GeriGürkan DURAL TOFAŞ sendeledi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

TOFAŞ sendeledi

ING Basketbol Süper Ligi’nde play-off heyecanı başladı...

3 maç üzerinden oynanan serilerde, üstünlük kuran ekipler adını yarı finale yazdıracak.
COVID-19’un gölgesinde geride kalan sezonda, hataların telafisinin mümkün olmayacağı bir sürece giriyoruz.
Bu kapsamda; temsilcimiz TOFAŞ Basketbol Takımı’nın konuğu, önceki akşam Beşiktaş Icrypex’di.
Belki de play-off ilk turunun en zorlu eşleşmesi diyebiliriz.
Zira; dinamik ve atletik bir takım olma özelliklerinin yanı sıra, sürekli öğrenerek gelişen yapısıyla sezon içerisinde ciddi bir tehdit unsuru haline gelmişlerdi.
Bandırma basketbolu ekolünden yetişen isimlerin de bir araya getirilmesi, bugün kendilerini play-off’ta 5. sıradan görmemizi sağladı.
Üstelik normal sezonun sonlarına doğru yükselen ivmeleriyle, 6 maçlık galibiyet serilerini de görmezden gelmemek gerek.

İLK MAÇIN SKORU CİDDİ ANLAMDA ŞAŞKINLIK İÇERİYOR

TOFAŞ cephesi ise her ne kadar zaman zaman yoğun fikstürden kaynaklı olarak mental ve fiziksel yorgunluğu son derece hissediyor olsa da; buraları çok iyi bilen ve zirve yarışına ait bir kulüp.
Son dönemlerde ‘winner’ özelliği, finaller gördüğü 2 yıl öncesine kıyasla azalsa da, kulübün içerdiği dinamikler, tansiyonu ve sorumluluğu yüksek mücadelelerden de başı dik ayrılabileceğinin göstergesi...
Önceki akşam yaşananlar ise nereden bakılırsa bakılsın ciddi anlamda şaşkınlık içeriyor.
Play-off’un ilk randevusunda TOFAŞ Basketbol Takımı, Beşiktaş Icrypex’e 92-90 mağlup olarak, seride 1-0 geriye düştü.
Aynı zamanda ev sahibi olma avantajını yitiren ekip, bugün İstanbul deplasmanında yeniden var olma mücadelesi verecek.
Kazanırsa seri bir kez daha ve son kez olmak üzere Bursa’ya taşınacak. Aksi halde ise, sezon temsilcimiz adına erken sona erecek.
Kuşkusuz...

BURSA TEMSİLCİSİ 22 SAYI FARKLA ÖNE GEÇMİŞTİ

Maçın oyunsal bazda en çarpıcı yanı; 22 sayılık fark.
Her ne kadar mücadelenin ilk periyodunda, maça girmekte zorlanan bir görüntü çizen temsilcimiz, daha sonrasında oyuna dengeyi getirirken; bilhassa 3. periyot performansıyla gücünü gösterdi.
İlk yarı rakip potaya 51 sayı atılırken; 3. periyotta temsilcimizden tam 33 sayı geldi.
Sezon genelinde de pek rastlamadığımız hücumdaki bu zenginliğin tesiri de aradaki fark oldu ve 27. dakikada 80-58 ile geçildi.
Ne olduysa, bu andan sonra oldu...
Periyodun sonlarına doğru kıpırdanan Beşiktaş Icrypex, son periyotta savunmasını öylesine dirençli hale getirdi ki; final periyodunun ilk 6 dakikasında TOFAŞ Basketbol Takımı’ndan yalnızca 2 sayı gelebildi.
Bir ara 15’e 2’lik bir seri yakaladı konuk ekip...
Tabii bunda yalnızca rakibin savunması değil, üst üste kaçan boş atışlar, panik atmosferi ve o ana dek doğru yaptığı ne varsa, bir anda tüm bunlardan uzaklaşan temsilcimizin de payı çok büyük.

