Paylaş

“M-GEN GELECEK PLANLAMA MERKEZİ’Nİ KURDUM”
- Ufuk hanım, siz ilk fütürist şirketinizi kurduğunuzda sanırım bu kadar hızlı ilerleneceğini tahmin ederek açtınız. Mütfhiş bir öngörü ve vizyon bu! Nasıl bir ilgi ve ihtiyaçla böyle bir girişimde bulundunuz?
UFUK TARHAN: Her şey bilişim sektöründe üst düzey yönetici olarak çalıştığım yıllarda, yanılmıyorsam 1995’te bir yurt dışı seyahatte havaalanında unuttuğum The Futurist dergisi ile başladı. O dergiyi okuduktan sonra “gelecek” algım tamamen değişti. İlk kez o gün geleceğin de aslında bizden etkilendiğini ve yaptıklarımızın geleceği değiştirdiğini fark ettim. Gelecek benim için bilinmez bir durum olmaktan çıktı; pek çok tarafını planlayıp, gerçekleştirip, değiştirip, şekillendirebileceğim bir bilgi haline geldi. O günden sonra kariyerimi ve iş yapış biçimimi bu gözle yeniden düşünmeye başladım. Bunu yaparken en güçlü dönüştürücünün ve yardımcının da teknoloji olduğunu kavradım, insanların “gelecekle ilişkisinde” büyük bir boşluk olduğunu gördüm ve M-GEN Gelecek Planlama Merkezi’ni kurdum. Amacım insanların ve kurumların özellikle “iş geleceklerini” sürdürülebilir ve başarılı kılmalarına yardımcı olacak bilgi, vizyon, misyon, strateji ve planlarını oluşturmalarına, geliştirmelerine ve uygulamalarına destek olmaktı, hâlâ da öyle. Ancak “fütürist” olarak para kazanmak o kadar kolay olmadığı için bu süreçte bir dijital ajans ve bir de yazılım şirketi kurdum. Şimdi sadece “İş Fütüristi ve Stratejisti” olarak devam ediyorum.
- İnsan aklının evrilme süreci ile yapay zekanın hızı senkronize değil. Kendi aklımızı kendi ellerimizle teslim ediyor ve pasifize ediyoruz sanki… Tehdit olur mu diye düşünülen hiçbir keşif ya da icat sonrasında endişeleri boşa çıkarmadı. Yapay zekanın tehditleri neler olabilir?
UFUK TARHAN: İnsan aklının evrimsel temposu ile yapay zekanın hızının aynı hatta ilerlemediği doğru. Bu yüzden birçok kişi “acaba insan zekasını yapay zekaya teslim mi ediyoruz” diye kaygılanıyor. Ben bunu daha çok “kontrolsüz hız ve amaçsız güç riski” olarak görüyorum. Çünkü sorun teknolojinin varlığı değil, onu hazırlıksız ve bilinçsiz kullanmamız. Yapay zeka yanlış ellerde kullanıldığında; veri güvenliği, mahremiyet, manipülasyon, etik dışı yönlendirme, iş gücü yapısının dengesizleşmesi, eşitsizliklerin derinleşmesi gibi ciddi riskler doğurabilir. Bir diğer tehlike de insanların kendi düşünme, araştırma ve karar verme kaslarını tembelleştirme ihtimali. Eğer sadece “kolaylaştırıcı” olarak değil “bizim yerimize düşünen” bir varlık haline getirirsek asıl tehdit o zaman başlar. Ben yapay zekayı insan aklının yerine geçecek bir şey değil, onu büyütecek, geliştirecek, kapasitesini genişletecek bir yardımcı olarak konumlayınca risklerin büyük ölçüde yönetilebilir olduğuna inanıyorum. Yani mesele yapay zekanın ne olduğu değil, bizim ona nasıl bir rol biçtiğimiz. Burada da sorumluluk bireylere, kurumlara, hükümetlere ve eğitim sistemlerine düşüyor. Geleceği şekillendirecek olan yine insan bilinci ve iradesi olacak

“GELECEK PLANLAMA REHBERİ” BENİM DİJİTAL İKİZİM
- Sizin hazırladığınız bir ‘yapay zeka’ çalışması var, bundan da bahsedelim isterim. Nasıl bir çalışma oldu?
