Gözde Yener Birman

Gözde Yener Birman

gozde.yener1@gmail.com

Nilgün Belgün: Yaşım, enerjimin gerisinde kalıyor

Sahnenin ışıkları altında geçen bir ömür… Mesleğinin 50. senesini dolduran, yüksek ve pozitif enerjisi ile hem mesleğinin hakkını veren hem de çok sevilen başarılarıyla sayılan ve kadın olmanın en güzel haliyle vücut bulmuş çok özel sanatçı Nilgün Belgün ile sohbetimizi gerçekleştirdim. “Yüzde Yüz İlham Veren Sohbetler”de bu kez konuğumuz, yıllardır hem güldüren hem düşündüren, hayatın iniş çıkışlarını sahneye cesurca taşıyan Nilgün Belgün. Bu sohbet, sadece bir oyunculuk yolculuğu değil; aynı zamanda bir kadının zamanla, yalnızlıkla, aşkla ve kendisiyle kurduğu derin bir bağın hikayesi.

Haberin Devamı

Nilgün Belgün: Yaşım, enerjimin gerisinde kalıyor
 

 

- Sizi sahnede izleyenler çok güçlü bir enerji görüyor. Nilgün Belgün sahneye çıktığında içinde hangi duyguyla çıkıyor?

NİLGÜN BELGÜN: Ben her sahneye çıktığımda hayata büyük bir tutkuyla, büyük bir aşkla bakarım. Her oyun benim için yeni bir başlangıçtır, her seyirci de yepyeni bir deneyimdir. Çünkü salona gelen her seyirci birbirinden farklıdır. Onlarla kurduğum o göz göze temas beni her zaman çok heyecanlandırır. İşime olan aşkım ve tutkum benim için en önemli duygudur. O tutkuyla sahneye çıkarım. Tabii ki duygularım ve heyecanım genelde hep aynıdır. Ama insan hayatında öyle dönemler yaşayabilir ki o anda aynı tutkuyu ve heyecanı hissetmediğiniz zamanlar da olabilir. Benim hayatımda bu dönemler çok az oldu. Çünkü genellikle hep sevdiğim, âşık olduğum işleri yaptım ve sevdiğim ortamlarda çalıştım. Böyle zamanlar olduğunda da içinden çıkmayı başardım. Çünkü 23 Elbette zaman zaman düştüğüm de oldu, kalktığım da. Ama bunlar önemli değil. Önemli olan düşerken nasıl düştüğünüz ve kalkarken küllerinizden nasıl doğduğunuzdur. Benim için asıl önemli olan budur.

 

Haberin Devamı

ENERJİM ALLAH VERGİSİ

 

- Mesleğinize olan tutku hiç bitmiyor ve bitmesin de… Adeta siz mesleğinizi, mesleğiniz de sizi besliyor gibi. Bu döngünün kesite uğradığı zamanalar oldu mu hiç? Olduysa içinden çıkmayı nasıl başarıyorsunuz?

NİLGÜN BELGÜN: Benim bu enerjim biraz da Allah vergisi. Durup dururken “Şöyle enerjik olayım, böyle davranayım” diye bir çabam yok. Yaradılışımda böyle bir enerji var. Gerçekten çok yüksek bir enerjim var. Hatta çoğu zaman yaşımdan öte bir enerji diyebilirim. Yaşım geride kalıyor ama enerjim daha ileride gidiyor.

Nilgün Belgün: Yaşım, enerjimin gerisinde kalıyor

 

Haberin Devamı

HAYATLA GEÇİNMEYİ SEÇTİM

 

- Tiyatro, seyircisiyle o kadar iç içe bir meslek ki günümüzde çok konuşulan enerji, titreşim meselelerini siz yıllardır deneyimleyen bir kişisiniz. Seyircinin olumlu olumsuz tepkilerini sezgisel de olsa alan biri olarak iç motivasyonunuz çok değerli. Bunun için telkinleriniz, hayata, mesleğe, insanlara bakışınız nasıl?

NİLGÜN BELGÜN: İnsanları olduğu gibi kabul etmeyi öğrendim. 45’li yaşlarıma kadar insanları anlamakta zorlandığım zamanlar oldu. “O niye öyle?”, “Bu neden böyle?” diye çok sorguladım. Ama zamanla şunu gördüm: Dünyada çok iyi insanlar da var, çok kötü insanlar da. Artık bunu biliyorum. Bu yüzden kötü insanlarla görüşmemeyi seçiyorum, onlarla çok fazla bir arada kalmamaya çalışıyorum. Daha çok iyi niyetli ve pozitif insanlarla vakit geçirmek istiyorum. Zaten hayatımda çok az dostum var. Bir elin parmaklarını geçmez. En fazla beş altı tane çok sevdiğim dostum vardır. Hayatla baş etmekten ya da onunla savaşmaktan çok, hayatla geçinmeyi seçtim. Bu yüzden artık birçok konunun altından daha rahat çıkabiliyorum. Çünkü öyle bir yaşa geldim ki artık kararlarımı kendim veriyorum ve insanları kendim seçiyorum. Yani seçilmektense seçmeyi tercih ediyorum. Yaşadıklarım bana çok şey öğretti. Belli bir yaştan sonra farkındalığınız ve algınız yerine oturuyor. Bu yüzden şu anda hayatıma hiçbir sorun yaşamadan, gayet mutlu bir şekilde devam ediyorum. İşimle, ailemle, arkadaşlarımla ve dostlarımla birlikte.