YENİDEN AYAĞA KALKABİLECEK GÜCE SAHİP

Velhasıl; maç her ne kadar son saniyeye kalsa da son periyot skoru 23-6 siyah beyazlılar lehine.
Açıkçası, normal sezonda bu senaryoya rastlasak durum yorgunluğa, mental düşüklüğe bağlanabilir, telafisi de gerçekleşeceği için bu denli dikkat çekmeyebilir fakat, bunun play-off’ta yaşanması?
Ciddi anlamda, teknik heyet ve oyuncuların kendilerini sorgulamaları gerektiği bir noktadayız.
Üstelik süreç öylesine ağır çekimde ilerledi ki, İstanbul ekibi daha periyodun ilk başlarından ‘geliyorum’ demeye başladı.
Her açıdan durdurulabilirdi fakat, rakibe o ritmi ve rüzgarı sağladığınızda, buna bir kalkan oluşturamıyorsanız kadere teslim bir görüntü çiziyorsunuz.
Hatta maçın yeniden TOFAŞ Basketbol Takımı’na geldiğini de söyleyebiliriz.
5 saniye kala, 2 fark gerideyken Simmons’ın başarısız turnikesi sonrası, bu fırsat da tepilmiş oldu.
Her ne kadar bu duruma şahitlik bizleri şaşırtsa da, temsilcimiz yeniden ayağa kalkabilecek güce ve dirence sahip.
Şu mücadelenin yanlışlarının çözümüne gidildiğinde, İstanbul’dan gelecek galibiyet buradaki maçta da temsilcimizi yeniden favori hale getirecektir.
Neticede kulübün uzun yıllardır büyük emeklerle inşa ettiği basketbol organizasyonuna ve kültürüne duyulan güven, erken vedanın ihtimalini azaltmamızı sağlıyor.
Bugün temsilcimiz adına kader günü, bekleyip göreceğiz.

BUNLARIN YAPTIRIMI OLMALI!

KÜÇÜK bir ayrı parantez de Beşiktaş Icrypex tribünlerine...
‘Tribün’ diyoruz, öğrendiğimiz kadarı ile play-off’ta, normal sezonda geçerli olan ‘misafir seyirci’ uygulaması geçerli değil.
Haliyle, konuk takımın yöneticileri ve personelleri yer alıyor.
Ancak, maçın ilk anından itibaren bitmek bilmeyen isyan, bitmek bilmeyen tepkiler, TOFAŞ Basketbol benchine yönelik hareketler, hakemlere yönelik bağrışlar durmak bilmedi.
Hatta ilk yarının son anlarında dahi, maçın hakemi oyunu durdurmak ve uyarmak zorunda kaldı.
Bu denli gerginliğe neden müsaade edildiğini sorduğumuzda; maçın gözlemcisinin yetkili olduğunu öğrendik.
Gözlemci bu süreçleri yakınen takip edecek, akabinde kulübe ceza kesilecek.
Dileriz bu denli taşkınlıkların bir yaptırımı olur.

YÖNETİCİLERİN DAHA AKLI SELİM OLMASI GEREKİYOR

Zira basketbolun doğasına tamamen aykırı hareketler gördük.
Normal sezonda yine aynı eşleşmede, Bursa’da oynanan mücadelede de durum bundan farksız değildi.
Haydi diyelim onu, ‘misafir taraftar’ detayına bağladık, peki önceki akşam karşılaştığımız durum nedir?
Yazık...
Yöneticilerin, basketbol için uğraş veren insanların bu kapsamda daha serinkanlı, daha tutarlı, daha aklı selim olması gerekiyor.
Ama maalesef ki Bursa’da oynanan mücadelelerde, rakip tribünlerden yana aynı şeyi defalarca görmeye başladık.
Dileriz ki federasyon da bu noktada caydırıcı bir adım atar.
Yoksa saha dışı, günden güne saha içine direkt olarak etki edecek.

X

'Gençlik' tesiri

Tarihsel bazda, dönüm noktalarının içerisindeyiz.

Gerek sosyo-kültürel, gerekse spor/siyaset gibi geniş kitleleri harekete geçiren noktalarda, önemli değişimler yaşanıyor.
Buraya yeniden geleceğiz fakat öncesinde, sayın Hayrettin Gülgüler’in Bursaspor başkanlığı ile birlikte Emin Adanur öncülüğünde gerçekleşen hareket, tüm camiaya hayırlı olsun.
Yeni umutların yeşerdiği bu süreçte, diliyoruz ki bu hikaye de güzel bir şekilde sürecek ve neticesinde camia, ait olduğu alanlara geri dönecek.
Değişim demiştik...
Yeşil sahalarda; ekonomik gerekçelerin de etkisiyle birlikte genç oyunculara yönelim, son yıllarda ciddi oranda artmış durumda...
Artık kulüpler, deneyimli isimlerin sağlayacağı kısa süreli katkıdan ziyade, daha gelecek vaad eden uzun süreçte sonuçlar verecek planlamalarla yatırımlarını gerçekleştiriyor.