UFUK TARHAN: Muhtelif çalışmalarım var. Bir tanesi, kuruma ve sektöre özel, yapay zekanın da aktif “katılımcı” olduğu 2–3 saatlik atölye çalışmaları yapıyorum. Bu oturumlarda ekipler kendi gerçek iş sorunlarını ve hedeflerini ortaya koyuyor, biz de birlikte yapay zeka araçlarını kullanarak somut senaryolar, çözüm fikirleri ve ilk aksiyon adımlarını tasarlıyoruz. Bunun faydası katılımcılarda tam bir “yapay zeka ile neleri, nasıl ve neden yapabilirim, yapmalıyım” farkındalığı ve güçlü bir uygulama motivasyonu yaratması. Çalışmanın sonunda herkes işine, hayatına döndüğünde hemen başlatabileceği küçük pilotlarla ve net bir ilerleme çerçevesiyle ayrılıyor, böylece yapay zeka soyut bir kavram olmaktan çıkıp günlük işlerinin, hayatının doğal ve gerçek anlamda faydalanabileceği bir parçasına dönüşüyor.
Yaptığım bir başka çalışma da kariyer planlaması için oluşturduğum “Gelecek Planlama Rehberi”. Aslında bu, kişilerin kendi kariyerlerini ve bireysel iş geleceklerini planlarken benimle birlikte çalışabilmeleri için yarattığım dijital ikizim. “Gelecek Planlama Rehberi”ne bu https://chatgpt.com/g/g-iJZ3Om0pM-gelecek-planlama-rehberi linkten erişebilir ve burada hem hazır yönlendirici sorulara yanıt verebilir hem de daha karmaşık konular için aklınızdaki soruları sorup adeta benimle sohbet ediyormuş ya da bire bir benden mentorluk alıyormuş gibi ilerleyebilirsiniz. Çünkü onu ben tasarladım, ben eğittim; yıllardır edindiğim bilgi, deneyim ve yaklaşımıma göre çalışıyor. Bu rehber, özellikle “nereden başlamalıyım” diye düşünenler için net bir yön, güçlü bir bakış açısı ve uygulanabilir bir yol haritası oluşturuyor. Kişinin güçlü yönlerini, potansiyelini ve fırsat alanlarını daha berrak görmesine yardım ediyor, kariyerini ve becerilerini daha bilinçli, planlı ve cesur yönetmesini sağlıyor. En önemlisi de kullanıcıyı yalnız bırakmıyor; yanında gerçekten bir “gelecek yol arkadaşı (ben)” varmış hissi veriyor. Deneyin, çok sevecek ve yararlanacaksınız.
- Çok iyi bir çalışma… Merak ettim, hemen deneyeceğim… Yapay zeka, otomasyon ve hız çağında sizce insanı insan yapan hangi beceriler daha da kıymetli hale geliyor?
UFUK TARHAN: Yapay zeka ve otomasyon çağında insanı insan yapan ve değerini artıran şey, yalnızca bilgi değil; anlam kurma, bağlamı okuma, empati, sezgi, hayal gücü ve vicdan. Teknoloji hesaplar, optimize eder, hızlandırır; ama neden sorusunu soran, değer üreten, etik çerçeve çizen yine insan. Yaratıcılık, eleştirel düşünme, çok disiplinli bakabilme, ilişki kurabilme, güven oluşturma, belirsizlikle başa çıkma ve anlam üretme becerileri bu yüzden daha da kıymetleniyor. Kısacası gelecekte yarış “daha teknik olanın” değil, “daha insan kalabilenin” yarışı olacak. Ve tabii ki T-İnsan’laşma becerisi büyük fark yaratacak ve T-İnsan modelini uygulayanlar, “insan kalabilme, olabilme” gücünü çok daha bilinçli, donanımlı ve sürdürülebilir şekilde koruyup büyütecek. Böylece sadece mesleklerini değil, varoluşlarını da geleceğe taşıyabilecekler.
