6 yıllık ilişkimizi hemen unuttu

6 yıllık ilişkimiz bir anda son buldu. Hayatında kimse olmasını istemeyen erkek arkadaşım iki buçuk ay sonra başka bir kızla beraber olmuştu bile. Çok canım yanıyor, ne yapmalıyım?

Yaklaşık 6 yıldır çok güzel giden bir ilişkim vardı. İlişkimizde tartışmadan öteye geçmezdik. Birbirimizi asla kırmamaya çalışırdık.
O kadar severdik ki birbirimizi bakışımızdan, gülüşümüzden anlaşılırdı. Aramızda cinsellik söz konusu değildi.
Uzak mesafeli, çok uzun süren ve güzel giden bir ilişkiydi. Geçen haziran ayında evlilik teklifi de aldım. Her şey gerçekten çok iyiydi.
Ancak aklımı karıştıran beni içimde rahatsız eden bazı şüphelendiğim şeyler vardı.
Ağustos ayında nişan yapacaktık. Ama bahaneler üreterek tarihi ileri attı. Sonra beni ilgisiz bıraktı.
Aramalar, mesajlaşmalar azaldı. Beni tahrik edici konuşmalar bile bitmişti.
İlgisizliği canıma tak etmişti ve ben de ayrılmak istediğimi söyledim. O da “tamam” dedi ve güzel bir ayrılma konuşmasıyla bitirdik.
4 gün sonra pişman oldum ve barışmak istedim.
Artık beni istemediğini, her şeyden pişmanlık duyduğunu söyledi.
Hiç kimseyi istemediğini ve bundan sonra hayatının yeni başladığını söyledi. 1 ay hiç konuşmadık. Sonra tekrar aradım ve yazdım. Aynı şeyleri söyledi.
Beni hiç sevmediğini, her şeyin üstünü karaladığını ve yeni bir sayfa açtığını söyledi.
Yüzüğünü bile almaya gelmedi. Her şey bitmişti. Bir gün yine aradım “Beni düşünme.
Beni artık düşünen başka biri var” dedi ve fotoğraf attı. Fotoğrafta, başka bir kızla birlikteydi ama kızın yüzü yoktu. Canım yandı.
Tüm bunlar 2 buçuk ay içinde oldu. Nasıl oldu? İlişkimiz nasıl bu hale geldi, inanın bilmiyorum.
Bundan sonra ne olacak, siz ne düşünüyorsunuz?
Rumuz: 5555

YANIT

6 yıl bu, az değil, sevgili kızım...
Neden bütün bunları silip bir anda “artık seni istemiyorum” dedin. Onun birden değiştiğini ve sana karşı ilgisiz olduğunu söylüyorsun da acaba bunun nedenini araştırmak hiç aklına gelmedi mi?
Onu birden terk etmeye karar vermişsin ama sonra pişman olmuşsun, belli ki blöf yapmışsın.
Sana gelip, “İlgisiz davrandığım için özür dilerim, beni bağışla, hemen evlenelim” demesini bekledin, öyle değil mi? Ama o tam tersini yapmış, senden kopmuş iyice. Nedeni de bence ona yaklaşmaya çalışan başka biri olmasıymış.
Sen elinde tepsiyle sevdiğin adamı ona sunmuşsun böylece. O genç adam belki bir bocalama içindeydi, kafası karışmıştı, kafasını karıştıran da o yeni kızdı belli ki. 6 yıllık beraberliğinizi bir kalemde silip atmayı düşünmüyorsa bile sen bu işi kolaylaştırmışsın kızım.
Senden uzaklaştığını hissetmişsin ama onu yeniden kazanmak için çaba göstermemişsin, bir anda silip atmışsın her şeyi. Tamam anlıyorum, nişanı biraz ertelemiş ama erkekler evlilik öncesi strese girebilirler, kadınlar kadar kolay adapte olamazlar evliliğe...
Bir bocalama dönemi geçirebilirler. O da yılların alışkanlığına rağmen böyle bir süreç yaşamış olabilir. Ama şu anda ciddi sorunlarla karşı karşıyasınız...
Onu her şeye rağmen geri kazanmak istiyorsan, şu sırada yapacağın tek şey sabretmek sevgili kızım. Sabredip beklemek...
Henüz seni özlemesi, sana ihtiyaç duyması, geçmişi araması için çok erken. Şu an çok ciddi olduğunu düşünmesem de diğer kız aklını çelmiş.
Bekleyeceksin, onda sende bulduklarını bulamayıp seni aramasını, özlemesini bekleyeceksin. Bu arada da yüreğine taş basıp sen onu aramamalısın tabii...