GENÇ OYUNCULAR CAMİAYA UMUT AŞILADI

Şüphesiz, bu kulüplerden birisi de Bursaspor.

Yazının Devamını Oku

Spor Kenti Bursa

Bursa kenti, tarihi dokusunun yanı sıra sporun doğasına da sahip olmasıyla, adını uluslararası alanda da duyuruyor. ‘Amatör’ diye tabir edilen, her biri büyük özveri ve disiplin ile oluşturulmuş branşlarda sporcular mücadelelerini gösterirken, azmin neticelerinde başarılar da ülke sınırlarını aşmış durumda.


Yakın tarihte düzenlenecek olan olimpiyatlar için de, ülkemizin en önemli altyapı noktalarından birini oluşturan kentimizde, spora teşvik hamleleri ve gururlandıran dereceler, her geçen gün daha da artıyor. Bu kapsamda; Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü’nün ortaya koymuş olduğu organizasyonun payı da oldukça büyük.
Basketboldan, voleybola; atletizmden masa tenisine dek pek çok branşta yüzlerce sporcunun yanında olan kulüp, ‘Spor kenti Bursa’ vizyonunda da önemli bir rol üstleniyor. Özellikle son zamanlarda bir kez daha gerçekleştirdiği atılımlar ile ulusal bazda da takdirleri toplayan bu yapı, gerçekleştirdiği organizasyon ile adından önümüzdeki günlerde pek çok alanda söz ettirecek.

HEDEF, SPORDA LİDER KENT


Hürriyet Bursa olarak, son zamanlarda gerçekleştirdiği atılımlar ile pek çok branşta başarıya koşarak, kentteki spor ateşini yeniden alevlendiren Bursa Büyükşehir Belediyespor’da, bu oluşumun önemli faktörlerinden Başkan Gökhan Dinçer ile konuştuk.
Bir ifade hemen dikkati çekiyor; “Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Alinur Aktaş’ın destekleri doğrultusunda altyapıya büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda çalışmalar yaparak hem daha fazla çocuğumuzu sporla buluşturmayı hem de Bursa’yı sporun lider kenti yapmak için uğraş veriyoruz.”

Yazının Devamını Oku

Dönüm noktası TOFAŞ oldu

Anadolu Efes, Turkish Airlines Euroleague’de zafere ulaşarak, ülkemize çok büyük bir gurur yaşattı. Uzun sürece yayılan organizasyon, istikrarla yükselen ivme ve basketbol kültürü, ‘Avrupa’nın en büyüğü’ unvanıyla taçlandırıldı. Emeği geçen her bir kesime, sonsuz teşekkürlerimizle…


Vasilije Micic ise, adını tarihe altın harflerle kazıdı.
Normal sezonun, Final Four’un en değerli ismi olan Sırp oyuncu; Shane Larkin ile finalin de en değerli ismi seçilirken, organizasyonun tarihinde de ilk kez iki oyuncu, finalin MVP’sine layık görüldü.
Bursa basketbolu ise, Micic’i yakından tanıyor.
2016/17 sezonunda 22 yaşındayken yolu yakınımızdan geçen oyuncu; TOFAŞ Basketbol Takımı’nda forma giydiği bir sezon boyunca kariyerinin dönüm noktasını yaşadı.
Bugünkü oyunun geldiği noktada, başantrenör Orhun Ene’nin de payı büyük.
Şöyle bir o döneme bakacak olursak;

Yazının Devamını Oku

Zafere ant içtiler

Bursa futbolu, her ne kadar son yıllarında yerinde sayan bir görüntü çizse de; bazı temsilcilerimiz, sergiledikleri başarı hikayeleriyle, kentin eski günlere dönüşünün sinyallerini veriyor.

Futbol sezonunun son günlerinin heyecanını yaşatan Bursa Yıldırımspor, yükseldiği Misli.com 3. Lig seviyesinde; ortaya koyduğu mücadele ve azim ile takdir topluyor.
İçerdiği kadro kalitesini, birçok mücadelede sahaya yansıtan, bununla birlikte dinamik futbolu ile de ‘pes etmeyen’ yapısını ortaya koyan temsilcimiz, 68 Aksaray Belediye Spor karşısında da farklı bir hikayeye imza atarak, finallere katılmaya hak kazandı.

BİR PUANLA KAYBEDİLEN ŞAMPİYONLUK SONRASI...

