Paylaş
Bu sene 15’inci kez düzenlenecek festival Cannes, Berlin ve Sundance başta olmak üzere bir kez daha dünyanın çeşitli yerlerindeki önemli festivallerde gösterilmiş, ses getiren çok sayıdaki filmin yanı sıra film ekiplerinin ve sektör profesyonellerinin katıldığı soru – cevap seansları ve söyleşiler gibi oldukça zengin bir yan programa da sahip.
Seçkide İstanbul’da ilk kez gösterilecek 40 filmin yer aldığı USCFF Prof. Dr. Adem Sözüer’in başkanlığı, Prof. Dr. Bengi Semerci’nin direktörlüğü ve Alin Taşçıyan’ın program danışmanlığında hayata geçiyor ve festivalin zengin programına film gösterimleriyle birlikte akademik program ve VisionIst etkinlikleri de eşlik edecek.

VISIONIST'TE ETKİNLİKLER ÜCRETSİZ
VisionIst, film seçkisi üzerinden gündemin nabzını tutarken hukuk, psikoloji, sosyoloji ve siyaset bilimi alanlarından temsilciler ile sivil toplum örgütlerini bir araya getiriyor ve etkinlikleri ücretsiz olarak düzenleniyor. Festivalin bu yılki Uluslararası Akademik Program teması ise “Yaşam Hakkı” olarak belirlendi.
Festivalin yarışma bölümü olan Altın Terazi’de bu yıl 10 film yer alıyor. Yarışma, bireysel hikâyeler üzerinden küresel adaletsizlikleri, savaşın ve sömürünün izlerini sorguluyor. Kısa Metraj Film Yarışması ise savaş, bellek ve özgürlük mücadelesi temalarına odaklanıyor.

KISA VE UZUN METRAJ FİLMLER YARIŞIYOR
Uluslararası Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması jürisine Wang Xiaoshuai başkanlık ediyor. Jüri üyeleri arasında Yorgos Arvanitis, Kezban Arca Batıbeki, Ece Dizdar ve Rashid Masharawi var. Kazanan film ayrıca 7 bin 500 euro para ödülünün de sahibi olacak.
Kısa Metraj Film Yarışması jürisinde ise oyuncu Ezgi Çelik, eleştirmen Eva Peydro ve yönetmen Umut Subaşı bulunuyor. Kısa film kazananı bin euro ödülün sahibi olacak. Festivalin jüri üyeleri arasında ayrıca SİYAD temsilcileri ile öğrenci jürisi de var.
“Adalet Terazisi” bölümünde vicdan, suçluluk ve toplumsal eşitsizlik tartışılırken, “Zamanın İzleri” bölümünde savaş, kadın özgürlüğü ve çevre felaketleri gibi evrensel meseleler perdeye taşınıyor.
Festivalin bu yılki en dikkat çekici bölümlerinden biri de “Filistin ile Dayanışma” seçkisi olacak
Rashid Masharawi inisiyatifiyle hazırlanan “Filistin ile Dayanışma” seçkisi bu yıl festivalin en dikkat çekici bölümlerinden biri olacak.
"FİLİSTİN İLE DAYANIŞMA” SEÇKİSİ
“Sıfır Noktasından artı: Gazze’nin Bitmemiş Öyküleri” başlığıyla gösterilecek yapımlar, Gazzeli sinemacıların savaşın ortasında bile süren direnişine odaklanıyor. Ayrıca Yeryüzü Hepimizin adlı özel gösterimde çevre krizi temalı bir belgesel yer alacak.
Altın Terazi yarışmasının öne çıkan yapımları arasında, Taliban rejimi altında kaybolan oğlunu arayan bir annenin mücadelesini anlatan, yönetmen Gözde Kural’ın "Cinema Jazireh" filmi dikkat çekiyor. Yarışma seçkisinde Oscar ödüllü yönetmen Sebastian Lelio’nun "The Wave", Brezilyalı yönetmen Anna Muylaert’in "The Best Mother in the World", Sudanlı yönetmen Anas Saeed ve ekibinin yönettiği “Khartoum”, Çin’den Huo Meng imzalı "Living the Land", Macar yönetmen Benedek Fliegauf’un "Jimmy Jaguar" ve Hollandalı yönetmen Sven Bresser imzalı “Reedland” gibi güçlü filmler var.
Festivalin “Herkes için sinema, herkes için festival” sloganıyla belirlenen biletleri Biletinial üzerinden öğrenci biletleri 40 TL, tam gündüz seansları 80 TL, akşam ve hafta sonu seansları ise 120 TL olacak şekilde erişilebilir fiyatlarda.