- Türkiye’de kurumlar ve yöneticiler geleceğe hazırlanma konusunda sizce hala nerede direniyor?
UFUK TARHAN: Bence büyük direnç “bildiğimiz şekilde devam edelim, nasılsa bir şey olmaz” konforunda ve “öğrenilmiş çaresizlik” sığınağına saklanmakla oluşuyor. Yani asıl problem teknoloji ya da bilgi eksikliği değil; zihniyet, vizyon, cesaret, çalışma, disiplin ve kararlılık eksikliği. Türkiye’de kişi ve kurumların önemli bir bölümü hâlâ geleceği stratejik bir yönetim alanı değil, “konuşulan ama ertelenen” bir konu olarak görüyor.
Uzun vadeli düşünmek yerine kısa vadeli sonuçlara odaklanmak, risk almaktan çekinmek, inovasyonu proje gibi görmek, veri ve yapay zekâyı söylemde sahiplenip pratikte kültüre dönüştürememek en belirgin direnç, problem alanları. Bir başka kritik konu da liderlik. Geleceğe hazırlanmak için önce liderlerin zihniyetinin dönüşmesi gerekiyor. “Değişim ihtiyacı” hissedilmeyince ya da doğru sahiplenilmeyince kurum kültürü de harekete geçmiyor.
Kısacası Türkiye’de hâlâ “geleceği konuşuyoruz ama bugünü hatta dünü yaşıyoruz” noktasındayız. Oysa gerçek güç, geçmişe takılan, geleceği bekleyenlerde değil, onu ciddiye alıp bugünden hazırlananlarda.
BİLGİSİ GÜÇLÜ, KALBİ CANLI, ZİHNİ ESNEK İNSANLAR
- İnsanda değerli hangi özellikler öne çıkacak?
UFUK TARHAN: Bence insanın değerini artıracak özellikler; düşünme derinliği, empati kurabilme, anlam üretebilme ve etik duruş olacak. Yaratıcılık, sezgi, hayal gücü, farklı disiplinleri birleştirebilme, iş birliği yapabilme ve güven yaratabilme becerileri daha fazla öne çıkacak. Teknoloji hız katacak ama yön ve anlamı insan belirleyecek. Bu yüzden “bilgisi güçlü, kalbi canlı, zihni esnek” insanlar geleceğin en kıymetli aktörleri olacak.
Para sadece finansal bir araç olmaktan çıkıyor. Yapay zeka ile iş gücü azalırken en kritik yatırım, insanın kendine, yetkinliklerine, öğrenme hızına, sosyal sermayesine ve ürettiği etkiye olacak. Ben gerçek yatırımın bilgi, beceri, network, itibar, sağlık ve zihinsel dayanıklılık olduğunu düşünüyorum.
Birey için somut olan; ikiz dönüşüme (yeşil + dijital) uyum sağlayacak becerilere, veri okuryazarlığına, yapay zekâ ile çalışabilme yeteneğine ve T-İnsan modeline yatırım yapmak. Yani kendini tek bir alanda sıkışmış bir uzman yerine, çoklu becerileri olan esnek bir profesyonel haline getirmek.
Kurumlar içinse “etki ekonomisine” hazır olmak en önemli yatırım. Karbon regülasyonlarına, sürdürülebilirlik standartlarına, dijitalleşmeye ve yapay zekâya aynı anda hazırlanan, kendi işini “T’leştiren” (iş modellerini, süreçlerini ve ekiplerini T-İnsan mantığıyla dönüştüren) şirketler öne geçecek. Yakın gelecekte kazanç, sadece kâr tablosuyla değil; ikiz dönüşüme uyum düzeyi, etki ekonomisinde aldığı pozisyon ve veriyi yapay zekâ ile ne kadar iyi yönettiğiyle ölçülecek.
- Yapay zeka ile işgücü azalacak dolayısıyla para kazanmak, biriktirmek vs gibi paranın da değeri değişecek. Sizin yatırımlar ve kazanç olarak gördüğünüz neler var?
