14 aydır elini bile tutamadım

14 aydır önce tanıştığım kadının her şeyiyle ilgilendim, maddi destek oldum ama doğru dürüst elini bile tutamadım. Şimdiyse birbirimize dargınız. Ona aldıklarımı geri mi isteyeyim?

14 ay önce bir kadınla tanıştım ve ona bir anda âşık oldum. Tanıştığımızdan bu yana evine, çocuklarına sahip çıktım. Maddi ve manevi yönden dünya kadar para harcadım ama bir türlü âşık edemedim kendime...

Telefonla görüşüyorduk, arada bir de buluşuyorduk.

Bir gün beni aradı ama o gün çok işim vardı, cevap veremedim ve mesaj yazdım, “İşlerim şu an çok karışık, çok zor durumdayım, cevaplayamadım” diye. Beni 30 kere aramış ve cevap vermeyince WhatsApp’tan engellemiş. Uzun süre de engeli kaldırmadı.

14 gün sonra aradım, “Konuşalım” dedim. Buluştuk. Bana kızgın ve dargın olduğunu söyledi. “Ben her yerden seni engelledim. Bak bakalım ulaşılamamak, kavuşamamak nasılmış” dedi. O günden sonra da bir daha aramadı.

Ben de o arasın diye bekledim. Çünkü sonuçta ben de ona kızgınım.

Düşünün, 14 ay boyunca çalıştım ve tüm kazancımı hep ona verdim. Her şeyiyle ilgilendim, elimden geldiğince maddi destek oldum. Ama buna karşılık ne gördüm?

İnanın doğru dürüst elini bile tutamadım. Ben ne yaptım da bana bu kadar kızıyor ve beni aramıyor?

Zaten o beni hiç sevmedi, hiç yakınlık göstermedi. Size soruyorum şimdi, ne yapmalıyım?

Ona aldıklarımı geri mi isteyeyim? Sanki bu kadın beni kullandı gibi geliyor bana. Siz ne düşünüyorsunuz?

Rumuz: Kullanıldım

YANIT

Sevgili okurum, kaç yaşında olduğunuzu yazmamışsınız, bu nedenle kadınlar konusunda pek fazla tecrübe sahibi olmamanızı gençliğinize bağlıyorum.
Fazla genç olmasanız da kadınları çok iyi tanımamışsınız. Bu kadın sizden yardım almış almasına, buna ihtiyacı da varmış belli ki... Ama sizden sevgi, şefkat, ilgi de beklemiş bir yandan...
Onunla yakından ilgilenmenizi istemiş, ona yüreğini ısıtacak sözler söylemenizi beklemiş. Siz ise elini bile tutmadığınızı söylüyorsunuz. Neden?
Belki de o elini sımsıkı tutmanızı, saçlarını okşamanızı istemişti. Ama siz ona maddi destek olmakla yetinmişsiniz, bununla onun kalbini de kazanacağınızı düşünmüşsünüz. Yeterli değilmiş işte.
Sizi sevmediğini söylüyorsunuz, buna nasıl inandınız? Sizi 30 kez aradıktan sonra kızdığı için sizi engelleyince, siz de onu aramamışsınız...
Oysa o sizin özür dilemenizi, gönlünü almanızı beklemiş. Şimdi de tutmuş, “Ona verdiklerimi geri mi istemeliyim” diyorsunuz. Bu ilişkide her şey sizin ona aldıklarınızla mı sınırlı?
Hem zaten o sanırım sizden bir şey istememiş ki, siz kendi isteğinizle yardımcı olmaya çalışmışsınız. Ve anladığım kadarıyla siz bir ilişkide her şeyin maddi olanaklarla sınırlı olduğunu düşünüyorsunuz. Ki bu çok yanlış. Sizin ilişkiniz bana biraz farklı göründü. Belki de sadece yazdıklarınıza dayanarak fikir yürüttüğüm için böyledir.
Ama eğer ona maddi destek olmanızı kullanılmak olarak görüyorsanız, keşke bunu yapmadan önce iyi düşünseydiniz.
Sonradan pişman olacağınız davranışlardan kaçınmalısınız. Öncelikle siz de bu kişiye karşı duygularınızı gözden geçirmelisiniz.
Onu gerçekten sevdiniz mi acaba?

 

 

 

X

Eşim kanser tedavisi görürken onu aldattım

Eşimi, kanser tedavisi gördüğü dönem benden 5 yaş küçük biriyle aldattım. 3 yıl önce eşimi kaybettim, fakat sevgilimle beraberliğimi devam ettirdim...

40 yaşındayım ve 2 çocuk annesiyim. 3 yıl önce eşimi kanserden kaybettim.

Eşimin hastalığı sürecinde özel bir şirkette personel müdürü olarak çalıştım. Gerek konum olarak, gerekse fizik olarak çok fazla özgüvenim vardı. Bu sırada benden 5 yaş küçük birini sevdim; o da beni çok sevdi...

Beraberlik de yaşadık ama vicdanım hiç rahat olmadı. Hasta adama ihanet ettim.

Eşim vefat ettikten sonra da beraberliğimiz sürdü.

Ailesi de beni istedi ama çocuklarım onu istemedi. Çocuklarım onunla evlenmeme karşı çıktı. Aslında maddi olarak da eğitim olarak da benden çok gerideydi. Daha sonra ben de şunu fark ettim; benim mal varlığıma gözünü dikmiş...

Ondan ayrılalı 6 ay oldu. Hatta yaşadığım şehri bile değiştirdim ama beni bir türlü bırakmadı.

Hâlâ beni sevdiğini söylüyor. Ama artık ona inanmıyorum.

Şimdi Güzin Abla, yeni birisiyle tanıştım.

Yazının Devamını Oku

Erkeklerin önceliği cinsellik olmuş

Ben 35 yaşında bir kadınım. Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında erkek arkadaşlarım oldu. Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

Sevgili Güzin Abla, ben 35 yaşında, iyi eğitim almış, aile terbiyesi olan, modern ve eğitimli bir çevrede büyümüş bir kadınım.

Bu yaşa kadar annem dahil hiç kimseden ne bir cinsel eğitim, ne de buna yönelik benzeri bilgiler aldım.

Bunun nedeni de toplum tarafından hâlâ ayıp ya da utanılacak konular kategorisine giren cinsellikle ilgili konuşmanın ailemizde yasak olmasıydı.

Bugüne kadar sevgili, arkadaş ya da dost anlamında tabii ki erkek arkadaşlarım oldu.

Ancak şunu gördüm ki erkekler, cinsel ilişki yaşayabilecekleri kadınlarla birlikte olmak istiyor.

En azından benim muhatap olduğum kişiler böyleydi.

Bu isteklerine cevap “Hayır” olduğunda da ya kendileri gidiyor ya da ben onlardan uzaklaşıyordum.

35 yaşında olmama rağmen hâlâ bakireyim.

Yazının Devamını Oku

İşitme engelliyim önyargılardan kurtulamıyorum

İşitme engelli bir gencim, önyargılar yüzünden mutlu olma hakkım elimden alınıyor. Tek başıma çabalamaktan artık yoruldum. Ben artık sevip, sevilmek istiyorum...

Ben 24 yaşında, işitme engelli bir bireyim. Fakat hayatı boyunca standartlarının hep üzerini zorlayan ve çabalayan bir insan oldum.
Çok iyi bir işe sahibim.
Yaşıtlarım iş bulamazken ben şimdiden aramızdaki farkı en azından bu şekilde açtım.
Ama artık yoruldum.
Küçüklükten gelen dışlanmışlıklar, insanlar tarafından yanlış anlaşılmalar, küçük görmeler, önyargılarla mücadele ediyorum.
Daha önce sevgilisi olup aldatılan ancak bu konuda yüzü hiç gülmeyen biriyim.
Aşırı şanssızım ve açıkçası beceriksizliğimi de kabullendim. Ben artık çok yoruldum.

Yazının Devamını Oku

14 Şubat Sevgililer Günü araştırması

NG bilgi ve araştırma şirketi, Sevgililer Günü ile ilgili çok dikkat çekici bir araştırma yapmış. Pek fazla Sevgililer Günü meraklısı olduğum söylenemez. Ancak karşı da değilim. Türk toplumunda Sevgililer Günü’nün nasıl kabullenildiğini, nasıl karşılandığını ve benimsendiğini göstermek amacıyla sizlerle paylaşmak istedim...

Sevgililer Günü ne kadar popüler?
14 Şubat bazılarımız için çok anlamsız gelse de, bazılarımız için ise hediyeleşmek ve hatırlanmak için büyük bir fırsat. Ülkemizde ise 14 Şubat’ı kutlayanların sayısı bir hayli fazla.

Kutlama nedenlerimiz neler?
Araştırmaya katılanların yüzde 39’u bu günü sevgisini hissettirmek için bir fırsat olarak görüyor. Yüzde 19’u ise hediye alıp vermeye güzel bir sebep oluşturduğu için bu günü kutluyor.

Kutlar mısınız?

Yazının Devamını Oku

Ailesi sahip çıkmayan ve öldürülen kadınları anlıyorum

Ailem, kız çocuğu olduğum için bana sahip çıkmıyor. Eşimin psikolojik problemleri var ve çok şiddetli tartışmalarımız oluyor. Şimdi ailesi sahip çıkmayıp da öldürülen kadınları çok iyi anlıyorum.

30 yaşında, iki çocuk annesi bir kadınım. İki abim, bir de kız kardeşim var. Annem ve babam, kız kardeşimle bana karşı hep soğuktu. Sürekli aşağılayarak, “Alt tarafı kız çocuğusunuz” diyerek büyüttüler bizi. 

9 yıldır evliyim. Maddi durumumuz ne iyi ne kötü. Geçen sene zar zor bir ev aldık. Babamdan borç istedim, 70 bin lira kadar.

Hayatımda ilk defa babamdan bir şey istedim. “Ben o kadar veremem” diyerek eşimin yanında beni tersledi.

Daha sonra 50 bin lira verdi.

O gün anladım ki onun nezdinde hiçbir kıymetim yokmuş.

Babam zengindir ama biz varlık içinde yokluk çekerek büyüdük.

Harçlığımızı bile zorla verirdi. Sonrasında aldığı malları abilerimin üzerine yapmaya başladı. Para istediğim günden 6 ay sonra da yüksek fiyata bir yer aldı ve büyük abimin üzerine yaptı. Öğrendiğimde anneme “Hiç söylemiyorsun, orayı abime almışsınız” dedim.

“Neyini söyleyeyim? Bizimle alakası yok, abinin orası. Çalıştı aldı” diyerek beni yine susturdu.

Yazının Devamını Oku

Eşim gizlice komşumuzun fotoğraflarını biriktiriyor

Eşimin pornografik filmler izlediğini öğrendim. Bir daha izleyemeyeceğini söyledi fakat şimdi de komşumuzun fotoğraflarını biriktirdiği ortaya çıktı. Ne yapacağımı bilemiyorum...

Eşimle 4 yıl önce görücü usulü evlendik ve onu sevdim. Onun da beni sevdiğini sandım. Ta ki açık saçık filmler izlediğini öğrenene kadar.
O zaman kendimi eksik hissettim... Hep “Ben de olmayıp onlarda olan ne var” diye sorguladım.
Eşime sorduğumda “Senin bir şeyin yok, sorun bende” açıklamasını yaptı.
Ardından sözler verdi, yeminler etti ve tekrar yapmayacağını söyledi. Ama gizli saklı hep devam etmiş izlemeye.
Bana da yalan söylemiş.
İşin en acı tarafı eşim aynı apartmanda oturduğumuz komşumuzdan hoşlanmış ve onun fotoğraflarını biriktirmiş.
Benim bulmamam için de telefonuna gizli bir ekran açmış ve şifre koymuş. Allah büyük ya, ben de tesadüfen fotoğrafları buldum. Elim telefonunun ekranına çarptı ve yeni bir ekran açıldı. Şifre istedi.

Yazının Devamını Oku

Ablam çok güzel ben ise çirkinim

Burnum çirkin ve yüzümde benler var. Ablam ise benim tam tersim. Ablam çok güzel ben ise çok çirkin...

Güzin Abla, evet ben biraz küçüğüm sana diğer yazanlara göre; 11 yaşındayım. Bu sene ergenliğe girdim. Sorunum 3-4 aydır evden hatta odamdan bile çıkmamam. Nedeni yüzümde 9 tane ben olması, hepsi minik minik ama o kadar sinirim bozuluyor ki...
Bütün günüm onlara bakmakla geçiyor, uzun zamandır içimde tutuyorum.
Anneme dedim ki, “Anne ben araştırdım, yüzümde bir sürü ben var. Dermatoloğa başvurup, benlerimi aldırabilir miyiz?” Etrafımdaki herkes “Sen çok güzelsin” diyor ama asla inanmıyorum.
Benim burnum büyük ablamınki küçük, ablamın yüzünde bir tane ben var, benim 9...
Bu arada ablam 16 yaşında. Ablam kendini beğenmiş, ben ise o kadar özgüvensiz, içine kapanık bir çocuğum ki...
Dermatologlar her yaşa göre alabiliyorlar bu benleri. Ama annem o kadar inatçıdır ki... Bir kere “hayır” dedi mi...
Çevremdeki kızların da erkeklerin yüzü bile pürüzsüz ve lekesiz... Neden ben böyleyim?

Yazının Devamını Oku

Aralarına giriyormuşum gibi bana kapıyı gösterdi

Eşimin eskiden sevdiği kızla konuştuğunu öğrendim. Kıza mesaj atarak, bunu sonlandırmasını söyledim. Bunu öğrenen eşim bana kapıyı gösterdi... Sanki onlar evliymiş de ben aralarına girmişim gibi davrandı.

Eşimle 5 yıldır evliyim. Görücü usulü evlendik, benimle evlendiğinde başkasını seviyormuş. Kız yurtdışında yaşayan biri, eşimin ailesi onu istememiş. Eşim hep “Bizim hikaye olamazdı” diyordu.
Biz evlendikten 1 yıl sonra onunla halen konuştuğunu öğrendim.
Kıza, eşimi rahat bırakması için mesaj attım. Ayrıca eşimin ailesine de söyledim.
Eşim akşam işten eve geldiğinde çok öfkeliydi. Kız ona tüm olanları söylemiş. Eşim, bana çok kızdı ve “Sen nasıl böyle bir şey yaparsın” dedi. Tartıştık. Bana kapıyı gösterdi, sanki onlar evliymiş de ben aralarına girmişim gibi davrandı.
Bir müddet ayrı kaldık, sonra mecburen devam ettik. Bir çocuğum vardı ve onun için dönmek zorundaydım.
Ancak bu olaydan sonra hep aramız gergindi. Bir türlü de düzgün bir şekilde devam edemedik.
Eşim çok değişti, sürekli oyunlarla vakit geçiriyor...

Yazının Devamını Oku

Kaygı bozukluğumu ciddiye almıyorlar

Ailem kaygı bozukluğumu ciddiye almayarak beni başkalarıyla kıyaslıyor. Kaygım geleceğim değil, genel olarak gelecek. Kaygım, insanlık...

Ben, 17 yaşındayım. Aslında sorunum basit algılanabilir hatta yetişkinler, bunu ergen problemi olarak görebilir...
Panik atak hastasıyım. Babama ve anneme kaygılarımın olduğunu, kendimi kötü hissettiğimi anlattım. Anlamadılar, dinlemediler bile...
Annemle babam 6 seneyi aşkın süredir ayrı. Her zaman yaşadıklarımı daha dinlemeden başkalarıyla kıyaslıyorlar. Babam bana sürekli insanların kaygıyla büyüdüğünü anlatıyor.
Kaygımın sevdiğim insanların ölecekleriyle alakalı olduğunu bile düşündü. Ki ona hissettiklerimi anlatmamıştım bile... Sadece anksiyete bozukluğu yaşadığımı söylemiştim. Bana bunun saçmalık olduğunu söyledi ve inanmadı...
Aslında ben ölmek istiyorum... Beni kimse dinlemiyor.
Çevremdeki herkes o kadar koşuşturup duruyor ki dönüp dünyayı yok ettiklerini göremiyorlar.
Paraya tapıp paraya âşık oluyorlar. Kaygım geleceğim değil, genel olarak gelecek.

Yazının Devamını Oku

Babamın telefonunda açık saçık videolara rastladım

Babamın telefonundaki internet geçmişine girdiğimde açık saçık videolara rastladım. Bu durum karşısında ne yapacağımı bilemedim. Bunu anneme söylemeli miyim?

16 yaşındayım, derslerimde başarılıyım ve arkadaş ilişkilerim her zaman çok iyi. Babam devlet memuru, annem hemşire ve 17 yıldır evliler. Babam 46 yaşında, annem 39 yaşında.
2 yıl önce istediğim liseyi kazandım ama 10 yıldır ikamet ettiğimiz şehirden taşınmak zorunda kaldık. Annem işinden ayrıldı ancak babamın tayinini beklemek zorundaydık.
Annemle bir ev kiraladık. Babamın tayin işi bir türlü halledilemediği için ben, annem ve 8 yaşındaki kız kardeşimle bir başımıza kaldık.
Bu süre zarfında babam her ay yanımıza gelip birkaç gün kaldı. Ancak annemle babamın yavaş yavaş bizden uzaklaştığını fark ettim. Çok büyük kavgalar ediyorlardı.
Bir gün babamın telefonuna öylesine bakıyordum. Telefonundan geçmişine girdim ve geçmişinde büyüklere yönelik açık saçık video aramaları gördüm. Haliyle şok oldum ancak evdeki durum zaten çok kötüyken sesimi çıkarmama kararı aldım.
Bunu anneme söylememek konusunda doğru mu yaptım, bilmiyordum.
Sonunda babamın tayini çıktı ve yeni bir eve yerleştik. Annem ve babam arasındaki durum benim ikisiyle de konuşmamla düzeldi ve ben bu olayı tamamen unuttum.

Yazının Devamını Oku

Hakaretlerimden bıkmış boşanmak istiyor

Eşimle tartışırken ona sürekli hakaret ederdim. Sesini çıkarmazdı. Meğer hepsini içinde biriktirmiş, şimdi de benden boşanmak istiyor.

Merhaba Güzin Abla, eşimle 5 senedir evliyiz. 2 de çocuğumuz var. O 36 yaşında, ben ise 31 yaşındayım.
Tanıştığımızdan itibaren 4 sene boyunca kendisi bana mesajlar, e-postalar ile ulaşmaya çalıştı. Çok uğraştı ve neticede 2 sene flört ettikten sonra evlendik.
Eşim konuşmayı, hislerini, duygularını ifade etmeyi pek beceremeyen birisidir.
Bu 5 senelik evlilik boyunca eşimle yaşadığım tüm tartışmalar onda çığ etkisi yaratmış. Hepsini biriktirmiş, hiç unutmamış.
Bu durum ortalama bir yıl önce ikinci bebeğimize planlı olarak, konuşup anlaşarak karar verip, ben hamile kaldığımda patlak verdi. Eteğinde ne var ne yok döktü...
Aramızda tartışma olunca ben ona hakaret ederdim, bazen artık susmasın, cevap versin diye canını yakmak için, küfür ederdim. İnanın umursamazdı bile. Meğer hepsini içinde saklamış.
Bunaldığını, yorulduğunu, yapamadığını, depresyonda olduğunu söylüyor.

Yazının Devamını Oku