Bu denli fiziksel güce dayalı, istikrarın da zorlaştığı ligde özellikle iç saha etkinliğini son derece verimli bir şekilde kullanabilmek ve sezon içerisinde yaşanan çeşitli kırılmalardan, daha da güçlenerek çıkabilmek, büyük bir değere sahip.
Şayet; bir galibiyet uzaklıktayken kaybedilen şampiyonluğun ardından play-off sürecine hazırlanıyorsanız, hem mental, hem de fiziksel açıdan sizleri zorlu bir süreç bekliyordur.
Bazı zamanlar başarının kıyısından dönmek, sizleri kamçılayacağı gibi aynı zamanda motivasyon kaybına da yol açabilir.
Play-Off sürecinin yansımalarına baktığımızda, bu travmadan dahi Bursa Yıldırımspor camiasının, inan ve azim ile birlikte güçlenerek çıktığını görüyoruz.

MAVİ BEYAZLI EKİP ÜZERİNE KOYARAK İLERLİYOR

Yazının Devamını Oku

Şimdi değil de ne zaman?

Bursaspor için değişim kaçınılmaz hale geldi... Kulübün bu noktaya gelmesinde, ‘öze dönüş’ sürecinde etkili olan pek çok faktör belki de anka kuşu misali küllerinden yeniden doğmasını sağlayabilir.

Gündem genel kurul üzerine; fakat zorunluluktan doğan fırsatlara, alınan risklerin dönüşlerine de değinmekte fayda var.
Öncelikle son haftasına girdiğimiz ligin sezonu bizlere gösterdi ki; bu ligde hücum hattını yetenekli isimlerden ve ‘bitiriciliği’ ile ön planda isimlerden kuran ekipler, rekabette öne geçiyor; bkz. Altay, Adana Demirspor.
Zira pek çok ekip, oyun kurgusunda belli bir istikrarı sağlayamazken yaşanan kaos ortamında savunmalar daha fazla hataya müsait olabiliyor, ‘ceza kesiciler’ puanları topluyor.
Bunun için de elbette, yetenekli birkaç isme ve saha içi liderine ihtiyaç var.

LİDER OLMAYINCA TEMPO YÜKSEK TUTULUYOR

Bu kapsamda kısıtlı imkanlara sahip kulüpler ise daha çok dinamizmi ve temposu ile açığı kapamaya çalışıyor.
Daha mücadeleci, daha çok koşan ve oyunu hızlandıran ekipler, üst sıralar için iddiaya sahip oluyor; bkz. Altınordu.

Yazının Devamını Oku

Bursaspor'un mücadelesi neden neden önemli?

“Bursaspor’un belki de ligin orta sıralarında olmasının en büyük sebebi savunmadaki yetersizliği. Başarı için savunma hattında doğru ikiliyi bulmak gerekiyor. Bu mücadele önümüzdeki sezona ışık tutabilir. Takımın potansiyelinin çok daha fazla olduğunu ancak bu potansiyelin de açığa çıkmasını engelleyen faktörlerin olduğunu düşünürsek başarı diyebiliriz.”

Sezon genelinde pek çok zorlu geçti kulüp, geçmeye de devam ediyor...

Belirsizlikler etrafında sorunlar günbegün artarken, buna ‘dur’ diyebilen irade ne yazıktır ki ufukta görünmüyor.
Haliyle, takımın ‘başarısı’ sorgulanıyor. Kötü gidişatta her zaman bir günah keçisi arandığı gibi Bursaspor’da da, sürekli olarak farklı isimlere eleştiri oklarının yöneldiğini görüyoruz.
Belki teknik heyet ve oyuncular içlerini dökebilme imkanı bulsa, kim bilir neler anlatacak, neler söyleyecekler.
Takım da büyük ölçüde futbol karantinasına tabii tutulduğundan yalnızca buz dağının, görünen tarafına şahitlik edebiliyoruz.

BU SEZON SAKATLIK VE CEZALAR SONLARDA KALDI
DENEYİM EKSİKLİĞİNDEN PEK ÇOK SORUN OLDU

Esas meseleye gelelim; Bursaspor’un mücadelesi neden önemli ve takım başarılı mı?

Yazının Devamını Oku

Buraya kadar

“Genç oyuncularını parlatan kulüplerin yapısına bakarsak, bir anda şans verdiğini göremeyiz. Potansiyel vaat eden yetenekler, var olan organizasyon içerisine dahil edilir ve desteklenir. Genç oyuncuları bir anda sahaya sürmek, her ne kadar güzel ve gurur verici görünüyor olsa da; çok büyük riski de içinde barındırır. Dileriz bundan sonraki hamleler, planlı, programlı ve anlık değil, yarınlara yönelik olacaktır.