Haberin Devamı

Nilgün Belgün: Yaşım, enerjimin gerisinde kalıyor

 

- İlişkiler hakkında alma-verme dengesinde siz terazinin hangi tarafındasınız?

NİLGÜN BELGÜN: Alma verme dengesi çok önemlidir. Bu denge oyuncu ile seyirci arasında bile vardır. Siz iyi işler yaptıkça, onları mutlu ettikçe, onların size olan sevgisi de artar. Sizi daha çok alkışlarlar, daha çok beğenirler. Umut verdiğiniz sürece bu denge devam eder. Aslında alma verme dengesi hayatın her yerinde vardır. Bütün ilişkilerde geçerlidir. Eğer biri sürekli verip diğeri sürekli alıyorsa, bu durum mutlaka birini mutsuz eder. Bu denge kurulmazsa ilişkiler zaten sağlıklı ilerlemez. Aşkta da, evlilikte de, dostlukta da, ebeveyn ilişkilerinde de alma verme dengesi en önemli dengedir. Ben buna çok dikkat ederim. Ne fazla veririm ne de fazla alırım. Bu dengeyi koruyarak yaşamaya çalışırım.

 

Haberin Devamı

- Yıllar geçtikçe kadınların toplumdaki rolü değişiyor. Sizce Türkiye’de kadın olmak bugün nasıl bir yolculuk?

NİLGÜN BELGÜN: Kadın olmak her zaman zordur. İş hayatında da çoğu zaman öncelik erkeklere verilir. Kadınlar genellikle ikinci planda kalır. Ne olursa olsun kadın çoğu zaman bir adım geride durmak zorunda bırakılır. Ama günümüz kadınları artık çok daha bilinçli. Okuyorlar, kendilerini geliştiriyorlar, kültürleri ve tecrübeleriyle daha güçlü bir şekilde durabiliyorlar. Bu da kadına duyulan saygıyı artırıyor. Birçok iş yerinde kadınlar artık çok iyi pozisyonlara geliyor. Bu durum sanatta da geçerli. Kadınlar kendilerini korumayı öğreniyorlar. Tabii burada daha çok şehirli kadınlardan bahsediyorum. Ama hayatın genelinde hâlâ erkeklerin bir adım önde olduğu bir düzen var. Biz kadınların derdi önde olmak değil; kadın ve erkeğin yan yana olmasıdır. Bunun zamanla daha da güçleneceğini düşünüyorum. Yeni neslin güçlü kadınları rol model aldığını görüyorum. Bu da bana umut veriyor.

Haberin Devamı

Nilgün Belgün: Yaşım, enerjimin gerisinde kalıyor

 

DENİZ ÇAKIR’A HAK VERİYORUM

 

- Oyuncu Deniz Çakır’ın dediği kadın oyuncunun raf ömrü var sözüne sizin yorumunuz nedir?

NİLGÜN BELGÜN: Deniz Çakır’ın söylediği “kadın oyuncunun raf ömrü var” sözü aslında kadınların kendi ürettiği bir ifade değil. Bu daha çok sektörün bakış açısıyla ilgili bir durum. Oyuncu seçimi yapılırken genellikle genç kadın oyuncular tercih ediliyor. Erkek oyuncuların yaşı daha büyük olabiliyor ama kadın oyuncular genellikle daha genç seçiliyor. Bu, dünyanın birçok yerinde böyle. Güzellik, gençlik ve zayıflık gibi kavramlar ön plana çıkarılıyor. Bunların çoğu aslında sahte kriterler. Bu nedenle Deniz Çakır’a bu konuda hak veriyorum. Yapımcıların bakış açısında böyle bir gerçek var. Ama bizim kendi aramızda bir raf ömrümüz yok. Kendimize iyi baktığımızda, hayatı sevdiğimizde ve enerjimizi koruduğumuzda bu süre çok daha uzun olabilir. Ama maalesef sektör bazen bunu nüfus cüzdanına göre değerlendiriyor. Dünyaya baktığımızda bu yaşlarda hâlâ çok güçlü bir şekilde var olabilen oyuncular var. Mesela Meryl Streep gibi. Ama o da çok güçlü bir oyuncu olduğu ve farklı bir enerjisi olduğu için bu noktada. Ben kendi yaşımdan ve duruşumdan son derece memnunum. Bunu söyleyebilirim.

 

- Kimleri sever, kimlere saygı duyarsınız?