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Sevgilisi kardeşimi çıplak fotoğraflamış

Kardeşim saf biri. Durmadan kendine sevgili bulmasından ve onlara hemen kanmasından bıktım.

Güzin Abla, benim bir kız kardeşim var. Kendisi biraz saf, bu yüzden çok kandırılıyor.
Sevgilisi çıplak fotoğraflarını çekmek istemiş. Kardeşim “hayır” diyememiş, kabul etmiş.
Ama bir süre sonra sevgilisi ondan ayrılmış.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra kardeşim bir başkasıyla görüşmeye başlamış, bu yeni sevgilisi de ondan ilginç şeyler istemiş...
Kardeşimin durmadan kendine sevgili bulmasından ve onlara hemen kanmasından bıktım.
Ona öğütler veriyorum, onunla sürekli konuşuyorum ama boşuna...
Beni hiç dinlemiyor...

Yazının Devamını Oku

Asker sevgilisi olmak

Okurlarım askerlik döneminde sevdiklerinin değiştiğinden söz ederek çok fazla e-mail atıyor. Hemen hepsi de ilgisizlikten yakınıyor... Aslında bu çok normal ama bunu onlara anlatmam lazım.

İlgi göstermiyor
Sevgilimle yaklaşık 4 yıldır beraberiz. Birkaç ay önce askerden geldi. Askere gitmeden önce o kadar ilgiliydi ki sürekli sevdiğini dile getirir, hissettirirdi. Askerden geldikten sonra artık çok nadir dile getirmeye başladı.
“Askerden geldim, sorumluluklarım var” diyor. Sevdiğini biliyorum, yanındayken o kadar güzel davranıyor ki... Ama ben artık benimle ilgilensin istiyorum.
Bunu dile getirdiğimde “Artık bana güvenmiyor musun, sevgime inanmıyor musun?” diyor. Eskiden onu çok kırıp hayal kırıklığına uğratmıştım.
Acaba sevgisini gösterdiğinde şımaracağımı mı düşünüyor? Askerden geldi, hemen işe başladı. Yoksa onu biraz rahat mı bırakmalıyım? Abla nasihatına gerçekten çok ihtiyacım var. ◊ Rumuz: Çok üzülüyorum

Dönüş stresi
ne kadar sürer?

Güzin Abla, sevgilim askerden geldiğinden beri çok değişti. Şu an konuşmuyoruz, “Bir şey mi oldu?” diyemiyorum bile çünkü strese giriyor. Bu süreç ne zamana kadar sürer? Askerden geldiğinden beri hâlâ tam anlamıyla kavuşamadık. Yazdığım mesajlara cevap vermiyor. Gitmeden önce çok iyiydik. Şimdi ya problem yaratıyor ya da bilmediğim bir şey var kafasında. Ne zaman düzeleceğiz? Benim onu askerlik süresince beklememin karşılığı bu mu? Tamam, askerlik dönüşü bir sorun olacağını tahmin ediyordum ama bu kadarını beklemiyordum. ◊ Rumuz: Ya sabır

Yazının Devamını Oku

Eşimle her şey bitti mi?

Eşimle yaşadığım bir kavga sonrası evi terk ettim. Bana, “Her şey bitti, dava açtım” diyor ama ortada bir dava yok. Söyledikleriyle yaptıkları bir değil. Ne yapmalıyım?

Eşimle 1 ayı aşkındır ayrı evlerde yaşıyoruz. O annesinin yanında, ben annemin yanında... Şiddetli tartışmalarımız vardı. Dayanamayıp annemin evine geldim. Ve bu sürede evimizle ilgili konular dışında görüşmedik. Bu şekilde de sadece iki üç kez görüştük, o da telefonda.
Her seferinde tartıştık. Bana, “Artık her şey bitti. Dava açtım” diyor ama ortada dava mava yok; araştırdım. Aktif kullandığı sosyal medya hesaplarında hâlâ fotoğraflarımız duruyor.
Barışmayı teklif ettim, “aramızı düzeltelim” dedim ama “kafama silah dayasalar yine de bitti” diyor. “Sevgin bitti mi?” dedim “Evet, bitti” dedi.
7 aylık bir çocuğumuz var ve ona o kadar düşkündür ki onu bile bir kere arayıp sormadı. “Çocuğunu özlemedin mi?” diye sordum “Özlemedim” dedi ama sonra da her gün hıçkıra hıçkıra ağladığını söyledi. Valizimi alıp çıkmam çok dokunmuş galiba ona.
Ablacım söyledikleriyle yaptıkları tezat değil mi?
Dava kesinlikle yok, adliyeye, avukata sordum, “Açılmış bir dava yok” dediler.
Ve sosyal hesaplarındaki fotoğraflarımız, daha önceki yazışmalarımız hep duruyor.

Yazının Devamını Oku

İkiz bebek annesine mektup

Köşenizde geçtiğimiz günlerde yayınlanan ikiz bebek annesinin “Kendimi tükenmiş hissediyorum” yazısını gözlerim yaşlı bir şekilde okudum. Bir ikiz annesi olarak kendisine bazı önerilerim olacak.

Çarşamba günü bir ikiz annesinin “Kendimi tükenmiş hissediyorum” yazısını gözlerim yaşlı bir şekilde okudum. Ben de yaklaşık aynı aylarda ikiz bebek annesi olarak ona yazmak istedim. Biz de eşimle çocuk istiyorduk, uzun yıllar süren çok zahmetli ve bir o kadar masraflı tedavi süreçleri sonunda ikizlerimiz oldu.
Okurunuzun bu sorunları aynen yaşadığını düşünerek paylaşmak istedim... İlk aylarda bölük pörçük olmak üzere toplamda 2-3 saati geçmezdi gece uykularım. Bebekleri kucağımda taşımaktan kaynaklı sırt ve bel ağrılarım cabası...
Büyüdükçe uykularımız biraz düzene girse de bu sefer yemek problemleri çıktı. Onlara mama yedirmek için saatlerce uğraşmak zorunda kalıyordum. Ayrıca artan hareketleri nedeniyle sürekli düşmeler, kalkmalar ve hatta birbirlerine vurmalar başladı.
Bir anne olarak hem ev işlerini yürütmek hem de ikiz çocuklara bakmak, onları layıkıyla yetiştirmek gerçekten çok ama çok zor. Okurunuz şimdiye kadar çocuklarını yardımsız yetiştirmekle mucizevi bir iş yapmış! Ben bu güçlü anneyi gönülden kutluyorum.
Kendisine şunları söylemek istiyorum: Doğum sonrası ilk aylar en zor zamanlarımızdı. En zor zamanlar geçti, yavaş yavaş kolaylaşacak.
Ama bunca istek ve uğraş sonrası ikizlerime kavuşup onları canımdan çok sevsem de dayanamadığım, tükendiğimi hissettiğim zamanlar çok...
Ama lütfen, Güzin Abla’nın da çok haklı olarak size söylediği gibi eşinizle ve aileniz, yakın akrabalarınızla son derece açık konuşun, ruh halinizden bahsedin. Onlardan teklif gelmediyse de haftada birkaç saat bile olsa siz onlardan açıkça destek isteyin, çekinmeyin.

Yazının Devamını Oku

Meme estetiği yaptırmak istiyorum

Memelerimin büyüklüğü sırt ağrısı yaşamama neden oluyor. Estetik yaptırmak istiyorum ama referans olacak kimseyi bulamıyorum...

Bugün size yazmamın sebebi uzun zamandan beri düşünüp bir türlü karar veremediğim bir mevzu üzerine... Meme estetiği yaptırmak istiyorum fakat bir türlü bir sağlık kuruluşu konusunda kanaat edinemedim. Malum ufak bir hata telafi edilemeyecek bir şekil bozukluğuna ya da sağlığımı tehdit edecek bir unsura dönüşebilir.
Korku ve kaygılarım var. Memelerimi hem küçültmek hem de toparlatmak istiyorum fakat nereye, kime yaptıracağımı bilemiyorum.
Konu hassas olduğundan güvenilir bir yer olması önceliğimdir.
Bu durumda da her zaman aklımdan geçirdiğim ve bir türlü toparlayıp yazamadığım size danışmadan geçemedim.
Sırt ağrılarım var. Çok zorlanıyorum. Memelerim aşırı büyük değil ama oldukça sarkık.
Kime güvenebilirim, yardımınızı istiyorum. Ankara’da ikamet ediyorum, burada olması daha uygun olacaktır. Çevrenizde plastik cerrahi konusunda referans olabileceğiniz birileri var mıdır?
◊ Rumuz: Hassas bir konu

YANIT

Yazının Devamını Oku

Babamdan şiddet görüyorum

Küçük yaşlardan beri yaşadığım şiddet yüzünden ciddi psikolojik sorunlarım var. Babamdan şiddet görüp ağır küfürler işitiyorum. Şimdi de okulu bırakıp evlenmemi istiyor. Ne yapmalıyım?

Annem ve babam küçüklüğümden beri sürekli kavga ediyor. Babam baskıcı ve otoriter bir insandır. Annem ise saf biri. Annem, onca yıldır kendisine yapılan şiddete karşı hiç tepki göstermedi. Ben hep ortada kalan kişi oldum. İkisi de egolarından çocuklarını görmüyor. Onlar yüzünden özgürlüğüne düşkün ve agresif bir insan oldum.
20 yaşında üniversiteli bir genç kızım. Çalışıyordum fakat pandemiden dolayı şu anda işsizim.
Babamın bana kavga sırasında söylediği aşağılayıcı küfürler ve “gırtlağını keseceğim” gibi korkunç tehditler yüzünden psikolojim bozuk. Ayrıca daha bugün boğazımı sıkarak beni duvara dayadı.
Küçüklüğümden beri yaşadığım baskılardan dolayı çok ciddi sorunlarım var. Aslında bütün ailem de aynı durumda. Ben bu durumda ya evden kaçıp gideceğim ya da babamı şikayet edeceğim. Artık bu evde durmak istemiyorum.
Kendimi hapishanede gibi hissediyorum. Bana verdikleri üç kuruşluk harçlığın bile hesabını yapıyorlar ki hiçbir zaman onlardan para istemem. Ne yapacağımı hiç bilmiyorum... Babam son zamanlarda zorla kendi işyerinde çalıştırıyor.
Bütün arkadaşlarımla iletişimimi kesmemi istiyor. Okulu bırakıp evlenmemi de istiyor.
Ben sadece bir şeye izin alma gereği duymadan, şiddet görmeden, hakaret işitmeden, kendi hayatımı yaşamak ve okuluma gitmek istiyorum.

Yazının Devamını Oku

Kendimi tükenmiş hissediyorum

İkiz bebeklerim 21 aylık. Onları çok seviyorum ama artık tek başıma yetemiyorum. Psikolojik olarak kendimi tükenmiş hissediyorum.

Nereden başlayacağımı, kendimi nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Bildiğim tek şey artık kendimi iyi hissetmediğim. İkiz bebek annesi genç bir kadınım.
İkizlerim 21 aylıklar ama ben zaman zaman dayanamayıp onlara bağırıyorum maalesef.
Bana yardım edecek hiç kimse yok, zaten bu zamana kadar da kendim büyüttüm çocuklarımı.
Eşim işten eve, evden işe pek bir faydası olmaz bebek bakımında. Maddi durumumuz da çok iyi değil. Yardımcı tutamıyorum. Tek başıma artık yetemiyorum sanırım ve bunu bilmek beni çok üzüyor.
Psikolojik olarak tükenmiş hissediyorum... Çocuklarımı çok seviyorum ama tahammülüm kalmadı.
İnanın iki çocukla birden ilgilenmek gerçekten çok zor, asla isyan etmiyorum çünkü çocuk sahibi olmak isteyip olamayan pek çok insan var.
Aslında onlara bağırmak istemiyorum, sinirlenmek istemiyorum, ağlamak istemiyorum, sakin kalmak istiyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum...

Yazının Devamını Oku

Bir sonraki adımı atmıyor

Sevgilim evlenme teklifi etti ama sonra hiçbir şey olmamış gibi davranmaya başladı. 3 aydır yüzük takıyoruz ama bunun bir sonraki adımını asla atmıyor. Neden yüzük taktı ki?

Sevgili Güzin Abla, erkek arkadaşım ile 6 yıldır birlikteyiz. Birkaç ay önce evlilik teklifi etti ama ortada hâlâ resmi bir durum yok. Sürekli kendisiyle ilgili hayalleri var. Bir kere bile benimle bir gelecek hayali olduğunu ağzından duymadım. Sürekli kendine mülk almak, bir yerlere gitmek gibi hayaller kuruyor.
Konuyla ilgili konuştuğumda evlilik istediğini ama biraz daha beklememiz gerektiğini söylüyor.
“O zaman neden evlenme teklifi ettin? Neden yüzük taktın?” diye sorduğumda “Sen mutlu ol diye” yanıtını veriyor.
Ailesinin bana evlenme teklifi ettiğinden haberi var ama bir kere bile “hayırlı olsun, mutluluklar” tarzı bir şey ağızlarından çıkmadı.
Kendi ailem de biliyor, sürekli “Yüzük taktınız bunun devamı olmayacak mı?” diye soruyorlar.
Ne diyeceğimi bilemiyorum.
Amacım hemen yarın nikah kıymak değil tabii ki ama 3 aydır yüzük takıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Evlenilecek ya da eğlenilecek kız ayrımı yapılıyor

Erkekler son dönemde “evlenilecek kız” ya da “eğlenecek kız” ayrımı yapmaya başladılar. Erkeklerin bu tavrı çok çelişkili değil mi?

Köşenizde yayımlanan bazı mektuplarda genç erkeklerin, “evlenilecek kız” ve “eğlenilecek kız” şeklinde ayrım yaptıkları dikkatimi çekiyor. Bu tavırları sizce de çok çelişkili değil mi?
Sevgilileriyle evlenmeden önce ilişkiye girip daha sonra kendilerine göre “evlenilecek bir kız” bulduklarında “tamam buraya kadar” diyebilmek, ne kadar zalimce...
Oysa bana göre, evlenmeyi düşünen çiftler bir süreliğine aynı evi paylaşmasalar bile (ki o gerekli aslında) bir süre beraber olmalıdır.
Bu oldukça hassas bir konu ama en başta siz olmak üzere, hepimiz biliyoruz ki çiftler birçok konuda iyi anlaştıkları halde evlendiklerinde birbirleriyle cinsel uyum sağlayamayabiliyor.
Üstelik ilişki sırasında genelde inisiyatif de erkekte olduğu için onların sorumlulukları daha da fazladır. Cinsel uyumsuzluk da yine erkeklerden kaynaklanır...
Çünkü erkek ilişki sırasında kadını yönlendirmeyi ve onu ilişkiye hazırlamayı başaramazsa, o beraberlik yürümez.
Hem kadın hem erkekte cinsel sorunlar olabilir. Çiftler birbirleriyle cinselliği yaşamadan bunu nasıl anlayabilirler ki?

Yazının Devamını Oku

Peki, Güzin Abla sen nasılsın?

Yıllardır bizim dertlerimizi dinleyip çözümler arıyorsun. Peki, Güzin Abla sen nasılsın? Bu dertleri okurken nasıl dayanıyorsun?

Merhaba Güzin Abla, tüm dünyanın dert ortağısın. Hep biz konuştuk sen dinledin. Hiç yüzünü görmediğin insanlara yol gösterdin.
Milyonlarca insan dünyanın her köşesinden yazılarını takip ediyor. Hep biz dertlerimizi anlattık. Hiç soramadık, “Halin, durumun, keyfin nasıl?” diye.
Peki, arada da biz senin derdini dinlemek isteriz ablacım... İsteriz ki hiçbir derdin, çözülmeyecek hiçbir sıkıntın olmasın.
Sağlıklı ve mutlu yaşa, tüm okurlarının sana ihtiyacı var. Daha önce de sana yazmıştım, derdimi anlatmıştım. Sen de o mükemmel, o güzel düşüncelerinle cevap vermiştin.
Ama bugünkü yazından sonra “Ablam çok güçlü. Bu dertleri biz okurken bile günlerce aklımızdan çıkmadığı, etkilendiğimiz zamanlar oluyor. Ablam nasıl dayanıyor?” diye düşünmeye başladım.
Keşke kötülük, zalimlik olmasa, dünyada kötü insanlar da olmasa... Okurlarından artık dert dinleme, onlardan artık mutluluk mektupları iste.
Biz de “Dünyada ne güzel ve mutlu insanlar varmış” diyelim. Ama herkes dertli, herkesin yükü kendine ağır, kimsenin derdi de sıkıntısı da bitmiyor. Herkesin imtihanı farklı, herkesin yükü ayrı. Herkesin kaldıracağı gücü ayrı... Bizler şanslıyız ki senin gibi bir büyüğümüz, fikir danışacağımız yol göstericimiz var. Allah seni başımızdan eksik etmesin...

Yazının Devamını Oku