 

Düşünün...
Her yeni süreçte bir takım sözler ve umutlara etrafında çıkılan yolda, her daim bir belirsizlik, kaos hakim.
Emeğin maddi karşılığı verilmediği gibi, kimi zamansa sizleri yönetenler tarafından maneviyatınız da sorgulanıyor.
Bir anda sudan çıkmış balık misali oyuncular, kendilerini sert, çetin geçen lig arenasında buluyor; haksızlıklara dahi isyan eden tek kesim yine teknik ve oyuncular oluyor.
Açıkçası Bursaspor için, doğru organizasyon şeması ve huzurlu bir iklim ne yazıktır ki oluşturulamadı.
Bu etrafta oyuncular, saha içerisindeki mücadele devam ederken, her daim bir kaos kültürü hakim oldu.

AVRUPA’DA GENÇ OYUNCU KURTARICI OLMAZ!

Yazının Devamını Oku

Bu yapılanma başarıya götürür 

Basketbol gibi, kısa vadeli yatırımların sonuç verdiği ve belli bir organizasyonu istikrarlı hale getirilebildiğinde, başarının bir noktada muhakkak gelebildiği bir branşta Frutti Extra Bursaspor, en güzel örneklerinden birini bizlere sunuyor.

Uzun yıllar boyunca, kademe kademe ilerleyen başarı grafiğinde her daim ivme yakalayarak bugün en üst seviyede kenti temsil eden Frutti Extra Bursaspor, pek çok sıkıntılı süreçten geçmesine karşın; ortaya koyduğu direnç ile umut vaat ediyor.
Zira; pek çok ilkin yaşandığı geçtiğimiz sezon bakıldığında ekibin, kısa sürede lige olan adaptasyonu ve bilhassa taraftarıyla oluşturduğu etkileşim, Avrupa mücadelelerinin kapılarını açmıştı.
Dahası...

LİGİN PARMAKLA GÖSTERİLEN EKİBİ

Tehditkar ve dinamik bir görüntü çizmesiyle de, ligin parmakla gösterilen ekiplerinden biri haline gelinmişti.
Bu sezona gelindiğinde ise her ne kadar inişli çıkışlı bir grafik yaşansa da, sezon boyunca uğraşılan onca sıkıntının ardından takımın bir şeyi daha başardığını görüyoruz; istikrar.
Özellikle bu seviyede kalabilmek ve bunu üst üste ikinci sezonda da aynı çizgide sürdürebilmek, oldukça takdire şayan bir konu.

Yazının Devamını Oku

Hedefleri küçültülen Bursaspor

SEZONU değerlendiriyorsak, başarı ölçütü nedir sorusuna cevap bulmak gerekir...

Başarının tek bir yönü olmadığı gibi, pek çok faktöre de bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.
‘Bursaspor’ markasından yola çıkacak olursak, hedeflerin her daim zirveye odaklı olması gerekliliği, gerek kentin dokusundan, gerekse kulübün geçmişte gerçekleştirdiği ve tarihinden görülüyor.
Ancak, mali açıdan düzensizliğin getirdiği pek çok sorunlar, yönetim noktasındaki beceriksizlik, takım ile kentin bütünleşmesini gerçekleştirememesi gibi bir çok faktör, günden güne Bursaspor camiasını, vasatizme sürüklemiş durumda...
Bunun örneğini son 6 yıla baktığımızda verebiliriz.

LİGİN EN GOLCÜ TAKIMIYKEN AVRUPA’YA GİDEMEDİ

Akıllara ilk gelen 2014/15 sezonunda, ligin en golcü ekibi olmasına karşın Avrupa fırsatı yalnızca 2 puan ile kaçmıştı.
O günden bugüne dek olan süreçte Bursaspor, Süper Lig’deki Avrupa hedefinden giderek uzaklaşırken, sonraki sezonlarda ateş hattının tedirginliğini yakından hissetti.

Yazının Devamını Oku

Bursaspor, artık son nefes düzlüğünde

Öyle ki her mücadele, ‘ya tamam, ya devam’ anlamı taşıyor.

Adanaspor karşılaşması da, bu mücadelelerden birisi olacak.
Kazanılırsa, zorlu fikstür öncesinde umutlar yeşermiş bir şekilde, motive ve daha da önemlisi bir hedef dahilinde sahaya çıkılacak; puan kaybında ise sezonun geri kalanı, formaliteden öteye geçemeyecek.