Uzun metraj filmler İBB Beyoğlu Sineması ve CKM – Caddebostan Kültür Merkezi Sineması’nda, kısa film seçkileri ise Taksim Fransız Kültür Merkezi ve CKM’de izlenebilecek. VisionIST etkinlikleri İBB Beyoğlu Sineması Pera Salonu’nda gerçekleşecek.
PROF. DR. BENGİ SEMERCİ İLE FESTİVALE DAİR...
Festivalden bahsettikten sonra USCFF Direktörü Prof. Dr. Bengi Semerci’ye soruyoruz… Ülkemizde tematik film festivalleri çok rastlanmayan türden festivaller. Adalet temalı bir festivali hayata geçirmek, hem de bunu 15 senedir devam ettirmek ne tür zorluklar barındırıyor?
“Evet ekonomik koşullar nedeni ile festival düzenlemek gittikçe zorlaşıyor. 15. yılımızda biz de bu zorluğu yaşıyoruz. Ama başlarken de tematik bir film festivali özellikle adalet temalı bir film festivali yapmanın zor olduğu belliydi. Dünyada adaletsizlikler arttıkça, onları aynalayan temaya uygun film bulmak kolaylaşıyor. Zorlaşan, o filmleri gösterebilmek için gerekli olan ekonomik desteği bulmak ve gittikçe azalan sinema izleyicisi sayısını dikkate aldığınızda elbette filmlerin izlenmesini sağlamak.”
Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali Direktörü Prof. Dr. Bengi Semerci
BAĞIMSIZ FESTİVALLERİ HAYATA GEÇİRMEK…
Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali bağımsız bir film festivali. Bu da festivalin hayata geçirilmesini daha da zorlaştıran bir gerçeğe dönüşüyor günümüz koşullarında. Prof. Dr. Bengi Semerci durumu “Bağımsız bir festival olduğunuz zaman bu daha da zor olabiliyor. 15 yıl içinde biriktirdiğimiz adalet dostlarımızın, adalete gönül vermiş gençlerin desteği bu zorlukları aşmada en büyük yardımcımız. Uluslararası platformlarda da yıllar için artan tanınırlık, gelen konukların sürdürdükleri gönüllü elçilikler ve akademik bir program ile birlikte süren tek festival olmamız da yolculuğumuzu olumlu etkiliyor. Adalet evrensel bir gereksinim, her insanın beklentisi ve isteği. Bu istek sürdükçe adalet filmleri yapılmaya, festival ve paneller gerçekleşmeye devam edecektir.” sözleriyle anlatıyor.
Festivalde İstanbul prömiyerini yapacak olan Gözde Kural imzalı Cinema Jazireh yarışma seçkisinde yer alıyor
FESTİVAL “HERKES İÇİN DOĞRU VE EŞİT ADALET” DİYOR
Adalet ve insan hakları gibi kavramları hep mahkeme salonlarıyla özdeşleştirerek düşünüyoruz. USCFF ise bu kavramları alıp sinemaya taşıyor. Özellikle de ülkemizde bunun nasıl bir ihtiyaca karşılık geldiğini soruyoruz Prof. Dr. Bengi Semerci’ye…
“Tam tersine festivalin amacı adalet kavramının suç ve cezadan ibaret mahkeme duvarları arasına sıkışmış bir kavram olmadığını göstermektir” diyor ve devam ediyor: “Adalet günlük hayatımızın her anında karşılaştığımız ve gerek duyduğumuz bir kavramdır. Festival geniş anlamda toplumdan filmlere, filmlerden topluma yansıyan adaleti, adalete ilişkin sorunları ve düşünceleri seyirci ile buluşturmaktadır. Böylece farklı açılardan adalet kavramının doğru olarak anlaşılması, tartışılması için bir platform oluşturmaktadır. Adaletin herkes için gerekli olduğu ve herkesin gerek duyduğu ülkemizde değil tüm dünyada insanlığın ihtiyacıdır. İşte festival de tam bu noktada duruyor: Herkes için doğru ve eşit adalet.”
Bir diğer yarışma filmi Çin'den gelen Huo Meng'in yönettiği İki Dünya Arasında
“YAŞAM HAKKI İNSANLARIN EN TEMEL HAKKIDIR”
Semerci festivalin bu yılki akademik bölümünün teması olan “Yaşam Hakkı” için de “Akademik bölümün teması her yıl adaletin bir parçası olan konuları temel alıyor. Filistin başta olmak üzere savaşlarda, yetersiz tedbirler nedeniyle afetlerde, kazalarda korunmayan yaşam hakkı geçtiğimiz yıllarda en çok konuştuğumuz konular. Çok da konuşulması gerekiyor, çünkü yaşam hakkı insanların en temel hakkıdır.” diyor.

