Gözde Yener Birman

Gözde Yener Birman

gozde.yener1@gmail.com

Dijital çağın astroloğu: Aygül Aydın

Astroloji her yerde! Hayatımızın, ilişkilerimizin, kariyerimizin hatta ülkelerin politikalarında yer alan astrolojinin saygın isimlerinden, "Astromatik” ile tanıdığımız ve aynı adla yeni çıkan uygulamasıyla dijital dünyada mesleğinde çıtayı yükselten Aygül Aydın ile Yüzde Yüz İlham Veren Sohbetler’de sizler için bir araya geldik.

Haberin Devamı

 

 

ASTROLOJİ BENİM İÇİN BİR HATIRLAYIŞ

 

- Aygül hanım, istikrarlı ve güven veren yapınızla mesleğinizi saygın bir şekilde sürdürüyorsunuz. Astrolojiye başlama ve mesleğiniz haline dönüşme aşamalarından bahsedebilir misiniz lütfen?

AYGÜL AYDIN: Öncelikle güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Çünkü işimi yaparken en çok dikkat ettiğim iki cümleyi siz bana direkt söylediniz. İstikrar ve güvenilir olmak. Hayat bazen insanı kendi içindeki en eski bilgiye doğru çeker. Benim için astroloji bir meslekten çok, bir hatırlayış oldu. Çok küçük yaşlarda hep ilgim vardı bu tarz şeylere. Ama ailevi ilişkiler, gelecekle ilgili kaygılarım artmaya başladığında, özellikle 14-15 yaşlarımda Metin Kiraz'ın bir kitabını okumam hayatımda büyük bir dönüşüm yarattı. Güneş ve Plüton karşıtlığından söz ediyordu. Kitapta, otorite figürleriyle zorlanacağım, babayla ilgili baskılı bir dönem yaşayacağım, ama bunun benim hayatımı dönüştüreceği ve beni ben yapan şey olacağı yazıyordu. O dönemde babam gerçekten baskıcıydı ve bu bilgi, içimdeki korkuyla ilk defa anlam kazandı. "Bu hayatın bir parçası bu. Kabul etmem gereken bir şey bu" dedim. Kabul ettikçe iyileşme geldi. Ve bu ağır ama İlahi bir yolculuktu. Astrolojiye olan ilgim hep vardı ama resmi olarak bilgisayar bilgi teknolojileri bölümü mezunuyum. Yüksek lisansımı siber güvenlik uzmanlığı alanında tamamladım. Üniversite sonrasında kamuda IT biriminde çalışmaya başladım. Belediyede yoğun çalıştığım bir dönemde teknik personel ihtiyacı doğrultusunda, tamamen torpilsiz bir şekilde sözleşmeliden kadroya geçtim ve devlet memuru oldum. O yıllarda astrolojiyle mesafemi korumaya çalıştım. Ama çekim gücü o kadar kuvvetliydi ki, kendimi Öner Döşer’in astroloji okulunda buldum. Metin Kiraz, Rezzan Kiraz, Yasemin Boran gibi isimlerle tanıştım. Allah rahmet eylesin, sevgili hocam Hülya Çilingiroğlu’ndan da dersler almıştım. Bu işi hep reddettim. Çünkü daha önemli şeyler yapabileceğimi düşünüyordum. Hatta belediyecilik yaptığım zamanlarda belediye başkanı olmak, belediye başkan yardımcısı olmak gibi bir sürü hayallerim vardı. Halka yardım etmek, onların yanına inmek sorunlarına daha hızlı çözüm bulmak gibi bir heyecanım vardı. O dönemlerde sürekli yöneticilerim görevden alınıyordu. Ben de o kadar büyük şanssızlıkla yaşıyordum ki anlatamam. Uranüs koç burcundaydı. Bende koç burcuyum. Haritama göre bunlara tahammül etmem ve hayatın beni burada istemediği kararını aldım.

Haberin Devamı

Dijital çağın astroloğu: Aygül Aydın

 

Haberin Devamı

ASTROMATİK OLARAK ANILIYORDUM

 

- Sonrası nasıl şekillendi?

AYGÜL AYDIN: Sonra 2017 yılı güneş tutulması ile bir blog sayfası açtım. Bu blogu doğum haritama göre başlattım. Doğum haritamda "yolunu haritayla bul" diyordu adeta. Başlık attım “Evrendeki kimliğini bul” diye. Karışık renklerle dolu büyük küçük harfler ile yazılı bir blog… Sonra o blog sayfasında yazılarım çok okundu. Adımı sakladım uzun bir süre. Astromatik olarak anılıyordum. Kadın mı erkek mi anlaşılmıyordu. Radyoda yazılarım okunuyor ve günlük yorumlarım herkese elden ele gidiyordu. En son Hürriyet gazetesinden mail geldi. "Sizin günlük yorumlarınız çok isabetli mahmure.com sayfasında yazmak ister misiniz?” Belediyede çalışıyorum diye reddettim. Benim başka hayallerim vardı. Aradan bir ay geçti, yine oradaki arkadaşlarla görüşme halindeydik. Sonra “resmim ve adım geçecek, istemem” dedim. Onlar da “söz adını ve resmini gizleyeceğiz” dediler. Ve gerçekten de öyle oldu. Bir güneş tutulması... Başak burcunda bir güneş tutulması. Blog kapandı. Ben mahmure.com ve Hürriyet Kelebek’te köşe yazarı oldum. Ve şimdi düşünüyorum da yine bir başak burcunda güneş tutulması yaklaşıyor. O zaman başladığım yolculuğun şimdi neresindeyim? Hayat, kariyerimle ilgili bana tekrar bir değerlendirme yapma hissi veriyor. Size bu röportajda bunları tekrar anlatmam gerekiyor ve konuşuyorum. Bunlar öyle çok bilinen detaylar değildir. Döngüler şaşmıyor. Eminim bu satırları okuyacak insanlara ilham olacaktır.

 

Haberin Devamı

ASTROMATİK MOBİL UYGULAMASIYLA BİLGELİĞİN ALGORİTMASI

 

- İlham olacağına eminim… Peki bilim teknolojileri uzmanlığınız bu mesleğe katkı sağlıyor mu?

AYGÜL AYDIN: Kesinlikle. Bilgiye ulaşma ve onu düzenleme biçimimiz artık bambaşka bir evreye geçti. Bilim ve teknoloji, kadim bilgileri modern insanın anlayabileceği dile çeviren birer araç haline geldi. Bu yüzden “Astromatik” mobil uygulaması doğdu. Aslında teknolojiyle astrolojiyi birleştirirken, bilgeliğin algoritmasını yazmaya çalıştım. Çünkü benim için astroloji sadece sezgisel bir alan değil; aynı zamanda veriye ve analize de dayanmalıydı. Bilgi teknolojileri alanında üniversite eğitimi aldım. Kamuda çalıştım, veri sistemlerini yönettim, yazılımlarla içli dışlı oldum. Bu süreçler bana astrolojiyi salt sembollerle değil, aynı zamanda ölçülebilir parametrelerle de düşünebileceğim bir altyapı kazandırdı. Şu an yapay zeka ve robotik sistemlerle de ilgileniyorum. En çok sevdiğim şeylerden biri, astrolojiyi “ölçümlenebilir” bir düzleme taşımak. Çünkü bugün astroloji hala ölçülemediği için bilimsel kabulde yeterince yer bulamıyor. Oysa doğru verilerle çalışıldığında, insan davranışlarıyla gökyüzü arasında istatistiksel bağlantılar kurmak mümkün. İşte bu nedenle Astromatik’i kurdum. Uygulama sadece günlük yorumlar sunan bir araç değil, aynı zamanda bir veri platformu. Binlerce kullanıcıdan elde edilen harita örüntüleriyle, gelecekte astrolojinin bilimsel temellere oturması için bir zemin hazırlıyor. Benim için bu bir hayal değil; bir vizyon. Astrolojiyi, 4 bin yıllık bir kadim bilgiyi, gelecek yüzyıllara taşımanın yolu teknolojiden geçiyor. Bu bilgi doğru araçlarla geleceğe kodlanmazsa, kaybolma riskiyle karşı karşıya. Benim amacım, bu köprüyü kurmak. Doğru bilgiyle ve doğru araçlarla… Gerisi, zaten gelecek kuşakların özgürce üzerine inşa edeceği bir yolculuk olacak.

 

Haberin Devamı

- Çok özel ve astrolojide çağı yakalayan bir girişim bu. Ben bir takipçiniz olarak uygulamaya girdiğimde hangi özelliklerini kullanabileceğim?

AYGÜL AYDIN: Bir yolculuk düşünün, ama haritanız elinizde. Astromatik tam olarak bunu sağlıyor. Kullanıcı dostu ara yüzü ve sade diliyle, teknik terimlerle karmaşık mesajlar vermek yerine, sizi anlayan bir üslupla içgörüler sunuyor. Sadece yıldızlara bakmıyor, insana bakıyor. Uygulama üç temel fazdan oluşuyor ve bu bölümler herkese açık şekilde, ücretsiz sunuluyor:

- Doğum Haritası Analizi: Kendi potansiyelinizi tanımanız için ilham verici bir alan. Doğum tarihiniz, saatiniz ve yerinize göre size ait özgün çözümler sunuyor. Hangi alanda öne çıkabilirsiniz, neleri geliştirmeniz gerekir gibi sorulara yanıt veriyor.

Haberin Devamı

- Öngörü Sistemi: Hayat sabit değil, gezegenler değişiyor. Bu modülde, doğum anınız sabit kalsa da üzerinden akan zamanın etkilerini görebiliyorsunuz. Ay, güneş ve gezegenlerin ilerleyişiyle bir ay içinde sizi neler bekliyor, hangi kararları vermek için uygun zamanlar olabilir gibi konularda öngörüler sunuluyor. "Bu karara hazır mıyım, “Bugün fazla duygusal mıyım" gibi sorularınıza sohbet tarzında cevaplar alabiliyorsunuz.

- İlişki Analizi: İnsanlar birbirlerini sevseler bile anlayamayabilir. Burada Astromatik, iki kişinin doğum haritalarından yola çıkarak, ilişkide hangi alanlarda desteklendiğini ve nerelerde zorlanabileceğini gösteriyor. Bazen bir kelime, bir cümle, bir şarkı sözü bile hayata umut getirebilir. Astromatik, bu sözleri size geri hatırlatacak bir dost gibi davranır.

Bir astrologa ulaşmak zaman ve maddi açıdan her zaman kolay değil. Astromatik ise bu erişimi demokratikleştiriyor. Arkada, sadece bu iş için özel olarak eğitilmiş ve benden başka kimsenin müdahale etmediği bir yapay zeka motoru çalışıyor. Bu sistem, doğru hesaplamalarla ve danışanla gerçekten konuşuyormuş hissi veren bir şekilde, size anınıza uygun cevaplar veriyor. Amacım sadece bilgi vermek değil; aynı zamanda destek olmak. Ve bu sistem, bu destek ihtiyacına 7/24 erişilebilen bir alan sunuyor.

 

SATRANÇ ŞAMPİYONU

 

- Hisler bu meslekte ne kadar önemli? Hisleriniz kuvvetli midir?

AYGÜL AYDIN: His, kadim bilgiyi bugünün diline çeviren içsel bir tercümandır. Ben hislerimi daima danışanlarımın sözlerinin arasındaki sessizlikte dinlerim. Çünkü bazen asıl ihtiyaç, söylenmeyen cümlededir. Benim için his, empatiden doğan ve duyumsamayla derinleşen bir özelliktir. Şu cümleyi çok önemserim: "Herkesin hissi kendine güçlüdür, başkasına değil"... Kendime dair hislerim oldukça güçlü. Sezgilerimle yolumu çizebiliyor, içsel pusulamla kararlar alabiliyorum. Ama hislerin tek başına yeterli olmadığına da inanıyorum. Bu noktada hayatıma çok etkisi olan bir gerçeği paylaşmalıyım: Ben aslında bir satranç şampiyonuyum. Çocuk yaşlarda başladığım bu yolculukta lisanslı oyunculuk, dereceler ve antrenörlük gibi deneyimlerim oldu. Satranç bana şunu öğretti: Hayat, bir sonrasını öngörebilme kabiliyetidir. Astrolojiyle satranç bu yönden birbirine çok benziyor. Her ikisinde de görünmeyeni fark etmek, stratejiyle his arasında denge kurmak gerekir. Düşünmek zekayla, hissetmek ruhla olur. Ama en önemlisi, bu ikisini birlikte çalıştırabilmektir. Kendi gelişimimize ne kadar yatırım yaparsak, hislerimiz de o kadar keskinleşir. Ben bu meslekte hissin kıymetini bilmek kadar, o hisleri her gün biraz daha geliştirmeye çabalamayı da çok önemserim. Çünkü astrolojide asıl yorum, bilginin içselleşmesiyle yapılır. Gökyüzündeki dili hissedebilen biri, aslında hayatta pek çok şeyi de hissedebilir.

 

- 2025-2026 yılları arasında ülkemizde ve dünya genelinde neleri öngörüyorsunuz?

AYGÜL AYDIN: Geçtiğimiz yıllarda dünya, özellikle de Türkiye, yoğun bir şekilde “toprak elementi” etkisi altındaydı. Bu, sistemlerin kurulması, güvenliğin sağlanması, yapıların korunması gibi temaları ön plana çıkardı. Fakat şimdi bambaşka bir döngüye giriyoruz: Plüton, kova burcunda, Uranüs ikizlere geçiyor, Satürn ve Neptün ise koç burcunda konumlanıyor. Yani hava ve ateş elementlerinin baskın olduğu, düşünsel hızın, zihinsel devrimlerin ve eylem çağının başladığı bir sürece giriyoruz. Bu sadece astrolojik değil, sosyolojik ve psikolojik olarak da büyük bir kırılma dönemi. Neptün’ün balık burcundan çıkması ve Uranüs’ün ikizler burcuna geçmesiyle birlikte eski hayaller, inanç sistemleri ve kolektif kabuller çözülüyor. Yerine bilgi, hız, iletişim ve teknoloji temelli bir düzen geliyor. Bu; duygudan akla, inançtan bilince evrilen bir çağ anlamına geliyor. Bu dönemde mümkün olmayan her şeyin mümkün hale geldiğini göreceğiz. Öyle ki bugün yasal ya da sistemsel olarak “imkansız” denilen durumlar bile gerçeğe dönüşebilir. Mesela Elon Musk’ın ABD Başkanı olması yasalara göre mümkün değil; çünkü ABD doğumlu değil. Ama bu dönemde o, bir başkandan çok daha fazla söz hakkına sahip bir figüre dönüşebilir. İşte tam olarak bu: Artık gerçeklik dediğimiz kavram bile yeniden tanımlanıyor. Önümüzdeki 30 yıl, sadece teknolojinin değil, zihniyetin, paradigmanın ve yaşam tarzlarının da dönüşeceği bir devrim süreci olacak. İmkansız denilen pek çok şeyin “aslında ne kadar da mümkünmüş” dedirteceği bir çağ başlıyor. Ve bu sadece siyasi, ekonomik ya da teknolojik bir dönüşüm değil; aynı zamanda varoluşsal bir devrim.

 

- Peki Türkiye?
AYGÜL AYDIN: 2026 sonrası Türkiye’nin de bu kolektif değişimden nasibini fazlasıyla alacağını öngörüyorum. Şu an içinde bulunduğumuz dönem, bir geçiş süreci. Ancak 2026 sonrası Türkiye Cumhuriyeti, sadece yönetsel değil; toplumsal, kültürel ve bilinç düzeyinde de yepyeni bir faza geçecek. Ülkenin kendini yeniden tanımladığı, kökleriyle bağ kurarken bir yandan da modernleştiği, hızlı dijitalleştiği bir süreç başlayacak. Ancak bu geçiş döneminde dikkat edilmesi gereken başlıca konu depremler. Uranüs’ün ikizler burcuna geçişiyle birlikte 84 yıl öncesine benzeyen döngüler tetikleniyor. Büyük şehir yangınları, kuraklık, su krizleri ve özellikle İstanbul merkezli büyük depremler, potansiyel olarak gündeme gelebilir. Bu nedenle iklim değişikliği, şehir planlaması ve afet yönetimi konularında ciddi önlemler alınması gerekiyor. Sonuç olarak, eski yıkılıyor. Yeni olanı kurmak ise bizim elimizde. Bu bir yıkım değil; yeniden yapılanma. Bu bir son değil; büyük bir başlangıç.

 

  

BURÇLARIN OLUMLU VE OLUMSUZ YÖNLERİ

 

- Koç: Cesurdur ama bazen düşünmeden atılır.
- Boğa: Sadıktır ama değişime direnir.
- İkizler: zekidir ama daldan dala atlar.
- Yengeç: Şefkatlidir ama geçmişte takılı kalabilir.
- Aslan: Işık saçar ama alkışa bağımlı olabilir.
- Başak: Titizdir ama aşırı eleştirel olabilir.
- Terazi: Uyum ister ama kararsız kalabilir.
- Akrep: Derindir ama içine kapanabilir.
- Yay: Umutludur ama yüzeysel kalabilir.
- Oğlak: Disiplinlidir ama sevgisini göstermekte zorlanabilir.
- Kova: Özgündür ama duygusal bağ kurmakta zorlanabilir.
- Balık: İlham vericidir ama dağılabilir.

 

  

- GÜNEŞ BURCU: Kim olduğumuzu öğrenmeye çalıştığımız yer.

- YÜKSELEN BURCU: Başkalarının bizi nasıl gördüğü.

- AY BURCU: Kim olduğumuzu kimsenin görmediği yerde nasıl hissettiğimiz.

 

 

KİMLİK

 

- Burcu: Koç.

- Okuduğu okullar: Beykent Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi Yüksek Lisans. Halen Galata Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde okuyoru.

- Bekar-aile: Aile, bir oğlu var. 12 yaşında, aslan burcu.

- İlgi alanları: Hayat.

 

 

YÜZDE YÜZ

 

- Senin için yüzde yüz tek gerçeklik nedir?: Her şeyin geçici olduğu…

- Yüzde yüz olmak istediğin yer neresi?: Kendimin dışına çıkmadan, insanlara dokunabildiğim her yer.

- Yüzde yüz güvendiğin kişi?: İç sesim. Çünkü onunla her şeyi yaşadım.

- Yüzde yüz bilmek istediğin şey?: Zamanın ötesinde var olan ruhsal bağların şifresi. Neden bazı ruhlarla tanışırız?

 

 

KİMSİN?

 

- Kimin beyninde olmak isterdin?-düşüncelerini merak ettiğin-: Carl Gustav Jung. Bilinçdışıyla yaptığı dansı yakından izlemek isterdim.

- Kimin gözleriyle dünyayı görüp algılamak isterdin?: Frida Kahlo. Acıyı renklere nasıl dönüştürdüğünü hissetmek için.

- Hangi kadim bilgiye hakim olmak isterdin?: Antik Mısır’ın yıldız bilgeliği. Piramitlerin gökyüzüyle olan bağı, hala bir sır.

 

- 20 yıl önceki haline döndün, ona ne öğüt verirdin?: Korkularını tanı ama onların gölgesinde yaşama. Seni büyüten, değiştiren ve ilahi plana hizmet eden şeyler de onlardı.

 

- Hayat motton varsa nedir?: "Her şey değişir. Sen de."

Yazarın Tüm Yazıları