7 HAFTADIR KAZANAMIYORLAR

Rakip Adanaspor her ne kadar, ateş hattının 2 basamak üzerinde yer alsa da sadece 3 puanlık bir fark var; dolayısıyla düşme korkusunu yakından hissettiklerinden güçlü bir motivasyon ile sahada olacaklar.
Son mücadelelerine bakıldığında 7 haftalık galibiyet hasretleri var ki, teknik adam değişikliği yaramamış görünüyor.
Değişiklik öncesinde araya galibiyetler sıkıştırabildiğinden ateş hattının üzerinde olan Adanaspor, Emrah Bayraktar’ın göreve gelmesiyle henüz kazanamadı.
Ve savunmada da ciddi alarmlar verdiler.

HÜCUM OYUNU OYNANMALI

Yazının Devamını Oku

Bursaspor’u uzun vade yatırım kurtarır

Bursaspor, belki de tarihinin en sarsıntılı dönemlerinden birini yaşıyor.

Mali kriz, her geçen gün daha da derine işlerken; beklentilerin odağındaki sportif başarılar da gelemeyince, ‘kaos’ iklimi son yılların hakimi oldu.
Elbette bu kötü gidişatta suç payının tek bir yönde, tek bir odakta toplanması yalnızca fotoğrafın çok küçük bir kısmını bizlere gösterir.
Fotoğrafın bütününde, özellikle son 5 yıldan beridir süre gelen yönetimsel başarısızlık direkt olarak kendisini gösteriyor.
Neticesinde bu durum, günden güne artan bir krize sürüklediği gibi, doğrudan etkilediği sportif anlamda da hedeflerin daha da küçülmesine de yol açabiliyor.

KAMAT’IN YAPTIĞI GÜNAH ÇIKARMA AYİNİ GİBİYDİ

Ancak; kötü bir gidişatta, yahut işlerin rayında olmadığı bir anda insanların karşısına çözüm odaklı çıkılıyorsa, bunun gayretleri icraatlar ile temellendirilmelidir ki, bir umut ışığı görülebilsin...
Geçtiğimiz gün, sayın Erkan Kamat suskunluğu bozarak, yalnızca kulüp televizyonunun karşısına çıktı ve yaklaşık 88 dakikalık sürede içini dökerek, soru işaretlerini gidermeyi amaçladı.

Yazının Devamını Oku

Değerli galibiyet

TOFAŞ, Beşiktaş Icrypex’i son anları büyük heyecana sahne olan maçta 89-86 yendi. Karşılaşmaya damga vuran olay ise Beşiktaş cephesinin ‘kural hatası’ itirazı oldu. Ancak itiraz ederken kuralı iyi bilmek gerekiyor! Ayrıca Bursa takımlarının ceza aldığı bir çok şeyden bu maçta rakip için tölerans gösterilmesi de hiç adil değildi.

TOFAŞ Basketbol Takımı, oldukça zorlu bir virajı geride bıraktı.
Mücadelenin son anları, eşine az rastlanır bir durum oluştururken; parkenin ‘son güleni’ Bursa ekibiydi.
O anlara geleceğiz fakat öncesinde oyuna geniş bir parantez açmak gerekiyor.
Beşiktaş Icrypex, Bandırma ekolünün bir yansıması adeta...
Bandırma basketbolunun, Türk sporuna armağanlarından kurulu kadrosu ile dinamik ve kompakt bir oyun sergileyen takım niteliğine büründüler ki, şampiyonluk yarışındaki birçok ekip için de tehdit oluşturdular.

OYUNDAKİ KOPUKLUK ENDİŞE VERİCİ

Bu kapsamda TOFAŞ Basketbol Takımı adına, bireysel performansların yardımlaşmaya dayalı takım kimliği adı altında gerçekleşmesi, galibiyetin belirleyicisi olabilirdi fakat; oyunun belli bölümlerindeki kopukluk, heyecanın son ana kalmasına sebep oldu.

Yazının Devamını Oku

İsyankar Timsah

Bazı galibiyetler, 3 puandan daha büyük bir önem taşır.

Bursaspor da böyle bir maçı geride bıraktı.
Özellikle yeniden takım kimliğinin oluştuğunu, oyunsal bütünlüğün mücadele ile harmanlandığını görmek, galibiyeti getirdiği kadar camiaya umut da getirdi.
Rakibin ligdeki konumu ve düşüş gösteren performansı nedeniyle, karşılaşma öncesinde farklı bir galibiyet Bursaspor için nefes olabilir diye düşünürdük; ancak, son anlara doğru gerçekleştirilecek geri dönüş, her daim daha kalıcı, daha özgüveni artıran daha motivasyon yükseltici nitelik taşır.