"FESTİVALE KATILIM İÇİN YOĞUN BİR TALEP GÖRÜYORUZ"
Prof. Dr. Bengi Semerci’ye son olarak bu yılın programını nasıl oluşturduklarını ve festival konuklarını belirlerken neleri dikkate aldıklarını soruyoruz...
“Bir festival programı oluşturmanın birçok parametresi var. Elbette yılın öne çıkan filmleri bunların başında geliyor. Tematik bir festival olduğumuz için bizim için en önemli parametre adalet kavramını en iyi biçimde yansıtan, sorgulayan ve dünyadaki adaletsizliği en geniş anlamıyla eleştiren filmler. Sinema sanatı söz konusu olduğu için de içeriğini ona en uygun biçimle ve sinemanın hakkını veren bir ustalıkla ele alması. Filmlerin dünya prömiyerlerinin yapıldığı Berlin başta olmak üzere pek çok film festivalini takip ediyoruz, filmlerin firmaları ile yoğun bir trafik yaparak yeni filmleri keşfediyoruz. Yarışmamızı ise olabildiğince çeşitlendirmeye çalışıyoruz her biri farklı yapıda filmler seçmeyi tercih ediyoruz böylece jüri üyelerimize ve izleyicilerimize zengin bir yarışma seçkisi oluşturuyoruz. Konuklarımız ise elbette bu filmlerin yaratıcıları arasından seçiliyor. Dünya sinemasında çok yoğun trafiğin yaşandığı bir dönemdeyiz, vakti olan konuklarımızı davet ediyoruz. Kısıtlı bir bütçeyle festival yaptığımız için çok da denizaşırı konuk getiremiyoruz ama katılım için gerçekten yoğun bir talep görüyoruz.”

DÜNYA SİNEMASININ ÖNEMLİ İSİMLERİ FESTİVAL İÇİN İSTANBUL'A GELİYOR
Semerci festival programında yer alan filmler ve konuklar için de "Filistin konusuna açtığımız özel bölümüz İnsan hakları savunucusu Filistinli yönetmen Rashid Masharawi’nin konuğumuz olmasıyla taçlanacak. Ödüllü oyuncular İran’dan Fereshte Hosseini Cinema Jazireh filmi için ve Macaristan’dan Juli Jakab Jimmy Jaguar filminin gösterimi için konuğumuz olacaklar. Yarışma filmlerimizden Sudan’daki iç savaşın içinden umut ve direniş hikâyeleri çıkaran hibrit belgesel Hartum/ Khartoum’un yapımcısı Giovanna Stopponi, Dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nin Orizzonti bölümünde yapan İlahi Komedya / Divine Comedy filminin yönetmeni Ali Asgari, 1998'den bu yana Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası’na seçilen ilk Hollanda yapımı olan Sazlıkta Cinayet / Reedland filminin yönetmeni Hollanda sinemasının yeni yeteneği Sven Bresser festivalde gösterimleri sonrasında izleyiciyle buluşacak. Eski bir sömürge askeriyle Angola kökenli hastabakıcı arasındaki kırılgan ilişkinin içinden geçmişle yüzleşmeyi ve kefareti ele alan Anıların Kokusu / The Scent of Things Remembered gösteriminde kalabalık bir ekip bizimle olacak. Yönetmen António Ferreira, yapımcı Tathiani Sacilotto, başrolde yer alan usta oyuncu José Martins, senarist Tiago Cravidao ve sanat yönetmeni Rita Rego filme dair izleyicilerin sorularını yanıtlayacak. Festivalimizden Sinema Onur Ödülü alacak, aynı zamanda jüri başkanımız Çinli yönetmen Wang Xiaoshuai onuruna bölümünde yer alan Beijing Bisikleti / Beijing Bicycle filminin gösterimi sonrasında yapımcı Xuan Liu ile birlikte izleyiciyle buluşacak." diyor.
Brezilyalı yönetmen Anna Muylaert’in yönettiği "Dünyanın En İyi Annesi" de yarışma seçkisinde yer alıyor
Paylaş