GeriGürkan DURAL Umut var
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Umut var

PERFORMANS dalgalanmaları bu ligin doğasında var...

Geçtiğimiz dönemlerde de gördüğümüz üzere pek çok ekip, belli form düzeylerinde seri galibiyetler elde ederek kendini üst sıralara attığı gibi; aynı zamanda düşüşler sonucu da bir anda ligin alt basamaklarında hedeften uzaklaşabiliyor.
Önemli olan, sezonun uzun bir maraton olduğu ve bu maratonda da belli bir istikrarı yakalayabilmek.

BÜYÜK BİR FIRSAT

Bursaspor için sezon oldukça çalkantılı başladı; teknik direktör değişiklikleri, oyuncuların adaptasyonu, tribünlerdeki gerilimler ve dahası...
Timsah kimsenin beklemediği bir noktada kendini buldu; ancak umut var.
Hele ki şu dönemde, çok büyük bir fırsat var.
Hafta sonu iç sahada elde edilen galibiyet yalnızca bir 3 puan niteliğinde değil, lige verilen aranın takımı ne denli toparladığını ve doğru oyun felsefesinin de ne denli iyi yansıtıldığının bir göstergesi.
Camiada oluşan bu kıvılcım, yerini yükselen alevlere bırakabilecek bir durum taşıyor.
Zira; sırasıyla oynanacak olan Balıkesirspor ve Ankara Keçiörengücü karşılaşmaları, rakiplerin mevcut durumları baz alındığında tam da istenen fırsatı Timsah’a sunuyor.
Elbette rakiplerin durumları ayrı bir motivasyon sağlayabilir, futbolda bunun da örneklerini çok gördük fakat oyunsal ve performans bazında değerlendirdiğimizde Bursaspor’un bu iki maçı da hasarsız bir şekilde atlatması çok yüksek bir olasılık.

ÖZGÜVENİ YERİNE GELİR

Her şeyin yolunda gideceğini varsaydığımızda ise ortaya renkli bir görüntü çıkıyor.
Seri galibiyetler, Bursaspor’u alt basamaklardan kurtaracağı gibi diğer zorluk derecesi kağıt üzerindeki yüksek karşılaşmalar öncesinde de ciddi bir özgüven kaynağı oluşturacak.
Bu bizlerin duygusal temennileri, bir de işin oyunsal boyutuna gelecek olursak;
Boluspor karşısında Bursaspor’un, takım kimliğini ön plana koyarak kazandığını gördük.
Duran toplardan gelen goller, maçın kaderine doğrudan etki ederken; ikinci yarının hemen başında gelen gol de ciddi ölçüde oyuncuları rahatlattı.
Giderek gelişen adaptasyon süreci ve kondisyonun da yükselmesi, takımın yenilen gole rağmen oyunu tutabilmesini sağladı ki ‘akıllı oyun’, rakibin kısa süreçlik baskılarının da bertaraf edilmesine neden oldu.

İNANÇ ÖNEMLİ

Mücadelenin hiçbir anında rakibe ‘kazanacağının’ inancının verilmemesi de, takımı galibiyete doğru ulaştıran etkenlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.
Bu noktanın altını çizmek gerekiyor zira, sahada ortaya koyulan karakter ve duruş, aynı zamanda maçın gidişatına da doğrudan etki ediyor.
Bursaspor, olması gerektiği gibi kendi kimliğine ve kağıt üzerindeki kalitesine dayalı bir performans ile mücadele sergilediğinde, tabelada güzelliklerin görülmesi de kaçınılmazdır.
Elbette bu yolda en önemli kavram ise inanç.
O inanç sahaya yansıtıldığında, takım kimyası ile motivasyon birleştiğinde sonucun rahatlıkla gelebileceği görüldü.

SERİ HER ŞEYİ DEĞİŞTİRİR

Ligde yer alan ekiplerin pek çoğunun da istikrarsız bir grafiğe sahip olması da, bu noktada Bursaspor’un elini güçlendiriyor.
Puan durumunun mevcut şekli bir kenara, bu ligde arka araya 3-5 maçlık bir galibiyet serisi yakalandığında durum çok daha farklı hale gelebiliyor.
Alt basamaklarda yer alan bir takım, bir anda kendini play-off potasında bulabiliyor.
Bursaspor için de önündeki maçları bu denli fırsat niteliği taşırken, devre arasına üst basamaklarda girebilmek neden olmasın?