BU HİKAYENİN BAŞLANGICI DÖNÜŞ İLE SÜKSE GETİRDİ

Takım, özellikle bunu ‘isyankar’ kimliği ile başarırken, asıl güveni ve umudu artıran faktör de bu oldu.
Yoksa, saha içine yönelik baktığımızda bu maçtan elde edilecek bir galibiyet, camia tarafından olağan kabul edilirdi ki, oyun içerisindeki değişken, ‘olağandışı’ bir galibiyeti Bursaspor’a getirdi.
Takımın ve camianın da ihtiyacı olan buydu.

Yazının Devamını Oku

Topyekûn mücadele edilmeli

 Bursaspor’un son dönemlerinde, kimlik arayışına girdiğini görüyoruz.

Saha içerisinde yapılan bir takım değişiklikler, kısıtlı olan kadro bünyesinde henüz neticeler sunamazken; saha dışında da yönetimsel açıdan ciddi sorunlar baş gösteriyor.
Bir ordunun her daim ‘lider’ karakteriyle komutanı, hem karizmasıyla hem de oluşturduğu etki ile birlikte, o ordunun başarılı olmasında kilit faktöre sahiptir.
Şayet; ‘lider’, sahip olduğunu vasfını yerine getirebildiği takdirde, hem O’nun yolundan ilerleyenler, hem de kendisi, çığır açabilecek hale gelebilir ki tarihsel düzeyde bunun pek çok örneği de bulunmaktadır.
Futbol ikliminde de benzer durum söz konusu…

*
Bugün elde edilen çeşitli başarılara baktığımızda; saha içi ve saha dışında etkin isimlerin başarıda önemli roller oynadığını, ‘kaos’tan düzene geçiş evresinde sorumluluğu alarak, geminin kaptanı edasını görürüz.
Bugünün Bursaspor’una baktığımızda ise, hem saha içi, hem de saha dışında güce sahip bir ‘lider’in bulunmadığına rastlıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Oyunun kilidini açmak için tempo gerekiyor

Topa sahip olmak, geçmiş futbol düzeninde olduğu kadar etkileyici bir faktör olmaktan çıktı.

Yakın geçmişe baktığımızda; Pep Guardiola’nın Barcelona’sı, ‘tiki-taka’ diye adlandırılan futbol ile özdeşleştirilirken, daha fazla topa sahip olma da ön plana çıkıyordu.
Daha sonrasında Guardiola, her ne kadar ‘tiki-taka’dan nefret ettiğini, aslında tüm amacın oyunu rakip sahaya yıkarak, rakibi bunaltmak olduğunu söylese de, vakti zamanında pek çok ekip bu yol ile oyuna hükmetmek istedi.

TOPA SAHİP DEĞİLKEN KALEYİ ABLUKAYA ALDI

Gelelim bugünümüze...
Günümüzde artık, topa sahip olmak eskisi kadar sonuca direkt olarak etki etmediği gibi, Bursaspor özelinde de bu durumun yankılarını görebiliyoruz.
Oyun aslında belli bir ezber haline gelen formata değil, oyunculara göre şekilleniyor.
İkinci yarının ilk maçında Bursaspor, Adana Demirspor deplasmanında boy gösterdi.

Yazının Devamını Oku

Umut devam ediyor

Bursaspor, her daim tehdit oluşturabilecek ve sahip olduğu potansiyel ile birlikte de ‘sürprizleri’ olağanlaştırabilecek bir niteliğe sahip.

Bunun esintilerine Giresun deplasmanında şahitlik ettik.
Bunca vaka ve sakatlığa karşın, sahaya çıkan gençlerin ortaya koyduğu yürek ve mücadele, Bursaspor kimliğinin, ağırlığını rakibine son derece hissettirdi.
Öyle ki; A’dan Z’ye maçın tüm parametrelerinde Bursaspor’un üstünlüğünü gözlemledik.

BAZI MAĞLUBİYETLER SİLKELENMEYİ GETİRİR

Mevcut şartlar altında, Süper Lig’e yükselmenin bu sezon kaçınılmaz olarak görüldüğü dönemde, neticede kaybedilen 3 puan her ne kadar bir yandan yaralasa da, bu mücadelenin sezonun kalan bölümlerinde yansıtıldığında, nice 3 puanları kazandıracağına inancımız tam.
Bilhassa; her ne kadar Giresunspor’un da vakalar ve sakatlıklardan yana canının sıkkın olduğunu belirtsek de, neticede 8 maçlık üst üste galibiyet serisi yakalayan ve ligin en formda takımına karşı mücadele verdiler.
Bazı mağlubiyetler ‘hayırlıdır’ esasen, silkelenmenin de yolunu açar.

