Gözde Hatunoğlu

Gözde Hatunoğlu

ghatunoglu@hurriyet.com.tr

Haftanın vizyonu | Saplantı: Bir tek dileğim var, mutlu ol yeter!

YouTube’dan yayınladığı düşük bütçeli korku filmi “Milk & Serial” ile dikkatleri üzerine çeken genç yönetmen Curry Barker yine çok az bir paraya mal ettiği yeni filmi Obsession / Saplantı ile şimdilerde sinema dünyasının en çok konuşulan isimlerinden biri…

Haberin Devamı

Toronto Film Festivali’nin korku – gerilim filmlerine alan açan "Midnight Madness" (Gece Yarısı Çılgınlığı) bölümünde ilk gösterimini yapan Saplantı ülkemiz seyircisiyle de ilk olarak 45. İstanbul Film Festivali’nde buluşmuştu.

Geçen hafta sonu gösterime giren film 1 milyon doların altındaki bütçesiyle ben bu satırları yazarken çoktan 100 milyon dolara yaklaşan bir hasılat elde etmişti. Bunu sinema tarihinde başarabilen çok az film olduğunu söyleyerek başlayalım söze…

Haftanın vizyonu | Saplantı: Bir tek dileğim var, mutlu ol yeter

Filmi yazan, yöneten ve kurgusunu da yapan Curry Barker Saplantı’da günümüz dünyasındaki romantik ilişkilere bakarken çocukluklarından beri bir arada olan ve sonra da yaşadıkları kasabadaki müzik dükkanında birlikte çalışan dört gence çeviriyor kamerasını.

Haberin Devamı

Bear (Michael Johnston), müzik mağazasında birlikte çalıştığı aynı zamanda yakın arkadaşı da olan Nikki’ye (Inde Navarrette) “yanık” eskilerin tabiriyle. Bear ve Nikki, birlikte çalıştıkları ve çoğu zaman birlikte takıldıkları çocukluk arkadaşları Sarah (Megan Lawless) ve Ian’la (Cooper Tomlinson) dört kişilik dışarıdan bakıldığında “tatlış” görünen bir ekip. Film ilerledikçe ve bu dörtlü arasındaki ilişkiler açığa çıktıkça durumun görünenden biraz daha girift olduğunu anlıyoruz.

Haftanın vizyonu | Saplantı: Bir tek dileğim var, mutlu ol yeter

Bear aslında çok aşık olduğu Nikki’ye bir türlü açılamıyor, ona gerçek duygularını gösteremiyor. Ta ki bir şövalye edasıyla kaybettiği kolyesinin yerine benzer bir hediye almaya karar verene kadar…

Girdiği ve kolye aradığı ucuz sihirbazlık ekipmanları satan bir dükkandan bir hediye seçiyor gönlünün sahibine. Bu adı “One Wish Willow” olan basit bir çubuk. Ortadan tutup bir dilek dileyerek kırdığınızda size bu dileğin gerçekleşeceğini vaat ediyor.

Hem çekingenliğinden hem de beceriksizliğinden hediyesini bir türlü Nikki’ye veremeyen Bear en sonunda çubuğu kendi kırıyor ve tek dilek hakkını açılamadığı aşkı da kendine en az kendisi kadar “yanık” olsun diye harcıyor.

Haberin Devamı

Haftanın vizyonu | Saplantı: Bir tek dileğim var, mutlu ol yeter

İşte kâbus da bundan sonra başlıyor. Nikki ve Bear’ın arasına bu doğaüstü dilek giren ilişkisi giderek daha korkunç bir hal alıyor ve filmin yaratıcısı Curry Barker bu tuhaf ve rahatsız edici hikâyeyi bize günümüz dünyasının, günümüz dünyasındaki her şey gibi giderek daha da tuhaflaşan, rahatsız edici ve boğucu hale gelen romantik ilişkilerinin bir metaforu haline getirerek anlatıyor.

Saplantı, klasik korku anlatısının bilindik “Be careful what you wish for” yani “Ne dilediğine dikkat et” kalıbını kullanırken bir yandan da ilişkilerin doğasını mercek altına alıyor.

Haftanın vizyonu | Saplantı: Bir tek dileğim var, mutlu ol yeter

Sevgi, aşk, tutku, bağlılık gibi kulağa olumlu tınlayan duyguların yine bu duyguların şiddeti yüzünden kontrolden nasıl çıkabileceğini gösteren, bir yandan da kendi varoluşundan vazgeçip kendini sadece “ötekisinin” gözünden görebilen saplantılı aşıkların dünyasına metafizik yolla da olsa pencere açan Saplantı, geçen yılın en dikkat çekici filmlerinden Together’la uzaktan akraba gibi.

Haberin Devamı

Film romantik aşığını yüceltmek ve onun içine düştüğü hali gözümüzde acınası bir duruma dönüştürmek çabasına girmiyor. Filmin kurbanı Nikki de aslında kurban/fail/mağdur ayrımları arasındaki ince çizginin arasında gidip geliyor. Her şey bir yanıyla klişe romantik komedilerle bir yanıyla da oldukça rahatsız edici bir psikolojik gerilimin arasında sıkışıp kalıyor.

Haftanın vizyonu | Saplantı: Bir tek dileğim var, mutlu ol yeter

Karşımızda kimi yerleri oldukça komik bir film var. Bu, filmi salt bir korku deneyimi yaşamak için izlemek isteyenleri şaşırtacaktır. Curry Barker’ın kamerasını, özellikle de ışıkla oynadığı yerlerde çok mahir kullandığını söylemek mümkün. Filmin kimi yerlerinde yüreğim ağzıma geldi ve bunu söylemekten utanmıyorum…

Haberin Devamı

Bear rolünde Michael Johnston, hayat verdiği karakterin tüm kararsızlığını, çekingenliğini, beceriksizliğini ve bunlarla maskelediği sinsiliği başarıyla ortaya koyarken Nikki’ye hayat veren Inde Navarrette gerçekten inanılmaz bir performansla filmin en büyük yıldızı haline geliyor.

Haftanın vizyonu | Saplantı: Bir tek dileğim var, mutlu ol yeter

Film için tek eleştirim elini fazla açık oynaması ve bizi nasıl bir finale taşıyacağını biraz fazla belli etmesi diyebilirim. Son tahlilde Saplantı, sizi şaşırtacak, eğlendirecek ve üzerine bol bol konuşturacak bir film. Ve sadece bu büyük başarıyı nasıl yakaladığını görmek için bile sinemada izlenmeyi hak ediyor.

Yazarın Tüm Yazıları