POTANSİYEL VAR

Haberimizde de paylaştığımız üzere, hayal değil...
Yalnızca bu ligin parametrelerini doğru okumak gerekiyor.
Her maça, aynı motivasyon ile doğru oyun yapısıyla hazırlanarak, armanın kimliğini sahaya yansıtmak gerekiyor.
Bursaspor da bunu gerçekleştirebilecek potansiyelde.
Oyuncuların da bireysel performanslarına bakıldığında gün geçtikçe geliştiklerini görüyoruz.
Orta alandaki oyun, daha akıcı bir hale bürünürken; Massimo Bruno gibi isimlerin de hücumda sorumluluklar alarak maçın kahramanı rollerine bürünmeleri, Timsah’ın sonuca gitmesini kolaylaştırıyor.
Şayet bu ritim devam ederse; Bursaspor’un yavaş yavaş üst sıralara tırmanışını izleyebiliriz.

X

‘Takım’ olabilmek gerekiyor

BURSASPOR, iyi bir ekip.

Timsah; ligde kadro değeri en yüksek takım olma niteliğine sahip olmasının yanında, en fazla farklı oyuncuların gol katkısı alan, yaş ortalaması itibarıyla da ligin en dinamik ekiplerinden birisi...
Kağıt üzerindeki pek çok parametreler, talihsiz geçen maçlara karşın; orta sıralarda yer almaması gerektiğini bizlere gösteriyor.
Peki sorun ne?
Nereden baksanız son 5 yıldır, gündemin ana etkenini ‘birliktelik’ oluşturuyor.
Tüm dinamikleri ile tek bir vücut olma, küçücüğü büyüğü demeden tüm paydaşlarıyla büyüyen bir kulüp/camia herkesin temennisi.
Bu noktada yönetimden, tribünlerine, kent dinamiklerinden nüfusuna dek herkesin elini taşın altına koyması gerektiğinden sürekli olarak bahsettik.

MÜCADELEDEN UZAK BİR GÖRÜNTÜ VARDI

Peki takım?

Yazının Devamını Oku

Gözler Bursa basketbolunda

Geçtiğimiz hafta sonu parkeye çıkan Bursa temsilcileri, talihsiz bir hafta geçirirken kazanan yalnızca Final Spor oldu. TOFAŞ, Frutti Extra Bursaspor, Akran Gemlik Basketbol ve Geçit Spor, mücadelelerine karşın haftayı mağlubiyet ile noktaladı; ancak performansları ile umut verdiler.

TÜRK basketbolunun lokomotiflerinden biri olan TOFAŞ Basketbol, içerdiği kültür ve oyuna olan katkısı ile her daim, üst sıralarda kendisini gösteren ve daima çıtayı yukarı taşıyan bir kulüp.
Öyle ki; son yıllarda Play-Off’larda yer alarak, Avrupa’daki mücadelesi ile birlikte bu istikrarını sürdüren bir özellikte.
Ancak, bu sezon işler beklenildiği gibi yolunda gitmiyor.
Henüz ligde 8 hafta geride kalmasına karşın, son oynanan Gaziantep Basketbol mücadelesiyle birlikte 4. yenilgi alındı.

TOFAŞ’TA SAVUNMA PROBLEMLERİ DORUĞA ULAŞTI

Avrupa’da durum nispeten daha ferahlatıcı bir görünüm çizerken, 4 maçta 3 galibiyetle takım lider durumda bulunuyor.
Göze çarpan detaylardan birini ise haliyle Avrupa ile birlikte lige adaptasyon süreci oluşturuyor.

Yazının Devamını Oku

Vakit, birlik vakti! “

Bursaspor’da, uzun bir bekleyişin ardından işler rayına oturmaya başlıyor.

Takımın git gide olan uyumu, oyuncuların saha iletişimleri artarken; aynı süreçte bireysel yeteneklerin de ön plana çıkması, takımı ileriye doğru sürüklüyor.
Bu noktada geçtiğimiz gün kupada elde edilen 6-1’lik galibiyet ile birlikte üst üste kazanmak takıma ciddi anlamda moral ve motivasyon aşılıyor.