UFUK TARHAN: Para sadece finansal bir araç olmaktan çıkıyor. Yapay zeka ile iş gücü azalırken en kritik yatırım, insanın kendine, yetkinliklerine, öğrenme hızına, sosyal sermayesine ve ürettiği etkiye olacak. Ben gerçek yatırımın bilgi, beceri, network, itibar, sağlık ve zihinsel dayanıklılık olduğunu düşünüyorum.
Birey için somut olan; ikiz dönüşüme (yeşil + dijital) uyum sağlayacak becerilere, veri okuryazarlığına, yapay zeka ile çalışabilme yeteneğine ve T-İnsan modeline yatırım yapmak. Yani kendini tek bir alanda sıkışmış bir uzman yerine, çoklu becerileri olan esnek bir profesyonel haline getirmek.
Kurumlar içinse “etki ekonomisine” hazır olmak en önemli yatırım. Karbon regülasyonlarına, sürdürülebilirlik standartlarına, dijitalleşmeye ve yapay zekaya aynı anda hazırlanan, kendi işini “T’leştiren” (iş modellerini, süreçlerini ve ekiplerini T-İnsan mantığıyla dönüştüren) şirketler öne geçecek. Yakın gelecekte kazanç, sadece kar tablosuyla değil; ikiz dönüşüme uyum düzeyi, etki ekonomisinde aldığı pozisyon ve veriyi yapay zekâ ile ne kadar iyi yönettiğiyle ölçülecek.
FİKRE AŞIK OLUP GELECEĞE KÖRLEŞMEK
- Girişimcilik tarafında, özellikle yeni kurulan işlerde en sık gördüğünüz stratejik hata ne?
UFUK TARHAN: Girişimcilikte en sık gördüğüm stratejik hata, “fikre aşık olup geleceğe körleşmek.” Yani pazarın gerçek ihtiyacını, değişen dinamikleri ve geleceğin regülasyonlarını yeterince hesaba katmadan sadece heyecanla hareket etmek. Bir diğeri de kısa vadeli başarıya odaklanıp iş modelini ölçeklenebilir, sürdürülebilir ve teknolojik dönüşüme uyumlu kurmamak.
Türkiye’de birçok girişim, veri toplama kültürü olmadan karar veriyor, yapay zeka entegrasyonunu geç kalmış bir aşama gibi görüyor ve ikiz dönüşümü (yeşil + dijital) işin başında stratejiye yerleştirmiyor. “Ürün çıkarmayı” başarı sanıp, strateji, süreç, kültür ve etkisini tasarlamayan girişimler yolda yoruluyor. Gelecek artık sadece iyi fikri değil, doğru konumlanmış, sürdürülebilir, etkisi güçlü ve yapay zekayla büyümeye hazır girişimleri ödüllendirecek.
- İnsanlığın gelişim gösterdiği en hızlı dönem… Bu hızla gidildiğinde bize bilim kurgu filminden bir sahneyi tasvir etseniz nasıl edersiniz?
UFUK TARHAN: Bence bilim kurgu değil, güçlü bir ihtimal gibi görünen sahne şöyle olurdu: Enerji sorununun çözüldüğü, temiz ve sınırsız güçle çalışan bir dünya… Artık ağır ve çevreyi kirleten üretim faaliyetleri yeryüzünde değil, uzay istasyonlarında yapılıyor. Yörüngedeki dev üretim merkezlerinde elektronik ve ileri teknoloji bileşenler, dünyanın kaynaklarını tüketmeden üretiliyor. Veri merkezleri uzayda; karbon yükü ve çevresel baskı gezegenin üzerinden kalkmış durumda. Enerji ve kaynak paylaşımı sorunu olmadığı için rekabet, hegemonya, savaş ve büyük insani krizler de tarihe karışmış; insanoğlu ilk kez gerçek bir “gezegen ortaklığı” bilinciyle yaşıyor.