Yazının Devamını Oku

Kritik viraj

Sürprizlerle dolu bir sezon yaşıyoruz.

TFF 1. Lig’de neredeyse her hafta, farklı bir ekip soyunma odasından ‘lider’ pozu veriyor.
Makas da takımlar arasında git gide daralırken, belki de sezon sonuna ilişkin en kritik süreçlerden birini geçireceğiz.
Bu kapsamda Bursaspor’un da fikstürü, zorlu ancak kağıt üzerinde potansiyel favori maçlarını da içerisinde barındırıyor.
Önümüzdeki Giresunspor ve Tuzlaspor maçları, bu noktada Timsah’ın kalan haftalarına ilişkin önemli bir belirleyici unsur olacak.
Aslında baktığımızda fotoğraf bizlere umut vadediyor.
Bu mücadelelerden çıkarılacak puanlar, hatta galibiyetler; Bursaspor’u sonraki haftalarında daha da rahatlatır bir duruma getirirken, aynı zamanda sonraki 6 maçın nispeten zorluk düzeyi daha düşük olması, bir anda takımı üst sıraların sahibi yapabilir.
Aksi halde ise telafi için hata payı git gide azalacak…

AYNI DİSİPLİNLE MÜCADELE EDİLMELİ

Yazının Devamını Oku

Göz göre göre gitti

Ekonomisi giderek düşen, pandemi etkisiyle birlikte de pek çok gelirden mahrum kalarak sezon bazında genç oyuncularına yönelen Bursaspor’un, Ali Akman’ın transferinden ‘yetiştirme bedeli’ dışında kazanç sağlayamayacak olması, her yönden oldukça sıkıntılı.

Kulübün şiddetle gelire ihtiyaç duyduğu bu dönemde, potansiyel en yüksek kazanımın sağlanacağı oyuncu, göz göre göre gitti.
*
Sözleşmenin imza tarihi, bizlere kulüp atmosferinden uzakta sakince bu işin bitirildiğini gösteriyor.
Akman cephesi; imza sonrasındaki 3 aylık süreci ya analiz edemedi, ya da fırsatlar, tepkilerden daha cazip geldi. Bilemiyoruz…
Öyle ya da böyle, takımın alnının teriyle ortaya koyduğu bir mücadele var.
Bu yönde tepkilerin odağındaki bir genç oyuncu ne denli kendini takıma verebilir, en ihtiyaç duyulan dönemde kadro dışı hangi tarafa ceza olur, kulübe destek için oyuncuların dahi serzenişte bulunduğu bugünlerde diğer oyuncuların bu sürece reaksiyonu nasıl olur…
Bunlar tamamen muamma ve ikilem oluşturuyor.

Yazının Devamını Oku

Gençlik başımda duman

Brezilya’nın efsane oyuncusu Sokrates, meşhur 1982 yılının takımı için şöyle der; “Bu takım, hayal gücü, idealizm ve şiirin birleşimi. İnsanlar onların hayallerini yansıttığımız için bizi izlemeye geliyorlar. Futbol sahasında güzellik, zaferlerden daha önemlidir.”

Bu bağlamda düşünecek olursak, futbol denildiğinde ilk olarak akla güzel oyun, aidiyeti yüksek taraftar, bir anda değişen hikayeler gelir değil mi?
Artık değil, futbol günümüzün endüstriyelleşme sürecinde çığır açar hale geldi.
Transferler kısa vadede popülasyonu ve marka değerini öylesine artırıyor ki, sportif başarısızlıkların dahi önüne geçebiliyor.
Bu endüstriyelleşme çağında geçmiş dönemlerde amatör ruhla oynanan futbolun aktörleri, şimdilerde devasa bir iş kolunda işleyen çarkın dişleri.
Nasıl ki, AR-GE’si yapılmış, hayatı daha kolay hale getiren ürünler talep görüyorsa, futbolcular için de aynı durum geçerli...
Yeter ki bir ışık görülsün.

GÜN IŞIĞI, BULUTLARIN ARDINDAN DEĞİL SAHADAN GELDİ

Bugünün Bursaspor’unda, gençler de kendilerine fırsat tanındığında neler başarabileceklerini gösterdi.

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI