Yeniden başlıyor

Bursa basketbolunun, ‘çıta’ belirleyicisi TOFAŞ Spor Kulübü; henüz daha sezonun başlarında olmasına karşın kritik sınavlar veriyor.

Geçtiğimiz sezon pandemi nedeniyle yaşanan ekonomik kayıplara, henüz daha kamp sürecinde görülen koronavirüs vakaları da eklenince, mental ve fiziksel açıdan iyi bir hazırlık dönemi geçirilemedi.
Yanı sıra; basketboldaki en temel kanunlardan biri olan, oyun bütünündeki ‘takımdaşlık’, birlikte hatırı sayılır bir süreç oynayamamanın da getirisiyle birlikte eksik kalınca, ilk maçlarda arzulanan sonuçlara ulaşılamadı.
Neticesinde, Türk basketbolu ve TOFAŞ Spor Kulübü için çok büyük bir değer olan Başantrenör Orhun Ene, görevini bırakma kararı alarak sorumluluğu üstlenirken, elbette bu karar başta kulübü yakından takip edenler olmak üzere, herkesi derinden etkiledi.

HER YIL TAKIMA YENİ KİMLİK OLUŞTURUYOR

Bugüne geldiğimizde Orhun Ene’nin, her zaman övgülerle dile getirdiğimiz organizasyonunun oluşmasında en baş aktörlerden biri olduğunun altını çizmek gerekiyor.
Her yıl değişen oyunculara karşın, yeni bir kimlik oluşturabilen, alt ligden Süper Lig’e yükseliş sonrası sürekli üzerine koyarak, planlı ve rasyonel adımlarla ilerleyen kulübün oluşmasında, deneyimli antrenörün katkıları oldukça büyük.

DİRENCİNİ ORTAYA KOYMA VAKTİ GELDİ

Ayrılış sürecindeki ifadeleri ve kulübün kendisine olan yaklaşımı da, Türk sporunda görmek istediğimiz ve arzuladığımız saygınlığı gösteriyor.
İşte böyle bir süreçten, henüz sezonun başlarında geçen TOFAŞ Basketbol Takımı’nın, direncini ortaya koyma vakti gelmiş durumda.
Nitekim; Fenerbahçe Beko karşısında son saniyeye dek taşınan heyecanda, bireysel performanslardan ziyade takımdaşlığa, hızlı paslaşmalara ve daha istekli bir oyun akışına şahitlik ettik.
Özellikle bu sezon kurduğu ‘dinamik’ kadrosu ile, oyunun enerji ve fizik güçleri yönünden oldukça avantajlı hale gelen, bunu da savunmasıyla göstererek potasını iyi savunan Fenerbahçe Beko’ya karşı atılan 103 sayı, takımın mücadeleci yönünü ortaya koyduğunda neler başarabileceğinin göstergesi.
Üstelik maçta aleyhine yaşanan onca hakem hatalarına karşın...

AVRUPA GALİBİYETİ ÖZGÜVEN KAZANDIRDI

Geçtiğimiz gün de, FIBA Şampiyonlar Ligi’nde çıktığı ilk maçta; harika bir üçüncü çeyrek performansı ortaya koyan TOFAŞ, soyunma odasına geride gittiği maçı çevirerek 74-84’lük önemli bir galibiyet aldı.
Bir galibiyetten daha da ötesi belki de, özgüvenini yeniden kazandı.
Bu noktada; baş antrenörlük görevi için Hakan Demir ile anlaşıldı ki; Orhun Ene’nin inşa ettiği oyun kültürünü, genç oyunculara değeri ve çalışma disiplinini koruyabilecek, belki de en doğru seçeneklerden birisiydi.

YENİ HEYETLE ZİRVENİN YENİ ADAYI OLACAK

Şimdi TOFAŞ Basketbol Takımı için, sezon yeniden başlıyor.
Saydığımız faktörlerin dışında yine baştaki kara bulutları oluşturan pek çok faktör var elbet ancak basketbol sürekli ileriye dönük hareket etmenizi gerektiren bir oyun.
Dolayısıyla; TOFAŞ Basketbol Takımı da, teknik heyet-oyuncu grubunun birbirine yeniden ısınması ve birlikte hareket etmesiyle yeniden zirvenin adayı olacaktır.
Elbette ki bu süreç, beraberinde handikapları da getirebilir ancak son yıllara baktığımızda, kulübün her türlü zorluktan başı dik ayrıldığını görüyoruz.
Bunu da rasyonel bir düşünce ile yönetilmesine borçlu...