BU DÖNEMİ HASARSIZ ATLATMAK ÖNEMLİ

Elbette; gerçeklerden de çok fazla uzaklaşmamak gerekirse rakiplerin kağıt üzerinde Bursaspor’un çok gerisinde olmaları, seviyelerinin oldukça düşüklüğü de buna bir etken fakat, daha önceden de sıklıkla vurguladığımız üzere camianın en iyi ihtiyacı olan yegane şey, seri galibiyetler.
Zira, bu sayede kazanma alışkanlığının yeniden kazanılacağı gibi, camiadaki atmosferi de haneye yazılan 3 puanlar olumlu anlamda değişikliğe hazırlıyor.
Özellikle ligin çok uzun bir maraton olduğunu da hesaba kattığımızda önemli olan, sahada iyi bir oyun sergileyemediğinde dahi bu kazanma alışkanlığını sergileyerek, bu dönemi hasarsız atlatabilmek.

HEDEF, DEVREYİ PLAY-OFF HATTINDA BİTİRMEK

Futbolun psikolojisine de baktığımızda, kazanmak her zaman morali yüksek tuttuğu gibi, hasarsız geçilen süreç de takımın iyileşmesine ilişkin atılan her bir adım niteliğinde.

Yazının Devamını Oku

Bursaspor’da en büyük tehlike inanç kaybı

Oyun, mücadele, tabela...

Hangi faktör olursa olsun, asıl bekleyen büyük tehlike; inanç.
Şöyle bir hafızaları tazelediğimizde, geçtiğimiz sezon transfer engeli nedeniyle 13 genç oyuncusunu U-17 ve U-19 takımlarından takviye yapan, 21.9’luk yaş ortalaması ile de parmak ile işaret edilen takımın, en büyük itici gücü kendilerine duyulan inançtı.
Sakatlık, cezalar, pandemi etkisi gibi yaşanan talihsizlikler bir kenara; tabeladaki olumsuz sonuçlara rağmen oyuna ve oyuncuya olan güven, kısmen huzur ortamının oluşmasına da vesile oluyordu.

İNANÇ, YERİNİ TEDİRGİNLİK VE KARAMSARLIĞA BIRAKTI

Bugün geldiğimiz noktada ise inanç yerini tedirginliğe ve karamsarlığa bırakmış durumda...
Aslında sezon başına döndüğümüzde camianın pek çok kesiminin bir arada buluştuğu, yeniden birlik için yoğun çabalar sarf edildiği anlara hep birlikte şahitlik ettik.
Hakkıdır; yönetimden malzemecisine dek kulübün küçük büyük demeden tüm paydaşları da öylesine bu sezonu sahiplendi ki, çeşitli fedakarlıklar da ortaya konuldu, konulmaya da devam ediliyor.

Yazının Devamını Oku

Özcan Bizati'yi neler bekliyor?

“Taraftar desteğiyle ön plana çıkan takımlarda baskılı ve yüksek tempolu oyun olmazsa olmazlardan biridir. Ancak bunun için yüksek bir kondisyon şart. Ne yazık ki Bursaspor’da bu yok. Bir sonraki haftanın BAY geçilecek ve Milli araya girilecek olması birlikte yeşil beyazlılar için bir fırsat niteliği taşıyor.”

Bursaspor, uzun süreçten beridir durgun sulara yelken açamadı.
Bir takım etkenler sebebiyle kulüp, istikrarlı bir şekilde kaos iklimine çekilirken; bu durumların sahaya da tesir ettiğine şahitlik ettik.
Öyle ki; yakın geçmişteki seçimler ve yönetim, camianın bu noktada en büyük umudu oldu fakat ligin başlangıcından bu yana oluşan talihsizlikler, tabelanın durumu ciddi endişeler de oluşturdu.
Şu an gelinen noktada Bursaspor, yalnızca topladığı 5 puan ile küme düşme hattında yer alıyor.

FUTBOL CAMİASINDA SAYGI İLE ANILAN BİR İSİM
LİDERİN 11 PUAN GERESİNDE BULUNUYOR

Bir sonraki haftanın da BAY geçileceğini düşünecek olursak, şu an liderin 11 puan gerisindeki takım, daha yüksek puanlarda geriye düşebilir ki, bu durumun psikolojik etkileri de muhakkak takıma yansıyacaktır.

Yazının Devamını Oku

Acil çözümler oluşturulmalı

Ligde uzun maraton başladı, zaman da ciddi ölçüde daralıyor.

Bunu başta böyle ifade etmek belki aşırıya kaçabilir; fakat geçtiğimiz sezon bizlere her mücadelenin ilk veya son hafta fark etmeksizin büyük önem taşıdığını gösterdi...
Bursaspor bu noktada, dilediği oyunu henüz sahaya yansıtamazken nedenleri üzerinde durmakta fayda var.
İlk olarak takım kimyasının oluşmasının, ciddi bir süre alacağı aşikar...
Bunu pas trafiklerinde net bir şekilde görebiliyoruz; ortalama yüzde 80’leri gören pas isabetleri, özellikle top üçüncü bölgeye geldiğinde oldukça aşağılara düşüyor.
Kendi yarı alanından hazırlık paslarıyla çıkan takım, kaleye her yaklaştığı anda geçmiş dönemlerde de sıkça gördüğümüz bir telaş halini alıyor.
Orta saha bloğu ile hücum hattı arasındaki kopukluğun başlıca etkenlerinden biri de, oyunu çözme noktasında henüz ‘kreatif’ diye tabir ettiğimiz isimlerin kendilerini gösterememeleri...
Zira, oyunun üçüncü bölgesinde yaşanılan sorunlarda kapanan savunmaların, bireysel yetenek ile aşılacağı günümüz futbolunun bir gerçeği.

Yazının Devamını Oku

Bursaspor’un oyun felsefesi olmalı

Bursaspor'un şöyle bir yakın geçmişine baktığımızda, belki de sorunların en göze çarpanı olarak ‘futbol aklı’ öne çıkıyor.

Üreten, altyapı açısından zengin ve nüfus popülasyonuyla sporun kenti unvanına erişebilen kentin gözbebeği kulüp, en alt kademeden üst kademeye sıçrayan süreçte belirli bir oyun ve sistem kültürüne ne yazıktır ki sahip değil.
Avrupa’da altyapısını geliştirerek büyüyen kulüplerin pek çoğu, alt kademelerden başlayan süreçte belli bir oyun sistemi, planı ve hazırlığı içerisinde A Takım’a doğru ilerlerken, bu durum topa ilk değen oyuncu ile en deneyimli oyuncunun, oyun kültürü noktasındaki makası daraltıyor.
Yıllarca, her yaş grubunda aynı oyun şablonu ve kültürünü alarak yetişen isimler, A Takım’a yükseldiklerinde yabancılık çekmezken; var olan güçlü yapıya da kolayca adapte olabiliyor.
Bizlerde ise maalesef bu durumda, istikrarsızlığın da getirdiği bir eksiklik söz konusu.
En üst katmanda yaşanan teknik adam değişiklikler, kısa vadeli planlar, stratejiler, uzun vadedeki oluşumu derinden sarsıyor.
Pamuk ipliğine bağlı bir düzen söz konusu.

BU DURUM ALT VE ÜST YAPIYI ÇOK ETKİLİYOR

Her yeni gelen teknik adam, kendi oyun mantalitesini sahaya yansıtmak isterken, beraberinde yeni isimlerle geliyor.

Yazının Devamını Oku

Bursaspor güven aşılıyor

Son dönemlere baktığımızda, dünya bir değişim sürecine girdi.Kuşak farklılığı, beraberinde olaylara yeni çözümleri de getirirken; daha rasyonalist, daha teknoloji ile bütünleşmiş yaşamlar, merkezimiz haline geldi.Bu durumun elbette spora da yansımalarını yakinen görebiliyoruz.

 


Bursaspor Kulübü’nün yönetiminde bayrak değişiminin ardından 56 gün geride kaldı…
Atılan adımlar, ortaya konan duruş ve bununla birlikte çözüm odaklı davranışlar, camianın umutlarını yeniden yeşertti.
Tam da camianın ihtiyacı olduğu üzere…

BİR KULÜPTEN DAHA FAZLASI

Genelde ülkemizde başarılar, geçmiş tezahürler ile kıyaslanır ve o kıyasın bir sonucu olarak ölçütleri belirlenir.

Yazının Devamını Oku

Bu sezon çok kıymetli

Tarihte hep görürüz, mitolojilerin de geneli düştükten sonra kalkan ve yeniden doğan ‘Anka Kuş’larından kuruludur.

Hep bu hikayeler bizlerin, hayat üzerine sorgulayıcılığımızı artırır, düşüncelerimizi pekiştirir.
Futbolu da hayatın, ana eksenlerinden birini oluşturan bir öğe olarak görürsek, benzer direnişlerle pek çok kez karşılaşmışızdır.
Başarıyı ve başarının büyüklüğünü de belirleyen etken budur; küllerinden yeniden doğmak.
İşte böyle bir süreç kapsamında Bursaspor, yeni bir sezona ‘merhaba’ dedi.

KASVETLİ ORTAMDAN UMUT VERİCİ İKLİME

Bakıldığında ilk başlarda kasvetli görünen, kara bulutların hüküm sürdüğü hava yönetimin göreve ilk geldiği günden itibaren gerçekleştirdiği icraatlar ile nispeten daha umut verici bir iklime bıraktı kendini.
En azından, yapılması gerekenler için ortaya somut adımlar konuldu.

Yazının Devamını Oku

Basketbol şöleni yaşanacak

BASKETBOLUN, birçok şeyden kaçış olduğunu dile getiriyor Chicago Bulls’un efsane forveti Scottie Pippen.

Özellikle pandemi etkisiyle, uzak kaldığımız yaşantımızda; yeni bir sezon, bu yönden heyecan oluşturuyor.
Sürecin etkilerinin de azalmasıyla birlikte umudumuz odur ki, Bursa basketbolunun tribünleri yine seyircilerin destekleriyle yankılanacak.
Geçtiğimiz sezon, bu açıdan buruk geçirdiğimiz dönemde temsilcilerimiz de bu durumdan bir hayli etkilenmişti.
Zira; son yıllara bakıldığında kentimizde derin bir basketbol kültürü oluştu.
Takıma hangi noktalarda destekten, hangi noktalarda rakibin ve hakem trio’sunun baskı altına alınacağına, çift hanelerde geride olunsa dahi yeniden seyircinin takımı oyuna adapte etmesine kadar, pek çok an, bizlere bu kültürün oluştuğunu gösteriyor.
Bu ateş, Avrupa heyecanı ile birlikte daha da alevlenecek.

UYUM SAĞLANINCA İSTİKRARA ULAŞILIYOR

Temsilcilerimizden TOFAŞ Basketbol Takımı, FIBA Şampiyonlar Ligi’nde; Frutti Extra Bursaspor da EuroCup’ta tıpkı geçen sezon olduğu gibi yer alacak.

Yazının Devamını Oku

Şeffaflık güven sağlıyor

Futbol; içerdiği her bir dinamik ile ayrı bir sektör haline geldi.

Endüstriyelleşen branşta, kuşkusuz ‘şeffaflık’ özelliği de, en çok aranan ve olması gereken faktör olarak öne çıkıyor.
Şüphesizdir ki, bu noktada kulüp; geçmiş dönemlere kıyasla daha bilgilendiren, daha açık ve daha soru işaretlerini sonlandıran bir anlayışa bürünmüş durumda.
Özellikle mali konulardaki pek çok bilgi akışı, kulübün resmi yayın organları tarafından gerek basına, gerekse taraftara direkt olarak servis ediliyor.
Tabii bu durum, çeşitli spekülasyonların da önüne geçtiği gibi; aynı zamanda bir güven ortamı da yapıyor.

YENİ BİR DÖNEME GİRİŞ YAPILDI

Kongre öncesindeki döneme baktığımızda en fazla dillendirilen sorunlardan da biri buydu...
Destek noktasında; pek çok kesim, güven hissiyatsızlığından ötürü yeterli fedakarlıkları gösteremiyordu, ki haksız da sayılmazlardı.

Yazının Devamını Oku

'Gençlik' tesiri

Tarihsel bazda, dönüm noktalarının içerisindeyiz.

Gerek sosyo-kültürel, gerekse spor/siyaset gibi geniş kitleleri harekete geçiren noktalarda, önemli değişimler yaşanıyor.
Buraya yeniden geleceğiz fakat öncesinde, sayın Hayrettin Gülgüler’in Bursaspor başkanlığı ile birlikte Emin Adanur öncülüğünde gerçekleşen hareket, tüm camiaya hayırlı olsun.
Yeni umutların yeşerdiği bu süreçte, diliyoruz ki bu hikaye de güzel bir şekilde sürecek ve neticesinde camia, ait olduğu alanlara geri dönecek.
Değişim demiştik...
Yeşil sahalarda; ekonomik gerekçelerin de etkisiyle birlikte genç oyunculara yönelim, son yıllarda ciddi oranda artmış durumda...
Artık kulüpler, deneyimli isimlerin sağlayacağı kısa süreli katkıdan ziyade, daha gelecek vaad eden uzun süreçte sonuçlar verecek planlamalarla yatırımlarını gerçekleştiriyor.

GENÇ OYUNCULAR CAMİAYA UMUT AŞILADI

Şüphesiz, bu kulüplerden birisi de Bursaspor.

Yazının Devamını Oku

Spor Kenti Bursa

Bursa kenti, tarihi dokusunun yanı sıra sporun doğasına da sahip olmasıyla, adını uluslararası alanda da duyuruyor. ‘Amatör’ diye tabir edilen, her biri büyük özveri ve disiplin ile oluşturulmuş branşlarda sporcular mücadelelerini gösterirken, azmin neticelerinde başarılar da ülke sınırlarını aşmış durumda.


Yakın tarihte düzenlenecek olan olimpiyatlar için de, ülkemizin en önemli altyapı noktalarından birini oluşturan kentimizde, spora teşvik hamleleri ve gururlandıran dereceler, her geçen gün daha da artıyor. Bu kapsamda; Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü’nün ortaya koymuş olduğu organizasyonun payı da oldukça büyük.
Basketboldan, voleybola; atletizmden masa tenisine dek pek çok branşta yüzlerce sporcunun yanında olan kulüp, ‘Spor kenti Bursa’ vizyonunda da önemli bir rol üstleniyor. Özellikle son zamanlarda bir kez daha gerçekleştirdiği atılımlar ile ulusal bazda da takdirleri toplayan bu yapı, gerçekleştirdiği organizasyon ile adından önümüzdeki günlerde pek çok alanda söz ettirecek.

HEDEF, SPORDA LİDER KENT


Hürriyet Bursa olarak, son zamanlarda gerçekleştirdiği atılımlar ile pek çok branşta başarıya koşarak, kentteki spor ateşini yeniden alevlendiren Bursa Büyükşehir Belediyespor’da, bu oluşumun önemli faktörlerinden Başkan Gökhan Dinçer ile konuştuk.
Bir ifade hemen dikkati çekiyor; “Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Alinur Aktaş’ın destekleri doğrultusunda altyapıya büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda çalışmalar yaparak hem daha fazla çocuğumuzu sporla buluşturmayı hem de Bursa’yı sporun lider kenti yapmak için uğraş veriyoruz.”

Yazının Devamını Oku

Dönüm noktası TOFAŞ oldu

Anadolu Efes, Turkish Airlines Euroleague’de zafere ulaşarak, ülkemize çok büyük bir gurur yaşattı. Uzun sürece yayılan organizasyon, istikrarla yükselen ivme ve basketbol kültürü, ‘Avrupa’nın en büyüğü’ unvanıyla taçlandırıldı. Emeği geçen her bir kesime, sonsuz teşekkürlerimizle…


Vasilije Micic ise, adını tarihe altın harflerle kazıdı.
Normal sezonun, Final Four’un en değerli ismi olan Sırp oyuncu; Shane Larkin ile finalin de en değerli ismi seçilirken, organizasyonun tarihinde de ilk kez iki oyuncu, finalin MVP’sine layık görüldü.
Bursa basketbolu ise, Micic’i yakından tanıyor.
2016/17 sezonunda 22 yaşındayken yolu yakınımızdan geçen oyuncu; TOFAŞ Basketbol Takımı’nda forma giydiği bir sezon boyunca kariyerinin dönüm noktasını yaşadı.
Bugünkü oyunun geldiği noktada, başantrenör Orhun Ene’nin de payı büyük.
Şöyle bir o döneme bakacak olursak;

Yazının Devamını Oku

Zafere ant içtiler

Bursa futbolu, her ne kadar son yıllarında yerinde sayan bir görüntü çizse de; bazı temsilcilerimiz, sergiledikleri başarı hikayeleriyle, kentin eski günlere dönüşünün sinyallerini veriyor.

Futbol sezonunun son günlerinin heyecanını yaşatan Bursa Yıldırımspor, yükseldiği Misli.com 3. Lig seviyesinde; ortaya koyduğu mücadele ve azim ile takdir topluyor.
İçerdiği kadro kalitesini, birçok mücadelede sahaya yansıtan, bununla birlikte dinamik futbolu ile de ‘pes etmeyen’ yapısını ortaya koyan temsilcimiz, 68 Aksaray Belediye Spor karşısında da farklı bir hikayeye imza atarak, finallere katılmaya hak kazandı.

BİR PUANLA KAYBEDİLEN ŞAMPİYONLUK SONRASI...

Bu denli fiziksel güce dayalı, istikrarın da zorlaştığı ligde özellikle iç saha etkinliğini son derece verimli bir şekilde kullanabilmek ve sezon içerisinde yaşanan çeşitli kırılmalardan, daha da güçlenerek çıkabilmek, büyük bir değere sahip.
Şayet; bir galibiyet uzaklıktayken kaybedilen şampiyonluğun ardından play-off sürecine hazırlanıyorsanız, hem mental, hem de fiziksel açıdan sizleri zorlu bir süreç bekliyordur.
Bazı zamanlar başarının kıyısından dönmek, sizleri kamçılayacağı gibi aynı zamanda motivasyon kaybına da yol açabilir.
Play-Off sürecinin yansımalarına baktığımızda, bu travmadan dahi Bursa Yıldırımspor camiasının, inan ve azim ile birlikte güçlenerek çıktığını görüyoruz.

MAVİ BEYAZLI EKİP ÜZERİNE KOYARAK İLERLİYOR

Yazının Devamını Oku

TOFAŞ sendeledi

ING Basketbol Süper Ligi’nde play-off heyecanı başladı...

3 maç üzerinden oynanan serilerde, üstünlük kuran ekipler adını yarı finale yazdıracak.
COVID-19’un gölgesinde geride kalan sezonda, hataların telafisinin mümkün olmayacağı bir sürece giriyoruz.
Bu kapsamda; temsilcimiz TOFAŞ Basketbol Takımı’nın konuğu, önceki akşam Beşiktaş Icrypex’di.
Belki de play-off ilk turunun en zorlu eşleşmesi diyebiliriz.
Zira; dinamik ve atletik bir takım olma özelliklerinin yanı sıra, sürekli öğrenerek gelişen yapısıyla sezon içerisinde ciddi bir tehdit unsuru haline gelmişlerdi.
Bandırma basketbolu ekolünden yetişen isimlerin de bir araya getirilmesi, bugün kendilerini play-off’ta 5. sıradan görmemizi sağladı.
Üstelik normal sezonun sonlarına doğru yükselen ivmeleriyle, 6 maçlık galibiyet serilerini de görmezden gelmemek gerek.

İLK MAÇIN SKORU CİDDİ ANLAMDA ŞAŞKINLIK İÇERİYOR

Yazının Devamını Oku

Şimdi değil de ne zaman?

Bursaspor için değişim kaçınılmaz hale geldi... Kulübün bu noktaya gelmesinde, ‘öze dönüş’ sürecinde etkili olan pek çok faktör belki de anka kuşu misali küllerinden yeniden doğmasını sağlayabilir.

Gündem genel kurul üzerine; fakat zorunluluktan doğan fırsatlara, alınan risklerin dönüşlerine de değinmekte fayda var.
Öncelikle son haftasına girdiğimiz ligin sezonu bizlere gösterdi ki; bu ligde hücum hattını yetenekli isimlerden ve ‘bitiriciliği’ ile ön planda isimlerden kuran ekipler, rekabette öne geçiyor; bkz. Altay, Adana Demirspor.
Zira pek çok ekip, oyun kurgusunda belli bir istikrarı sağlayamazken yaşanan kaos ortamında savunmalar daha fazla hataya müsait olabiliyor, ‘ceza kesiciler’ puanları topluyor.
Bunun için de elbette, yetenekli birkaç isme ve saha içi liderine ihtiyaç var.

LİDER OLMAYINCA TEMPO YÜKSEK TUTULUYOR

Bu kapsamda kısıtlı imkanlara sahip kulüpler ise daha çok dinamizmi ve temposu ile açığı kapamaya çalışıyor.
Daha mücadeleci, daha çok koşan ve oyunu hızlandıran ekipler, üst sıralar için iddiaya sahip oluyor; bkz. Altınordu.

Yazının Devamını Oku

Bursaspor'un mücadelesi neden neden önemli?

“Bursaspor’un belki de ligin orta sıralarında olmasının en büyük sebebi savunmadaki yetersizliği. Başarı için savunma hattında doğru ikiliyi bulmak gerekiyor. Bu mücadele önümüzdeki sezona ışık tutabilir. Takımın potansiyelinin çok daha fazla olduğunu ancak bu potansiyelin de açığa çıkmasını engelleyen faktörlerin olduğunu düşünürsek başarı diyebiliriz.”

Sezon genelinde pek çok zorlu geçti kulüp, geçmeye de devam ediyor...

Belirsizlikler etrafında sorunlar günbegün artarken, buna ‘dur’ diyebilen irade ne yazıktır ki ufukta görünmüyor.
Haliyle, takımın ‘başarısı’ sorgulanıyor. Kötü gidişatta her zaman bir günah keçisi arandığı gibi Bursaspor’da da, sürekli olarak farklı isimlere eleştiri oklarının yöneldiğini görüyoruz.
Belki teknik heyet ve oyuncular içlerini dökebilme imkanı bulsa, kim bilir neler anlatacak, neler söyleyecekler.
Takım da büyük ölçüde futbol karantinasına tabii tutulduğundan yalnızca buz dağının, görünen tarafına şahitlik edebiliyoruz.

BU SEZON SAKATLIK VE CEZALAR SONLARDA KALDI
DENEYİM EKSİKLİĞİNDEN PEK ÇOK SORUN OLDU

Esas meseleye gelelim; Bursaspor’un mücadelesi neden önemli ve takım başarılı mı?

Yazının Devamını Oku

Buraya kadar

“Genç oyuncularını parlatan kulüplerin yapısına bakarsak, bir anda şans verdiğini göremeyiz. Potansiyel vaat eden yetenekler, var olan organizasyon içerisine dahil edilir ve desteklenir. Genç oyuncuları bir anda sahaya sürmek, her ne kadar güzel ve gurur verici görünüyor olsa da; çok büyük riski de içinde barındırır. Dileriz bundan sonraki hamleler, planlı, programlı ve anlık değil, yarınlara yönelik olacaktır.

 

Düşünün...
Her yeni süreçte bir takım sözler ve umutlara etrafında çıkılan yolda, her daim bir belirsizlik, kaos hakim.
Emeğin maddi karşılığı verilmediği gibi, kimi zamansa sizleri yönetenler tarafından maneviyatınız da sorgulanıyor.
Bir anda sudan çıkmış balık misali oyuncular, kendilerini sert, çetin geçen lig arenasında buluyor; haksızlıklara dahi isyan eden tek kesim yine teknik ve oyuncular oluyor.
Açıkçası Bursaspor için, doğru organizasyon şeması ve huzurlu bir iklim ne yazıktır ki oluşturulamadı.
Bu etrafta oyuncular, saha içerisindeki mücadele devam ederken, her daim bir kaos kültürü hakim oldu.

AVRUPA’DA GENÇ OYUNCU KURTARICI OLMAZ!

Yazının Devamını Oku