NİLGÜN BELGÜN: Ben iyi niyetli, art niyet taşımayan insanları severim. İyi kalpli insanlar benim için çok değerlidir. İşini iyi yapan insanlara saygı duyarım. Başarılı insanları çok severim. Çalışan, çırpınan ve disiplinli insanlara büyük saygı duyarım. Ben başarı odaklı bir kadınım ve başarılı insanlara her zaman ayrı bir saygım vardır.

 

- Hayatınızda aşk, dostluk ve yalnızlık… Hangisi sizi daha çok büyüttü?

NİLGÜN BELGÜN: Yaşanan aşk insanı çok büyütür. Aşktan çok güzel tecrübeler kazanırsınız. Bu tecrübeler insanı olgunlaştırır. Hiç aşk yaşamamış insanlar için gerçekten üzülüyorum. Çünkü aşk, hayata çok önemli deneyimler kazandırır. İyi ya da kötü, sonuçta insan tecrübe kazanır. Bu tecrübeler sayesinde hayata daha dikkatli bakarsınız. Beni büyüten şeylerin başında da aşk gelir. Yalnızlık konusuna ise çok farklı bakıyorum. Yalnızlık benim için olumsuz bir şey değildir. Tecrübeyle kazanılmış bir yalnızlık bazen her şeyden daha güzeldir. Çünkü insanı büyüten şey tecrübedir.

 

- Oyunculuk kariyerinizde “İyi ki yapmışım” dediğiniz bir karar var mı?

NİLGÜN BELGÜN: Oyunculuk kariyerimde “iyi ki yaptım” dediğim en önemli şey, kendi yarattığım gösteridir. Tek başıma sahnede olduğum bir komedi gösterisi. Bir kadının hayatını anlatıyorum. Yaşadıklarımı kendim yazdım ve kendim oynuyorum. 13 yıldır sahnede olan bir iş bu. Bildiğim kadarıyla bunu bu kadar uzun süre tek başına yapan başka bir kadın yok. Bu nedenle kariyerimin en değerli işlerinden biri olduğunu düşünüyorum.

 

HEP ÇOK SEVİLEN BİR OYUNCU OLDUM

 

- Tiyatro seyircisi son yıllarda değişti mi? Sahne ile seyirci arasındaki ilişki sizce nasıl evriliyor?

NİLGÜN BELGÜN: Ben 50 yıllık bir tiyatro oyuncusuyum. 1976 yılında Devekuşu Kabare ile başladım ve bugüne kadar tiyatroyu hiç bırakmadım. Benim için asıl olan tiyatrodur. Tiyatro oyunculuğu benim mesleğimin en prestijli tarafıdır. Ama kendi yarattığım bu gösteri beni bambaşka bir yere taşıdı. 13 yıldır aynı işi yapıp her defasında kapalı gişe oynamak gerçekten çok özel bir durum. Bu yüzden kariyerimin en kıymetli işlerinden biri olarak görüyorum. Benim için tiyatro seyircisi hiç değişmedi. Çünkü ben hep çok sevilen bir oyuncu oldum. Hep çok seyircisi olan bir oyuncuydum ve hep başarılı işlerde oynadım. Ödüller aldım, güzel oyunlarda yer aldım. Seyircim beni hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Yıllar geçtikçe seyircim artarak devam etti. Bu yüzden tiyatro seyircisi konusunda benim hiçbir sorunum olmadı. Ama başkaları için durum farklı olabilir. Eğer seyirci azalıyor ya da değişiyorsa bunun nedeni çoğu zaman yapılan işlerin kalitesiyle ilgilidir. Çünkü seyirci sevdiği oyuncudan kolay kolay vazgeçmez. Ben bunu 50 yıldır yaşayarak gördüm.

 

- Sahnede güçlü kadın karakterleri oynadınız. Gerçek hayatta güçlü kadın olmak sizce bir seçim mi, yoksa kader mi?

NİLGÜN BELGÜN: Ben güçlü bir kadınım. Bunu kendim söylemekten çok çevremden duyuyorum. Bu bir seçim mi yoksa bir yaşam biçimi mi bilmiyorum ama güçlü bir şekilde yaşıyorum. Kolay kolay hiçbir şey beni yıkamaz. Elbette herkes gibi zor zamanlar yaşadım, ayrılıklar yaşadım, sıkıntılar gördüm. Ama düştüğümde hep dimdik kalktım. Kimsenin beni üzmesine izin vermem. Ben de kimseyi üzmem ama beni üzen insanlardan hemen uzaklaşırım. Bu benim gücüm. Hayatımdan insan çıkarmam gerektiğinde bunu yapabilirim. Güvendiğim ve inandığım insanlardan ise asla vazgeçmem.

 

- Yıllardır sahnede olan bir sanatçı olarak sorayım: Hayat dediğimiz bu sahnede Nilgün Belgün’ün seyirciye söylemek istediği en önemli cümle nedir?

NİLGÜN BELGÜN: Benim hayatın içinden, yaşadıklarımdan sonra seyirciye söyleyebileceğim en önemli şey şudur: Kendinizi mutlu edecek şeyleri asla ertelemeyin. Hayat gerçekten çok kısa.

Yazarın Tüm Yazıları