Dünya ise yeniden nefes alan, daha yeşil, daha sakin ve daha insani. İnsanlar daha geç yaşlanıyor, daha sağlıklı ve daha neşeli yaşıyor. Sağlık teknolojileri biyoloji, genetik ve yapay zekâ ile birleşmiş; yaşlanma zihinsel ve bedensel olarak ertelenebilir bir sürece dönüşmüş. Tarım yüksek teknolojiyle buluşmuş; akıllı, doğayı iyileştiren üretim sistemleri sayesinde bolluk içinde, doğayla uyumlu bir yaşam kurulmuş. Adeta geçmişin huzurlu tarım toplumları ile geleceğin ileri teknolojisi birleşmiş gibi; insanlar doğa ve teknolojiyle aynı ekosistemin uyumlu parçaları.
Yapay zeka insanın yerini alan değil; insan zekasını büyüten, hayatı kolaylaştıran güvenilir bir yol arkadaşı. İnsanlar artık zamanını sadece “çalışarak hayatta kalmaya” değil, üreterek, öğrenerek, yaratarak ve birbirine iyi gelerek değerlendirdiği bir uygarlığın içinde yaşıyor. Kısacası teknoloji insanlığın rakibi değil; birlikte daha adil, daha huzurlu ve daha umutlu bir gelecek kurduğu güçlü bir dostu olmuş bir dünya hayal ediyorum.
KİMLİK
- Burcu: Koç
- Okuduğu okullar: ODTÜ ; BAU ama esas okul Internet ve Hayat. Otodidakt Öğrenmeye okdalıyım.
- Bekar-aile: Aile. İki evlilik. 1 Kız 1 erkek iki evlat. Kız benden, erkeği ikinci eşim hazır getirdi.
- İlgi alanları: Gelecek, Teknoloji, Hayat
YÜZDE YÜZ
- Senin için yüzde yüz tek gerçeklik nedir?: Öyle bir şey yoktur.
- Yüzde yüz olmak istediğin yer neresi?: Geleceğe ve geçmişe seyahat edebildiğim bir seviye.
- Yüzde yüz güvendiğin kişi?: Kendim.
- Yüzde yüz bilmek istediğin şey? (kimsenin bilmediği ve senin öğrenmek istediğin bir şey): Sınırsız enerjiyi mümkün kılacak şey.

KİMSİN?
- Kimin beyninde olmak isterdin?-düşüncelerini merak ettiğin-: Merak ettiğim herkesin beyninde olmak isterdim. Bir kişiyle sınırlanmak yetmez. İlle seçeceksem Leonardo da Vinci.
- Kimin gözleriyle dünyayı görüp, algılamak isterdin? Kendi gözlerimden memnunum. İlle seçeceksem Leonardo da Vinci.
- Bir ‘icat’ olsan hangisi olurdun?: Sınırsız enerji.
NOKTALI YERLERİ DOLDUR
- ….. çok iyi yaparım: Kısır
- ….. yapmayı hiç beceremem: Yemek
- Çevrem beni ….. biri olarak tanımlar: Keyifli, teknolojiyle ve gelecekle uğraşan ilginç biri
- Az kişi bilir ben ….. biriyim: Komik
MANEVİ ANLAMDA YAŞAMDAN
- Kazandıklarım sayamayacak kadar çok.
- Yatırımlarım, ailem, arkadaşlarım.
SANA DAİR KISA KISA
- Ekonomist, olmasam malzeme mühendisi olmak isterdim.
- 40 yıl önceki haline döndün, ona ne öğüt verirdin?: Mutlaka mühendislik oku.
- Hayat motton varsa nedir?: “Yarının İşini Yarına Bırakmaz T-İnsan’laşırsan Gelecek Güzel Gelecek”
İYİ Kİ…
- İyi ki yapmışım: Kızım
- İyi ki kabul etmişim: İkinci eşimle evlilik
- İyi ki başladım: Teknoloji ve fütürist alanda alışmalar yapmak.
- İyi ki yapmamışım: Bir tane var ama söyleyemem, çok özel. Onun dışında her şeyin olması gerektiği gibi geliştiğini, olduğunu düşünürüm. Pek geçmişi düşünen, keşke ya da iyi ki diyen bir yapım yok.
Paylaş