... Asıl ağlaması gereken benim anne. Senin yüzünden kocamla ayrılma noktasına geldik. Adam da haklı. Evinde bile rahat edemiyor. Sen ne güzel ağlıyorsun da söylesene ben kime ağlayayım? Aylardır sana bakıyorum, altını temizliyorum, bıktım yeminle bıktım...”
Araya kızgın bir demir gibi sessizlik girdi. Kadın söylene söylene yatak çarşaflarını değiştirdi. Annesi kızını daha fazla kızdırmamak için gözlerini kapattı. Biliyordu çocukçaydı ama sanki gözlerini kapatınca orada yokmuş gibi oluyordu.
Ne zaman evdekiler ona söylense, sitem etse, kötü davransa, o hemen gözlerini kapatıyordu.
Kadın hışımla ıslak çarşafı alıp odadan çıktı. Annesi yine yalnızlığıyla baş başa kalmıştı. Derin bir nefes aldı. Aldığı nefes göğsüne saplandı.
Başını usulca pencereye doğru çevirdi. Pencerenin önünde duran ve ha kurudu ha kuruyacak kırmızı güle baktı. Bu odada yattığı süre içinde bu gül ona arkadaşlık etmişti.
Sırlarını onunla paylaşmıştı. Ama gül de bakımsızlıktan yapraklarını dökmeye başlamış, sonra da boynunu eğmiş dalından kopmak üzereydi. “Gidiyoruz galiba ikimiz de. Vakit geldi değil mi” dedi içinden.

Yazının Devamını Oku

Ayrılık acısı

2 Mayıs 2026
1 hafta önce 2.5 aylık ilişkim bitti. ‘Bu kadarcık süren bir ilişki için neden üzülüyorsun’ demeyin lütfen. Biz kısa sürede çok şey paylaştık ve kendisini hâlâ çok seviyorum.

Sevgili Güzin Abla, 25 yaşında, aklı serserilikte olmayan, düzen kurup yüzük takmaya kadar gidecek bir ilişki uman çiçeği burnunda genç bir hanım mühendisim. 1 hafta önce 2.5 aylık ilişkim bitti. ‘Bu kadarcık süren bir ilişki için neden üzülüyorsun’ demeyin lütfen. Biz kısa sürede çok şey paylaştık ve kendisini hâlâ çok seviyorum.
Kendisi hâlâ öğrenci, ben de öyle böyle çalışıyorum. Bu yüzden hiçbir zaman bir şeyleri ödemesine izin vermedim, ona verdiğim, ısmarladığım her şey helali hoş olsun. Ondan maddi hiçbir beklentim olmadı.
Askerî okulda olduğu için her türlü iletişim kopukluğunu sineye çektim, bir kez şikâyet etmedim. Ayrılmayı isteyen oydu ve ne kadar ağlayıp yalvarsam da vazgeçiremedim. Aslında çok uyumlu olabilecek insanlardık, ancak o beni anlayamadı, ben de ona karşı sükûnetimi koruyamadım ve en nihayetinde tartışamadan kaçan her erkek gibi o da pat diye verdi bu kararı.
Kendisi benden 2 yaş küçüktü, bu yüzden bazı şeylere karşı benim kadar anlayış ve merhamet gösteremeyeceğini tahmin ediyordum. Ancak kendi içimde kendimle olan çatışmalarım hâlâ sürdüğü için çevremle de tartışmaya son veremiyorum. Ama çok değiştim, ona dair görmediğim şeyleri gördüm, ayrılık acısı bana çok şeyi fark ettirdi.
Kendisine bunu anlatma şansım olmadı, ayrılır ayrılmaz her yerden engelledi beni, bir daha da bakmadı yüzüme. Babasını çok severim, çok iyi, çok bilge bir insan.
Oğlunun ayrılmak istemesine karşın benimle çok nazik konuştu -bende numarası olan tek yakını olarak başka kime soracağımı bilemedim, ne olursun yargılama- o da bana “kalbimi ferah tutmamı ve zamanın her şeyi iyileştirebileceğini” söyledi.
Kendimi umutla onu beklemekten alıkoyamıyorum, çok özlüyorum. Bir kere bile arkasından kötü konuşmadım. Hiçbir arkadaşımın da konuşmasına izin vermedim.

Yazının Devamını Oku