SÖZ SAHİBİ OLMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR

TOFAŞ Basketbol Takımı’nın, yeniden söz sahibi olması; Bursa basketbolu açısından da çok fazlasıyla önem arz ediyor.
Rekabetin doğduğu yerde başarı da kaçınılmazdır.
Bursa’ya hizmet eden bir kulübümüz, başarıya yelken açtığında rüzgarıyla sadece kendisini değil, beraberindeki diğer ekipleri de sürüklüyor.
Haliyle, temsilcilerin performanslarındaki yükseliş, domino taşı etkisi göstererek, Bursa basketbolunu çok daha üst çıtaya taşıyabilir.
Unutulmamalıdır ki, basketbola önemli bir altyapı olan kent, profesyonel ligler ve Avrupa’daki temsilcileriyle, ‘buradayız’ mesajını veriyor.
Önümüzdeki süreçler ise Bursa basketbolunun hangi noktalara geleceğine ilişkin belirleyici olacak.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Antalya kampında dersler çıkarılacak

SEZONUN belki de, en umutsuz futbolunu gördük sahada…

Bugüne kadar Bursaspor’un doğru ne yaptığı ne varsa, bundan çok daha uzak bir görüntüdeydi takım.
Öyle ki; henüz ilk dakikalardan itibaren panik havası, buna bağlı olarak gelen bireysel hatalar ve oyun organizasyonunun bir türlü sağlanamaması, Bursaspor’un havluyu erken atmasına neden oldu.
Aslında mücadelede temponun düşüklüğü ile birlikte, Antalya ekibinin son zamanlarda topu rakibe teslim ederek sergilediği çabuk oyun, Bursasporlu oyuncuları ne yazık ki uyuttu.
Rakamlara yansımasa da, oyunun genelinde Bursaspor daha fazla topa hükmeden taraf olarak görülürken, verim bazında ise Antalya ekibi, sonuç odaklı direkt oyunu ile tabelayı lehine kısa sürede çevirdi.

DOĞRU OYUNU OYNAYAN TAKIM TURU GEÇTİ

İşin aslı; bu ana dek, her karşılaşmada belli bir mücadele düzeyinin üzerine çıkan ve doğru bir oyun planı ile sahada olan takımın, elbette kötü oynadığı karşılaşmalar da olacaktır.
Ancak; protokolde, ağır misafirlerin bulunduğu ve genç oyuncuların da kendilerine ay yıldızlı formanın kapılarına açabileceği bir fırsat yakalanmışken, önceki maçlara nispeten gençlerin sönük kalmaları da ayrı bir eleştiri konusu.

Yazının Devamını Oku

Bursaspor’da potansiyel var

Avrupa’daki son randevularda gelen galibiyetler, toparlanma sinyalleri oluştururken; Büyükçekmece mücadelesiyle birlikte bench katkısının ne denli önemli olduğunu gördük.

49 sayılık bench katkısı var ki, bu sayının 27’sinin Munford’a ait olduğunun altını çizmek gerekiyor.
Sezon ortalaması 12 sayı olan ABD’li guard, gerçek bir lider gibi oyununu parkeye yansıtarak takımının galibiyete ulaşmasında en etkin rolü oynadı.
Kadji-Oğuz-Metin üçlüsü de, pota altı oyunlarındaki verimlerini üst seviyelere doğru çekerken, doğrusu sezona dair beklentilere cevap veren bir takım görüntüsü oluştu.
Özellikle de, yakaladıkları ivme ile dikkat çeken ve hücum potansiyeli oldukça yüksek Büyükçekmece, üçüncü periyotta 16 sayıda tutuldu ki, bu da maçın kontrolünü tamamen Bursa temsilcisi lehine çeviren ana etkenlerdi.
*
Potanın Timsahları, takviyeler ile birlikte takım bütünlüğünü ortaya koyduğunda, önemli bir derece elde edebilecek potansiyelde bir ekip.
Gerek bunu oyuncuların yetenek ve deneyimlerinde, gerekse bazı mücadelelerde ortaya konan performanslarda görebiliyoruz.

Yazının Devamını Oku

Umutla başladı, umutla bitiyor

Şüphesiz, Bursaspor için umudun ve hayal kırıklığının iç içe geçtiği bir yıl geride kalıyor. Pandemi koşullarının, hayata doğrudan etki ettiği ve günlük alışkanlıkları, rutinleri değiştirdiği bu noktada bu durumun sahaya yansıması yadsınamaz; ancak, saha içerisindeki fotoğrafa bir göz gezdirelim.


Bursaspor, camia olarak önemli bir dönüm noktasını yaşıyor.
Mevcut lige doğru düşüş sürecini dikkate aldığımız önceki sezonlarda öne çıkan problemler vardı.
Ekonomik hamlelerin günü kurtarma düşüncesiyle gerçekleşmesi, kulübü mali açıdan ciddi bir erozyona doğru götürürken; sahada ise süre gelen istikrarsızlık, teknik heyetlerin değişikliği, genç oyuncuların potansiyellerine güvenilmemesi, Bursaspor’u arzuladığı Süper Lig’in dışında bıraktı.
Özellikle genç oyuncularına güvenilmemesinin önemle altını çizmek gerekiyor.

Zira; baktığımızda bu yıla yeni bir teknik heyet ile başlayan takım, sezonu bir başka teknik heyet ile noktalarken, bu birliktelik de uzun sürmedi.
Bu süreçlerde; performanslar kağıt üzerinde değerlendirilerek, Vakıfköy’den gelenlerin ayak seslerine kulak asılmadı.

Yazının Devamını Oku

Pandeminin gölgesinde

TOFAŞ Basketbol Takımı, çok zor bir süreçten geçerken; 11 kişide (4 oyuncu) COVID-19 vakasına karşın, Türkiye Basketbol Federasyonu’nun lig regülasyonları gereği –ki erteleme için 6 oyuncunun ya da 1 başantrenör ve 1 yardımcı antrenörün aynı anda COVID-19 pozitif olması gerekli- Anadolu Efes karşısına çıktı.

Aslında mücadele öncesine baktığımızda her iki ekibin de, mental açıdan ciddi zorluklar yaşadığını gördük.
TOFAŞ Basketbol Takımı, mevcut COVID-19 vakalarıyla sıkıntılı bir dönemi atlatmaya çabalarken; Anadolu Efes de, yoğun maç fikstüründe Euroleague’deki üst üste kayıpları sonrası Bursa’ya geldi.
Pota altı oyunlarıyla Bursa temsilcisi, mücadeleye iyi bir başlangıç yaparken, hücumda üst üste hatalar yapan Anadolu Efes karşısında da skor avantajını elde etti.
Fakat, İstanbul temsilcisinden ikinci periyotta gelen 39 sayı, tüm hesapları alt üst ederken bu bölüm aynı zamanda maçın kırılma anı da oldu.
Sonraki dakikaları, her iki ekip de dengede götürürken, mücadelenin seyir zevkini yükseltecek ölçüde sertlik ve rekabet de, parke üzerine yansımadı.

NORMAL ŞARTLAR DIŞINDA BAŞA BAŞ BİR MAÇ OLURDU

Pandeminin, basketbolu ne denli büyük etkiler gösterdiğini daha önce de çokça kez ifade etmiştik; bu mücadele de, etkilerin bir göstergesi oldu.

Yazının Devamını Oku

‘Akıllı oyun’ planı başarıyı getirdi

Ligin seyri, istikrarsızlığı istikrar haline getirirken her takımın şansı da günden güne artıyor.

Özellikle; birkaç seri galibiyetin, bir anda zirveye yaklaştırdığı süreçte özellikle oyun ritmini bularak bunu korumak önem arz ediyor.
Bursaspor da, geride kalan uzunca bir dönemde sürekli olarak oyun planı arayışındaydı.
Mevcut kadro içerisinde kimi zaman performansa dayalı rotasyona, kimi zamanda sakatlık ve cezalar kaynaklı değişimlere giden teknik heyet, birçok opsiyonu da maçlar içerisinde denedi.
Nitekim; galibiyetlerin geldiği son maçlara bakıldığında, yeşil beyazlı takımın aradığı kimliğini bulduğunu görüyoruz.

BURSASPOR GÜCÜNÜ DAHA EKONOMİK KULLANIYOR

İşte ‘akıllı oyun.’
ERTUĞURUL Sağlam’ın da işaret ettiği üzere, Bursaspor gücünü artık daha ekonomik kullanmasını bilen, performansını belirli periyodlara değil, 90 dakikaya yayan; topu hızlı ayağa dolaştırarak hızlı hücumlarda avantaj sağlayan ve savunma ile orta saha arasındaki boyu kısaltarak daha kompakt bir savunma gerçekleştiren takım kimliğini sergiledi.

Yazının Devamını Oku

Pandemi planları sekteye uğratıyor

Pandemi, doğal yaşamın düzenini değiştirdiği gibi spor alanına da etkisini sürdürüyor.

Frutti Extra Bursaspor ve TOFAŞ Basketbol Takımı’nda görülen vakalar nedeniyle, her iki temsilcimizin de Avrupa ve lig maçlarında erteleme kararları çıktı.
Umuyoruz ki, daha önce de benzer süreçlerden geçen temsilcilerimiz, bu süreci de sağlıklı bir şekilde atlatarak, mücadelesini kaldığı yerden sürdürecektir.
Konu; sağlık olunca, her şey değişse de diğer yandan takımların, ertelemeler dahilindeki sürecini de dikkate almak gerekiyor.

ERTELEMELERLE BİRLİKTE YOĞUN FİKSTÜR DAHA DA SIKIŞTI

AVRUPA serüveni ile birlikte iki temsilcimiz de, yoğun bir fikstür içerisinde sezon başlangıçlarını gerçekleştirirken, ertelemeler sonrası daha sıkışan bir fikstür onları bekliyor olacak.
Bunun yanı sıra; takımların, antrenmanlarında ve taktik çalışmalarında, bir sonraki rakibine göre hazırlandığını da düşünecek olursak, ertelemelerden kaynaklı antrenman performansı da sekteye uğruyor.
Hazırlığı yapılan rakip ile oynanacak mücadele, vakalar nedeniyle ertelenince bu kez kısa süreçte bir sonraki rakibe hazırlık süreci başlıyor.

Yazının Devamını Oku

Takım bütünlüğü oluşmalı

Günümüzde pek çok futbol takımının belirgin iki özelliği bulunuyor; yarışmacı ve yetiştirici olması.

 

Bu iki süreci de bir arada götüren Avrupa’da nadir kulüpler, aynı zamanda rol modeli olurken; geride kalan çoğunluk ise kararını bu iki tercihten birine göre şekillendirmek durumunda.
Zira, endüstriyel futbolun getirdiği nokta futbolu amatör ruhtan daha öteye, bir şirketleşmeye taşıdı.

ERİYİP GİDİYOR

Bugün, dünyanın pek çok yerinde de gördüğümüz üzere parıldayan bir isime, henüz daha kendi yeteneğinin dahi farkına varamadan birçok kulübün kancası atılıyor, gelişimini tamamlamadan transferi gerçekleşiyor.
Sonrasında da görüyoruz ki; pek çok oyuncu beklentilerin altında kalırken, potansiyellerin çok daha altında mücadelelerde eriyip, gidiyor.
Daha öncelerde de pek çok kez ifade ettiğimiz gibi; Bursaspor’un da kendi kimliğini bu noktada bulması gerekiyor.

HARMANLAMA OLMAYINCA...

Yazının Devamını Oku

Organizasyon sorunu

Bursaspor; zorunluluktan doğan bir fırsat eşliğinde, her maçın özelinde çeşitli dersler çıkaracağı mücadeleler sergiliyor.

Takımın en büyük avantajları, aynı zamanda en büyük handikaplarını oluştururken, geride kalan 3 aylık periyotta halen daha aşılması gereken engellerin bulunduğu aşikar.
Şöyle bir sezon bazında oyun düzenine bakacak olursak;

KONDİSYON İSTENİLEN DÜZEYDE DEĞİL

İçerdiği genç ve aç oyuncuların ağırlığı ile takım daha dinamik, daha enerji dolu bir görüntü çiziyor; fakat bu oyuncuların kondisyonlarının hala istenen düzeye gelememesi, oyun içerisindeki düşüşlere de neden oluyor.
Maçların belirli periyotlarında oyunu temposuyla sürklase eden takım, geride kalan geniş dilimlerde ise rakibe teslim bir şekilde çaresiz bir görüntü çiziyor.
Altay deplasmanında olduğu gibi...
Tempo düşüklüğünün yansımalarını da bireysel hatalar ve pozisyon almada zafiyet olarak görüyoruz.

TOP KAYIPLARI SONRASI ORGANİZASYON SORUNU

Yazının Devamını Oku

Oyunu bütüne yaymalı

Bursaspor’un sezona ilişkin istikrarsız sürecini baz aldığımızda etken olan pek çok faktör var.

Mali yapının oluşturduğu endişe, kadro bütünlüğündeki uyuşmazlık, ‘deneyimin’ henüz başında olan bir oyuncu grubu, ‘tecrübeli’ oyuncuların oyun planındaki sorumluluğunu hissettirememesi, saha dışının vermiş olduğu negatif etki gibi, birçok parametre istikrarsızlıkta önemli rol oynuyor.
Bunların yanında bir de, oyunu bütününe yayamadığını da eklemek gerek.

ORTALAMASI OLMAYAN TEHLİKELİ BİR TAKIM

Artılarına da baktığımızda; ‘dinamik’ ve ‘tempolu’ bir takımın getirdiği o enerjiyi, buna bağlı bazı bireysel performansların üst seviyeye çıkmasını, ilk haftalardaki kırılganlığın giderek azalmasını gösterebiliriz.
Oyun içerisinde zirveyi de dibi de yaşayan, ortalaması pek bulunmayan tehlikeli bir takım görünümünde Bursaspor.
Her ne kadar Uluslar Ligi, haklı olarak eleştirilere maruz kalsa da Bursaspor gibi takımlar için fırsat niteliği taşıyor.
Bu süreçte daha fazla birlikte çalışabilmeye, maç stresinden uzak tamamen kondisyon ve taktik düzene dayalı çalışmalara ön ayak oluyor.

Yazının Devamını Oku

Geçmiş olsun Bursa

Basketbol heyecanı bir yandan devam ederken, diğer yandan pandemi koşulları sınırları zorluyor. Son olarak Frutti Extra Bursaspor’da vaka sayısı 8’e yükselirken, temsilcimize acil şifalar diliyoruz.

Pandemi haline dönüşen COVID-19 salgını, hayatı olduğu gibi spor mücadelelerini de yakından etkilemeye, ne yazık ki devam ediyor.
‘Her şeyin başı sağlık’ cümlesinin, daha da bir anlam kazandığı süreçten geçiyoruz.
Sezonun başında TOFAŞ Basketbol Takımı’nda görülen vakalar, heyecanımızı endişeye yöneltse de, sonrasında pozitiflerin, negatiflere dönüşüyle derin bir nefes aldık.
Yakın süreçte ise COVID-19 maalesef iki temsilcimiz BUDO Gemlik Basketbol ve Frutti Extra Bursaspor’da kendisini gösterdi.
3 gün önce, BUDO Gemlik Basketbol Kulübü tarafından yapılan açıklamada bir staff ve 6 oyuncu olmak üzere 7 kişinin testinin pozitif çıktığı belirtildi.

BU SÜREÇTEN GÜÇLENEREK ÇIKACAKLAR

Akabinde Frutti Extra Bursaspor’da 13 Kasım Cuma günü yapılan COVID-19 PCR testleri sonucunda bir oyuncu ve bir idari kadro çalışanının testleri pozitif olarak sonuçlandı.

Yazının Devamını Oku

Bursaspor’un artıları eksileri

Hollanda’nın efsanelerinden ve futbolu pek çok kesime sevdiren ikonlardan biri olan Johan Cruyff, futbolu ‘Basit bir oyun, zor olan basit oynamak’ diye tanımlar.

Ve bir sözü daha vardır; ‘Her dezavantaj, kendi avantajına sahiptir.’
Bursaspor’un bu sezon geçtiği aşamalar ve geldiği nokta itibarıyle, bu iki sözden çok iyi dersler çıkarması gerekiyor.
Dinamizm ile bezenmiş, tempolu oyuna yatkın, aç oyuncuların her biri, aynı zamanda bireysel performanslarını geliştirerek takımı ileriye sürüklerken, diğer yandan sorumluluklarının da fazlasını ortaya koyabilme adına futbolu zorlaştırıyor.
Bunu önlemek için de yapılacak tek şey, futbolu daha basit hale getirebilmek.

DAHA NET VE BASİT BİR OYUN OYNANMALI

Hali hazırda, bazı bireysel performanslarda da bunun örneklerini görüyoruz.
Ne denli top ayakta tutulursa, ne denli ekstra işler kovalanırsa, bu durum oyun bütünlüğüne zarar verdiği gibi aynı zamanda top kayıplarına, savunmanın dengesiz yakalanmasına, hatta daha fazla efor sarfına sebebiyet veriyor.

Yazının Devamını Oku

Değişim ve getirdikleri

Geçtiğimiz yıldan bu yana Bursaspor, kadro planlamasında önemli bir değişim sürecine girdi.

Her ne kadar aksi savunulsa da; zoraki bir durumun getirdiği bu değişim ile birlikte, kadronun yaş ortalaması daha da düşürüldü, daha deneyimsiz fakat daha enerji ve tempo dolu oyuncularla takım şekillendi.
Şunu öncelikle belirtmek gerekiyor ki, değişimin en göze çarpan detayı takımın ısırganlığı...
Geçtiğimiz yıl, daha ‘doymuş’ oyuncularla bezeli kadro içerisinde, bu mücadeleci düzeyi pek göremiyorduk.
Bu sezon ile başlayan süreçte takımın, fiziksel olmasa da mental açıdan mücadeleci düzeyi oldukça artmış durumda.
Genç ve başarıya aç oyuncular, gerek kendilerini ispat etmek, gerekse takım bütünlüğüne katkıda bulunabilmek için var gücüyle terini akıtıyorlar.

HİÇBİR MAÇTA RAKİBİNE TESLİM OLMUYOR

Şu ana dek oynanan maçları baz alırsak, takımın hiçbir karşılaşmanın tamamında teslim bir görüntü çizmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Yazının Devamını Oku

Yarışmacı kimliğinden uzaklaştı

‘Her şeyden biraz var, hiçbir şey tam değil.’Tam da böyle bir mücadele sunuyor Bursaspor.

 

Bu yıla özel ‘gençlik aşısıyla’ dinamikliği, mücadelesi, önceki dönemlere kıyasla daha renkli, daha gollü ve heyecanlı karşılaşmalar sunarken; bir bütün olarak sahada yer alamaması, ‘yarışmacı’ kimlikten uzak kalması da, mevcut puan cetvelindeki yerini özetliyor.
Daha önceki mücadelelerde nasıl iyi başlayıp, iyi bitiremediyse; Manisa’da da kötü başlayıp, bu kez iyi bitirme şanslarını bir türlü değerlendiremeyen bir takım gördük.

Karşılaşma sonrası da, aşina olduğumuz sözler; ‘kazanabilirdik’, ‘puan alabilirdik’, ‘yapabilirdik’…
Ancak futbol, yeterlik fiilleri ile oynanan bir oyun değil.
O an yapabiliyorsanız varsınız, yapamıyorsanız yoksunuz.
Grisi olmayan bir oyun.

Yazının Devamını Oku

‘Deneyim’ farkı

Frutti Extra Bursaspor için, ilk Avrupa macerası başlarken dile getirdiğimiz, bu yılın deneyime odaklı olacağı ve atmosferin kulübe orta ve uzun vadede katacağı etkenlerdi.

Gelinen noktada galibiyetsiz kapatılan mücadelelerin her bir hikayesi, bu noktada ‘tecrübe’nin ne denli önemli olduğunu gösterdi.
Geçtiğimiz akşam da evinde İspanyol temsilcisi Herbalife Gran Canaria’yı ağırlayan temsilcimiz, parkeden 76-94’lük skorla mağlup ayrıldı.

İlk andan itibaren oyun bütünlüğünü koruyan İspanyol rakip, lige her ne kadar kötü başlasa da, Avrupa’da gerçekleştirdiği hızlı hücumlarını, iyi bir organizasyon ile süsleyince, kendileri adına rahat bir galibiyete ulaştılar.

Temsilcimiz; özellikle rakibin yardımlaşmalarına bir türlü çözüm üretemezken, karşılaşma sonunda rakibin 5 oyuncusu çift hanelere ulaşmış, süre alan 11 oyuncusundan 10’unun da hatırı sayılır skor katkısı vermiş görüntüsü, kuşkusuz maçı en iyi özetleyen parametrelerden biri.

Yine ribauntlar Frutti Extra Bursaspor’un başına, bu mücadelede de bela olurken; boyalı alan savunmasının iyi gerçekleştirildiği anlarda da rakibin dış atış isabetleriyle kestiği cezalar, iplerin erken kopmasına neden oldu.

Fransız temsilcisi Nanterre 92 deplasmanının ardından grruptaki ilk maçlar sona erecek.
EuroLeague yönetimi, başta Frutti Extra Bursaspor’un hükmen galip ilan edilmesine karşın Euroleague’de de benzer durumların yaşanması üzerine bu durumu kaldırdı ve Cedevita Olimpija deplasmanı da uygun bir zamanda gerçekleşecek.

Gruptan çıkma ihtmiali, şu an oldukça zor olarak görünse de; ekibin, buradan çıkaracağı çok dersler olduğu konusunda sanırım aynı fikirdeyizdir.

Yazının Devamını Oku

Vakıfköy kazandı

“Deneyimli oyuncular geçtiğimiz yıla oranla daha fazla geri planda kalırken, genç yetenekler sergiledikleri performanslarla birlikte kendilerini de gösterme fırsatı yakalıyor.”“Zorunluluktan fırsat doğması’, aynı zamanda bu genç oyuncuların potansiyellerini daha da geliştirmelerine, daha geleceğe dönük hamlelere de olanak tanıyacak.”“Bursaspor, Balıkesirspor karşısında; artıları ve eksileri de ortaya koydu. En büyük artısı, bu kez yenilen golün ardından ortaya konulan direnç ve oyundan düşmeme oldu.”

Futbolun gerçeklerinden yola çıkacak olursak; başarı sağlayan ekiplerin arka planında her daim uyum, planlı bir yöneticilik anlayışı ve yeteneklerin potansiyellerini daha net ortaya koyabildiği oyun planları yer aldı.

Bazı istikrarsız grafikler dışında, ekol olmayı başaran kulüpler yıllardan beridir süre gelen kimliğini, geliştirerek devam etti.
Bursaspor da, altyapı kimliğiyle uzun yıllardır Türk futboluna hizmet ediyor.

BURSASPOR EMEKLERİNİN KARŞILIĞINI ALIYOR

Her ne kadar; yakın süreçte bu çizgi çeşitli dalgalanmalar gösterse de, mevcut mali durum nedeniyle gençlerine sarılan kulüp, bu sezon verdiği emeklerin karşılığını alıyor.
Bugün gelinen nokta da, deneyimli oyuncular geçtiğimiz yıla oranla daha fazla geri planda kalırken, genç yetenekler sergiledikleri performanslarla birlikte kendilerini de gösterme fırsatı yakalıyor.
‘Zorunluktan fırsat doğar’ anlayışı hakim oldu son zamanlarda...

Yazının Devamını Oku

TOFAŞ’a soğuk duş

TOFAŞ Basketbol Takımı, son iki mücadelesinde gösterdiği takım oyunu ve sergilediği çıkış ile birlikte Pınar Karşıyaka karşısına çıkarken, ‘şok’ sayılabilecek bir mağlubiyet aldı.

Zorlu randevunun ilk anından, son topa dek oyun tamamen İzmir ekibinin hakimiyetinde geçerken; ara ara gösterilen dirençler, Raymar Morgan’ın ceza atışlarıyla kırılırken, pota altındaki savunma da üçüncü periyot harici yetersiz kalınca, sonuç kaçınılmaz oldu.

HÜCUM RİBAUNDUNU KAYBEDİNCE İSTEDİĞİNİ ALAMADI

Her ne kadar 8 oyuncusundan skor katkısı alabilen TOFAŞ, maçı sürekli geriden takip ederek, bir nevi ‘galibiyete’ ilişkin umut da vadetmedi.
Aslında maçın parametrelerine baktığımızda; dış ve iç atış isabetler, top kayıpları, savunma ribauntları gibi alanlarda iki takımın da benzer rakamlara imza attığını görüyoruz.
Ancak bu mücadelenin özelinde farkı bir nebze belirleyen; hem oyun ritmi, hem de hücum ribauntları oldu.
Rakibinden 7 hücum ribaundu daha fazla alan Pınar Karşıyaka, bunu özellikle de TOFAŞ Basketbol Takımı’nın dönüşe hazırlandığı anlarda gerçekleştirince; doğal olarak rüzgarı da her daim arkasında tuttu.

SON BÖLÜMLERDE KISITLI HÜCUM GÜCÜYLE OYNADI

Buna bağlı olarak faullere başvuran Bursa temsilcisinde De Vaughn Purcell ve Jeremy Simmons gibi iki önemli isim de son periyotta faul problemine girerek oyun dışı kalınca, ekip son bölümleri kısıtlı hücum gücüyle oynamak zorunda kaldı.

Yazının Devamını Oku

Emek kutsaldır

“Balıkesirspor, oyunu geriden kurmaya çabalayan ve orta alanı da kalabalık tutarak, rakibin savunma boşluklarından faydalanmayı sağlayan bir takım.”“Bursaspor, rakibin pas ağını bozabilir ve özellikle savunmadaki disiplinini korursa, bu zor randevunun nefes aldıran 3 puana dönüşmesi işten değil.”

 

Bursaspor Kulübü, önceki akşam gelen müjdeli haber ile rahat bir nefes aldı.
27 dosya ve 26 milyon liralık sorunu, puan cezasının uygulanmaması amacıyla çözmesi gereken kulüp, bu noktada gerekli yükümlülüklerini yerine getirerek, böyle bir tehlikeyi bertaraf etti.
Geçtiğimiz sezondan da hatırladığımız üzere, bu konu Bursa’daki spor gündemini oldukça meşgul etti.

AYLARCA DİLLERDEN DÜŞMEDİ

Hatta ‘puan silme’ cezası, teknik heyetinden oyuncularına dek uzanan yelpazede, aylarca dillerden düşmedi, kimi zaman da alınan olumsuz sonuçlarından ardından, yaşattığı psikolojik etki mazeret olarak sürüldü.
Neticesinde de, o dönemde de dile getirdiğimiz üzere, ‘-3’e aylarca kafa yoran Bursaspor’un profesyonel kadrosu, nice 3 puanlardan da oldu.

MÜJDEYLE KULÜP YENİDEN BÜTÜNLEŞECEK

Yazının Devamını Oku

Tofaş ritmini buluyor

TOFAŞ Basketbol Takımı, gün geçtikçe kimliğini bulmaya devam ediyor.

Oluşturulan kadro bazında, ne denli iddialı olduğunu gösterebilen ekibin sezon başında yaşadığı sıkıntılar dikkate alındığında, önümüzdeki günlerde daha kompakt bir oyun göreceğimiz aşikar.
Bu bağlamda geçtiğimiz haftayı Afyon’da geçiren Bursa temsilcisi, HDI Sigorta Afyon Belediye karşısında 89-75’lik galibiyetle parkeden ayrıldı.
İlk 3 periyot içerisindeki oyun üstünlüğü ile rakibinin fişini çeken TOFAŞ, son bölümde rölantiye almasına karşın, yine farklı bir skorla kazanmasını bildi.
Yine önceki hafta da, Büyükçekmece Basketbol karşısında ortaya konan oyun, ciddi bir toparlanma sinyalleri verirken, oyuncu performansları da gelişmeye başladı.

TAKIM BÜTÜNLÜĞÜ UMUT VADEDİYOR

Kısa sürede istikrar sağlayan Semaj Christon, takımın skor yönünü sırtlamasının yanı sıra, set hücumlarına olan katkısıyla da öne çıkıyor.
Yeni transfer DeVaughn Akoon-Purcell’in de kısa sürede adapte olarak, Afyon ekibi karşısında 18 sayı kaydettiğini ve takımın en skorer ismi olduğunu da ifade etmek gerekiyor.

Yazının Devamını Oku

Bursaspor yarını planlamak zorunda

Ne yazık ki arzulanan değil, beklenen oldu...

Transfer engeli kaldırılamazken; aynı zamanda içerisinde bulunan süreç yeni sorunlar doğurdu.
Serdar Özkan yaptığı paylaşım ile birlikte şunları kaydetti;
“Birkaç gün önce transfer görüşmesi yapabileceğim bana söylendikten sonra ne kadar istemesem de birkaç takımla görüşmem oldu ve iki gün önce bir takımla anlaştım... Fakat Bursaspor’la yaptığım görüşmelerde bir yere varamadık. Eğer öncelik kulüplerin menfaatleri ise ben herkesten çok düşündüm bu kulübün menfaatlerini!!! Bazen şaşırıyorum gerçekten, konunun buralara gelmesine ve her şeyi içimde yaşıyor, tutuyorum ve susuyorum. Uzun lafın kısası yeni bir süreç başlıyor. Bu zamanda yanımda olan, bana her zaman destek veren yada başka düşüncede olan bütün taraftarımıza teşekkür ediyorum. Saygılar.”

15 EKİM’E KADAR 24 MİLYON LİRA GEREKLİ

Yanı sıra, Sedat Dursun’un da transferi gerçekleşmezken bir de işin -3 puan boyutu var.
15 Ekim’e kadar ertelenen cezaya ilişkin 24 milyon lira gerekiyor.
Olan oldu diyerek, mecburen bundan sonrasına bakılacak.

Yazının Devamını Oku